AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru No: 10702/12
Ömer KABUL / Türkiye
Başkan,
Nebojša Vučinić,
Hâkimler,
Paul Lemmens,
Stéphanie Mourou-Vikström,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla 13 Haziran 2017 tarihinde Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
16 Aralık 2011 tarihinde yapılan yukarıda anılan başvuruyu göz önüne alarak,
Davalı Hükümet tarafından sunulan görüşleri dikkate alarak,
Gerçekleştirilen müzakerelerin sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR
1. Başvuran Ömer Kabul 1990 doğumlu Türk vatandaşı olup, Şırnak’ta ikamet etmektedir.
2. Türk Hükümeti (“Hükümet”) kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
3. Davanın konusu, taraflarca ileri sürüldüğü şekliyle, aşağıdaki gibi özetlenebilir:
4. Başvuran, 15 Mayıs 2009 tarihinde yasa dışı terör örgütü üyesi olduğu şüphesiyle polis tarafından yakalanmıştır.
5. Şırnak Sulh Ceza Mahkemesi Hâkimi 16 Mayıs 2009 tarihinde başvuranın ifadesini almış ve tutuklanmasına karar vermiştir.
6. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, 20 Kasım 2009 tarihinde, başvuran hakkında yasa dışı terör örgütü üyesi olmak, patlayıcı madde taşımak ve kullanmak suçlarından iddianame hazırlamıştır.
7. Yargılamalar sırasında, Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi başvuranın söz konusu suçları işlediği konusunda kuvvetli şüphenin olmasını ve söz konusu suçların Ceza Muhakemesi Kanununun 100. maddesi kapsamındaki katalog suçlardan olmasını göz önüne alarak, başvuranın tutukluluk süresini uzatmıştır.
8. Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi 2 Ocak 2013 tarihinde başvuranın mahkûmiyetine karar vermiş ve terör örgütü üyesi olma ve patlayıcı madde bulundurma suçlarından başvuranı on yedi yıl hapis cezası ile cezalandırmıştır.
9. Dava dosyasındaki bilgilere göre, yargılamalar halen Yargıtay önünde derdesttir.
ŞİKÂYET
10. Başvuran tutukluğunun uzunluğu hakkında Sözleşme’nin 5 § 3 maddesi kapsamında şikâyette bulunmuştur.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
11. Hükümet, başvuranın 23 Eylül 2012 tarihinde hâlâ tutuklu olduğunu ve Anayasa Mahkemesine başvurmuş olması gerektiğini ancak başvurmadığını ve bu sebeple iç hukuk yollarını tüketmemiş olduğunu belirtmiştir.
12. Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi önündeki yeni hukuk yolunun temel yönlerini inceleyen Mahkeme, Türkiye Büyük Millet Meclisinin söz konusu mahkemeye, kural olarak, 23 Eylül 2012 tarihinden sonra kesinleşen bütün kararlar bakımından, Sözleşme ile korunan hak ve özgürlüklerin ihlallerine yönelik doğrudan ve hızlı bir tazmin sağlamasına imkân tanıyan yetkiler verdiğini ve bu hukuk yolunun kullanılması gereken bir hukuk yolu olduğunu belirtmiştir (bk. Uzun/ Türkiye (k.k.), no. 10755/13, §§ 68-71, 30 Nisan 2013).
13. Mahkeme ayrıca, Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisinin 23 Eylül 2012 tarihinde başladığını ve bu kapsamda verilen kararlardan açıkça anlaşıldığı üzere, zaman bakımından yetkisinin, bireysel başvuru hakkının kabulünden önce başlayan ve belirtilen tarih itibariyle devam etmekte olan bir ihlali içeren durumları da kapsayacak şekilde genişletilmesine karar verdiğini belirtmektedir.
14. Somut davada, başvuranın tutuklu yargılanması 15 Mayıs 2009 tarihinde başlamış ve mahkûmiyet kararının verildiği 2 Ocak 2013 tarihinde sona ermiştir. Dolayısıyla, 23 Eylül 2012 tarihinden önceki dönem de dâhil olmak üzere, başvuranın tutukluluğu, Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisi kapsamındadır (bk. Koçintar/Türkiye (k.k.), no. 77429/12, §§ 15-26 ve 39, 1 Temmuz 2014 ve Levent Bektaş/Türkiye, no 70026/10, §§ 40-42, 16 Haziran 2015).
15. Sonuç olarak Mahkeme, Hükümetin başvuranın Anayasa Mahkemesi nezdinde söz konusu hukuk yoluna başvurmadığına ilişkin ilk itirazını göz önünde bulundurarak, Sözleşme’nin 35 §§ 1 ve 4 maddesi uyarınca, iç hukuk yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle başvurunun reddedilmesi gerektiği kanaatine varmıştır.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar İngilizce dilinde tanzim edilmiş olup, 6 Temmuz 2017 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Hasan BakırcıNebojša Vučinić
Yazı İşleri Müdür YardımcısıBaşkan
Full & Egal Universal Law Academy