Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2011-2-126 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 12-62/1633-598
Karar Tarihi : 06.12.2012
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Prof. Dr. Metin TOPRAK, Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı
KARAKELLE, Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER : Remzi Özge ARITÜRK, Mücteba ALTUN, Gözde KARABEL
C. ŞİKAYET EDEN : - Gizlilik talebi bulunmaktadır.
D. HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILAN :
- Kale Kilit ve Kalıp Sanayi A.Ş.
Atatürk Cad. Başaklı Sok. No: 24, Güngören 34610 İSTANBUL
(1) E. DOSYA KONUSU: Kale Kilit ve Kalıp Sanayi A.Ş.’nin fiyatlamaya ilişkin çeşitli
uygulamalarıyla hâkim durumunu kötüye kullanıp kullanmadığının tespiti.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Rekabet Kurumu kayıtlarına 15.03.2011 tarih ve 1959 sayı ile
intikal eden, gizlilik talepli başvuruda özetle;
Kilit sektöründe KALE KİLİT firmasının %60 civarında pazar payıyla hâkim
durumda bulunduğu,
KALE KİLİT’in bayilerine ve distribütörlerine rakip marka ürün satmamaları
yönünde aşırı baskı uyguladığı, rakip marka ürün satanlara sevkiyatlarda öncelik
vermediği, ticari şartları kısıtladığı,
Söz konusu yüksek pazar payı nedeniyle KALE KİLİT firmasıyla mecburen
çalışmak zorunda kaldıkları
ifade edilerek gereğinin yapılması talep edilmiştir.
(3) G. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurumu kayıtlarına 15.03.2011 tarih ve 1959 sayı ile
giren gizlilik talepli başvuru üzerine hazırlanan 13.4.2011 tarihli ve 2011-2-126/İİ-11-
388.SÇ sayılı ilk inceleme raporu, Rekabet Kurulu’nun 21.04.2011 tarihli toplantısında
görüşülmüş ve 11-25/483-M sayı ile Kale Kilit ve Kalıp Sanayi A.Ş. (KALE KİLİT)
hakkında ön araştırma yapılmasına karar verilmiştir. Yapılan önaraştırma sonucunda
hazırlanan 02.08.2011 tarihli ve 2011-2-126/ÖA-11-374.EÖK sayılı önaraştırma
raporu, Kurul’un 17.08.2011 tarih ve 11-45 sayılı toplantısında görüşülmüş ve 11-
45/1032-M sayı ile KALE KİLİT hakkında soruşturma açılmasına karar verilmiştir.
(4) 4054 sayılı Kanun’un 43/2. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına ilişkin karar ve
teşebbüsler ile ilgili olarak ileri sürülen iddiaların türü ve niteliği hakkında yeterli bilgi,
24.08.2011 tarihli ve 992 sayılı yazı ile KALE KİLİT’e tebliğ edilerek 30 gün içinde ilk
yazılı savunmalarını yapmaları talep edilmiştir. Teşebbüsün ilk yazılı savunması
Kurum kayıtlarına 23.09.2011 tarih ve 6670 sayı ile intikal etmiştir.
(5) Yürütülen soruşturma sonucunda hazırlanan 15.06.2012 tarih ve 2011-2-126/SR sayılı
Soruşturma Raporu, KALE KİLİT tarafından 20.06.2012 tarihinde tebellüğ edilmiş ve
30 günlük süre uzatımı talep edilmiştir. Teşebbüsün savunması Rekabet Kurulunun
18.07.2012 tarih ve 12-38/1145-M sayılı kararıyla uzatılan yasal süre içerisinde,
22.08.2012 tarih ve 6514 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Soruşturma heyeti
12-62/1633-598
2 / 13
tarafından hazırlanan 05.09.2012 tarih ve 2011-2-126/EG sayılı Ek Görüş, 4054 sayılı
Kanun’un 45. maddesi uyarınca Kurul üyeleri ile hakkında soruşturma yürütülen
teşebbüse 05.09.2012 tarihinde tebliğ edilmiş, soruşturma tarafınca 10 Eylül 2012’de
tebellüğ edilmiştir. KALE KİLİT’in üçüncü yazılı savunması 10.10.2012 tarih, 7583 sayı
ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. 27.11.2012 tarihinde taraf temsilcilerinin
katılımıyla sözlü savunma toplantısı yapılmış ve 06.12.2012 tarihli Kurul toplantısında
12-62/1633-598 sayı ile nihai karar verilmiştir.
(6) H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda,
KALE KİLİT ve Kalıp Sanayi A.Ş.’nin çelik kapı kilitleri, ahşap kapı kilitleri, demir
kapı kilitleri, PVC kapı kilitleri ve barel pazarlarında hâkim durumda olduğu,
KALE KİLİT ve Kalıp Sanayi A.Ş. tarafından gerçekleştirilen indirim/prim sistemi
ile yıl içindeki muhtelif kampanyalar bağlamında ilgili pazarlardaki fiyatlama
uygulamalarının 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında ihlal niteliğinde
olmadığı
sonuç ve kanaatine ulaşıldığı ifade edilmektedir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Hakkında Soruşturma Yürütülen Teşebbüs (KALE KİLİT)
(7) Başvuru konusu uygulama ile hâkim durumunu kötüye kullandığı iddia edilen KALE
KİLİT, kilit imalatı sektöründe faaliyette bulunmaktadır. 1953 yılında kurulan KALE
KİLİT, Kale Endüstri A.Ş. yapılanması içerisindedir.
I.2. İlgili Pazar
I.2.1. İlgili Ürün Pazarı
(8) Dosya konusu kapsamında uygulamaları değerlendirme konusu olan KALE KİLİT,
yapılarda kullanılan mekanik kapı kilitleri üretimi alanında faaliyet göstermektedir.
Elektronik kilitlerin ithalatı ise Kale Grup bünyesinde yer alan bir diğer şirket olan
KALE KİLİT Dış Ticaret A.Ş. tarafından gerçekleştirilmektedir. Benzer şekilde rakip
firmaların ürün gamında da otomotiv kilitleri veya kasa kilitleri bulunmamaktadır. Bu
itibarla, dosya kapsamında değerlendirme konusu olan kilit, yapılarda kullanılan
mekanik kapı kilitleridir.
(9) KALE KİLİT’den bilgi talebinde bulunulması üzerine gönderilen cevabî yazılarda ilgili
ürün pazarıyla ilgili olarak;
Kilit ürünlerinin kullanımını birinci dereceden etkileyen hususun, geçişi
düzenleyen nesnenin (kapı, turnike, döner kapı vb.) cinsi olduğu,
Kullanılan kapının ve kapı profilinin cinsinin, kilit tercihini belirleyebildiği ve o
profillere uygun kilitlerin pazar payını doğrudan etkilediği; dolayısıyla farklı
profillerdeki kilit tipleri için farklı piyasa talebi ve buna bağlı olarak farklı arz
yapıları bulunduğu,
Kilit cinsini belirleyen bir diğer unsurun, kilitlerin kullanılacağı kapının profil
kalınlığı olduğu,
Profil kalınlığının farklılaşması nedeniyle, sektörde, her bir profile uygun özellikte
kilitlerin imal edildiği ve farklı profildeki kilitlerin ölçü ve çalışma prensibi
sebebiyle birbirleriyle ikame edilemeyeceği (bir PVC profile çelik kapı profiline
uygun kilitlerin monte edilmeyeceği gibi),
Çelik kapı profili kitlilerinin, ağırlıkları ve büyüklükleri nedeniyle diğer kapı
12-62/1633-598
3 / 13
cinslerinde kullanılamayacağı,
Ahşap kapı profili kilitlerinin, PVC kapılarda kullanılamayacağı; alüminyum ve
çelik kapılarda (ucuz fiyatlı satılan çelik kapılarda) kullanılabileceği,
PVC profili kilitlerinin, alüminyum kapılarda (kapının profil genişliği yeterince dar
ise) ve ahşap kapılarda kullanılabileceği, alüminyum kapı profili kilitlerinin PVC
kapılarda kullanılamayacağı,
Demir kapı kilitleri olarak tabir edilen dıştan takma kilitlerin ise genellikle dış
kapılarda (bina ana giriş çıkış kapısı gibi) ve bahçe kapılarında kullanılmakta
olduğu; ancak daire giriş kapıları dâhil her tür kapıda kullanılabileceği
tespitlerine yer verilmiştir.
(10) Kilit çeşitlerinin kullanım alanının belirlenmesinde rol oynayan ana unsur, kilitlerin
takılacağı kapının cinsi ve profil kalınlığı olmaktadır. Kilit ile kapının profili arasında,
uyum açısından milimetrik ölçüler söz konusu olduğundan gerek kilit üreticileri gerek
kapı üreticileri gerek nihai kullanıcılar nezdinde kapı ölçüleri ile uyumlu kilit tercih
edilmektedir. Dolayısıyla kilitler esas olarak ölçülerine göre sınıflandırılabilmektedir.
Bununla birlikte ülkemizde, belirli profil kalınlıklarının belirli cins kapılarda yoğunlaştığı
görülmektedir. Şöyle ki; güvenlik seviyesine paralel olarak en kalın profil genellikle
çelik kapılarda bulunmakta ve ahşap, demir, PVC kapıların çelik kapılar kadar kalın
profile sahip olmadığı görülmektedir. Dolayısıyla çelik kapı kilitleri için üretilmiş bir kilit,
çoğunlukla Türkiye’ye özgü olarak aynı kalınlıkta profil bulunmadığı için, ahşap, demir
veya PVC kapıda kullanılamamaktadır. Nitekim KALE KİLİT’in cevabî yazısında da
bunu destekler nitelikte bilgilere yer verilmiştir.
(11) Bu nedenle kilit çeşitleri çelik kapı, ahşap kapı, demir kapı ve PVC kapı kilitleri ile
barel1 olarak kategorize edilebilmektedir. Analizi basitleştirmek ve bütün kilit çeşitlerini
dâhil ederek KALE KİLİT’in uygulamalarını değerlendirmek bakımından kilit çeşitleri
dört kilit grubu ve barel olarak ele alınmıştır. Dosya kapsamında elde edilen bilgi ve
belgeler ışığında ilgili ürün pazarı konusunda yapılan tespitler aşağıda sunulmaktadır.
(12) KALE KİLİT tarafından üretilen çelik kapı kilitleri, ahşap kapı kilitleri (iç oda, dış kapı),
demir kapı kilitleri ve PVC kapı kilitleri ürün grupları hem tüketicilerin kullanım amaçları
bakımından farklılık arz etmekte hem de nitelikleri ve fiyatları bakımından
farklılaşmaktadır. Şöyle ki, yukarıda da ifade edildiği ve KALE KİLİT tarafından
gönderilen cevabî yazılarda da altı çizildiği üzere, tüketicilerin kilit cinsi tercihini ve
üreticilerin üretim kararlarını, esas olarak kilitlerin üzerine takılacağı kapının yapısı,
cinsi, profilinin kalınlığı gibi unsurlar etkilemektedir. Dolayısıyla yüksek güvenlik
ihtiyacı içerisindeki bir tüketici tercihini, yüksek kalite ve güvenlik seviyesine sahip
çelik kapıdan yana kullanmakta böylece dolaylı olarak çelik kapı kilitlerini tercih etmiş
olmaktadır. Yukarıda da ifade edildiği gibi, ülkemiz şartlarına özgü olarak üretilen çelik
kapılar, gerek kalitesi gerek güvenlik seviyesi ve profil kalınlığı itibarıyla başta ahşap
kapılar olmak üzere diğer kapılarla genellikle ikame edilememektedir. Kapı çeşitlerine
paralel olarak kapının üzerinde kullanılacak kilit çeşitleri de anılan şekilde
ayrıştırılmaktadır.
(13) PVC kilitlerinin kullanıldığı kapılar, yukarıda da izah edildiği üzere, suya ve neme
1Anahtarların takıldığı/yerleştirildiği nesneye “barel” (silindir) adı verilmektedir. Anahtar vasıtasıyla
kilitlerin içinde yer alan barel hareketlendirilmekte ve kilitleme eylemi gerçekleştirilmektedir. Bu nedenle
barel ve anahtar birbirleriyle uyumlu şekilde üretilmektedir.
12-62/1633-598
4 / 13
dayanıklılık gerektiren, güvenliğin fazla önemli olmadığı alanlarda tercih edilmektedir.
Dolayısıyla kullanıcı firmalar için ilk olarak kilitlerin fiyatı önemli olmakta; tüketiciler
içinse kilitlerin markası önem arz etmemekte ve kapı üreticisinin tercihi
onaylanmaktadır. Keza demir kapı kilitlerinin de apartman girişi, bahçe kapısı gibi
demir kapı kullanılan alanlarda tercih edildiği göz önüne alındığında gerek nihai
kullanıcı olan tüketici gerek anılan kapıların üreticileri gözünde birbiriyle ikame
edilebilir olmadığı söylenebilmektedir.
(14) Anılan dört grup kilit ve barellerin fiyatları bakımından da farklılaştığı görülmektedir.
Çelik kapı kilitlerinin fiyatı 20 ila 150 TL arasında değişirken, genellikle ahşap dış
kapılarda kullanılan silindirli kilitlerin fiyatı 23 ila 39 TL, silindirli tirajlı kilitlerin fiyatı 22
ila 96 TL arasında belirlenmektedir. Aynı şekilde PVC kapı kilitlerinin fiyatı 6 ila 17 TL,
bağımsız olarak satılan barellerin fiyatı 7 ila 60 TL arasında değişmektedir2.
(15) Arz ikamesinden bahsedilebilmesi için; tedarikçilerin fiyatlarda meydana gelecek
küçük ve kalıcı artışlar karşısında üretimlerini başka ürünlere kaydırabilmeleri ve
bunları kısa dönemde kayda değer ek maliyetlere ve risklere katlanmak zorunda
kalmadan gerçekleştirebilmeleri gerekmektedir.
(16) Bu kapsamda, çelik kapı, ahşap kapı, demir kapı ve PVC kapı kilitlerinin üretim
süreçlerinde farklı makine ve kalıplar kullanıldığı, birisinden diğerine geçiş anılan
makine ve kalıpların değiştirilmesini gerektireceğinden geçiş maliyetinin yüksek olduğu
anlaşılmaktadır. Sektörde faaliyet gösteren diğer firmalardan elde edilen bilgiler de bu
durumu teyit eder niteliktedir.
(17) Diğer taraftan üretilen mekanik kilitlerin barelli olması durumunda barel üretimi için bir
tesis ve montaj hattı kurmak gerekmekte ve anılan durum maliyetlerin artmasına
neden olabilmektedir. Keza, barelin çalışmadığı hallerde ya da hırsızlık, anahtar
kaybolması, ev değişikliği vb. gibi durumlarda kilitlerin tamamen değiştirilmesi yerine
sadece barelin değiştirilmesiyle yetinildiği görülmektedir. Söz konusu ek kullanımlara
olanak sağlamak için üreticiler tarafından da kilit yapımında kullanılan barellere ek
olarak bağımsız barel üretimi ve satışı yapılmaktadır. Anılan nedenlerle yukarıda
sayılan ürün grupları arasında arz ikamesinin de bulunmadığı düşünülmektedir.
(18) Dosya mevcudu kapsamında elde edilen bilgi ve belgeler çerçevesinde, talep ve arz
ikamesi bulunmadığı anlaşılan söz konusu ürün gruplarının her birinin ayrı bir pazar
olarak ele alınması gerektiği sonucuna ulaşılmış ve ilgili ürün pazarları “çelik kapı
kilitleri pazarı”, ”ahşap kapı kilitleri pazarı”, “demir kapı kilitleri pazarı”, “PVC kapı
kilitleri pazarı” ve “barel pazarı” olarak belirlenmiştir.
I.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
(19) İlgili ürün pazarında, ülkenin herhangi bir bölgesindeki rekabet koşullarının diğer
bölgelerden farklılık göstermemesi, rekabet koşullarının ülkenin tamamında homojen
bir yapı sergilemesi nedeniyle dosya kapsamında ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak
belirlenmiştir.
I.3. DEĞERLENDİRME
I.3.1. Hâkim Durum Değerlendirmesi
(20) İnceleme konusu dosyada şikâyete temel olan iddia Kale Kilit’in, uygulamış olduğu bir
takım fiyatlama ve münhasır satış politikaları ile hâkim durumunu kötüye kullandığı
2 Fiyatlar KALE KİLİT’in 2012 yılı Fiyat Listesi’nden alınmıştır.
12-62/1633-598
5 / 13
hususudur. Bu çerçevede yapılan değerlendirmede öncelikle Kale Kilit’in şikâyet
konusu eylemlerinin kötüye kullanma olarak kabul edilip edilemeyeceği incelenmiş,
ilerleyen bölümlerde yer verileceği üzere, söz konusu fiyatlama politikalarının ihlal
niteliği taşımadığının tespit edilmiş olması nedeniyle bu dosya kapsamında Kale Kilit
hakkında bir hâkim durum analizi yapılmasına gerek görülmemiştir.
(21) Bu çerçevede değerlendirmenin bundan sonraki kısımlarında öncelikle yıkıcı fiyat
teorisi üzerinde durulacak devamında ise Kale Kilit’in fiyatlama politikalarının ve iddia
edilen münhasır satış sisteminin kötüye kullanma olup olmadığı hususu incelenecektir.
I.3.2. Yıkıcı Fiyat Teorisi
(22) Rekabet hukukunda, tek taraflı davranışlar temel olarak dışlayıcı, ayrımcı ve
sömürücü uygulamalar olmak üzere üçe ayrılmaktadır. Birincil hat hasarı etkisi
(primary line injury/effect) olarak da bilinen dışlayıcı uygulamalar hâkim durumdaki
teşebbüs tarafından gerçekleştirilen tek taraflı davranışların söz konusu teşebbüs ile
aynı pazarda bulunan rakipleri dışlayıcı (yatay) etkilerini; ikincil hat hasarı/etkisi
(secondary line injury) olarak da bilinen ayrımcı uygulamalar ise, hâkim durumdaki
teşebbüs tarafından gerçekleştirilen tek taraflı davranışların bu teşebbüs ile dikey ilişki
içerisinde bulunan alıcıların bulunduğu pazarda, aynı durumdaki alıcılara farklı
koşulların getirilmesi sonucu yarattığı ayrımcı etkileri ve sömürücü uygulamalar ise
hâkim durumdaki teşebbüsün tüketicilerden tekel kârı elde etmesini ifade etmektedir.
(23) Tek taraflı davranışları fiyatlamaya ilişkin ihlaller ve fiyatlama dışı ihlaller olarak
sınıflandırmak da mümkündür. Yıkıcı fiyatlama, fiyat sıkıştırması, aşırı fiyat, fiyat
ayrımcılığı, bağlama/paket satış uygulamaları ve indirim sistemleri fiyatlamaya ilişkin
kötüye kullanma hallerine; mal vermeyi reddetme, münhasırlık anlaşmaları ise
fiyatlama dışı kötüye kullanma hallerine yönelik temel örneklerdir.
(24) Dosya kapsamında esas itibarıyla, KALE KİLİT tarafından gerçekleştirilen indirim/prim
sistemi ile yıl içindeki muhtelif kampanyalar incelemeye konu edilmiştir. Söz konusu
uygulamaların, ilgili ürün ya da ürünlerin nihai fiyatlarında indirime yol açması
nedeniyle her iki uygulama da nihai anlamda fiyatlama davranışları olarak kabul
edilmektedir.
(25) Yıkıcı fiyatlama, teşebbüsün, mevcut veya potansiyel rakiplerini pazar dışına
çıkarabilmek ve özellikle disipline etmek gibi amaçlarla, belirli bir dönemde (kısa
dönemde) maliyetinin altında satış fiyatı belirleyerek zarar etmeyi kabul ettiği rekabet
karşıtı bir fiyatlama stratejisidir. Teşebbüsün yıkıcı fiyatlama yaparak belirli bir dönem
için zarara katlanmasının, ancak bu davranışı sonucunda pazardaki konumunu devam
ettirmeyi ya da daha fazla pazar gücü elde etmeyi tasarladığı zaman rasyonel/kârlı bir
strateji haline dönüştüğü kabul edilmektedir.3
(26) Bu çerçevede, yıkıcı fiyat uygulaması bakımından aşağıda yer verilen dört unsurun
varlığından bahsedilebilecektir:
İktisadi Üstünlük: Tekel gücü, hâkim durum gibi kavramlarla ifade edilen ve
esasen özellikli bir pazar gücüne sahip olmak anlamındaki iktisadi üstünlük,
yıkıcı fiyat uygulamasını gerçekleştiren teşebbüsün rakip ya da rakiplerine göre
katlanılan zarara daha uzun süre dayanabilmesine olanak tanıyan finansal güce
atıf yapmaktadır ve literatürde “derin cep” (deep pocket) olarak
adlandırılmaktadır.
3 .
12-62/1633-598
6 / 13
Olağandışı Düşük Fiyat: Rakip ya da rakiplerin pazar dışına çıkarılması ya da
marjinalize edilmesi ile sonuçlanabilecek bir yıkıcı fiyatlama, ilgili pazara ilişkin
arz ve talep dengesinin işaret ettiği fiyata göre makul olmayacak derecede düşük
düzeyde fiyatlama demektir. Bu anlamda maliyet altında belirlenen bir fiyat
düzeyi, rekabeti verimlilik dışında, adil olmayan bir alana çektiği için böyle bir
uygulamanın rekabet ihlali olarak nitelendirilmesi gerekebilecektir.
Niyet: Uygulamanın pazar koşullarının zorlaması sonucu mu ortaya çıktığı yoksa
rakibi etkisizleştirmeye yönelik sistematik bir plan dâhilinde mi gerçekleştiğinin
ayırt edilebilmesi için maliyet altı satış ile amaçlananın gerçekte ne olduğunun
tespiti önem arz etmektedir.
Hasat: Hasat ile kısa dönemde katlanılan zarara yol açan yıkıcı fiyatlama
sonrasında uzun dönemde elde edilen kazançların kastedildiği düşünüldüğünde,
yıkıcı fiyatlamanın esasen getirisinin sonraki döneme bırakılan bir yatırım
stratejisi olduğu söylenebilecektir.
(27) Bu çerçevede, yıkıcı fiyatlamanın iktisadi üstünlüğe sahip bir teşebbüsün, hasat
yapma niyetiyle, maliyet altında satış yaparak rakiplerini etkisizleştirme girişimi olarak
tanımlanması mümkündür.
I.3.3. Fiyat-Maliyet Analizinde Kullanılacak Maliyet Ölçütünün Belirlenmesi
(28) Hâkim durumdaki teşebbüslerin tek taraflı davranışlarının rekabet karşıtı etkilerinin
değerlendirilmesi bakımından açık, anlaşılır ve başarılı bir şekilde yürütülebilir bir
testin geliştirilmesi ve bu testin uygun bir fiyat-maliyet karşılaştırması ekseninde
uygulanması gerekmektedir. Bu çerçevede, eşit etkinlikteki rakip testinin (efficient
competitior test) yasal fiyat rekabeti ile yıkıcı fiyatlama özelinde ihlal niteliğindeki
fiyatlama uygulamalarını birbirinden mümkün olabilen en doğru şekilde ayırabilmesini
teminen en uygun maliyet ölçütlerinin seçimi ve analizi büyük önem arz etmektedir. Bu
bağlamda, ilk olarak Ortalama Kaçınılabilir Maliyet (OKM) ve Uzun Dönem Ortalama
Artan Maliyet (UDOAM)’e ilişkin açıklamalara, daha sonra söz konusu maliyet
ölçütlerine ilişkin eksiklik değerlendirmeleri kapsamında kısaca muhasebe temelli
maliyetlere yer verilecektir. Ancak söz konusu açıklamalara geçmeden önce, ikisi de
birer artan maliyet4 olan OKM ve UDOAM’nin içeriklerinin anlaşılmasını sağlamak
amacıyla aşağıda çeşitli maliyet türlerine yönelik bilgi verilmektedir:
Doğrudan İlişkilendirilebilir (Direkt) Maliyetler: Belirli bir ürünün ya da ürün
grubunun üretilmesinde katlanılan maliyetlerdir. Söz konusu maliyetler ilgili ürün
ya da ürün grubunun üretiminin durdurulması halinde ortadan kalkan
maliyetlerdir. Direkt maliyetler sabit (yalnızca bir ürüne özgü bir üretim tesisi
inşası için katlanılan maliyetler gibi) veya değişken olabilir.
Ortak Maliyetler: Bir ürün grubunun üretiminden kaynaklanan maliyetlerdir.
Örneğin motorlu taşıtlar üreten bir teşebbüsün yalnızca otomobil üretimi için
katlandığı fakat herhangi bir modelle doğrudan ilişkilendirilemeyen maliyetler
ortak maliyet olarak değerlendirilmektedir.
Genel Maliyetler: Bir teşebbüsün tüm ürünleri tarafından paylaşılan
maliyetlerdir. Genel maliyetler, direkt maliyetlerin ve ortak maliyetlerin dışında
kalan maliyet kalemlerini içerir. Muhasebe gibi destek hizmetleri için katlanılan
4 Artan maliyet (incremental cost), bir teşebbüsün belli bir ürün ya da ürün grubu dışındaki üretiminin
sabit olduğu varsayımı altında, söz konusu ürün ya da ürün grubunun üretim miktarındaki artışın
maliyetlerde yol açtığı değişiklik olarak tanımlanabilir.
12-62/1633-598
7 / 13
maliyetler genel maliyetlere örnek olarak verilebilir.
Paylaşılan Maliyetler: Ortak ve genel maliyetlerin toplamından oluşan
maliyetlerdir. Bu maliyetler teşebbüs tarafından üretilen ürünlere keyfi bir
yöntemle dağıtılabilir. Ancak paylaşılan maliyetler keyfilik içermeyen bir
nedensellik ilişkisiyle dağıtılabilirse dolaylı ilişkilendirilebilir maliyetler olarak
adlandırılır. Buna karşılık, paylaşılan maliyetler yalnızca keyfilik içeren bir
yöntemle dağıtılabiliyorsa ilişkilendirilemeyen (endirekt) maliyetler olarak
anılmaktadır.
Ortalama Kaçınılabilir Maliyet (OKM)
(29) OKM bir teşebbüsün faaliyetlerine son vermesi halinde katlanmayacağı ya da tasarruf
edeceği maliyetlerin, üretiminden vazgeçilen toplam üretim miktarına bölünmesiyle
elde edilmektedir. OKM, bir teşebbüsün pazarda faaliyetine devam ederek üretimini
artırdığında katlandığı (artan) maliyetler ile üretimini azaltması ya da pazardan çıkış
yapması halinde kaçındığı maliyetlerin karşılaştırılmasını içermektedir. Söz konusu
maliyetlerden ilkinin diğerlerinden yüksek olduğu durumlarda rasyonel bir teşebbüs,
cari fiyatlar üzerinden üretimini azaltma ya da durdurma yoluna gidecektir. Bu nedenle
OKM, tüm değişken maliyetlerin yanı sıra batık olmayan, teşebbüsün pazardan
çıkması halinde kaçınabileceği sabit maliyetleri de içermektedir. Bu çerçevede OKM,
ortak ve batık maliyetleri içermemekte, üretimle doğrudan ilişkilendirilebilir tüm
değişken ve sabit maliyetleri içermektedir. Bu anlamda bir kısa dönem maliyet ölçütü
olarak kabul edilebilecek OKM’nin kapsamını, hangi maliyetlerin kaçınılabilir olup
olmadığı belirleyecektir. Bir maliyetin kaçınılabilir olup olmadığı ise incelemeye konu
fiyatlamanın geçerli olduğu dönemin uzunluğuna göre değişebilecek bir husustur. Kısa
dönemde kaçınılabilir olmayan pek çok maliyet kalemi, daha uzun dönemde
kaçınılabilir bir niteliğe kavuşacaktır. OKM’nin hesaplanacağı zaman dilimi incelenen
fiyatların geçerli olduğu ya da geçerli olmasının beklendiği zaman dilimi olmalıdır.
(30) Hâkim durumdaki teşebbüsün kendi OKM’si altında bir fiyatlamaya gitmesi, kısa
dönemde eşit etkinlikteki bir rakibin zarara katlanmadan faaliyetlerine devam
edemeyeceğine ve hâkim durumdaki teşebbüsün rakibini dışlama amacına işaret
etmektedir.
Uzun Dönem Ortalama Artan Maliyet (UDOAM)
(31) UDOAM, bir teşebbüsün toplam üretim maliyetinden, ilgili ürün üretilmeseydi
gerçekleşecek toplam üretim maliyetinin çıkarılmasından sonra kalan maliyetin, ilgili
ürüne ilişkin üretim miktarına bölünmesiyle elde edilmektedir. Bir kısa dönem maliyet
ölçütü olan OKM’nin fiyatlamaya ilişkin dışlama uygulamalarının belirlenmesinde
birtakım eksiklikleri olduğu düşünülmektedir. Bir pazara girişe ve o pazarda kalarak
faaliyete devam etmeye yönelik kararların yalnızca üretime ilişkin ivedi kararları
etkileyen kısa dönem maliyetlerine bağlı olmadığı, aynı zamanda pazara giriş
yapmanın ve pazarda kalmanın sermaye maliyeti de dâhil uzun dönem toplam
maliyetlere bağlı olduğu; OKM’nin ODM gibi sabit – değişken maliyet ayrımı
yapmamasına karşın OKM’nin aksine UDOAM’nin, ağ endüstrileri ya da fikri mülkiyet
haklarının büyük önem arz ettiği endüstrilerde batık maliyetler de dâhil olmak üzere,
özellikle uzun dönemlere yayılan, çok yüksek miktarlardaki ve kısa dönemde
kaçınılabilir maliyet kalemi olarak görülemeyen maliyetleri kapsamına alabildiği ve
UDOAM’nin ürüne özgü uzun dönem maliyet ölçütlerinin ortak maliyetlerin iki ya da
daha fazla sayıdaki operasyon arasında dağıtımına ilişkin zorluğu ortadan kaldırdığı
söz konusu eksikliklere dair ortaya konulan başlıca hususlardır. Bu çerçevede
UDOAM, batık maliyet olsa bile ürüne özgü ar-ge maliyeti benzeri maliyetleri, faaliyet
ve bakım maliyetlerini, üretimin artan bölümü için katlanılan sermaye maliyetlerini ve
12-62/1633-598
8 / 13
artan (ürünle doğrudan ilişkilendirilebilir) endirekt maliyetleri de içermektedir.
(32) Artan maliyetlerin hesap edilmesinde ortak ve genel maliyetler genellikle hesaba
katılmamaktadır. Nitekim UDOAM’ye getirilen en büyük eleştiri, üretimin
gerçekleşmesi nedeniyle ortaya çıkan ancak ilgili ürünün üretimiyle doğrudan
ilişkilendirilemeyen ortak (ve genel) maliyetlerin hesaplamaya katılmamasıdır.
(33) UDOAM’nin altında bir fiyatlamanın yıkıcı/dışlayıcı uygulamaya ilişkin tek başına
yeterli kanıt oluşturmayabileceği de ifade edilmektedir. Zira teşebbüsler, pazara giriş
yapıp üretim kararlarını etkilemeyen batık maliyetlere bir kere katlandıktan sonra, artık
batık nitelikte olan bu maliyetleri göz ardı ederek dışlama niyetinde olmadan, ilgili
pazarın koşulları gereği UDOAM’nin altında fiyatlama yapabilirler. Bu nedenle, yıkıcı
fiyatlamadan bahsedilebilmesi için UDOAM’nin altındaki bir fiyatlamaya, eşit
etkinlikteki bir rakibi dışlama niyetinin eşlik etmesi gerekmektedir. Tam da bu noktada,
batık maliyetlerin hesaba katılmadığı, bir kısa dönem maliyet ölçütü olan OKM
devreye girmektedir. Bu kapsamda yıkıcı fiyat uygulamalarının hem kısa dönemli
bakış açısı sunan OKM hem de uzun dönemli bir bakış açısı sunan UDOAM
çerçevesinde yapılmasının isabetli olacağından söz edilebilecektir.
I.3.4. Yıkıcı Fiyata İlişkin Değerlendirme
(34) Teorik çerçevenin özetlendiği yukarıdaki bölümde yer verildiği üzere, yıkıcı fiyat
uygulaması bakımından dört unsurdan bahsedilebilecektir. Her ne kadar dosya
kapsamında yapılan yıkıcı fiyat analizi çerçevesinde bu unsurlardan ilki olan iktisadi
üstünlük kapsamında KALE KİLİT’in hakim durumda olduğuna dair bir değerlendirme
yapılmasına gerek görülmemişse de, bu unsurun mevcut olduğu varsayılarak Kanun
kapsamında herhangi bir ihlalin söz konusu olup olmadığı değerlendirilecektir. Bu
çerçevede, öncelikle yıkıcı fiyat analizinin ikinci asli unsuru olan olağandışı düşük fiyat
bağlamında maliyet altı fiyatlamanın varlığı incelenecektir.
(35) Yukarıda yer verildiği üzere, hâkim durumdaki teşebbüsün tek taraflı davranışları
bakımından yasal fiyat rekabeti ile yıkıcı fiyatlama özelinde ihlal niteliğindeki fiyatlama
uygulamalarının birbirinden ayrılmasına ilişkin analizin açık, anlaşılabilir ve
öngörülebilir bir şekilde tesis edilmesini teminen eşit etkinlikteki rakip testi
benimsenmektedir. Bu çerçevede, maliyet altı fiyatlama analizlerinde KALE KİLİT’in
(fiyat ve) maliyetleri esas alınmıştır.
(36) OKM’nin altındaki fiyatlamanın hâkim durumdaki teşebbüsün kısa dönemdeki kârdan
feragat ettiğini ve eşit etkinlikteki rakibin zarara katlanmadan müşterilere hizmet
sunamayacağını gösterdiği; UDOAM altındaki fiyatlamanın da, hâkim durumdaki
teşebbüsün ilgili ürün ya da hizmeti üretmek için katlandığı doğrudan ilişkilendirilebilir
sabit maliyetlerin tamamını karşılayamadığını ve dolayısıyla eşit etkinlikteki rakibin
pazardan dışlanabileceğini gösterdiği belirtilmektedir. UDOAM, ağ endüstrileri ya da
fikri mülkiyet haklarının büyük önem arz ettiği endüstrilerde batık maliyetler de dâhil
olmak üzere, özellikle uzun dönemlere yayılan, çok yüksek miktarlardaki ve kısa
dönemde kaçınılabilir maliyet kalemi olarak görülemeyen maliyetleri kapsamına aldığı
göz önünde bulundurulduğunda, incelemeye konu pazarların niteliği gereği her ikisi de
birer artan maliyet ölçütü olan OKM ile UDOAM arasında bir ayrım yapılmamıştır.
(37) Bununla birlikte, artan maliyet ölçütlerinin ürünle doğrudan ilişkilendirilebilir sabit ve
değişken maliyet kalemlerini dikkate aldığı; ortak ve genel maliyet kalemlerini maliyet
hesaplamasında dikkate almadığı bilinmektedir. Ürünün üretiminden kaynaklandığı
halde ilgili ürünle doğrudan ilişkilendirilemeyen ortak ve genel maliyetlerin maliyet
hesaplamasında kapsam dışı bırakılmasının nedeni, ürünler ile dağıtıma konu
maliyetler arasında bir nedensellik bağı kuramamasıdır. Ancak ortak ve genel
12-62/1633-598
9 / 13
maliyetler keyfilik içermeyen bir nedensellik ilişkisiyle ürünlerin maliyetlerine
dağıtılabilirse dolaylı ilişkilendirilebilir maliyetler olarak adlandırılmaktadır. Böyle bir
durumda, faaliyet tabanlı maliyetleme yönteminin öngördüğü üzere, ortak ve genel
maliyetler öncelikle faaliyetlere yüklenerek faaliyetlerin maliyeti belirlenmekte; daha
sonra faaliyetlerin maliyetleri, her bir faaliyete özgü maliyet sürücüleri (ilgili dağıtım
kıstasları) aracılığıyla her bir ürünün söz konusu faaliyetten yararlanma derecelerine
göre o ürüne dağıtılmaktadır.
(38) KALE KİLİT tarafından her bir ilgili ürün pazarına yönelik olarak gönderilen maliyet
kalemlerine üst başlıklar şeklinde aşağıda yer verilmektedir.
A. Değişken Giderler
(Direkt) Malzeme
Direkt Ücret ve Giderler
Endirekt Ücret ve Giderler
Muhtelif İşletme Giderleri
Enerji Giderleri
Tamir Bakım Giderleri
Diğer Giderler
B. Sabit Giderler
Amortisman Giderleri
Kira Giderleri
Diğer Giderler
C. Zahiri Finansman Maliyeti
(39) Yıkıcı fiyat analizine konu KALE KİLİT ürün gruplarına ilişkin artan maliyet ölçütlerinin
kapsamına esasen, yukarıda yer verilen maliyet kalemleri arasından, doğrudan
ilişkilendirilebilir maliyet kalemleri olarak direkt malzeme ve direkt ücret ve giderler
girmektedir.
(40) Bununla birlikte, KALE KİLİT tarafından maliyet kalemlerinin nasıl hesaplandığı
sorusuna ilişkin olarak;
(TİCARİ SIR)
açıklamalarında bulunulmuştur.
(41) Yukarıda yer verilen açıklamalardan, fiyat-maliyet analizine konu KALE KİLİT ürün
gruplarına ilişkin ortak ve genel maliyetlerin, ilgili ürün gruplarına keyfi bir yöntemle
değil, anlamlı maliyet sürücüleri (dağıtım kıstasları) aracılığıyla dağıtıldığı
anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, söz konusu fiyat-maliyet analizlerinde, doğrudan
ilişkilendirilebilir maliyetlerin yanında, dolaylı ilişkilendirilebilir maliyet olarak kabul
edilebilecek ortak ve genel maliyetler de maliyet hesaplaması kapsamı içine alınmıştır.
Bu anlamda, KALE KİLİT ürün gruplarına ilişkin yürütülen fiyat-maliyet analizlerinde
temel alınan maliyet ölçütünün kapsamı mümkün olabildiğince geniş tutulmuştur.
(42) Bu bilgiler ışığında eşit etkinlikteki rakip testi doğrultusunda KALE KİLİT’in Ocak 2008
– Mart 2012 arasındaki dönemde, her bir ilgili pazara ilişkin fiyat-maliyet analizleri
incelendiğinde; Ocak 2008 – Mart 2012 arası dönemde, KALE KİLİT’in tüm ilgili
12-62/1633-598
10 / 13
pazarlarda ürün gruplarına ilişkin birim fiyatlarının, söz konusu ürün gruplarına ilişkin
ortak ve genel maliyetleri de içeren birim maliyetlerin üzerinde bulunduğu açık bir
şekilde görülmüştür. Sadece demir kapı kilitleri pazarında, noktasal bazda birkaç kez
birim fiyatların, ortak ve genel maliyetleri de içeren birim maliyetlerin altına düştüğü
görülmekle birlikte, söz konusu düşüşlerin incelemeye konu dönemdeki maliyet üstü
fiyatlandırma şeklindeki genel seyri yansıtmadığı ve arızi bir nitelik arz ettiği
anlaşılmıştır.
(43) Bu çerçevede, KALE KİLİT tarafından gerçekleştirilen indirim/prim sistemi ile yıl
içindeki muhtelif kampanyaların belirlediği ilgili pazarlardaki ürün gruplarına ilişkin
nihai birim fiyatların, söz konusu ürün gruplarına ilişkin ortak ve genel maliyetleri de
içeren birim maliyetlerin üzerinde olduğu görülmüştür. Kampanya döneminde, KALE
KİLİT’in her bir ilgili pazardaki toplam gelirinin, toplam maliyetinin üzerinde olduğu açık
bir şekilde görülmüştür. Bu nedenle, KALE KİLİT tarafından gerçekleştirilen fiyatlama
davranışlarının kendisi [bu analiz bazında hâkim durumda olduğu varsayılan
teşebbüs] kadar etkin olduğu kabul edilen rakiplerden kaynaklanan rekabeti
engelleyici nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır.
(44) KALE KİLİT tarafından ilgili pazarlardaki ürün gruplarına ilişkin gerçekleştirilen
fiyatlama uygulamaların eşit etkinlikteki rakipleri dışlayıcı nitelikte olmadığı tespitine ek
olarak Ocak 2008 – Mart 2012 arası dönemde, her bir ilgili pazara ilişkin KALE KİLİT
birim fiyatları ile İTO KİLİT ve DAF KİLİT’in birim maliyetlerinin karşılaştırmalı seyri
incelendiğinde ise; KALE KİLİT’in tüm ilgili pazarlardaki birim fiyatlarının (…..)’in birim
maliyetlerinin oldukça üzerinde olduğu görülmektedir. KALE KİLİT’in çelik kapı ve
ahşap kapı kilitleri pazarındaki birim fiyatlarının Nisan 2011 dönemine kadar noktasal
bazdaki bir iki dönem dışında, (…..)’in birim maliyetlerinin üzerinde bulunduğu; KALE
KİLİT’in fiyatlarında kampanyalar yapmak suretiyle indirime gittiği Temmuz 2011
dönemini de kapsayan Nisan 2011 sonrasında ise çelik kapı kilitleri pazarında zaman
zaman, ahşap kapı kilitleri pazarında ise görece daha belirgin biçimde (…..)’in birim
maliyetlerinin altına düştüğü görülmektedir. Yapılan analizlerden ayrıca, ahşap kapı
kilitleri pazarındaki duruma ilişkin olarak Nisan 2011 sonrasında KALE KİLİT’in birim
fiyatlarındaki düşüşten ziyade (…..)’in birim maliyetlerindeki yükseliş dikkat
çekmektedir. KALE KİLİT birim fiyatları – (…..) birim maliyetlerinin Nisan 2011
sonrasında nispeten birbirine yakın olduğu ve dalgalı şekilde birbirlerinin altında ve
üstünde bulunduğu çelik kapı kilitleri pazarında ise (…..)’in maliyetlerinde ahşap kapı
kilitleri pazarındakine benzer bir artış görülmemektedir. PVC kapı kilitleri pazarında
yine noktasal bazda birkaç dönem dışında olmak üzere, demir kapı ve PVC kapı
kilitleri ile barel pazarlarında KALE KİLİT birim fiyatları (…..)’in birim maliyetlerinin
üzerinde bulunmaktadır.
(45) Bu çerçevede, KALE KİLİT’in ilgili pazarlardaki birim fiyatlarının sadece kendisi kadar
etkin olduğu kabul edilen rakiplerinin değil, aynı zamanda rekabetçi kabul edilebilecek
iki önemli rakibinden birisinin inceleme konusu dönemin tamamında birim
maliyetlerinin üzerinde olduğu, diğerinin ise sadece fiyatlarında kampanyaya gittiği
dönemde çelik ve ahşap kapı kilitleri pazarlarındaki birim maliyetlerinin altına düştüğü,
bu durumda söz konusu rakibin maliyetlerindeki artışın da önemli bir payı olduğu
anlaşılmaktadır.
(46) Son olarak ilgili pazarlarda faaliyet gösteren kayda değer büyüklükteki diğer
oyuncuların birim fiyatlarının karşılaştırması dikkate alındığında; KALE KİLİT’in ilgili
pazarların tamamında birim fiyatlarının, esasen pazarın yüksek güvenlikli ürünler
segmentini oluşturan ürünler satan ve dolayısıyla ürünlerinin fiyatları pazardaki diğer
tüm ürünlerden oldukça yüksek düzeyde olan (…..) dışındaki teşebbüslerin birim
12-62/1633-598
11 / 13
fiyatlarının üzerinde bulunduğu görülmüştür.
I.3.5. KALE KİLİT İndirim Sistemlerinin Değerlendirilmesi
(47) Öncelikle, raportörler tarafından gerek KALE KİLİT’te gerek bayilerinde yapılan
yerinde incelemeler esnasında KALE KİLİT ürünlerinin münhasıran satıldığını
gösteren herhangi bir bilgi veya belgeye rastlanılmadığının belirtilmesinde fayda
görülmektedir.
(48) KALE KİLİT tarafından bayilere uygulanan indirim/prim sistemleri, dosya kapsamında
rekabet karşıtı dışlamaya yol açıp açmadıkları bağlamında bağımsız olarak
değerlendirilmemektedir. Söz konusu yöntemin benimsenmesinin asıl nedeni, KALE
KİLİT’in indirim/prim sistemlerine muhatap bayilerin ilgili pazarlardaki konumundan
kaynaklanmaktadır. Şöyle ki, bahse konu bayiler ilgili pazarlarda faaliyet gösteren kilit
üreticilerinin ürünlerinin dağıtımında alternatifi olmayan, rakiplerin erişimine açılması
zorunlu bir nitelik taşımamaktadır.
(49) Rekabet hukuku incelemesine konu olan pek çok indirim sistemi, nihai tüketicilere
değil aracı konumundaki profesyonel alıcılara yöneliktir. Bu açıdan bakıldığında,
rakibin dışlanması ya da maliyetlerinin artırılması, temel olarak indirime konu ürün
pazarının dışındaki bir pazarda; dağıtım, perakende satış hizmetleri ya da bu ürünü
tamamlayıcı nitelikteki herhangi başka bir girdi pazarında pazar gücünün elde
edilmesini gerektirmektedir.
(50) Bu çerçevede, KALE KİLİT indirim/prim sistemlerine muhatap bayiler, alternatifi
olmayan dağıtım kanalı niteliği taşımamakta; diğer bir deyişle, ilgili pazarlarda faaliyet
göstermek için girilmesi zorunlu nitelik arz eden tamamlayıcı ürün pazarı birimlerini
oluşturmamaktadır. Zira söz konusu bayiler, ilgili pazardaki ürünlerin nihai tüketicilere
ulaştırılmasını sağlayan son satış noktalarını değil, son satış noktalarına veya
onlardan önceki yeniden satış noktalarına ürünlerin ulaştırılmasına aracılık eden,
toptancı niteliğindeki birimlerdir.
(51) Bahse konu bayilerin, sektörde cereyan eden işlem hacmi bakımından belli bir
ağırlıklarının olduğundan bahsedilmesi gerekmekle birlikte; bu durum, ilgili pazarlarda
faaliyet göstermek için, söz konusu bayilerin rakiplerin erişimine açılması gerektiği
anlamına gelmemektedir. Kaldı ki, sektörde özellikle belli büyüklükteki bayilerin belli
markalar ile kısmen özdeşleştiğinden5 bahsedilebilecekse de, KALE KİLİT indirim/prim
sistemine muhatap bayilerin hiçbirinde, rakip oyuncuların ürünlerinin satılmaması gibi
bir durum da söz konusu değildir.
(52) Rakip oyuncular, ürünlerini son satış noktalarına benzer ya da farklı dağıtıcıları/
dağıtım kanallarını kullanarak erişebilmektedirler. Nitekim bu durum rakiplerin bizzat
kendileri tarafından da ifade edilmektedir.
(53) Son olarak belirtilmesinde fayda görülen bir diğer husus da ilgili pazarlarda KALE
KİLİT dışında İTO KİLİT ve DAF KİLİT’in de bayilerine yönelik olarak indirim/prim
sistemi uygulamakta olduğudur.
(54) Öte yandan, dosya kapsamında KALE KİLİT tarafından uygulanan indirim/prim
sistemlerinin dışlayıcı etkileri değerlendirilmektedir. Şöyle ki, söz konusu indirim/prim
sistemleri, KALE KİLİT tarafından yıl içinde, ilgili pazarlardaki ürün ya da ürün
gruplarına yönelik düzenlenen kampanyalar ile birlikte ilgili ürün ya da ürünlerin
5 Örneğin İTO KİLİT’le münhasır çalışan bayiler de bulunmaktadır.
12-62/1633-598
12 / 13
bayilerce nihai alım fiyatlarında indirime yol açması nedeniyle, her iki uygulama da son
tahlilde fiyatlama davranışları olarak değerlendirilmiş ve bu nedenle KALE KİLİT
indirim/prim sistemleri, söz konusu kampanyalar ile birlikte, maliyet altı satış yapılıp
yapılmadığının tespitini teminen yıkıcı fiyat analizi altında incelenmiştir.
I.3.6. Yıkıcı Niyet Değerlendirmesi
(55) Yıkıcı fiyatlamanın unsurları arasında kabul edilen dışlama niyetinin varlığı doğrudan
ya da dolaylı şekilde ortaya konulabilmektedir. Yıkıcı fiyat teorisi kısmında yer verildiği
üzere, UDOAM’nin altında bir fiyatlamanın yıkıcı/dışlayıcı uygulamaya ilişkin tek
başına yeterli kanıt oluşturmayabileceği de ifade edilmektedir. Zira teşebbüsler,
pazara giriş yapıp üretim kararlarını etkilemeyen batık maliyetlere bir kere katlandıktan
sonra, artık batık nitelikte olan bu maliyetleri göz ardı ederek dışlama niyetinde
olmadan, ilgili pazarın koşulları gereği UDOAM’nin altındaki bir düzeyde fiyatlama
yapabilirler. Bu nedenle, yıkıcı fiyatlamadan bahsedilebilmesi için UDOAM’nin
altındaki bir fiyatlamaya eşit etkinlikteki bir rakibi dışlama niyetinin eşlik etmesi
gerekmektedir. Tam da bu noktada, batık maliyetlerin hesaba katılmadığı, bir kısa
dönem maliyet ölçütü olan OKM devreye girmektedir. Nitekim OKM’nin altındaki
fiyatlama hâkim durumdaki teşebbüsün kısa dönemdeki kârdan feragat ettiği ve eşit
etkinlikteki rakibin zarara katlanmadan müşterilere hizmet sunamayacağını
göstermekte; daha sonra UDOAM altındaki fiyatlama da, hâkim durumdaki
teşebbüsün ilgili ürün ya da hizmeti üretmek için katlandığı doğrudan ilişkilendirilebilir
sabit maliyetlerin tamamını karşılayamadığına ve dolayısıyla eşit etkinlikteki rakibin
pazardan dışlanabileceğine işaret etmektedir.
(56) Bu çerçevede, dışlama niyetini ortaya koyan içsel dokümanlar, hâkim durumdaki
teşebbüsün rakiplerini dışlama niyetinin varlığına yönelik doğrudan delil niteliğindedir.
Bununla birlikte, OKM’nin altındaki fiyatlama da hâkim durumdaki teşebbüsün açık
dışlama niyetinin varlığına yönelik dolaylı delil niteliğindedir.
(57) Bir önceki bölümde yer verilen ve esasen yıkıcı fiyatlamanın ilgili pazarlarda etki
göstermesi için gerekli olan maliyet altı fiyatlamanın KALE KİLİT bakımından geçerli
olmadığı, KALE KİLİT’in ilgili pazarlardaki birim fiyatlarının sadece doğrudan
ilişkilendirilebilir sabit ve değişken maliyetleri içeren OKM’sinin değil, söz konusu
maliyetlerin yanı sıra ortak ve genel maliyetleri (zahiri finansman maliyeti dâhil olmak
üzere) de içeren birim maliyetlerinin de üzerinde olduğu ortaya konulmuştur. Bunun
yanında, gerek KALE KİLİT’te gerek bayilerinde yapılan yerinde incelemelerde elde
edilen bilgi ve belgelerden, KALE KİLİT’in ilgili pazardan rakiplerini dışlama niyetini
ortaya koyan herhangi bir içsel dokümana da rastlanılmamıştır.
(58) Yerinde incelemelerde elde edilen belgelerden, KALE KİLİT’in bölge ziyaretlerine
yönelik ajanda notları, her ay düzenli olarak bölge temsilcileri tarafından tutulan bölge
değerlendirme raporları ve rakiplerin fiyatlama uygulamalarına yönelik yazışmalardan,
KALE KİLİT’in düzenli olarak Türkiye çapında bölge bölge bayilerin, müşterilerin ve
rakiplerin durumlarını sıkı bir şekilde izlediği, yapılan tespitlere göre bölgelerin aylık
durumlarına ilişkin tespitler yaptığı ve getirilen öneriler doğrultusunda yeniden
pozisyon aldığı ve rakiplerin fiyat konusundaki rekabetçi hamlelerine karşılık verdiği
anlaşılmaktadır.
(59) Yukarıda yer verildiği üzere, KALE KİLİT’in ilgili ürün pazarlarındaki fiyatlama düzeyi
sahip olduğu marka imajı ve itibarı, bilinirlik ve kaliteli ürün gamı ile pazar
ortalamalarının üzerinde seyretmekte; rakipler de ilgili pazarlardaki fiyatlama
davranışlarını hâkim durumdaki KALE KİLİT’in fiyatlama kararlarını dikkate alarak,
12-62/1633-598
13 / 13
belli bir marj aşağıda olacak şekilde belirlemektedirler. Nitekim bu husus rakipler
tarafından da ifade edilmektedir.
(60) Bu bağlamda, KALE KİLİT tarafından son dönemlerde, ilgili pazarlarda yaşanılan
pazar payı dalgalanmalarına tepki olarak gerçekleştirilen görece alışılmadık düzeydeki
fiyat indirimlerinin, ilgili pazarların alışageldiği KALE KİLİT fiyat düzeyi – diğer
teşebbüslerin fiyat düzeyi ilişkisi göz önünde bulundurulduğunda, ilgili pazarlarda
gerek rakipler gerek bayiler nezdinde kayda değer yansımalarının olduğu
anlaşılabilecektir. Ancak yapılan fiyat maliyet analizlerinin incelenmesi neticesinde,
KALE KİLİT’in soruşturmaya konu fiyatlama ve satış uygulamalarının 4054 sayılı
Kanun kapsamında, yıkıcı fiyatlama özelinde rekabet karşıtı dışlayıcı nitelikte olmadığı
ve yasal fiyat rekabeti olarak kabul edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Sonuç olarak bütün bu açıklama ve değerlendirmeler çerçevesinde, KALE KİLİT
tarafından gerçekleştirilen indirim/prim sistemi ile yıl içindeki muhtelif kampanyaların
belirlediği ilgili pazarlardaki ürün gruplarına ilişkin nihai birim fiyatların, hem KALE
KİLİT’in kendisi kadar etkin olduğu kabul edilen rakiplerden hem de ilgili pazarlarda
faaliyet gösteren rekabetçi öneme sahip olduğu kabul edilen mevcut rakiplerden
kaynaklanan rekabeti engelleyici nitelikte olmadığı kanaatine varılmıştır.
J. SONUÇ
(61) Rekabet Kurulunun 17.08.2011 tarih ve 11-45/1032-M sayılı kararı uyarınca yürütülen
soruşturma ile ilgili olarak düzenlenen Rapor'a ve Ek Görüş'e, toplanan delillere, yazılı
savunmalara, sözlü savunma toplantısında yapılan açıklamalara ve incelenen dosya
kapsamına göre; KALE Kilit ve Kalıp Sanayi A.Ş. tarafından gerçekleştirilen
indirim/prim sistemi ile yıl içindeki muhtelif kampanyalar bağlamında ilgili pazarlardaki
fiyatlama uygulamalarının 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında ihlal niteliği
taşımadığına ve dolayısıyla adı geçen teşebbüs hakkında aynı Kanun'un 16. maddesi
uyarınca idari para cezası uygulanmasına gerek olmadığına OYBİRLİĞİ ile Ankara
İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy