AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru No. 73106/11
Selman KAPAN ve diğerleri / TÜRKİYE
Başkan
Valeriu Griţco,
Yargıçlar
Stéphanie Mourou-Vikström,
Georges Ravarani
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Abel Campos’un katılımıyla 9 Şubat 2016 tarihinde Komite olarak toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm), yukarıda anılan 10 Kasım 2011 tarihli başvuruyu dikkate alarak, gerçekleştirilen müzakerelerin ardından aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR
1. Başvuranlar Selman Kapan, Abdullah Halas ve Ekmel Uzunkaya, Türk vatandaşları olup, sırasıyla 1958, 1965 ve 1961 yılında doğmuşlardır. Başvuranlar Eskişehir’de ikamet etmektedirler. Başvuranlar, Ankara Barosu’na bağlı Avukat Hasan Tüysüzoğlu ve Avukat İbrahim Taner Tüysüzoğlu tarafından temsil edilmektedirler.
2. Mahkeme, 3 Ekim 2013 tarihinde, başvuranların temsilcileri tarafından, Ekmel Uzunkaya isimli üçüncü başvuranın 23 Mart 2013 tarihinde hayatını kaybettiği konusunda haberdar edilmiştir. Temsilciler, Ekmel Uzunkaya’nın eşi ve varisi olan 1964 doğumlu Zeliha Uzunkaya’nın, Mahkeme önünde başlatılan yargılamayı devam ettirmek istediğini belirtmişlerdir.
3. Davanın koşulları, başvuranlar tarafından ifade edildiği şekilde, aşağıdaki gibi özetlenebilir.
4. Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi, 29 Haziran 2000 tarihinde, başvuranları sırasıyla 10 ve 14 yıl hapis cezasına mahkûm etmiştir. Yargıtay, söz konusu kararı onamış ve başvuranların karar düzeltme talebini reddetmiştir.
5. Mahkeme, 26 Haziran 2007 tarihinde, başvuranlar hakkındaki mahkûmiyet kararının desteklenmesi amacıyla polisler tarafından zorla ifade alınması nedeniyle, Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrasının ve 3. fıkrasının c) bendinin ihlal edildiği yönünde bir karar vermiştir (Kapan ve diğerleri/Türkiye, No. 71803/01, 26 Haziran 2007 – bundan böyle, “2007 tarihli karar” olarak anılacaktır).
6. Başvuranlar, 2 Kasım 2010 tarihinde, kendileri ile ilgili davanın yeniden gözden geçirilmesini talep etmişlerdir. Başvuranlar, 2007 tarihli karara dayanmışlardır.
7. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, 6 Nisan 2011 tarihli kararıyla, söz konusu talebi, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311. maddesinde yer alan hükümler ile bağdaşmadığı gerekçesiyle reddetmiştir.
8. Başvuranlar, Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi önünde itiraz başvurusunda bulunmuşlardır. Söz konusu mahkeme, 13 Haziran 2011 tarihinde, söz konusu başvuruyu reddetmiştir.
ŞİKÂYET
9. Başvuranlar, Sözleşme’nin 3, 6, 13 ve 14. maddelerine dayanarak, ulusal mahkemelerin, Mahkeme’nin 2007 tarihli kararını göz önünde bulundurmadan, haklarındaki “mahkûmiyet kararlarının iptal edilmesi yönündeki” talebi reddetmesinden şikâyet etmektedirler (yukarıdaki 4. paragraf).
HUKUKÎ DEĞERLENDİRME
10. Somut olayda Mahkeme, söz konusu şikâyeti dikkate alarak, başvuranların atıfta bulunduğu yukarıda belirtilen 2007 tarihli kararın açıklanmasının ardından, ilgililerin Ankara Ağır Ceza Mahkemesi önünde haklarında verilen mahkûmiyet kararının yeniden gözden geçirilmesini sağlamaya çalıştıklarını ve bu girişimlerinin de başarısızlık ile sonuçlandığını gözlemlemektedir. Ankara Ağır ceza Mahkemesi, 13 Haziran 2011 tarihli kararıyla, başvuranların taleplerini kesin olarak reddetmiştir. Bu nedenle, ulusal mahkemeler, – başvuranların kanaatine göre –, Mahkeme’nin 2007 tarihli kararına konu olan yargılamaya ilişkin eksiklikleri gidermeyi göz ardı ederek, esasa bakan hâkimlerin polisler tarafından zorla alınan ifadeleri kullanması hususunu hiçbir zaman ele almamışlardır.
11. Bu koşullarda, Mahkeme, başvuranların, şikâyetlerini dile getirmelerine rağmen, ulusal mahkemelerin ihtilaf konusu yargılamayı yeniden başlatmayı reddederek, yukarıda belirtilen 2007 tarihli kararı uygulamadıklarını ileri sürdüklerinin anlaşıldığı kanısına varmaktadır. Bu değerlendirme bağlamında, somut olayda şikâyet edilen durum, Hulki Güneş/Türkiye ((kabul edilebilirlik hakkında karar), No. 17210/09, 2 Temmuz 2013) davasında incelenen durumla benzerlik göstermektedir.
12. Oysa, Mahkeme’nin bir kararının icra edilmemesi veya daha önce tespit ettiği bir ihlalin telafi edilmemesi bağlamındaki her türlü şikâyetin yanı sıra (Bochan/Ukrayna (no. 2) [BD], No. 22251/08, §§ 34 ve 35, AİHM 2015), – somut olayda olduğu gibi – davanın yeniden gözden geçirilmesine ilişkin başvurunun reddedilmesi ile ilgili her şikâyet (bk. yukarıda anılan Hulki Güneş kararı, § 55), konu yönünden (ratione materiae) kendi yetkisi dışındadır.
13. Dolayısıyla, Mahkeme’nin 2007 yılında verdiği kararında Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrasına ilişkin tespit ettiği ihlalin telafi edilmemesi ile ilgili olması nedeniyle, başvuranların şikâyetinin konu yönünden (ratione materiae) Sözleşme’nin 35. maddesinin 3. fıkrasının a) bendinde ve 4. fıkrasında yer alan hükümler ile bağdaşmaz olduğuna karar verilmesi gerekmektedir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oybirliğiyle,
Başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar Fransızca dilinde tanzim edilmiş; 3 Mart 2016 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.
Abel CamposValeriu Griţco
Yazı İşleri Müdür YardımcısıBaşkan
Full & Egal Universal Law Academy