T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/747
KARAR NO : 2026/612
DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Alacak)
DAVA TARİHİ : 16/10/2023
KARAR TARİHİ : 30/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı banka müşterisi olan müteveffa ---şubesinden Kooperatif Kredisi başvurusunda bulunduğunu, banka tarafından risk kontrolleri, kefiller ve ipotekler yapılarak gerekli tüm prosedürlerin yerine getirildiğini, ardından yapılan başvurunun kabul edildiğini, onaylanarak 02.02.2023 tarihinde müteveffa --- ait ------Nolu banka hesabına yatırıldığını, ancak müteveffanın 06.02.2023 tarihli elzem deprem felaketinde hayatını kaybettiğini ve işbu krediyi çekemediğini, mirasçı olan müvekkilinin parayı çekmek için bankaya gittiğini öncelikle talebi onaylayan bankanın sonrasında hesaba yatan paranın çekildiğinden bahisle ödeme yapmadığını, yapılan usulsüz işlemle birlikte müteveffa ----- adına banka tarafından resen gözetmek zorunda olduğu hayat sigortası yapılmadığını, kredi sebebiyle ipotek yapılmış olan taşınmazın da banka tarafından sigortasının da yapılmadığını, müvekkilinin mağdur edildiğini ve banka tarafından kredi sanki kullanılmış gibi ileri tarihli 4 (dört ) taksitli ödemeler şeklinde borç ortaya çıkarıldığını beyan ederek banka tarafından yapılan usulsüzlüklerin giderilmesi ve müvekkilin artık terekesi sayılmış olan kredinin tespiti ile birlikte müvekkiline iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kullanılan kredinin ticari kredi (işletme kredisi) olduğundan, bankanın sigorta yapma yükümlülüğü bulunmadığını, davacının murisine 270.000,00 TL kredi kullandırılarak ilgili kesintiler düştükten sonra davacının murisinin hesabına aktarıldığını, daha sonra ise ----- vefatı üzerine murisin hesabında bulunan 252.728,60 TL krediye mahsup edildiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Dosya rapor tanzim etmek üzere bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi ----- hazırlamış olduğu rapor dosyamız arasına alınmıştır. İncelemesinde; Esnaf Ve Sanatkârlar Kredi Ve Kefalet Kooperatifi (ESKKK) kefaletiyle kullandırılmak üzere hazine destekli kredi kullandırım talep formunun ----- tarafından 26.01.2023 tarihinde imzalandığını, talep edilen kredi tutarının 270.000,00 TL olduğunu, 36 taksitte geri ödemeli ve yıllık 96 7,5 faiz oranı ile 02.02.2023 tarihinde kullandırıldığının, kredi kullanımından kısa bir süre sonra ----- 06.02.2023 tarihinde depremde hayatını kaybettiğini, kredi kullanımı sırasında elektronik ortamda taahhütnameler imzalandığını, sigortaya ilişkin olarak KÇS'de belirtilen sigortaların yaptırılmaması, yapılanların yenilenmemesi halinde Banka'nın yaptırmaya/yenilemeye yetkili olduğunu, ancak bu hususun Banka için bir mecburiyet teşkil etmeyeceğini, yapılmış bir sigorta var ise dain-i mürtehin hakkının işlenmesinin kabul edilmesi nedeniyle, davacının sigorta açısından bir alacağının bulunduğuna dair bir belgeye ulaşılamadığını, davacının sigortadan tazmin talep ettiği anlaşılmakla birlikte söz konusu sigortalar için KÇS'nin dosyaya sunulmaması nedeniyle KÇS'deki sigorta yapılması hususundaki düzenlemelerin neler olduğunun bilinemediğini, bilinse de---- elektronik ortamda imzaladığı taahhütnameler gereği sigortaların ----- tarafından yaptırılmaması veya sigortaların yenilenmemesi halinde Banka'nın sigortayı yaptırmaya/yenilemeye yetkisi bulunduğunu, ancak Banka açısından bir mecburiyetinin bulunmadığı şeklindeki düzenleme ve dain-i mürtehin hakkının Banka oluşu nedeniyle, riziko meydana geldiğinde tazmin tutarının Davacı ----- değil Banka'ya ödeneceği şeklinde düzenlendiğini, 04.08.2023 tarih ----- sayılı ----Gazetede yayımlanan 03.08.2023 tarih ---- Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı incelendiğinde, Banka'nın kullandırdığı kredi ile ilgili faiz tutarlarının Hazine ve Maliye Bakanlığına iletilerek Bakanlığın ilgili yıl bütçelerine konulan ödenekten karşılanacağı hususunda düzenleme bulunduğu, dolayısıyla kullandırılan kredi için tahakkuk eden faizlerin kredi kapanıncaya kadar bu ödenekten karşılanacağı şeklinde düzenleme bulunduğunun görüldüğünü, Banka'nın hesaptaki parayı tahsil ettiğini, ancak ---- borcunun tutarının bilinmediğini, bu nedenle bir görüş belirtilemeyeceğini, Banka'nın krediyi re'sen kapattığını, kredinin ---- hesabına geçtiğini, vârislere ödenmeden Banka'nın kredi için hesaba geçip bu tutardan faiz dahil tahsil ettiği tutarlar toplamının 252.728,00 TL olduğunu, yapılan ödeme ile faizin artık tahsil edilmeyeceğinin anlaşıldığını, Cumhurbaşkanlığı Kararının da 06.08.2023 tarihinden itibaren geçerli olması nedeniyle Banka'nın başka faiz talep edemeyeceğini belirtmiştir. İtirazlar üzerine dosya aynı bilirkişiye tevdi edilerek ek rapor düzenlenmesi istenilmiş olup bilirkişi düzenlemiş olduğu ek raporda özetle; itirazları değerlendiren bilirkişi kök raporunda değişikliğe gitmemiştir.Dava bankacılık işleminden kaynaklanan tespit ve alacak davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: müteveffa ----- davalı banka ile yapmış olduğu kredi sözleşmesi kapsamında kredinin müteveffa ya da mirasçılara ödenip ödenmediği, ödendi ise eksik ödeme olup olmadığı, bankanın kredi nedeniyle hayat sigortası yapma yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı bu kapsamda davalının usulsüz işleminin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Kural olarak, sigorta kuruluşu resen sigorta poliçesi düzenleyemez. Sigorta sözleşmesi yapmak isteyen kişinin bu konuda istemde bulunması gereklidir. Bu kapsamda, sigorta poliçesinin yenilenme sorumluluğu da esas itibarı ile sigortalıya aittir. Sigortacı, sigorta poliçesini resen yenileyemez. Ancak, gerçek kişilerce kullanılan krediye bağlı olarak yapılan sigortalarda, kredinin bir yılı aşan süreler için yapıldığı hallerde, hayat sigortasının kredi kullanımı esnasında yapılması ve hayat sigortasının niteliği de nazara alındığında, kredi süresi içerisinde, hayat sigortasının sona erdiği ve yenileme hususunun sigortalının ihtiyarında bulunduğu konusunda sigortalı-kredi kullanana karşı sigortacının bilgilendirme yükümlülüğü bulunduğu yargı kararları ile kabul edilmektedir. Kredi veren banka ise, hayat sigortasının yapılması sırasında sigortacının acentesi olarak hareket ettiğinden aynı bilgilendirme yükümlülüğü kredi veren banka için de geçerlidir. Konuya ilişkin Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği bulunmakta ise de, söz konusu yönetmelikte ticari krediler kapsam dışı tutulmuş olup, ticari kredi söz konusu olduğunda uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Davaya konu kredi sözleşmesi esnaf kredisi olup ticari kredi sözleşmesi mahiyetindedir. Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği ile kredi kuruluşuna getirilen ihbar yükümlülüğü tüketici kredisi niteliğindeki bireysel kredilere ilişkin olup sözkonusu yönetmeliğin ticari krediler yönünden uygulanması sözkonusu değildir. (Yargıtay ----.HD --- Esas, ----- Karar sayılı kararı) işbu kapsamda krediye ilişkin sigorta yapılmamasında kusuru bulunmayan bankanın sigorta yapılmamasından doğan zarardan sorumluluğu bulunmamaktadır.Tereke sözcük anlamı itibariyle ölen bir kimseden kalan her şeydir. Bu kapsamda kişinin ölümünden sonra ardında kalan aktif ve pasif değerlerinin tümü terekeyi oluşturacaktır. Aktif değerlerden kasıt kişinin mevcut malları ve alacakları iken pasif değerlerden kasıt ise ölenin borçlarıdır. Miras bırakanın ölümü ile birlikte tereke yani miras bırakanın tüm malvarlığı aktif ve pasifiyle yasal/atanmış mirasçılara otomatik olarak geçer. İşbu açıklama doğrultusunda müteveffanın imzalamış olduğu kredi sözleşmesi kapsamında, hesabına yatırılan kredi tutarı da terekenin aktif değerlerinden olup miras bırakanın ölümü ile birlikte mirasçılarına geçmiştir. Dolayısıyla bankanın kullandırılan kredi nedeniyle hesaba tanımlanan kerdi tutarını mirasçıdan muvafakat almaksızın resen tahsil krediye mahsup ederek kredi hesabını kapatması miras hukukuna ve TMK 2. Maddesine aykırıdır.
Tüm açıklamalar ışığında bankanın usulsüz olarak mahsup ettiği krediyi mirasçılara aynen iade etmesi gerektiği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabulü ile; davalı banka ile müteveffa ---- arasında imzalanan 02.02.2023 tarihinde müteveffa ---- ait ------ Nolu banka hesabına tanımlanan 270.000,00 TL bedelli kredinin imzalanan sözleşme hükümleri kapsamında davacılara aynen kullandırılmasına ve geri ödemesinin yine yasal düzenleme ve sözleşme hükümleri kapsamında icra edilmesine, aşan istemin reddine,
4-Alınması gerekli 18.443,70 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harç ile yargılama esnasında yatırılan 4.593,85 TL mahsubu ile bakiye 13.580 TL'nin davalıdan tahsiline hazineye irad kaydına,
5-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı için takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 269,85 TL ile yargılama esnasında yatırılan harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davadan önce gidilen arabulucuklukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsiline, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
8-Davacı tarafından sarfedilen 4.468,75 TL'nin davaladın alınarak davacıya verilmesine,
9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.