AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru no. 26427/08
Abit KARADAĞ / Türkiye
Başkan,
Ledi Bianku
Hâkimler,
Valeriu Griţco,
Stéphanie Mourou-Vikström,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla 5 Aralık 2017 tarihinde Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
21 Mayıs 2008 tarihinde yapılan yukarıda anılan başvuruyu göz önüne alarak,
17 Kasım 2009 tarihli kararı göz önüne alarak,
Davalı Hükümet tarafından ibraz edilen görüşleri ve bu görüşlere cevaben başvuran tarafından ibraz edilen görüşleri dikkate alarak,
Gerçekleştirilen müzakerelerin sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR
1. Başvuran Abit Karadağ, 1955 doğumlu bir Türk vatandaşı olup, Ankara’da ikamet etmektedir.
2. Türk Hükümeti (“Hükümet”) kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
A. Davanın Koşulları
3. Davanın konusu, taraflarca ileri sürüldüğü şekliyle, aşağıdaki gibi özetlenebilir:
4. İmarbank’ın Bankalar Düzenleme ve Denetleme Kurumu ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından devralınmasının ardından 19 Aralık 2003 tarihinde başvuran Ankara İdare Mahkemesi nezdinde tazminat davası açmıştır. Ankara İdare Mahkemesi 29 Kasım 2006 tarihinde, başvuranın iddialarını kısmen kabul etmiştir. Başvuran, Danıştay’ya temyiz başvurusunda bulunmuştur. Başvurunun tebliğ edildiği tarihte, yargılamalar Danıştay önünde halen derdestti.
B. İlgili İç Hukuk
5. İlgili iç hukukun tam açıklaması, Turgut ve Diğerleri/Türkiye, ((k.k). no.4860/09, §§ 19-26, 26 Mart 2013) kararında bulunabilir.
ŞİKÂYET
6. Başvuran, Sözleşme’nin 6. maddesi kapsamında yargılamalarının uzunluğunun aşırı olduğundan şikâyetçi olmuştur.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
I. KARARLARIN AYRILMASI
7. Şikâyetlerin benzerliği göz önünde bulundurularak, Mahkeme, 19 Kasım 2009 tarihinde başvuruları kısmen kabul edilemez ilan etmek ve geriye kalan kısmı Hükümet’e bildirmek üzere Erdem ve Egin Erdem/Türkiye (no. 28431/06), Saygı/Türkiye (no. 55559/07), Karadağ/Türkiye (no. 26427/08), Güney/Türkiye (no. 38143/08) ve Şensoy/Türkiye (no. 58227/08) isimli beş başvurunun birleştirilmesine karar vermiştir. Ancak, Mahkeme başvuruların ayrılması gerektiği görüşündedir. Bu doğrultuda, mevcut başvurunun diğerlerinden ayrılmasına karar vermiştir.
II. SÖZLEŞME’NİN 6. MADDESİ
8. Başvuran, yargılamaların uzunluğunun, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesinde öngörülen “makul süre” gerekliliğine uygun olmadığından şikâyetçi olmuştur.
9. Hükümet, yargılamaların uzunluğu ve kararların icra edilmemesiyle ilgili başvuruların incelenmesi için 6384 sayılı Kanun uyarınca yeni bir Tazminat Komisyonunun kurulduğunu kaydetmiştir. Hükümet başvuranın Tazminat Komisyonuna başvurmadığı için iç hukuk yollarını tüketmediğini ve bu gerekçenin Turgut ve Diğerleri/Türkiye ((k.k.), no. 4860/09, 26 Mart 2013) davasında Mahkeme tarafından tanındığını belirtmiştir.
10. Mahkeme, Hükümet tarafından da ortaya konulduğu üzere, Ümmühan Kaplan/Türkiye (no. 24240/07, 20 Mart 2012) davasında pilot karar usulünün uygulanmasını müteakip Türkiye’de yeni bir iç hukuk yolunun oluşturulduğunu gözlemlemiştir. Daha sonra, Mahkeme, yukarıda anılan Turgut ve Diğerleri davasındaki kararında, başvuranların iç hukuk yollarını, yani bu yeni hukuk yolunu tüketmediği gerekçesiyle, yeni bir başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir. Mahkeme, bu kararı verirken, özellikle, bu yeni hukuk yolunun muhtemel surette (a priori) erişilebilir olduğunu ve yargılamanın uzunluğuna ilişkin şikâyetler için makul bir tazmin imkânı sunabildiğini değerlendirmiştir.
11. Mahkeme, Ümmühan Kaplan (yukarıda anılan, § 77) davasındaki kararında, Hükümete önceden tebliğ edilmiş olan bu tür başvuruları, yine de normal usul uyarınca inceleyebileceğini vurguladığını belirtmiştir.
12. Ancak, Mahkeme, Hükümetin başvuranların 6384 sayılı Kanun ile tesis edilmiş olan yeni iç hukuk yoluna başvurmamış olmalarına ilişkin ilk itirazını göz önünde bulundurarak, (yukarıda anılan) Turgut ve Diğerleri davasında varmış olduğu sonucu yinelemektedir Bu nedenle, Mahkeme, başvurunun, iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle Sözleşme’nin 35 §§ 1 ve 4 maddesi uyarınca reddedilmesi gerektiği sonucuna varmıştır.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Başvurunun geri kalan kısmının kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar, İngilizce olarak tanzim edilmiş olup, 11 Ocak 2018 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Hasan BakırcıLedi Bianku
Yazı İşleri Müdür YardımcısıBaşkan
Full & Egal Universal Law Academy