AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KAYITTAN DÜŞÜRME KARARI
Başvuru No. 36588/09
Mehmet Fikri KARADAĞ / Türkiye
Başkan,
Valeriu Griţco,
Hâkimler,
Arnfinn Bårdsen,
Peeter Roosma,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla 3 Mart 2020 tarihinde Komite olarak toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (“İkinci Bölüm”) 22 Haziran 2009 tarihinde sunulan yukarıda belirtilen başvuruyu, davalı Hükümet tarafından 20 Eylül 2019 tarihinde sunulan ve Mahkemeyi başvuruyu kayıttan düşürmeye davet eden deklarasyon metnini ve başvuran tarafça bu deklarasyon metnine verilen cevabı dikkate alarak gerçekleştirdiği kapalı oturumdaki müzakereler sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAY VE USUL
Başvuran Mehmet Fikri Karadağ, Türk vatandaşı olup, 1953 doğumludur ve İstanbul’da ikamet etmektedir. Başvuran, Mahkeme önünde, İstanbul Barosuna bağlı Avukat Y. Erikel tarafından temsil edilmiştir.
Türk Hükümeti (“Hükümet”), kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
Başvuran, özellikle Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesine dayanarak, kendisi hakkında başlatılan ceza yargılaması kapsamında, bilgisayarının ve cep telefonlarının tutulmasının mülkiyet haklarını ihlal ettiğini ileri sürmektedir.
Başvuru, 18 Kasım 2014 tarihinde, Hükümete bildirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Başvuran taraf, kendisi hakkında başlatılan ceza yargılaması sırasında bilgisayarına ve cep telefonlarına el konulduğunu ve bunların muhafaza altına alındığını iddia etmiştir. Başvuran taraf, Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesini ileri sürmüştür.
Dostane çözüm amacıyla yapılan girişimlerin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, Hükümet, 20 Eylül 2019 tarihli bir yazıyla, Mahkemeyi, söz konusu başvuruda ileri sürülen sorunun çözülmesi amacıyla tek taraflı bir deklarasyon metni sunmayı öngördüğü hakkında bilgilendirmiştir. Hükümet ayrıca, Mahkemeyi, Sözleşme’nin 37. maddesi uyarınca, başvuruyu kayıttan düşürmeye davet etmiştir.
Deklarasyon metni şu şekildedir:
“Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti tek taraflı deklarasyon yoluyla, başvuran hakkında yürütülen yargılamaların Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesinde öngörülen koşullara uygun olmadığını kabul etmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, başvuran Mehmet Fikri Karadağ’a maruz kaldığı her türlü maddi ve manevi zarar ile masraf ve giderler karşılığında, yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutulmak üzere 900 avro (dokuz yüz avro) ödemeyi teklif ettiğini beyan eder.
Bu meblağ ödeme tarihinde geçerli olan döviz kuru üzerinden Türk lirasına çevrilecek ve Mahkeme tarafından kabul edilen kayıttan düşme kararının tebliğini müteakip üç ay içerisinde ödenecektir. Söz konusu meblağın belirtilen üç ay içerisinde ödenmemesi durumunda, Hükümet, bahsi geçen sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödeme gününe kadar geçen sürede, yukarıda bahsedilen miktara, Avrupa Merkez Bankasının söz konusu dönem için geçerli olan marjinal faiz oranına üç puan eklenmek suretiyle elde edilecek oran üzerinden basit faiz ödemeyi taahhüt etmektedir. Bu ödeme, davanın nihai çözümünü teşkil edecektir.”
Başvuran taraf, Hükümetin tek taraflı deklarasyonu hakkında herhangi bir görüş sunmamıştır.
Mahkeme, Sözleşme’nin 37. maddesi uyarınca, yargılamanın her aşamasında, dava koşullarının bu maddenin 1. fıkrasının (a), (b) veya (c) bentlerinde yer alan durumlardan biri ile sonuçlanması durumunda, başvurunun kayıttan düşürülmesine karar verebileceğini hatırlatmaktadır. Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi özellikle, davanın kayıttan düşürülmesine şu durumda imkân vermektedir:
“(...) Mahkemenin saptadığı herhangi bir başka nedenden ötürü, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmezse.”
Mahkeme ayrıca, başvuran, davanın incelenmesinin sürdürülmesini talep etse bile, davalı Hükümetin tek taraflı deklarasyonuna dayanılarak 37. maddenin 1. fıkrasının (c) bendi gereğince, bazı koşullarda, başvurunun kayıttan düşürülebileceğini hatırlatmaktadır.
Mahkeme bu amaçla, deklarasyon metnini, özellikle Tahsin Acar kararında (Tahsin Acar/Türkiye (öncelikli sorun) [BD], No. 26307/95, §§ 75‑77, AİHM 2003‑VI, WAZA Sp. z o.o./Polonya (k.k.) No. 11602/02, 26 Haziran 2007 ve Sulwińska/Polonya (k.k.), No. 28953/03, 18 Eylül 2007) ortaya konulan içtihadında yer alan ilkeler ışığında incelemiştir.
Mahkeme, Hükümetin deklarasyonunda yer alan imtiyazların niteliğini ve tazminat olarak önerilen meblağı - bu meblağ, benzer davalarda ödenmesine karar verilen meblağlara uygundur - göz önünde bulundurarak, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir nedenin bulunmadığı kanaatine varmaktadır (Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi).
Ayrıca, Mahkeme, yukarıdaki değerlendirmeler ışığında ve özellikle bu konuda sahip olduğu açık ve çok sayıdaki içtihadını dikkate alarak, Sözleşme ve Protokolleri tarafından güvence altına alınan insan haklarına saygı ilkesinin başvurunun incelemesini sürdürmesini gerektirmediği kanısına varmaktadır (Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının son cümlesi (in fine)).
Mahkeme, son olarak, Hükümetin tek taraflı deklarasyonundaki taahhütleri yerine getirmemesi halinde Sözleşme’nin 37. maddesinin 2. fıkrası uyarınca başvurunun yeniden kayıt altına alınabileceğinin altını çizmektedir (Josipović/Sırbistan, (k.k.) No.18369/07, 4 Mart 2008).
Sonuç olarak, davanın kayıttan düşürülmesi uygundur.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Davalı Hükümetin deklarasyon metninde yer alan, Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesine ilişkin açıklamalarını ve böylelikle verilen taahhütlere riayet edilmesini sağlamak için öngörülen özel koşulları dikkate alarak,
Başvurunun Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca kayıttan düşürülmesine
karar vermiştir.
İşbu karar, Fransızca dilinde tanzim edilmiş olup, 26 Mart 2020 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Hasan Bakırcı Valeriu Griţco Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Başkan
Full & Egal Universal Law Academy