Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2011-1-103 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 11-43/953-307
Karar Tarihi : 14.07.2011
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : İsmail Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, 10
Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR, Prof. Dr. Metin TOPRAK
B. RAPORTÖRLER: İsmail Atalay YOLCU, Şamil PİŞMAF, Mehmet Mete BAŞBUĞ
C. ŞİKAYET EDEN : Batlama Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.
Temsilcisi: Av. Narin Sevinç ARSLAN
Karadeniz Mah. Cumhuriyet Cad No:106/3 Samsun
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA
YAPILAN : Karadeniz Tüpgaz San. ve Tic. A.Ş.
Büyükdere Cad. Naci Kasım Sok. Hüseyin Özer İş Merk.
No:3/8 Mecidiyeköy/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Karadeniz Tüpgaz San. ve Tic. A.Ş.’nin bayileriyle yapmış 20
olduğu dikey anlaşmalarda yer verilen bazı hükümlerin 2002/2 sayılı Tebliğ’e
aykırı olduğu iddiası.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 24.05.2011 tarih ve 3990 sayı ile intikal
eden şikâyet üzerine hazırlanan 02.06.2011 tarih ve 2011-1-103/İİ-11-389.ŞP sayılı İlk
İnceleme Raporu, Rekabet Kurulunun 09.06.2011 tarihli toplantısında görüşülmüş ve
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun çerçevesinde bir soruşturma
açılmasına gerek olup olmadığının belirlenmesi amacıyla, Kanun’un 40/1. maddesi
uyarınca ilgili şirket hakkında önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. Bunun
üzerine, 4054 sayılı Kanun ve 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti
Tebliği’nin ilgili hükümleri uyarınca yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 30
08.07.2011 tarih ve 2011-1-103/ÖA-11-139.İAY sayılı Önaraştırma Raporu 11.07.2011
tarih ve REK.0.05.00.00-110/197 sayılı Başkanlık Önergesi ile 11-43 sayılı Kurul
toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
G. İDDİALARIN ÖZETİ: Şikâyet başvurusunda özetle;
Batlama San. ve Tic. Ltd. Şti. (Batlama) ile Karadeniz Tüpgaz San. ve Tic. A.Ş.
(Karadeniz Tüpgaz) arasında 13.03.2009 tarihinde bir bayilik sözleşmesi
imzalandığı,
Anılan sözleşmenin 17. maddesinde yer alan “Bayi, eşi ve usul ve füru da dahil
olmak üzere bu sözleşmenin müddetince muvazaa oluşturacak biçimde başka gaz
firmalarının başbayiliğini, bayiliğini, tali bayiliğini veya tali satıcılığını alamaz, aynı 40
veya başka işyerinde bu faaliyeti deruhte edemez, bilfiil hizmetin içinde olamaz,
aracılığını ve temsilciliğini, acenteliğini … yapamaz..”; 19. maddesinde yer alan
“Bayi bir tüzelkişi olduğu takdirde ortakları, aynı işle iştigal eden ve aynı işleri yapan
firmalarla, dolaylı olsa dahi ortaklık yapamazlar.” ve 42. maddesinde yer alan “bayi
bu sözleşme kapsamında şirketten müsaade almadan bölgesi dışında gerek
kendisine gerekse diğer bir ticaret erbabına ait ticarethaneyi teşhir, reklam ve satış
gayesiyle kullanamaz, şirket mamulü olan her türlü emtiayı (gaz dahil) veremez ve
11-43/953-307
2
satamaz veya bölgesi haricinde faaliyet gösteremez …” şeklindeki hükümlerin
2002/2 sayılı Tebliği’e aykırı olduğu,
ifade edilmiştir. Bu çerçevede Karadeniz Tüpgaz hakkında önaraştırma yapılarak, 50
bayilik sözleşmesinde yer alan rekabet yasağı ile satış alanı sınırlamasının 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesi kapsamında ihlal niteliğinde olduğuna, 2002/2 sayılı Tebliğ
kapsamında muafiyetten yararlanamayacağına ve bu hükümlerin iptal edilmesine;
anılan Tebliğ’e henüz uyum sağlamamış olan Karadeniz Tüpgaz hakkında idari
yaptırım uygulanmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
- Karadeniz Tüpgaz’ın, bayilik sözleşmelerinde yer alan ve 3. kişiler üzerine rekabet
yasağı getiren düzenlemelerin, bu sözleşmeleri 2002/2 sayılı Tebliğ ile düzenlenen
muafiyet kapsamı dışına çıkardığı; bununla birlikte yapılan değişikliklerle Tebliğ’e
uyumun gerçekleştirildiği, 60
- Sözleşmelerde yer alan pasif satışlara ilişkin düzenlemelerin de bu sözleşmeleri
2002/2 sayılı Tebliğ ile düzenlenen muafiyet kapsamı dışına çıkardığı; Karadeniz
Tüpgaz San. Tic. A.Ş. tarafından bu konuda yapılacağı ifade edilen değişikliklerin
ivedilikle yapılıp Rekabet Kurumuna tevsik edilmesi gerektiği,
görüşü ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Karadeniz Tüpgaz Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Karadeniz Tüpgaz)
Dosyadaki bilgilere göre; Karadeniz Tüpgaz, 1981 yılında likit petrol gazı dağıtım
hizmeti vermek amacı ile Ordu ilinde faaliyetine başlamıştır. Şirket, ağırlıklı olarak
Karadeniz Bölgesi’nde faaliyet göstermekle birlikte Doğu Anadolu Bölgesi ve İç 70
Anadolu Bölgesi’nin kuzey kısımlarında da faaliyetlerine devam etmektedir.
(……….TİCARİ SIR……….)
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun 2011 yılının ilk üç ayı için yayınladığı faaliyet
raporuna göre Karadeniz Tüpgaz’ın Türkiye LPG piyasasındaki 2011 yılının ilk üç
ayına ilişkin pazar payı bilgileri şu şekildedir: Tüplü LPG’de %0,44; Dökme LPG’de
%0,28; Otogazda %0,35 ve toplamda %0,37’dir.
I.2. İlgili Ürün Pazarı
İncelemenin konusunu, Karadeniz Tüpgaz’ın tüplü LPG satışı konusunda bayileriyle 80
yaptığı bayilik anlaşmaları oluşturmaktadır. Dolayısıyla anılan bayilik sözleşmelerinin
konusu da dikkate alındığında ilgili ürün pazarı, “tüplü LPG dağıtımı pazarı” olarak
tespit edilmiştir.
I.3. Değerlendirme
Şikâyet konusu sözleşme hükümleri, 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında incelendiğinde;
söz konusu sözleşmenin anılan Tebliğ’in “Kapsam” başlıklı 2. maddesi bağlamında
“dikey anlaşma” niteliğini haiz olduğu görülmektedir.
Sözleşmenin 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında grup muafiyetinden yararlanıp
yararlanamayacağının belirlenebilmesi noktasında, sözleşmenin şikayete konu olan 6.,
17., 19. ve 42. maddelerinin 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında incelenmesi 90
gerekmektedir.
11-43/953-307
3
Sözleşmenin 6. maddesinde, “Bayi, yukarıda belirtilen bölge sınırları içerisinde
kullanıcıların taleplerini karşılamakla yükümlüdür….” hükmü yer almaktadır. Söz
konusu hüküm, alıcıya münhasır bir satış bölgesi belirlenmesi anlamını taşımakta olup;
2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında münhasır satış bölgeleri tespit edilmesinin önünde
herhangi bir engel bulunmamaktadır.
Sözleşmenin 17. maddesinde, “Bayi, eşi ve usul ve füru da dahil olmak üzere bu
sözleşmenin devamı müddetince muvazaa oluşturacak biçimde başka gaz firmalarının
başbayiliğini, bayiliğini, tali bayiliğini veya tali satıcılığını alamaz, aynı veya başka
işyerinde bu faaliyeti deruhte edemez, bilfiil hizmetin içinde olamaz, aracılığını ve 100
temsilciliğini, acenteliğini… yapamaz...” ile sözleşmenin 19. maddesinde, “Bayi bir
tüzel kişi olduğu takdirde ortakları, aynı işle iştigal eden ve aynı işleri yapan firmalarla,
dolaylı olsa dahi ortaklık yapamazlar...” hükümleri yer almaktadır.
2002/2 sayılı Tebliğ’de alıcı ile sağlayıcı arasında yapılan anlaşmalarda üçüncü kişiler
üzerine getirilebilecek rekabet yasaklarına ilişkin herhangi bir düzenleme
bulunmamaktadır.
Bununla birlikte benzer bir konunun ele alındığı Rekabet Kurulunun 31.7.2008 tarihli ve
08-49/702-27 sayılı Mogaz kararında, “2002/2 sayılı Tebliğ çerçevesinde ancak
alıcıya getirilen 5 yıl süreyle sınırlı rekabet yasaklarının grup muafiyetinden
yararlanabileceği düzenlenmiştir. Bu nedenle, bayilik sözleşmesi ile bayi dışındaki 110
üçüncü şahıslara getirilen rekabet yasakları grup muafiyetinden yararlanamamaktadır.”
sonucuna ulaşılmıştır.
Kurulun yukarıda yer verilen kararının ve işbu dosyanın birlikte değerlendirilmesinden,
tüplü LPG pazarında faaliyet gösteren dağıtım şirketlerinin önemli bir kısmının,
bayileriyle yapmış oldukları sözleşmelerde üçüncü kişiler üzerine rekabet etmememe
yükümlülükleri getiren düzenlemelere yer verdikleri görülmektedir.
Dağıtım şirketlerinin bu tür hükümlerle ulaşmak istedikleri amaç, sözleşmenin karşı
tarafını oluşturan bayilerin, eşleri, çocukları, kardeşleri ve sair yakın hısımları adına
başka tüplü LPG dağıtım şirketlerinin bayiliğini alarak, bir başka deyişle, muvazaalı
işlemler yoluyla sözleşmeyle yüklendiği rekabet yasağını ihlal etmesinin önüne 120
geçilmek istenilmesidir.
Bununla birlikte şikâyete konu sözleşme maddesinin incelenmesinden; bu madde
doğrultusunda bayi aleyhine dava açılabilmesi için önemli olan muvazaanın tespitidir.
Diğer yandan, Borçlar Hukukunun genel ilkeleri uyarınca, muvazaalı bir işlemin
sözleşmede hükme bağlanmasa dahi hukuka aykırı olduğu açıktır. Kaldı ki, muvazaalı
bir işlem iddiasında bulunan kişi, iddiasını ispatlamakla mükelleftir. Bu ispat ise ancak
mahkemeler önünde yapılabilecektir. Bu çerçevede bayinin sözleşme ile üzerine
getirilen rekabet etmeme yükümlülüğünü, üçüncü kişiler aracılığıyla gerçekleştireceği
muvazaalı işlemler yoluyla ihlal etmesi halinde, sözleşmede üçüncü kişileri içerecek
nitelikte herhangi bir hüküm zikredilmemiş olsa dahi, dağıtım şirketi tarafından bayi 130
aleyhine yargı yoluna gidilebileceği değerlendirilmektedir. Bu tür bir davada, taraflar
arasındaki sözleşmede yalnızca bayiye veya bayi ile birlikte üçüncü kişiler üzerine
rekabet etmeme yükümlülüğü getiren düzenlemelere yer verilmiş olması, dağıtım
şirketinin bayinin muvazaasını ispat yükünü değiştirmeyecektir.
Bu nedenle, sözleşmede şikâyete konu hükümlere yer verildiği ve verilmediği durumlar
arasında dağıtım şirketinin bayi aleyhine yargı yoluna başvurma hakkı ve bu tür bir
dava halinde yine dağıtım şirketinin muvazaayı ispat yükü bakımından herhangi bir
farklılık arz etmediği dikkate alınarak, şikayete konu sözleşmede yer alan ve üçüncü
kişiler üzerine rekabet yasağı getiren düzenlemelerin, bu sözleşmeleri 2002/2 sayılı
Tebliğ ile düzenlenen muafiyet kapsamı dışına çıkardığı kanaatine varılmıştır. 140
11-43/953-307
4
Öte yandan raportörlerce Karadeniz Tüpgaz yetkilileri ile 22.06.2011 tarihinde yapılan
görüşmede; teşebbüsün, tüm bayileriyle imzaladığı sözleşmelerin standart sözleşmeler
olduğu, hâlihazırda devam eden ve yeni yapılacak sözleşmeler bakımından ise rekabet
hukuku mevzuatına aykırı olabilecek çeşitli hükümleri tadil etme yoluna gittiği;
değişikliklerin, sözleşmelere ek olarak imzalanan protokoller aracılığıyla yapıldığı ifade
edilmiştir. Görüşme sonunda, suretleri alınan mevcut bayilik sözleşmelerinde bahse
konu değişikliklerin yapıldığı görülmüş; sureti alınmayan sözleşmelere taraf olan bazı
bayiler ise telefonla aranarak, değişikliğe ilişkin protokollerin imzalandığı teyit edilmiştir.
Ayrıca bu değişikliklerin, Kurul tarafından alınan önaraştırma kararından önce yapıldığı
tespit edilmiştir. 150
Bu kapsamda Karadeniz Tüpgaz’ın hâlihazırda yürüyen sözleşmeleri bakımından;
şikâyet konusu 17. ve 19. maddelerin sözleşmelerden tamamen çıkarıldığı ve
sözleşmelerin 2002/2 sayılı Tebliğ’e uygun hale getirildiği görülmüştür.
Sözleşmenin 42. maddesinde, “Bayi, bu sözleşme kapsamında şirketten müsaade
almadan bölgesi dışında gerek kendisine gerekse diğer bir ticaret erbabına ait
ticarethaneyi şehir, reklam ve satış gayesiyle kullanamaz. Şirket mamülü olan her türlü
emtiayı (gaz dahil) veremez ve satamaz veya bölgesi haricinde faaliyet gösteremez
veya bu faaliyetleri rakip firma bayileri ile birlikte deruhte edemez. Bayinin bu eylemleri
şirket için tek taraflı sebep olur ve 40.maddede de belirtilen cezai şartı bayiden tahsil
etmeye hak kazanır.” hükmü yer almaktadır. 160
2002/2 sayılı Tebliğ’in “Anlaşmaları Grup Muafiyeti Sınırları Dışına Çıkaran
Sınırlamalar” başlıklı 4. maddesi:
“Aşağıda sayılan, rekabeti doğrudan veya dolaylı olarak engelleme amacı taşıyan
sınırlamaları içeren dikey anlaşmalar bu Tebliğ ile tanınan muafiyetten yararlanamaz
(…)
b) Aşağıdaki haller dışında, alıcının sözleşme konusu mal veya hizmetleri satacağı
bölge veya müşterilere ilişkin kısıtlamalar getirilmesi.
1) Alıcının müşterilerince yapılacak satışları kapsamaması kaydıyla, sağlayıcı
tarafından kendisine veya bir alıcıya tahsis edilmiş münhasır bir bölgeye ya da
münhasır müşteri grubuna yapılacak aktif satışların kısıtlanması,” 170
hükümlerini içermektedir.
Tebliğ’in ilgili hükümleri uyarınca, alıcıya münhasır bölge tayin edilmesi durumunda,
alıcının bölge dışına yapacağı pasif satışların kısıtlanması ilgili dikey anlaşmayı 2002/2
sayılı Tebliğ ile tanınan grup muafiyeti kapsamı dışına çıkarmaktadır. Karadeniz
Tüpgaz’ın şikayetçi Batlama ile imzaladığı Bayilik Sözleşmesi’nin yukarıda yer verilen
42. maddesi incelendiğinde, alıcının bölge dışına yapacağı satışlarla ilgili sınırlamanın
oldukça geniş tutulduğu ve pasif satışları da kapsayacak şekilde düzenlendiği
görülmektedir.
Konuyu inceleyen raportörlerce teşebbüs yetkilileri ile 22.06.2011 tarihinde yapılan
görüşmede; Batlama ile yapılan sözleşmede yer alan bu aykırılığın, Karadeniz 180
Tüpgaz’ın hâlihazırda yürüyen sözleşmeleri bakımından da geçerli olduğu görülmüş
olup; teşebbüs yetkilileri, bahse konu maddenin rekabet hukuku mevzuatına aykırı
olduğunu bilmediklerini ancak en kısa sürede sözleşmenin bu maddesini de tadil
edeceklerini beyan etmişlerdir. Daha sonra teşebbüs tarafından gönderilen ve Kurum
kayıtlarına 28.06.2011 tarihinde intikal eden belgede; tüplügaz sözleşmelerinin
tümünde 42. maddenin tadil edileceği yazılı olarak belirtilmiş ve maddenin yeni halinin
şu şekilde olacağı ifade edilmiştir:
11-43/953-307
5
“Bayi bu sözleşme kapsamında şirkete yazılı olarak bildirimde bulunmadan bölgesi
dışında gerek kendisine gerekse diğer bir ticaret erbabına ait ticarethaneyi şehir,
reklam ve satış gayesiyle kullanamaz. Şirkete yazılı bildirimde bulunmaksızın bölgesi 190
hacrinde Tali bayilik deruhte edemez, diğer dağıtım firmaları adına faaliyette
bulunamaz.”
Yapılması planlanan bu değişiklikle, alıcının bölge dışına yapacağı pasif satışları
kapsamayan bir düzenleme getirileceği ve 2002/2 sayılı Tebliğ’de yer alan muafiyetten
yararlanmayı engelleyen aykırılığın ortadan kalkacağı görülmektedir.
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
- Karadeniz Tüpgaz San. ve Tic. A.Ş.'nin, bayilik sözleşmelerinde yer alan ve 3. kişiler
üzerine rekabet yasağı getiren düzenlemelerin, bu sözleşmeleri 2002/2 sayılı Tebliğ
ile düzenlenen muafiyet kapsamı dışına çıkardığına; bununla birlikte adı geçen 200
teşebbüs tarafından yapılan değişikliklerle söz konusu Tebliğ'e uyumun
gerçekleştirildiğine,
- Sözleşmelerde yer alan pasif satışlara ilişkin düzenlemelerin de bu sözleşmeleri
2002/2 sayılı Tebliğ ile düzenlenen muafiyet kapsamı dışına çıkardığına; Karadeniz
Tüpgaz San. Tic. A.Ş. tarafından bu konuda yapılacağı ifade edilen değişikliklerin
ivedilikle yapılarak Rekabet Kurumuna tevsik edilmesine
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy