AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KAYITTAN DÜŞME KARARI
Başvuru No. 59738/10
Mesut KAYA / TÜRKİYE
Başkan
Julia Laffranque,
Hâkimler
Ivana Jelić,
Arnfinn Bårdsen,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla oluşturulan 22 Ekim 2019 tarihinde Komite olarak toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm), 9 Ekim 2010 tarihinde yapılan yukarıda belirtilen başvuruyu ve davalı Hükümet tarafından 30 Nisan 2019 tarihinde sunulan ve Mahkemeyi davayı kayıttan düşürmeye davet eden deklarasyon metnini ve aynı zamanda başvuran tarafın bu deklarasyon metnine sunduğu cevabı dikkate alarak, gerçekleştirilen müzakerelerin ardından aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAY VE USUL
1. Başvuran Mesut Kaya, Türk vatandaşı olup, 1984 doğumludur ve Afyon’da ikamet etmektedir. Başvuran, Mahkeme önünde İstanbul Barosuna bağlı Avukat V. S. Kurugöl tarafından temsil edilmiştir.
2. Türk Hükümeti (“Hükümet”), kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
3. Başvuran, Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrasının ve Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 2. maddesinin ihlal edilmesinden şikâyet etmektedir.
4. Başvurunun Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrasına ilişkin kısmı Hükümete bildirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
5. Başvuran, Kara Harp Okulu tarafından verilen lisans diplomasının üzerinde, ilgilinin disiplinsizlik nedeniyle söz konusu okuldan çıkarıldığına ilişkin bir notun yazılı olmasından şikâyet etmektedir. Başvuran, idarenin, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin ilgilinin lehine verdiği 25 Mart 2009 tarihli kararını uygulamadığı kanısına varmaktadır. Başvuran, Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrasını ve Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 2. maddesi ileri sürmektedir.
6. Dostane çözüm amacıyla yapılan görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, Hükümet, 30 Nisan 2019 tarihli yazıyla, söz konusu başvuruda ileri sürülene sorunun çözülmesi amacıyla Mahkemeyi tek taraflı bir deklarasyon metni sunmayı tasavvur etmekte olduğu hakkında bilgilendirmiştir. Hükümet ayrıca, Sözleşme’nin 37. maddesi uyarınca, Mahkemeyi, başvuruyu kayıttan düşürmeye davet etmiştir.
7. Deklarasyon metni şu şekildedir:
“Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, tek taraflı deklarasyon yoluyla, ulusal makamların Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin kararına tam olarak uymamasının, Okyay ve Diğerleri/Türkiye No. 36220/97, 12 Temmuz 2005; Lemke/Türkiye, No. 17381/02, 5 Haziran 2007; Liman-İş Sendikası/Türkiye, No. 29608/05, 36239/05 ve [sic] 36247/05, 12 Ekim 2010; ve NurtenYavuz/Türkiye, No. 14295/05, 20 Mayıs 2010 davalarındaki yerleşik içtihat ışığında başvuranın adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini belirtmek istemektedir. Hükümet, ayrıca, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin 25 Mart 2009 tarihli kararının yerel makamlar tarafından uygulanacağı taahhüdünde bulunmaktadır. Sonuç olarak, Hükümet, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde derdest olan, yukarıda anılan davanın çözüme kavuşturulması amacıyla başvurana yansıtılabilecek olan tüm maddi ve manevi zararlar ve aynı zamanda masraflar ve giderler karşılığında başvurana 4.800 avro (dört bin sekiz yüz avro) [sic] ödemeye hazırdır.
Bu meblağ, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden ulusal para birimine çevrilecek olup, yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutulacaktır.Bu meblağ, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 37 § 1 maddesi uyarınca Mahkeme’nin kararının tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ödenecektir. Söz konusu meblağın belirtilen üç ay içerisinde ödenmemesi durumunda, Hükümet, bahsi geçen sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödeme gününe kadar geçen sürede, yukarıda bahsedilen miktara, Avrupa Merkez Bankasının söz konusu dönem için geçerli olan marjinal faiz oranına üç puan eklenmek suretiyle elde edilecek oran üzerinden basit faiz ödemeyi taahhüt etmektedir. Bu ödeme, davanın nihai çözüme kavuşturulduğu anlamına gelecektir.
Hükümet, Mahkeme’yi, başvurunun incelenmesine devam etmesi için bir sebep kalmadığı gerekçesiyle başvuruyu Sözleşme’nin 37. maddesi uyarınca kayıttan düşürmeye davet etmektedir.”
8. Başvuran taraf, 11 Haziran 2019 tarihli bir yazıyla, teklif edilen meblağın maruz kaldığı zararı tazmin etmek için yetersiz olduğu gerekçesiyle, tek taraflı deklarasyonda bulunan açıklamaların kendisini memnun etmediğini belirtmiştir.
9. Mahkeme, Sözleşme’nin 37. maddesi uyarınca, yargı sürecinin her aşamasında dava koşullarının bu maddenin 1. fıkrasının (a), (b) veya (c) bentlerinde yer alan durumlardan biri ile sonuçlanması durumunda davanın kayıttan düşürülmesine karar verebileceğini hatırlatmaktadır.Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının c) bendi, davanın kayıttan düşürülmesine şu durumda imkân vermektedir:
“ (...) Mahkeme’nin saptadığı herhangi bir başka nedenden ötürü, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmezse.”
10. Mahkeme ayrıca, başvuran, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini talep etse bile, davalı Hükümetin tek taraflı deklarasyonuna dayalı olarak 37. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi gereğince, bazı koşullarda, davanın kayıttan düşürülebileceğini hatırlatmaktadır.
11. Mahkeme bu amaçla, deklarasyon metnini, özellikle Tahsin Acar kararında (Tahsin Acar/Türkiye (öncelikli sorun) [BD], No. 26307/95, 75 ila 77. paragraflar, AİHM 2003-VI, WAZA Sp. z o.o./Polonya (kabul edilebilirlik hakkında karar) No. 11602/02, 26 Haziran 2007 ve Sulwińska/Polonya (kabul edilebilirlik hakkında karar), No. 28953/03, 18 Eylül 2007)) ortaya konulan içtihadında yer alan ilkeler ışığında incelemiştir.
12. Mahkeme, Türkiye aleyhine açılan davalar da dâhil olmak üzere, birçok davada, ulusal makamları tarafından kesinleşmiş mahkeme kararlarını uygulamadıklarına ilişkin şikâyetlerle ilgili olarak, uygulanmasını ortaya koymuştur (bk., örneğin, Bourdov/Rusya, No. 59498/00, AİHM 2002‑III, Tunç/Türkiye, No. 54040/00, 24 Mayıs 2005).
13. Mahkeme, Hükümetin deklarasyonunda yer alan imtiyazların niteliğini ve tazminat olarak önerilen meblağı - ki bu meblağ benzer davalarda ödenen meblağlara uygundur - göz önünde bulundurarak, başvurunun bu kısmının incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden bulunmadığı kanaatine varmaktadır (Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi).
14. Ayrıca yukarıda bahse konu değerlendirmeler ışığında ve bu yöndeki açık ve çok sayıdaki içtihadı göz önünde bulundurulduğunda Mahkeme, Sözleşme ve Protokolleri tarafından güvence altına alınan insan haklarına saygının, başvurunun bu kısmının incelenmesini gerekli kılmadığı kanaatindedir (Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrası son cümlesi (in fine)).
15. Mahkeme son olarak, Hükümet’in tek taraflı deklarasyonundaki taahhütleri yerine getirmemesi halinde Sözleşme’nin 37. maddesinin 2. fıkrası uyarınca başvurunun yeniden kayıt altına alınabileceğinin altını çizmektedir (Josipović/Sırbistan, (kabul edilebilirlik hakkında karar) No.18369/07, 4 Mart 2008).
16. Sonuç olarak, Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrası bağlamındaki şikâyet ile ilgili olarak davanın kayıttan düşürülmesi uygundur.
17. Mahkeme, ayrıca, Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 2. maddesi bağlamındaki şikâyetin ayrı olarak incelenmesine gerek olmadığı kanaatindedir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, Oy birliğiyle,
Davalı Hükümetin deklarasyonunda, Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrası ile ilgili açıklamaları ve verilen taahhütlere riayet edilmesini sağlamak için öngörülen özel koşulları dikkate almaya;
Başvurunun bu kısmının, Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca, kayıttan düşürülmesine karar vermiştir.
Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 2. maddesine ilişkin şikâyetlerin incelenmesine gerek olmadığına,
İşbu karar, Fransızca dilinde tanzim edilmiş olup, 21 Kasım 2019 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Hasan BakırcıJulia Laffranque
Yazı İşleri Müdür YardımcısıBaşkan
Full & Egal Universal Law Academy