T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
BAŞKAN : ***
ÜYE : ***
ÜYE : ***
KATİP : ***
DAVACI : ***
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALILAR : 1- ***
2- ***
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 3- ***
VEKİLLERİ : Av.
Av.
Av.
Av.
Av.
DAVALI : 4- ***
VEKİLLERİ : Av.
Av.
Av.
Av.
DAVALI : 5-***
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 6- *** İflas
İFLAS İDARE
MEMURLARI : a)***
b)***
c)***
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR : 7- ***
8- ***
DAVA : Yargılamanın Yenilenmesi
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan yargılamanın yenilenmesi istemli davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı asil dava dilekçesinde özetle; Kayseri Ticaret Siciline ... numara ile kayıtlı bulunan ... A.Ş. hakkında bazı özel kişilerin resmi kurumlarımızın bazı yetkilileri veya görevlilerinin, görevli bazı kurumlar ve ... da dahil olmak üzere 1992-2014 yılları arasında ...'dan yasalara aykırı bir biçimde kişisel veya kurumsal çıkar sağlama ihtiyacı ve inancı ile ... A.Ş. aleyhine ve kendilerini yasal olmayan çıkarları uğruna, yasa dışı yollardan genel kurul toplantısı düzenleyerek, kendilerini yönetim ve denetim kuruluna seçtirdiklerini, şirkete ortak olmadıkları ve vekaletleri olmadıkları halde açıkça hukuka aykırı olarak şirket sermayesini iki defa arttırdıklarını, ortak olmayan bu kişilerin şahsını azınlık hale getirmek için açıkça hukuka aykırı bir şekilde sermaye taahhütlerini muhasebe hileleri ile nakden şirket hesaplarına ödemedikleri halde ödemiş gibi gösterdiklerini, kendisinin %96,15 olan hisse oranını %10'lara düşürdükten sonra tekrar hileli yollardan sermaye artırımı yaparak kendisini minik bir ortak haline getirdiklerini, hile ve desise ile de şirketi iflas etmiş gösteren gerçeğe aykırı bilanço düzenlediklerini, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasına dava açıldığını, şirketi hileli iflasa zorladıklarını belirterek ... A.Ş.'nin hileli iflasının iptal edilmesi yönünde, iflas idaresinin iptaline karar verilmesi ve ... A.Ş.'nin 29/07/1992 tarihindeki 2.200.000.000,00-TL sermaye yapısı ile Kayseri Ticaret Sicili'ne tescil edilmesi gerektiği yönünde karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... Teşvik Uygulama Ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü Ve ... İç Ticaret Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin haksız olduğunu, müvekkili bakanlıklara husumet yönetilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının talepleri arasında adı geçen şirketin sermayesinin 2.200.000.000,00-TL ile Kayseri ... Müdürlüğü'nce tescilinin bulunduğunu, söz konusu talebin esasında 29/07/1992 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptalini talep niteliğinde olduğunu, iptal davalarında Bakanlığa husumet yöneltilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca anılan dilekçeden davacının bugün itibarıyla şirkette pay, sahibi olmadığını pay sahibi olmayan davacının iptal davası açma hakkının bulunmadığını, bu itibarla somut olay nedeniyle Bakanlığa husumet yöneltilemeyeceği gibi süresinde açılmayan ve dava açma hakkı olmayan şahıs tarafından açılan davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... İdaresi Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın dava konusu edilen iflasın kesinleştiği tarihden itibaren süresinde açılması gerekirken bunun yapılamadığını, bu nedenle işbu davanın ncelikle süre yönünden reddi gerektiğini, müvekkil idareye husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, dava dilekçesinden, iş bu davanın ... A.Ş.'nin iflas durumuna son verilmesine, 2.200.000.000,00-TL sermaye ile ticaret siciline tescil edilmesine ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre anonim şirket olarak faaliyetini devam ettirmesine karar verilmesi talebiyle açıldığı ve davacının, ... A.Ş. hisselerinin satışı sırasında şirket yönetim kurulunun genel kurulu toplantıya çağırma kararı almasından ve genel kurulun yasaya aykırı olarak yapılmasından müvekkili idarenin sorumlu olduğunu ileri sürdüğünü ancak davacının iddialarının haksız ve yersiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının haksız ve yersiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Kayseri ... Ve Sanayi Odası Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Kayseri ...'nın iş bu davada davalılar arasında yer almasının usul ve hukuka aykırı olup, müvekkili açısından huzurdaki davanın pasif husumetten reddolunması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı İflas Nedeniyle Tasfiye Halinde ... Meyvesuyu Ve Gıda San A.Ş. İflas İdaresi Memurları ..., ... ve ... tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı ... Meyve Suyu Gıda San. A.Ş.'nin hile ve desise ile iflasa götürüldüğü beyanı ile dayanaklarının sunulduğunu, ve elde edilmeyen belgelere ulaşılması halinde tüm hilelerin ve yolsuzlukların ispat edileceğini açıkladıktan sonra şirketin normal hale dönülmesi yönünde karar verilmesini müteakip anonim şirketin asgari sermeye tabanının hemen tamamlanacağını açıklamış ise de, ... şirketi adına açılan davaların bir kısmının henüz kesinleşmediğinden açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ve davalı Kayseri ... Müdürlüğü'ne çıkartılan dava dilekçesi ekli meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen süresinde cevap dilekçesi sunulmamış ve duruşmalara katılmamışlardır.
DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Taraflarca ticaret sicili kayıtlarına, ticari defter ve kayıtlara, şirketin malvarlığı, kasa ve banka hesabı kayıtlarına, markalarına, bilanço ve raporlara, Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen davalara, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasına, ihale kayıtlarına şirketin yönetim kurulu ve genel kurul kararlarına delil olarak dayanılmıştır.
Davacı tarafından delil olarak dayanılan bir kısım kayıt ve belge örnekleri, dilekçesinin ekinde dava dosyasına sunulmuştur. Bu müzekkeremize cevap verilmiştir.
Kayseri Genel İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak ... iflas sayılı dosya akıbetinin sorularak bu dosyanın Uyap sistemi üzerinden kayıt örneklerinin gönderilmesi istenilmiştir.
Davacının İflas Nedeniyle Tasfiye Halinde ... Meyvesuyu Ve Gıda Sanayi A.Ş.'de pay sahibi olup olmadığı hakkında davacı ile bir kısım davalılar arasında uyuşmazlık bulunması ve bu konuda daha evvel Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dava dosyası üzerinden verilen 19/06/1997 tarihli karar hakkında yargılanmanın yenilenmesi istemiyle açılan ... Esas sayılı dava dosyası bekletici sorun yapılmış ve akıbeti beklenmiştir. Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/12/2016 tarihli, ... Karar sayılı gerekçeli kararı temyiz incelemesi sırasında Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/07/2023 tarihli, 2021/5389 Esas ve 2023/4501 Karar sayılı ilamı ile "... dosya içerisinde bulunan ... A.Ş.'nin 21/03/1995 tarihli, Tütüncüler Bankası Antalya Şubesi'nin 24/03/1994 tarihli, Türkiye Emlak Bankası A.Ş.'nin 23/03/1994 tarihli cevabi yazılarında ...'nın elinde bulunan bir kısım hisse senetlerinin muhafaza altına alınmasına rağmen, Mahkemece ...'nın yokluğunda ve davacının talebini de aşacak şeklide hisse senetlerinin bir kısmının davacıya, diğer kısımlarında davalı ve müdahil talebinde bulunanlara ait olduğunun tespitine karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece öncelikle yapılacak iş ...'nın müdahale talebi üzerine davacıya, ... aleyhine dava açması için süre verilmesi, açıldığı takdirde davanın eldeki davayla birleştirerek dosyadaki bilgi ve belgelere göre oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış ... " nedenleriyle mahkeme kararının bozulmasına karar verildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, mahkememizin 15/07/1998 tarihli, ... Karar sayılı ilamı ile verilen iflas kararının hileli olduğundan bahisle yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir.
6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca davanın niteliği itibarı ile dava, mahkememiz heyeti tarafından incelenip sonuçlandırılmıştır.
Taraflar arasında uyuşmazlık konuları mahkememizin 15/07/1998 tarihli, ... Karar sayılı ilamı ile verilen iflas kararının kaldırılması koşullarının bulunup bulunmadığı konularında toplanmaktadır.
Davacı dava dilekçesinde mahkememizin 15/07/1998 tarihli, ... Karar sayılı dosyası üzerinden görülen davada hile ve desiselerle ... Meyvesuyu Ve Gıda Sanayi A.Ş. hakkında iflas kararı verildiğini ileri sürerek şirketin iflas durumuna son verilmesini, şirketin faaliyetinin devam ettirilmesini talep etmiştir. Bu yönüyle dava, mahkememizin 15/07/1998 tarih ve 1998/78 Esas 1998/414 Karar sayılı dosyası üzerinden görülen iflas davasında yargılamanın yenilenmesi istemine iliştindir.
Uyuşmazlığın çözümüne geçilmeden önce yargılamanın yenilenmesi kavramının açıklanmasında yarar bulunmaktadır.
Kesin hükme bağlanmış olan bir davaya bakılamayacağına ilişkin kuralın en önemli istisnası yargılamanın yenilenmesi yoludur.
Yargılamanın yenilenmesi, bazı ağır yargılama hatalarından ve noksanlarından dolayı, maddi anlamda kesin hükmün sona ermesini ve daha önce kesin hükme bağlanmış olan bir dava hakkında yeniden yargılama ve inceleme yapılmasını sağlayan olağanüstü bir kanun yoludur (Baki, Kuru: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt V, s. 5165).
Belirtmek gerekir ki, karar kesinleşmiş olsa dahi bazı yargısal hatalar çok ağır olabilir, toplum vicdanını derin bir şekilde zedeleyebilir ve hukuk düzenine duyulan güveni ortadan kaldırabilir. Bu ağır ve kabulü zor hataların karar kesinleştikten sonra anlaşılması hâlinde dahi, kararı ayakta tutmaya çalışmak, kesinleşmenin amaçladığı hukukî güvenliği zedeleyecek, hukuk barışını bozacak, adalet hissine dokunacaktır. Yargılama sırasında meydana gelen hatalar ve eksiklikler çok ağır ise bu tür kararlara karşı olağanüstü kanun yolu olan yargılamanın iadesi (veya yargılamanın yenilenmesi ya da iade-i muhakeme) yolu kabul edilmiştir (Muhammet, Özekes: Pekcanıtez Usûl Medeni Usûl Hukuku, Cilt III, İstanbul 2017, s. 2323, 2324).
Yargılamanın iadesi sebepleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 375. maddesinde (1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun m. 445) sınırlı olarak sayılmıştır. Bunun dışındaki bir sebepten dolayı, yargılamanın iadesi yoluna gidilemez. Bir başka anlatımla, maddede sayılan yargılamanın iadesi sebepleri kıyas yolu ile genişletilemez (Kuru, s. 5171).
Yargılamanın iadesi, 6100 sayılı HMK'nun 374. maddesinde de belirtildiği üzere kesin olarak verilen veya kesinleşmiş hükümlere karşı istenilebilir. Dolayısıyla, bir karar henüz kesinleşmemiş ise 6100 sayılı HMK'nun 375. maddesinde sayılan sebeplerden biri mevcut olsa bile, hüküm kesinleşmeden önce yargılamanın iadesi yoluna gidilemeyecektir.
6100 sayılı HMK'nun 375. maddesinde yargılamanın iadesi sebepleri; "(1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir:
a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması.
b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hakimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması.
c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması.
ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması.
d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmi makam önünde ikrar edilmiş olması.
e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması.
f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması.
g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması.
ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması.
h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması.
ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması.
i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması (Eklenmiş ibare RGT: 31/07/2018 RG No: 30495 Kanun No: 7145/19) veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi.
(2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hallerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir." şeklinde belirtilmiş, 376. maddede ise taraflar dışında üçüncü kişilerin hükmün iptalini istemesi durumu düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK'nun "Talebin ön incelemesi" başlıklı 379. maddesinde; "(1) Yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkeme, tarafları davet edip dinledikten sonra; a) Talebin kanuni süre içinde yapılmış olup olmadığını, b) Yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığını, c) İleri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığını kendiliğinden inceler.(2) Bu koşullardan biri eksik ise hâkim davayı esasa girmeden reddeder." hükmü düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK'nun "Süre" başlıklı 377. maddesinde; "(1) Yargılamanın iadesi süresi; a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olduğunun öğrenildiği, b) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde öngörülen hâllerde, kararın davalıya veya gerçek vekil veya temsilciye tebliğ edildiği; alacaklı veya davalı yerine geçenlerin karardan usulen haberdar olduğu, c) Yeni belgenin elde edildiği veya hilenin farkına varıldığı, ç) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (d), (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde, ceza mahkûmiyetine ilişkin hükmün kesinleştiği veya ceza kovuşturmasına başlanamadığı yahut soruşturmanın sonuçsuz kaldığı, d) Karara esas alınan ilamın bozularak kesin hüküm şeklinde tamamen ortadan kalkmasından haberdar olunduğu, e) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (i) bendinde yazılı sebepten dolayı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararının tebliğ edildiği, tarihten itibaren üç ay ve her hâlde iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır. (2) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (ı) bendinde yazılan sebepten dolayı yargılamanın yenilenmesi süresi ilama ilişkin zamanaşımı süresi kadardır." hükmü düzenlenmiştir.
Somut olaya gelince, yargılamanın yenilenmesi istemine konu mahkememizin 15/07/1998 tarihli, ... Karar sayılı dosyasında davanın kabulü ile ... Meyvesuyu Ve Gıda Sanayi A.Ş.'nin iflasına ilişkin verilen kararın 10/03/1998 tarihinde kesinleştiği, yargılamanın yenilenmesi istemli eldeki davanın ise 16/09/2014 tarihinde açıldığı, iade talebine konu olan mahkemenin kararının kesinleşme tarihi ile dava tarihi arasında 10 yıllık kanuni sürenin geçmiş olduğu, yargılamanın yenilenmesi talebini yasal süre içinde yapılmadığından, davacının Türkiye ... A.Ş. hakkındaki davasının HMK'nun 376 ve 379/1-(a) maddesi uyarınca süre yönünden usulden reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Kaldı ki; yargılamanın iadesi sebepleri HMK'nun 375. maddesinde tahdidi olarak sayılmıştır. Davacı tarafından ileri sürülen sebeplerin ise HMK'nun 375/1-a, b, c, ç, d, e, f, g, ğ, ı ve i bentlerinde tahdidi olarak sayılan sebeplerden olmadığı, yargılamanın yenilenmesi koşullarının da bulunmadığı görülmektedir.
Yine yargılamanın iadesine ilişkin dava, önceki davadaki davacı olan Türkiye ... A.Ş.'ne yöneltilir. Buna göre davalı Türkiye ... A.Ş. dışındaki diğer davalıların eldeki davada davalı sıfatları bulunmadığı görülmektedir. Tüm bu nedenler dikkate alınarak mahkememizce davacının davalı Türkiye ... A.Ş. hakkındaki davasının HMK'nun 376 ve 379/1-(a) maddesi uyarınca usulden reddine ve davacının Türkiye ... A.Ş. dışındaki diğer davalılar hakkında açtığı davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının Türkiye ... A.Ş. hakkındaki davasının HMK'nun 376 ve 379/1-(a) maddesi uyarınca usulden REDDİNE,
2-Davacının Türkiye ... A.Ş. dışındaki diğer davalılar hakkında açtığı davanın pasif husumet yokluğundan REDDİNE,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 25,20-TL harcın mahsubu ile bakiye 590,20-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına,
6-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince davacı tarafça yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde davacı tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adresine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, davalı tarafça yatıran gider avansı olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Kararın mahiyeti gereği davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
8-Davalılardan ... Teşvik Uygulama Ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü, ... İç Ticaret Genel Müdürlüğü, ... İdaresi Başkanlığı, ... A.Ş., İflas Nedeniyle Tasfiye Halinde ... Meyvesuyu Ve Gıda Sanayi A.Ş. İflas İdaresi ve Kayseri ...Odası Başkanlığı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,
9-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra mahkememiz arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekili Av. , davalı iflas idaresi temsilcisi Av. , davalı Kayseri ... vekili Av. ... ve davalı ... A.Ş. vekili Av. ***'un yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/02/2025
Başkan ***
E-imzalıdır
Üye ***
E-imzalıdır
Üye ***
E-imzalıdır
Katip ***
E-imzalıdır