T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ***
KATİP : ***
DAVACI : ***
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI : 1- ***
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 2-***
İFLAS İDARE MEMURLARI : 1-***
2-***
3-***
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; " Müvekkili ile davalı firma arasında ... tarihinde 106.400 kg miktarlı , 50.000 TL bedelli kömür satış sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme gereğince müvekkilinin dava konusu olan Vakıfbank Kayseri şubesince verilen 51512 nolu, 27.05.2014 keşide tarihli, 50.000 TL bedelli, bir adet çekini sözleşmeyle beraber davalı firmaya teslim ettiğini, davalı firma sözleşme gereğince bedelini çek olarak aldığı kömürleri en geç 15.01.2014 tarihinde müvekkiline teslim etmesi gerekirken teslim etmediğini, müvekkilinin kömürlerin kendisine teslim edilmemesi üzerine davalı firmaya müracaat ederek sözleşme konusu çeki kendisine iade etmesini istediğini, fakat davalı firma bu çeki teslim aldıktan sonra arkasını ciro ederek tahsil için diğer davalı bankaya teslim ettiğini , bankadan çeki teslim alıp müvekkiline iade edeceğini beyan ettiğini, aradan bir süre geçtikten sonra müvekkilinin davalı firmaya tekrar müracaat ederek çeki bankadan alıp almadığını sorduğunu ve davalı firmanın bankaya çeki teslim almak için müracaat ettiğini ancak kredi riskinden dolayı bankanın çeki iade etmediğini beyan ettiğini, ayrıca çeki günü gelmeden önce bankadan alıp müvekkiline teslim edeceğini de taahhüt ettiğini, davalı firma tarafından bu hususta müvekkiline belge verilmiş olmasına rağmen davalı firma bugün yarın diyerek müvekkilini bu güne dek oyaladığını, müvekkilinin sözleşmede belirtilen tarihte kömürlerin kendisine teslim edilmemesi ve çekin kendisine iade edilmemesi üzerine haricen araştırma yapmış davalı firmanın ticari yönden batak olduğunu da öğrendiğini, dava konusu çekin günü 27.05.2014 olup halen davalı firma çeki davalı bankadan alıp müvekkiline teslim etmediği gibi sözleşme konusu kömürleri de teslim etmediğini, öncelikle ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile , çekin henüz üzerinde yazılı keşide günü gelmemiş olduğundan çekle ilgili olarak işbu dava sonunda verilecek karar kesinleşinceye kadar geçerli alarak şekilde ibrazında ödenmemesi için tensiple ödeme yasağı kararı verilerek kararın muhatap banka oları Vakıfbank Kayseri Şubesine bildirilmesi için elden takipli müzekkere yazılmasına, yargılama sonunda dava konusu çekin iptaline " yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... A.Ş. Temlik eden vekili cevap dilekçesinde özetle; " davacı tarafça çekin tahsile konu edilmemesi bakımından ihtiyati tedbir talep edildiğini , mahkemece teminat karşılığı tedbir kararı verilerek çekin icra takibine konu edilmesinin engellendiğini, söz konusu çekin , diğer davalı ... Yakıt San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından müvekkili bankadan kullanılan krediye karşılık ciro edilmek sureti ile verildiğini, müvekkili banka tamamen iyiniyetli olarak alacağın teminatı gayesi ile söz konusu çeki almadığını, bu aşamada müvekkili banka dışında çekin keşidecisi ile lehdarı arasındaki şahsi ilişki nedeni ile açılan iş bu dava ve verilen tedbir nedeniyle müvekkili bankanın alacağının tahsili şu aşamada imkansız kılındığını, verilen tedbir kararı hukuki uyuşmazlığı da çözer nitelikte bir tedbir kararı olduğunu, dava konusu çek ile ilgili ödeme yasağı konulmasına yönelik tedbir kararının kaldırılmasını talep ettiklerini, davacı tarafça diğer davalı ... Yakıt San. Ve Tic. Ltd. Şti ile kömür alışverişi yapıldığı, alışveriş karşılığında çekin verildiği, çek karşılığı malların davalı tarafça teslimi gerekir iken teslim edilmediği ve çekin teminat amaçlı bankaya verildiği, bugüne kadar çekin iade edilmediği gerekçesi ile çekin iptaline karar verilmesi istendiği, müvekkili banka Kayseri şubesinin pasif husumet ehliyeti olmadığından şubenin davalı olarak gösterilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Özel Hukuk tüzel kişilerinin şubelerinin (bağlı bulunduğu merkezden ayrı) tüzel kişiliği olmadığını, bu nedenle şubelerin taraf ve dava ehliyeti de olmadığını, bir şubenin işlemlerinden doğan davaların da şubeye karşı değil, şubenin bağlı bulunduğu tüzel kişiye karşı açılması gerektiğini, bu şekilde açılan davaya da tüzel kişiye karşı devam edilmesi gerektiğini, müvekkili Banka Kayseri Şubesi’nin taraf ehliyeti bulunmadığından iş bu davaya müvekkili banka tüzel kişiliği üzerinden devam edilmesi gerektiğini, bu nedenle, bundan sonra huzurda bulunan davaya davalı olarak ... A.ş. tarafından devam edilmesi gerektiğini, davanın ... A.Ş. Kayseri Şubesi açısından esasa girilmeden pasif husumet ehliyetinin yokluğu sebebiyle reddedilmesi gerektiğini, davanın müvekkili banka açısından husumet yokluğu sebebi ile reddi gerektiğini, ikame edilen davada müvekkili bankaya yöneltilebilecek husumet bulunmadığını, dava konusu çek müvekkili banka tarafından kullandırılan kredinin teminatı olarak alınmış olmakla, taraflar arasındaki defi ve itirazların müvekkili bankaya karşı ileri sürülebilmesinin mümkün olmadığını, çekin keşide edilmesine sebep sözleşmeden veya hukuki ilişkiden doğan sebepler keşideci ile lehdar arasında ileri sürülebileceğini, belirtilen sebeplere binaen haksız ve yasal dayanaktan yoksun, davanın husumetten reddini talep ettiklerini, davacının keşideci olup, TTK’nu gereği keşidecinin çekin iptalini talep edebilmesinin mümkün olmadığını, davacı müvekkili banka elinde bulunan çekin iptalini talep ettiğini, TTK 818/s maddesi yollaması ile aynı yasanın 757 ve devamı maddeleri gereği çek iptalini istemek hakkı sadece hamile ait olduğunu, keşidecinin çek iptali talebi ile dava açabilmesinin mümkün olmadığını dolayısıyla keşideci olan davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığını bu yönü ile de davanın reddini talep ettiklerini, müvekkili bankanın çeki ciro yolu ile ve iyiniyetle iktisap etmiş olup, müvekkili bankayı bağlayacak şekilde çek iptalinin talep edilebilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili banka ile diğer davalı ... Yakıt San. Tic. Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmeleri akdedildiğini, iş bu sözleşmeler karşılığında davalıya kredi kullandırılmış; krediler karşılığı dava konusu edilen çek, diğer davalı tarafından ciro edilmek sureti ile müvekkili bankaya verildiğini, müvekkili bankanın söz konusu çeki ciro yolu ile teslim almış olup, yetkili ve iyiniyetli hamil konumunda olduğunu, davacının diğer davalı ile aralarında akdedilmiş olan sözleşmenin müvekkili banka yönünden herhangi bir bağlayıcılığı bulunmadığını, davacı bu aşamada çekin karşılığı malın kendisine verilmediği iddiasında bulunmakta ve aralarında yapılan 05.03.2014 tarihli protokolü delil olarak göstermekte ise de tarafı olmadıkları, haberdar olmadıkları bu hukuki ve ticari ilişkinin iddianın ve dolayısıyla protokolün müvekkili bankayı bağlamasının mümkün olmadığını, davacının diğer davalı ile arasındaki ilişkiye dayanan def’ileri müvekkili bankaya karşı ileri sürebilmesi yasa ve yerleşik Yargıtay kararları gereği mümkün olmadığını, davacının iddialarını kabul etmemekle birlikte, davacının diğer davalı ile ararsında mevcut olan hukuki ve ticari ilişkiyi, mal alışverişini müvekkili bankanın bilmesinin mümkün olmadığını, “Dava konusu bono ciro yolu ile Akbank A.Ş.’ye geçmiş olup, davacı keşideci bonoya dayalı borcu ödediğini iddia etmiş ve kanıtlamış ise de ödeme def’i mutlak def’ilerden olmayıp, nispi def’i niteliğinde olduğundan senede ciro yolu ile hamil olan iyiniyetli kişilere karşı ileri sürülemeyeceğini, (Y19.HD. 2011/5234 esas, 2011/7865 karar 14.06.2011 tarihli kararı) öncelikle uyuşmazlığın aslını çözer nitelikte verilen ve iyiniyetli müvekkili bankanın mağduriyetine sebebiyet veren tedbir kararının kaldırılmasını, davacının haksız, usul ve yasaya aykırı davasının müvekkili banka yönünden husumet açısından reddini, husumet itirazımızın kabul görmemesi halinde davanın esastan reddi ile " yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Mahkememizin 28/05/2015 tarihli iş bu dava dosyasına ait duruşmada dava dosyası ile ilgili olarak durma kararı verildiği, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... İflas(Kayseri Kapatılan 4.İcra Müdürlüğünün ... İflas) 12/02/2024 tarihli yazısına göre 2. alacaklılar toplantısının 12/12/2023 tarihinde yapıldığı ve toplantıdan itibaren 10 günlük sürenin geçtiği anlaşılmakla dava dosyası tekrar ele alınarak 13/02/2024 tarihli tensip zaptı düzenlendiği, duruşma gün ve saatinin taraflara tebliğe çıkarıldığı, görülmüştür.
... A.Ş'e yazılan müzekkereye cevap verildiği görülmüştür.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... iflas dosyasından 12/12/2023 tarihinde 2.Alacaklılar toplantısının yapıldığı, iflas idare masası oluşturulduğu, İflas idare memurlarının isim ve bilgileri ile toplantı tutanağını uyap üzerinden mahkememize gönderdiği, dosyamız arasına alındığı görülmüştür.
Mahkememizin 24/10/2024 tarihli 6 nolu celsesinde dosyanın bankacı bilirkişi ...'ya tevdii ile temlik eden davacı banka kayıtlarında yerinde inceleme yetkisi verilerek banka kayıtları, GKS, hesap kat ihtarı, hesap eksteleri incelenmek suretiyle dava tarihi itibari davalı temlikeden bankanın davalı müflis ...... ltd Şti'den alacaklı olup olmadığı, dava konusu olan 27/05/2014 tarihli ... numaralı 50.000,00 TL çekin davalı Müflis ...... Ltd Şti tarafından bankaya tahsil amaçlı, teminat amaçlı mı yoksa borca mahsuben mi verdiği noktasında rapor düzenlenmesinin istenildiği görülmüştür.
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, mali müşavir bilirkişi ...'nın 25/02/2015 tarihli raporunda özetle;
Davacı şahıs defterleri ve dosya kapsamında sunulan belgeler üzerinde yapılan inceleme ve tespitler neticesinde;
Davacı şahıs ile davalı şirket arasında ticari bir ilişkinin var olduğu ve davacı şahısın defter kayıtlarına göre davalı şirketten 444.326,62-TL alacaklı olduğu,
Davacı şahsın ve davalı şirkete vermiş olduğu ve dava konusu çekin, kredi teminatı karşılığında davalı şirket tarafından davalı bankaya verildiği,
Davalı bankanın, dava konusu çekin ciro yolu ile alacaklısı olduğu için, lehtar ve keşideci arasında düzenlenen sözleşmeden dolayı davalı bankaya karşı hak ileri sürülemeyeceği sonuç ve kanaatine varıldığı yönde rapor sunulmuştur. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği görülmüştür.
Dosyanın Bankacı bilirkişi ***'ya tevdi edildiği, bilirkişinin 31/12/2024 tarihli bilirkişi ön raporuna göre;
Mahkememizin ara kararında belirtildiği üzere, yerinde inceleme yaparak dava tarihi itibariyle davalı temlik eden bankanın davalı müflis ...... Ltd Şti'den alacaklı olup olmadığı, dava konusu olan 27/05/2014 tarihli ... numaralı 50.000,00 TL çekin davalı Müflis ...... Ltd Şti tarafından bankaya tahsil amaçlı mı, teminat amaçlı mı yoksa borca mahsuben mi verdiği noktasında rapor düzenlenmek amacıyla,
Bankanın Kayseri şubesine 11.12.2024 tarihinde gidilmiş ancak davalı firma ... yakıt Ltd.Şti.'nin hesaplarının Kayseri Ticari şubeye devredildiği belirtilmiştir. Kayseri Ticari şubeye 12.12.2024 tarihinde gidilerek yerinde inceleme yapılması ve belgelerin temini için müracat edilmiştir.
Ancak şube yetkilileri eski tarihli kayıtlar olması nedeniyle Genel Müdürlükten talep edilerek verileceği beyan edilmiştir. Aradan geçen sürede bankadan herhangi bir bilgi ve belge gelmemiştir. Tarafınca rapor hazırlanabilmesi için : -Banka tarafından ... YAKIT SAN.TİC.LTD.ŞTİ. 'ne gönderilen hesap kat ihtarnamesi,- 01.12.2013 tarihi itibariyle Banka tarafından ... YAKIT SAN.TİC.LTD.ŞTİ.'ne kullandırılmış olan ve daha sonrasında kullandırılan kredilerin ekstre dökümleri, - 2013 yılı ve sonrasında ... YAKIT SAN.TİC.LTD.ŞTİ. tarafından bankaya çek teslim edilen teslim föylerinden örnekler, -davaya konu Vakıfbank Kayseri şubesi 551512 seri nolu 28.05.2014 vadeli 50.000,00 TL tutarlı çekin bankaya teslim edildiğini gösteren çek teslim föyü,
Yukarda belirtilen belgelerin dava dosyasına eklenmesi halinde raporun tamamlanabileceğini ön raporunda belirtmiştir. Tüm deliller toplandıktan sonra tarafların iddia ve savunmalarının çözüme kavuşturulması için Bankacı bilirkişi ***'nun 15/01/2025 tarihli raporunda özetle; Davalı banka ... A.Ş.'nin diğer davalı ... YAKIT SAN.TİC.LTD.ŞTİ. 'den 11.02.22014 tarihi itibariyle Bankanın 136TK/15320 ve 136TLK/15506 nolu rotatif krediler, 136-6558633 nolu kredili mevduat hesabı ve çek yaprağı tazmin kredilerinden kaynaklanan Toplam 386.733,01 TL nakit ve çek yaprağı banka sorumluluk tutarından kaynaklanan 78.400,00 TL gayrınakdi alacağının bulunduğu ,
Davalı asıl borçlu ... Yakıt Ltd. Şti. Tarafından Vakıfbank Kayseri şubesine ait Keşidecisi ... olan 51512 seri numaralı 27.05.2014 ödeme tarihli 50.000,00 TL tutarlı çekin 16.12.2013 tarihinde düzenlenen çek teslim bordrosu ile ödeme gününde takas yoluyla tahsilatının sağlanması ve tahsilattan sonra kullanmış olduğu kredisine mahsup edilmesi amacıyla ... Yakıt Ltd. Şti. Tarafından ciro edilmek suretiyle bankaya teslim edildiği, bildirir yönde rapor sunmuştur. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği rapora karşı davacı vekilinin beyanlarını iflas idare memurlarının bilirkişi raporuna ise beyan ve itirazlarını sunduğu görülmüştür.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Davacı dava dilekçesiyle 27/05/2014 tarihli ... numaralı 50.000,00 TL çekin davalı Müflis ...... Ltd Şti. 15/12/2013 tarihli kömür satış sözleşmesi kapsamında teslim ettiğini, ancak davalı Müflis ...... Ltd Şti. Tarafından sözleşme kapsamında teslim edilmesi gereken kömürleri teslim etmediğini, kömürlerin teslim edilmemesi sebebiyle Müflis ...... Ltd Şti.'e başvurduğunu ve çekin iadesini istediğini, çekin bankaya teslim edildiğinin bildirildiğini belirterek çekin iptalini dilemiştir. Dosyamız arasındaki 15/12/2013 tarihli Müflis ...... Ltd Şti. İle davacı arasında yapılan sözleşmenin incelenmesinde dava konusu çekin davacıya 106.400 KG kömür karşılığında teslim edildiğini, davalı Müflis ...... Ltd Şti. Firması tarafından kömürün 15/01/2014 tarihinde teslim edilmesi kararlaştırıldığı görülmüştür. Yine Müflis ...... Ltd Şti adına imzalı "Belge" başlıklı 05/03/2014 tarihli evrakın incelenmesinde Müflis ...... Ltd Şti. Firması tarafından sözleşme kapsamındaki 106.400 KG kömürün teslim edilmediğinin beyan edildiği görülmüştür.
Dava konusu çekin incelenmesinde keşidecesinin davacı olduğu, lehtarının Müflis ...... Ltd Şti. Olduğu keşide tarihin 27/05/2014 ve 50.000 TL bedelli olduğu, açık ciro ile davalı bankaya geçtiği görülmüştür.
Mahkememizce sunulan bilirkişi raporlarında davalı bankanın genel kredi sözleşmesi kapsamında Müflis ...... Ltd Şti. Tarafından kullanılan kredi borcuna mahsuben verildiği tespitlerine yer verildiği görülmüştür.
Çek iptal davalarında amacın, keşidecinin mükerrer ödeme yapmasını önlemek ve kaybedilen kambiyo senedi yerine mahkemece verilecek iptal kararını keşideciye/muhataba ibraz etmekten ibarettir. Çekin kimin elinde olduğunun bilinmemesi bu davanın hasımsız açılmasına ilişkin koşul olup, çekin kimin elinde olduğu biliniyorsa istirdat davası veya menfi tespit davası açılabilir. Dava konusu çekin kimin elinde bulunduğu belli olduğundan ve davacının amacının alım sözleşmesi kapsamında karşı edim ifa edilmediğinden bahisle çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti amacı taşıdığı görülmektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 33. maddesine göre hâkim, Türk hukukunu re’sen uygulamak zorundadır. Bir davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hâkime aittir. Bu nedenle tarafların hukuki nitelendirmeyi doğru yapma zorunluluğu yoktur. Başka bir ifade ile hâkim, bildirilen hukuki sebeplerle bağlı olmayıp, hukuki sebebi kendiliğinden bulup uygulamakla sorumludur. Dava dilekçesi ve yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde dava, 27/05/2014 tarihli ... numaralı 50.000,00 TL çek yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi olarak değerlendirilmiştir.
Davalı ... Yakıt Ltd. Şti. hakkında mahkememizin ... karar sayılı dosyası ile 06/04/2015 tarihinde iflas kararı verildiği anlaşılmakla İİK'nun 194. maddesi gereğince iflas dosyasında yapılacak olan ikinci alacaklılar toplantı tarihinden 10 gün sonrasına kadar iş bu davanın durdurulmasına karar verilmiş. Mahkememizce ikinci alacaklılar toplantısının 12/12/2023 tarihinde yapılmış olması karşısında iflas idaresi memurlarına tebligat çıkarılmak suretiyle taraf teşkili sağlanarak yargılamaya devam olunmuştur.
Emre yazılı senetlerin devredilmesinde söz konusu olan ciro, yapılış amacı yönünden temlik, tahsil ve rehin cirosu olmak üzere üçe ayrılmaktadır. Amaç senedin mülkiyetini ve senette mündemiç alacak hakkını devretmek ise "temlik cirosu" söz konusudur. 6102 sayılı Kanun'un 684/1 inci maddesi; "ciro ve zilyetliğin geçirilmesi ile poliçeden doğan bütün haklar devrolunur" hükmünü haizdir. Buna göre temlik cirosu ile senedin mülkiyetinin ve senedin içerdiği hakkın devri için ciro işlemi yanında taraflar arasında devir sözleşmesinin bulunması ve senet zilyetliğinin geçirilmesi gerekir. Temlik cirosu ile ciranta artık senedin nihai alacaklısı sıfatını kaybeder ve ciro yaptığı şahsa ve ondan sonra gelecek olanlara karşı sorumlu olur. Ciro şerhinden aksi anlaşılmadıkça her ciro, kural olarak temlik cirosu hükmündedir.
Rehin cirosu, poliçeye ilişkin hükümler kapsamında 6102 sayılı Kanun'un 689 uncu maddesinde düzenlenmiştir. Bononun niteliğine aykırı düşmemek koşuluyla uygulanacak poliçe hükümlerinin sayıldığı 6102 sayılı Kanun'un 778 inci maddesinde aynı Kanun'un 689 uncu maddesine atıfta bulunulduğu için bononun da rehin cirosuyla devri mümkündür. Buna karşılık çeke uygulanacak poliçe hükümlerinin sayıldığı 6102 sayılı Kanun'un 818 inci maddesinde aynı Kanun'un 689 uncu maddesine atıfta bulunulmadığı için çekte rehin cirosu mümkün değildir. Bunun en önemli nedeni görüldüğünde ödenmesi gereken ve kısa ibraz sürelerine tâbi olan çekin bir ödeme aracı olmasıdır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.12.2021 tarihli ve 2017/(19)11-831 E., 2021/1622 K. sayılı kararı).
Çekte açık veya gizli (örtülü) rehin cirosu geçersizdir. Buna karşılık diğer kambiyo senetlerinde olduğu gibi çekte de teminat amacıyla inançlı temlik cirosu yapılabilir. Bu itibarla her ikisi de görünüşte temlik cirosu olarak yapıldığından bu cironun teminat amacıyla inançlı temlik cirosu mu yoksa gizli (örtülü) rehin cirosu mu olarak nitelendirileceği önemli bir husustur. Başka bir deyişle görünüşte temlik cirosu şeklinde olan bir cironun gizli (örtülü) rehin cirosu mu yoksa teminat amacıyla inançlı temlik cirosu mu olduğunu tespit etmek, ekonomik işlevleri aynı olmakla birlikte özellikle çeklerde bu ciroların hukuki sonuçlarının çok farklı olması göz önüne alındığında büyük önem taşıdığı ortadadır. Gerçekten de çeklerde yapılan cironun gizli (örtülü) rehin cirosu kabul edilmesi hâlinde ciro geçersiz olurken; teminat amacıyla inançlı temlik cirosu olarak kabul edilmesi hâlinde ise geçerli bir cironun varlığından söz edilecektir. Her ikisi de teminat vermek amacıyla yapılan ve birbiriyle karıştırılma ihtimali yüksek olan bu iki tür ciroyu birbirinden ayırmak için tarafların iradesine bakılmalıdır. Tarafların kullandığı "rehin" ve "teminat" sözcüklerinde gizli (örtülü) rehin cirosunun, "temlik" sözcüğünden ise teminat amaçlı inançlı temlik cirosunun varlığı sonucu çıkarılmamalıdır. Bu kapsamda bankaların kredi müşterileri ile düzenledikleri çek tevdi bordroları da tek başına çekin rehin cirosu olduğunu göstermemektedir. Zira 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince; bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır. Gerçekten de uygulamada çoğu zaman yapılan ciroya ilişkin terimlerin seçiminde özen gösterilmemekte ve bu terimler yanlışlıkla birbirlerinin yerine kullanılabilmektedir.
Çek üzerine yapılan görünüşte temlik cirosunun gizli (örtülü) rehin cirosu mu yoksa teminat amacıyla inançlı temlik cirosu mu olduğu hususunun tam olarak belirlenememesi hâlinde, sırf rehinde borçlunun durumunun daha avantajlı olduğu hususuna bakılarak değil, uygulamada (özellikle bankacılık uygulamasında) hangi işlemin tercih edilmekte olduğuna ağırlık verilerek karara varmak gerekir. Örneğin kambiyo senedi üzerinde tam bir hak sağlaması ve alacağın rehne göre daha kolay elde edilebilmesi sebebiyle bankalar tarafından kredi işlemlerinde, teminat amacıyla inançlı temlik cirosu tercih edilmektedir. Dolayısıyla bankacılık uygulaması kapsamında taraflar arasında yapılan teminat işleminin rehin mi yoksa inançlı temlik mi olduğu hususunda ihtilaf çıkması hâlinde, inançlı temlik lehine fiili bir karine bulunmaktadır (Fahrettin Aral, "Topyekün Temlik", Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi 42/1, 1992, s. 98).
Çekte rehin cirosu geçersiz olduğundan bir çeki rehin cirosuyla devralan kişinin yetkili hamil olmadığı hususu düzenleyen tarafından mutlak def'i kapsamında ileri sürülebilecek bir konudur. Ancak teminat amacıyla inançlı temlik cirosunda devreden (inanan) ile devralan (inanılan) arasındaki inanç anlaşmasına konu olan teminat hususu, inanç anlaşmasının taraflarını ilgilendirdiğinden düzenleyen tarafından hamile karşı ileri sürülemez. Başka bir deyişle teminat amacıyla inançlı temlik cirosunda senet borçlusu, devreden ile devralan arasındaki teminata ilişkin inanç anlaşmasına konu teminat hususuna dayanamaz. Zira teminat amacıyla inançlı temlik cirosunda inanç anlaşması sadece devreden ve devralanın dayanabileceği bir kişisel def'idir ve hatta senet borçlusu devreden ile olan kişisel def'ilerini devralana karşı ileri süremez. Gerçekten de çekler için de uygulanacak olan 6102 sayılı Kanun'un 687 nci maddesi; "Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun" hükmünü haizdir. Buna göre düzenleyen, lehtar tarafından teminat amacıyla inançlı temlik cirosu ile devredilen çeke ilişkin olarak lehtar ile olan kişisel def'ilerini iyi niyetli hamile karşı ileri süremeyecektir.
Somut olayda, anılan bilirkişi raporları ve sunulan kayıtlar uyarınca davalı Müflis ... Yakıt Ltd. Şti. ile davalı banka (temlik alan ... Yönetim A.Ş.) arasında kredi sözleşmesi bulunduğu ve kredi borcu nedeniyle dava konusu çekin davalı bankaya (temlik alan ... Yönetim A.Ş.) ciro edildiği, çekin üzerinde çekin bankaya rehin cirosu ile devredildiğine ilişkin herhangi bir açıklamanın bulunmadığı, dava konusu çeklerin gizli (örtülü) rehin cirosuyla değil, teminat amacıyla inançlı temlik cirosu ile devredildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla dava konusu çekin dava dışı ... Yakıt Ltd. Şti. nin kredi borcuna teminat olarak alınmasının tek başına rehin cirosuna meydan vermeyeceği gözetildiğinde davalıların dava konusu çekleri teminat amacıyla inançlı temlik cirosuyla devralarak meşru hamil olduğu kabul edilmesi gerekir. Dolayısıyla davacının (düzenleyenin) cironun tarafları arasındaki inanç anlaşmasına konu olan teminat hususunu da eldeki davada ileri sürmesine imkân bulunmadığından davanın banka (temlik alan ... Yönetim A.Ş.) yönünden reddine karar verilmiştir. ( Bakınız aynı yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2022/7391 E., 2024/5412 K. Sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2023/2142 E., 2024/5411 K. Sayılı ilamı)
Davalı ... Yakıt Ltd. Şti. yönünden ise 15/12/2013 tarihli kömür satış sözleşmesi kapsamında edimini yerine getirmediğinden ve dava konusu çekten dolayı davalıya borçlu bulunmadığı anlaşıldığından ilgili yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle:
Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile;
1-Davacının dava konusu olan 27/05/2014 tarihli ... seri numaralı 50.000,00-TL'lik çek nedeni ile davacının davalı müflis ...... Ltd. Şirketine borçlu olmadığının tespitine,
2-Davacının davalı ... Yönetim A.Ş (temlik eden ...)'e karşı açmış olduğu davasının reddine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 3.415,50-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 853,90-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.561,60-TL harcın davalı müflis ...... Ltd Şti'den alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından peşin yatırılan 25,20-TL başvurma harcı, 853,90-TL peşin harç olmak üzere toplam 879,10-TL harcın davalı müflis ...... Ltd Şti'den alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 3.086,50-TL yargılama giderinin davalı müflis ...... Ltd Şti'den alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı müflis ...... Ltd Şti. tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı müflis ...... Ltd Şti'den alınarak davacıya ödenmesine,
8-Davalı ... Yönetim Anonim Şirketi kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
9-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
10-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekili ve davalı ... Yönetim A.Ş vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/03/2025
Katip ***
e-imzalıdır
Hakim ***
e-imzalıdır