T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
BAŞKAN : ***
ÜYE : ***
ÜYE : ***
KATİP : ***
DAVACI : ***
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI : 1- ***
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 2-***
VEKİLLERİ : Av.
Av.
Av.
DAVALI : 3-***
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 4- ***
VEKİLLERİ : Av.
Av.
Av.
DAVALI : 5- ***
İFLAS İDARE
MEMURLARI : ***
DAVALILAR : 6- ***
7-***
DAVA : Yargılamanın Yenilenmesi (İade-i Muhakeme)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan yargılamanın yenilenmesi (iade-i muhakeme) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı, dava dilekçesinde özetle; ... Ve Gıda Sanayi A.Ş.'nin yasal hukuki sermayesinin 2.200.000.000-TL olduğunu, sermayenin %96,15 oranına denk gelen 2.115.357,00-TL'lik hisse senetlerinin kendisine devredildiğine dair devir sözleşmesinin hemen arkasından, hisselerinin 04/11/1993 tarihli devir işlemlerinin yapılmasına rağmen Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce bu tarihten sonra yapılan işlemler için sahte ortaklar bildiği halde sahte genel kurul kararlarını ... Sicili'ne tescil etmekle aynı suça ortak olduğunu, ... Ve Gıda Sanayi A.Ş.'nin hileli iflas ettirildiğini, hileli alacaklıların Kayseri 4. İcra İflas Müdürü ... başkanlığında ve iflas memurlarının 1998/3212 21/04/2000 tarihli toplantısında ittifakla karar verildiğini, iflas idaresi emrindeki ve değeri 40.000.000-USD olan ve bedelini iflas masasına tahsil etmedikleri ve diğer hırsızlık olaylarını da somut deliller ile ispat edemediklerini, şirket sermayesinin 20.000.000.000-TL'den 85.000.000.000-TL ye arttırılması ile ilgili esas mukavelenin 6. maddesinin değişikliği ile ilgili 31/08/1995 tarihinden önce yani 29/07/1992 tarihli şirket genel kurul kararının iptali istemiyle açtığı davada Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/07/2007 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı ilam ile aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verildiğini, oysaki şirket ortağı olduğunu, ... A.Ş. hakkında bazı özel kişilerin resmi kurumların bazı yetkilileri veya görevlilerinin, görevli bazı kurumların 1992-2014 yılları arasında ...'dan yasalara aykırı bir biçimde kişisel veya kurumsal çıkar sağlama ihtiyacı ve inancı ile ... A.Ş. aleyhine ve kendilerinin yasal olmayan çıkarları uğruna, yasa dışı yollardan genel kurul toplantısı düzenleyerek, kendilerini yönetim ve denetim kuruluna seçtirdiklerini, şirkete ortak olmadıkları ve vekaletleri olmadıkları halde açıkça hukuka aykırı olarak şirket sermayesini iki defa arttırdıklarını, ortak olmayan bu kişilerin şahsını azınlık hale getirmek için açıkça hukuka aykırı bir şekilde sermaye taahhütlerini muhasebe hileleri ile nakden şirket hesaplarına ödemedikleri halde ödemiş gibi gösterdiklerini, kendisinin %96,15 olan hisse oranını %10'lara düşürdüklerini belirterek davasının kabulüne, Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı dosyasının yeniden yargılanması yapılarak ... Ve Gıda Sanayi A.Ş.'nin 29/07/1992 tarihli şirket genel kurul kararının mutlak butlan ile muallel olup yok hükmünde olduğundan iptal edilmesine, yargılama ile ilgili harç ve giderlerin davalılardan alınarak kendisine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı İflas Nedeniyle Tasfiye Halinde ... Ve Gıda Sanayi A.Ş. İflas İdaresi memuru ... beyanlarına özetle; davacının davalı müflis şirketin ortaklarından olmadığına dair husus Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin *** Karar sayılı ilamı ile kesin olarak tespit edildiğini, bu kararda müflis şirketin ortaklarının kimler olduğu tespit edildiğini, ortaklar arasında davacının olmadığını, davacının benzer mahiyette başkaca talep ve davalar açtığını beyan ederek bu bakımdan iş bu davanın reddini dilemiştir.
Davalı ... vekili Av. *** cevap dilekçesinde ve beyanlarında özetle; müvekkili yönünden öncelikle yargılanmanın yenilenmesi şartları oluşmadığını, davanın usulden reddini istediklerini, ara kararı ile teminat yatırılmasına da karar verildiğini, eğer mahkemece yeniden bu konuda süre verilecekse teminat miktarının arttırılarak 150.000,00-TL olarak yatırılmasını istediklerini beyan ederek bu bakımdan iş bu davanın reddini dilemiştir.
Davalı T.C. ... İdaresi Başkanlığı vekili Av. *** cevap dilekçesinde ve beyanlarında özetle; yargılamanın yenilenmesi talebini içeren dilekçeden davacı tarafından, Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 29/07/1992 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının iptali için açılan davanın anılan mahkemece 12/07/2007 tarih ve *** Karar sayılı karar ile aktif husumet yokluğu gerekçesiyle reddedildiği, mahkeme kararının gerekçesine temel teşkil eden bilirkişi raporundaki iddiaların aksini ortaya koyan yeni delilllere ancak ulaşılabilmiş olduğundan bahsedilerek yargılamanın yenilenmesinin talep edildiğini, davanın haksız olduğunu beyanla yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmesini dilemiştir.
Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili Av. *** cevap dilekçesinde ve beyanlarında özetle; müvekkil bankanın daha önce görülen Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının tarafı olmadığını, müvekkili bankanın tarafı olmadığı bir dosyadan verilen karara istinaden yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinde müvekkili bankanın davalı olarak gösterilmesinin yanlış olduğunu, davalılardan ... Mevvesuyu ve Gıda San. A.Ş.'nin genel kurulu ve genel kurulda alınan kararlarla müvekkili bankanın uzaktan yakından hiçbir ilişkisi bulunmadığını belirterek müvekkili bankanın taraf sıfatı bulunmadığından talebin husumet yönünden reddine karar verilmesinidilemiştir.
Davalı T.C. ... Bakanlığı (... İl Müdürlüğü) vekili Av. ... beyanlarında özetle; yargılamanın yenilenmesine ilişkin şartların mevcut olmadığını, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesini dilemiştir.
Davalı ... ve davalı ... Sicil Müdürlüğü'ne çıkartılan dava dilekçesi ekli meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen süresinde cevap dilekçesi sunulmamış ve duruşmalara katılmamışlardır.
DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Taraflarca ticaret sicili kayıtlarına, ticari defter ve kayıtlara, şirketin malvarlığı, kasa ve banka hesabı kayıtlarına, markalarına, bilanço ve raporlara, Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen davalara, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasına, ihale kayıtlarına şirketin yönetim kurulu ve genel kurul kararlarına delil olarak dayanılmıştır.
Davacı tarafından delil olarak dayanılan bir kısım kayıt ve belge örnekleri, dilekçesinin ekinde dava dosyasına sunulmuştur. Bu müzekkeremize cevap verilmiştir.
Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/07/2007 tarihli, *** Karar sayılı kesinleşme şerhli gerekçeli karar örneği çıkarılarak dosyamız arasına alınmış ve anılan dosyanın Uyap kayıtları incelenmiştir.
Kayseri Genel İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak ... iflas sayılı dosya akıbetinin sorularak bu dosyanın Uyap sistemi üzerinden kayıt örneklerinin gönderilmesi istenilmiştir.
Davacının İflas Nedeniyle Tasfiye Halinde ... Ve Gıda Sanayi A.Ş.'de pay sahibi olup olmadığı hakkında davacı ile bir kısım davalılar arasında uyuşmazlık bulunması ve bu konuda daha evvel Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dava dosyası üzerinden verilen 19/06/1997 tarihli karar hakkında yargılanmanın yenilenmesi istemiyle açılan ... Esas sayılı dava dosyası bekletici sorun yapılmış ve akıbeti beklenmiştir. Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/12/2016 tarihli, ... Esas ve 2016/814 Karar sayılı gerekçeli kararı temyiz incelemesi sırasında Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/07/2023 tarihli, 2021/5389 Esas ve 2023/4501 Karar sayılı ilamı ile "... dosya içerisinde bulunan ... A.Ş.'nin 21/03/1995 tarihli, Tütüncüler Bankası Antalya Şubesi'nin 24/03/1994 tarihli, Türkiye Emlak Bankası A.Ş.'nin 23/03/1994 tarihli cevabi yazılarında ...'nın elinde bulunan bir kısım hisse senetlerinin muhafaza altına alınmasına rağmen, Mahkemece ...'nın yokluğunda ve davacının talebini de aşacak şeklide hisse senetlerinin bir kısmının davacıya, diğer kısımlarında davalı ve müdahil talebinde bulunanlara ait olduğunun tespitine karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece öncelikle yapılacak iş ...'nın müdahale talebi üzerine davacıya, ... aleyhine dava açması için süre verilmesi, açıldığı takdirde davanın eldeki davayla birleştirerek dosyadaki bilgi ve belgelere göre oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış. ..." nedenleriyle mahkeme kararının bozulmasına karar verildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/07/2007 tarihli, *** Karar sayılı ilamı ile verilen karar hakkında yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir.
6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca davanın niteliği itibarı ile dava, mahkememiz heyeti tarafından incelenip sonuçlandırılmıştır.
Taraflar arasında uyuşmazlık konuları Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/07/2007 tarihli, *** Karar sayılı ilamı hakkında yargılamanın yenilenmesi koşullarının ve bu ilama konu 29/07/1992 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının iptali koşullarının bulunup bulunmadığı konularında toplanmaktadır.
Davacı dava dilekçesinde Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nin *** Karar sayılı dosyası üzerinden görülen davada bazı özel kişilerin ve resmi kurumların bazı yetkilileri veya görevlilerinin, görevli bazı kurumların 1992-2014 yılları arasında ...'dan yasalara aykırı bir biçimde kişisel veya kurumsal çıkar sağlama ihtiyacı ve inancı ile ... Ve Gıda Sanayi A.Ş.'nin aleyhine ve kendilerinin yasal olmayan çıkarları uğruna, yasa dışı yollardan genel kurul toplantısı düzenleyerek, kendilerini yönetim ve denetim kuruluna seçtirdiklerini, şirkete ortak olmadıkları ve vekaletleri olmadıkları halde açıkça hukuka aykırı olarak şirket sermayesini iki defa arttırdıklarını, ortak olmayan bu kişilerin şahsını azınlık hale getirmek için açıkça hukuka aykırı bir şekilde sermaye taahhütlerini muhasebe hileleri ile nakden şirket hesaplarına ödemedikleri halde ödemiş gibi gösterdiklerini, Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/07/2007 tarihli, *** Karar sayılı ilam ile aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verildiğini, oysaki şirketin ortağı olduğunu ileri sürerek yeniden yargılanması yapılarak ... Ve Gıda Sanayi A.Ş.'nin 29/07/1992 tarihli olağanüstü genel kurulunun ve bu genel kurulda alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespitine ve tüm sonuçları ve alınan kararlar ile birlikte iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Bu yönüyle dava, mahkememizin 12/07/2007 tarihli, *** Karar sayılı dosyası üzerinden görülen davada yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir.
Uyuşmazlığın çözümüne geçilmeden önce yargılamanın yenilenmesi kavramının açıklanmasında yarar bulunmaktadır.
Kesin hükme bağlanmış olan bir davaya bakılamayacağına ilişkin kuralın en önemli istisnası yargılamanın yenilenmesi yoludur.
Yargılamanın yenilenmesi, bazı ağır yargılama hatalarından ve noksanlarından dolayı, maddi anlamda kesin hükmün sona ermesini ve daha önce kesin hükme bağlanmış olan bir dava hakkında yeniden yargılama ve inceleme yapılmasını sağlayan olağanüstü bir kanun yoludur (Baki, Kuru: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt V, s. 5165).
Belirtmek gerekir ki, karar kesinleşmiş olsa dahi bazı yargısal hatalar çok ağır olabilir, toplum vicdanını derin bir şekilde zedeleyebilir ve hukuk düzenine duyulan güveni ortadan kaldırabilir. Bu ağır ve kabulü zor hataların karar kesinleştikten sonra anlaşılması hâlinde dahi, kararı ayakta tutmaya çalışmak, kesinleşmenin amaçladığı hukukî güvenliği zedeleyecek, hukuk barışını bozacak, adalet hissine dokunacaktır. Yargılama sırasında meydana gelen hatalar ve eksiklikler çok ağır ise bu tür kararlara karşı olağanüstü kanun yolu olan yargılamanın iadesi (veya yargılamanın yenilenmesi ya da iade-i muhakeme) yolu kabul edilmiştir (Muhammet, Özekes: Pekcanıtez Usûl Medeni Usûl Hukuku, Cilt III, İstanbul 2017, s. 2323, 2324).
Yargılamanın iadesi sebepleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 375. maddesinde (1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun m. 445) sınırlı olarak sayılmıştır. Bunun dışındaki bir sebepten dolayı, yargılamanın iadesi yoluna gidilemez. Bir başka anlatımla, maddede sayılan yargılamanın iadesi sebepleri kıyas yolu ile genişletilemez (Kuru, s. 5171).
Yargılamanın iadesi, 6100 sayılı HMK'nun 374. maddesinde de belirtildiği üzere kesin olarak verilen veya kesinleşmiş hükümlere karşı istenilebilir. Dolayısıyla, bir karar henüz kesinleşmemiş ise 6100 sayılı HMK'nun 375. maddesinde sayılan sebeplerden biri mevcut olsa bile, hüküm kesinleşmeden önce yargılamanın iadesi yoluna gidilemeyecektir.
6100 sayılı HMK'nun 375. maddesinde yargılamanın iadesi sebepleri; "(1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir:
a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması.
b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hakimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması.
c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması.
ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması.
d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmi makam önünde ikrar edilmiş olması.
e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması.
f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması.
g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması.
ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması.
h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması.
ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması.
i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması (Eklenmiş ibare RGT: 31/07/2018 RG No: 30495 Kanun No: 7145/19) veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi.
(2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hallerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir." şeklinde belirtilmiş, 376. maddede ise taraflar dışında üçüncü kişilerin hükmün iptalini istemesi durumu düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK'nun "Talebin ön incelemesi" başlıklı 379. maddesinde; "(1) Yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkeme, tarafları davet edip dinledikten sonra; a) Talebin kanuni süre içinde yapılmış olup olmadığını, b) Yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığını, c) İleri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığını kendiliğinden inceler.(2) Bu koşullardan biri eksik ise hâkim davayı esasa girmeden reddeder." hükmü düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK'nun "Süre" başlıklı 377. maddesinde; "(1) Yargılamanın iadesi süresi; a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olduğunun öğrenildiği, b) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde öngörülen hâllerde, kararın davalıya veya gerçek vekil veya temsilciye tebliğ edildiği; alacaklı veya davalı yerine geçenlerin karardan usulen haberdar olduğu, c) Yeni belgenin elde edildiği veya hilenin farkına varıldığı, ç) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (d), (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde, ceza mahkûmiyetine ilişkin hükmün kesinleştiği veya ceza kovuşturmasına başlanamadığı yahut soruşturmanın sonuçsuz kaldığı, d) Karara esas alınan ilamın bozularak kesin hüküm şeklinde tamamen ortadan kalkmasından haberdar olunduğu, e) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (i) bendinde yazılı sebepten dolayı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararının tebliğ edildiği, tarihten itibaren üç ay ve her hâlde iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır. (2) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (ı) bendinde yazılan sebepten dolayı yargılamanın yenilenmesi süresi ilama ilişkin zamanaşımı süresi kadardır." hükmü düzenlenmiştir.
Yargılamanın yenilenmesine ilişkin dava dosyasının Uyap kayıtları incelendiğinde ... vekili tarafından İflas Nedeni İle Tasfiye Halinde ... Suyu Ve Gıda Sanayi Anonim Şirketi İflas İdaresi aleyhine müvekkilinin Kamu Ortaklığı Yüksek Kurulu'nun 07/07/1992 tarihli ve 92/18 sayılı kararı ile davalı ... Ve Gıda San. A.Ş.'nin Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanlığı'na ait %96,15 oranındaki hisselerini blok olarak ... ilev birlikte satın aldığını, satış sözleşmesinin 16/07/1992 tarihinde imzalandığını, hisse senetlerinin 23/07/1992 tarihinde teslim edildriğini ancak sürecin devamında şirketten nemalanan bir kısım kötü niyetli ortaklar tarafından kanunda aranan süreler de ihlal edilmek suretiyle 29/07/1992 tarihinde genel kurul toplantısı yaparak KOİ ye bilgi verilmesi ve izin alınması gerekir iken bu usule de uyulmayarak, hisse teslimi 23/07/1992 iken 29/07/1992 tarihinde genel kurul toplantısı yapılmasının mümkün olmadığını, bu nedenle de genel kurulda alınan kararların ve hisse artırımlarının yok hükmünde olduğunu,yönetim kurulu yapılacak ihaleden önce şirketi ele geçirme saiki ile kötü niyetle satış yapılarak %96,15 oranındaki blok hissenin karşılıksız bırakılarak şirketi ele geçirmenin amaçlandığını, genel kurul toplantısının, gazete ilanının sermaye artırımı izinlerinin özelleştirme öncesi tarihlere ait olduğunu, özelleştirmenin 16/07/1992 tarihinde, blok hisse devrinin ise 23/07/1992 tarihinde gerçekleştirildiğini, genel kurula çağrı süresinin ilan ve toplantı süresinin bu durumda tamamen geçersiz olduğunu, Sanayi Ve Ticaret Müdürlüğü'nden verilen izin belgesinin de amortismana tabi varlıkların değer artış fonunun sermayeye ilavesi izni olduğunu, nakit sermaye artışı izni verme yetkisinin İç Ticaret Genel Müdürlüğü'ne ait olduğunu, şirkette yabancı sermaye de olduğu için nakit sermaye artışı için yabancı Sermaye Daire Başkanlığı'nın da izni gerektiğeini, bu izinlerin alınmamış olması nedeniyle yapılan sermaye artışının da yasal olmadığını, ortaklar genel kurul hazır bulunanlar listesi incelendiğinde, ... kendisi adına asaleten, ortaklar ..., ... ve ... adına vekaleten oy kullanıldığını, oysa müvekkili ... tarafından bu şahsa verilmiş bir vekalet olmadığını, hükümet komserinin vekaletnameleri inceleyip incelendi şerhi vermesi ve divana sunmasının zorunlu olduğunu, vekaletlerin olmaması karşısında toplantı yeter msayısının mevcut olmadığını, bu nedenle de sermaye artırımı için aranan nitelikli çoğunluğun mevcut olmadığını, bu husus bile genel kurulun yoklukla malul olduğunu gösterdiğini, ...'ın toplantı tarihinde muhasebe müdürü olmasına rağmen denetim ve yönetim kuruluna seçildiğini, ... toplantıda vekaleten temsil edilmesine rağmen divan başkanı olarak toplantı yönetim imza attığını, ...'in istifa etmesine rağmen genel kurula katıldığını, KOİ'nin satış sözleşmesinin 3 ve 4. maddesinde 3. şahıslara hisse devrinin yasaklanmasına rağmen 3. şahıslara hisse devri yapıldığını ve yönetime seçildiklerini açıklanan tüm nedenlerle yapılan genel kurulun yok hükmünde olduğunu belirterek 29/07/1992 tarihli olağanüstü genel kurulun ve genel kurulda alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespitine ve tüm sonuçları ve alınan kararlar ile birlikte iptaline karar verilmesini talep ve dava ettiği, yapılan yargılama sonunda
Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/07/2007 tarihli, *** Karar sayılı gerekçeli kararı ile davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı nedeniyle davasının reddine karar verildiği, 12/12/2007 tarihli hükmün tebliğini müteakip davacı tarafından süresinde temyiz edildiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 10/06/2010 tarihli, 2010/7169 Esas ve 2010/6699 Karar sayılı ilamı onandığı, bilahare karar düzeltme talebinin de Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 03/12/2010 tarihli, 2010/12217 Esas ve 2010/12439 Karar sayılı ilamı ile reddedildiği ve hükmün 03/12/2010 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.
Somut olaya gelince, yargılamanın iadesi sebepleri HMK'nun 375. maddesinde tahdidi olarak sayıldığı, davacı tarafından ileri sürülen sebeplerin ise HMK'nun 375/1-a, b, c, ç, d, e, f, g, ğ, ı ve i bentlerinde tahdidi olarak sayılan sebeplerden olmadığı, yargılamanın yenilenmesi koşullarının bulunmadığı görülmektedir. Bu durumda davacının davalı İflas Nedeni İle Tasfiye Halinde ... Suyu Ve Gıda Sanayi Anonim Şirketi İflas İdaresi hakkındaki davanın HMK'nun 375. maddesinin koşullarının bulunmaması nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Yine yargılamanın iadesine ilişkin dava, önceki davadaki davalı olan İflas Nedeni İle Tasfiye Halinde ... Suyu Ve Gıda Sanayi Anonim Şirketi İflas İdaresi'ne yöneltilir. Buna göre davalı İflas Nedeni İle Tasfiye Halinde ... Suyu Ve Gıda Sanayi Anonim Şirketi İflas İdaresi dışındaki diğer davalıların eldeki davada davalı sıfatlarının bulunmadığı görülmektedir. Tüm bu nedenler dikkate alınarak mahkememizce davacının davalı İflas Nedeni İle Tasfiye Halinde ... Suyu Ve Gıda Sanayi Anonim Şirketi İflas İdaresi hakkındaki davasının HMK'nun 375. maddesinin koşullarının bulunmaması nedeniyle reddine ve davacının İflas Nedeni İle Tasfiye Halinde ... Suyu Ve Gıda Sanayi Anonim Şirketi İflas İdaresi dışındaki diğer davalılar olan Başbakanlık ... İdaresi Başkanlığı, ... Sicil Müdürlüğü, ... Bakanlığı (... İl Müdürlüğü), ... A.Ş., ... ve ... hakkında açtığı davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davalı İflas Nedeni İle Tasfiye Halinde ... Suyu Ve Gıda Sanayi Anonim Şirketi İflas İdaresi hakkındaki davanın HMK'nun 375. maddesinin koşullarının bulunmaması nedeni ile REDDİNE,
2-Davacının davalılar T.C. Başbakanlık ... İdaresi Başkanlığı, ... Sicil Müdürlüğü, T.C. ... Bakanlığı (... İl Müdürlüğü), ... A.Ş., ... ve ... hakkındaki davasının PASİF HUSUMET YOKLUĞUNDAN REDDİNE,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 12,20-TL harcın mahsubu ile bakiye 603,20-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına,
6-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince davacı tarafça yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde davacı tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adresine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, davalı tarafça yatıran gider avansı olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Kararın mahiyeti gereği davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
8-Davalılardan T.C. Başbakanlık ... İdaresi Başkanlığı, ..., T.C. ... Bakanlığı (... İl Müdürlüğü) ve ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,
9-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra mahkememiz arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekili Av. ***, davalı iflas idaresi memuru ... ve davalı T.C. ... Bakanlığı (... İl Müdürlüğü) adına Hazine vekili Av. ***'in yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/03/2025
Başkan ***
E-imzalıdır
Üye ***
E-imzalıdır
Üye ***
E-imzalıdır
Katip ***
E-imzalıdır