T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ***Esas - ***
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ***
KATİP : ***
DAVACI : ***
İFLAS İDARE
MEMURLARI : 1-***
2-***
3-***
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI : ***
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (ticari satımdan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı borçludan alacağının sağlanması amacıyla Kayseri (Kapatılan) 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, başlatılan icra takibine dair ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiğini ve davalı tarafın işbu takibe kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, haksız olan bu itiraz nedeniyle icra takibinin durdurulduğunu, borçlunun itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, davalı adına kayıtlı Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü'ne bağlı Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, Amarat Köyü'nde bulunan ... Ruhsat Nolu, ... Erişim Nolu maden ocağının bulunduğunu, faturalara konu iş ve hizmetlerin müvekkili şirketçe davalıya ait bu maden ocağına yapıldığını, davalının bu faturaları Maden İşleri Genel Müdürlüğü'ne de bildirdiğini, Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nden sorulduğunda bu faturaların davalı adına kayıtlı maden ruhsatı dosyalarında olduğunun görüleceğini, davalının faturaları ve müvekkili şirkete olan borcunu açıkça bilmesine rağmen icra müdürlüğüne gerçek dışı beyanda bulunarak kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğini, davalının müvekkili şirkete bu maden ocağını ve aynı alanda bulunan hangarı sattığını, ancak ruhsat devrini ve tapu devrini de kötü niyetli olarak yapmadığını, davalının borca itirazında gerçek dışı beyanda bulunduğunun Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma nolu dosyasında verdiği beyanları ile sabit olduğunu, davalının beyanlarında geçtiği üzere "... Müh. İnş. Ltd. Şti.'nin ortaklarındanım, ancak bizim işlerle babam ... ilgilenir. Şirketin temsil yetkili müdürü de Osman Kürkçü'dür. ...'ı da şirket ortağı olması nedeniyle tanırım. Ocağın işletilmesinden ve faaliyetlerinden hiçbir bilgim yoktur. Dediğim gibi şirket yetkilisi Osman Kürkçü'dür. Bizim hisselerimizin kontrolü babam ... ve abim ...'dadır." dediğini, Osman Kürkçü'nün de aynı dosyadaki dilekçe ekinde sunmuş oldukları imzalı beyanında; "Ben ..., ... ve ... ile birlikte Yalçın İzalasyon Müh. İnş. Ltd. Şti.'ni şirketini kurduk. Bu kapsamda 2015 yılının Temmuz ayında ben, ... ve ... ocağın ihalesini Bayer Bazalt Müh. İnş. firmasına verdik. Aynı firmaya ...'ın arazisini ve yapımında payı olan fabrikayı sattık. Bu şirketin imza yetkili temsilcisi bendim ve hala benim. Yetkim devam etmektedir." dediğini, ...'nın da aynı dosyadaki dilekçe ekinde sunulan imzalı beyanında; "Amarat Mahallesi'ndeki taş ocağı üzerine Osman Kürkçü, Cevahir, Havva Hep birlikte ... Müh. İnş. A.Ş. adında bir şirket kurduk. ... tarlayı da 20.000,00-TL'ye şirkete koydu. Daha sonra bankadan kredi çekti. Bu kredilerin güvencesi olarak da ...'ın evlerinin üzerine ipotek koydurduğunu ancak daha sonra ocağı işletemez hale geldiklerini ve ...'ın bu evleri kurtarmak amacıyla fabrikayı satmaya karar verdiklerini, bu kapsam ... İnş. A.Ş. ile pazarlık yaptık bu pazarlık kapsamında Köksal'a ait evler üzerindeki ipoteklerin kalktığını" beyan ettiğini, borçlunun itirazı yerinde olmadığını belirterek haksız itirazın kaldırılması için dava konusu faturalarla açıkça ilgili olduğundan ve dava konusu ile ilgili olduğundan davalı adına kayıtlı Enerji Ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü'ne bağlı Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, Amarat Köyü'nde bulunan ... Ruhsat Nolu, ... Erişim Nolu maden ocağı ruhsatı üzerine ihtiyati haciz dahil ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesine davalının haksız itirazının iptali ile borçlunun takip konusu borcu, faturaları ödemesi gereken tarihten itibaren ticari temerrüt faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız açılan davayı kabul etmediklerini, davaya konu icra takibine dayanak yapılmış olunan faturalara ilişkin müvekkilinin alacaklı şirkete hiçbir borcu bulunmadığını, kaldı ki faturalar incelendiğinde de görüleceği üzere faturaların yasaya ve usule uygun olarak düzenlenmediğini, yasaya ve usule uygun olarak müvekkiline teslim edilmediğini, faturalarda müvekkilinin herhangi bir kabul ya da onay imzasısın da bulunmadığını, faturaların müvekkiline teslim edilmediğinden, yasal süresinde faturalara itiraz etme hakkının da ihlal edildiğini, dolayısıyla işbu faturalara dayanılarak başlatılmış olunan icra takibinin de hukuka uygun olmadığını, ayrıca davacı tarafın faturaları müvekkiline usule uygun olarak tebliğ etmediğini, takibe dayanak faturalara konu işin yapıldığını da ispat edemediğini, bu nedenlerle işbu davayı kabul etmediklerini beyanla davanın reddi ile müvekkili lehine %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davacı tarafça Kayseri 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına, Enerji Ve
Tabi Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü'ne bağlı Kayseri
İli, Kocasinan İlçesi, Amarat Köyü'nde bulunan ... Ruhsat
Nolu ve ... Erişim Nolu maden ocağının dosyasına, dava konusu faturaların bu maden ocağı dosyasından araştırılmasına, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasına, faturalara, cari hesap ekstresine, sevk irsaliyelerine, davalının ticari defterleri ve davalının ortağı ve yetkilisi olduğu şirketlerin ticari defterlerine, davacı şirketin ticari defterlerine, gerektiği takdirde inşaatlarda yerinde tespit yapılmasına, bilirkişi incelemesine, tanık beyanlarına ve yemin deliline dayanılmıştır.
Davalı tarafça, Kayseri 2. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasına, davalının defter, belge ve kayıtlarına, davacı şirketin defter ve kayıtlarına, tanık beyanlarına, keşif ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır.
Kayseri 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası incelenmek üzere celbedilmiş dosyanın uyap kayıtları dava dosyamız arasına alınmıştır.
Enerji Ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Kayseri
İli, Kocasinan İlçesi, Amarat Köyü'nde bulunan ... Ruhsat Nolu ve ... Erişim Nolu maden ocağının dosyasının bir suretinin ve dosya içinde varsa bütün faturaların birer fotokopilerinin gönderilmesi istenilmiştir. 21/02/2019 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Yargılama sırasında taraflarca bildirilen tanıklar usulünce dinlenmişlerdir.
Davacı tanığı ... duruşmada, "Ben davacı ... Şirketi'nde çalışan tır şoförüyüm. 2015 yılının 10. ayında işe başladım. Kayseri Amarat mevkiisi denilen yerde davacı şirketin yani ...'in taş ocağı yani maden ocağı yeri vardı. Davalı ...'yı şahsen tanımam, ancak babasını ve kardeşi ...'yı tanırım. ... bu maden yerini bu kişilerden satın aldı, ancak aralarındaki bu alışverişin detaylarını ben bilmiyorum. Ben işe girdikten 6 ay sonra cezaevine girdim. Yaklaşık 1 yıl yattım, tekrar çıktım ve tekrar davacı şirkette çalışmaya başladım. Bahsettiğim maden ocağında bazalt taşı çekiyorduk, davalının babasının ismini hatırladım ...'dır. Bu kişi ve ... ile yanında birkaç kişi daha olduğu halde ki ben bu kişileri tanımıyorum, taş ocağına geldiler. Fabrikanın mevkisinde yolu kestiler ve burayı biz sizden tekrar aldık dediler. Bize de geri dönün bakalım dediler. Ben de geri döndüm geldim, daha doğrusu ocağa el koydular. Daha sonra ben davacı şirketten ayrıldım. Şu anda onlarla çalışmıyorum. Ben çalıştığım dönemde belki 500 tır bu ocağa kum çektim, bu kumlar ocağa yani fabrikaya giden yollara serildi. Bunları davacı şirket yaptırdı, karşıladı. Ocağın içinin bütün beton ve elektrik malzemelerini, işlerini davacı şirket yaptırdı. Ben Allah için konuşuyorum. Davacı şirketin yani ...'in davalıdan alacağı vardır ama miktarı nedir onu bilemiyorum. Bunu da şuradan biliyorum; çünkü ... ile ... yanımızda konuşurlarken aralarında tartışma oldu. ... dedi ki ona; benim 1 milyon lira paramı aldı dedi. O da ona 200.000,00 TL'lik çekin döndü onu da verdiğin paranın faizine sayıyorum, dedi. Bu konuşmalarını duydum, başka bir bilgim yoktur. Benim bildiklerim, gördüklerim bunlardır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı Paşa Mehmet Talaslıoğlu duruşmada; "Ben davacı ... Şirketi'nde sigortalı çalışan biriyim. Sorulan dönemde de 2015'in ikinci yarısından itibaren bu güne kadar aralıksız çalışmaktayım. Amarat'taki taş ocağında sevkiyat müşteri ilişkileri ve benzeri konularında görevliyim. Davada belirtilen faturalara konu işlerle ilgili iki iş makinası, 4-5 tırla bir haftaya yayılan, 3 günü de yoğun bir şekilde çalışılan kadastro yolundan yani kullandığımız asfalt yoldan ocak sahasının içine kadar uzanan yaklaşık 2 kilometreyi aşkın civarındaki yol çalışmasına şahit oldum. ... bu yol çalışmalarında bahsettiğim makinalarını kullandı. O sırada bu ocağın ...'dan ...'e devir işleri vardır. Ancak bu yol çalışmalarının yapıldığı sıralar devir olmuş muydu olmamış mıydı ben bilmiyorum. Aralarında bir anlaşma vardı ama hangi aşamadaydı ben bilmiyorum. Bu yol çalışması masraflarını davacı ... karşıladı, ancak miktarını bilmiyorum. Ne kadar fatura düzenlendi onu da bilmiyorum, ama çok ciddi bir rakam olduğunu biliyorum. Bu iş ve faturalar karşılığı bir ödeme yapıldı mı yapılmadı mı onu da bilmiyorum. Yine burada ... tarafından saha betonu döküldü. Bunların da masraflarını ... karşıladı, yine ruhsatla ilgili bir takım çalışmalar yapıldı. Onlar yapılırken ben de orada bulunuyordum. Bunların masrafları da ... tarafından karşılandı. ... bu masrafları, işleri kendisi için mi yoksa başkası için mi yapıyordu bilmiyorum ama o sıralar devir görüşmeleri anlaşmaları aşamalarını bilmediğim için burada yapılan işlerin ve masrafların kendisine devredileceği için mi yoksa devredildikten sonra mı yapıldığını ben bilemiyorum. Ama bu işler yapıldı. Benim bildiklerim bunlardır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ... duruşmada; "Benim davalı ... ile eskiden bir ortaklığım vardı. Bu ortaklığım Amarat'taki bazalt ocağıyla ilgiliydi. Biz ortakken bu Amarat'taki ocak ...'e satıldı. Ama satışın koşullarını ayrıntılarını ben hiç bilmiyorum, çünkü satış ve devirle ilgili bütün işlerle ... ve kardeşi ... ilgileniyorlardı. Devir tarihi de 2-3 yıl önceydi diye hatırlıyorum. Onlardan duyduğuma ve söylediklerine göre bu ocağı ... parasını veremediği için Akkaya'lar geri aldı diye duydum. ... bu devirden sonra bazalt ocağında 1-2 yıl çalıştı, işletti ama oralara bir şeyler yaptı mı yaptıysa neler yaptı ben hiçbir şey bilmiyorum. Ayrıca aralarındaki bu dava konusu olan faturalar alacak ve borç durumları hakkında da hiçbi bilgim görgüm yoktur. Ben bu ocaktaki ortaklığımı devir aşamasında iken benim haricen banka kredi borçlarım vardı. Onları da benim adıma ... ödedi, kapattı. Bildiğim kadarıyla 139.000,00 ile 150.000,00-TL arasında bir borçtu. Benim bildiklerim bunlardır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ... duruşmada; "Dava edilen yer bir maden ocağıdır. Maden ocağının yol ve projelerini ve harfiyat işlerini yaptırdım. Bayer Beton Şirketi'ne bunları yaptırdım. Ruhsat kızım olan davalının adınadır. Bu faturaların hepsi ödenmiştir. Eğer ödenmeseydi zaten diğer işler yaptırılmazdı. Çünkü aralarında 3'er ay 5'er ay hatta 1 yıl süreler vardır. Biri ödenmese diğerlerini yaptırmazdı. Tamamı 100 küsür bin liraya anlaşılmıştı. Anlaşıldığı gibi ... bütün işleri yaptı. Ama karşılıkları da kendisine ödenmiştir. Benim bildiklerim bunlardır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı Ahmet Özdoğan duruşmada; "Benim bildiğim davalı ... davacı şirketten beton aldı ancak hangi koşullarda ve şartlarda satın aldığını ve anlaşmalarının detaylarının ne olduğunu ben bilmiyorum. Ayrıca hangi tarihlerde ne miktarlarda ve ne cinste beton alındığını da ben bilmiyorum. Ayrıca aralarındaki davaya konu alacak borç durumu yönünden de bir bilgim yoktur. Benim bildiklerim bunlardır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin 2016/928 Esas sayılı davasında davacı şirketin iflasının açılmasına karar verildiği ve Kayseri 3. İcra Müdürlüğü'nün 2019/1 iflas sayılı dosyasının da açıldığı, anlaşıldığından İİK'nun 194. maddesi gereğince işbu davanın ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonrasına kadar olmak üzere durdurulmasına, bu nedenle dava dosyasının duruşmalardan çekilmesine, düzenli aralıklarla ilgili iflas müdürlüğüne müzekkere yazılarak 2. alacaklılar toplantısının yapılıp yapılmadığının, yapılmışsa hangi tarihte yapıldığının sorulmasına, 2. alacaklılar toplantısının yapıldığı tarihten 10 gün sonra dosyanın yeniden ele alınarak tensiple yeni duruşma günü belirlenerek taraflara tebliğine karar verilmiş ve bu süreç takip edilmiştir. Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... İflas sayılı yazısına göre 2. alacaklılar toplantısının 10/03/2023 tarihinde yapıldığı ve toplantıdan itibaren 10 günlük sürenin geçtiği anlaşılmakla mahkememizce yargılamaya devam edilmek üzere dosyaya yeniden duruşma günü verilmiştir. Davacı şirket iflas tasfiyesine girdiğinden davayı iflas idaresi takip etmiştir.
Enerji Ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı, Maden Ve Petrol İşletmeciği Genel Müdürlüğü'nün 21/02/2019 tarihli cevabi yazısında mahkememizce istenilen hususların tam olarak karşılanmadığı görülmekle buraya yeniden müzekkere yazılarak Kayseri ili, Kocasinan İlçesi, Amarat Köyü dahilinde bulunan S.... Nolu Maden Ocağı dosyasının ve bu dosya içerisinde .... Ve İnş. A.Ş. tarafından davalı ... hakkında 2015 tarihinde düzenlenen ve müzekkeremiz ekinde gönderilen 8 parça faturanın mevcut olup olmadığının sorulmasına, varsa bu faturaların örneklerinin ve bu faturaların maden ocağı dosyasına sunulmasına ilişkin beyan, yazı ve kayıt örneklerinin gönderilmesi istenilmiştir. 12/10/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Kayseri 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının içinde bulunan ve takibe dayanak yapılan 20837, 21007, 106742, 106822, 106916, 17862, 17863 ve 17864 numaralı faturaların okunaklı örneklerinin eklenmesi suretiyle Mimar Sinan Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne ve Gevher Nesibe Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne ayrı ayrı müzekkere yazılarak bu faturaların ... Ve İnşaat A.Ş. tarafından Form Bilanço Satım (BS) ve ... tarafından Form Bilanço Alım (BA) belgelerinde kullanılıp kullanılmadığının sorularak, ilgili kayıt ve örneğinin istenmiştir.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyasına müzekkere yazılarak müflis ... Ve İnşaat A.Ş.'nin ticari defter ve kayıtlarının gönderilmesinin veya bilirkişi incelemesine hazır edileceği açık adresinin, bu adreste ticari defter ve kayıtları bilirkişinin incelemesine sunacak ilgili kişinin adı, soyadı ve irtibat telefon numarasının bildirilmesi istenilmiştir.
Kayseri 13. Asliye Ceza Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dosya akıbeti sorulmuş, dosyanın Uyap kayıtları dosyamız arasına alınmıştır.
Davacı iflas idaresi vekiline müflis şirketin 2015/2016/2017 ve 2018 yıllarına ait tüm ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmeleri, ibrazı mümkün değilse bunun nedenlerinin açıklanarak ticari defter ve kayıtlarının bilirkişiye ibraz edileceği açık adresini ve bu adreste ticari defter ve kayıtları incelemeye sunacak kişinin adı, soyadı ve telefon numarasını bildirmesi için süre verilmiştir.
Kayseri Genel İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak Kapatılan 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının Uyap kayıt örneklerinin gönderilmesi istenmiştir.
İlgili delillerin toplanmasından sonra HMK'nun 266. maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir muhasebeci/mali müşavir bilirkişiye tevdine, bilirkişiye HMK'nun 268. maddesi gereği dosyamız arasına sunulan ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapması, raporuna esas alacak olup da dosya içinde bulunmayan kayıt ve belgeler olursa birer suretinin raporuna eklemesi için yetki verilmesine, HMK'nun 273. maddesi gereğince taraflarca dosya içerisine sunulmuş ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulup tutulmadığı, açılış ve kapanış tasdiklerinin bulunup bulunmadığı, iddia, savunma, ticari defter ve kayıtlar, icra takip dosyası, Enerji Ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı'nın cevabi yazıları ve tüm delilleri göre takibe dayanak yapılan faturaların taraflarca sunulan ticari defterlerde kayıtlı olup olmadığı, bu faturaların taraflarca resmi makamlar nezdinde kullanılıp kullanılmadığı, davacının bu faturalar nedeniyle davalıdan alacağı olup olmadığı var ise icra takip tarihi itibariyle alacağının miktarının kaç TL olduğu, davacının icra takibinden önce davalıyı temerrüte düşürüp düşürmediği, davalının icra takip tarihinden önce temerrütü söz konusu ise temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işlemiş ticari avans miktarının kaç TL olduğu, takip tarihinden dava tarihine kadar olan dönemde ve dava tarihinden sonra takip konusu alacak ili ilgili yapılan ödeme/ tahsilat olup olmadığı konularında hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir.
Görevlendirilen Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 05/03/2024 tarihli raporda özetle; "Davacı (İflas Nedeniyle) Tasfiye Halinde ... Ve İnşaat A.Ş.'nin 2015 yılı ticari defterlerinin olmadığı, 2016 yılı e-defter beratlarının zamanında alındığı, 2016 yılı ticari defter onaylarının usulüne uygun yapıldığı, davacı (İflas Nedeniyle) Tasfiye Halinde ... Ve İnşaat A.Ş.'nin aşağıdaki yevmiye defter kayıtlarında icra konusu olan, 11/11/2016 tarihli fatura 43.070,00-TL, 03/11/2016 tarihli fatura 22.420,00-TL, 14/11/2016 tarihli fatura 8.791,00-TL tutarlı faturaların ticari defter kayıtlarında yer aldığı davacının bu faturalar nedeniyle davalıdan alacağı olduğu, icra takip tarihi itibariyle alacağının miktarının 74.281,00-TL olduğu, davacının icra takibinden önce davalıyı temerrüte düşürdüğü, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işlemiş ticari avans miktarının; 2.314,95 TL 03/11/2016 - 20/11/2017 işlemiş faiz, 4.348,01-TL 11/11/2016 - 20/11/2017 işlemiş faiz 879,88-TL 14/11/2016 - 20/11/2017 işlemiş faiz olmak üzere 7.542,87-TL olduğu, davacı (İflas Nedeniyle) Tasfiye Halinde ... Ve İnşaat A.Ş.'nin 2016 yılı ticari defter kayıtlarına istinaden; davalı ...'nın 98.381,00-TL borcunun olduğu, ...'nın işletme defterinin dosya arasında yer aldığı, işletme defterlerinin yazdırılmadığı, defterlerin sayfalarının boş olduğu, defterlerin usulüne göre yazdırılmadığı ve veriyi barındırmadığı, defter kapanış tasdikinin zorunlu olmadığı, ...'nın işletme defterinin usulüne göre defter tuttuğu, işletme defteri hesap alacak tespitinin yapılamayacağı" belirtilmiştir.
YARGILAMA, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, faturalardan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama mahkememizce basit yargılama usulüne göre yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Taraflar arasında uyuşmazlık konuları; Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas (Kapatılan Kayseri 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas) sayılı takip dosyasına dayanak yapılan faturalar nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine vaki itirazlarının haklı olup olmadığı, davalının borca itirazlarının iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar ve kötüniyet tazminatının koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre;
i) İlamsız takip yapılmış olması,
ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17/09/2019 tarihli, 2017/19-824 Esas ve 2019/885 Karar sayılı kararında da değinilmiştir.
Dava yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK'nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir.
Bu açıklamalar göstermektedir ki, itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas (Kapatılan Kayseri 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas) sayılı takip dosyasında; davacı tarafından davalı borçlu aleyhine dört adet faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Ödeme emri davalı borçluya 04/07/2022 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı borçlu tarafından 06/07/2022 tarihli dilekçe ile takibe ve borca itiraz edilmiş ve icra müdürlüğünce aynı tarihli tensip kararı ile İİK'nun 66. maddesi uyarınca davalı borçlu yönünden takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. İİK'nun 67. maddesine göre itirazın iptali davası, itirazın alacaklı davacıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Takip dosyası kapsamında davalı borçlunun borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği, bu nedenle sürenin işlemeye başlamadığı değerlendirilmiştir.
Eldeki davada, uyuşmazlığın her iki tarafı tacir olup, uyuşmazlık konusu iş her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgilidir. Bu nedenle fatura ve faturaların delil olma niteliği üzerinde de durmakta yarar vardır.
Dava konusu faturaların düzenleme tarihi itibariyle somut olay bakımından uygulanması gereken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır.
Vergi Usul Kanunu'nun (3475 sayılı Kanun) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir. Bu hüküm çerçevesinde, 24/12/2003 tarihli ve 25326 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 27/06/2003 tarihli ve 2001/l Esas, 2003/l Karar sayılı kararında fatura; "Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir" şeklinde tanımlanmıştır.
25/01/2021 tarihli ve 31375 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Tebliği (Sıra No:396)'nde Değişiklik Yapılmasına Dair 523 sıra no'lu tebliğin 1 maddesine "...Vergi Usul Kanunu kapsamında elektronik belge olarak düzenlenen belgeler, 2021 yılı Temmuz ayına ilişkin dönemden itibaren Form Ba ve Form Bs bildirimlerine dahil edilmeyecektir." şeklinde düzenleme yapıldığı görülmüştür.
Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşme ilişkisini inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi, başka bir ifadeyle (mal) alım-(mal) satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini veya hizmetin verildiğini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.
Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle sözleşmesel ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir.
Faturaya itiraz edilmemesi sonucu kabul edilmiş sayılan fatura içeriğinden ne anlaşılması gerektiği hususu da Yargıtay kararlarıyla belirlenmiştir. Faturaya itiraz etmeyen kişi, öncelikle faturada yer alan miktara ilişkin hususları kabul etmiş sayılmaktadır. Faturada sadece sözleşmenin ifası aşamasına dair yer alması olağan sayılan satılan malın cinsi veya yapılan işin adedi, türü, bedeli gibi hususların var olduğu kabul edilmektedir. Dolayısıyla faturaya itiraz edilmemesiyle kabul edilmiş sayılan içerik bunlarla sınırlıdır. Faturaya itiraz etmeyen kişi, bu hususların dışında faturada belirtilen malı teslim aldığını, hizmetten yararlandığını ya da işin yapıldığını da kabul etmiş olmaz.
Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura alıcının ticarî defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir.
İspat bir yükümlülük olmayıp, bir yüktür. Yük (külfet) hukuk düzeninin bir kimseye, diğer bir kimse karşısında yüklemiş olduğu davranış olup, külfet üzerine yüklenen kişi bu davranışı yerine getirmediği takdirde ya elde etmesi mümkün olan bir hakkı kazanamaz ya da böyle bir hakkı kaybeder (Eren, F.: Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, 16.b., Ankara 2014, s.45). Buna göre ispat yükü kendisine düşen taraf bunu yerine getirmek zorunda değildir, fakat bunun yerine getirilmemesi halinde dava sonucunda ulaşılmaya çalışılan hakka ulaşılamayacak (Börü. L.: Medeni Usul Hukukunda İddia ve Somutlaştırma Yükü, Ankara 2016, s.66 vd.); mahkemede bu yönde bir kanaat oluşturmak mümkün olmayacaktır.
Yapılan tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; icra takibine dayanak yapılan faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, bu faturalarda yazılı hizmetlerin davalıya verildiğinin yasal delillerle usulüne uygun olarak ispatlanamadığı görülmüştür.
Dava dilekçesinde yemin deliline dayanıldığı görülmekle takibe konu faturalar nedeni ile alacaklı olup olmadıkları konusunda davalı tarafa yemin teklif edip etmeyeceklerini bildirmeleri ve yemin teklif edeceklerse davacı tarafa 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süreye uyulmadığı taktirde yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı, Davacı tarafça süresinde yemin metni sunulursa bir örneğinin HMK'nun 228/2. maddesine uygun yemin davetiyesi ile davalı ...'ya tebliğine karar verilmiş, ancak kesin süre içinde davacı tarafından yemin metni sunulmadığı ve bu nedenle yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı anlaşılmıştır.
Yargılama sonunda tüm dosya kapsamı ve mevcut delil durumu dikkate alındığında ispatlanamayan davanın reddine ve yine davacının takipte kötüniyetli olduğu ispatlanmadığından davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Koşulları bulunmadığından davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 427,60-TL karar harcının peşin alınan 1.278,95-TL harçtan mahsubu ile fazla yatan 851,35-TL'nın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
4-Kararın mahiyeti gereği davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
6-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
7-Davanın reddi nedeniyle davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/09/2024
Katip ***
E-imzalıdır
Hakim ***
E-imzalıdır