T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
...
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO : ...
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
ASIL DAVA BİLGİLERİ : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... Karar
DAVACI : ... - ... -...
VEKİLLERİ : Av. ... -...
Av. ... - ...
Av. ... -...
Av. ... -
Av. ... -
DAVALI : ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ... - ...
Av. ... -
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : ...
Birleşen Dava Bilgileri : Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ...esas sayılı dosyası.
DAVACI : ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ... - ...
Av. ... - ...
DAVALI : ... A.Ş. - ...
VEKİLLERİ : Av. ... - ...
Av. ... - ...
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ : ...
KARAR YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememize açılan Alacak davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin davalı işyerinde belirli süreli iş sözleşmesi ile sözleşmeli olarak çalıştığını müvekkili ile davalı işyeri arasında 01/11/2007 tarihinde "sözleşmeli personelle ilgili hizmet sözleşmesi" başlıklı iş sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin 01/11/2007 – 01/11/2011 tarihleri arası geçerli olmak üzere yapıldığını, 12/10/2009 tarihli fesih bildirimi ile müvekkilinin iş akdine 05/10/209 tarihi itibari ile İş Kanunun 25/2-e maddesi gereği son verildiğinin bildirildiğini, ancak fesih bildiriminde torba bir maddeye dayanılmış olmasına rağmen müvekkili açısından kesin ve geçerli bir neden ortaya koymadığını, halen müvekkilinin iş akdinin neden feshedildiğinin bilinmediğini, müvekkilinin genel müdür olarak çalıştığı dönemde davalı işyerine ait makam aracını ve şirkete ait cep telefonu hattını kullandığını, müvekkilinin 02/10/2009 cuma günü mesaisini tamamlayıp işyerinden ayrıldığını, bir anda 04/10/2009 pazar günü müvekkilinin kullandığı şirket hattı davalı şirketçe kapatıldığını, makam şoförüne telefon açılarak aracın iadesinin istendiğini, şoför tarafından aracın pazar günü şirkete teslim edildiğini, olaylar üzerine o gün müvekkili iş akdinin feshedildiğini haricen öğrendiğini fesih ihbarnamesinin ise kendisine 12/10/2009 tarihinde ulaştığını müvekkilinin iş akdinin feshini gerektirecek hiçbir olay olmaması sebebiyle davalı işverence haksız olarak feshedildiğini, müvekkilinin davalı işyerinde çalıştığı dönem boyunca yıllık izin kullanmadığını, ikramiye alacağı olduğunu, sözleşme gereği fesih tazminatı olduğunu, kıdem ve ihbar tazmimatı alacağı olduğunu bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 40.000,00 TL yıllık izin alacağı, 300,00 TL ikramiye alacağı, 300,00 TL fesih tazminatı alacağı, 200,00 TL kıdem, 200,00 TL ihbar tazminatı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde: davacının müvekkili şirkette genel müdür sıfatıyla çalışmakta iken görev ve yetkilerini sınırlarını aşarak şirket itibarının zedelenmesine neden olduğunu ...Kooperatifi yönetim kuruluna yetkisi dışında müdahalede bulunarak şirketin ve en büyük hissedar Pancar Kooperatifinin kamuoyunda küçük düşürülmesine yol açtığını, hukuka ve şirket menfaatlerine tamamen ters düşen girişimlerde bulunduğunu, şirkette meydana gelen ve basına yansıyan bir takım talihsiz olaylar yaşanmasına neden olan bir oluşumda aktif olarak görev yaptığını, bu nedenlerle iş kanunun 25/2 maddesi (e) bendi gereğince iş akdi 05/10/2009 tarihi itibariyle 04/10/2009 tarih ve 58 sayılı yönetim kurulu kararına göre iş akdinin feshedildiğini, haklı fesih nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, ödenmeyen ikramiye alacağının olmadığını, fesih tazminatı talebinin de iş kanunu 25/2-e maddesine göre feshedildiğinden hakkı olmadığını, yıllık izin alacaklarının kendisine ödendiğini yıllık izin alacağının olmadığını, davanın reddini talep etmiştir.
Birleşen 2014/1509 esas sayılı dosyasının dava dilekçesinde: müvekkilinin davalı iş yerinde 01/11/2007 tarihli sözleşme ile çalışmakta iken 12/10/2009 tarihli fesih bildirimi ile 05/10/2009 tarihi itibariyle müvekkilinin iş akdine İş Kanununu 25/II-e maddesi gereğince son verildiğini, söz konusu sözleşmenin 01/11/2007 - 01/11/2011 tarihleri arasında geçerli olmak üzere yapıldığını, davalı tarafından fesih bildiriminde kesin ve geçerli bir neden ortaya konulmadığını, bu şekilde müvekkilinin iş akdine davalı tarafından haksız olarak son verildiğini, davalı iş veren aleyhine fazlaya ilişkin haklarının sakla tutularak kısmi olarak kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti, fesih tazminatı ve ikramiye alacaklarının tahsili için dava açılmış, Kayseri 3. İş Mahkemesinin ...Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile fesih tazminatı alacağı talebinin reddi ile 200 TL kıdem tazminatı talebinin 200 TL ihbar tazminatı talebinin ve 40.000 TL yıllık izin alacağı taleplerinin davalıdan tahsiline karar verildiğini, iş bu kararın temyiz incelemesinden geçerek yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2013/29111 Esas ve 2013/20828 Karar sayılı ilamı ile Ticaret mahkemesinin görevli olduğundan bahisle bozulduğunu, bozmadan sonra Kayseri 3. İş Mahkemesinin ... Esas ... karar numarası ile yeniden yargılama yapılmış ve görevsizlik kararı verilerek dosyanın Nöb.Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiğini, verilen görevsizlik kararı ile dosyanın Kayseri Ticaret Mahkemesinin 2014/531 Esas sayılı sırasına kaydının yapıldığını, yargılama neticesinde 17/09/2014 tarihinde 200 TL kıdem tazminatı talebinin, 200 TL ihbar tazminatı talebinin ve 40.000 TL yıllık izin alacağı talebinin davalıdan tahsiline karar verildiğini, iş bu kararda ihbar tazminatı, kıdem tazminatı ve yıllık ücretli için alacakları yönünden fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulduğunu, Kayseri 3. İş Mahkemesinin ... karar sayılı dosyasında mevcut 18/10/2011 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmış olup kayseri Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında da yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmadan iş bu rapor doğrultusunda karar verildiğini, iş bu 18/10/2011 tarihli bilirkişi raporu ile müvekkilinin 17.153,88 TL kıdem tazminatı alacağını, 22.702,92 TL ihbar tazminatı alacağını ve 51.130,00 TL yıllık izin alacağı hesaplandığını, ve bilirkişi raporu doğrultusunda fazlaya ilişki haklarının saklı tutularak kısmi alacaklarının tahsiline karar verildiğini, Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile 200 TL kıdem tazminatı taleplerini, 200 TL ihbar tazminatı taleplerinin ve 40.000 TL yıllık izin alacağı taleplerinin davalıdan tahsiline karar verildiğini müvekkilinin bakiye 16.953,88 TL kıdem tazminatı, 22.502,92 TL ihbar tazminatı ve 11.130 TL yıllık izin alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, tüm yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen ... esas sayılı dosyasının cevap dilekçesinde: Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı dosyası ile davacının sanık olarak yargılandığı Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının genel müdür olarak görev yaptığını, müvekkili şirket ile arasındaki ilişkinin vekalet ilişkisi olduğunu, müvekkili aleyhine açılan davayı kabul etmediklerini, açılan davanın reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce verilen ... tarih ...esas ... karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21/02/2019 tarih 2017/1282 esas 2019/1447 karar sayılı ilamı ile kaldırılmakla, dosya mahkememizin ... esas sırasına kaydı yapılmış ve yargılamasına bu esas üzerinden devam edilmiştir.
DELİLLER :
Davacının SGK sicil dosyası, BÇM müracatı olup olmadığı, davalı işyerinden işyeri şahsi dosyası istenmiş, İş Bankasından davacıya yapılan maaş ve ikramiye ödemelirine ilişkin hesap ekstresi istenmiş, davacı tanıkları talimatla ve mahkememizde dinlenmiş, davalı tanıkları gerek talimatla gerekse mahkememizde dinlenmiş, Vergi Dairesinden davalı kurumda hangi tarihlerde memur olarak, hangi müdürlüklerde çalıştığı sorulmuş, SGK dan davacının en son sigorta hizmet cetveli celp edilmiş, dosya mevcut hali ile bilirkişiye tevdi edilmiş 25/02/2011 tarihli bilirkişi raporu dosya arasına alınmış, davacı vekilinin itirazı üzerine 18/10/2011 tarihli ek bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır.
Alınan 18/10/2011 tarihli bilirkişi raporunda ve ek raporda, davacının 17.153,88-TL kıdem, 22.702,92-TL ihbar, 51.130,00-TL yıllık izin alacağı, 302.840,77-TL fesih tazminatı alacağı olduğu hesaplanmıştır.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, davalı şirkette genel müdür olarak görevli olan davacının talep ettiği, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, ikramiye ve fesih tazminatı alacaklarının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Uyuşmazlığa konu somut olayda, davacının fesih tarihinde davalı şirketin genel müdürü olarak görev yaptığı, görevi sebebi ile yönetim kurulu kararı ile atanan müdürün şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklılarına karşı yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna ait hükümler gereğince sorumlu olduğu, dolayısıyla TTK.' nun 4/1. maddesi uyarınca uyuşmazlığın mutlak ticari davalardan olması nedeniyle mahkememizin görevli olduğu sonucuna varılarak, davanın esasına esasına girilmiştir.
Anonim şirketlerde müdür tayini ortaklık ile müdür arasındaki sözleşmeye dayanır. Öğretide ve uygulamada müdürler ile ortaklık arasındaki hukuki ilişkinin niteliği hizmet sözleşmesi olarak benimsenmiştir. Konu ile ilgili olarak, Yargıtay' ın görüşü de ortaklık ile icra organı müdürler arasındaki hukuki iletinin hizmet sözleşmesi olarak yorumlanması gerektiği yönündedir. (Y.10. HD:' nin 09.09.1974 tarihli, 1974/5035 Esas 1974/5090 K. Sayılı kararı) Şirket ile icra organı müdür arasında bir sözleşme ilişkinin mevcut olduğu durumlarda müdürün azli halinde sorun bu sözleşme hükümleri esas alınarak çözümlenir. Sözleşmede aradaki hukuki ilişkiyi nitelemeye yardım edecek herhangi bir hüküm yoksa müdürlerin şirketteki konumları, yönetim kuruluna bağlı olarak ücretli ve tam zamanlı çalışmaları dikkate alınarak aradaki ilişkiye hizmet sözleşmesi hükümlerini uygulamak yerinde olacaktır. Bu durumda azledilen müdür, ortaklıkla pay sahibi olup olmadığına bakılmaksızın ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanacaktır.
Taraflar arasında 01.11.2007 tarihli "Sözleşmeli Personelle ilgili Hizmet Sözleşmesi" düzenlenmiştir. Sözleşmenin 5. Maddesinde, "sözleşmeli personel, şirkette 4857 Sayılı İş Kanunu hükümlerine göre çalışacaktır...." yazmaktadır. 7. maddede, ikramiye alacağı düzelenmiştir. 10. Maddede sözleşmenin süresi 01.11.2007 - 01.11.2011 olarak belirlenmiştir. 11. maddede de kanun, kararname, tüzük ve yönetmenliklerle tespit edilmiş haller dışında ve haklı nedenle veya hizmet sözleşmesinde yer alan bir nedene dayanmaksızın personelin işine son verilemeyeceği, fesih tazminatı ödemesinin kıdem tazminatı hakkını ortadan kaldırmadığı, iş akdinin feshedilmesi halinde, ihbar ve kıdem tazminatının 4875 sayılı İş Kanunu ve Personel Yönetmenliği hükümlerine göre ödeneceği kararlaştırılmıştır.
Dosya kapsamına göre, davalı tarafın davacının iş akdini haklı ve geçerli bir sebeple sona erdiğini ispat yükü altında olduğu, davalı tarafından her ne kadar davacının genel müdür sıfatı ile çalışmakta iken, görev ve yetkilerinin sınırlarını aşarak şirketin itibarını zedelemesine neden olduğu, şirketin menfaatlerine tamamen ters düşen girişimlerde bulunduğu, şirkette meydana gelen ve basına da yansıyan bir takım talihsiz olaylar yaşanmasına neden olan bir oluşumda aktif olarak görev yaptığı, bu durum karşısında İş Kanunu' nun 25/2. maddesinin (e) bendi gereğince, iş akdini haklı olarak feshettiği savunulmuşsa da, davacının iş akdinin sözü edilen sebeplerle haklı olarak feshedildiğini yasal ve yöntemince ispat edememiştir ve bu nedenle davacının kıdemi itibariyle, kıdem ve ihbar tazminatına hakkı olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı, yıllık izin alacağı talebinde yönünden de iş yeri şahsi dosyasının incelenmesinde, davacının 10 günlük yıllık izin kullandığı, kıdemine göre 100 gün yıllık izin alacağı olduğu, ancak davalı iş yerinin 01.01.2009 yürürlük tarihli İnsan Kaynakları Uygulama Yönetmenliğinin 6.5.1. maddesi gereği, davacının 4857 sayılı Kanuna tabi çalışmasının da yıllık izin hesabına katılacağı belirtildiğinden 200 günlük izin alacağı olduğu sonucuna varılmıştır. 4857 sayılı İş Kanunun 53. Maddesi gereğince, işçinin yıllık ücretli izin kullandığını belgelemek davalı işverene aittir. Davalı işverenden celbedilen belgelerde davacının kısmi izin kullandığı belgelenmiş, bilirkişi tarafından da bakiye izin ücreti hesaplanmıştır. Bu hesaplama mahkememizce de benimsenmiştir.
Davacı her ne kadar ikramiye alacağı talebinde de bulunmuşsa da, ikramiye alacağı talebini atiye terk ettiğini beyan ve imza etmiştir.
Yine davacı fesih tazminatı talebinde bulunmuşsa da, belirsiz süreli sözleşmelerde çalışılmayan süreye ilişkin ücret ödemesine kanunen olanak bulunmamaktadır. Ancak belirli süreli sözleşmelerde zaman itibariyle somut uyuşmazlığa uyulması gereken 818 sayılı BK.' nun 345. maddesinde " muhik sebepler bir tarafın akde riayet etmemesinden ibaret olduğu takdirde bu taraf diğer tarafa, onun akit ile müstehak iken mahrum kaldığı feri menfaatler de nazara alınmak üzere, tam bir tazminat ifasıyle mükellef olur. Bundan başka hakim vaktinden evvel fesih mali neticelerini, hali ve mahalli adeti göz önünde tutularak, takdir eder." hükmünü içermektedir. Dava konusu olayda davacının başlangıçta belirsiz süreli sözleşme ile işe başladığı, beş yılı aşkın süre ile belirsiz süreli olarak çalıştığı, 01.11.2007 tarihinde 4 yıl süreli belirli iş sözleşmesi yaptığı anlaşılmaktadır. Sözleşmelerde kural belirsiz süreli olup, belirli süreli sözleşme için objektif neden olmalıdır. Davacının önceden belirsiz süreli sözleşmeyle çalışması ve objektif neden bulunmaması gözetilerek, sözleşmenin belirsiz süreli olduğunun kabulü gerekmiştir. Bu durumda fesihten sonra çalışması gereken bir süre olmayacağından, davacının fesih tazminatı alacağı da olmayacaktır. Tüm dosya kapsamına ve mahkememizce benimsenen 18.10.2011 tarihli bilirkişi ek raporuna göre, talebe bağlılık ilkesi uyarınca davacının talepleriyle bağlı kalınmak suretiyle, mahkememizin ... tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile hüküm tesis edilmiştir.
Mahkememizden verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 11. HD.' nin 03.12.2015 tarih 2014/18455 Esas 2015/12977 Karar sayılı ilamı ile; "Mahkemece, davalı vekilince bildirilen ceza dosyasında davacıya isnat edilen eylemler ile davalı şirket yönetim kurulunun davacının iş akdinin feshine haklı neden olarak dayanılan olayların örtüşüp örtüşmediği konusunda olumlu ya da olumsuz hiçbir değerlendirmede bulunulmadan davacının iş akdinin sözü edilen sebeplerle haklı olarak feshedildiğinin ispat edilmediği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir. Gerekçesi ile hükmün davalı yararına bozulmasına" karar verilmiştir.
Mahkememizce bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılamada; Kayseri .... Ağır Ceza Mahkemesi' nin ... Esas ... Karar sayılı dosyası Yargıtay incelemesinde olduğunun bildirilmesi üzerine karar örneği celp edilmiş, mahkememiz dosyası davacısı ...' un suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma, örgütün faaliyeti çerçevesinde zincirleme zimmet, nitelikli dolandırıcılık, görevi kötüye kullanma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlarından kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama sonunda, sanıkların beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle mahkememizin ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile hüküm tesis edilmiştir.
Mahkememizden verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 11. HD.' nin 21/02/2019 tarih, 2017/1282 Esas, 2019/1447 Karar sayılı ilamı ile; "1-..Bozmadan sonra dosyaya sunulan ceza mahkemesi kararı ile duruşma tutanak örnekleri 03.12.2015 günlü bozma ilamındaki değinilen hususları olumlu veya olumsuz yönde değerlendirmeye yetecek nitelikte olmayıp ceza dosyasının halen Yargıtay incelenmesinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu halde ceza dosyasının Yargıtaydan dönüşü ve davacı hakkındaki kararın kesinleşmesinin beklenerek davacı ile ilgili dosya içeriğine göre feshin haklı veya haksız olduğunun tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz belge ve incelemeye dayalı yazılı şekilde feshin haksız olduğunun kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir. 2-Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında, fazlaya ilişkin saklı tutulan haklar yönünden dava açılmasına, mahkemenin ... gün ve ... sayılı kararı ile davaların birleştirilmesine rağmen, birleşen davada olumlu-olumsuz bir karar verilmemesi de doğru görülmemiş, bu yönden de davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görülerek kararın bozulması gerekmiştir. 3-Taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir....gerekçesi ile hükmün davalı yararına bozulmasına" karar verilmiştir.
Toplanan tüm deliller, dosya kapsamı, uyulan bozma ilamında belirtilen gerekçeler nazara alındığında, davacının da aralarında bulunduğu bir kısım sanıklar hakkında açılan suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma, örgütün faaliyeti çerçevesinde zincirleme zimmet, nitelikli dolandırıcılık, görevi kötüye kullanma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlarından beratlerine karar verildiği, verilen kararın davacı ... yönünden 11/12/2025 tarihinde kesinleştiği, oysa ki... A.Ş yönetim kurulu aleyhine faaliyette bulunmak, şirketin itibarının zedelenmesine yol açmak, yetkisi dışına çıkarak, ... ...Yönetim Kurulu'na müdahalede bulunmak, şirketin ve büyük hissedarı... Kooperatifinin kamu oyunda küçük düşürmek gerekçesi ile İş Kanunu' nun 25/2 -c fıkrası gereği davalı tarafından feshedildiği, buna göre, ceza dosyasında davacıya isnat edilen eylemler ile davalı şirket yönetim kurulunun davacının iş akdinin feshine haklı neden olarak dayanılan olayların davacının beraatine karar verilmiş olması nedeni ile örtüşmediği, bunun haricinde ceza dosyası içerisinde davalı iddiasını destekler delil bulunmadığı, ispat yükü üzerinde olan davalı işverenin iş akdinin haklı nedenle feshedildiğinin ispata yarar ve yeterli delil sunmadığı, dosya kapsamında bunu kabule elverişli herhangi bir delil bulunmadığı dikkate alınarak, iş akdinin haksız feshedildiği sonucuna varılmakla, davacının kıdem, ihbar tazminatı ile ücretli izin alacağı taleplerinde haklı olduğu sonucuna varılmakla, 18/10/2011 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamalar uyarınca asıl ve birleşen dava yönünden davacının davasının kısmen kabulü ile, asıl davada 200,00 TL kıdem tazminatı alacağının fesih tarihi olan 04/10/2009 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 200,00 TL ihbar tazminatı alacağının dava tarihi olan 07/12/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 40.000,00 TL yıllık ücretli izin alacağının dava tarihi olan 07/12/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının ikramiye alacağı talebinin atiye bırakması nedeniyle bu alacak kalemi yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davacının fesih tazminatı talebinin reddine, ek dava niteliğindeki mahkememizin birleşen ... Esas sayılı dosyası yönünden ise 16.953,88-TL kıdem tazminatı alacağının taleple bağlı kalınarak 05/10/2009 tarihinden itibaren (iş aktinin haksız fesih tarihi 04/10/2009 olup birleşen dava dilekçesinde 05/10/2009'dan itibaren talep edilmiştir) işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 22.502,92-TL ihbar tazminatı alacağının birleşen dava tarihi olan 02/10/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 11.130,00-TL yıllık izin alacağının birleşen dava tarihi olan 02/10/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerek ve aşağıdaki hükümler tesis edilmiştir.
Asıl davada, davalı tarafından mahkememizin önceki kararlarına istinaden yatırılan bakiye karar harçlarının, ilgili kararların Yargıtay tarafından bozulması nedeniyle davalı tarafça iadesi talep edilebileceğinden, yatırılan tutarların işbu hükümle hesaplanan bakiye karar harcından mahsubu yapılmamış, yalnızca davanın açılışı sırasında yatırılan 553,50-TL harç mahsup edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-ASIL DAVA YÖNÜNDEN;
A-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,
1-200,00 TL kıdem tazminatı alacağının fesih tarihi olan 04/10/2009 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-200,00 TL ihbar tazminatı alacağının dava tarihi olan 07/12/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-40.000,00 TL yıllık ücretli izin alacağının dava tarihi olan 07/12/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının ikramiye alacağı talebinin atiye bırakması nedeniyle bu alacak kalemi yönünden davanın açılmamış sayılmasına,
5- Davacının fesih tazminatı talebinin reddine,
B-BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN ... ESAS SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN;
Davanın KABULÜ ile,
1-16.953,88-TL kıdem tazminatı alacağının taleple bağlı kalınarak 05/10/2009 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-22.502,92-TL ihbar tazminatı alacağının birleşen dava tarihi olan 02/10/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-11.130,00-TL yıllık izin alacağının birleşen dava tarihi olan 02/10/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
C-Asıl dava yönünden yargılama giderleri:
a-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 2.759,72-TL ilam harcından, tahsil edilen 553,50-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 2.206,22-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
b-Davacı tarafın yaptığı 15,60-TL başvurma harcı, 553,50-TL peşin harç, 103,50-TL temyiz yoluna başvurma harcı, 154,30-TL temyiz yoluna başvurma harcı, 150,00-TL bilirkişi ücreti, 403,00-TL posta ücreti olmak üzere toplam 1.379,90-TL yargılama giderinin kabul - ret oranına göre hesaplanan: (davalı tarafın yaptığı 497,30-TL yargılama giderinin kabul - ret oranına göre hesaplanmış ve mahsup edilmiş hali ile) 1.372,62-TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca 40.400,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca 600,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile kendisini vekille temsil eden davalıya ödenmesine,
D-Birleşen dava yönünden yargılama giderleri:
a-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 3.455,58-TL ilam harcından, tahsil edilen 863,90-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 2.591,68-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
b-Davacı tarafın yaptığı 25,20-TL başvurma harcı, 863,90-TL peşin harç, 123,60-TL temyiz yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 1.012,70-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
c-Davalı tarafın yaptığı 165,10-TL yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
E-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı....
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı