T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO :...
HAKİM :...
KATİP : ...
MAHKEMEMİZİN İŞBU ... ESAS SAYILI ASIL DAVA DOSYASINDA
DAVACI :...
VEKİLLERİ : Av....
Av....
Av....
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı),
DAVA TARİHİ : ...
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN...ESAS SAYILI DOSYASINDA
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ :...
KARAR TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ : ...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı), Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
MAHKEMEMİZİN İŞBU ... ESAS SAYILI ASIL DAVA DOSYASINDA
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin lojistik sektöründe hizmet verdiğini müşteri firmalar tarafından gerçekleştirilmek istenen taşıma işlerinin organizasyonu işini üstlendiğini, bu kapsamda, davalı ... Telekomünikasyon firmasının taşıma işlerinin organizasyonunun davacı müvekkili şirket tarafından yürütüldüğünü, taraflar arasındaki iş ilişkisi devam ederken, davalı şirketin Çin'de yer alan bir kısım mallarının taşınmasına ilişkin olarak müvekkili şirketten talepte bulunduğunu ve müvekkili şirket tarafından kendilerine 6 Nisan 2020 varış tarihli İstanbul uçuşu için teklif hazırlandığını, hazırlanan teklifin, malların varışına istinaden peşin ödeme yapılacağı şeklinde anlaşılarak detaylarıyla birlikte davalı şirketin onayına mail yoluyla sunulduğunu ve kapsamlı bilgilendirmeler yapıldığını, davalı yanın sunulan teklifinin kabulü akabinde ise gerekli rezervasyon işlemlerinin tamamlandığını, Çin'den 6 Nisan 2020 tarihinde kalkması planlanan uçakta yaşanan teknik arızanın sorumluluğunun davacı müvekkiline yüklenemeyeceği gibi müvekkili şirketin işbu sorunun çözümü için havayolu şirketi ile defalarca görüşme sağladığını, bu süreçte kendilerine iletilen resmi yazı ve bilgileri de doğrudan davalı yana aktardıklarını, 23 Nisan 2020 tarihinde İstanbul Havalimanı'na ulaştırılmış ve aynı gün içinde davalı yana teslim edildiğini, taraflar arasındaki anlaşma uyarınca taşınan malların teslimi karşılığında peşin ücret olarak ödeme yapılması gerekmesine rağmen, davacı müvekkili şirketin iyiniyetli bir şekilde ve davalı yan açısından mağduriyete mahal vermemek adına herhangi bir ücret dahi almadan malları davalı tarafa teslim ettiğini, üzerine düşen edimi kendisine yüklenemeyecek sebeplerden mütevellit gecikmeli olarak ifa eden müvekkilinin kusursuz olduğunu, ücrete hak kazandığının ortada olduğunu, taşıma ücreti olarak davalı yana 22.04.2020 tarih ve 34.542,32 USD meblağlı, 22.04.2020 tarih ve 4.612,28 USD meblağlı faturalar kesildiğini, fakat davalı tarafça kendilerine gönderilen faturalara istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek davanın kabulüne, Davalının Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, icra takibinin devamına, itirazında kötü niyetli olan davalının %20‘den az olmamak üzere en yüksek oranda icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı-Karşı davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin iş alanı olarak haberleşme, kablolama ve altyapıya ait datacenter malzemeleri ithal edip yurt içindeki çeşitli şirketlere ihale usulü çalıştığını, 2017 yılından buyana ... AŞ ile ihale usulü çalıştığını, bu zamana kadar müvekkili şirket ile ... AŞ arasında son derece sorunsuz ilerleyen bir ticari ilişkilerinin bulunduğunu, ülkenin ve dünyanın içinde bulunduğu Covid-19 pandemisi sebebiyle insanların evde kalarak karantina uygulandığını, karantina sürecinde insanların evde daha çok internetle ilgilendiği için ülkenin en büyük operatör şirketi olan ...'in ise bu dönemde alt yapısını güçlendirmek ve daha iyi hizmet vermek istediğini, bu konuda çalıştığı şirketler arasında 2017'den beri hiçbir sorun yaşamadığı ve güvendiği için müvekkili şirkete sipariş geçtiğini ve bir kısım datacenter malzemelerini acil ve ivedilikle sipariş ettiğini, müvekkilinin ise durumun aciliyetinin farkında olarak ...'in de güvenini kaybetmemek adına ürünleri en hızlı şekilde yurtdışından sipariş verdiğini, bu siparişin taşıyıcısının davalı ... Uluslararası Taşımacılık Ltd Şti olduğunu, davacı-karşı davalı şirketin taşımayı ve 6 Nisanda teslim etmeyi taahhüt ettiği siparişi defalarca ötelediğini ve gecikme ile 23 Nisanda teslim ettiğini, bu haliyle teslimde gecikme meydana geldiğini, taşıma konusunda siparişlerin gecikmesinde karşılıklı e-mail yazışmalarından anlaşılacağı üzere taşıyıcının taraflar arasında belirlenen tarihte siparişleri teslim etmediğini, göstermesi gereken yüksek özeni göstermediğini ve gecikmenin doğmasına yol açtığını, sözleşmeye aykırı hareket ettiğini bu nedenle müvekkilinin maddi ve manevi olarak zarara uğradığını, zararları sebebiyle karşı dava açmak zorunda kaldıklarını ve maddi manevi tazminat taleplerinin bulunduğunu belirterek davacı-Karşı davalının taşıma ücreti talebine ilişkin itirazın iptali talebinin TTK m.882 hükmü gereği taşımadaki gecikme nedeniyle reddine, karşı dava olarak 1.000,00-TL maddi (fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik) ve 20.000,00-TL manevi tazminat taleplerinin kabulü ile vekalet ücreti ve yargılama giderleri taleplerinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN...ESAS SAYILI DOSYASINDA
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin haberleşme, kablolama ve altyapıya ait malzemeleri ithal edip yurt içindeki şirketlere ihale usulü çalıştığını, 2017 yılından beri ise ... A.Ş. İle ihale usulü çalıştığı ve bu zamana kadar müvekkili ile ... arasında son derece sorunsuz ilerleyen ticari ilişki mevcut olduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında yapılan taşıma sözleşmesi uyarınca ... için tedarik edilen malzemelerin 6 Nisanda teslim edilmesi gerekirken taahhüt edilen tarihin ertelendiği ve 23 Nisanda teslimatın yapıldığını, meydana gelen gecikmenin davalının özen yükümlülüğünü yerine getirmediğinden kaynaklandığını, müvekkilinin geç teslim edilen sipariş nedeniyle zarara uğradığını, ... şirketi ile müvekkili arasındaki ticari ilişkinin zedelendiğini, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığından bahisle öncelikle HMK'nun 166. Maddesi uyarınca Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 350,00-TL taşıma bedeli, 350,00-TL sözleşme yenilenmediği için kar kaybı ve 300,00-TL başka yerlerden ikame mallar ve siparişlerin geç gelmesi nedeniyle müvekkilinin elinde kalan mallar için olmak üzere toplam 1.000,00-TL maddi tazminatın ve 20.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı tarafça cevap dilekçesinde karşı dava talebinde bulunulmuş, mahkememizce 6102 sayılı TTK nun 5/A maddesi gereğince dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olması, 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince dava açılırken arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin tutanağın sunulmasını gerekmesi nedeniyle karşı davacıya karşı dava tarihinden önce karşı davaya konu uyuşmazlık hakkında arabulucuya başvurulduğunu ve arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığını gösterir son tutanağın aslının veya arabuluculuk tarafından onaylanmış örneğini sunması hususunda davalı-karşı davacı tarafa süre verilmiş, belirtilen süre içerisinde eksikliklerin giderilmemiş olması nedeniyle dosya mahkememizin işbu esasından tefrik edilerek ... esas sırasına kaydedilmiştir.
DELİLLER : Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davacı tarafça; davacı müvekkili ile davalı şirket arasında gerçekleştirilen mail yazışmaları, watsap yazışmaları, fatura suretleri, taşınan mala ilişkin fotoğraflar, resmi yazılar, tanık beyanları, ticari defterler, bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır.
Davalı tarafça, e-mail yazışmaları, telefon konuşma kayıtları ve watsap yazışmaları, siparişi teslim edecekleri ... ile yapılan sözleşme ve e-mail yazışmaları, müvekkilinin uğradığı zarara ilişkin mali kayıtlar, dilekçede belirtilen taşıyıcının taşıma özenli davranmayarak gecikme meydana getirdiğine dair sair belgelere delil olarak dayanılmıştır.
Taraflarca bildirilen tanıklar dinlenmiştir.
Davalı-karşı Davacı Tanığı ... duruşmada; "Ben davalı ... Limited şirketinde çalışanım, biz davalı şirket olarak ...'in datacenter kurulum işini yapıyoruz, pandemi dolayısıyla internete ve öğrenciler için ... yayınlarına çok talep oldu, bu nedenle internet alt yapısı yetersiz kaldığı için ... firması ilgili devlet dairelerinden de bize baskı ve talep geliyor o nedenle datacenter yapımı konusunda acele edin, hızlı davranın şeklinde talimatlar geldi. Normalde bu firmalar yurt dışından gelecek malların gemi taşımacılığı yoluyla gelmesini tercih eder, çünkü hava yolu daha pahalıdır, ucuz olan malları ithal etmek ister, bu malların Çin'den Türkiye'ye gelmesi gemi ile olması halinde 20 ila 40 gün arasında değişir, uçak ile gelmesi ise 2-3 gün gibi bir süre içerisinde tüm işlemler tamamlanmış olur. Davalı şirket ile yaptığımız görüşmelerde bize Çin'den aldığımız malların Charter uçağı ile Türkiye'ye getireceklerini söylediler, kendileri ile birkaç kez mail yolu ile görüştük, Charter uçağının doğrudan tüm uçağın kiralanmasına dair bir sistem olduğunu, kiralanan uçakla bu malları taşıyacağını ve uçağın başka hiçbir yere uğramadan direk çıkış noktasından Türkiye'ye geleceğini söylediler. Satın aldığımız malları 30 Mart veya 1 Nisan günü teslim almak üzere hazır ettiğimiz takdirde 6 Nisan günündeki uçuşa yetiştireceklerini bu uçakla taşınmasında bir aksilik çıkarsa 9 Nisan'da başka bir Charter uçağı olduklarını, onunla da getirebileceklerini söylediler. Biz de bu beyanlar üzerine 1 Nisan günü gelecek uçak için kendimizi ve mallarımızı ayarladık, malzemelerimizi teslim ettik, sonrasında 6 Nisan günü uçağın kalkmadığını arıza yaptığını öğrendik, biz sürekli olarak davacı şirkete mail aracılığı ve telefonla uçak kalktı mı, mallar geliyor mu diye sorduk, ilk gün bize cevap vermediler. İkinci gün bize döndüler, uçağın arızası var bir saat iki saat sonra kalkacak gibi açıklamalar yaptılar, neticede 20 gün geçti, bu arada asker tatbikat var dediler başka gerekçeler gösterdiler, aradan 3-5 gün geçince uçak kalktı dediler, daha sonra kusura bakmayın yanlış bilgi aldık dediler, böylelikle Çin'den aldığımız mal 23 Nisan'da Türkiye'deki gümrük işlemleri tamamlandı. Yani mallar 23 Nisan günü sabahı uçakla Türkiye'ye indi. Bu arada davalı şirketin çalıştığı ... şirketi ile ilişkileri çok zedelendi. Çünkü onları gerçekten bu şekilde zor bir durumda bırakmış olduk, bizim Çin'den malları deniz yolu ile getirip de onlara uçak yolu ile getirdiğimiz gibi beyanda bulunduğumuzu düşündüler, Çin'de tatbikat olduğu gerekçesiyle uçağın havalanamadığı davacı tarafından bize söylendiğinde biz beklemeye tahammülümüzün olmadığını, malların kara yolu ile veya başka bir şekilde tatbikattan etkilenmeyen başka bir hava alanına götürülmesini ve oradan uçağın hareket etmesini talep ettik, davacı şirket malların taşınacağı uçak ile ilgili yapılan gümrük işlemlerinin iptali değiştirilmesi zaten 4-5 günü bulur, bu süre içerisinde de tatbikat biter, hava sahası açılır boşuna taşıma külfetine girmiş olursunuz, taşıma da 2-3 gün sürer bu şekilde de gün kaybedersiniz, dediler. Yine Çin'den söylediğimiz bu mallar gecikince çalıştığım şirket Çin'den başka benzer mallar sipariş etti, bu yönü ile de davacı şirketin zararı oldu. Charter uçağında sadece bizim sipariş ettiğimiz mallar değil uçağın kapasitesine göre davacı şirketin değişik malları da taşınabilir, Charter uçaklarında sağlık malzemeleri daha öncelikli, önce onları taşıyalım, sizin mallarınız dursun gibi bir riskiniz yok dediler, sizin mallarınızın yeri garanti dediler, davacı şirket biz sormadan uçağın hareketi ile kalkışı ile ilgili bize bilgi vermedi. Hatta davacı şirketin yetkililerinden ... Hanım ile telefon ile görüştüğümde en son bana uçak kalktı dedi, internetten izlediğimde uçağın Türkiye Cumhuriyeti hizalarında hareketsiz halde olduğunu görünce tekrar ... Hanımı arayıp sordum, o da ben de aynı şeyi gördüm, yoksa uçak düştü mü diyerek ağladı. Daha sonra uçağın hiç kalkmadığını öğrendik, davacı şirket uçağın arızasının ne olduğu konusunda bize hiç bilgi vermedi. Bazen arıza 1 saat bazen 1 gün de sürebiliyor, genelde yuvarlak şekilde arıza olduğu söylendi. Askeri tatbikat ile ilgili bizi 10 gün beklettiler, askeri tatbikatın planlı olup olmadığı konusunda bilgim yok. Davacı taraf mallarınızı başka bir uçak ile taşıyalım demedi, biz hatta yolcu uçağı olabilir mi dedik, ... şirketinin başka bir uçak istemiyoruz, gibi bir beyanı olmadı. Davacı şirket yolcu uçağında taşırsak paletleri açıp malları o şekilde yerleştirmemiz gerekir şeklinde mail attı, karşılığında ben paletleri açarsanız numaralandırın, paletlerin gideceği yerler başka başka yerler dedi ancak daha sonra yolcu uçağı ile taşımanın da mümkün olmadığını bildirdiler, bu durumda ben malları dağıttıysanız sorumluluk sizde diye yazdım. Bana malların paletli olduğunu gösterir fotoğraflar attılar. Yani paletler hiç açılmamış bizi 1-2 gün bu yol ile oyalamışlar. Aynı tarihte bizim çalıştığımız ... isimli başka bir firma ile Çin'den getirdiğimiz mallar oldu. Hava alanı belirleme işi tamamiyle davacı şirketin yetkisinde olan husustur. Bize şu hava alanından malı getirin diyorlar biz de onların bildirdiği hava alanına malı sevk ediyoruz. ... o dönem 3 ay gibi bir süre sözleşmemizi askıya aldı. Yani Haziranda yenilenmesi gereken sözleşmemiz Eylülde yenilendi. Sözleşmenin askıya alınması bu sebepledir. Yani malların gecikmesi sebebine dayalıdır. Normalde ... malları uçak ile getir taşıma parasını ben ödeyeceğim demişti ancak mallar ön görülen süreden geç geldiği için ...'den taşıma ücreti talep etmedik. ... bize mal siparişi olduğu zaman 23 Nisan'daki gibi mi geleceksiniz şekilde imalar yapıyor, eski güvenimizi bu şirket nezdinde kaybettik, tanıklık ücreti istemiyorum, dedi. Benim bildiklerim bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı - Karşı Davacı Tanığı ...duruşmada; "Davalı şirket, ... firmasının 3 büyük veri merkezini kuran firmalardan biridir. Pandemi nedeniyle internet kullanımının artması ayrıca ... TV yolu ile internetin eğitimde de kullanılmasından dolayı devletin yetkili makamları tarafından alt yapının güçlendirilmesi için ...'e baskı oldu. ...'de bu baskıyı bizim çalıştığımız ... firmasına yönlendirdi. Data merkezinin kurulması için Çin'den malzeme alınması gerekiyordu. Biz aldığımız malzemeleri iki ayrı firma ile Türkiye'ye taşımak istedik bunun sebebi de riski ikiye bölmek birinde gecikme olursa diğerinde gecikmeyi engellemek idi. Sıklıkla çalıştığımız ... Lojistik firması ile malların bir kısmının taşıtılacağını diğer kısmının ise ... firması ile taşıtılacağını ...'e bildirdik ... ise ... ile taşıtmaya onay verdi. Davacı şirket ile taşıtmayı yorumsuz bıraktı. Yaptığımız görüşmelerde davacı firma Çin'den malların sorunsuz olarak Türkiye'ye taşınacağını bize taahhüt etti. Bu amaçla taşıma işini Charter uçak ile yapacağını söylediler. ... firması taahhüt ettiği süre içerisinde mal taşımasını yaptı. Davacı şirket ise ... ın verdiğinden daha bir kısa süre taahhüt etmesine rağmen 3 katı kadar gecikme yaşanması suretiyle taşımayı yapabildi. Bu aşamada davacı şirket ile sabah öğle akşam hafta sonları dahil sürekli iletişimde bulunduk, çalışanları hatta şirket sahipleriyle muhatap olduk. Çalışanlar söyledikleri sözde tekrara düşmemek adına başka çalışanlara bizi yönlendirdiler, hiçbirinden netice alamayınca en son patronları devreye girdi. Kendisi de mağdur olduğunu bir takım bahaneler ile söyledi. Ancak gecikmenin sebebiyeti konusunda kendisi de yorum yapamadı, uçak arızalandı dedi. Yedek uçak yok mu arızanın sebebi ne dedik, Charter uçak önceden ayarlanmadı mı, bu arıza nereden çıktı dedik çünkü Charter in güzergahı ve uçuş planı önceden belli olan bir sistemdi. Bu sistem sürekli değişik yorumlarla taşımadaki gecikmenin önlenmesi adına yolcu taşıma şirketlerinin uçakları ile taşıma yapılmasını önerdik. Paletlerin açılıp koniler halinde taşınabileceği söylendi. Bu olmadı. Yine bize o bölgede askeri tatbikat olduğu bu nedenle uçuşların kapalı olduğunu bildirdiler. Halbuki tatbikatlar önceden belirlenir, planlıdır ve tarihi bellidir. Biz başka bir hava alanına malların taşınıp oradan uçuşun gerçekleşmesini istedik. Bu da olmadı. Yine biz başka bir uçak kiralayın, diğer müşterileriniz ile beraber bu uçağın ekstra maliyetini karşılayalım şeklinde öneride bulunduk. Bu da yapılmadı. Çünkü bizim için önemli olan Çin'den aldığımız malların gecikme yaşanmaksızın teslim alınmasıydı. Sonuç olarak malzemelerin geç gelmesi, ...'in planlı ve programlı çalışmasını 3-4 ay geciktirdi. Bu gecikmeden kaynaklanan birkaç milyon dolarlık aksayan yatırım ...'de karşılık gördüğü gibi ...'de buna sebebiyet veren firmaları aynı şekilde cezalandırmak istiyor. Bizimle olan ticaret sözleşmesi bu olaydan sonra çok büyük risk altına girdi. Yapılan sözleşmenin devamı bu teslimat akabinde yaklaşık 3-4 ay kadar askıda kaldı. Dolayısıyla ...'in özel olarak sipariş ettiği malları biz depomuzda bekletmek zorunda kaldık ve satın alması ... tarafından hala yapılmamış ürünler var, ... bu arada ikinci bir firma ile görüşmelere başlamış, bu arada ... firmasını tatmin etmek amacıyla yerli firmalardan mal almıştık, bu malları ...'e satamadığımız için hem de yerli firmalardan daha maliyetli mal aldığımız için bunlar da şirketimizi zarara soktu. ... yetkililerine Trans Avrasya firmasının bize söylediği gecikme nedenlerini söyledik. ... bu bahaneler çok basit, gecikmelerde çok büyük aksaklıklar var gecikmelerin sebebini sizden bekliyoruz Mevlüt Bey dediler. Halen benden cevap bekliyorlar benim vereceğim cevaba inanırlarsa ve tatminkar bulurlarsa ilişkilerimiz devam edecek, inandırıcı bulmazlarsa ceza işlemi yapacaklar. Davacı şirketin patronlarından olan Bahar Hanım kendiliğinden devreye girip bu süreçte bizimle görüşmedi. Davalı şirketin alt çalışanlarından ısrarla ... Hanım ile görüşmek istediğimizi söyledik. Biz mail ve telefon ile ... Hanım bize dönmezse ... nezdinde ve resmi kurumlar nezdinde ciddi girişimlerde bulunacağımızı alttaki çalışanlara söyledik. Bu şekilde ... Hanım ile görüştük. Davacı şirkete uçak arızasının ne olduğunu sorduk, teknik bir arızaymış diyerek geçiştirdiler. Davacı taraf bize taşıma konusunda alternatif sunmadı. Biz görüşmelerde davacının Charter taşıması yapmak istemediğini, kendilerine en uygun avantajlı uçuş ile malları taşımak için bizi geciktirdikleri kanaatine vardık. ... ile aramızdaki sözleşmede cezai şart vardır, halen uygulama imkanları var. Aynı tarihlerde Çin'den Türkiye'ye inen kalkan uçaklar oldu. Hava alanının ve uçağın kalkacağı yerin belirlenmesi görevi davacı şirketin yetkisindedir. ... ile olan anlaşmamızda nakliye gemi taşıma masrafı bize ait olur, çok özel durumlarda malların ivedi gelmesini istiyorum, taşıma masraflarını da karşılıyorum der, bu olayda da öyle olmuştu. ... taşıma masrafını karşılamadı. Biz karşıladık. ... şu an Türk firmaları yerine Türkiye'ye gelen Çinli firmalara iş verir oldu. Davalı şirketin itibarı zedelendi, dedi. Benim bildiklerim bundan ibarettir, tanıklık ücreti istemiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Talimat yoluyla dinlenen Davacı - Karşı Davalı Tanığı ... "ben davacı firmada hava ithalat operasyon şefi olarak çalışıyorum. Dava konusu sözleşmenin yapıldığı tarihte de davacı firmada çalışıyordum. Biz davalı firmaya taşıma işinin yapılması için farklı tarihlere ait opsiyonlu seçenekleri sunuyoruz. Sonrasında davalı firma sunmuş olduğumuz opsiyonlardan birini tercih ederek kabul ediyor. Sonrasında taşımanın yapıldığına ilişkin davalı firma ile iletişime geçiyoruz. Olay tarihi olan 6 nisan günü teknik arıza nedeniyle uçuş gerçekleştirilemedi. Uçuşun gerçekleştirilememesinin sebebi Taşkent'ten Urumçi'ye gelecek olan uçağın teknik arızası nedeniyle uçak kalkış yapamamıştır. Bu teknik arızayla alakalı acentamız ve havayollarından aldığımız mailleri davalı firma ile paylaştık. Biz yurt dışı ile teknik arızanın giderilip giderilemeyeceğine ilişkin görüşmeler yaptık. Onlar da bize arızanın giderilemeyeceğini söylediler biz de farklı opsiyonları araştırarak davalı firmaya farklı havayollarından farklı uçuş saatlerinde uçuşun gerçekleştirip gerçekleştirilemeyeceğini araştırdık. Fakat yaptığımız araştırmalarda farklı havayollarından kalkışın uzun zaman alabileceğini söyledik. Onlar da bu durumun sıkıntıya yol açabileceğini söylediler. Bizim planlamış olduğumuz bir sonraki uçuşun ne zaman yapılabileceğine ilişkin görüşmeler yapıldı. Bize Özbekistan Havayolu bir sonraki uçuşun 13 nisanda yapılabileceğini söyledi. Sonrasında bizim yapılmasını planladığımız uçuş, Urumçi havalimanında Çin Hükümetinin kararı doğrultusunda uçuşların gerçekleştirilmemesi kararı alınması nedeniyle yerine getirilememiştir. Sonrasında havayolu bize Urumçi havalimanında bulunan ürünleri Tianji havalimanına getirebileceklerini söylediler. Biz de bu durumu kabul ettik. Bunun yapılması ise yaklaşık 2 gün sürecekti. Bu plan da uçuş ayın 20'sinde gerçekleştirilecekti ancak o tarihte de hava yoğunluğu sebebi ile uçuş gerçekleştirilemedi. Yapılan görüşmeler sonrasında ürünler ayın 22'si akşamı Türkiye'ye geldi. 23 nisanda resmi tatil nedeniyle mesai olmamasına rağmen firmanın ürünleri temin edebilmesi için bütün kolaylıklar sağlandı. Bu aşamaların tamamında biz davalı firma ile her türlü iletişime geçerek bütün süreçten onları haberdar ettik. İletişimimizi mail yoluyla sağladık" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Talimat Yoluyla Dinlenen Davacı - Karşı Davalı Tanığı... "ben davacı firmada ticari direktör olarak çalışıyorum. Ancak olay tarihinde ticari hat müdürü olarak çalışıyordum. Dava konusu sürece belirli bir süreden sonra dahil oldum. 2. Ertelemeden sonra müşterimize alternatif sunmak adına pandemi sebebiyle iptal edilen uçuşlarda kullanılan yolcu uçaklarının kargo uçağı olarak kullanıldıklarını, bu seçeneğin kullanılabileceğini davalı firmaya ilettik. Ancak yolcu uçakları kargo uçağı şeklinde tasarlanmadığından kapı genişlikleri kargo uçaklarına göre daha dardı. Davalı firma taşınacak emtianın paletli koli şeklinde olması nedeniyle taşıma sırasında zarar görebileceği endişesiyle kabul etmek istemedi. Biz de aynı şekilde taşımanın aktarmalı olarak gerçekleşeceğinden emtiaların kaybolabileceği endişemizi onlara ilettik. Böylelikle davalı firma ile uçuşun sonraki uçuşu ertelenmesi konusunda anlaşmaya vardık. Sonrasında biz yine davalı firmaya başka bir havalimanından taşınması için seçenek sunduk ancak bu da kabul edilmedi. Nihayetinde emtialar 22 nisan tarihli uçuş ile Türkiye'ye getirildi. Sonrasında da devir işlemleri için bütün kolaylıklar sağlanılarak ürünler davalı firmaya teslim edildi. Dedi. Davacı vekilinin talebi üzerine tanığa soruldu: biz normal şartlarda planlanan 2. Uçuşu Çin Hükümetinin almış olduğu OHAL tedbirleri kapsamında uçuşların gerçekleştirilmemesi sebebiyle Urumçi havalimanında yapamadık ve Tianji'ye gönderilmesini sağlayarak oradan yükleme yapılması konusunda anlaştık. Aynı zamanda yapılması planlanan 2. Uçuşta Tianji havalimanındaki hava yoğunluğu sebebiyle, Çin Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün izin vermemesi nedeniyle gecikmeli gerçekleşti. Pandemi nedeniyle bahsedilen tarihlerdeki uçuşlarda genel itibariyle sağlık ürünlerine öncelik veriliyordu. örnek vermek gerekirse bir kargo uçağı kapasitesinin %80'ini sağlık ve medikal ürünlerden oluşabileceği, kalan %20'sinin diğer ürünlerden oluşabileceği kararlaştırılmıştı. Taşınan ürünlerin elektronik aletler olması nedeniyle bu tür sıkıntılar yaşanmıştır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
HMK nun 266. Maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK nun 268 ve 269 maddesi gereğince taşımacılık konusunda nitelikli bir hesap bilirkişisine dosyanın tevdine, HMK nun 270. Maddesi gereğince iddia, savunma, icra takip dosyası, taraflar arasındaki yazışmalar, fatura, beyan ve belgeler ile tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre taraflar arasındaki sözleşme tarihi dikkate alınarak davacı tarafından ileri sürülen durumların mücbir sebep kabul edilip edilemeyeceği, davacının sözleşme ile edimlerini ifa etmeyi taahhüt ettiği tarih ve ifa ettiği tarihler itibariyle mücbir sebep olarak ileri sürülen sebepler arasında uygun illiyet bağı olup olmadığı, bu sebepler nedeniyle sözleşmede üstlenilen borcun ihlalinin mutlak ve kaçınılmaz olup olmadığı, davacının sözleşme ile üstlendiği ifa nedeniyle alacağı hak kazanıp kazanmadığı, ifanın gecikmesi nedeniyle bedelde indirim gerekip gerekmediği, davacının icra takip tarihi itibari ile davalı taraftan alacağı olup olmadığı varsa takipte talep edilebilecek asıl alacak ve işlemiş faiz alacağı taleplerinin değerlendirilerek miktarlarının ne kadar olduğu hususlarında hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine, karar verilmiştir.
HMK'nun 266.maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir muhasebeci-mali müşavir, bir elektrik elektronik mühendisi bilirkişi, bir işletmeci bilirkişi ve bir nitelikli hesap bilirkişisinden oluşturulacak bilirkişi kuruluna tevdine, Bilirkişilere HMK 268 maddesi gereği davalı-birleşen dosya davacısı ... Telekominikasyon AŞ'nin ticari defter ve kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapması, raporuna esas alacak olup da dosya içinde bulunmayan kayıt ve belgeler olursa birer suretinin raporuna eklemesi için yetki verilmesine, HMK'nun 273. Maddesi gereğince asıl ve birleşen dosyada tarafların iddia ve savunmaları, icra takip dosyası, taraflar arasındaki yazışmalar, faturalar, beyan ve belgeler, tanık anlatımları, ... Telekominikasyon AŞ'nin ticari defter ve kayıtları ile tüm delillerin incelenmek sureti ile taraflar arasındaki sözleşme tarihi dikkate alınarak asıl dava dosyasında davacı ... ... Ltd Şti tarafından ileri sürülen durumların mücbir sebep kabul edilip edilemeyeceği, asıl dosyada davacının sözleşme ile edimlerini ifa etmeyi taahhüt ettiği tarih ve ifa ettiği tarihler itibari ile mücbir sebep olduğunu ileri sürdüğü durumlar arasında uygun illiyet bağı bulunup bulunmadığı, asıl dava dosyasındaki davacının ileri sürdüğü bu sebepler nedeni ile sözleşmede üstlenilen edimlerinin ihlalinin mutlak ve kaçınılmaz olup olmadığı, mücbir sebep kabulüne imkan bulunup bulunmadığı, asıl dava dosyasında davacının sözleşme ile üstlendiği ifalardan dolayı sözleşmede kararlaştırılan bedele hak kazanıp kazanmadığı, ifanın gecikmesi nedeni ile bedelde indirim gerekip gerekmediği, asıl dosya davacısının icra takip tarihi itibari ile asıl dosya davalısından alacağı olup olmadığı, varsa talep edebileceği asıl alacak ve işlemiş faiz miktarlarının ne kadar olduğu, bu konuda takip talebinin ve davacının dilekçesinin, beyanlarının dikkate alınması, taleple bağlılık ilkesi göz önünde bulundurularak hesaplamalar yapılması, birleşen dava dosyasında birleşen dosyanın davacısının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, açılış ve kapanış tasdiklerinin bulunup bulunmadığı, asıl dava dosyasındaki varılacak sonuca ve tüm delillere göre her iki dava dosyasındaki uyuşmazlıkların bir arada değerlendirmesi yapılarak birleşen dosya davacısının taşıma bedeli, ... ile sözleşme yenilenmediği için kar kaybı zararı, başka yerlerden ikame mal alınması ve birleşen dosya davalısının taşıma işini üstlendiği malların elinde kalması iddiası nedeni ile bir zararı olup olmadığı, ...'in sözleşmeyi yenilememesi ile taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu geç teslimat arasında illiyet bağı olup olmadığı, taşımaya konu edilen malların geç gelmesi nedeni ile bu malların tekrar satılması, başka siparişler için kullanılması, paraya çevrilmesi gibi ihtimallerin kısaca bu malların ekonomik değerinin bulunup bulunmadığı, bu malların ekonomik değerini yitirip yitirmedikleri, birleşen dosya davacısının dava dilekçesinde iddia ve talep ettiği her bir kalem yönünden zararı olup olmadığı, varsa her bir kalem yönünden ayrı ayrı zarar miktarlarının kaçar TL olduğu, bunları birleşen dosya davalısından talep edip edemeyeceği hususlarında hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine, karar verilmiştir.
İşletmeci bilirkişi ..., Mali Müşavir ... Bilgi Teknoloji bilirkişisi ..., Nitelikli Hesaplama uzmanı bilirkişi...arafından düzenlenen 06/09/2022 tarihli raporda özetle; "1- Davalı şirketin 2020 yılı defterlerinin e-defter olduğu, defter beratlarının usulüne uygun olarak süresinde sisteme verildiği, TTK 64. Maddesi gereğinde kapanışlarının yasal süresinde yapıldığı, Davalı-karşı davacı şirketin kayıtlarına göre davacı şirket tarafından düzenlenmiş 22.04.2020 tarihli ... nolu 4.612,28 USD ( 32.098,24 TL) bedelli faturanın ...nolu yevmiye numarasında, yine dava konusu 22.04.2020 tarih ... nolu 34.542,32 USD (240.390,36-TL) bedelli faturanın ... yevmiye numarasında kayıtlı olduğu, dava konusu faturalar karşılığında davacı şirkete ödeme yapıldığına dair bir kayıt olmadığı, Davalı-karşı davacı şirket kayıtlarına göre dava tarihi itibariyle davacı şirket, Transavrasya Uluslararası Taşımacılık Ltd.Şti'nin davalı-karşı davacı ... Elektrik Elektronik Ürünleri Pazarlama San. Tic. Ltd. Şti.'den (39.154,60 $) 265.254,32 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davalı taraf karşı davasında taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre, sadece gecikme nedeni ile zararı varsa onu isteyebileceğinden, mevcut dava dosyasında ise gecikme nedeni ile zararı olup olmadığı tespit edilememiştir. Taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre davacı tarafın gecikme nedeni ile taşımayı üstlendiği malları geç teslim etmesi, takip konusu alacağın ödenmemesini gerektirir bir durum olmadığı değerlendirilmiştir. Davacı tarafın mücbir sebep nedeniyle ürünlerinin tesliminin geciktiği savunması da yerinde olmayıp salgın hastalık mücbir sebep olarak nitelendirilse de davacı tarafın ürünlerinin 18 gün geç teslimindeki kusurunu ortadan kaldıran bir sebep olmadığı değerlendirilmiştir.3- Bu malların ekonomik değerini yitirip yitirmedikleri hususunda değerlendirme yapılması mümkün değildir. Zira dava dosyası içerisinde mallarla ilgili bilgiye rastlanamamıştır. Sayın mahkemenize yardımcı olabilmek adına telekominikasyonla ilgili malların ithal edildiği ve bu malların kısa sürede değer yitirmeyeceği, ancak alıcısının yeniden bulunması için dış ticaret yahut satış biriminin bir miktar araştırma yapmasının yeterli olacağı, bu sürenin belki 1 gün belki 1 ay olabileceği ön görülebilir, alıcısının bulunması ile ürünler hızla elden çıkartılabileceği şeklindeki kanaatlerimizi Sayın Mahkemenize sunarız. Bu kanaatimizin dava içeriğinde mallara ilişkin bilgi olmamakla birlikte dilekçelerden ... telekomikasyon tarafından Türkcelle satılacak ürün olmasından kaynaklı düşünceler olduğunu belirtir dikkate alıp almamanın Sayın mahkemenizin takdirinde olduğunu saygılarımızla iletiriz. Birleşen dosya davacısının dava dilekçesinde iddia ve talep ettiği her bir kalem yönünden zararı olup olmadığı, Varsa her bir kalem yönünden ayrı ayrı zarar miktarlarının kaçar TL olduğu, bunları birleşen dosya davalısından talep edip edemeyeceği mevcut dava dosyasına sunulan belgelerden değerlendirilememiştir. Davacı taraf takip talebinde 39.154,60 USD Asıl alacak, 270,33 USD geçmiş gün faizi olmak üzere toplam 39.424,93 USD alacağı fiili ödeme tarihindeki kur değeri karşılığında ödenmesini talep etmiş, borcun sebebi ise 22/04/2020 Tar , 39.154,60 USD tutarlı ... nolu 22/04/2020 tarihli ... faturalar olduğu tespit edilmiştir. İş bu faturaların karşılığının ödendiğine ilişkin belge tespit edilememiş olup, davacı tarafından takip tarihinden önce davalı taraf temerrütte düşürülmediğinden muacceliyet oluşmamıştır. Mahkemeniz aksi kanaatte olduğu takdirde, davacı tarafin takip talebindeki talep ettiği 22/04/2020-24/06/2020 tarihleri arasında 365 gün üzerinden | yılla kadar vadeli kamu bankalarınca fiilen uygulanan en yüksek mevduat faiz oranı üzerinden geçmiş gün faiz hesabı yapılmıştır. Bilirkişi Heyeti olarak ... E. Sayılı dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 39.154,60 USD asıl alacak bedeli üzerinden devamına karar verilmesi kanaatine varmış bulunmaktayız." şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Dava dosyası ve eklerinin rapor veren bilirkişi kuruluna tevdi ile HMK'nun 281/2 maddesi uyarınca tarafların 06/09/2022 tarihli rapora karşı beyan ve itirazları ... Telekominikasyon AŞ vekilinin bu celse sunduğu uzman görüşü raporu ve gerekirse ticari defter ve kayıtlarının yerinde incelenmesi sureti ile itirazları karşılar mahiyette ek rapor düzenlenmesi için bilirkişilere yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir.
İşletmeci bilirkişi ...Mali Müşavir ..., Bilgi Teknoloji bilirkişisi ...Nitelikli Hesaplama uzmanı bilirkişi ... tarafından düzenlenen 22/12/2022 ek tarihli raporda özetle; "Birleşen dava dosyasında birleşen dosyanın davacısının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, açılış ve kapanış tasdiklerinin bulunup bulunmadığı, asıl dava dosyasındaki varılacak sonuca ve tüm delillere göre her iki dava dosyasındaki uyuşmazlıkların bir arada değerlendirmesi yapılarak birleşen dosya davacısının taşıma bedeli, Taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre davacı tarafın gecikme nedeni ile taşımayı üsTLendiği malları geç teslim etmesi, takip konusu alacağın ödenmemesini gerektirir bir durum olmadığı değerlendirilmiştir. Davacı tarafın mücbir sebep nedeniyle ürünlerinin tesliminin geciktiği savunması da yerinde olmayıp salgın hastalık mücbir sebep olarak nitelendirilse de davacı tarafın ürünlerinin 18 gün geç teslimindeki kusurunu ortadan kaldıran bir sebep olmadığı değerlendirilmiştir. Bu malların ekonomik değerini yitirip yitirmedikleri hususunda değerlendirme yapılması mümkün değildir. Zira dava dosyası içerisinde mallarla ilgili bilgiye rastlanamamıştır. Sayın mahkemenize yardımcı olabilmek adına telekominikasyonla ilgili malların ithal edildiği ve bu malların kısa sürede değer yitirmediği ancak alıcısının yeniden bulunması için dış ticaret yahut satış biriminin bir miktar araştırma yapmasının yeterli olacağı, bu sürenin belki 1 gün belki 1 ay olabileceği ön görülebilir, alıcısının bulunması ile ürünler hızla elden çıkartılabileceği şeklindeki kanaatlerimizi Sayın Mahkemenize sunarız. Bu kanaatimizin dava içeriğinde mallara ilişkin bilgi olmamakla birlikte dilekçelerden ... telekomünikasyon tarafından ...'e satılacak ürün olmasından kaynaklı düşünceler olduğunu belirtir dikkate alıp almamanın Sayın mahkemenizin takdirinde olduğunu saygılarımızla iletiriz. Sonuç olarak değerlendirmek gerekirse takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere; dava konusu gecikme dolayısıyla davaya konu navlun bedeli ödemesi yapıldığı takdirde şirketin bu ticaretten asgari 220.281.26 TL gelir kaybı doğacağı, ayrıca sözleşme gereği tenzilata gidildiği içinde toplam cirosundan 1.011.147,97 TL gelir kaybına uğradığı tespit edilmiştir. Davacı taraf takip talebinde 39.154,60 USD Asıl alacak, 270,33 USD geçmiş gün faizi olmak üzere toplam 39.424,93 USD alacağı fiili ödeme tarihindeki kur değeri karşılığında ödenmesini talep etmiş, borcun sebebi ise 22/04/2020 Tarihli, 39.154,60 USD tutarlı ... nolu 22/04/2020 tarihli ... faturalar olduğu tespit edilmiştir. İş bu faturaların karşılığının ödendiğine ilişkin belge tespit edilememiş olup, davacı tarafından takip tarihinden önce davalı taraf temerrütte düşürülmediğinden muaccelliyet oluşmamıştır. Mahkemeniz aksi kanaatte olduğu takdirde, davacı tarafın takip talebindeki talep ettiği 22/04/2020-24/06/2020 tarihleri arasında 365 gün üzerinden | yılla kadar vadeli kamu bankalarınca fiilen uygulanan en yüksek mevduat faiz oranı üzerinden geçmiş gün faiz hesabı yapılmıştır. Bilirkişi Heyeti olarak Kayseri Genel icra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 39.154,60 USD asıl alacak bedeli üzerinden devamına karar verilmesi kanaatine varmış bulunmaktayız." şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Birleşen dosya davacısı ... Telekominikasyon ... A.Ş. Vekiline uyuşmazlık konusu olan döneme ilişkin tüm ticari defter ve kayıtlarını fiziken, e-deftere tabi olanlar varsa vergi dairesinden ilgili döneme ilişkin olarak aldıkları beratlarla birlikte elektronik çıktılarını mahkememize sunması için süre verilmiş, defterler sunulduktan sonra dosya mahkememizce daha önce alınan bilirkişi rapor ve ek raporlarına tarafların beyan ve itirazları dikkate alınarak dosya kapsamına göre yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince yetki alanımız içinde yeterli sayı ve nitelikte bilirkişi bulunmadığından Ankara bilirkişilik listesinden re'sen seçilecek bir muhaebeci-mali müşavir, bir telekominikasyon cihazları konusunda uzman elektrik elektronik mühendisi, bir işletmeci bilirkişi ve bir uluslar arası taşımacılık alanında nitelikli hesap bilirkişisinden oluşacak bilirkişi kurulunun görevlendirilmesine, Dava dosyasının ve eklerinin bilirkişi kuruluna tevdi amacı ile Ankara Nöbetçi ATM'ne talimat yazılmasına, HMK'nun 273. Maddesi gereğince asıl ve birleşen dava dosyalarında tarafların iddia ve savunmaları, icra takip dosyası, taraflar arasındaki yazışmalar, faturalar, beyan ve belgeler, tanık anlatımları, davalı birleşen dosya davacısı ... Telekominikasyon AŞ'nin ticari defter ve kayıtları, daha önce alınan bilirkişi rapor ve ek raporları ile tarafların buna karşı beyan ve itirazları ve diğer tüm dosya kapsamı incelenmek sureti ile taraflar arasındaki sözleşme tarihi dikkate alınarak asıl davada davacı Transavrasya ... Ltd Şti tarafından ileri sürülen durumların mücbir sebep kabul edilip edilemeyeceği, asıl dosyada davacının sözleşme ile edimlerini ifa etmeyi taahhüt ettiği tarih ile edimini fiilen ifa ettiği tarihler itibari ile mücbir sebebin olduğunu iddia ettiği durumlar arasında uygun illiyet bağının bulunup bulunmadığı, asıl davada davacının ileri sürdüğü bu sebeplerin sözleşmede üstlendiği edimlerin ifa süresini geciktirmesinin, ihlalin mutlak ve kaçınılmaz nedeni olup olmadığı, mücbir sebep gerekçesinin kabulünün mümkün olup olmadığı, asıl davada davacının sözleşme ile kararlaştırılan bedele (ücrete) hak kazanıp kazanmadığı, ifanın geciktirilmesi nedeni ile bedelde indirim yapılması gerekip gerekmediği, asıl dosyada davacının icra takip tarihi itibari ile asıl dosya davalısından alacaklı olup olmadığı, alacağı varsa takip tarihi itibari ile talep edilebilecek asıl alacak ve temerrüt söz konusu ise işlemiş temerrüt faizi miktarlarının ne kadar olduğu, olması gerektiği, bu konuda takip talebinin ve asıl dosya davacısının beyan ve taleplerinin incelenip talep ile bağlılık ilkesi göz önünde bulundurularak hesaplamalar yapılması, Birleşen davada birleşen dosya davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, açılış ve kapanış tasdiklerinin olup olmadığı, asıl davada varılacak sonuca ve tüm delillere göre asıl ve birleşen davalardaki uyuşmazlıkların birlikte değerlendirilerek birleşen dava dosyasında davacının taşıma bedeli, ... ile sözleşme yenilemediği için kar kaybı zararı, başka yerlerden ikame mal alınması nedeni ile ve birleşen dava davalısının taşıma işini üstlendiği malların teslim edilmesinin gecikmesi nedeni ile bu malların elinde kaldığı iddiasına yönelik zararları olup olmadığı, ...'in sözleşmeyi yenilememesi ile taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu geç teslim arasında illiyet bulunup bulunmadığı, taşımaya konu malların geç gelmesi nedeni ile bu malların tekrar satılması, başka işlerde kullanılması, paraya çevrilmesi ya da başkaca değerlendirilip kullandırılmasının mümkün olup olmadığı, eğer bu cihazların başka şekilde kullanılması mümkün değilse hurda değerinin olup olmadığı, geç teslim nedeni ile bu malların ekonomik değerini kaybedip kaybetmediği, bu malların özellikleri ve kullanım alanları dikkate alınıp değerlendirme yapılması, birleşen davada davacının dava dilekçesinde iddia ve talep ettiği her bir kalem yönünden ayrı ayrı inceleme yapılarak zararı olup olmadığı varsa her bir kalem talep yönünden zarar miktarının ne olduğu, varsa bu zararların birleşen dosya davalısından talep edilip edilemeyeceği hususlarında önceki rapor ve ek raporun ve buna karşı tarafların beyan ve itirazlarının da incelenerek o tespitlere katılıp katılmayacakları hususlarının tartışılması sureti ile hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine, karar verilmiştir.
Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat ile görevlendirilen bilirkişiler Mali Müşavir..., Elektrik-Elektronik Mühendisi..., Öğretim Üyesi ...ve Nitelikli hesap uzmanı bulurkuşu ...tarafından düzenlenen 29/08/2023 tarihli raporda özetle; "06.09.2022 Tarihli bilirkişi raporunda da tespit edildiği gibi, tarafımızdan yapılan incelemede, davalı şirketin 2020 yılı defterlerinin e-defter olduğu, defter beratlarının usulüne uygun olarak süresinde sisteme verildiği, TTK 64. Maddesi gereğinde kapanışlarının yasal süresinde yapıldığı görülmüştür. Dosya içerisinde yer alan bilgi, belge ve raporlardan, Davalı-karşı davacı şirketin kayıtlarına göre davacı şirket tarafından düzenlenmiş 22.04.2020 tarihli ... nolu 4.612,28 USD bedelli faturanın 22.04.2020 – 908 nolu yevmiye numarasında, yine dava konusu 22.04.2020 tarih ... nolu 34.542,32 USD bedelli faturanın 22.04.2020 – 909 yevmiye numarasında kayıtlı olduğu, dava konusu faturalar karşılığında davacı şirkete ödeme yapıldığına dair bir kayıt olmadığı, Davalı-karşı davacı şirket kayıtlarına göre dava tarihi itibariyle davacı şirket, Transavrasya Uluslararası Taşımacılık Ltd.Şti’nin davalı-karşı davacı ... Telekomünikasyon Elektrik Elektronik Ürünleri Pazarlama San. Tic. Ltd. Şti.’den Toplam 39.154,60 $ alacaklı olduğu anlaşılmaktadır. Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacı şirketin yukarıda belirtilen sorumluluklarından kurtulabilmesi için zararı önlemeye yönelik bütün tedbirleri aldıklarına veya bu tedbirleri alma olanağının bulunmadığına dair kanaat oluşmamıştır. Davacı tarafın mücbir sebep nedeniyle ürünlerinin tesliminin geciktiği savunması da yerinde olmayıp Covid-19 pandemi dönemi mücbir sebep olarak nitelendirilse de davacı tarafın ürünlerinin 18 gün geç teslimindeki kusurunu ortadan kaldıran bir sebep olmadığı değerlendirilmiştir. Olayların tarihsel kronolojisine bakıldığında ise; Uçuşu planlandığı 6 Nisan 2020 tarihinde uçak arızasının ortaya çıkması sebebiyle uçuşun gerçekleşmemeis ile arızanın giderilemediğinin açıklandığı 11 Nisan 2020 tarihleri arasında 5 günlük süre geçtiği görülmektedir. Teknik arıza sebebiyle revize edilen uçuşun iptal edildiği 11 Nisan 2020 ile Davacı şirketin davalının mallarının taşınması için bir uçuşun ayarlanması işlemini gerçekleştirdiğini belirttiği 16 Nisan 2020 tarihleri arasında 5 günlük süre olduğu görülmektedir. Bunlar göz önüne alındığında; davacı tarafın herhangi bir gecikmenin yaşanmaması adına öngörülebilir nitelikteki bütün önlemleri aldığına dair heyetin bir kanaati oluşmamıştır. Bu anlamda gecikmeden kaynaklı zararın karşılanmasının gerektiği değerlendirilmektedir. Ancak, Davalı taraf karşı davasında taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre, sadece gecikme nedeni ile gecikmeden kaynaklı zararın karşılanmasının gerektiği değerlendirilmektedir. Mevcut dava dosyasında ise gecikme nedeni ile zararı konusunda somut bilgi olmadığından, gecikmeden kaynaklı zararın, malların bedeli üzerinden nefaset oranı uygulanarak karşılanmasının yerinde olacağı değerlendirilmiştir. Her gecikmeli gün için %3'lik bir nefaset oranı öngörülebileceğinden, yukarıda belirtilen 6-16 Nisan 2020 tarihleri arasındaki 10 günlük süre zarfında davacı tarafın herhangi bir gecikmenin yaşanmaması adına öngörülebilir nitelikteki bütün önlemleri aldığına dair heyetin bir kanaati oluşmadığından, toplam %30 lık bir nefasetin uygulanması gerektiği değerlendirilmektedir. Bu malların ekonomik değerini yitirip yitirmedikleri hususunda; Bunların metal kablo bağlantı panelleri, kablo konektörleri, Cat tipi veri iletişim kabloları şeklinde olan malların, zarar görmediği sürece ve gecikmenin gün bazında süreli oluşu sebebiyle teknolojik olarak güncelliğini kaybetme konusu olmayacağından varlık olarak değerini kaybetmeyeceği değerlendirilmektedir. Bu ürünlerin haberleşme sistemlerinde yaygın kullanılan ürünler olup ekonomik değerini hemen kaybedecek ürünler sınıfında bulunmamaktadır, haberleşme sistemlerin her zaman kullanım alanı bulunmaktadır. Gecikme sebebiyle güncelliğini veya işlevselliğini kaybetmesi söz konusu olabilen ürünlerden olmadığı değerlendirilmektedir. Davacı taraf takip talebinde 39.154,60 USD Asıl alacak, 270,33 USD geçmiş gün faizi olmak üzere toplam 39.424,93 USD alacağı fiili ödeme tarihindeki kur değeri karşılığında ödenmesini talep etmiş, borcun sebebi ise 22/04/2020 Tarihli, 39.154,60 USD tutarlı ... nolu 22/04/2020 tarihli ...00001822 faturalar olduğu tespit edilmiştir. İşbu faturaların karşılığının ödendiğine ilişkin belge tespit edilememiştir. Bilirkişi Heyeti olarak Kayseri Genel icra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 39.154,60 USD üzerinden %30 nefaset ile asıl alacak olarak 27.408,22 USD bedeli üzerinden devamına karar verilmesi, Mevcut dosyada davacı tarafın ticari defterleri dava dosyasına kazandırılmadığından, ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığı tespit edilememiştir." şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Tarafların 18/09/2023 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazları, davalı karşı davacı vekilinin yeni bilirkişi heyetinden rapor aldırılması istemi ve dosyadaki raporlar arasında çelişkilerin bulunması nedeniyle bu çelişkilerin giderilmesi amacıyla yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince yetki alanımız içinde yeterli sayı ve nitelikte bilirkişi bulunmadığından Ankara bilirkişilik listesinden re'sen seçilecek daha önce rapor verenlerin dışında bir muhaebeci-mali müşavir, bir telekominikasyon cihazları konusunda uzman elektrik elektronik mühendisi, bir işletmeci bilirkişi ve bir uluslar arası taşımacılık alanında nitelikli hesap bilirkişisinden oluşacak bilirkişi kurulunun görevlendirilmesine, dava dosyasının ve eklerinin bilirkişi kuruluna tevdi amacı ile Ankara Nöbetçi ATM'ne talimat yazılmasına, HMK'nun 273. Maddesi gereğince asıl ve birleşen dava dosyalarında tarafların iddia ve savunmaları, icra takip dosyası, taraflar arasındaki yazışmalar, faturalar, beyan ve belgeler, tanık anlatımları, davalı birleşen dosya davacısı ... Telekominikasyon AŞ'nin ticari defter ve kayıtları, daha önce alınan bilirkişi rapor ve ek raporları ile tarafların buna karşı beyan ve itirazları ve diğer tüm dosya kapsamı incelenmek sureti ile taraflar arasındaki sözleşme tarihi dikkate alınarak asıl davada davacı Transavrasya ... Ltd Şti tarafından ileri sürülen durumların mücbir sebep kabul edilip edilemeyeceği, asıl dosyada davacının sözleşme ile edimlerini ifa etmeyi taahhüt ettiği tarih ile edimini fiilen ifa ettiği tarihler itibari ile mücbir sebebin olduğunu iddia ettiği durumlar arasında uygun illiyet bağının bulunup bulunmadığı, asıl davada davacının ileri sürdüğü bu sebeplerin sözleşmede üstlendiği edimlerin ifa süresini geciktirmesinin, ihlalin mutlak ve kaçınılmaz nedeni olup olmadığı, mücbir sebep gerekçesinin kabulünün mümkün olup olmadığı, asıl davada davacının sözleşme ile kararlaştırılan bedele (ücrete) hak kazanıp kazanmadığı, ifanın geciktirilmesi nedeni ile bedelde indirim yapılması gerekip gerekmediği, asıl dosyada davacının icra takip tarihi itibari ile asıl dosya davalısından alacaklı olup olmadığı, alacağı varsa takip tarihi itibari ile talep edilebilecek asıl alacak ve temerrüt söz konusu ise işlemiş temerrüt faizi miktarlarının ne kadar olduğu, olması gerektiği, bu konuda takip talebinin ve asıl dosya davacısının beyan ve taleplerinin incelenip talep ile bağlılık ilkesi göz önünde bulundurularak hesaplamalar yapılması, Birleşen davada birleşen dosya davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, açılış ve kapanış tasdiklerinin olup olmadığı, asıl davada varılacak sonuca ve tüm delillere göre asıl ve birleşen davalardaki uyuşmazlıkların birlikte değerlendirilerek birleşen dava dosyasında davacının taşıma bedeli, ... ile sözleşme yenilemediği için kar kaybı zararı, başka yerlerden ikame mal alınması nedeni ile ve birleşen dava davalısının taşıma işini üstlendiği malların teslim edilmesinin gecikmesi nedeni ile bu malların elinde kaldığı iddiasına yönelik zararları olup olmadığı, ...'in sözleşmeyi yenilememesi ile taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu geç teslim arasında illiyet bulunup bulunmadığı, taşımaya konu malların geç gelmesi nedeni ile bu malların tekrar satılması, başka işlerde kullanılması, paraya çevrilmesi ya da başkaca değerlendirilip kullandırılmasının mümkün olup olmadığı, eğer bu cihazların başka şekilde kullanılması mümkün değilse hurda değerinin olup olmadığı, geç teslim nedeni ile bu malların ekonomik değerini kaybedip kaybetmediği, bu malların özellikleri ve kullanım alanları dikkate alınıp değerlendirme yapılması, birleşen davada davacının dava dilekçesinde iddia ve talep ettiği her bir kalem yönünden ayrı ayrı inceleme yapılarak zararı olup olmadığı varsa her bir kalem talep yönünden zarar miktarının ne olduğu, varsa bu zararların birleşen dosya davalısından talep edilip edilemeyeceği hususlarında önceki raporlar, ek raporun ve uzman raporu buna karşı tarafların beyan ve itirazlarının da incelenerek o tespitlere katılıp katılmayacakları hususlarının tartışılması sureti ile hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine, karar verilmiştir.
Ankara 10 Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat gereğince görevlendirilen Bilirkişiler ... tarafından düzenlenen 13/03/2024 tarihli raporda özetle; "Asıl davada davacı Transavrasya ... Ltd Şti tarafından ileri sürülen durumların mücbir sebep kabul edilemeyeceği, Asıl dosyada davacının sözleşme ile edimlerini ifa etmeyi taahhüt ettiği tarih ile edimini fiilen ifa ettiği tarihler itibari ile mücbir sebebin olduğunu iddia ettiği durumlar arasında uygun illiyet bağının bulunmadığı, Asıl davada davacının ileri sürdüğü bu sebeplerin sözleşmede üstlendiği edimlerin ifa süresini geciktirmesinin, ihlalin mutlak ve kaçınılmaz nedeni olmadığı, mücbir sebep gerekçesinin kabulünün mümkün olmadığı, Asıl davada davacının sözleşme ile kararlaştırılan bedele (ücrete) hak kazandığı, ifanın geciktirilmesi nedeni ile bedelde indirim yapılması gerekmediği, Asıl dosyada davacının icra takip tarihi itibari ile asıl dosya davalısından 39.154,60 USD alacaklı olduğu, takip tarihi itibari ile talep edilebilecek asıl alacak ve temerrüt söz konusu olmadığı, Birleşen davada birleşen dosya davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin olduğu, Birleşen dava dosyasında davacının taşıma bedeli, ... ile sözleşme yenilemediği için kar kaybı zararı, başka yerlerden ikame mal alınması nedeni ile ve birleşen dava davalısının taşıma işini üstlendiği malların teslim edilmesinin gecikmesi nedeni ile bu malların elinde kaldığı iddiasına yönelik zararları olduğuna dair herhangi bir somut delil olmadığı, ...'in sözleşmeyi yenilememesi ile taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu geç teslim arasında illiyet bağının bulunduğuna ilişkin dosya içerisinde somut bir bilgi belge bulunmadığı, Taşımaya konu malların geç gelmesi nedeni ile bu malların tekrar satılması, başka işlerde kullanılması, paraya çevrilmesi ya da başkaca değerlendirilip kullandırılmasının mümkün olup olmadığı, sözkonusu malların satışının yapılıp yapılmadığı hususuna ilişkin somut bilgiye rastlanmamıştır. Şayet sözkonusu ürünler hali hazırda şirket bünyesinde ise konusunda uzman bir bilirkişi tarafından yerinde tespiti yapılarak değer kaybının hesaplanması gerekmektedir. Davalı ... Telekomünikasyon Ltd Şti davacı Transavrasya Ltd Şti'ne taşıma ücreti olan 39.154,60 USD ödemesi gerekmektedir. Davalı ... Telekomünikasyon Ltd Şti'nin ürünlerin geç tesliminden kaynaklı talep ettiği tazminata ilişkin somut bilgi ve belge olmadığından tazminat talebi hesaplanamamıştır." şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Dava dosyasının 13/03/2024 tarihli raporu sunan bilirkişi kuruluna tevdi ile bu rapora karşı asıl dosyada davalı birleşen dosyada davacı ... Telekomikinosyon A.Ş vekilinin 29/03/2024 tarihli dilekçesindeki itiraz sebeplerini karşılar, daha önce alınan raporlardaki aksine değerlendirmelerin ve davalı tarafça sunulan mütalaanın irdelenmesi konularında HMK'nun 281. Maddesi uyarınca ek rapor alınmasına, bu nedenle Ankara Ticaret Mahkemesine talimat yazılmasına karar verilmiştir.
Ankara 10 Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat gereğince görevlendirilen Bilirkişiler ... tarafından düzenlenen 16/09/2024 tarihli ek raporda özetle; "Sayın Mahkemeniz dosyaya sunmuş olduğumuz 12.03.2024 tarihli raporumuza davalı ... Telekomünikasyon Ltd. Şti tarafından yapılan itirazların değerlendirilmesi ve dosyaya ... Telekomünikasyon Ltd. Şti tarafından sunulan Uzman görüşünü değerlendirerek ek rapor hazırlanmasını istemiştir. Prof. Dr. ... (Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi ...) tarafından hazırlanan uzman görüşünde; Montreal Konvansiyonunda iki ayrı görüş olduğunu, birinci görüşte taşıma ücretinde indirim yapılması gerektiği, ikinci görüşte ise talep sahibinin zararını isteyebileceği görüşü hakim olduğu, Prof. Dr. ...in birinci görüşten yana olduğunu belirttiği, ancak heyetimizin ikinci görüşten yana olduğu, dolayısı ile uzman görüşüne aykırı bir kanaat bildirilmediği görülmektedir. Heyetimiz taşıma ücretinde indirim yapılmayacağı ancak talep sahibinin zararını isteyebileceği, ... Telekomünikasyon Ltd. Şti'nin 2020 yılı genel cirosunun 2019 yılına oranla artışının az olduğu, Türkcell ile 2020 yılı cirosunun 2019 yılına oranla çok az azalış olduğu, 2021 Yılı genel cirosunun 2020 yılına oranla büyük oranda artış olduğu, bununla doğru orantılı olarak Türcell Aş ile ticaretinin de büyük oranda artış olduğu dikkate alındığında, dava konusu taşımanın gecikmesinin ... Telekomünikasyon ile olan ticari ilişkisini olumsuz etkilemediği görüş ve kanaatine varılmış olup, Davacı Transavrasya Uluslararası Taşımacılık Ltd. Şti'nin dava konusu 39.154,60-USD alacağının takip tarihi itibariyle talep edebileceği" belirtilmiştir.
Dava dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporularının sunulan uzman görüşleri taraflarının beyan ve itirazları dikkate alınarak HMK'nun 266. Maddesi uyarınca yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267 ve 268. Maddesi gereğince İstanbul Bilirkişi Bölge Kurulundan re'sen seçilecek bir mali müşavır/muhasebeci, telekominikasyon cihazları konusunda uzman elektronik,elektronik bilirkişisi, işletme bilirkişisi ve hava taşımacılığı alanında uzman nitelikli hesap bilirkişininin görevlendirilmesine, Dava dosyasının bilirkişilere tebliğ için İstanbul Bilirkişi Bölge Kuruluna talimat yazılmasına, HMK'nun 273. Maddesi gereğince asıl ve birleşen dava dosyalarında tarafların iddia ve savunmaları, icra takip dosyası, taraflar arasındaki yazışmalar, faturalar, beyan ve belgeler, tanık anlatımları, davalı birleşen dosya davacısı ... Telekominikasyon AŞ'nin ticari defter ve kayıtları, daha önce alınan bilirkişi rapor ve ek raporları ile tarafların buna karşı beyan ve itirazları ve diğer tüm dosya kapsamı incelenmek sureti ile taraflar arasındaki sözleşme tarihi dikkate alınarak asıl davada davacı ... ... Ltd Şti tarafından ileri sürülen durumların mücbir sebep kabul edilip edilemeyeceği, asıl dosyada davacının sözleşme ile edimlerini ifa etmeyi taahhüt ettiği tarih ile edimini fiilen ifa ettiği tarihler itibari ile mücbir sebebin olduğunu iddia ettiği durumlar arasında uygun illiyet bağının bulunup bulunmadığı, asıl davada davacının ileri sürdüğü bu sebeplerin sözleşmede üstlendiği edimlerin ifa süresini geciktirmesinin, ihlalin mutlak ve kaçınılmaz nedeni olup olmadığı, mücbir sebep gerekçesinin kabulünün mümkün olup olmadığı, asıl davada davacının sözleşme ile kararlaştırılan bedele (ücrete) hak kazanıp kazanmadığı, ifanın geciktirilmesi nedeni ile bedelde indirim yapılması gerekip gerekmediği, asıl dosyada davacının icra takip tarihi itibari ile asıl dosya davalısından alacaklı olup olmadığı, alacağı varsa takip tarihi itibari ile talep edilebilecek asıl alacak ve temerrüt söz konusu ise işlemiş temerrüt faizi miktarlarının ne kadar olduğu, olması gerektiği, bu konuda takip talebinin ve asıl dosya davacısının beyan ve taleplerinin incelenip talep ile bağlılık ilkesi göz önünde bulundurularak hesaplamalar yapılması, Birleşen davada birleşen dosya davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, açılış ve kapanış tasdiklerinin olup olmadığı, asıl davada varılacak sonuca ve tüm delillere göre asıl ve birleşen davalardaki uyuşmazlıkların birlikte değerlendirilerek birleşen dava dosyasında davacının taşıma bedeli, ... ile sözleşme yenilemediği için kar kaybı zararı, başka yerlerden ikame mal alınması nedeni ile ve birleşen dava davalısının taşıma işini üstlendiği malların teslim edilmesinin gecikmesi nedeni ile bu malların elinde kaldığı iddiasına yönelik zararları olup olmadığı, ...'in sözleşmeyi yenilememesi ile taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu geç teslim arasında illiyet bulunup bulunmadığı, taşımaya konu malların geç gelmesi nedeni ile bu malların tekrar satılması, başka işlerde kullanılması, paraya çevrilmesi ya da başkaca değerlendirilip kullandırılmasının mümkün olup olmadığı, eğer bu cihazların başka şekilde kullanılması mümkün değilse hurda değerinin olup olmadığı, geç teslim nedeni ile bu malların ekonomik değerini kaybedip kaybetmediği, bu malların özellikleri ve kullanım alanları dikkate alınıp değerlendirme yapılması, birleşen davada davacının dava dilekçesinde iddia ve talep ettiği her bir kalem yönünden ayrı ayrı inceleme yapılarak zararı olup olmadığı varsa her bir kalem talep yönünden zarar miktarının ne olduğu, varsa bu zararların birleşen dosya davalısından talep edilip edilemeyeceği hususlarında önceki raporlar, ek raporun ve uzman raporu buna karşı tarafların beyan ve itirazlarının da incelenerek o tespitlere katılıp katılmayacakları hususlarının tartışılması sureti ile hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine, karar verilmiştir.
İstanbul 20 Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat gereğince görevlendirilen bilirkişiler Hava Hukuku, Taşıma Hukuku Uzmanı Altınbaş Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Av. Uzm. Arb....Kurumsal Yönetici, İşletme Yönetimi, Yönetim ve Mali Analiz alanında uzman bilirkişi ..., S.M.Mali Müşavir... Elektronik ve Haberleşme Mühendisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen 17/06/2025 tarihli raporda özetle; davacı ... Uluslararası Taşımacılık Limited Şirketi tarafından ve Davalı ... Telekomünikasyon A.Ş sunulan bilgi, belge ve beyan edilen durumların tetkiki sonucunda Davacı Taşıyıcı açısında gecikmenin kendi kusurundan kaynaklandığı anlaşılmakla Montreal Sözleşmesi madde 19 kapsamında sorumlu olduğu, Davacı tarafından dayanılan COVID-19 pandemisinin gecikmeye sebep olan olaylar zinciri ve teknik arızalar nazara alındığında mücbir sebep iddiasının geçerli olmayacağı, Yine de Taşıyıcının sorumlu tutulmasının, kendisine taşıma ücretinin tamamının ödenmemesi anlamına gelmeyeceği, Davalı yük alıcısı konumundaki şirketin, madde 19 kapsamında “gecikme” nedeniyle oluşan zararını somutlaştırması ve ispatlaması gerektiği, Yapılan dosya incelemesinde Davalı ... tarafından ... ile devam eden iş ilişkisinde yurtdışından getirilen mallara ilişkin “taşıma bedelinin” işbu dava dışı kurum tarafından sözleşme gereği yerine getirildiği net bir biçimde faturalarla dekontlarla ispatlanmadığı, Gerekli nihai tazminat tutarının ancak gecikme nedeniyle zarar ortaya konduktan sonra hesaplanabileceği, bu nedenle, Gecikme nedeniyle a.Davalı tarafça zarar açıkça belgelendirilmediği takdirde taşıma ücretinin Davacıya ödenmesi gerektiği, b.Gecikme nedeniyle ispatlı zarar var ise taşıma ücretinden düşürülerek geç de olsa teslim alınan malların taşıma ücreti olarak Davacıya ödenmesi gerektiği, Davalı yanca hiçbir zarar kalemi belgeli şekilde ortaya konmayacaksa, bu durumda “sorumluluk var ama zarar yok” ilkesince Davacıya taşıma ücretinin tamamının ödenebileceği, 8. Dava dışı kurumlarla olan sözleşme uzatma fırsatı ve kar kaybı taleplerini içeren dolaylı zarar iddialarının Montreal Konvansiyonu madde 19 ve 29 gereği reddi, 9. Tüzel kişi davalının manevi tazminat talebinin takdirinin ayrıca mahkemenize bırakıldığı, 10. Ortaya konacak zarar kalemlerinin ispatı çerçevesinde yargılama giderleri, masraflar ile vekalet ücretinin sorumlu tarafa yüklenebileceği" belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Esas dosyada davacı taraf davalı ile davalıya ait Çin ülkesinde yer alan bir kısım malların taşınmasına ilişkin olarak davacı şirketten talepte bulunduğunu, kendilerinin ise 06/04/2020 varış tarihli, İstanbul uçuşu ile teklif hazırladıklarını, hazırlanan teklife göre malların varışına istinaden peşin ödeme yapılacağı şeklinde anlaştıklarını, 06/04/2020 tarihinde Çin ülkesinin yerel saati ile 02:30 da gerçekleşmesi planlanan uçuşun teknik arızalardan dolayı gerçekleşmediğini, uçak arızası nedeni ile temin edilen 07/04/2020 tarihinde Çin ülkesinden taşıma yapacak hava yolu firmasının teknik arızadan dolayı uçuşun ileri tarihe revize edildiğini, Çin sivil havacılık idaresi ile görüşmeler yapılarak nihayetinde malların 23/04/2020 tarihinde İstanbul havalimanına teslim edildiğini belirtmiştir. Davacı iddiasında 06/04/2020 tarihinde planlanan uçuşta teknik arıza bulunduğunu ayrıca Covid 19 pandemisi nedeni ile gecikmeler yaşandığını, davacı taraf yine edimlerini yerine getirdiği iddiası ile 34.542,32 USD bedelli ve 4.612,28 USD bedelli faturaların kesildiğini, davalı tarafça ödeme yapılmadığını, faturalara karşı Kayseri genel icra dairesinin ... esas sayılı dosyadan takip yaptıklarını,
Davalı ise cevap dilekçesinde taşımada gecikme meydana geldiğini, taşıyıcı davacının gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, zamanında teslim etmeyerek zarara sebebiyet verdiğini, mücbir sebep söz konusu olmadığını, taşıma ücretinin TTK'nun 882 uyarınca talep edemeyeceğini belirtmiştir.
Dosyamız kapsamında açılan birleşen davada davacı ... ile yapılan 2 yıllık sözleşmenin uzatılacağını davacı tarafından yapılan taşıma nedeni ile gecikme sebebi ile sözleşmenin askıya alındığını belirterek maddi ve manevi tazminat dilemiştir.
Dosyamız kapsamında ticari defterler incelenmiş hava hukuku bilirkişi heyetlerinden rapor alınmıştır.
06/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda esas dosya davacısının 38.154064 USD alacaklı olduğunu, gecikme nedeni ile bir zarar tespit edilemediğini, mücbir sebep nedeni ile ürünlerin tesliminin geciktiği savunmasının yerinde olmadığını, üründen 18 gün geç tesliminde kusuru ortadan kaldıran bir sebep olmadığını, birleşen dosya davacısının iddialarını destekler bir delil olmadığını değerlendirdiği görülmüştür.
Yine 27/08/2023 tarihli raporda asıl dosyadaki davacı şirketin gecikme nedeni ile zararı önlemeye yönelik bütün tedbirleri aldıklarını veya bu tedirleri alma olanacağının bulunmadığına dair kanaat oluşmadığını, mücbir sebep nedeni ile ürünlerin tesliminin geciktiğinin savunmasının yerinde olmadığını, Covud 19 pandemi dönemi mücbir sebep olarak nitelendirilse de davacı tarafın ürünlerinin 18 gün geç tesliminin kusuru ortadan kaldıran bir sebep olmadığı değerlendirilmiştir.
Davacı tarafın herhangi bir gecikmenin yaşanmaması adına öngörülebilir nitelikte bütün önlemleri aldığına dair bilirkişi heyetinde bir kanaatin oluşmadığı, %30 luk bir nefaset indirimi uygulanması gerektiği ve bu kapsamda bu indirim uygulanarak davacının 27.408,22 USD alacağı olduğu değerlendirilmiştir.
Yine 12/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda asıl davada davacı tarafından sürülen durumun mücbir sebep olarak kabul edilemeyeceği, sözleşme ile edimlerini ifa etmeyi taahhüt ettiği tarih ile edimini fiilen ifa ettiği tarihler itibarı ile mücbir sebebin olduğunu iddia ettiği durumlar arasında illiyet bağının bulunmadığı, asıl davadaki davacının sözleşme ile kararlaştırılan bedele ücrete hak kazandığı ifanın gecikmesi nedeni ile bedelde indirim yapılması gerekmediği, birleşen dosya açısından ... ile yapılan sözleşme yenilenmediği için kar kaybı zararı, başka yerlerden ikame mal alınması nedeni ile ve birleşen dosya davacısının taşıma işini üstlendiği malların teslim edilmesinin gecikmesi nedeni ile bu malların elinde kaldığı iddiasına yönelik zararlara dair bir delil olmadığını, esas dosya davalısının 2020 genel cirosunun 2019 yılına oranla az olduğu, ... ile 2020 cirosunun 2019 yılına göre çok azalmış olduğu, 2021 genel cirosunun 2020 yılına oranla büyük oranda artış olduğu, bununla doğru orantılı olarak ... ile ticaretinde büyük oranda artış olduğu dikkate alındığında dava konusu taşımanın gecikmesinde ticari ilişkinin olumsuz etkilemediğini değerlendirdiği görülmüştür.
Taraflar arasındaki ticari ilişki 2020 yılında gerçekleşen bir taşımadan kaynaklı taşıma ücreti ve buna karşılık olarak taşımanın geç yapılmasından kaynaklı doğan zararlardan ibarettir.
Covid 19 vakası ilk olarak aralık 2019 yılında Çin'in Wuhan kentinde çıkmıştır. 31 aralık 2019 tarihinde Çin, DSÖ'ye bu vakaları bildirmiştir. DSÖ 11 Mart 2020 tarihinde Covid 19'u küresel salgın ilan etmiştir. Türkiyede ise 11 Mart 2020 tarihinde covid 19 küresel salgın olarak kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi bu salgın döneminde gerçekleşmiştir. Esas dosyadaki davalının cari hesap ekstresinde esas dosya davacısına 265.254,32 TL alacaklı olarak görüldüğü, tespit edilmiştir.
Esas dosya davalısının faturaları kabul ederek faturanın içeriğine itirazı olmadığı görülmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık uluslararası havayolu kargo taşımasına ilişkindir. Bu konuda öncelikli olarak Anayasanın 90 maddesi ve MÖHUK 1 maddesi gereği ilk önce uluslararası anlaşmaların uygulanması gerekmektedir.
1999 tarihli Montreal sözleşmesi uluslararası taşımalarda yolcununu ölmesi, yaralanması ile geciktirilmesi halleri ve kargo ile bagajın gecikmesi hasara uğraması ve taşıyıcının hukuki sorumluluğunu düzenlemektedir.
Anılan sözleşme Türkiye için 26/03/2011 tarihinden itibaren yürürlüktedir. Tarafların taşıma sözleşmesindeki sıfatlarını değerlendirecek olursak, davacı şirket olan Transavrasya ... Ltd. Şti akdi olarak taşıyıcı iken davalı ... ... Ltd. Şti ise taşıma sözleşmesini yapan ve yük göndericisi konumundadır. Montreal sözleşmesi taşıyıcının yolcuya ve yük gönderen karşı sorumluluğunu düzenlemektedir.
Dava konusu uyuşmazlıkta taahhütte bulunan uçuşun gerçekleşmesinde davalının ana borcu kararlaştırılan taşıma ücretinin anlaşılan zamanda ödemek ve taşıma sözleşmesini uygun şekilde taşıyıcı ile mürettebatın talimatlarına uymaktır. Taşıyıcı ise sözleşmede bulunan yükü ve ya yolcuyu söz konusu taşıma sözleşmesi kapsamında kararlaştırılan yer ve zamanda kalkış noktasından alıp varış noktasına sağ salim yüke zarar vermeksizin geciktirmeksizin eksiksiz şekilde ulaştırmaktır. Taşıyıcının borcunu tam ve eksiksiz yerine getirmiş sayılması için hava aracını kural olarak kararlaştırılmış güzergahta gerçekleştirmesi ve nihai varış noktasında iniş işlemlerinin zamanında tamamlanması gerekmektedir.
Somut olayda 06/04/2020 tarihinde teslim edilmesi kararlaştırılan eşyanın 23 nisanda teslim edilmesine taşıyıcı tarafından mücbir sebeple meydana gelip gelmediği, ve sorumluluğun belirlenmesine ilişkindir. 06/04/2020 tarihinde Çin'in yerel saati ile 02:30 da gerçekleşmesi planlanan uçuş teknik arızalardan dolayı gerçekleşmemiş ve rötar yaşanmıştır. Konu ile ilgili davalı tarafa bilgilendirmeler yapıldığı görülmüştür. Yine uçak arızası ile ilgili havayolu şirketinden temin edilen 07/04/2020 tarihinde davalı yana iletilmiş olan yazı ile havayolu şirketi 06/04/2020 varış tarihli uçağın yaşanan teknik arızadan dolayı ileri bir tarihte gerçekleştirilmek üzere revize edildiğini duyurmuştur.
Bu kapsamda davalı tarafta yer alan yükün alıcısı konumundaki ... şirketine karşı sorumludur. Teknik arıza operasyonel sebepler, rötar gibi gecikmeli haller mücbir sebep sayılmayacağı gibi taşıyıcının tüm tedbirleri almadığını göstermektedir. Ayrıca tedbir almak gecikmeyi engellemek olanaksız değildir.
İyi niyetli yaklaşımlar ve çözüm arayışları montreal sözleşmesinin 19. Maddesi gereği taşıyıcının sorumluğunu bertaraf etmeye yeterli olmamaktadır. Taşıma işinin Covid 19 döneminde gerçekleşmesi dikkate alınarak basiretli tacir gibi davranarak gerekli önlemleri alması gerekir.
Davalı taraf ise en nihayetinde malları gecikmiş olarak teslim almıştır. Dolayısıyla davalı tarafın hem malları teslim alması hem de yüke ilişkin ödemenin, ancak davalı madde 19 kapsamında zararın ortaya koymalı ve ispat etmelidir.
Dosya kapsamında davalı taraf ... ile imzalanan sözleşmenin yenilenmediğinden bahisle bir zarar olduğunu belirtmiştir. Ancak buna ilişkin bir delil sunamamıştır.
Montreal sözleşmesinin 19. Maddesinde Taşıyıcı: yolcuların bagaj ve kargonun hava yoluyla taşınmasındaki gecikmelerde meydana gelen hasardan sorumludur. Bununla birlikte taşıyıcı, eğer kendisinin ya da çalışanlarının ve acentesinin hasardan kaçınmak için gerekli kılınabilecek bütün önlemleri aldıklarını veya kendisi ya da çalışanları ve acentaları için bu tedbirleri almanın olanaksız olduğunu ispatlarsa, gecikmeden kaynaklanan hasar için sorumlu olmayacaktır.
Yine Montreal sözleşmesinin 29. Maddesinde taleplerin dayanakları başlıklı ilgili maddesinde bu sözleşme kapsamında ya da kontrat ile ya da haksız fiil davası olarak ya da başka türlü olsun yolcu bagaj ya da kargo taşıması ile ilgili olarak bir şekilde meydana gelmiş hasarlara karşı açılmış bir dava böyle bir davayı açma hakkına sahip olan kişilerin kim oldukları ve kendi haklarının neler oldukları hususuna zarar getirmeksizin sadece bu sözleşmede tayin edilen koşullara ve sorumluluk sınırlarına tabi olacak şekilde açılabilir. Bu tür herhangi bir davada ceza geciktirici örnek teşkil eden ve tazminat hükmünde olmayan hasarlar telafi edilir olmayacaktır denildiği görülmüştür.
Dava konusu olayda mahkememizce yapılan değerlendirmede davacının geç taşıma nedeni ile bir sorumluluğu vardır. Ancak oluşan bir zararı yoktur. Bu nedenle davacının esas dosya davasının 39.154,60 USD asıl alacak üzerinden takibin devamına karar verilmiş işlemiş faize ilişkin temerrüt bulunmadığından reddedilmiştir.
Birleşen davada ise maddi ve manevi zararlar ispat edilemediğinden reddedilmiştir.
Davacı tarafın TTK'nun 875/3 maddesi uyarınca gecikme hallerinde herhangi bir zarar oluşmasa da taşıma ücreti gecikme süresi ile orantılı olarak indirilir. Meğerki taşıyıcı her türlü özeni gösterdiğini ispat etmiş olsun hükmünün uygulanmasına ilişkin itirazının Montreal sözleşmesinin 19. Maddesinde "... Gecikmelerde meydana gelen hasarlardan sorumludur..." maddesinin uygulanması gerektiği, yine 29. Maddede "... Davaların bu sözleşmede tayin edilen koşullar ve sorumluluk sınırlarına tabi olacağı şekilde açılabileceğine" ilişkin hüküm uyarınca açılabileceği değerlendirildiğinden gecikmeden dolayı zarar varsa sorumluluk olduğu zarar yoksa sorumluluk olmadığı şeklinde değerlendirilmesi gerektiği, öncelikli olarak uluslararası mevzuatın uygulanması gerektiğinden TTK'nun 875/3 maddesinin uygulanma ihtimali bulunmadığı değerlendirilmiştir.
-İcra inkar tazminatına dair değerlendirmede;
İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nun 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı).
Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece hükmedilen asıl alacak miktarı ticari defter kayıtları ile de sabit olmuş ve bu miktar alacağın varlığı saptanarak hüküm kurulmuştur. Hükmedilen miktarın likid bir alacak olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A) Mahkememiz esas dosyası için;
1-Davacının davasının kısmen kabulü ile davalının Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibine vaki itirazının kısmen iptali ile takip tarihi itibariyle 39.154,60-USD asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar devlet bankalarınca USD cinsi ile açılmış bir yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranında faiz işletilmesine, (yıllık %4'ü geçmemek kaydıyla) fazlaya ilişkin isteminin reddine,
2-39.154,60 USD asıl alacağın takip tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası efektif satış kuru (6,8666 -TL) üzerinden belirlenen TL karşılığının (268.858,97-TL)'nin %20'si oranında olan 53.771,79-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
B) Mahkememizin birleşen dosyası için ;
1-Davacının maddi ve manevi tazminatı talebinin ayrı ayrı REDDİNE,
A)Mahkememiz esas dosyası için;
1-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 22.653,22-TL nispi karar ve ilam harcından davacıdan peşin olarak alınan 4.615,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 18.038,22-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
2-Davacı tarafından peşin yatırılan 54,40-TL başvurma harcı ve 4.615,00-TL peşin harç, olmak üzere toplam 4.669,4-TL harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan tebligat gideri, e-tebligat gideri, KEP gideri, talimat gönderme ve posta masrafı olmak üzere toplam 2.650,00-TLyargılama giderinin davanın kabul oranı nazara taktiren 2.631,71-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
4- Davalının yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olamdığına,
5-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan delil avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleşmesinden sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesap ve taktir olunan 53.059,81-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince davanın red edilen kısmı üzerinden hesap ve taktir olunan 2.289,58-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8- 6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince davacı tarafça yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde davacı tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adresine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
9-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
B) Mahkememizin birleşen dosyası için ;
1-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından davacıdan peşin olarak alınan 358,63-TL harcın mahsubu ile bakiye 256,77-TL karar ve ilam harcının davacı alınarak Hazineye gelir kaydına,
2-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
3-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan delil avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleşmesinden sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince davanın red edilen kısmı üzerinden hesap ve taktir olunan 1.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (maddi tazminat)
5- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince davanın red edilen kısmı üzerinden hesap ve taktir olunan 20.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (manevi tazminat)
6-Davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
7- 6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince davacı tarafça yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde davacı tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adresine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
8-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/09/2025
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır