T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO : Esas
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 2-
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 27/10/2021
KARAR TARİHİ : 10/09/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27.10.2019 tarihinde Kayseri ili Melikgazi ilçesi Esentepe Mahallesi Ahmet Gazi Ayhan caddesi üzerinde davalı sigortanın Trafik sigortası ile sigortaladığı ... plakalı aracın ile davacının içinde yolcu olarak bulunduğu ... Plakalı araca çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, davacının kazadan hemen sonra Kayseri Şehir Hastanesine kaldırılarak hemen tedavi altına alındığını, bir dizi ameliyat geçirdiğini, sonrasında da tedavisinin Kayseri Erciyes Üniversitesi Sağlık Uygulama ve araştırma hastanesinde devam ettiğini, davacının çenesinin kırıldığını ve çenesine platin takıldığını, kazanın meydana gelmesinde kaza tespit tutanağı ve ceza mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporlarından da sabit olduğu üzere her iki davalı sigortanın sigortaladığı aracın kusurlu olduğunu, davacının ise ... plakalı aracın içinde yolcu olduğunu ve hiçbir kusurunun olmadığını, trafik kazası sonucu taksirle yaralanmaya sebep olma suçundan Kayseri 8.Asliye Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasının devam ettiğini belirterek davacının trafik kazasında yaralanması nedeni ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 100 TL maluliyet-sürekli iş göremezlik tazminatının (Poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi olan 27.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya ödenmesine, mahkeme masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı... Sigorta Şti vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davanın reddini, yetkili mahkemenin davalı şirketin genel müdürlüğünün Üsküdar olması sebebiyle İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davalı şirkete başvuru şartının gerçekleşmediğini, davacı tarafından eksik evrakın sunulmadığını, davaya ilişkin delillerin tebliğ taraflarına tebliğ edilmediğini, ceza-soruşturma dosyasının celbini talep ettiklerini, uzlaştırma belgesinin tebliğini talep ettiklerini, uzlaşmanın edimli veya edimsiz olması fark etmeyeceğinden uzlaşma mevcutsa haktan feragat anlamı taşıdığı Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatları gereği davanın reddi gerektiğini, davalı şirketin kaza tarihi itibariyle yalnızca sürekli iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğunu, geçici iş göremezlik-bakıcı ve tedavi giderleri-yol masrafının sorumluluk kapsamında bulunmadığını, 01.06.2015 tarihinden sonra gerçekleşen olayda geçici iş göremezlik zararının tazminatının teminat dışında kaldığını, davalı sigorta şirketinin bu kalem tazminatlardan sorumluluğunun bulunmadığını, İstanbul Adli Tıp Kurumu’nun ilgili 3. İhtisas Dairesi’nden kaza tarihi gereği ilgili yönetmeliğe göre rapor alınmasını, davacının araçta yolcu olması sebebiyle hatır taşıması indirimi Yargıtay kararları gereği %20 den az olmamak kaydı ile indirim yapılması gerektiğini, davalı şirketin sorumluluğunun teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, davalı şirketin temerrüde düşmediğini, ticari, temerrüt ve avans faizinin talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddi ile yargılama masraf ve vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta Şti vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça dava öncesi davacı şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından, kanunda öngörülen başvuru şartının gerçekleşmediğini, davacının sigorta şirketine yapmış olduğu başvuruda kesin ve sürekli maluliyet oranını gösterir sağlık kurulu raporu ve gelir durumuna ilişkin resmi belgeye yer verilmediğini, eksik belge bulunmasından ötürü, kanunda belirtilen başvuru şartını yerine getirilmediğini, ... plakalı aracın davalı şirkete, 08.10.2019-2020 tarihleri ZMMS ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluğun, sigortalının kusuru oranında olmak üzere, ölüm/daimi sakatlık halinde kişi başına azami 390.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, araç sürücüsü...’ın, kırmızı fasılalı ışıktan geçtikten sonra sağ taraftan gelen davalı sigorta şirketine sigortalı aracı kontrolsüz bir şekilde geçmeye çalıştığı sırada işbu kazanın meydana gelmesinden dolayı asli ve tam kusurlu olduğunu, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün işbu kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun olmadığını, kaza tespit tutanağında da karşı araç sürücüsü...'ın, bu kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacının kaza sırasında emniyet kemerini takmadığından müterafik kusurlu olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bu kaza sebebiyle davalı şirket adına davacı lehine hesaplanacak tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacı yana SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı veya gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini, sürekli sakatlık tazminatı belirlenirken vergilendirilmiş geliri yoksa asgari ücretin baz alınması gerektiğini, aktüer hesaplanmasının yaptırılmasını, davacı tarafından yapılan başvuruda davalı şirkete gerekli belgelerin iletilmediğini, davalı şirketin temerrüde düşmediğini belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Kayseri 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir.
... Sigorta A.Ş. Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... plaka sayılı araç ile ... plaka sayılı aracın 27/10/2019 tarihinde karıştığı kaza nedeni ile açılan hasar dosyasının, sigorta poliçe örneği celp edilmiş, incelenmesinde, ... plaka sayılı aracın 08/10/2019 başlangıç ve 08/10/2020 bitiş tarihli ZMMS ile sigortalandığı, poliçe limitinin 390.000,00 TL olduğu görülmüştür.
... Sigorta A.Ş. Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... plaka sayılı araç ile ... plaka sayılı aracın 27/10/2019 tarihinde karıştığı kaza nedeni ile açılan hasar dosyasının, sigorta poliçe örneği celp edilmiş, incelenmesinde, ... plaka sayılı aracın 05/09/2019 başlangıç ve 05/09/2020 bitiş tarihli ZMMS ile sigortalandığı, poliçe limitinin 390.000,00 TL olduğu görülmüştür.
Türkiye Noterler Birliği'ne müzekkere yazılarak ... ve ... plaka sayılı aracın kaza tarihi olan 27/10/2019 tarihli kaza tarihinden bu güne kadarki tüm kayıtları celp edilmiştir.
Kayseri Şehir Hastanesi'ne ve Kayseri Erciyes Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi'ne ayrı ayrı müzekkere yazılarak davacının 27/10/2019 tarihinde trafik kazası nedeniyle yaralanmasından dolayı bu hastanelerde gördüğü tedavilere ilişkin evraklar ve tedavi cd'si celp edilmiştir.
SGK Kayseri İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacının 27/10/2019 tarihinde trafik kazası geçirmesi nedeniyle yaralanmasından dolayı SGK tarafından davacıya rücua tabi maaş veya gelir bağlanıp bağlanmadığı, ödeme yapılıp yapılmadığı sorulmuş, gelen yazı cevabıyla, kurumca kazayla ilgili herhangi bir ödeme yapılmadığı, gelir veya maaş bağlanmadığının bildirildiği görülmüştür.
Kayseri Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 27/10/2019 tarihinde meydana gelen ...kaza numaralı kaza tespit tutanağına konu trafik kazasına ilişkin kamera kaydı olması halinde cd şeklinde gönderilmesi istenilmiş, gelen yazı cevabı ile, kaza tespit tutanağı, alkol test raporu ve fotoğrafların cd ortamına aktarılarak gönderildiği görülmüştür.
Şarkışla Askerlik Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacının askerlik yaptığına ilişkin belgeler celp edilmiştir.
Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden kusur yönünden rapor alınmış, 13/01/2022 tarihli raporda özetle;
-Sürücü ...’ ın %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu,
-Sürücü ...’ in % 25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir yönde rapor sunulmuştur. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davalıların ayrı ayrı rapora karşı itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan maluliyet yönünden rapor aldırılmış, 17/06/2022 tarihli raporda özetle; 1-Altı (6) hafta iş göremezlik halinde kaldığı, tıbbi şifa süresinin 6(altı) hafta olduğu, 2-Tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu kanaatini bildirir yönde rapor sunulmuştur. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı davacı vekilinin itiraz dilekçesi sunduğu, davalı... Sigorta A.Ş. Vekilinin itiraz ve beyan dilekçesi sunduğu, davalı ... Sigorta A.Ş. Vekilinin beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Dosya Adli Tıp Kurumu Üst İhtisas Kurulu'na tevdi edilerek, dosya arasında Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın raporuna göre davacının maluliyetinin %0 olarak belirtildiği, yine davacı tarafından Tokat Gazi Osman Paşa Üniversitesi'den alınan raporda ise maluliyetin %10 olarak belirtildiği anlaşılmakla raporlar arasında çelişki bulunması nedeniyle, kaza tarihi olan 27/10/2019 tarihinde geçerli Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine raporlar arasındaki çelişkinin giderilerek sürekli iş göremezlik oranının tespiti için rapor alınmış, İstanbul Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu'nun 14/06/2023 tarihli raporunda özetle; davacı...'ın 27/10/2019 tarihli trafik kazasına bağlı olarak kulak, burun, boğaz, çiğneme ve yutma, diyetteki kısıtlamanın şekline göre değerlendirildiğinde,
1-Kişinin tüm vücut engellilik oranının %10 (yüzdeon) olduğu,
2-İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4(dört) aya kadar uzayabileceğini bildirir yönde rapor sunulmuştur.
Tüm deliller toplandıktan sonra aktüerya hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmış, aktüerya konusunda nitelikli hesaplama uzmanı ... 06/11/2023 tarihli raporda özetle;
-Geçici iş göremezlik zararının 8.660,82 TL olduğu, dava dilekçesinde geçici iş göremezlik zararına ilişkin tazminat talebi bulunmadığı,
-Sürekli iş göremezlik (maluliyet) zararının 718.729,99-TL (talep 100,00 TL) olduğu, söz konusu zararın sigorta şirketleri tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) Sigorta Poliçesi şirketlerinin kusur oranları nispetinde bir birlerine rücu hakları saklı kalmak kaydıyla sorumluluklarının ayrı ayrı 390.000,00 TL ile sınırlı olduğunu bildirir yönde kanaatini sunmuştur. Raporun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davalı ... Sigorta A. Ş vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi, davalı... Sigorta A.Ş vekilinin itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür. Değişen asgari ücret tarifesi göz önüne alınarak dosya bilirkişiye gönderilerek tarafların itirazları da dikkate alınarak ek rapor alınmış, 26/02/2024 tarihli ek raporda özetle;
Davacının dava konusu kaza sonrasında;
- Geçici iş göremezlik zararının 8.660,82 TL olduğu, dava dilekçesinde geçici iş göremezlik zararına ilişkin tazminat talebi bulunmadığı,
1. DURUM
Mahkemenin davacının maluliyetinin niteliği gereği askerliğe elverişli olduğu kanaatinde olması halinde, davacının Sürekli iş görmezlik (maluliyet) zararının 1.057.780,36 TL (Talep 100,00 TL) olduğu, söz konusu zararın sigorta şirketleri tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limitini aştığı (kaza tarihi itibariyle 390.000,00 TL), dava dilekçesinde zararın müştereken ve müteselsilen tahsilinin talep edilmesi sebebiyle sigorta şirketlerinin kusur oranları nispetinde bir birlerine rücu hakları saklı kalmak kaydıyla sorumluluklarının ayrı ayrı 390.000,00 TL ile sınırlı olduğu,
2.DURUM
Mahkemenin davacının maluliyetinin niteliği gereği askerliğe elverişli olmadığı kanaatinde olması halinde, davacının Sürekli iş görmezlik (maluliyet) zararının 1.059.475,90 TL (Talep 100,00 TL) olduğu, söz konusu zararın sigorta şirketleri tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limitini aştığı (kaza tarihi itibariyle 390.000,00 TL), dava dilekçesinde zararın müştereken ve müteselsilen tahsilinin talep edilmesi sebebiyle sigorta şirketlerinin kusur oranları nispetinde bir birlerine rücu hakları saklı kalmak kaydıyla sorumluluklarının ayrı ayrı 390.000,00 TL ile sınırlı olduğu kanaatinde olduğunu bildirir yönde rapor sunulmuştur. Ek rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi, davalı... Sigorta A.Ş vekilinin itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.
Davacı vekilinin 03/07/2024 tarihli ıslah dilekçesi sunduğu, harcını tamamladığı, ıslah dilekçesinden birer suretin davalılara tebliğ edildiği görülmüştür.
Davacı vekilinin 06/09/2024 tarihli dilekçe ile davalı ... Sigorta A.Ş yönünden davadan feragat ettiklerini beyan ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminat istemlerine ilişkindir.
Taraflar arasında uyuşmazlık; 27/10/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında kusurun kimde olduğu, kusur oranının ne olduğu, söz konusu kaza nedeni ile davacının davalılardan talep edebileceği kalıcı iş göremezlik tazminatı miktarının ne olduğu , davacının müterafık kusurunun olup olmadığı, mahkememizin yetkili olup olmadığı, KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının yerine gelip gelmediği noktalarında toplanmaktadır.
Yetki ilk itirazının değerlendirmesinde;
Davalı sigorta şirketi vekili yasal süresi içinde yetki ilk itirazında bulunmuştur.
6100 Sayılı HMK 'nun 6/1. maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır.
Trafik kazası aynı zamanda haksız fiil teşkil eden bir eylem olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 16. maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir yetkilidir" hükmü yer almaktadır.
Uyuşmazlık Karayolları Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinden kaynaklandığından ve bu sigorta türü 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinde düzenlendiğinden diğer bir yetki kuralı da bu yasada yer almakta olup, "Motorlu araç kazalardan dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar sigortacının merkez veya şubesinin, veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinin birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." hükmü ile sigortanın merkez ve şubeleri, sigorta sözleşmesini yapan acenta veya kazanın meydana geldiği yerin yetkili kabul edilmiştir. Aynı hüküm ZMSS genel şartlarının C.7. maddesinde de tekrar niteliğinde yer almaktadır.
Dava konusu uyuşmazlıkta haksız fiile ilişkin 6100 Sayılı HMK'nun 16. maddesinde yer alan haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi kuralı dikkate alındığında; dava dilekçesine, trafik kaza tespit tutanağına ve dosyamız içindeki diğer kayıtlara göre kazanın meydana geldiği yer ve davacının yerleşim yeri Kayseri'dir. Buna göre mahkememiz yetkilidir. Dolayısıyla yukarıda anlatılan yasal hükümlere ve kanunda belirlenen yetki kurallarına göre; kazanın meydana geldiği yer ve davacının ikametgahı yetki kuralına göre mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmış ve davalı... Sigorta A.Ş.'nin yetki ilk itirazının reddine karar verilmiştir.
KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde;
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir." Davacı tarafından ZMMS poliçesi nedeniyle davalılardan maddi tazminat talebinde bulunmuştur. Dosya içesindeki bilgi ve belgelerden davacı tarafın dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvurduğu anlaşılmıştır.
Kusur durumunun değerlendirmesinde;
27/10/2019 günü davalı ... Sigorta ile sigortalı ... plakalı aracın ile davacının içinde yolcu olarak bulunduğu davalı... Sigorta tarafından sigortalı ... plakalı araca çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir.
Mahkememizce Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden kusur yönünden rapor alınmış, 13/01/2022 tarihli raporda özetle;
-Sürücü ...’ ın %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu (...),
-Sürücü ...’ in % 25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu ( ...) yönde rapor sunulmuştur. Bu rapor, trafik kaza tespit tutanağı, ceza mahkemesi dosyası, hasar dosyası ile diğer deliller ve olayla uyumlu olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Mütefarik kusur ve hatır define ilişkin değerlendirmede;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır.
Buna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (Kılıçoğlu, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418)
Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığında, davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.
Trafik kazası sonucu meydana gelen travmanın niteliği, bölgesi, genel ağırlığı ile mevcut bulgular dikkate alındığında, davacının dava konusu trafik kazası sırasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığı hususunun tıbben ayırt edilemeyeceği, bununla birlikte bu patolojinin kaza sırasında emniyet kemeri takılı olup olmamasından bağımsız olarak da meydana gelmesinin tıbben mümkün olduğunu bildirir yönde rapor sunulmuştur.
Düzenlenen kaza tespit tutanağında davacıda emniyet kemeri takılı olup olmadığının belirlenemediğinin yazıldığı, savcılık dosyasındaki kolluk tutanakları ile tarafların ifade tutanaklarında davacıda emniyet kemeri takılı olup olmadığına dair bir beyanın bulunmadığı, davacının araçtan fırladığına dair de bir tespitin de bulunmadığı, aldırılan raporda tıbben emniyet kemerinin takılı olup olmadığı hususunun ayırt edilemeyeceği hususunun belirtildiği, davacı aleyhine emniyet kemeri takılı olmadığı yönünde yorumlanamayacağı anlaşılmakla hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmamıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 87. Maddesine göre "Yaralanan veya ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa, işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğu ve motorlu aracın maliki ile işleteni arasındaki ilişkide araca gelen zararlardan dolayı sorumluluk, genel hükümlere tabidir." esası kabul edilmiştir. Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada, taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminat miktarının tayini" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın türü ve kapsamının derecesini, durum ve mevkiinin gereğine ve hatanın ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş ,BK.nın 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Somut olayda, hatır indirimi bir defi olması sebebi olması nedeniyle cevap dilekçesinde ileri sürülmüş ve sigortalı aracın sürücüye ait olmadığı anlaşılmakla hatır indirimi uygulanmamıştır.
Sürekli iş göremezlik zararına ilişkin değerlendirmede;
Yargıtay uygulamalarına göre, maluliyet raporu adli tıp uzmanları tarafından düzenlenmeli ve maluliyet oranı kaza tarihindeki mevzuata uygun olarak belirlenmelidir.
"Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan" başlığı altında düzenlenen TBK'nun 54. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücü kaybı da bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 ila 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne, İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01/06/2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri, yaralananın çocuk olması halinde ise 20/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerekmektedir.
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan maluliyet yönünden rapor aldırılmış, 17/06/2022 tarihli raporda özetle; 1-Altı (6) hafta iş göremezlik halinde kaldığı, tıbbi şifa süresinin 6(altı) hafta olduğu, 2-Tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu kanaatini bildirir yönde rapor sunulmuştur. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı davacı vekilinin itiraz dilekçesi sunduğu, davalı... Sigorta A.Ş. Vekilinin itiraz ve beyan dilekçesi sunduğu, davalı ... Sigorta A.Ş. Vekilinin beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Dosya Adli Tıp Kurumu Üst İhtisas Kurulu'na tevdi edilerek, dosya arasında Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın raporuna göre davacının maluliyetinin %0 olarak belirtildiği, yine davacı tarafından Tokat Gazi Osman Paşa Üniversitesi'den alınan raporda ise maluliyetin %10 olarak belirtildiği anlaşılmakla raporlar arasında çelişki bulunması nedeniyle, kaza tarihi olan 27/10/2019 tarihinde geçerli Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine raporlar arasındaki çelişkinin giderilerek sürekli iş göremezlik oranının tespiti için rapor alınmış, İstanbul Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu'nun 14/06/2023 tarihli raporunda özetle; davacı...'ın 27/10/2019 tarihli trafik kazasına bağlı olarak kulak, burun, boğaz, çiğneme ve yutma, diyetteki kısıtlamanın şekline göre değerlendirildiğinde,
1-Kişinin tüm vücut engellilik oranının %10 (yüzdeon) olduğu,
2-İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4(dört) aya kadar uzayabileceğini bildirir yönde rapor sunulmuştur.
Bu rapor, dosya kapsamındaki delillerle örtüştüğü, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmiş ve bu raporlar mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Aktüer bilirkişi raporuna ilişkin değerlendirmede;
Şarkışla Askerlik Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacının askerlik yaptığına ilişkin belgeler celp edilmiştir. 24/08/2021 tarihinde hizmet süresini tamamlayarak terhis olmuştur. Aktüer bilirkişi raporunu iki aşamalı hazırlamış ve gelen cevabi yazı doğrultusunda 1. durum "Mahkemenin davacının maluliyetinin niteliği gereği askerliğe elverişli olduğu kanaatinde olması halinde, davacının Sürekli iş görmezlik (maluliyet) zararının 1.057.780,36 TL (Talep 100,00 TL) olduğu, söz konusu zararın sigorta şirketleri tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limitini aştığı (kaza tarihi itibariyle 390.000,00 TL), dava dilekçesinde zararın müştereken ve müteselsilen tahsilinin talep edilmesi sebebiyle sigorta şirketlerinin kusur oranları nispetinde bir birlerine rücu hakları saklı kalmak kaydıyla sorumluluklarının ayrı ayrı 390.000,00 TL ile sınırlı olduğu," hükme esas alınmıştır.
Davacının ıslah dilekçesi incelendiğinde;
Davacı vekili ıslah dilekçesinde "Bilirkişi raporu geldikten sonra ... sigorta ile uzlaşma/sulh sağlanmıştır.Uzlaşılan bedel tarafımıza da ödenmiştir.O nedenle talebimizi davalı ... sigorta yönünden Islah etmiyoruz. Alacak talebimizi diğer davalı... Sigorta A.Ş yönünden ıslah ediyoruz.... Sigorta'nın %75 kusurlu olması sebebi ile kusur durumu gözetilerek 390.000 TL X % 75 = 292.500 TL üzerinden ıslah ediyoruz. Bizde talebimizi bilirkişi raporu doğrultusunda ; 292.400 TL daha artırarak toplamda 292.500 TL'nin... Sigorta A.ş yönünden ıslah ediyoruz." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalıların sorumluluğuna ilişkin değerlendirmede;
Bilindiği üzere; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1. maddesinde, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."; 85/son. maddesinde ise, "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiştir. Yine, aynı sorumluluk olgusu Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de benzer düzenlemeye yer verilmiştir.
Buna göre davacının trafik kazasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik zararından haksız fiil hükümlerine göre araçların sürücüsü, maliki ve işleteninden ve yine bu araçların ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketlerinden talep etmesinin mümkün olduğu, adı geçen davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun ZMMS poliçesi sağlık / tedavi giderleri ve sakatlık / ölüm teminatı olarak ayrı ayrı teminat limiti olan 390.000,00'er TL ile sınırlı olduğu değerlendirilmiştir.
Temerrüt tarihi ve faiz türü yönünden yapılan değerlendirmede;
Davalı sigorta şirketleri kazaya neden olan araçların ZMMS sigortacısı olup, 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın B 2/a maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Bu durumda, ilke olarak davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmış ise bundan 8 iş günü sonrasında, başvuru yapılmamış ise dava tarihi itibarıyla, belirlenen tazminat alacağının tamamı için anılan tarihlere uygun faiz uygulanması gerekir. Buna göre davalı... Sigorta A.Ş. Açısından bu davalının cevap dilekçesinde başvuruya eksik evrakla yaptığı, yazılan müzekkere cevabında başvurunun olmadığının bildirildiği anlaşılmakla arabuluculuk başvuru tarihi 16/04/2021 tarihi temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olmaları gerektiği değerlendirilmiştir.
Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;
Davacı vekili duruşmada ve sunduğu beyanında maddi tazminat taleplerinden ... Sigorta şirketi ile sulh olmaları sebebiyle feragat ettiklerini diğer davalı... Sigorta şirketine yönelik tazminat talepleri yönünden davaya devam ettiklerini beyan etmiştir.
Dava dosyasının yapılan incelemesinde davacı vekilinin dosya içindeki vekaletnamesinde davacı vekilinin davadan feragat yetkisinin olduğu ve vekaletnamedeki vekilin feragat dilekçesi veren vekil olduğu görülmüştür.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili 09/09/2023 tarihli dilekçesinde; "Davacı taraf ile sulh olmamız üzerine davacı ... Sigorta A.Ş. yönünden maddi tazminat davasından feragat etmiştir. Dosya kapsamında yargılama gideri ve vekalet ücreti talebimiz yoktur. Bu sebeple sulh olduğumuz dosyada feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
HMK'nun 311. maddesi gereğince davadan feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Davacı tarafından HMK'nun 307. ve devamı maddelerine uygun olarak talep sonucundan vazgeçildiğinden, yani davadan feragat edildiğinden dolayı feragat nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Eldeki davada haksız çıkmış değildir. Ayrıca davacının feragat beyanı davanın esasından (özünden) feragat değil, davalı sigorta tarafından davanın açılmasından sonra sulhden dolayı maddi tazminat talebinden vazgeçmeye ilişkindir. Bu durum karşısında mahkememizce, kendini vekil ile temsil ettiren davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemiştir. Yine davalı sigorta şirketi tarafından vekalet ücreti istenilmediği de dikkate alınmıştır. Nitekim Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın yerleşmiş içtihatları da bu yöndedir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2016/17582 Esas ve 2019/7745 Karar sayılı, 2017/3046 Esas ve 2019/9892 Karar sayılı, 2016/15769 Esas ve 2019/7067 Karar sayılı içtihatları).
Davalı... Sigorta A.Ş yönünden aktüer bilirkişi raporunda kazadan sonra davacının askerliğini yaptığı göz önüne alınarak 1. Durum hükme esas alınmış ve davacının ıslahı doğrultusunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davacının ... Sigortaya karşı açtığı davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Davacının davalı... Sigortaya karşı açtığı davasının KABULÜ ile; 292.500,00 TL Sürekli iş göremezlik tazminatının 16/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı... SİGORTA A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine,
3-Feragat ile sonuçlanan dava yönünden: 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 427,60-TL ilam harcından, dava açılışı sırasında tahsil edilen 59,30-TL peşin harç ve 998,70-TL ıslah harcından mahsubu ile, bakiye harcın 630,40-TL olarak değerlendirilmesine,
4-Kabul ile sonuçlanan dava yönünden: 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 19.980,67-TL ilam harcından 630,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 19.350,27-TL harcın davalı... Sigorta A.Ş'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin 29/06/2024 tarihli sulh protokolü kapsamında yarısının ... Sigorta A.Ş'den, yarısının da... Sigorta A.Ş'den alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan 59,30-TL başvurma harcı, 59,30 Peşin harç, 998,70-TL ıslah harcı ve 641,70-TL posta ücreti, 2.250,00-TL bilirkişi ücreti ve 3.558,30-TL Adli Tıp Faturası ücreti olmak üzere toplam 7.567,30-TL yargılama giderinden 29/06/2024 tarihli sulh protokolü kapsamında davacı tarafından alınan 1.600,00-TL'nin mahsubu ile kalan 5.960,30-TL'nin davalı... Sigorta A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine,
7-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
8-Feragat ile sonuçlanan davaya yönünden davalı ... Sigorta A.Ş ve davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
9-Kabul ile sonuçlanan dava yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 45.875,00-TL vekalet ücretinin davalı... Sigorta A.Ş'den alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/10/2024
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır