T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ...Esas - ...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :...
KARAR NO :...
BAŞKAN :...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP :...
DAVACILAR : 1- ...
2-...
3- ...
4- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1-...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALI : 2-...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 3- ...
DAVA İHBAR OLUNAN :...
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ ...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03.11.2021 tarihinde saat 22.15 civarında müvekkili ...'ın taşıdığı malzemeleri davalı ... Dayanaklı Tüketim Malları Pls. San. Ve. Tic. A.Ş adlı işyerine indirmek için işyerine gittiğinde davalı iş yerinde çalışan ... isimli şahsın dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal ederek kusurlu davranışıyla kullandığı forklift ile müvekkiline çarparak müvekkilinin ağır şekilde yaralanmasına sebep olduğunu, haksız fiilin gerçekleştiği tarihin 03.11.2021 olması ve kanun maddesi gereğince zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl içinde davayı açabileceği düzenlendiğinden kendilerince davanın yasal süresi içerisinde açıldığını, müvekkili ... ile davalı ... ... Tüketim Malları Pls. San. Ve Tic. AŞ. arasında işçi işverenlik ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin nakliyeci olduğundan davalıya taşıma hizmeti verdiğini, taşıma ilişkisinden kaynaklı olduğu için dahi söz konusu dava ticaret mahkemelerinin uyuşmazlık konusuna girmekle birlikte ayrıca davalı ... Dayanaklı Tüketim Malları Pls. San. Ve Tic. AŞ.'de meydana gelen kaza nedeniyle işyerini ve işyerinde meydana gelebilecek rizikoları teminat altına alan sigorta şirketinin de davada taraf sıfatı ile yer alıyor olması nedeniyle söz konusu uyuşmazlıkta görevli mahkeme Aliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, müvekkili ...'ın nakliyecilik işiyle uğraştığını, müvekkili ...'ın hiç bir kusuru bulunmamasına rağmen davalı ... ... Tüketim Malları Pls. San. Ve Tic. AŞ.'de çalışan ... isimli şahsın kusurlu davranışla dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal ederek kullandığı forklift aracını o sırada indirdiği malları kontrol eden müvekkile doğru sürmüş ve müvekkilin ağır derecede yaralanmasına sebep olduğunu, somut olayda davalı işyerinde çalışan ...'nin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı dolayısıyla kusurlu davranışı ile müvekkiline zarar verdiğinin açık olduğunu davalı ... ... Tüketim Malları Pls. San. Ve Tic. AŞ.'nin ortaya çıkan zarardan sorumlu olduğunun kabulü gerektiğini, haksız fiil sonucu müvekkili ...'ın ağır şekilde yaralanması nedeniyle müvekkilin eşi ve çocukları da bu süreçte manevi açıdan son derece yıprandıklarını, oldukça zor günler geçirdiklerini, halen de geçirmeye devam ettiklerini, somut olayda müvekkili ...'ın ağır bir şekilde bedensel zarara uğraması ve bu durumun müvekkilinin vücudunda sabit bir iz bırakması, müvekkilin tam olarak iyileşememe hatta bir daha yürüyememe ihtimalinin bulunuyor olması nedeniyle müvekkilleri ..., ... ve ...'ın müvekkilinin yaşamları boyunca o şekilde izlemek zorunda kalmaları müvekkillerin duygusal kişilik haklarına saldırı teşkil etmekte ve aile ilişkilerinden kaynaklanan kişisel değerlerine saldırı niteliği taşıdığını, bu nedenle müvekkilleri lehine davalı ... ... Tüketim Malları Pls. Ve Tic. AŞ. ve davalı ... aleyhine uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, haksız fiil sonucu dosyada bulunan belgeler neticesinde davacının mağdur olmaması için davalının mal varlığı yönünden ihtiyati hacze karar verilmesi gerektiğini hüküm altına almıştır. Somut olayda haksız fiilin varlığı ve bir zararın meydana geldiği sabit olduğundan yaklaşık ispat kuralının gerçekleştiğini, müvekkillerin haksız fiil nedeniyle zarara uğradığı sabit olduğundan müvekkillerin hak kaybına uğramamaları için öncelikle teminat aranmaksızın bunun mümkün olmaması halinde ise uygun bir teminat karşılığından ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, öncelikle davanın kabulüne, öncelikle teminat aranmaksızın ihtiyati hacze, bunun mümkün olmaması halinde ise uygun bir teminat karşılığında ihtiyati hacze karar verilmesine, Geçici ödeme talebimizin kabulüne ve geçici ödeme olarak müvekkil ... lehine 10.000,00 TL maddi 20.000,00 TL manevi tazminata, yine geçici ödeme olarak müvekkiller ..., ... ve ...'ın her biri için 10.000,00 TL toplamda 30.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine, haksız fiil nedeniyle meydana gelen zararların tazmini için fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla müvekkil ...'ın uğramış olduğu maddi zararların tazmini için müvekkili lehine davalılar aleyhine haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte şimdilik 20.000,00 TL maddi tazminata, yine müvekkil ... lehine davalı ... ... Tüketim Malları Pls. Ve Tic. AŞ. ve davalı ... aleyhine 100.000,00 TL manevi tazminata, müvekkiller ..., ... ve ... lehine davalı ... ... Tüketim Malları Pls. Ve Tic. AŞ. Ve davalı ... aleyhine ayrı ayrı 50.000,00-TL toplamda 150.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... ... Tüketim Malları Plastik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili firma arasında herhangi bir hizmet ilişkisi bulunmadığından davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, müvekkili ile davacılar arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını, kazazede ...’dan hiçbir hizmet almadıklarını, dosyanın ... Lojistik Firmasına İhbar edilmesini talep etmiş, davanın ticari dava olmadığını belirtmiş, davaya konu kazada kazazede, bekleme alanı yerine yükleme alanında forkliftin çalışma sahası içerisinde sigara içtiği için kazanın gerçekleştiğini, müvekkili firma da yükleme sevkiyat bölümünde yapıldığını, sevkiyat bölümünün işin içeriği ve tabiatı nedeniyle birçok tır, kamyon gibi ağır vasıta araçların gidip geldiği, yüklemelerin yapılması için forkliftlerin kullanıldığı yani trafiğin yoğun olduğu tehlikeli bir bölüm olduğunu, müvekkilinin iş yeri sevkiyat bölümünde işçilerin sigara içmesi için ve gelen misafir tır şoförlerinin çay içip dinlenmesi için bekleme alanı bulunduğunu, bu bekleme alanını müvekkili firma çalışanları; sevkiyat işçileri, forkliftlerin sürücülerinin de kullandıklarını, sevkiyat bölümünde güvenli ve uygun bir bekleme alanı bulunmasına rağmen kazazede davacı ısrarla yükleme alanında forkliftin çalışma sahası içerisinde sigara içerek yüklemeyi izlemek, malları takip etmek için ayakta gezindiğini, kaza da akşam karanlığında çalışma sahası içerisinde Mehmet Alemdar’ı görmeyen forklift kullanıcısı ...’nin davacıya çarpması sonucu gerçekleştiğini, kazayı yapan davalı işçinin, davacıyı bekleme alanına geçmesi konusunda defalarca uyardığını, kendisine akşam karanlığından göremediğini bu nedenle tır dorsesinin arkasında beklememesi konusunda uyarmış ve davacıyı bekleme alanına gönderdiğini, kazayı yapan ...'nin, davacıyı bekleme alanına gönderdikten sonra çalışmaya devam ettiğini, ancak ... fark etmeden davacı tekrar aracına bakmak gerekçesiyle tekrar yükleme alanına geldiğini, ...’nin kullandığı forkliftin geri ikaz lambaları ve geri gelirken çalan uyarı sirenleri çalışmasına rağmen kazazedenin tekrar yükleme alanına geri gelmesi nedeniyle elim kazanın gerçekleştiğini ancak müvekkilinin meydana gelen kazada hiç bir kusur ve sorumluluğunun olmadığını belirterek husumet itirazları doğrultusunda davanın husumetten reddine karar verilmesini, görevsizlik itirazlarımızın kabulü ile dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini, Arabuluculuk dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini, kabul anlamına gelmemek koşulu ile zamanaşımına uğramış taleplerin zamanaşımından reddine karar verilmesini, esasa girilmesi halinde haksız ve mesnetsiz davanın tüm taleplerle birlikte reddine karar verilmesini, mahkeme masraflarının ve avukatlık ücretinin davacı karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili ve görevli mahkemede açılmadığını, davacı tarafın alacaklarının zamanaşımına uğradığını, ... ... Tüketim Malları Plastiksan ve Tic. A.Ş. adına düzenlenen ... numaralı 19.10.2021 -19.10.2022 tarihleri arasında geçerli "Ticari Paket Sigorta Poliçesi" bulunduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu davacının taleplerinin haksız ve yersiz olduğunu belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davacı tarafça; ... Sayılı Kati Doktor Raporu, Arabuluculuk Son Oturum Tutanağı, Fotoğraflar, Maluliyet Raporu, Doktor Raporları, Tedaviye İlişkin Masrafların Dekontları, ... Soruşma numaralı soruşturma dosyası, Tanık, Yemin, Bilirkişi, Uzman Görüşü, Keşif işlemlerine delil olarak dayanılmıştır.
Davalı ... ... Tüketim Malları Plastik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından Müvekkil şirket defter kayıt ve belgeleri, Müvekkil sağlık görevlilerinin tuttuğu kaza tutanağı, Ticari Paket Sigorta poliçesi, Olay yeri fotoğrafları, bekleme alanı resimleri, Forkliftlerin planlı bakım formları, müvekkili iş yerinde bulunan iş sağlığı ve güvenliği uzmanı sözleşmesi ve iş yeri hekimi sözleşmesi, kamera kayıtları, banka kayıtları, Sgk kayıtları, keşif ve bilirkişi incelemesi, savcılık ve emniyet dosyası ile tanık beyanlarına delil olarak dayanılmıştır.
Davalı ... Sigorta AŞ tarafından; poliçe ve bilirkişi raporuna delil olarak dayanılmıştır.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'ne müzekkere yazılarak, 03/11/2021 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle davadan önce davacılar ... - T.C.No:... - ... - T.c.no:... - ... - T.c.no:... - ... - T.c.no:... tarafından başvuruda bulunup bulunmadığına, başvuruda bulunmuş ise hangi tarihte bulunduğuna, başvuru ile ilgili karar verilip verilmediğine dair hususların sorulmasına, başvuruya dair tüm kayıt ve belgelerin, sigorta poliçesinin, hasar dosyasının, varsa ödemeye ilişkin kayıt ve belgelerin ve konu ile ilgili diğer tüm belgelerin okunabilir netlikteki onaylı suretlerinin gönderilmesi istenmiştir.
Davacılar ve davalıların nüfus kayıt örneğinin uyap sisteminden çıkarılarak dosya arasına eklenmiştir.
Davacıların ve davalıların açık kimlik bilgileri belirtilmek suretiyle sosyal ve ekonomik durum araştırmasının yapılması için ilgili emniyet müdürlüklerine müzekkereler yazılmıştır.
SGK Kayseri İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 03/11/2021 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle davacılar ... - T.C.No:... - ... - T.C.No:... - ... - T.C.No:... - ... - T.C.No:... için herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı veya maaş bağlanıp bağlanmadığının, ödeme yapılmış veya maaş bağlanmış ise rücuya tabi olup olmadığı ile rücuya tabi ise peşin sermaye değerinin ve ayrıca davacının hizmet dökümünün, işe giriş-işten çıkış bildirgelerinin ve işverenlerini gösterir ekran görüntüleme kayıtlarının gönderilmesi istenmiş, 29/03/2022 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılarak... soruşturma sayılı dosyasının uyap evrakları dosyamıza eklenmiştir.
Davacı ... T.C. Kimlik numarası ve açık kimlik bilgileri belirtilmek suretiyle Kayseri Şehir Hastanesine müzekkere yazılarak, davacının 03/11/2021 tarihli kazada yaralanması nedeniyle; a)Bu hastanede gördüğü muayene ve tedavilere ilişkin hasta tabela, müşahade kağıtları, epikriz raporları, her türlü tıbbi tahlil, reçete, rapor, kayıt ve belge ile hasta dosyasının okunaklı örneklerinin ve film ve grafilerin CD formatında birer örneği, b)Davacının bu tedavileri ile ilgili SGK ödemesi kapsamı dışında olan ve davacı tarafça bizzat ödenen tedavi gideri olup olmadığının, varsa hangi tedaviye ilişkin olduğunun sorulmasına, ilgili tıbbi belge ve kayıt, reçete, fatura ve ödeme belgelerinin okunaklı ve tasdikli birer örneği istenmiş, 03/03/2022, 29/03/2022 tarihli yazılar ile müzekkeremize cevaplar verilmiştir.
Davacı tarafa, talep etmiş oldukları 20.000,00-TL maddi tazminatın hangi kalem alacakları ilişkin oldukları hususunda (geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik vs.) beyanda bulunması için süre verilmiş, 04/07/2022 tarihli beyan dilekçesi ile alacaklarına ilişkin açıklama yaptığı anlaşılmıştır.
Davanın ... Pendik/İstanbul" adresinde faaliyette bulunan ... Lojistik Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.'ye ihbar edilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki tedavi evrakları ve varsa CD kayıtlarının müzekkereye eklenmesi suretiyle; davacı vekilince, davacı asil vesikalık fotoğrafı ile birlikte mahkeme kaleminde hazır edildiğinde davacının Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'na sevk edilerek 20/02/2019 tarihinden itibaren yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca davaya konu 03/11/2021 tarihli trafik kazası nedeniyle; a. Kaç gün iş ve güçten kaldığı, b. Kaç günde iyileşeceği, c. Sürekli iş görmezlik durumu ve oranı, d. Yaralanmasının bu kaza ile illiyet bağı olup olmadığı, e. Bakıcı ihtiyacı olup olmadığı, varsa süresi, f. SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa faturalandırılmayan giderlerin ne kadar olacağı konularında rapor alınmasına karar verilmiş,
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 25/04/2024 tarihli raporda özetle; "tıbbi evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek yukarıda kaydedilen bilgi ve bulgular Erişkinler için Engellilik Değrelendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında değerlendirildiğinde, ...'ın 03/11/2021 tarihinde maruz kaldığı travma sonucu meydana gelen kemik (bimalleoller, fibula, tibia tip 1 açık, küboid) kırıkları, tibiotalar eklemde çıkık, alt ekstremite mevcut (sol tibia metafiz kortekste deforme görünüm, sağ tespit materyali içeren, tibia-fibula kırıkları, diz ve ayak bileği hareket kısıtlılığı, atrofi, kısalık, sol peroneal, sural sinir hasarı, kuvvet kaybı, yürüyüş bozukluğu) nedeniyle; dokuz(9) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı, iki (2) ay süreyle bakıcı/yardımcı desteğinin tıbben uygun olacağı, tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının %48 (yüzdekırksekiz) olduğu, mevcut evrak içeriğinden trafik kazasıyla ilgili SGK kapsamında olmayan tedavi masrafı tespit edilmediği, bununla birlikte ek bilgi, belge (makbuz, fatura, dekont, ayrıntılı hastane hasta hizmeti, fiyat, tutar dökümü, ilave ücreti gösterir belge vb.) sunulması ve talep edilmesi halinde bu hususunu tekrar değerlendirilebileceği" belirtilmiştir.
Kayseri C. Başsavcılığı'na müzekkere yazılarak ... soruşturma nolu dosyanın Uyap kayıtları dosyamıza eklenmiştir.
Mahallinde 14/09/2022 günü saat 14:00'dan itibaren keşif icrasına, refakate 1 iş sağlığı ve güvenliği uzmanı, 1 trafikçi-makine mühendisi bilirkişi alınmasına karar verilmiştir.
Refakate alınan bilirkişiler ... ile ... tarafından düzenlenen 20/09/2022 tarihli raporda özetle; "Raporun 2. maddesinde yer alan hükümlerde belirtildiği üzere, kazanın meydana gelmesinde Kazazede ...; şahsi güvenliğini sağlamak bakımından dikkatsiz ve tedbirsiz davranmış, dosya muhteviyatından anlaşıldığı üzere olay anında ilgili firmanın kamyon ve tır şoförlerine ait dinlenme salonunda beklememiş, saha aydınlatmasını engelleyecek şekilde aracını boşaltma sahası dışına park etmiş, uyarılmasına rağmen yeteri kadar aydınlık olmayan sahada aracının etrafında dolaşarak forkliftin çalışma alanında tehlikeli vaziyette bulunmuş ve bu şekilde kendi can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir çalışma şekli izlemiştir. Raporun 3., 4., 5., 6., 7. ve 8. maddelerde yer alan hükümlerde belirtildiği üzere, kazanın meydana gelmesinde işveren ... Dayanaklı Tüketim Malları Plas. San. ve Tic. A.Ş.; işyerinde iş sağlığı ve güvenliği konusunda aktif ve yeterli bir iş organizasyonunu sağlayamamış, kazaya konu alanda forklift kullanıcılarını yeteri kadar denetlememiş, ayrıca forklifte yükleme yapıldığı alanda bulunan kazazedenin aracının yükleme alanına parkı konusunda yaptırım uygulamamış, yükleme-boşaltma sahası dışında indirme işlemine başlamış, yeterli aydınlatmanın sağlanmadığı ya da engellendiği alanda riskli çalışmaya devam edilmesine müsaade etmiş, forklift kullanıcısına işbaşında uyulması gereken kurallar, tehlike ve risk kavramları gibi temel ve detay konuları içeren “İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimleri” vermemiş, çalışanlara kullanmış olduğu makine, ekipman ve teçhizatlara yönelik talimatlar hazırlamalı ve kişiye tebliğ etmeliyken forklift kullanıcısına bu konu ile ilgili herhangi bir talimat tebliğ etmemiş, sadece yaptıkları işi öğretmek ile yetinmeyip öğretilmiş olan güvenlik tedbirlerinin çalışma esnasında uygulanmasını sağlamamış ve bunu uygun bir denetim mekanizması kurarak denetlememiş, işyerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmeti yeterince sağlanamamıştır. Raporun 9. maddesinde yer alan hükümlerde belirtildiği üzere, kazanın meydana gelmesinde Forklift kullanıcısı ...; hem kendi hem de diğer çalışanların güvenliğini sağlamak bakımından dikkatsiz ve tedbirsiz davranmış, mesleki öngörme, yetenek ve tecrübesini çalışma hayatına yansıtmamış, forklift ile malzeme taşıma, depolama ve istifleme işinde tecrübeli olmasına rağmen kullanım esnasında gerekli özeni göstermemiş, indirme ve bindirme yapılan alana aracını park etmeyen kazazedenin aracından yükün indirilmesine başlamıştır." şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Dosyanın rapor hazırlayan bilirkişi heyetine tevdi ile, meydana gelen kazada taraflara atfedilebilecek kusur oranlarının belirlenmesinin istenilmesine, ek rapor tanzim edilirken tarafların rapora karşı yaptığı itirazların da dikkate alınmasının istenilmesine, karar verilmişse de bilirkişilerce düzenlenen ek raporda kusur oranlarının belirtilmediği anlaşılmıştır.
Dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderilerek, meydana gelen kazada taraflara atfedilebilecek kusur oranlarının tespiti istenmiş, Adli Tıp Kurumu'nun 02/06/2023 tarihli yazı cevabı ile olayın trafik kazası olmaması sebebiyle kusur raporu düzenlenemeyeceğinin bildirilmesi sebebiyle İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak dosyanın İTÜ trafik kürsüsünden seçilecek 3'lü bilirkişi heyetine tevdi edilerek meydana gelen kaza sebebiyle tarafların kusur durum ve oranlarını gösterir rapor tanziminin istenilmesine, karar verilmiştir.
İstanbul 10 Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat gereğince İTÜ Makine Mühendisi Bilirkişi Doç Dr..., İTÜ Makine Mühendisi Bilirkişi Dr.Öğr.Üyes...İTÜ Makine Mühendisi Bilirkişi Adli Trf. Uzm. ...tarafından düzenlenen 13/05/2024 tarihli raporda özetle; "...'ın % 15 (yüzde onbeş) alt düzeyde tali kusurlu olduğu, İşveren ... ... Tüketim Malları Plas. Sa. ve Tic. A.Ş.'nin % 50 (yüzde elli) asli kusurlu olduğu, ...'nin % 35 (yüzde otuzbeş) tali kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varmıştır." şeklinde rapor düzenlenmiştir.
HMK'nun 266. maddesi gereği bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir AKTÜERYA uzmanı bilirkişinin resen seçilmesine, HMK'nun 273. maddesi gereği iddia, savunma, kusur raporu, işgöremezlik raporu, sgk kayıtları ve diğer tüm deliller incelenmek suretiyle TRH 2010 yaşam tablosuna göre, 1,8 teknik faiz uygulanmadan işleyecek devre bakımından progresif rant formülü kullanılarak davacı vekilinin dava ve 04/07/2022 tarihli talep açıklama dilekçesindeki talepleri bakımından geçici iş işgöremezlik, sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri, yol gideri ve tedavi gideri zararının aktüer hesabının yapılarak, denetime ve karar vermeye elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine, karar verilmiştir.
Aktüer bilirkişi Elmas Toksöz tarafından düzenlenen 16/10/2024 tarihli raporda özetle; "Davacının dava konusu kaza sonrasında; Geçici iş göremezlik zararının 31.330,80 TL (Talep 3.000,00-TL), Sürekli iş göremezlik zararının 1.959.140,21-TL (Talep 16.000,00-TL), Bakıcı gideri zararının 6.166,63 TL (Tulep 500,00 TL), Yol gideri zararının 8.330,00-TL (Talep 250,00-TL), Tedavi gideri zararının 34.000,00-TL (Talep 250,00-TL) olduğu" belirtilmiştir.
Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacı ...'ın 03/11/2021 tarihi itibariyle ... Otomotiv Motorlu Taşıtlar Gıda Turizm Hayvancılık Kuyumculuk Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ortağı yahut yöneticisi olup olmadığı, ortağı ise hangi oranda ortağı olduğu, var ise buna ilişkin tüm kayıt ve belgelerin gönderilmesi istenmiştir.
Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak ... Otomotiv Motorlu Taşıtlar Gıda Turizm Hayvancılık Kuyumculuk Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 2019, 2020, 2021, 2022, 2023 yıllarına ilişkin vergi beyannamelerinin gönderilmesi istenmiştir.
Dosyanın önceki Aktüerya bilirkişisi ile heyete yeni eklenecek 1 Mali Müşavir ve 1 Adli Tıp Uzmanı bilirkişi kuruluna tevdi edilmesine,
HMK’nun 273/1. maddesi gereği mahkememizce toplanan tüm deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; talep edilen tazminatlar yönünden gelir hesabı ilgili olarak davacının şirkete bedensel katkısının ne oranda olduğu, davacının şirketteki işinin görülmesi için davacının yerine başka birisinin ne kadar ücretle çalıştırılabileceği hususlarında davacının elde edeceği net gelir dikkate alınarak rapor düzenlenmesinin istenilmesine, bilirkişilere ... Otomotiv Motorlu Taşıtlar Gıda Turizm Hayvancılık Kuyumculuk Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ticari defter ve kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilmesine, karar verilmiştir.
Adli Tıp Uzm. Dr. ..., Mali Müşavir ...Aktüer bilirkişi... tarafından düzenlenen 06/02/2025 tarihli raporda özetle; "Davacının dava konusu kaza sonrasında; Geçici iş göremezlik zararının 31.330,80 TL (Talep 3.000,00 TL) , Sürekli iş göremezlik zararının 1.959.140,21 TL (Talep 76.000,00 TL), Bakıcı gideri zararının 6.166,63 TL (Tulep 500,00 TL), Yol gideri zararının 8.330,00 TL (Talep 250,00 TL), Tedavi gideri zararının 34.000,00 TL (Talep 250,00 TL), olduğu" belirtilmiştir.
Davacı tarafça 18/03/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile; "Geçici iş göremezlik zararı için 31.330,80 TL, Sürekli iş göremezlik zararı için 1.959.140,21 TL, Bakıcı gideri zararı için 6.166,63 TL, Tedavi giderleri zararı için 33.750,00 TL ve Yol gideri zararı için ise talebimizi 8.330,00 TL olmak üzere toplam 2.038.967,64-TL'nin kaza tarihi olan 03.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketi ... Sigorta için poliçe limiti olan 1.500.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) tahsiline, Müvekkil ... lehine davalı ... ... Tüketim Malları Pls. Ve Tic. AŞ. ve davalı ... aleyhine 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine, Müvekkiller ..., ... ve ... lehine davalı ... ... Tüketim Malları Pls. ve Tic. A.Ş. Ve davalı ... aleyhine ayrı ayrı 50.000,00 toplamda 150.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini saygılarımızla ve vekaleten talep ederiz" şeklinde beyanda bulunarak alacak miktarları arttırılmış, eksik harcın ikmal edilmiş, dilekçenin birer suretinin davalılara tebliğ edilmiştir.
Davalı sigorta şirketine müzekkere yazılarak ... poliçe numaralı ticari paket sigorta poliçesinin tüm primlerinin tahsil edilip edilmediği, edildi ise tahsil edildiği tarihlerin bildirilmesi ve dekontlarının sunulması ayrıca poliçe primlerinde iade yapılıp yapılmadığının ve primlerin ödenmemesi veya geç ödenmesi nedeniyle bir ihtarla sözleşmeyi feshetme iradesinin konulup konulmadığı varsa buna dair kayıtların gönderilmesi istenmiş, ... Sigorta AŞ tarafından 31/10/2025 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, davalı ...... AŞ'ye ait işyerinde forklift aracının davacı ...'a çarpmasından kaynaklanan nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri, SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri ve manevi tazminat zararının istemine ilişkindir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve dava değerinin ıslah talebi ile arttırılması sonucunda mahkememiz heyetine tevdi edilmiş ve sonuçlandırılmıştır.
Davacılar davalı ... sevk ve idaresindeki forklifin 03/11/2021 günü davalı ...... AŞ işyerinde davacı ...'a çarpmasından kaynaklanan nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri, SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri ve manevi tazminat zararının talebinde bulunmuştur.
Nüfus kaydının incelenmesinde davacılardan ... davacı ...'ın eşi olduğu, diğer davacılar ... ve ... davacı davacı ...'ın çocukları olduğu görülmüştür.
Davalı ... hakkında Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma suçundan kamu davası açıldığı ve dosya örneği dosyamız arasına alınmıştır.
Dosyadaki gerek tarafların beyanı gerekse alınan raporlar uyarınca davacının olay günü olan 03/11/2021 tarihinde dava dışı ... Lojistik Firmasının personeli olduğu, mal taşımak için kendi kullandığı tır ile davalı ... ... A.Ş'nin iş yerine geldiği ve malzeme indirilmesi sırasında davalı ... ... Aş'ye ait forklift'in davacıya çarpması sonucunda iş kazası meydana geldiği görülmüştür.
Taraflar arasında uyuşmazlık konuların değerlendirmesinde;
Taraflar arasında uyuşmazlık konuları; uyuşmazlığın 03/11/2021 tarihinde davalı ... ... Tüketim Malları Pls. San ve Tic. A.Ş.'de meydana gelen kaza nedeniyle haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ... için 20.000,00-TL maddi, 100.000,00-TL manevi tazminat, ..., ... ve ... lehine ayrı ayrı 50.000,00-TL manevi tazminatın (manevi tazminatın yalnızca ... ... A.Ş. ve ...'den tahsili ile) davalılardan tahsili talebine ilişkin olması nedeniyle, meydana gelen kazada tarafların kusur durumu, davacıda oluşan maluliyet durumu, yine davacıların manevi tazminat talep etmiş olmaları nedeniyle manevi zarar durumuna ilişkin olduğu noktalarında toplanmaktadır.
Sigorta poliçesinin incelenmesinde;
Sigorta poliçesinin incelenmesinde; ... ... Tüketim Malları Plastiksan ve Tic. A.Ş. adına düzenlenen ... numaralı 19.10.2021 -19.10.2022 tarihleri arasında geçerli "Ticari Paket Sigorta Poliçesi" düzenlendiği, ilgili poliçeden Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet kapsamındaki her bir hasarda şahıs başına bedeni limit 1.500.000,00 -TL olduğu, poliçenin 9. sayfasında görüleceği üzere 3. Şahıs Mali Mesuliyet kapsamındaki her bir hasarda %10 tenzili muafiyet uygulanacağı belirtildiği görülmüştür.
Üçüncü Şahıslara Karşı Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları 1-b maddesi uyarınca, “üçüncü şahıslara ait mallarda ziya ve hasar husule gelmesi sebebiyle, poliçede gösterilen sıfat, faaliyet ve hukuki münasebetlerden dolayı, kendisine karşı, üçüncü şahıslar tarafından ileri sürülecek zarar ve ziyan taleplerinin neticelerine karşı, ….. meblağlara kadar temin eder.” hükmünü haizdir. Bu maddeden de anlaşılacağı üzere, sigortalı zarar görenin zararını teminat altına almak amacıyla Üçüncü Şahıslara Karşı Mali Mesuliyet Sigortası sözleşmesini yapar. Sigorta şirketi ise, sigortalısının oluşan zararını değil, üçüncü şahısların oluşan zararlarını teminat altına alır. Bu durumda ise, davalı sigorta şirketinin üçüncü şahısların zararlarını karşılaması gereklidir.
-Mahkememizin görevine ilişkin değerlendirmede;
Ticaret mahkemelerinin görevi TTK'nun 5. maddesinde düzenlenmiş ve maddenin 1. bendinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." denilmiştir.
Bir davanın ticari dava olup olmadığı ise TTK'nun 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmekte olup bu maddeye göre:
"(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır."
Bu düzenlemeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent hâlinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.
Somut olayda, dava davalı sigorta şirketi yönünden sigorta hukukundan kaynaklanan mutlak ticari dava olduğundan diğer davalılara birlikte yöneltilen dava ile birlikte görülmesi gerektiğinden görev itirazı yerinde görülmemiştir.
-Yetki ilk itirazının değerlendirmesinde;
Davalı sigorta vekili yasal süresi içinde yetki ilk itirazında bulunmuştur.
6100 Sayılı HMK 'nun 6/1. maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır.
İş kazası aynı zamanda haksız fiil teşkil eden bir eylem olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 16. maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir yetkilidir" hükmü yer almaktadır.
Somut olayda olduğu üzere bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacılar bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacılar, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçmektedir (aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 23/09/2013 tarih 2013/9042 Esas 2013/12620 Karar sayılı ilamı).
Dava konusu uyuşmazlıkta haksız fiile ilişkin 6100 Sayılı HMK'nun 16. maddesinde yer alan haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi kuralı dikkate alındığında; dava dilekçesine ve dosyamız içindeki diğer kayıtlara göre davacının yerleşim yeri Kayseri'dir ve yine dosya içinde kayıtlara göre iş kazası Kayseri İlinde gerçekleşmiştir. Buna göre yetkili mahkememiz yetkilidir. Dolayısıyla yukarıda anlatılan yasal hükümlere ve kanunda belirlenen yetki kurallarına göre; kazanın meydana geldiği yer bir başka deyişle haksız fiilin meydana geldiği yer kuralına göre mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmıştır.
-Mahkememizce kusur ön sorun değerlendirmesinde,
Mahkememiz ceza dosyasını dosyamız arasına almış kusur raporu alınmış ve ceza dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
Olayla ilgili davacı tarafından 07/11/2021 tarihinde kollukta vermiş olduğu ifadede İncesu ilçesinden tır ile getirdiği malzemeleri Kayseri OSB 6. Caddede yer alan ... ... A.Ş isimli iş yerine indirmek için ... plaka sayılı tır'ı ile geldiğini, tırı malzemeleri indireceği yere koyduktan sonra tır'ın arka tarafına malzemenin indirildiği tarafa geçtiğini, indirilen malzemeleri kontrol ederken forklift'in ani dönüş yaparak kendisine çarptığını beyan ettiği görülmüştür.
Olayla ilgili mahkememizce alınan 20/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda davacının dikkatsiz ve tedbirsiz davrandığını, olay anında ilgili firmanın kamyon ve tır şoförlerine ait bekleme salonunda beklemediğini, saha aydınlatmasını engelleyecek şekilde aracını boşaltma sahası dışına park ettiğini, uyarılmasına rağmen yeteri kadar aydınlık olmayan sahada aracın etrafında dolaşarak forklift'in çalışma alanında tehlikeli vaziyette durduğunu, bu nedenle kusurlu olduğunu, ... ... A.Ş'nin ise iş yerinde iş sağlığı ve güvenliği konusunda aktif ve yeterli iş organizasyonu sağlayamadığını, kazaya konu alanda forklift kullanıcılarını yeteri kadar denetlemediğini, yükleme alınana park konusunda yaptırım uygulamadığını, yükleme boşaltma sahası dışındı indirme işlemine başlandığını, yeterli aydınlatma olmadığını, gerekli tedbirleri almadığından bahisle kusurlu olduğunu, yine forklift kullanıcısı ...'nin hem kendi hem de diğer çalışanların güvenliğini sağlamak bakımından dikkatsiz ve tedbirsiz davrandığını, forklift kullanımı esnasında gerekli özeni göstermediğini belirterek kusurlu olduğunu belirtmiştir. Yine bilirkişiler 09/01/2023 tarihli raporlarında görüşlerini tekrar etmişlerdir.
Kayseri CBS'ce alınan 06/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda davalı ...'nin kurallara uyarak forklift kullanmadığını, tehlikeyi ön gördüğü halde uyardığı kişinin uyarıyı dikkate almadığını da gördüğü halde yayaların olduğu alanda kurallara uyarak araç kullanmadığı, gidiş yönünü kesintisiz görerek forklift kullanmadığı ve geri geri giderken davacıya çarptığından bahisle kusurlu olduğunu, yine vardiya amiri dava dışı Hasan Hüseyin Bekar'ın kusurlu olduğunu, davacının ise araçların görme ve kör noktaları olabileceğini, aydınlatmanın yeterli olmadığını ön görmesi ve forklift'in geri geri ve ileri şeklinde kendi kamyonundan yük indirdiğini gördüğü halde etrafa forklift yakınında uyarılmasına rağmen dolaştığı ve can güvenliğini tehlikeye soktuğundan kusurlu olduğu değerlendirmelerinde bulunmuştur.
Mahkememizce İTÜ bünyesinden alınan 3 kişilik bilirkişi heyeti raporunda ...'ın söz konusu kazada %15 oranında tali kusurlu olduğu, ... ... A.Ş'nin %50 oranında asli kusurlu olduğu, ...'nin ise %35 oranında tali kusurlu olduğu değerlendirmelerine yer verilmiştir.
Alınan raporlar birlikte değerlendirildiğine ... ... A.Ş'nin kendisine ait iş yerinde aracını park eden davacının park ettikten sonra forkliftin tırdaki malları indirdiği sırada herhangi bir risk oluşturmaksızın ilgili alandan ayrılması gerekirken bu konuda tanık beyanlarına göre sözlü olarak kazada yaralanan davacının uyarıldığı, iş yerinin esasında tüm tedbirleri alarak hiçbir surette forkliftin doğal olarak yükleme boşaltma yapmak için manevra yapacağı alanda kimsenin olmasına izin vermemesi gerektiği, önceden tedbirleri alması gerektiği, personele ilişkin yeterli eğitim ve sertifika vermediği, olay yerini yeterli şekilde aydınlatmadığı anlaşılmakla bilirkişi heyeti tarafından belirlenen %50 kusurun uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Yine ...'ın yükün boşaltılması sırasında tır şoförlerine ait dinlenme alanına gitmediği, araçtan indirilen ürünleri seyrettiği, forkliftin çalışma alanında bulunduğu dikkate alınarak %15 oranındaki kusur belirlenmesi uygun görülmüştür.
Yine davalı ... yönünden ise yükün boşaltılması sırasında yeterli kontrolleri yapmadan aracın teknik özelliklerine göre foklifti kullanmadığından gece aydınlatmanın az olduğu yerde daha dikkatli olması gerektiğinden %35 oranındaki kusur tespiti mahkememizce uygun görülmüştür.
-Mahkememizce maluliyet ait değerlendirmesinde;
Mahkememiz Erciyes Üniversitesi Üniversitesi Adli Tıp Başkanlığı bünyesinde Kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik yükümlerine göre rapor alınmıştır. ( Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/3153 E,2021/2473 sayılı ilamı doğrultusunda) Anılan raporların incelenmesinde Erciyes Üniversitesi Üniversitesi Adli Tıp Başkanlığı tarafından sunulan raporda, 9 ay geçici iş göremez olduğu, 2 ay bakıcıya muhtaç olduğu %48 oranında sürekli iş göremez olduğu tespit edilmiştir. Yöntemine uygun rapor mahkememizce esas alınmıştır.
-Aktüerya hesabına ve kaçınılmaz tedavi giderine ilişkin dair değerlendirmede;
HMK’nun 273/1. maddesi gereği mahkememizce toplanan tüm deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; TRH 2010 yaşam tablosu ve Yargıtay içtihatlarında kabul edilen progresif rant usulü (%10 arttırma-iskonto formülü ile) ile davacıların aktüer zarar hesabının yapılması ve Adli Tıp Uzmanından SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin belirlenmesi hususunda açıklamalı rapor alınmasına karar verilmiştir. Alınan raporların değerlendirilmesinde, davacının emekli olduğu, Ayhan otomotiv adlı işyerinde 6.000,00 TL gelir elde ettiğini beyan ettiği görülmüştür. Yapılan mali müşavir incelemesinde kaza anında yetkili müdür mü, nakliyeci mi olduğu olduğu belirsiz olması ve emsal ücret araştırmasında da bir sonuç alınmadığından davacının net maaşı hesap edilmediği, davacının maaş bordrosu da sunmadığı, Ayhan otomotiv firmasının kayıtlarında da maaş ödeme kaydı olmadığı da bulunmadığı ve aksi de ispat edilemediğinden asgari ücret üzerinden hesaplanması yapılması uygundur.
Sunulan raporda davacının 31.330,80 TL geçici iş göremezlik zararı, 1.959.140,21 TL sürekli iş göremezlik zararı, 6.166,63 TL bakıcı gideri zararı 8.330,00 TL yol gideri zararı ve 34.000,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararı bulunduğu anlaşılmıştır yöntemine uygun rapor mahkememizce esas alınmıştır.
-Davalı ...... AŞ ve ...'nin sorumluluğuna dair değerlendirmede;
İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.
2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2015/6031, K. 2015/13494)
Somut olayda, davalı ..... AŞ işleten olması nedeni ile hem kusursuz sorumluluk ilkesi hem de haksız fiil hükümleri çerçevesinde ve davalı ... haksız fiil hükümleri (TBK'nun 49 ve devamı) uyarınca zarardan sorumludurlar.
-İlk prim ödemesine ilişkin itirazı değerlendirilmesi;
Sigorta sözleşmesi; davaya konu olay ve poliçe tanzim tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 1401/1 inci maddesinde; “Sigorta sözleşmesi, sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi hâlinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşmedir” şeklinde tanımlanmıştır. Bu tanım çerçevesinde, sigorta sözleşmesinin tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olduğu, sigortacının asli ediminin rizikoyu taşıma (himaye sağlama) borcu iken sigorta ettirenin asli edimini ise prim ödeme borcu oluşturduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Sigorta sözleşmelerinin kuruluşuna ve şekline ilişkin 6102 sayılı TTK’da herhangi bir düzenleme yer almamaktadır. Buna göre, diğer borçlar hukuku sözleşmelerinde olduğu gibi, sigorta sözleşmeleri de iki tarafın karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları ile meydana gelir; ayrıca kanunda aksi öngörülmediği için hiçbir şekle de tabi değildir.
Sigorta sözleşmesinin kurulmasına ilişkin Kanunda herhangi bir şekil şartının öngörülmemesi, öneri ve kabulün de herhangi bir şekle tâbi olmayacağı anlamına gelmektedir. Sigorta sözleşmesi sigorta ettirenin yaptığı önerinin sigortacı tarafından (örneğin sigorta poliçesinin sigorta ettirene ulaştırılması yoluyla örtülü olarak) kabul edilmesiyle veya sigortacının (örneğin sigorta poliçesinin taslağının sigorta ettirene ulaştırılmasıyla) yaptığı önerinin sigorta ettiren tarafından (mesela ilk primin ödenmesiyle örtülü olarak) kabul edilmesiyle kurulmuş olabilir (Samim Ünan: Türk Ticaret Kanunu Şerhi C. I, İstanbul, 2016, s. 61).
Menfaat ilişkisi sigorta sözleşmesinin objektif esaslı noktasıdır. Dolayısıyla esaslı noktası olmayan sözleşme yok hükmünde olacağından, bir menfaat olmaksızın yapılan sigorta sözleşmesi geçersiz olacağı gibi sonradan menfaatin ortadan kalkması hâlinde de geçersiz olacaktır (6102 sayılı TTK md. 1408/1). Her sigorta sözleşmesi sigorta genel şartlarına uygun olarak hangi menfaat ya da menfaatlerin sigortalandığının tespit edilmesine imkân verecek bir tarzda düzenlenmelidir.
Sigorta poliçesi, sigortacının, sigorta sözleşmesinin kurulmasından sonra Kanunda öngörülen süre içerisinde düzenlemekle yükümlü olduğu; sözleşmenin yapıldığını ispat eden bir belgedir. Sigorta sözleşmelerinde sigortacının sigorta poliçesi düzenleme ve teslim etme yükümlülüğü asli yükümlülük olmayıp yan yükümlülüktür. Bu itibarla sigorta poliçesinin düzenlemesinin ve tesliminin sözleşmenin kurulması veya geçerliliği üzerinde bir etkisi bulunmamaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 1424 üncü maddesi; "Sigortacı; sigorta sözleşmesi kendisi veya acentesi tarafından yapılmışsa, sözleşmenin yapılmasından itibaren yirmidört saat, diğer hâllerde onbeş gün içinde, yetkililerce imzalanmış bir poliçeyi sigorta ettirene vermekle yükümlüdür. Sigortacı poliçenin geç verilmesinden doğan zarardan sorumludur” hükmünü haizdir. Bu hüküm çerçevesinde, sigorta poliçesi düzenleme ve teslim yükümlülüğü sigortacıya aittir. Bununla birlikte sigorta sözleşmesi akdetme ve poliçe düzenleme ile prim tahsil etme yetkisi kural olarak sigorta şirketlerine ait olmakla birlikte, bu yetki acentelik vekâletnamesinde belirtilmek kaydıyla, sigorta acentelerine devredilebilmektedir. Nitekim, aynı hususlara Hukuk Genel Kurulunun 11.11.2020 tarihli ve 2017/11-1301 Esas, 2020/878 Karar sayılı kararında da değinilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 1430. maddesinde sigorta ettirenin prim ödeme borcu; "Sigorta ettiren, sözleşmeyle kararlaştırılan primi ödemekle yükümlüdür. Aksine sözleşme yoksa sigorta primi peşin ödenir", 1431. maddesinde prim ödeme zamanı; "Sigorta priminin tamamının, taksitle ödenmesi kararlaştırılmışsa ilk taksidin, sözleşme yapılır yapılmaz ve poliçenin teslimi karşılığında ödenmesi gerekir. Karada ve denizde eşya taşıma işlerine ilişkin sigortalarda sigorta primi, poliçe henüz düzenlenmemiş olsa bile, sözleşmenin yapıldığı anda ödenir", 1434 üncü maddesinde prim ödemesinde temerrütün sonuçları; "(1) 1431 inci maddeye uygun olarak istenilen sigorta primini ödemeyen sigorta ettiren mütemerrit olur. (2) İlk taksidi veya tamamı bir defada ödenmesi gereken prim, zamanında ödenmemişse, sigortacı, ödeme yapılmadığı sürece, sözleşmeden üç ay içinde cayabilir. Bu süre, vadeden başlar. Prim alacağının, muacceliyet gününden itibaren üç ay içinde dava veya takip yoluyla istenmemiş olması hâlinde, sözleşmeden cayılmış olunur" şeklinde düzenlenmiştir.
Sigorta sözleşmesi iki tarafın karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları ile kurulacak ise de; 6102 sayılı TTK’nın 1421 inci maddesi gereğince sigortacının rizikoyu taşıma yükümlülüğü primin veya ilk taksitinin ödenmesi ile başlayacaktır. Bununla birlikte 6102 sayılı TTK’nın 1431 inci maddesi gereğince sigorta ettirenin prim ödeme borcu ise poliçenin teslim edilmesi anında muaccel hâle gelecektir. Görüldüğü üzere sigorta poliçesinin verilmesinin sigorta sözleşmesinin kurulması üzerinde bir etkisi bulunmamakta, sadece sigorta ettirenin prim ödeme borcunun muaccel olmasını sağlamaktadır. Sigorta ettiren tarafından primin veya ilk taksitinin ödenmesi ile de sigortacının rizikoyu taşıma yükümlülüğü başlamaktadır.
Yargıtayın yerleşik uygulamasında sigortacının sözleşmeyi ayakta tutma iradesine önem verilmektedir. Bu durumda, prim peşinatının rizikodan önce yatırılmaması nedeniyle sigortacının sorumluluğunun başlamadığı hâllerde, sigortacının; olaydan ve ihbardan, diğer anlatımla rizikoyu öğrendikten sonra primleri tahsil etmesi, sonrasında geri vermemesi ve bir ihtarla da sözleşmeyi feshetmemesi hâlinde sözleşmeyi ayakta tuttuğu değerlendirilmektedir. Bu şekilde sözleşmeyi ayakta tutup rizikoyu bilmesine rağmen prim tahsilatını gerçekleştiren sigortacının daha sonra sözleşmeyle bağlı olmadığını iddia etmesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesinde düzenlenen "dürüstlük ilkesi" ile bağdaşmaz.
Davalının rizikonun gerçekleştiğini ne zaman öğrendiğinin tespiti, sözleşmeyi ayakta tutma iradesinin bulunup bulunmadığı yönünden önem arz etmektedir.
Mahkememiz bu konuda davalı taraftan açıklama istemiştir. Dava konusu olan ... numaralı poliçenin vadesinin 19/10/2021 - 19/10/2022 olduğu, poliçede prim ilk taksiti olarak 22.10.2021 tarihinde 82.896,00 TL ödenmesinin kararlaştırıldığı, poliçeye ait ilk primin ise 16.01.2022 vadeli çek ile ödendiği; poliçeye ait tüm primlerin tahsil edildiği, poliçe için ödenmemiş prim borcu bulunamadığı, poliçe feshinin söz konusu olmadığı görüldüğünden davalı sigorta şirketinin ilk prim ödenmediği/ kaza tarihinden sonra ödendiği iddiası sebebi ile sorumlu olmadığı iddiası yersiz olduğu görülmüştür.
-Ticari Paket Sigorta Poliçesi'nde yer alan muafiyete ilişkin değerlendirmede;
... ... Tüketim Malları Plastiksan ve Tic. A.Ş. adına düzenlenen ... numaralı 19.10.2021 -19.10.2022 tarihleri arasında geçerli "Ticari Paket Sigorta Poliçesi" düzenlendiği, ilgili poliçeden Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet kapsamındaki her bir hasarda şahıs başına bedeni limit 1.500.000,00 -TL olduğu, poliçenin 9. sayfasında görüleceği üzere 3. Şahıs Mali Mesuliyet kapsamındaki her bir hasarda %10 tenzili muafiyet uygulanacağı belirtildiği görülmüştür. Mahkememizce hükmedilen ve tespit edilen maddi zarar 2.038.967,64 TLdir. Bu miktarın %10'u 203.896,76 TL olduğu ve her durumda zarar poliçe limitinin üstünde olduğundan sonuca etkili değildir.
- Manevi tazminata dair değerlendirmede;
TBK madde 56 "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmünü içermektedir.
Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil, onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Hakim, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda hakimin, hukuk ve adalete uygun karar vereceği TMK'nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Somut olayda davacı ...'ın %48 oranında malul olması, anılan maluliyetin ağır bedensel zarar mahiyetinde olması ekonomik ve sosyal durum araştırması, kazanın oluş şekli, davalı tarafın kusuru, çekilen ızdırap, davacının maluliyet durumu ve yukarıda açıklanan kıstaslar çerçevesinde davacı yaralanan ... için 100.000,00 TL, eş ve çocuklar için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu değerlendirilmiştir.
-Faize ait değerlendirmede;
Poliçe ve riziko tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret kanunu’nun 1427. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre; “Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur.”
Somut olayda, davacı taraf davalı sigorta şirketine 17/02/2022 tarihinde başvurmuş olup 45 gün eklenmesi suretiyle temerrüt tarihi 03/03/2022 olarak olması gerekir. Ancak dava öncesinde arabulucuya başvurulduğu takdirde, tarafların anlaşamaması halinde, arabulucuya başvurulması ile davalı sigortanın tazminat bakımından, arabulucuya başvuru tarihi itibariyle temerrüte düştüğünün kabulü gerektiğinden davalı sigortanın temerrüt tarihi arabulucuk başvuru tarihi kabul edilmiştir. (Kayseri 3. Hukuk Dairesi'nin ... E., ...K. Sayılı İlamı) Diğer davalılar yönünden ise 6098 sayılı TBKnun 117/2 maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir.
-Davacının ıslah ve talep artırım dilekçesi incelendiğinde;
Davacı vekili 18/03/2025 tarihli dilekçesinde "...Fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, haklı davamızın kabulüne, Geçici iş göremezlik zararı için 31.330,80 TL, Sürekli iş göremezlik zararı için 1.959.140,21 TL, Bakıcı gideri zararı için 6.166,63 TL, Tedavi giderleri zararı için 33.750,00 TL ve Yol gideri zararı için ise talebimizi 8.330,00 TL olmak üzere toplam 2.038.967,64-TL nin kaza tarihi olan 03.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketi ... Sigorta için poliçe limiti olan 1.500.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) tahsiline, Müvekkil ... lehine davalı ... ... Tüketim Malları Pls. Ve Tic. AŞ. ve davalı ... aleyhine 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine, Müvekkiller ..., ... ve ... lehine davalı ... ... Tüketim Malları Pls. ve Tic. A.Ş. Ve davalı ... aleyhine ayrı ayrı 50.000,00 toplamda 150.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tarafından ıslah harcı yatırılmıştır. Bu dilekçenin bir örneği davalılara usulünce tebliğ edilmiştir.
-Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;
Yargılama sonunda toplanan tüm deliller ve alınan bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre; Davacı ...'ın maddi tazminat davasının kabulü ile, 31.330,80 TL geçici iş göremezlik zararı, 1.959.140,21 TL sürekli iş göremezlik zararı, 6.166,63 TL bakıcı gideri, 34.000,00 TL tedavi gideri ve 8.330,00 TL yol gideri olmak üzere toplam 2.038.967,64 TL maddi tazminattan davalı sigorta şirketinin poliçe limiti olan 1.500.000,00 TL ile sınırlı olmak ve arabuluculuk başvuru tarihi olan 06/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması, davalı ... ... A.Ş ve ... yönünden ise tazminatın tamamından olay tarihi olan 03/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması koşulu ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacının geçici iş göremezlik zararına, sürekli iş göremezlik zararına, bakıcı gideri zararına, tedavi gideri zararına ve yol gideri zararına sigorta şirketi yönünden kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinin reddine, Davacıların manevi tazminat isteminin kabulü ile, davacı ... için 100.000,00-TL, davacı ... için 50.000,00-TL, davacı ... için 50.000,00-TL, davacı ... için 50.000,00-TL olmak üzere toplam 250.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 03/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ... A.Ş ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, karar verilmesi görüş ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davacı ...'ın maddi tazminat davasının kabulü ile, 31.330,80 TL geçici iş göremezlik zararı, 1.959.140,21 TL sürekli iş göremezlik zararı, 6.166,63 TL bakıcı gideri, 34.000,00 TL tedavi gideri ve 8.330,00 TL yol gideri olmak üzere toplam 2.038.967,64 TL maddi tazminattan davalı sigorta şirketinin poliçe limiti olan 1.500.000,00 TL ile sınırlı olmak ve arabuluculuk başvuru tarihi olan 06/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması, davalı ... ... A.Ş ve ... yönünden ise tazminatın tamamından olay tarihi olan 03/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması koşulu ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının geçici iş göremezlik zararına, sürekli iş göremezlik zararına, bakıcı gideri zararına, tedavi gideri zararına ve yol gideri zararına sigorta şirketi yönünden kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinin reddine,
3-Davacıların manevi tazminat isteminin kabulü ile, davacı ... için 100.000,00 TL, davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 250.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 03/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ... A.Ş ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; maddi tazminat talepleri yönünden alınması gereken 139.281,87-TL nisbi karar ve ilam harcından davacıdan peşin harç olarak alınan 4.610,93-TL peşin harcın ve 6.896,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 11.506,93-TL harcın mahsubu ile 127.774,94-TL bakiye karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, (davalı ... Sigorta AŞ'nin 102.465,00-TL'lik kısmından sorumlu olması koşulu ile)
5-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; manevi tazminat talebi yönünden alınması gereken 17.077,50-TL nisbi karar ve ilam harcının davalılar ... ... A.Ş ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.640,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı ... Sigorta AŞ'nin alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı tarafça yatırılan 80,70-TL başvurma harcı, 4.610,93-TL peşin dava harcı ve 6.896,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 11.587,63-TL'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... Sigorta AŞ'nin sadece 80,70 TL'lik kısmından sorumlu olması kaydı ile)
8-Davacı tarafça yapılan tebligat müzekkere ve posta giderleri toplamı 20.494,40 TL keşifi harcı 571,90 TL olmak üzere toplam 21.066,30-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderleri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
10-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
11-Davacı ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince lehine hükmedilen maddi tazminat miktarları üzerinden hesap ve taktir olunan 284.286,44-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... Sigorta AŞ'nin sadece 222.000,00 TL'lik kısmından sorumlu olması kaydı ile)
12-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... ... A.Ş ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
13-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... ... A.Ş ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
14-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... ... A.Ş ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
15-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... ... A.Ş ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
16-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekili ve davalı ... ... A.Ş vekilinin yüzüne karşı diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi’nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.27/10/2025
Başkan ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Katip ...
E-imzalıdır