T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :...
KARAR NO : ...
BAŞKAN : ...
ÜYE :...
ÜYE :...
KATİP : ...
DAVACILAR : 1-...
2-...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ : Av....
DAVALILAR : 2-...
3- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ : ...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH ...
Mahkememizde görülmekte olan tazminat (ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 13/08/2021 tarihinde davalı ...'un idaresindeki 34 ... plakalı aracı ile İstasyon Caddesi istikametinden Karasinan Bulvarı'nı takiben gelip Tuna Caddesi istikametine seyri sırasında Fuzuli Caddesi kavşağına geldiğinde aracının sol ön kısımları ile istikametine göre solundan ada içerisinden Kocasinan Bulvarı'na takiben davacı ...'in idaresindeki 38 ...plakalı aracın sağ yan ön kısımlarına çarptığını, çarpmanın etkisiyle iki aracın sol arka ve sağ arka yan kısımlarının da birbirine çarparak araçların savrulması ile neticelenen iki araçlı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, bu kazada davacı ...'in ve diğer davacı ...'nın ve ...'nın kaza tarihinde 3 yaşında olan kızı ...'nın yaralandığını, kaza günü olay yerinde kolluk tarafından davalı ...'un hızını kavşaklara yaklaşırken azaltması gerektiği ancak çarpışma şiddeti dolayısıyla anlaşılacağı üzere 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-A maddesini ihlal ettiği şeklinde kaza tespit tutanağıdüzenlendiğini, söz konusu olayda şehir içi hız sınırının 50 km olduğu ve kavşağa yaklaşırken hizin azaltılması gerekliliği kurallarına riayet etmeden otomobiliyle hızla ilerlemekte olan bu davalının kusurlu hareketiyle müvekkili ...'in idaresindeki otomobile çarpması arasında gerçekleşen zarar ve kusurlu hareketi arasındaki illiyet bağının su götürmez şekilde mevcut olduğunu, yine aynı kaza tespit tutanağında kayda geçen ve davalı ...'un bizzat verdiği beyanlarda da görüleceği üzere bu davalının kendisine yeşil ışık yandığı için geçtiğini ancak henüz kavşağa gelmeden yeşil ışığın kırmızı ışığa dönmüş olabileceğini bu değişikliği ise ancak kazanın meydana gelmesi ile fark ettiği bildirdiği, dolayısıyla mevcut olayda davalı ...'un bilinçli taksirli davranış ile kazanın oluşmasına sebebiyet vermiş olup tam kusur olduğunu, müvekkili ...'in olay yerinde kaza dolayısıyla aracından yola fırladığını ve ağır şekilde yaralandığını, vücudunda bulunan kemik kırıklarının birden fazla olmasının hayati fonksiyonlarına ağır derecede etki ettiğini, bu müvekkilinin meydana gelen kaza neticesinde beyin kanaması geçirdiğini ve ilk tedavisinin Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Beyin Cerrahi yoğun bakımında yapıldığını, öyle ki kafa travması ve bilinç kaybı yaşayan müvekkili ...'e kaza sonrası rutin işlemlerden olan alkol metre testi dahi yapılamadığını, tüm bu anlatılanlardan da anlaşılacağı zere subdural kanama geçiren ve uzun süre yoğun bakım tedavisi gören müvekkili ...'in maluliyete uğradığının açık olduğunu, kaza dolayısıyla zarar gören müvekkilinin davalılardan manevi tazminat talebinin bulunduğunu, müvekkili ...'in beyin kanaması geçirmesi ile vücudunda birden fazla kemiğin kırılmış olması ve kazanın ağırlığı dikkate alındığında uğradığı manevi zararın ağırlığının anlaşılacağını, yine bu kazada sağ ön yolcu koltuğunda müvekkili ...'nın kucağında bulunan 01/09/2018 doğum tarihli kızı ...'nın da yaralandığını ve aynı hastanede kafa travması tanısı ile tedavi gördüğünü, her ne kadar müvekkili ...'nın kendisi yaralanmamış olsa da bir anne olarak henüz bebek yaşta olan kızının bu kazada kafa travması yaşaması nedeniyle manevi olarak zorlandığını ve manevi tazminat istemekte haklı olduğunu, dava konusu olay nedeniyle müvekkili ...'in geçici ve kalıcı iş göremez hale geldiğini, ...'in manevi tazminat talebinin yanında geçici ve kalıcı iş göremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı ile tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masrafları kapsayan maddi tazminat talebi bulunduğunu, bu müvekkilinin zarara uğramasına sebebiyet veren 34 ... plakalı aracın davalı ... Sigorta Şirketi 30223701 poliçe numaralı sigorta poliçesi ile ZMMS poliçesinin düzenlendiğini, sigorta şirketinin de meydana gelen maddi zararlardan sorumlu olduğunu belirterek öncelikli olarak 34 ... plakalı aracın ihtiyaten haczine, müvekkili ... yönünden şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, müvekkili ... yönünden 500.000,00-TL manevi tazminatın ve müvekkili ... yönünden 100.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ...ve ...'dan müşterek ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalılar ... ile ...vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kazada müvekkillerinin kusurunun bulunmadığını, araç sürücüsü müvekkilinin emniyet kemerinin takılı olduğunu, davalı müvekkili ...'un araç sahibi olmakla birlikte meydana gelen kazada doğrudan bir sorumluluğu bulunmadığını, davacının manevi tazminatları yönünden müvekkillerinin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini, davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili şirketten sadece kazaya karışan ve müvekkili şirket sigortalısına ait aracın zarar verdiğini, iddia ettikleri 38 ...plaka sayılı araçta oluşan maddi hasarı talep ettiğini, davacıların uğradığı bedensel zarara ilişkin bir başvurunun olmadığını bu nedenle davanın dava şartı yoklu nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin mesuliyetinin kusur oranı ve teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, tedavi giderlerinden sayılan geçici iş göremezliğe ve geçici bakıcı giderine ilişkin maddi tazminat talebinin sigorta poliçesi teminatı dışında olduğunu ve müvekkili şirketin bu talep nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığını, davacının maluliyetinin "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu’na gönderilmesinin, kusur durumlarının belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesinin, mahkeme tarafından kusur durumunun tespitinden sonra aktüeryal hesaplamanın Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen aktüerler tarafından yerine getirilmesinin, ilgili Sosyal Güvenlik Kurumu'na müzekkere yazılmak suretiyle dava konusu kaza nedeniyle davacılara ödenen-bağlanan rücuya tabi gelirin peşin sermaye değerinin bulunup bulunmadığı ve var ise tenzile tabi tutarının sorulmasının gerektiğini, mahkemece herhangi bir tazminata hükmedilmesi durumunda tazminat tutarına uygulanacak faiz tür ve başlangıç tarihinde cevap dilekçesinde belirtikleri hususların dikkate alınması, davaya yönelik tüm beyanlarının dikkate alınmak suretiyle şartların varlığı halinde sigortalı araç sürücüsü ve işletenine rücu hakları saklı kalmak kaydıyla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davacı tarafça; trafik kazası tespit tutanağına, şüpheli ifade tutanağına, Erciyes Üniversitesi Hastanesi kayıtlarına, Argıncık Polis Merkez Amirliği'nce düzenlenen hastane koma tutanağına, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma numaralı dosyasına, mahkemece alınacak maluliyet raporuna, tanık anlatımlarına, keşif ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır.
Davalılar ...ve ... tarafından; Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma numaralı dosyasına, SGK hizmet dökümlerine ve SGK kayıtlarına, Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi kayıtlarına, kamera kayıtlarına, kaza anı ve sonrasına ilişkin kamera kayıtlarına, kaza sonrası araçların durumunu gösterir video ve fotoğraflara, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi kayıtlarına, mobesse kayıtlarına, ... Sigorta A.Ş. nezdindeki sigorta poliçesi ve kayıtlara, 34 ... plakalı aracın kasko ve sigorta kayıtlarına, 38 ...plakalı aracın kasko ve sigorta kayıtlarına ve davacılara yapılan ödemelere ilişkin makbuz, dekont, ibraname gibi belgelere, ekspertiz raporuna, trafik sicili kayıtlarına, Kayseri Büyükşehir Belediyesi trafik sinyalizasyon ilişkin kayıtlarına, sosyal ve ekonomik durum araştırma yazılarına, tanık anlatımlarına, keşif ve bilirkişi incelemesine ve yemine delil olarak dayanılmıştır.
Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından; trafik kaza tutanağına, kazaya ilişkin tutanaklara, davacıya ilişkin tüm tıbbi evraklar ile davacı hakkındaki hazırlanan sağlık raporlarına, nüfus kayıtlarına, keşif ve bilirkişi incelemesine ve tanık anlatımlarına delil olarak dayanılmıştır.
01/09/2022 tarihli ara kararı ile 7251 sayılı Kanun ile değişik HMK'nun 139/1-ç. maddesi uyarınca tarafların dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları için kesin süre verilmiş, bu hususların verilen kesin süre içinde yerine getirilmemesi hâlinde HMK'nun 139/1-ç ve 140/5. maddeleri gereği o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarına karar verileceği davacı vekili ve davalıların vekillerine usulünce ihtar edilmiştir.
Uyap sisteminden davacılar ... ve ...'in aile nüfus kayıt tablosu çıkarılarak dava dosyasına eklenmiştir.
Davacıların ve davalılar ...ve ...'un T.C. numaraları, açık kimlik ve adres bilgileri belirtilmek suretiyle ilgili İlçe Emniyet Müdürlüklerine müzekkereler yazılarak sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılmıştır.
Türkiye Noterler Birliği'ne müzekkere yazılarak 34 ... plaka sayılı aracın ve 38 ...plakalı aracın kaza tarihi olan 13/08/2021 tarihli kaza tarihinde kimin adına tescilli olduğu sorulmuş ve araç tescil kaydının gönderilmesi istenilmiştir. 10/06/2022 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Davacı ...'in T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgilerinin belirtilmesi suretiyle, davalı ... Sigorta A.Ş. Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak sigortalı ...'a ait, ... poliçe numarası ile ... Sigorta A.Ş. nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olan ...'un idaresindeki 34 ... plakalı araç ile davacı ...'in idaresindeki 38 ...plakalı aracın 13/08/2021 tarihinde Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, Fevzi Çakmak Mahallesi, Fuzuli Caddesi'nde çarpışmaları sonucu meydana gelen trafik kazasında davacı ...'in yaralanması nedeniyle, geçici ve sürekli iş görmezlik zararı, tedavi gideri zararı ve varsa başkaca maddi zararları nedeniyle ... Sigorta A.Ş.'ne başvuruda bulunup bulunmadığı, varsa başvuru tarihi ve akıbetinin açıkça bildirilmesi, başvuru tarihini gösterir kayıt ve belgelerin, sigorta poliçesinin, hasar dosyasının, davacıya ve bu kaza nedeniyle dava dışı kişilere yapılan ödemeler varsa ödemelere ilişkin kayıt ve belgeler ile ilgili sair tüm kayıt ve belgelerin ve varsa ibraname örneğinin okunaklı birer suretinin gönderilmesi istenilmiştir. Davalı şirket vekilinin 02/08/2022 tarihli beyan dilekçesi ekinde müzekkeremize cevap verildiği anlaşılmıştır.
Davacı ...'nın kızı olan ...'nın ve ...'in T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgilerinin belirtilmesi suretiyle Kayseri Erciyes Üniversitesi Eğitim Ve Araştırma Hastanesi'ne müzekkere yazılarak 13/08/2021 tarihinde trafik kazası nedeniyle ...'nın ve ...'in yaralanmasından dolayı, bu hastanede gördükleri muayene ve tedavilere ilişkin hasta tabela, müşahade kağıtları, epikriz raporları, her türlü tıbbi tahlil, reçete rapor, hasta dosyası, kayıt ve evrakların okunaklı birer suretinin, film ve grafilerin ise CD formatında suretlerinin gönderilmesi,bu kazada yaralanması nedeniyle davacı ...'in tedavi amacıyla kaç defa hastaneye giriş çıkış yaptığının sorularak buna ilişkin kayıt ve belge örneklerinin gönderilmesi, bu kazada yaralanması nedeniyle davacı ...'in tedavisi sırasında SGK tarafından karşılanmayan bizzat bu davacı tarafından yapılan tedavi giderleri olup olmadığının, varsa hangi tedavi için kaç TL gider sarfedildiğinin bildirilmesi, ilgili tedavilere ilişkin reçete, rapor, ve sair tıbbi belge, fatura ve ödeme makbuzlarının gönderildirilmesi, ...'nın ve ...'in tedavisinin tamamlanıp tamamlanmadığının bildirilerek ...'nın ve ...'in hakkında bu hastanede düzenlenen bir sağlık kurulu raporu var ise gönderilmesi istenilmiştir. 22/06/2022 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Davacı ...'in T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgilerinin belirtilmesi suretiyle SGK Kayseri İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacının 13/08/2021 tarihinde trafik kazası geçirmesi nedeniyle yaralanmasından dolayı SGK tarafından bu davacıya rücua tabi maaş veya gelir bağlanıp bağlanmadığı, ödeme yapılıp yapılmadığı sorularak, varsa maaş veya gelir bağlama ya da ödeme yapma kararının, peşin sermaye değerinin hesaplanmasına ilişkin hesap çizelgelerinin, bunlara dayanak kayıt ve belge örneklerinin gönderilmesi ayrıca bu kaza nedeniyle yaralanmasından dolayı davacının tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılanıp karşılanmadığı sorularak varsa buna ilişkin kayıtların dökümünün gönderilmesi istenilmiştir. 07/06/2022 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Kayseri Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 13/08/2021 tarihinde meydana gelen 1516 kaza numaralı kaza tespit tutanağına konu olan trafik kazasına ilişkin kamera kaydı olması halinde CD formatında gönderilmesi istenilmiştir. 06/12/2022 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Dosya içinde mevcut trafik kaza tespit tutanağının okunaklı örneğinin eklenmesi suretiyle Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Planlama Ve Raylı Sistemler Daire Başkanlığı'na müzekkere yazılarak ekte gönderilen trafik kaza tespit tutanağında yazılı kaza yerindeki trafik sinyalizasyon durumunu gösterir krokilerin, kavşak planının, ayrıca ekte gönderilen trafik kaza tespit tutanağına konu olan trafik kazasının oluşumunu gösterir ve kayıt altına alınmış olan kamera kayıtları ve/veya fotoğraflar varsa CD formatında örneğinin gönderilmesi istenilmiş ve ekli trafik kaza tespit tutanağında yazılı trafik kazasının meydana geldiği yazılı saat ve dakika itibarıyla hangi yönden gelen araçlara yeşil ışık, ve hangi yönden gelen araçlara kırmızı ışık yandığı sorulmuştur. 07/06/2022 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak ve yazılacak müzekkereye Türkiye Noterler Birliği'nin cevabi yazısındaki trafik kayıt örneğinin bir sureti eklenerek 38 ...plakalı aracın dava konusu edilen 13/08/2021 tarihli kaza tarihi itibari ile ZMMS ve kasko sigortaları olup olmadığı ayrıca bu tarih itibari ile hasra kaydının olup olmadığı sorularak buna ilişkin kayıt ve belge örneklerinin gönderilmesi istenilmiştir. Bu müzekkeremize cevap verilmiştir.
Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'na müzekkere yazılarak ... soruşturma numaralı soruşturmanın akıbeti sorulmuş, KYOK kararı verilmiş ise bu kararın kesinleşip kesinleşmediği sorularak soruşturma dosya aslının gönderilmesi, dava açılmış ise mahkeme dosya numarasının bildirilmesi, soruşturma derdest ise şikayet dilekçesi, alınmış tüm ifadeler ve varsa bilirkişi raporundan ve diğer tüm soruşturma dosyasının Uyap kayıt örneklerinin gönderilmesi istenilmiştir. Soruşturma dosyasının Uyap kayıtları dosyamıza eklenmiştir.
Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasında soruşturmanın tamamlanıp dava açıldığı davacılar vekili tarafından duruşmada bildirilmesi üzerine dava açılan Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dosya akıbetinin sorulmuş ve bu dosyanın tüm Uyap kayıt örneklerinin gönderilmesi istenilmiştir. Anılan ceza mahkemesinin dava dosyasının Uyap kayıtları dosyamıza eklenmiştir.
Davalılar ...ve ... vekilinin 15/09/2022 tarihli delil dilekçesinde kaza mahalline kadar olan yol boyunca kamera kayıtları ve mobese kayıtlarına delil olarak dayandığı, mahkememizce tensip ara kararı ile Kayseri Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü'ne ve Kayseri Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Planlama Ve Raylı Sistemler Daire Başkanlığı'na müzekkere yazılarak araştırma yapıldığı ve görüntü kayıtlarının bulunmadığına dair cevaplar alındığı dikkate alınarak yukarıda ismi yazılı kurumlar dışında dava konusu kazanın oluşumuna ilişkin kamera kaydının bulunduğu yerler varsa bulunan yerlerin tam adının, açık unvanının ve açık adresinin bildirilmesi için bu davalılar vekiline kesin süre verilmesine, kesin süreye uyulmadığı takdirde kazanın oluşumuna ilişkin görüntü kaydı delilinden vazgeçmiş sayılacakları bu davalılar vekiline usulünce ihtar edilmiştir. Bu davalılar vekili 12/12/2022 tarihli dilekçe ile bildirimde bulunmuştur.
Davalılar ...ve ... vekilinin 12/12/2022 tarihli dilekçesinin 1. sayfasının 3. bendinde isimleri ve adresleri yazılı Novotel, Kayseri Ticaret Odası, Aytemiz Petrol ve Karayolları 6. Bölge Müdürlüğü Sosyal Tesisleri'ne ayrı ayrı müzekkere yazılarak 13/08/2021 tarihinde Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, Fevziçakmak Mahallesi'nde saat 10:00 sıralarında 4 yollu ışıkla yönetilen kavşakta 38 ...plakalı araç ile 34 ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası ile ilgili araçların geliş yönlerine göre saat 09:00 - 10:00 aralığındaki kamera görüntü kayıtlarının CD formatında örneğinin gönderilmesi istenilmiştir. Novotel Kayseri'den 29/03/2023tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Bu müzekkeremize cevaplar verilmiştir.
Davalılar ...ve ... vekiline duruşmada sözlü olarak bildirdiği dava konusu kazanın oluşumundan sonra olay yeri ile ilgili olan ve Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma dosyasına sunulan fotoğraf ve görüntü kayıtlarının bir örneğini mahkememize sunması için süre verilmiştir.
01/09/2022 tarihli ara kararı ile 7251 sayılı kanun ile değişik HMK'nun 139/1-ç. ve 240/2. maddeleri uyarınca dilekçelerinde tanık deliline dayanan tarafların tanık dinletmek istediği vakıayı ve dinlenilmesi istenen tanıkların adı ve soyadı ile tebliğe elverişli adreslerini içeren listeyi sunmaları için kesin süre verilmiş, bu hususların verilen kesin süre içinde tam olarak yerine getirilmemesi hâlinde HMK'nun 139/1-ç., 140/5. ve 240/2. maddeleri gereği tanık deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verileceği davacı vekili ve davalıların vekillerine usulünce ihtar edilmiştir. Kesin süre içinde tanık delili ile ilgili bildirimde bulunan tarafların tanıkları usulünce dinlenmiştir.
Davacılar tanığı ... duruşmada; "Ben bu davaya konu trafik kazası yaşandığında davacıların yanlarında değildim, kazayı görmedim. Ben evliyim, ayrı evim var ancak bu kazadan sonra bir süre diğer kız kardeşlerim ile beraber dönüşümlü olarak annem olan davacı ... ile beraber kaldık. Bu kazadan sonra annem ... 25 gün yoğun bakımda kaldı. Hastanede 10 gün yanında refakatçı olarak kaldım. Kız kardeşimle dönüşümlü olarak refakatçı olduk. O sırada ben hamileydim. Akli dengesi yerinde olmadığı için şiddete eğilimi vardı, annemin eli kolu bağlı olarak ona baktık. Kazadan önce böyle bir durumu yoktu. Annem kendi başına hayatını sürdüren dirayetli bir insandı. Kazadan sonra ambulansla hastaneye gelirken annemin kalbi durmuş, tekrar çalıştırmışlar. Hastanede de durmuş, kalp masajıyla çalıştırmışlar. Annemi beyin ameliyatına aldılar. Bu ameliyat 4 saat sürdü. Kafasının yarısı baskıdan dolayı hasarlanmış. O nedenle kafatasındaki kemiği çıkardılar, 5 ay boyunca bacağına koydular. Yılbaşı günü bu kemiği çıkarıp yeniden kafatasına koydular. O zaman ben doğumda olduğum için refakatçilik yapamadım. Kız kardeşim annemin yanındaydı. Bildiğim kadarı ile bu ameliyatı da 3 saat sürmüş. Annemin 1 sene boyunca akli dengesi yerinde değildi. Yani bizleri bilmiyordu, tanımıyordu. Siz benim çocuklarım değilsiniz diyordu. Fakat torunlarını hayal meyal hatırlıyordu. Kimsenin ismini bilmiyordu. Şiddete meyili vardı. Yoğun bakımdan çıktıktan sonra konuşamıyordu. Yani kimseyle anlamlı bir cümle kuramıyordu. Sürekli evde yalnız kalmak istiyordu, yalnız kalınca da intihara meyili vardı. Beyindeki hasardan dolayı psikiyatri ilaçlarını istedikleri gibi veremiyorlardı. Doktor beyindeki hasardan dolayı ilaçların etki etmeyeceğini söylemişti. Beyindeki bu hasardan dolayı "delium" denilen bir hastalık varmış. Annem bu hastalığa yakalanmış. Kardeşim ... bu kazanın olduğu tarihte iki aylık hamileydi. Çarpışma sırasında araç Meryem'in tarafından vurmuş ama ne Meryem'de ne de karnındaki çocukta ciddi bir hasar yoktu. Annemi kaza sonrası kalbi durmuş şekilde gördüğü için psikolojik travması vardı. Gözdenur'u da hastaneye gittiğimde gördüm, kafasında cam kesikleri vardı. Kafasında ufak ufak kesikler vardı. Ben cam kesiği olduğunu düşündüm. Bir de böbrek üstünde araçtan dışarı savrulmasından dolayı sıvılaşma var dediler. Bir gün müşade altında kaldı. Sonra hastaneden taburcu edildi. Annem eskisi gibi değil. Kendi hayatını idame ettirmekte zorlanıyor. Unuttuğu çok şey var. Yemek yapmayı unutuyor, bilmiyor. Bazen bizim isimlerimizi karıştırıyor. Duygu çöküşü var. Bir an sinirliyken, bir an öfke nöbeti geçirebiliyor. Baş dönmeleri çok. Kafatasında çökme var. Kendine özgüveni kalmadı. Annem kaza yaptıktan sonra "insanlar beni umursamıyor, konuştuğumu dinlemiyor" şeklinde sözler söylüyor. Kazadan sonra rüyasında öldüğünü, cennete gittiğini geldiğini görmüş, sürekli olarak insanlara ben öbür tarafı gördüm, namaz kılın diyor. Benim bildiklerim bunlardır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacılar tanığı ... duruşmada; "Ben bu davaya konu trafik kazasını görmedim. Annem kaza geçirince kız kardeşim bana telefon edip söyledi. Kazadan sonra annemin kalbi durmuş. Daha sonra 112 acil servis gelmiş. Kazadan sonra annem, kız kardeşim Meryem ve kız kardeşimin kızı Gözdenur arabadan dışarı fırlamışlar. Arabadan dışarı fırlarken annemin göğsü direksiyona gelmiş. Kardeşim ... annemi gördüğünde annem bayağı kanlar içerisindeymiş. Biz fakülte hastanesine gittik orada anneme 15 dakika kalp masajı yapmışlar. Sonra beyin kanaması geçirdiğini duydum. Annemin kafatasını alıp bacağına koyacaklarını söylediler. Bu çok büyük birşey olduğu için biz inanamadık. Annem 12-15 gün arası yoğun bakımda kaldı tam hatırlamıyorum. Zaten doktorlar 3 gün uyutacaklarını söylemişlerdi. Adli polislerden rica edip annemi görmeye çıktım. Gördüğümde bayağı bir kötüydü. Entübe olmuş şekilde gördüm. 12-13 gün sonra ara yoğun bakıma çıkınca orada gördüm. Kafasında, alnından kulağının arkasına kadar dikiş vardı ve hafızası yerinde değildi, bizleri tanımıyordu. Sadece tek söylediği kelime herkese ... diyordu. ... benim dayımdır. Annem onu almaya giderken bu kaza olmuş. Annem yatakta durmadığı için hasta bakıcılar elini kolunu bağlamak zorunda kaldılar. Çünkü kafatası olmadığı için ayağa kalkması tehlikeliydi. 8 gün ara yoğunbakımda kaldı. 3 gün normal servise çıktı. Çok hırçındı, bize vurdu, ısırmaya kalktı. Daha sonra evine çıktı. Evinde de kalmak istemedi. Sürekli intihar girişimlerinde bulundu. Sürekli halisilasyonlar görmeye başladı. Annem 4-5 ay kızları olarak bizleri tanımadı. Sürekli hepimize Yusuf ismi ile seslendi. Bu kazadan önce annemin bir rahatsızlığı yoktu. Kazadan önce normaldi, hırçınlığı yoktu. Kardeşim Meryem kaza sırasında 2 aylık hamileydi ve 2,5 yaşındaki kızı ile birlikte bu kazada hepsi arabadan fırlamışlar. Kardeşimin kolu çıkmıştı. Yiğenim ... kafasında cam kırıkları vardı. ... ve ... fakültede 1 günlük tedavi altında kaldılar, daha sonra hastaneden çıktılar. ... karnındaki bebekte kan toplaması olmuş. Bu da tehlikeli bir durumdu. Şuan annemin akli dengesi tam olarak yerinde değil ve psikiyatri ilaçları kullanıyor. Çocuk gibi, 1 yaşındaki çocuktan ilgi ve sevgi bekliyor. Görünüş olarak annem ama karakter olarak tamamen annem değil. Şu an kadın desek kadın değil, çocuk desek çocuk değil, idare edilmesi gereken birisidir. Annem ara yoğun bakıma çıktığında doktorlar bize annemin sağ tarafında kısmi felç olduğunu söylediler. Şu an fiziki olarak durumu iyi ama kafatasında çöküklük var. Şu an felç durumu yok. Yüzünün sol tarafında kaşını kaldıramıyor, gözünü tam kapatamıyor. Görüntü olarak da kafatasında çöküklük var. Benim bildiklerim bunlardır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalılar ...ve ... tanığı ... talimat mahkemesinde yapılan duruşmada: "Kazanın gerçekleştiği tarihte Kayseri'de tatildeydik. Babamın kullandığı araçla kaza yapıldığını duyunca doğrudan olay yerine gittim. Olay yerine gittiğimde ambulans olay yerindeydi. Ayrıca polisler gelmişti. Herhangi bir yaralanan veya ölen olup olmadığını sorduğumda şoförün bilincinin açık, iyi olduğunu söylediler, diğer kişinin de kızı olduğunu söylediler. Araçta iki kişilermiş. Şoför olmayanın kucağında da iki yaşında bebeği varmış, ön koltukta oturuyormuş. Şoför sedyeye uzanmış vaziyette yatıyordu. Bilinci açıktı, hatta kendisi ile konuştuk, telefon numaralarını aldık. Yapabileceğimiz bir şey olup olmadığını sorduk. Kızı da yanında oturuyordu. Kızı ve bebeğinin durumu iyiydi. Kazadan sonra kendilerini birkaç kez aradık, yapabileceğimiz bir şey olup olmadığını sorduk. Dua etmemizi söylediler. Sürecin nereye doğru gittiğini bilmediklerini söylediler, dua edin, bekliyoruz dediler. Anladığım kadarıyla komplikasyonlar daha sonra gelişmiş. Kaza yerine gittiğimde babam ... şok içerisindeydi. Aracı savrulmuş, hava yastıkları açılmış haldeydi. Babam kendindeydi, eli ayağı titriyordu. Hava yastığı açılınca gözlüğü kırılmış, gözlüğünün tek camı yoktu. İş karakola geldikten sonra karşı taraf telefonlarımızı açmadı. Bu nedenle kendileri ile irtibat kuramadık. Daha doğrusu karakolda kendileri ile karşılaştık. Nasıl olduklarını sorduk, dua etmemizi söylediler. İfadeler alındıktan sonra kendilerini bekledik, ancak polisler bizimle görüşmek istemediklerini söylediler. Ondan sonra kendileri ile bir daha görüşmedik. Ben kazanın nasıl olduğunu görmedim. Daha sonra karşı tarafın damadı olduğunu düşündüğüm kişi iki defa babam ...'u aramış, yanılmıyorsam para istemiş. Aksi halde işin başka noktaya gideceğini söylemişler. Ben de babama bu şekilde bir görüşmeyi kabul etmemesini, gerekirse avukatımıza söylemesini, karşı tarafla avukatımızın görüşmesini söyledim. Benim bilgim ve görgüm bunlardan ibarettir."şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalılar ...ve ... tanığı ... talimat mahkemesinde yapılan duruşmada: " Ben kazayı görmedim. Daha sonra kaza olduğunu duymam üzerine kızım ... ile birlikte kaza yerine gittim. Kazaya eşim ... ve karşı taraf karışmış. Kaza yerine gittiğimde araçtan bir kadın ve kucağında bir bebek indiler. Ağlıyorlardı, ancak hiçbir şeyleri yoktu. Bir yerleri kanamamıştı. Şoför olan kadın ise ambulanstaydı. Onun da bilinci açıktı. Görevlilere sorduğumda durumunun iyi olduğunu söylediler. Daha sonra eşimin yanına gittim, şok içerisindeydi. Kazanın nasıl olduğunu sorduğumda, nasıl olduğunu anlamadığını, yolda ilerlerken sol yanından bir aracın kendisine çarptığını söyledi. Daha sonra polisler eşime ambulansla hastaneye gidip gitmek istemediğini sordular. Eşim gitmek istemediğini söyledi. O sırada ambulans gitti. Ben de ısrar edince polis aracı ile eşim ve ben birlikte hastaneye gittik. Yolda giderken polisler karşı tarafın araç sürücüsünün eşiyle kavga ettiğini, bu nedenle aracı hızlı kullandığını konuşuyorlardı. Bunu araç içerisinde bulunan şoförün kızı polislere söylemiş. Hastaneye gittikten sonra oradan karakola geçtik. Bir müddet sonra araç sürücüsünün araçta olan kızı ve eşi geldiler, kendileri ile konuştuk. Araç sürücüsünün durumunu sorduk. Şu anda ameliyatta, çok şükür iyi gidiyor, siz de dua edin dediler. O anda çok güzel, çok iyi konuşuyorduk. İfadelerini verdikten sonra polis memuru gelerek lütfen yakınlarına yaklaşmayın, sizinle görüşmek istemiyorlar dedi. O anda ne olduysa değiştiler. İnsani olarak kendilerine yaklaşmaya çalışmışsak da görüşmek istemediler. Her türlü iyiliği yapmaya hazırdık. Hastaneye de gidip görmek istedik. Ancak ifade verdikten sonra değiştiler. Benim bilgim ve görgüm bunlardan ibarettir."şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı ...'in Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'na sevk edilerek müzekkeremiz ekinde gönderilen tüm tedavi, evrak, rapor ve grafilerinin, SGK'dan celbedilen medula kayıt örneğinin, sosyal ve ekonomik durum araştırma tutanağının incelenerek ve davacı ...'in muayenesi ile gerekli görülecek tüm tıbbi tetkiklerinin yaptırılarak 13/08/2021 tarihli trafik kazasında yaralanması nedeni ile; a-Geçici iş göremezlik durumu olup olmadığı, varsa süresinin kaç gün olduğu (kaç günde iyileşebilir olduğu), b-Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri Çerçevesinde davacının kalıcı iş göremezlik kaybı (maluliyeti) olup olmadığı, varsa % kaç oranında maluliyetinin bulunduğu, c-Bu trafik kazasında yaralanmasından dolayı sağlık (SGK) güvencesi kapsamında olmayan ve fakat bu trafik kazasına bağlı hastalığı şifa buluncaya kadar davacı tarafından yapılması muhtemel tedavileri olup olmadığı, varsa neler olduğu, tedavilerin masraf bedellerinin ortalama kaçar TL olduğu, d-Kocasinan İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 16/06/2022 tarihli cevabi yazısı ile gönderilen 14/06/2022 tarihli ekonomik ve sosyal durum araştırma tutanağında davacının ev hanımı olduğu ve çalışmadığının yazdığı dikkate alınarak bu trafik kazasında yaralanması nedeni ile davacının ekonomik geleceğinin sarsılmasını gerektirici kalıcı araz, sakatlığı olup olmadığı, varsa bunun mahiyetinin ne olduğu, davacının ekonomik geleceğinin olumsuz ölçüde sarsılmasına etkisinin %kaç olduğu, e-Rapora esas alınan davacının bulgularıyla (yaralanmasıyla) 13/08/2021 tarihli trafik kazası arasında illiyet bağı olup olmadığı, yaralanmanın ve mevcut bulguların bu kazaya bağlı olarak ortaya çıkıp çıkmadığı konularında ayrıntılı rapor düzenlenerek mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nca düzenlenen 19/01/2024 tarihli raporda özetle; "Tıbbi evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek yukarıda kaydedilen bilgi ve bulgular Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında değerlendirildiğinde, ...'in 13/08/2021 tarihli trafık kazası sonucu meydana gelen kemik (sfenoid sinüs) kırığı, kafa içi travmatik (subdural, subaraknoid kanama, kontüzyonel hemoraji, pnömosefali, shift, tonsiller herniasyon, frontal, temporal, parietal kemikleri kapsayan kraniektomi defekti, ensefalomalazi, gliozis) değişiklikler, nöbet geçirme riski ve akciğer kontüzyonu nedeniyle; 1-Dokuz (9) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı (tıbbi şifa süresinin 9 (dokuz) ay olduğu, 2-Tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının %5 (yüzde beş) olduğu, 3-Mevcut evrak içeriğine göre hesaplanan toplam 695,08 (altı yüz doksan beş virgül sıfır sekiz) TL ödemenin adı geçenin trafik kazasına bağlı tedavisi ile uyumlu olduğu ve SGK kapsamında olmadığı" belirtilmiştir.
Dava dışı ...'nın Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'na sevk edilerek müzekkeremiz ekinde gönderilen tüm tedavi evrak rapor ve grafilerinin incelenerek ve ...'nın muayenesi ile gerekli görülecek tüm tıbbi tetkiklerinin yaptırılarak 13/08/2021 tarihli trafik kazasında yaralanması nedeni ile; a-Geçici iş göremezlik durumu olup olmadığı, varsa süresinin kaç gün olduğu (kaç günde iyileşebilir olduğu), b-Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde bu yönetmeliğe göre rapor düzenlenmesi mümkün olmadığı takdirde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükmüne göre kalıcı iş göremezlik kaybı, (maluliyeti) olup olmadığı, varsa % kaç oranında maluliyetin olduğu, c-Rapora esas alınan ...'nın yaralanmasıyla (bulgularıyla) 13/08/2021 tarihli trafik kazası arasında illiyet bağı olup olmadığı, yaralanma ve mevcut bulguların bu kazaya bağlı olarak ortaya çıkıp çıkmadığı konularında ayrıntılı rapor düzenlenerek mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nca düzenlenen 08/03/2023 tarihli raporda özetle; "Tıbbi evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek yukarıda kaydedilen bilgi ve bulgular birlikte değerlendirildiğinde, ...'nın 13/08/2021 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen yumuşak doku yaralanması nedeniyle; 1-Üç (3) gün süreyle iş göremezlik halinde kaldığı (tıbbi şifa süresinin 3 (üç) gün olduğu), 2-Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında rakamsal olarak ifade edilebilen bir maluliyet ya da engel oranı tespit edilmesinin mümkün olamadığı, 3-Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmetik kapsamında tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının %0 (yüzde sıfır) olduğu" belirtilmiştir.
Davaya konu trafik kazasının oluşumuyla ilgili delillerin toplanmasından sonra HMK'nun 266. maddesi gereğince kusur yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının Karayolları Fen Heyeti üyeleri arasından re'sen seçilecek 3 kişilik kusur bilirkişisinden oluşacak bilirkişi kuruluna tevdine, dava dosyasının bilirkişilere tevdi için Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmasına, HMK'nun 273. maddesi gereğince iddia, savunma, trafik kaza tespit tutanağı, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası, Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasının kapsamı, davalılar ... ve ... vekili tarafından delil olarak sunulan CD içeriği, mahkememizce toplanan ve taraflarca sunulan diğer tüm deliller incelenmek sureti ile 13/08/2021 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne şekilde kusurlu oldukları, hangi kuralları ihlal ettikleri konularında hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişilere yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen Karayolları Fen Heyeti emekli üyeleri arasından resen seçilen Trafik Mühendisi Tahsin Akbaba, Makine Mühendisi Hüseyin Dincer ve Makine Mühendisi Ali Ekber Çakar'dan oluşturulan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 01/03/2024 tarihli raporda özetle; "34 ... plakalı araç sürücüsü ...'un 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47/b, 84/a maddelerini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %50 (Yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, 38 ...plakalı araç sürücüsü ...'in ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47/b, 84/a maddelerini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %50 (Yüzde elli) oranında kusurlu olduğu" belirtilmiştir.
Mahkememizce alınan 01/03/2024 tarihli kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı'ndan alınan 24/11/2022 tarihli kusur raporu arasında çelişkinin bulunması, tarafların bir kısmının mahkememizce alınan kusur raporuna karşı beyan ve itirazları ile talepleri dikkate alınarak kusur konusunda HMK'nun 266 maddesi uyarınca yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267 ve 268. maddeleri uyarınca bu kez İTÜ Trafik Kürsüsü'nden resen seçilecek 3 kişilik trafik kusur bilirkişinin görevlendirilmesine, dava dosyasının bilirkişilere tevdi için İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmasına, HMK'nun 273. maddesi gereği iddia, savunma, trafik kaza tespit tutanağı, Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası ve bu dosya içindeki savcılık soruşturma evrakları, davalılar ... ve ... vekilinin delil olarak sunduğu CD içeriği toplanan ve taraflarca sunulan tüm deliller, alınan kusur bilirkişi raporu, ceza dosyasından alınan Adli Tıp Kurumu kusur raporu ve diğer dosya kapsamının incelenmek sureti ile 18/03/2021 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne şekilde kusurlu oldukları, hangi kuralları ihlal ettikleri, kusur durumunun ve oranını ne olduğu konularında ceza dosyasından alınan atk kusur raporu ile mahkememizce Karayolları Fen Heyeti üyeleri arasından seçilen bilirkişilerden oluşturulan kusuru bilirkişisi heyeti tarafından düzenlenen 01/03/2024 tarihli kusur raporu arasındaki çelişkileri giderici, tarafların bu rapora karşı beyan ve itirazlarını karşılar nitelikte hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişilere görev verilmesine karar verilmiştir.
Mahkememizce İTÜ Trafik Kürsüsü'nden resen seçilerek görevlendirilen Prof. Dr. ... , Prof. Dr. ... ve Prof. Dr.... 'dan oluşturulan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 11/07/2024 tarihli raporda özetle; kusur tespitinde dayanılan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu çerçevesinde, dosya incelemesi kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesi sonucunda raporda açıklanan gerekçelerle; kazanın meydana gelişinde 38 ...plakalı araç sürücüsü ...'in %50 oranında kusurlu olduğu, 34 ... plakalı araç sürücüsü ...'un %50 oranında kusurlu" belirtilmiştir.
İlgili diğer delillerin toplanmasından sonra son olarak HMK'nun 266. maddesi gereği bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir aktüerya uzmanı bilirkişinin ve bir adli tıp uzmanı bilirkişinin görevlendirilmesine, HMK'nun 273. maddesi gereği iddia, savunma, işgöremezlik raporu, kusur raporu, tedavi evrak ve grafileri, hastane kayıtları, nüfus kaydı, sosyal ve ekonomik durum araştırması, sgk kayıtları, sigortaş poliçesi ile diğer tüm deliller incelenmek suretiyle; a) Adli Tıp Uzmanı bilirkişiden dosya kapsamındaki tedavi evrak ve grafileri, iş göremezlik raporu ve diğer deliler incelenmek suretiyle 13/08/2021 tarihli trafik kazasında yaralanmasından dolayı davacı ...'in SGK sağlık güvencesi kapsamında olmayan ve fakat bu kaza nedeniyle oluşan hastalığı şifa buluncaya kadar yapılması gereken zorunlu tedavileri var ise bunların neler olduğu, faturalı (belgeli) ve faturasız (belgelendirilemeyen) tedavi masraflarının neler ve masraf bedellerinin kaçar TL olduğu, b) Davacı ...'in 22/06/2022 tarihli talep açıklama dilekçesi gözönüne alınarak davacılar tarafından talep edilen maddi tazminat istemleri yönünden yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre TRH 2010 yaşam tablosuna göre yaşam süreleri belirlenerek ve bilinmeyen dönem hesabında progresif rant formülü uygulanarak bu davacının varsa zararlarının aktüer hesaplarının, asgari ücretin değişmesi halinde güncel en son asgari ücret rakamları esas alınarak yapılması, ZMMS poliçelerinin teminat limiti itibarıyla var ise davacıların zararlarının sigorta teminat limitleri içinde kalıp kalmadığının tespit edilerek gerekiyor ise gareme hesaplarının da yapılması konularında denetime ve karar vermeye elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişilere yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen Adli Tıp Uzmanı Dr. ... ve Aktüer Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 14/02/2025 tarihli raporda özetle; "Davacı ...'in dava konusu kaza sonrasında; ekonomik geleceğin sarsılması zararının bulunmadığı (Talep 50,00- TL), geçici iş göremezlik zararının 15.239,94-TL (Talep 450,00-TL), tedavi gideri zararının 2.947,54-TL (Talep 50,00-TL), toplam (geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri) zararının 18.187,48-TL olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 430.000,00-TL) kapsamında kaldığı, sürekli iş göremezlik zararının 190.047,60-TL (Talep 450,00-TL) olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 430.000,00-TL) kapsamında kaldığı" belirtilmiştir.
Davacılar vekilince 26/03/2025 tarihli dilekçesi ile "... Müvekkile ödenmeyen ve dava ve beyan dilekçemizde talep olunan 450,00-TL'geçici iş göremezlik ödeneğini bilirkişi raporu doğrultusunda 14.789,94-TL yükselterek 15.239,94-TL olarak ıslah ediyoruz. Müvekkile ödenmeyen ve dava ve beyan dilekçemizde talep olunan 50,00-TL tedavi gideri masraflarını bilirkişi raporu doğrultusunda 2.897,54-TL yükselterek 2.947,54-TL olarak ıslah ediyoruz. Müvekkile ödenmeyen ve dava ve beyan dilekçemizde talep olunan 450,00-TL'lik sürekli iş görememezlik zararını bilirkişi raporu doğrultusunda 189.597,60-TL yükseltiyoruz, 190.047,60- TL olarak ıslah ediyoruz. Talepte mükerrir duruma düşmemek kaydı ile toplamda 950,00-TL olan istemimizi 207.285,08-TL daha artırmakta ve toplam dava değerimizi 208.235,08-TL'ye (geçici iş göremezlik zararı - tedavi masrafları- sürekli iş göremezlik zararı) yükseltmekteyiz. Bu miktarın karşı taraftan yasal faizi ile birlikte istirdadını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini vekaleten talep ederiz. ..." şeklinde alacak taleplerinin arttırılmasına yönelik ıslah talep dilekçesi sunmuş, dilekçesinin örneği davalılara tebliğ edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, 13/08/2021 tarihli trafik kazasından dolayı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir.
Dava değeri dikkate alınarak 6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca dava dosyasında yargılama mahkememiz heyeti tarafında yürütülerek sonlandırılmıştır.
Dava dilekçesinde davacı ...'in trafik kazasında yaralanması nedeniyle toplam 1.000,00-TL maddi tazminat talep edilmişse de bu talebin hangi kalemlerden oluştuğu açıkça bildirilmediğinden HMK'nun 119/1-(g) ve 31. maddesi uyarınca davacılar vekiline davacı ...'in trafik kazasında yaralanması nedeniyle toplam 1.000,00-TL maddi tazminat talebini oluşturan her bir kalem ve miktarının talep edilen toplam 1.000,00-TL'den ne kadarı olduğunu beyan etmesi ve bu şekilde talebini açıklaması için süre verilmiştir.
Davacılar vekilince 02/06/2022 tarihli talep açıklama dilekçesi ile açıklama yapılmıştır. Davacılar vekili 02/06/2022 tarihli talep açıklama dilekçesinde özetle; "Dava dilekçemizde talepte bulunduğumuz 1,000,00-TL maddi tazminat istemimizi; geçici iş göremezlik kalemi için 450,00- TL, kalıcı iş göremezlik kalemi için 450,00-TL, tedavi giderleri için 50,00-TL ve ekonomik geleceğin sarsılmasından dolayı 50,00-TL olacak şekilde belirterek huzurdaki işbu haklı davamızın ve taleplerimizin kabulünü bilvekale talep etmekteyiz." şeklinde bildirimde bulunmuştur.
Dava dilekçesinin başlığında dava değerinin 551.000,00-TL olarak yazıldığı, "Konu" başlıklı bölümde ... için 1.000,00-TL maddi, 500.000,00-TL manevi tazminat ve ... yönünden 50.000,00-TL manevi tazminat talep edildiğinin yazıldığı ve dava açılırken toplam 551.000,00-TL üzerinden peşin dava harcının yatırıldığı, ancak dava dilekçesinin "Netice ve talep" bölümünde davacı ... için 1.000,00-TL maddi ve 500.000,00-TL manevi tazminat davacı ... için 100,000,00-TL manevi tazminat talebinin yazılı olduğu görülmekle bu hali ile davacı ... için talep edilen manevi tazminat miktarlarının dava dilekçesinde çelişkili ve tereddüte yol açar nitelikte olduğu anlaşılmakla davacılar vekiline davalı ... için eldeki davada talep ettikleri manevi tazminat miktarını açıklaması için HMK'nun 31 ve 119/1-ğ maddeleri uyarınca kesin süre verilmiş, kesin süreye uyulmadığı takdirde dava değeri olarak gösterildiği ve dava açarken harçlandırıldığı, dava dilekçesinin konu başlıklı bölümünde yazıldığı üzere davacı ... için işbu davada talep ettikleri manevi tazminat miktarının 50.000,00-TL olduğu ve bu miktar üzerinden dava açtıklarının kabul edilmiş sayılacağı davacılar vekiline usulünce ihtar edilmiştir.
Davacı ... yönünden 100.000,00-TL manevi tazminat talebi ile eldeki davayı açtıklarının davacılar vekili tarafından beyan edilmesi durumunda ise dava açılırken harçlandırılmayan 50.000,00-TL üzerinden peşin dava harcı olan 853,87-TL'nı yatırması için davacı ...'ya kesin süre verilmiş, kesin süreye uyulmadığı takdirde toplam 100.000,00-TL manevi tazminat talep miktarından sadece dava açılırken harçlandırılan 50.000,00TL'lik kısım yönünden davaya devam edileceği, bu ara karar yönünden açıklanacak bakiye 50.000,00 TL'lik manevi tazminat davasının Harçlar Kanunu 30, 32 ve HMK'nun 150/1. maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına karar verileceği davacılar vekiline usulünce ihtar edilmiştir.
Davacılar vekilince 07/12/2022 tarihli beyan dilekçesinde özetle; "Müvekkil ... yönünden talep etmiş olduğumuz manevi tazminat miktarı 50.000,00-TL'dir." şeklinde bildirimde bulunulmuştur.
Taraflar arasında uyuşmazlık noktaları;
Davalı yanın KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartı yokluğu itirazlarının ve davalı sigorta şirketinin zaman aşımı def'inin kabul edilebilir olup olmadığı, 13/08/2021 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne oranda kusurlu olduğu, bu kaza nedeni ile davacı ...'in maddi zararı olup olmadığı, varsa davalıların bu zarardan sorumlu olup olmadıkları, bu kazada kızı ...'nın yaralanması nedeni ile davacı ...'nın ve diğer davacı ...'in manevi zararlarının olup olmadığı, varsa davalılar ...ve ...'un bu zararlardan sorumlu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde;
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir."
Davacılar vekilinin 20/07/2022 tarihli dilekçesinde bedensel zarara ilişkin dava öncesi davalı sigorta şirketine mail yolu ile talepte bulunduklarını belirterek dilekçe ekinde mail yazışma görüntüsünü sunduğunu beyan ettiğini, bu görüntünün incelenmesinde "Başvurunuz için teşekkür ederiz. Talebiniz hasar birimimize paylaştırılmıştır. Saygılarımızla" şeklinde ifadenin olduğunun görüldüğü, davalı ... Sigorta AŞ vekilinin cevap dilekçesinde sadece 38 ...plakalı araçta oluşan maddi hasar ile ilgili talep olduğu, bedensel zarara ilişkin sigorta şirketine başvurunun olmadığını savunduğu, yine davalı sigorta şirketine tensip tutanağı 21 numaralı ara kararı doğrultusunda yazılan müzekkeremize verilen 16/06/2022 tarihli cevabi yazıda hasar dosyalarının davacıların arabuluculuk başvurusuna istinaden açıldığının yazıldığı görülmekle; davacılar vekiline davacı ...'in bedeni zararı yönünden davalı ... Sigorta A.Ş.'ne KTK'nun 97. maddesi uyarınca usulünce başvuruda bulunduklarını, başvurunun tarihini ve içeriğini gösterir şekilde tüm kayıt ve belgelerini sunması, davadan önce başvurusu yoksa davacı ...'in bedeni zararları yönünden KTK'nun 97. maddesi uyarınca davalı ... Sigorta A.Ş.'ne usulünce başvuru yapması, başvuru yazısı ve eklerinin başvuru tarihini gösterir belgelerin, başvuruya ilişkin tebligat evrakı vs bilgileri dava dosyamıza sunması için davacı ...'e kesin süre verilmiş, kesin süreye uyulmadığı takdirde KTK'nun 97 ve HMK'nun 114/2 ile 115/2. maddeleri uyarınca davacı ...'in geçici ve kalıcı iş göremezlik zararları, tedavi giderleri ve ekonomik geleceğin sarsılması nedeni ile talep edilen tazminat davalarının dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verileceği davacılar vekiline usulünce ihtar edilmiştir.
Davacılar vekilince 07/12/2022 tarihli beyan dilekçesinde özetle; "Davalı sigorta şirketi her ne kadar başvurumuzun maddi hasara ilişkin olduğu belirtilmiş ise de, başvurudan önce kazaya karışan aracın maddi hasarı karşılanmış olduğundan ve ekte sunulan mail görüntüsü ile (Ek-1) sabit olduğu üzere açıkça maddi ve manevi tazminat olarak başvuru yapılmış olduğundan usule uygun bir başvurumuz bulunmaktadır. Dolayısıyla sigorta şirketi usule uygun olarak yapmış olduğumuz başvuruyu kendi hatası sebebiyle görememektedir. Ancak müvekkillerimizin menfaatlerine zarar gelmemesi adına verilen kesin süre içerisinde hem posta yolu ile (Ek-2) hem de yine sigorta şirketinin tarafımıza iletmiş olduğu mail adresine mail göndermek yolu ile (Ek-3) yeniden başvuru yapılmıştır." şeklinde bildirimde bulunulmuştur. Bu dilekçe ekinde davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'ne 11/02/2022 tarihinde davacı ...'in adına başvuru yapıldığına ilişkin mail görüntüsü, sigorta şirketi ile ilgili yazışma ve posta evraklarının örneğinin sunulduğu anlaşılmakla KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının mevcut olduğu değerlendirilmiştir.
Zorunlu arabuluculuk dava şartının değerlendirmesinde;
Dava dosyası kapsamında mevcut arabuluculuk tutanaklarının incelenmesinde davada, davacı tarafın davalılar yönünden arabuluculuğa başvurduğu ve anlaşamadıklarına dair son tutanakların düzenlendiği görülmüştür.
Zamanaşımı def'inin değerlendirmesinde;
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde zaman aşımı def'inde bulunmuştur.
2918 sayılı KTK'nun 109/1-4 maddeleri gereğince, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza günüden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğredikleri günden başlayarak 2 yılda zamanaşımına uğrar."
TBK'nun 154/2. maddesi hükmüne göre "alacaklı, dava veya defi yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa" zamanaşımı kesilir. Aynı Kanun'un 156/1. maddesi hükmü gereğince, "zamanaşamının kesilmesiyle, yeni bir süre işlemeye başlar."
2918 sayılı KTK'nun 109. maddesinin 1. fıkrasında haksız fiil niteliğindeki trafik kazalarından doğan tazminat taleplerinin, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı düzenlenirken, 2. fıkrasında ise, davanın, cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanununun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş olması halinde, bu sürenin maddi tazminat talepleri içinde geçerli olacağı hüküm altına alınmıştır. 2918 sayılı kanunun anılan hükmünün gözden kaçırılmaması gereken yönü, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin sadece eylemin ceza kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Bu düzenlemenin iki ayrı sonucu bulunmaktadır. Sözkonusu yasa hükmü, ceza zamanaşımı uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte bunun dışında fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır.
Mahkememizce dava konusu edilen trafik kazasıyla ilgili Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasının Uyap kayıtları celp edilmiştir. Sanık ...'un hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına sebep olma suçundan dolayı TCK'nun 89/4 ve 53/6 maddeleri gereğince kamu davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda sanığın üzerine atılı taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçunu işlediği sabit olduğundan bahisle sanığın atılı suçtan eylemine uyan TCK'nun 89/4. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.
Açıklanan hukuksal durum ve ilkeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davalı araç sürücüsü davalı ...'un eylemlerinin Türk Ceza Kanunu çerçevesinde cezayı gerektiren bir eylem niteliğinde bulunması (taksirle yaralama), eylemle ilgili ceza davasının anılan hükümde öngörülen cezanın türü ve süresi itibariyle TCK'nun 68/1-e. maddesi gereğince 8 yıllık zamanaşımı süresine tabi olması, 2918 sayılı KTK'nun 109/2. maddesi uyarınca bu sürenin görülmekte olan maddi tazminat davası için de geçerli bulunmasına (YHGK 10/10/2001 günlü, 2001/19-652 Esas ve 2001/705 Karar sayılı ilamı), trafik kaza tarihi, arabuluculuk başvuru tarihi, arabuluculuk son tutanak tarihi, dava tarihi ve KTK'nun 109. maddesi hükmü birlikte değerlendirildiğinde davanın 2918 sayılı KTK'nun 109. maddesi uyarınca zaman aşımı süresi içinde dava açılmış bulunmasına göre davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin zamanaşımı süresi ile ilgili savunmalarının ve zamanaşımı def'inin yersiz olduğu değerlendirilmiştir.
Kusur ön sorununun değerlendirmesinde;
13/08/2021 günü saat 10:00 sıralarında davalı sürücü ...'un sevk ve idaresindeki 34 ... plakalı otomobili ile İstasyon Caddesi istikametinden Kocasinan Bulvarı'nı takiben gelip Tuna Caddesi istikametine seyri sırasında Fuzuli Caddesi kavşağına geldiğinde aracının sol ön köşe kısımları ile istikametine göre solundan ada içerisinden Kocasinan Bulvarı'na katılan davacı sürücü ...'in idaresindeki 38 ...plakalı otomobilin sağ yan ön kısımlarına çarpması ile çarpışma etkisiyle iki aracın sol arka ve sağ arka yan kısımlarının da birbirine çarparak araçların savrulması ile yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiştir.
Trafik kazası tespit tutanağı ve dosya kapsamına göre; olay mahalli yol platform genişliği 50m olan asfalt kaplama 3 şeritli bölünmüş yol, dört yönlü ortasında ada bulunan ışık kontrollü kavşak, düşeyde eğimsiz, yatayda düz, yol yüzeyi kuru, hava durumu açık, vakit gündüz, 50 km/h azami hız limiti bulunan cadde olup meskun mahal içidir.
Trafik kazası tespit tutanağında; kazanın oluşumunda mahalin dört yönlü ışıkla yönetilen kavşak olduğu, kaza mahallinde 34 ... plakalı araç davalı sürücüsü ...'a kazanın oluşumu sorulduğunda kendisine yeşil ışık yandığını ancak sonradan kavşağa gelmeden kırmızı ışığa dönmüş olabileceğini, yaklaştığında ışığı fark etmediğini beyan etmiş, 38 ...plakalı araç sürücüsü kazada ağır yaralı olduğundan beyanı alınamasa da yanında yolcu olan ...'nın Erciyes Üniversitesi acil servisinde alınan beyanında kendilerinin Kocasinan Bulvarı ada içerisinde kırmızı ışıkta bekledikten sonra yeşil ışık yanması üzerine hareket ettiklerinde kazanın olduğunu beyan ettiği sürücü ve yolcu beyanları doğrultusunda kaza yeri incelemesinden 34 ... plakalı aracın kırmızı ışık ihlali yaptığı, kanaati oluştuğu ayrıca aynı aracın kazada diğer araca çarpan taraf olduğu tespiti yapılmış çarpma etkisiyle araçlarda oluşan hasarın büyüklüğü ve savrulma mesafeleri, şehir içi hız sınırının 50 km/h olduğu göz önüne alındığında kavşağa girerken hızını azaltmadığı anlaşılmış 2918 sayılı KYTK'nun 47/1-b ve 52/1-a kurallarını ihlal ettiği diğer 38 ...plakalı aracın kazada kural ihlali olmadığı görüş ve kanaati belirtilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen Karayolları Fen Heyeti emekli üyeleri arasından resen seçilen Trafik Mühendisi ... Makine Mühendisi ... ve Makine Mühendisi ... 'dan oluşturulan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 01/03/2024 tarihli raporda özetle; "Trafik kurallarına uyan sürücülerin kazaya sebep olma oranları oldukça düşüktür. Değişken şartlar karşısında gösterecekleri anlık kaotik tavır ve davranış şekillerinin önceden tahmin edilmesi güç olduğundan Trafik Kurallarının tümü bir bütünlük arz eder. Özellikle trafik içinde yolun durumuna göre uygun zamanda ve biçimde olayları algılayıp, yorumlayarak, tehlikeleri zamanında fark etmesi ve ona göre davranış sergilemesi gerekmektedir. Karayolu trafiğinin bünyesinde barındırdığı kaza risk ve tehlikeleri nedeniyle sürücülerin dikkatlerini daha çok yoğunlaştırmaları, yola gereken dikkat ve özeni göstermeleri, can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürmemek adına tedbirli ve kontrollü seyretmeleri, Trafiği tehlikeye düşürecek hareketlerden kaçınmaları, olası kaza tehlikesini öngörerek önleyici tedbirleri zamanında almaları, özenli davranmaları gerekmektedir. Kavşağa giren sürücüler kendilerine yeşil ışığın yandığını ifade etmişlerdir. Kavşakta Trafik ışıklı işaretlerin mevcut ve faal olduğu, Kavşağın trafik ışıkları tarafından yönlendirildiği ve iki sürücünün de ifadelerinde; kendilerine yeşil ışığın yandığını ve yeşil ışıkta geçtiklerini iddia ettiklerini belirtmişlerdir. Yukarıda özetlenen tespit ve ifadelerle dosyada mevcut tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, olay yeri trafik ışıklı işaretleri ile kontrol edilmekte olan kavşakta; olaya karışan araçlardan her biri farklı kavşak kollarından kavşağa yaklaştığından, bu araçlardan birinin kendisine yeşil ışık yanmakta iken kavşağa girdiği, diğer aracın ise kırmızı ışıkta durmayarak yoluna devam ettiği ya da durmakta iken yeşil ışığın yanmasını beklemeden harekete geçerek kavşağa girmesi üzerine dava konusu kazanın meydana geldiği anlaşılmaktadır. Bu durumda araç sürücülerinden birisinin kırmızı ışık ihlalinde bulunduğu açıktır. Ancak, olaya karışan her iki sürücü de kendilerine yeşil ışık yanmakta olduğunu ifade ettiğinden ve başka bir tanık ifadesi de bulunmadığından, hangisinin kırmızı ışık ihlalinde bulunduğunu açık ve net olarak belirleme imkânı bulunmamaktadır. Bu durumda, kırmızı ışık ihlalinin kimin tarafından yapıldığı hususu uzman bilirkişi mütalaası ile de çözümlenemeyeceğinden, Yargıtay'ın ( 17. Hukuk Dairesi'nin 2015/ 9513 E. , 2016/ 667 K. ) da bu yöndeki kararları göz önüne alınarak, bu türden bir trafik kazasında taraflara %50'şer oranında kusur atfedilmesi uygun bulunmaktadır. Buna göre 34 ... plakalı araç sürücüsü ...'un 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47/b, 84/a maddelerini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %50 (Yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, 38 ...plakalı araç sürücüsü ...'in ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47/b, 84/a maddelerini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %50 (Yüzde elli) oranında kusurlu olduğu" belirtilmiştir.
Mahkememizce alınan 01/03/2024 tarihli kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı'ndan alınan 24/11/2022 tarihli kusur raporu arasında çelişkinin bulunması, tarafların bir kısmının mahkememizce alınan kusur raporuna karşı beyan ve itirazları ile talepleri dikkate alınarak kusur konusunda HMK'nun 266 maddesi uyarınca yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267 ve 268. maddeleri uyarınca bu kez İTÜ Trafik Kürsüsü'nden resen seçilecek 3 kişilik trafik kusur bilirkişinin görevlendirilmesine, dava dosyasının bilirkişilere tevdi için İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmasına, HMK'nun 273. maddesi gereği iddia, savunma, trafik kaza tespit tutanağı, Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası ve bu dosya içindeki savcılık soruşturma evrakları, davalılar ... ve ... vekilinin delil olarak sunduğu CD içeriği toplanan ve taraflarca sunulan tüm deliller, alınan kusur bilirkişi raporu, ceza dosyasından alınan Adli Tıp Kurumu kusur raporu ve diğer dosya kapsamının incelenmek sureti ile 18/03/2021 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne şekilde kusurlu oldukları, hangi kuralları ihlal ettikleri, kusur durumunun ve oranını ne olduğu konularında ceza dosyasından alınan atk kusur raporu ile mahkememizce Karayolları Fen Heyeti üyeleri arasından seçilen bilirkişilerden oluşturulan kusuru bilirkişisi heyeti tarafından düzenlenen 01/03/2024 tarihli kusur raporu arasındaki çelişkileri giderici, tarafların bu rapora karşı beyan ve itirazlarını karşılar nitelikte hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişilere görev verilmesine karar verilmiştir.
Mahkememizce İTÜ Trafik Kürsüsü'nden resen seçilerek görevlendirilen Prof. Dr. ... Prof. Dr.... ve Prof. Dr. ... dan oluşturulan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 11/07/2024 tarihli raporda özetle; "Tüm dosya kapsamı, Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası ve bu dosya içindeki savcılık soruşturma evrakları, trafik kazası tespit tutanağı, olay yeri
inceleme tutanağı, ifadeler, dava ve cevap dilekçeleri, diğer beyanlar, CD bilirkişi
raporu, mevcut diğer veriler incelendiğinde; dava konusu kazanın yukarıda olay
başlığı altında anlatıldığı şekilde meydana geldiği anlaşılmakla ve 01/03/2024 tarihli trafik bilirkişi heyet raporundaki kusur tespitlerine katılarak aşağıdaki kusur
dağılımına ulaşılmıştır. Adli Tıp Kurumu raporu ile kaza tespit tutanağındaki görüşlere "her iki araç sürüsünün de yeşil
ışıkta geçtiği beyanını" değerlendirmemesi sebebiyle heyetimiz katılmamıştır.
Dosya içeriğine göre kaza mahalli meskun mahal içi, yol orta refüjle bölünmüş tek
yönlü üç şeritli, azami hız limiti 50 km/h, zemin asfalt-kuru, düz ve eğimsiz, vakit
gündüz, hava açık, görüşe engel cisim yok, dört yönlü, ışık kontrollü ve ortasında ada
bulunan kavşağın olduğu, kazaya ilişkin tanık ve kamera görüntüsünün olmadığı,
kazaya ait fotoğrafların olduğu anlaşılmaktadır.
14. Dosyada mevcut tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, olay yeri trafik
ışıklı işaretleri ile kontrol edilmekte olan dönel kavşakta, kazaya karışan iki aracın
farklı kavşak kollarından kavşağa yaklaştığı ve her iki sürücünün de kendisine
hitaben yeşil ışık yandığını iddia ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda kavşak
kollarından birine yönelik yeşil ışık diğerine kırmızı ışık yanması gerektiğine göre,
her iki aracın da yeşil ışık iddiası doğru değildir. Ancak dosyadaki mevcut veriler
ışığında hangi aracın kırmızı ışık ihlali yaparak kavşağa girdiğini objektif olarak
(tanık yok, kamera kaydı yok) tespit edebilmek teknik açıdan mümkün değildir. Bu
olayda kırmızı ışık ihlalinin kimin tarafından yapıldığı tespit edilemeyeceği için
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2015/ 9513 E. , 2016/ 667 K. uyarınca kusurun taraflara
eşit dağıtılması, yani taraflara %50’şer oranında kusur atfedileceği kanaatine
varılmıştır. 34 ... plaka sayılı araç sürücüsü ..., sevk ve idaresindeki araç ile
kavşağa girişinde 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Trafik işaretlerine uyma"
başlıklı madde 47-b:" Karayollarından faydalananlar aşağıdaki sıralamaya göre;
Trafik ışıklarına, uymak zorundadırlar" kuralını ihlal ettiğinden meydana gelen
kazanın oluşunda kusurludur.
38 ...plakalı araç sürücüsü ..., sevk ve idaresindeki araç ile
kavşağa girişinde 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Trafik işaretlerine uyma"
başlıklı madde 47-b:" Karayollarından faydalananlar aşağıdaki sıralamaya göre;
Trafik ışıklarına, uymak zorundadırlar" kuralını ihlal ettiğinden meydana gelen
kazanın oluşunda kusurludur.
Sonuç olarak kusur tespitinde dayanılan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu çerçevesinde, dosya incelemesi kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesi sonucunda raporda açıklanan gerekçelerle; kazanın meydana gelişinde 38 ...plakalı araç sürücüsü ...'in %50 oranında kusurlu olduğu, 34 ... plakalı araç sürücüsü ...'un %50 oranında kusurlu olduğu" tespiti yapılmıştır.
Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 22/05/2023 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı gerekçeli kararı incelendiğinde ceza dosyasında mevcut kaza tespit tutanağına göre davalı sanık ...'un kusurlu olduğunun tespit edildiği, böylece davalı sanık ...'un üzerine atılı taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçunu işlediği hususunda mahkemece kanaat oluştuğundan bahisle sanığın cezalandırılmasına ve CMK'nun 231. maddesi gereğince takdiren sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair hüküm kurulduğu görülmüştür. Somut olayda, trafik kaza tesbit tutanağında sürücülerle ilgili kusur dağılımı yapılamamış, 34 ... plakalı araç davalı sürücüsü ...'a kazanın oluşumu sorulduğunda kendisine yeşil ışık yandığını ancak sonradan kavşağa gelmeden kırmızı ışığa dönmüş olabileceğini, yaklaştığında ışığı fark etmediğini beyan ettiği, 38 ...plakalı araç sürücüsü kazada ağır yaralı olduğundan beyanı alınamasa da yanında yolcu olan ...'nın Erciyes Üniversitesi acil servisinde alınan beyanında kendilerinin Kocasinan Bulvarı ada içerisinde kırmızı ışıkta bekledikten sonra yeşil ışık yanması üzerine hareket ettiklerinde kazanın olduğunu beyan ettiği sürücü ve yolcu beyanları doğrultusunda kaza yeri incelemesinden 34 ... plakalı aracın kırmızı ışık ihlali yaptığı görüşünün oluştuğunun yazdığı, Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 22/05/2023 tarihli, ... Esas ve ...Karar sayılı gerekçeli kararına esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunda kaza tespit tutanağındaki beyanına göre kırmızı ışık ihlali yapanın davalı sürücü olduğu kabul edilerek düzenlendiği; ceza mahkemesince bu beyana neden itibar edildiği gerekçede belirtilmeden hüküm kurulmuştur.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince hukuk hakimi, ceza mahkemesince belirlenmiş ve kesinleşmiş olan maddi olgu ile bağlı ise de; kusurun bulunup bulunmadığı ve oranına ilişkin ceza mahkemesi kararı ile bağlı değildir.
Ancak somut olayda, ceza mahkemesindeki yargılamada verilen hükmün içeriği incelendiğinde kesinleşmiş bir maddi olgudan söz etme olanağı yoktur. Çünkü; hükmün gerekçesinde hangi tarafın kırmızı ışık ihlali yaptığının belirlenmediği anlaşılmaktadır.
Bu aşamada uyuşmazlık, kırmızı ışık ihlali yapan aracın, davacı ...'in idaresindeki araç mı yoksa davalı ...'un sürücüsü olduğu aracın mı dolayısıyla, kusurun hangi tarafta olduğu noktasında toplanmaktadır.
Doktrinde genel kabul gören görüşe göre, işletenlerden hangisinin kusurlu olduğu kesin olarak tesbit edilemiyorsa, tehlike sorumluluğuna katlanma ilkesi uyarınca, zararın işletme tehlikeleri doğrultusunda, tehlikeler eşit varsayıldığında zarar ilke olarak yarı yarıya paylaştırılır.
Bu durumda mahkememizce, hangi sürücünün kırmızı ışık ihlalinde bulunduğu belli olmadığından, tehlikelerin eşit olmadığı kesin olarak ortaya konamayacağından, tehlikeler eşit kabul edilerek karar verilmesi gerekir. Zira Yargıtay'ın süregelen uygulamasına göre; sürücülerden hangisinin kusurlu olduğunun toplanan tüm delillere rağmen kesin olarak tespit edilemediği durumlarda, tehlike sorumluluğuna katlanma ilkesi uyarınca, işletme tehlikeleri doğrultusunda tehlikeler eşit varsayıldığından, zararın yarı yarıya paylaştırılması gerekir (
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2010/5886 E. , 2010/10123 K. Emsal ilamı).
Somut olayda da, dosyadaki delillere göre hangi sürücünün kusurlu olduğu veya hangi oranda kusurlu olduğu saptanamamıştır. Bu durumda zararın yarı yarıya paylaştırılması gerektiği (tarafların yarı yarıya kusurlu oldukları) kabul edilerek karar verilmelidir. Bu nedenle mahkememizce Karayolları Fen Heyeti üyelerinden oluşturulan ve İTÜ Trafik Kürsüsü'nden oluşturulan birbirini doğrulayan iki ayrı bilirkişi raporundaki kanaat, trafik kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokisi, savcılık soruşturma dosyası ve ceza mahkemesi dava dosyası ile diğer deliller ve olayla uyumlu, Yargıtay'ın istikrarlı uygulamaları doğrultusunda ve denetime elverişli olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Geçici ve sürekli iş göremezlik zararına ilişkin değerlendirmede;
Yargıtay uygulamalarına göre, maluliyet raporu adli tıp uzmanları tarafından düzenlenmeli ve maluliyet oranı kaza tarihindeki mevzuata uygun olarak belirlenmelidir.
"Cismani zarar halinde lazım gelen zarar ve ziyan" başlığı altında düzenlenen TBK'nun 54. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücü kaybı da bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 ila 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne, İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01/06/2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri, yaralananın çocuk olması halinde ise 20/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerekmektedir.
Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nca düzenlenen 19/01/2024 tarihli raporda; "Tıbbi evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek yukarıda kaydedilen bilgi ve bulgular Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında değerlendirildiğinde, ...'in 13/08/2021 tarihli trafık kazası sonucu meydana gelen kemik (sfenoid sinüs) kırığı, kafa içi travmatik (subdural, subaraknoid kanama, kontüzyonel hemoraji, pnömosefali, shift, tonsiller herniasyon, frontal, temporal, parietal kemikleri kapsayan kraniektomi defekti, ensefalomalazi, gliozis) değişiklikler, nöbet geçirme riski ve akciğer kontüzyonu nedeniyle; 1-Dokuz (9) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı (tıbbi şifa süresinin 9 (dokuz) ay olduğu, 2-Tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının %5 (yüzde beş) olduğu" belirtilmiştir. Bu raporun dosya kapsamındaki delillerle örtüştüğü, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmiş ve bu rapor mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Aktüer bilirkişi ve adli tıp uzmanı bilirkişi raporuna ilişkin değerlendirmede;
Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarihli, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK'nun 90. ve 92. maddelerinde "genel şartlara" atıf yapan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar 09/10/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasıyla birlikte, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nce zarar görenlerin cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplanmasında TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi benimsenmiş olup TRH 2010 yaşam tablosunun uygulamasından vazgeçilmemiştir (Yargıtay 17. H.D.'nin 22/12/2020 tarihli, 2019/5206 Esas ve 2020/8874 Karar sayılı emsal ilamı).
Mahkememizce görevlendirilen Adli Tıp Uzmanı Dr. ... ve Aktüer Bilirkiş... tarafından düzenlenen 14/02/2025 tarihli raporda özetle; "Davacı ...'in dava konusu kaza sonrasında; ekonomik geleceğin sarsılması zararının bulunmadığı (Talep 50,00- TL), geçici iş göremezlik zararının 15.239,94-TL (Talep 450,00-TL), tedavi gideri zararının 2.947,54-TL (Talep 50,00-TL), toplam (geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri) zararının 18.187,48-TL olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 430.000,00-TL) kapsamında kaldığı, sürekli iş göremezlik zararının 190.047,60-TL (Talep 450,00-TL) olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 430.000,00-TL) kapsamında kaldığı" belirtilmiştir.
Yukarıda sözü edilen tüm nedenlerden ötürü aktüer bilirkişinin raporundaki hesaplama yönteminin Yargıtay'ın istikrar kazanmış yerleşik uygulamaları doğrultusunda olduğu, yine adli tıp uzmanının raporunun dosya kapsamıyla örtüştüğü, bilimsel verilere dayandığı, mevcut yargı ve mevzuat uygulamasına uygun olduğu, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmiştir.
Davacı ... adına ekonomik geleceğinin sarsılması nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin değerlendirmede;
Ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle ortaya çıkan zararlar müstakbel zararlardır ve bu zararlar çalışma gücünde bir azalma olmasa dahi meydana gelmektedir. Bu kapsamda yüz üzerindeki sabit izler zarar görenin mesleğini kaybetmesi, yeni bir meslek bulmasını güçleştirmesi, mesleğinde yükselmesine engel olması, mesleğinde tercih edilmesi olanağının azalması gibi kavramlara sebep olabilecek nitelikteyse, zarar görenin ekonomik geleceğinin sarsıldığı söylenebilir ve bu zarar talep edilebilir.
Eldeki davada, olayın meydana geldiği tarihte 49 yaşında olup ev hanımı olan ve hiç bir işte çalışmayan, ilkokul mezunu olan ... adına ekonomik geleceğinin sarsılması nedeniyle maddi tazminat talep edilmiş ise de; bu davacının mahrum kaldığı olanak ve fırsatları beden bütünlüğünün ihlali sebebiyle kaçırdığını usulünce ispat edememiştir. Davacı ... adına bu tazminat kalemi yönünden iddialarını ispat edici deliller sunulmamıştır. Sonuç olarak davacının yaşı, medeni hali, sosyal durumu, eğitimi, ev hanımı olması, hiç bir iste çalışmıyor olması ve trafik kazasında yaralanmasının niteliği dikkate alınarak yapılan değerlendirme ile bu yaralanmanın ekonomik geleceğin sarsılması sonucu oluşturduğunun ispat edilemediği kabul edilmiştir. Mahkememizce ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle ortaya çıkan zarar isteminin reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Davalıların sorumluluğuna ilişkin değerlendirmede;
Bilindiği üzere; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, "İşletenlerin, bu Kanun'un 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1. maddesinde, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."; 85/son. maddesinde ise, "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiştir. Yine, aynı sorumluluk olgusu Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de benzer düzenlemeye yer verilmiştir.
6098 sayılı TBK'nun 54. maddesinde çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile kazanç kaybı, bedensel zararlar kapsamında sayılmış olup, geçici iş görmezlik zararlarının da bu kapsamda olmasına, sürücü ve işletenin, zarar görenin geçici iş görmezlik zararlarından sorumlu olması nedeniyle, aracın sigortalı olması halinde 2918 Sayılı Yasanın 90. maddesi gereğince, sigortanın sorumluluğu da TBK hükümlerine göre belirleneceğinden ve geçici iş göremezlik zararları da 2918 Sayılı Kanunun 92. maddesinde sigorta teminatı dışında tutulmadığından, davacının geçici iş göremezlik tazminatını, davalı sigorta şirketinden talep edebilmesine, her ne kadar davalı tarafından ZMSS yeni genel şartları ve 6111 Sayılı Yasa ile değişiklik yapılan 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesi gereğince geçici iş görmezlik zararlarının tedavi giderleri kapsamında olduğundan bahisle, SGK'nın sorumluluğunda olduğu iddia edilmiş ise de, genel şartlara atıf yapan kanuni düzenleme Anayasa Mahkemesi'nce iptal edildiği gibi, geçici iş göremezlik zararı tedavi gideri olmayıp, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesinde geçici iş göremezlik zararlarının SGK'nun sorumluluğunda olduğuna ilişkin düzenlemenin de yer almamasına göre mahkeme kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmış olup, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin bu yöndeki itirazının yerinde olmadığı tespit edilmiştir.
Buna göre davacı ...'in trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik zararından ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararından haksız fiil hükümlerine göre ve kusuru oranında 34 ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'un, bu aracın maliki ve işleteni olan davalı ...'un ve yine bu aracın ZMMS poliçesini düzenleyen davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumlu olduğu, adı geçen davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun ZMMS poliçesi sağlık/tedavi giderleri ve sakatlık/ölüm teminatı olarak ayrı ayrı teminat limiti olan 430.000,00'er TL ile sınırlı olduğu değerlendirilmiştir.
Bilindiği üzere, trafik kazasında sürücünün kusurlu olması halinde zarar gören maddi ve manevi zararını kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nun 49. ve 54 ile 56. maddeleri uyarınca sürücüden (somut olayımızda davalı ...'dan) isteyebilir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca bir motorlu aracın işletilmesinin bir kişinin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zararına sebep olması halinde motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüs sahibi bu zarardan müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Aynı Kanun'un 3. maddesi uyarınca aracın maliki işleten sayıldığından araç malikinden (somut olayımızda davalı ...'dan) de zararın tazmini talep edilebilir.
Davacının ıslah dilekçesi incelendiğinde;
Davacılar vekilince 26/03/2025 tarihli dilekçesi ile "... Müvekkile ödenmeyen ve dava ve beyan dilekçemizde talep olunan 450,00-TL'geçici iş göremezlik ödeneğini bilirkişi raporu doğrultusunda 14.789,94-TL yükselterek 15.239,94-TL olarak ıslah ediyoruz. Müvekkile ödenmeyen ve dava ve beyan dilekçemizde talep olunan 50,00-TL tedavi gideri masraflarını bilirkişi raporu doğrultusunda 2.897,54-TL yükselterek 2.947,54-TL olarak ıslah ediyoruz. Müvekkile ödenmeyen ve dava ve beyan dilekçemizde talep olunan 450,00-TL'lik sürekli iş görememezlik zararını bilirkişi raporu doğrultusunda 189.597,60-TL yükseltiyoruz, 190.047,60- TL olarak ıslah ediyoruz. Talepte mükerrir duruma düşmemek kaydı ile toplamda 950,00-TL olan istemimizi 207.285,08-TL daha artırmakta ve toplam dava değerimizi 208.235,08-TL'ye (geçici iş göremezlik zararı - tedavi masrafları- sürekli iş göremezlik zararı) yükseltmekteyiz. Bu miktarın karşı taraftan yasal faizi ile birlikte istirdadını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini vekaleten talep ederiz. ..." şeklinde alacak taleplerinin arttırılmasına yönelik ıslah beyanı ve talebinde bulunmuştur.
Davacı ... vekili ıslah dilekçesi ile birlikte ilgili ıslah harcını da yatırmıştır. Bu dilekçe davalılara usulünce tebliğ edilmiştir.
Müteselsil sorumluluğu ilişkin değerlendirmede;
Müteselsil sorumluluğa ilişkin hukuki sonuçlar 6098 sayılı Kanun'un 61, 62, 106, 155, 162, 163, 166, 168. maddelerinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı Kanun hükümleri uyarınca müteselsil sorumluluğun hukuki sonuçları vardır. Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. (6098 sayılı Kanun 162/1) Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder. (6098 sayılı Kanun 163/2)
Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir. (6098 sayılı Kanun 163/1)
Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur. (6098 sayılı Kanun 166/1) Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır. (6098 sayılı Kanun 166/3) Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur (6098 sayılı Kanun 168/1) ve alacaklının hakları ona geçer. Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemez.
Eldeki davada davalılar arasında müteselsil sorumluluk söz konusudur. Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu ZMMS poliçesinin teminat limitleriyle sınırlıdır.
Temerrüt tarihi yönünden yapılan değerlendirmede;
2918 Sayılı Yasa'nın 91. maddesi gereğince yaptırılması gereken Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigorta şirketi, bir motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kişinin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğraması ile oluşan ve işletenin sorumluluğunu gerektiren zararları, sigorta limiti dahilinde ve kanun ile belirlenen teminat dışında kalan haller haricinde karşılamayı üstlendiği ve Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın 1. maddesinde ise, sigortacının, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar zararı karşılamayı üstlendiği dikkate alındığında sigorta şirketinin üçüncü kişilerin uğradığı zarardan sorumluluğunun poliçedeki limiti ile sınırlı sıralı sorumluluktur.
Davalı sigorta şirketleri kazaya neden olan aracın ZMMS ve İMMS sigortacısı olup, 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın B 2/a maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Bu durumda, ilke olarak davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmış ise bundan 8 iş günü sonrasında, başvuru yapılmamış ise dava tarihi itibarıyla, belirlenen tazminat alacağının tamamı için anılan tarihlere uygun faiz uygulanması gerekir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar'ın ek 6. maddesinde tazminat ödemelerinde istenilecek belgeler düzenlenmiştir. Buna göre bedeni zarar halinde istenilecek belgeler anılan maddede "A) Sakatlık (Değişik başlık:RG-4/12/2021-31679)
• (Değişik ibare:RG-4/12/2021-31679) Kurul Raporu (artan sakatlık oranına bağlı tazminat taleplerinde ilk ödemeye esas alınan Yönetmeliğe göre düzenlenen rapor),
• Epikriz Raporu,
• Genel adli muayene raporu,
• Tüm tetkik ve tedavilere ilişkin raporlar,
• Mağdura ait kimlik belgesi fotokopisi,
• Kaza raporu, varsa bilirkişi raporu veya keşif zaptı veya mahkeme kararı,
• Mağdura ait kaza tarihi itibarıyla son gelir durum belgesi (Ek ibare:RG-4/12/2021-31679) (Bordro, Gelir Vergi Beyannamesi vb.) ve güncel SGK hizmet dökümü belgesi ile varsa hesap tarihi itibarıyla son gelir durum belgesi,
• Hak sahibine ait banka hesap bilgileri (banka - şube adı, Iban numarası),
• Sağlık verilerine erişim, işleme ve aktarım konusunda mağdur tarafından verilen açık rıza beyanı
" şeklinde sayılmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut uyuşmazlıkta dosya kapsamındaki delillere göre; davacı ... vekili tarafından davadan sonra 11/02/2022 tarihinde davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'ne başvuruda bulunulduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin arabuluculuk başvuru tarihi itibarı ile temerrüde düştüğü tespit edilmiş ve arabuluculuk başvuru tarihi olan 11/02/2022 tarihinden itibaren temerrüte düştüğü değerlendirilmiştir.
Trafik kazaları haksız fiil niteliğinde olup somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Haksız fiilin faili ihtara veya ihbara gerek olmaksızın zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylemin işlendiği tarihten itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Haksız fiil faili olan borçlu temerrüde düştüğünden artık faiz haksız fiil tarihinden itibaren ve yasal faiz istenebilir. Buna göre eldeki davada işleten ve sürücü olan davalı Ömer İlhan'ın hükmedilen tazminatlardan trafik kaza tarihi olan 13/08/2021 tarihinden itibaren faizi ile birlikte sorumlu olduğu değerlendirilmiştir.
Faize ilişkin değerlendirmede;
Kazaya karışan 34 ... plaka sayılı plaka sayılı aracın Renault Fluence marka hususi otomobil olduğu dosya kapsamındaki belgelerden görülmektedir. Dava dilekçesinde hükmedilecek tazminatlara yasal faizi işletilmesi talep edilmiş, kazaya karışan bu aracın kaydında hususi otomobil olmasından dolayı hükmedilen tazminatlara yasal faize hükmedilmesi gerekmiştir.
Dava konusu edilen manevi zarar istemlerine ilişkin değerlendirmede;
Zaman itibarı ile somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesinde "Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünü zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarında da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir. Ayrıca 22/06/1966 tarih ve 2/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda manevi tazminat, bir ceza ya da gerçek anlamda bir tazminat olmayıp, zarara uğrayan kişinin manevi ıstırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araç olabileceğini belirtmiştir.
Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nca düzenlenen 19/01/2024 tarihli raporuna göre; Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde, ...'in 13/08/2021 tarihli trafık kazası sonucu meydana gelen kemik (sfenoid sinüs) kırığı, kafa içi travmatik (subdural, subaraknoid kanama, kontüzyonel hemoraji, pnömosefali, shift, tonsiller herniasyon, frontal, temporal, parietal kemikleri kapsayan kraniektomi defekti, ensefalomalazi, gliozis) değişiklikler, nöbet geçirme riski ve akciğer kontüzyonu nedeniyle 9 ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı (tıbbi şifa süresinin 9 ay olduğu, tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının %5 olduğu, dosya kapsamı ve toplanan bütün delilere göre trafik kazasının oluş şekli, kazanın oluşumunda Karayolları Fen Heyeti üyelerinden oluşturulan ve İTÜ Trafik Kürsüsü'nden oluşturulan, birbirini doğrulayan iki ayrı bilirkişi kurulundan alınan kusur raporlarına göre davalı sürücü ...'un %50 oranında ve davacı sürücü ...'in %50 oranında kusurlu olduğu hususları dikkate alındığında bu kaza nedeniyle; bu nedenle davacı ...'in 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesinin 1. fıkrası uyarınca manevi tazminat talep etmekte haklı olduğu değerlendirilmiştir.
Bu olay nedeniyle davacı ...'in duyduğu elem ve üzüntüler, davacıFatma Ülker'in bu kaza tarihindeki yaşı, kaza sonucu oluşan kemik (sfenoid sinüs) kırığı, kafa içi travmatik (subdural, subaraknoid kanama, kontüzyonel hemoraji, pnömosefali, shift, tonsiller herniasyon, frontal, temporal, parietal kemikleri kapsayan kraniektomi defekti, ensefalomalazi, gliozis) değişiklikler, nöbet geçirme riski ve akciğer kontüzyonu, 9 ay süreyle iş göremezlik halinde kalması ve tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının %5 olması, yaralanmasının derecesi, trafik kazasının oluşumundaki kusur durumu, davacının da kusurunun bulunması, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihine göre paranın alım gücü ve hakkaniyet ilkeleri, TBK'nun 56. maddesinin hükmü ve az yukarıda sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı bir arada değerlendirildiğinde bu davacının manevi tazminat talebinde haklı olduğu sonucuna varılmış ve davacı davacı ...'in davalılar ... ve ...hakkındaki manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 100.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan 13/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, sübut bulmaması nedeniyle davacı ...'in fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar vermek gerektiği kanaati edinilmiştir.
Dava dilekçesinde bulunan "... Ayrıca yine menfur kazada sağ ön yolcu koltuğunda müvekkilim ...'nın kucağında bulunan 01/09/2018 doğum tarihli kızı ... da yaralanmış olup aynı hastanede kafa travması tanısı ile tedavi görmüştür. Her ne kadar davamıza konu olan trafik kazasında müvekkilimiz ...'nın kendisi yaralanmamış olsa da; bir anne olarak, henüz bebek yaşta olan kızının da dava konusu olay sonucu kafa travması yaşaması nedeniyle manevi olarak zorlanan müvekkilimizin tazminat taleplerindeki haklılığı da göz önüne alınmalıdır. ..." şeklindeki ifade ile 01/09/2018 doğum tarihli kızı dava dışı ...'nın trafik kazasında yaralanması nedeniyle davacı ... adına 50.000,00-TL manevi tazminat talep edildiği görülmektedir.
Zaman itibarı ile somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nun 56/2. maddesinde "... Ağır bedelsel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarında da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir." hükmü ile aynı Yasanın 51. maddesinde de; "Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler." hükmüne göre, meydana gelen ağır bedensel yaralanma veya ölüm halinde bedensel zarar görenin yakınları manevi tazminat talep edebilir. Kaza sonrası, zarara neden olanın, zarar gören ile ilgilenmiş olması tazminat miktarının belirlenmesinde göze alınır ise de, yansıma yolu ile manevi tazminat talep eden yakınların manevi tazminat talep etmelerine engel değildir. Meydana gelen yaralanma ve yahut ölüm çerçevesinde manevi zararları karşılanmadıkça hâkim uygun bir tazminata karar verir.
Bu bağlamda manevi tazminat isteme hakkı doğrudan doğruya cismani zarara uğrayan kişiye aittir. Bir kişinin cismani zarara uğraması sonucu onun yakınlarının manevi tazminat davası bakımından hak sahipliği durumunun ön şartı "ağır bedensel" zarar koşulunun sağlanmasıdır. Bu koşul mevcut olmadıkça aynı eylem nedeniyle manevi üzüntü duyan yakınlar, yansıma yoluyla manevi tazminat isteyemezler.
Ancak TBK'nun 56/2. maddesinde yer alan ağır bedensel zarar ifadesinin hangi tür zararları kapsayacağı ise madde metninden açık bir şekilde anlaşılmamaktadır. TBK'nun 56/2. maddesinde anılan ağır bedensel zararlardan ne anlaşılması gerektiği konusunda ise 6098 sayılı Kanunu'na dair Adalet Komisyonu raporundan faydalanılabilir. Zira Komisyon raporunda bu hususun netliğe kavuşmasına imkân tanıyan açıklamalar mevcuttur. Buna göre "ağır bedensel zararın takdirinde" zarara uğrayan organların önemi, oluşan işgörmezlik derecesinin oranı, uğranılan ruhsal zararın niteliği ve diğer durumlar gözetilecektir. (Adalet Komisyonu Raporu, s. 267. http://www.tbmm.gov.tr/sirasayi/donem23/yil01/ss321.pdf)
Mahkememizce dava dışı ...'nın 13/08/2021 tarihli trafik kazasındaki yaralanmasının ağır bedensel zarar boyutunda olup olmadığının araştırılması için deliller toplanmış ve Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'ndan sağlık kurulu raporu aldırılmıştır.
Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 08/03/2023 tarihli raporda özetle; "Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nin ... sayılı tıbbi evrakında; araç içi trafik kazası hikayesiyle 13/08/2021 tarihinde yapılan muayenesinde şuur açık, oryante, koopere, frontal bölgede abrazyon, tomografileri (kafa, boyun, toraks) normal, batın ultrasonografisinde batın içi parankimal organ bütünlükleri normal olduğu, sağ perihepatik alanda minimal serbest mayi izlendiği, çocuk cerrahi servisine yatışı yapıldığı, takiplerinde genel durumu iyi, vitalleri stabil, idrar çıkışı iyi olduğu, karın ağrısı olmadığı, 14/08/2022 tarihinde önerilerle taburcu edildiği, ...'nın, 27/03/2023 tarihinde Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nda annesinden alınan hikayesinde 13/08/2021 tarihinde trafik kazası geçirdiği, kazadan sonra konuşmasının azaldığı, arabaya binmek istemediği ifade edilmiş olup yapılan muayenesinde sağ frontalde saçlı deri içerisinde 2 cm'lik nedbe olduğunun saptandığının kayıtlı olduğu, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'nın 11/04/2023 tarihli ve 962/104326 sayılı raporunda; ilk olarak 29/03/2023 tarihinde başvurduğu, yapılan muayenesinde ilk değerlendirmede iletişim kurmayı reddettiği, alınan anamnezde annenin çocuğun kaza sonrası anneden ayrılamadığını, hırçınlık ve sinirliliğinde artıma olduğunu ifade ettiği, öğretmen formu ile 03/04/2023 tarihinde tekrar muayeneye çağrıldığı, 03.04.2023 tarihindeki görüşmede öğretmen formunda atılgan, inatçı, özür dilemeyi sevmeyen bir çocuk olarak tarif edildiği, çocuğa ait kaza sonrası gelişebilecek bir bulgu yada semptoma dair ifadeye rastlanmadığı, çocuğun muayene sırasında iletişim kurmadığı için 11/04/2023 tarihinde oyun odasında görüldüğü, ebeveynleri ile rahat bir şekilde oyun oynadığı, anneden ayrılmakta zorluk yaşamadığı, yaşına uygun davrandığı, herhangi bir psikopatolojiye dair bir bulgu ya da semptom sergilemediği, 13/08/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası ile neden ve sonuç ilişkisi içerisinde ortaya çıkan herhangi bir psikopatoloji saptanamadığının kayıtlı olduğu, tıbbi evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek yukarıda kaydedilen bilgi ve bulgular birlikte değerlendirildiğinde, ...'nın 13/08/2021 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen yumuşak doku yaralanması nedeniyle; 1-Üç (3) gün süreyle iş göremezlik halinde kaldığı (tıbbi şifa süresinin 3 (üç) gün olduğu), 2-Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında rakamsal olarak ifade edilebilen bir maluliyet ya da engel oranı tespit edilmesinin mümkün olamadığı, 3-Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmetik kapsamında tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının %0 (yüzde sıfır) olduğu" bildirilmiştir.
Somut olayda trafik kazası neticesinde cismani zarara uğrayan davacı ...'nın çocuğu olan dava dışı ...'nın yaralanmasının yumuşak doku yaralanması olduğu, yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu, bu haliyle annesi davacı ...'nın açısından yasada aranan "ağır bedensel zarar" koşulunun gerçekleşmediği nazara alınarak davacı ...'nın manevi tazminat isteminin reddine karar vermek gerektiği kanaati edinilmiştir.
Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;
Dosya kapsamındaki tüm deliller ve yukarıda yapılan izahatlar karşısında davacı ...'in maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 15.239,94-TL geçici iş göremezlik zararı, 2.947,54-TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararı ve 190.047,60-TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 208.235,08-TL maddi tazminattın davalı ... Sigorta A.Ş.'nin geçici iş göremezlik zararı ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararı toplamı olan 18.187,48-TL'lik kısmının ZMMS poliçesinin sağlık/tedavi gideri teminat limiti üzerinden karşılanması, sürekli iş göremezlik zararı olan 190.047,60-TL'lik kısmınını ise ZMMS poliçesinin sakatlık/ölüm teminat limiti üzerinden karşılanması sureti ile temerrüt tarihi olan 11/02/2022 arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması, davalılar ... ve ...'un ise 208.235,08-TL maddi tazminatın tamamından trafik kaza tarihi olan 13/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olmaları koşulu ile tüm davalılardan müştekeren ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, sübut bulmadığından dolayı davacı ...'in fazlaya ilişkin (ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı) maddi tazminat isteminin reddine, davacı ...'in manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 100.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan 13/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, sübut bulmadığından dolayı davacı ...'in fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine ve koşulları oluşmadığından dolayı davacı ...'nın manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
Vekalet ücreti taktiri ve yargılama giderinin hesaplanması sırasında yapılan değerlendirmede;
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 07/05/2018 tarihli 2015/10278 Esas ve 2018/4704 Karar sayılı emsal içtihadı da dikkate alınarak davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak her bir davacı yönünden lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarına göre kendisini vekille temsil ettiren davacılar lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekmektedir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2. maddesinde "Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." hükmü yer almaktadır. Bu husus dikkate alınmak suretiyle ret edilen talep yönünden vekalet ücretine hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı ...'in maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, 15.239,94- TL geçici iş göremezlik zararı, 2.947,54-TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararı ve 190.047,60-TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 208.235,08-TL maddi tazminattın davalı ... Sigorta A.Ş.'nin geçici iş göremezlik zararı ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararı toplamı olan 18.187,48-TL'lik kısmının ZMMS poliçesinin sağlık/tedavi gideri teminat limiti üzerinden karşılanması, sürekli iş göremezlik zararı olan 190.047,60-TL'lik kısmının ise ZMMS poliçesinin sakatlık/ölüm teminat limiti üzerinden karşılanması sureti ile temerrüt tarihi olan 11/02/2022 arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması, davalılar ... ve ...'un ise 208.235,08-TL maddi tazminatın tamamından trafik kaza tarihi olan 13/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olmaları koşulu ile tüm davalılardan müştekeren ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
2-Davacı ...'in fazlaya ilişkin (ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı) maddi tazminat isteminin REDDİNE,
3-Davacı ...'in manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, 100.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan 13/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
4-Davacı ...'in fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin REDDİNE,
5-Davacı ...'nın manevi tazminat isteminin REDDİNE,
6-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; kabul edilen maddi tazminat yönünden alınması gereken 14.244,53-TL nispi karar ve ilam harcından davacıdan peşin olarak alınan 1.881,95-TL peşin dava harcı ve 707,82-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 11.654,76-TL harcın davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
7-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; hükmedilen manevi tazminat yönünden alınması gereken 6.831,00-TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00-TL arabuluculuk ücretinden (yargılama gideri) 1.599,00-TL'nın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, bakiye 1,00-TL'nın davacı ...'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
9-Maddi tazminat yönünden davacı tarafça yatırılan 80,70-TL başvurma harcı, 1.881,95-TL peşin harç, 707,82-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.670,47-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
10-Davacı ... tarafından maddi tazminat yönünden yapılan ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 13.640,00-TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına göre hesaplanan 13.636,72-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, bu davacı tarafından manevi tazminat yönünden ayrıca yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
11-Davacı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği bu davacı üzerinde bırakılmasına,
12-Davalı ... tarafından yapılan 200,00-TL talimat ve posta masrafından oluşan yargılama giderinden davanın kabul red oranına göre hesaplanan 17,44-TL yargılama giderinin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine, bakiyesinin bu davalı üzerinde bırakılmasına,
13-Davalı ...tarafından yapılan 150,00-TL talimat ve posta masrafından oluşan yargılama giderinden davanın kabul red oranına göre hesaplanan 11,52-TL yargılama giderinin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine, bakiyesinin bu davalı üzerinde bırakılmasına,
14-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
15-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
16-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine hükmolunan maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 33.317,61-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
17-Davacı ...'in maddi tazminat davası yönünden reddedilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/2. maddesi gereğince hesap ve taktir olunan 50,00-TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak kendilerini vekil ile temsil ettiren davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ve ...'a verilmesine,
18-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
19-Davacı ...'in manevi tazminat davası yönünden reddedilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/3. maddesi gereğince hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak kendilerini vekil ile temsil ettiren davalılar ... ve ...'a verilmesine,
20-Davacı ...'nın manevi tazminat davasının reddi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 10/3. maddesi gereğince hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıMeryem Akkaya'dan alınarak kendilerini vekil ile temsil ettiren davalılar ... ve ...'a verilmesine,
21-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacılar vekili ve davalılardan ... ve ...vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi’nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı....
Başkan ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Katip ...
E-imzalıdır