T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO : ...
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1-...
VEKİLLERİ : Av....
Av....
Av. ...
DAVALI : 2- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 3-...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av....
Av. ...
Av...
DAVALI : 4-...
VEKİLİ : Av...
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ :...
KARAR TARİHİ : ...
KARAR YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememize açılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 19 yaşında olduğunu, Erciyes Üniversitesi Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi Uçak, Gövde ve Motor Bakımı bölümünde öğrenim gördüğünü, olay tarihinde arkadaşları tarafından organize edilen Erciyes Kayak Merkezi gezisine katıldığını, gezi dönüşünde ise sürücüsü ve işletenin davalı şahıslar olduğu 38 ... plaka sayılı aracın kaza yaptığını ve müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, kazada 2 öğrencinin hayatını kaybettiğini ve toplamda 20 kişinin yaralandığını, meydana gelen kazada davalıların araç sürücüsü ve işletenlerinin tamamen kusurlu olduğunu, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyasının içeriğindeki 10.01.2022 tarihli bilirkişi raporda arka frenlerde yapılan kontrollerde; arka fren bakımlarının yapılmadığı, balatalarının bitmiş durumda olduğu, arka fren kampanalarının aşınmış olduğu, araçta fazla fren kullanıldığı ve aşırı ısındığı için arka fren balatalarının yanık olduğunun tespit edildiğini, tespitten de anlaşılacağı üzere aracın fren bakımlarının yapılmamasının kazaya sebebiyet verdiğini, davalı araç işleteni ...'un ve davalı araç sürücüsü ...'ın müvekkilinin zararından dolayı müşterek ve müteselsil sorumlu olduklarını, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ZMMS poliçesi ile kazada kusurlu bulunan davalı sürücü ve davalı araç işleteninin verdiği zararı poliçe kapsamında teminat altına aldığını, diğer davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından tanzim edilen 1121721 nolu Karayolları Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası ile kazada kusurlu bulunan davalı sürücü ve araç işleteninin verdiği zarardan poliçe kapsamında teminat altına alındığını, kaza sonrasında müvekkilinin Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde 8 günü yoğun bakımda olmak üzere toplam 10 gün yatarak tedavi gördüğünü, bir dizi ameliyat geçirdiğini, sağlığına kavuşmasının aylar sürdüğünü, şu aşamada müvekkilinin sol omzunda his ve güç kaybı olduğunu, okuduğu bölüm itibariyle müvekkilinin güç gerektiren teknik bir işle uğraşacağını ve sakatlık nedeniyle daha çok efor harcamak zorunda kalacağını, müvekkilinin öğrenim gördüğü bölümden mezun olanların ortalama 20.000,00-TL maaş ile işe başladığını, müvekkilinin hastanede yattığı sürelerde bakıma muhtaç olarak geçirdiği zamanlardaki ulaşım, konaklama ve bakım giderlerinin de tahsilinin gerektiğinden bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile şimdilik 100,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılar ..., ... ile davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsiline, (... Sigorta A.Ş. yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere), 100,00-TL tazminatın koltuk ferdi kaza sigortası kapsamı ve limiti dahilinde sigorta şirketine yapılan başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsiline, şimdilik 100,00-TL tedavi giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılar ..., ... ile davalı ... Sigorta A.Ş.'den (... Sigorta A.Ş. yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) tahsiline, yargılama giderlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle: müvekkili sigorta şirketine yapılan başvurunun usulüne uygun olmadığını, davanın bu nedenle reddinin gerektiğini, dava dilekçesinde sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı için 100,00-TL talep edildiğini ve bu taleplerin ayrıştırılması gerektiğini, talebin açıklattırılması için 1 hafta kesin süre verilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik zararı ile tedavi giderlerinden müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, öncelikle kazada kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini, kaza tespit tutanağına göre davacının kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olmadığının tespit edildiğini, yapılacak tazminat hesabında en az %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, maluliyet hususunda adli tıp 3. ihtisas kurulundan rapor alınmasını, kaza neticesinde SGK başta olmak üzere kurum ve kuruluşlardan davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, neticeten davanın reddini, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle: meydana gelen kazada müvekkiline yükletilebilecek bir kusur bulunmadığını, kaza neticesinde müvekkilinin de ağır yaralandığını ve sakat kaldığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusuru bulunmadığını, müvekkilinin Hacılar ilçesi merkezine doğru iniş eğimli yolda seyrederken frene bastığını ancak aracın freninin tutmadığını, frenin patladığını anladığını, motor frenini kullanmaya çalıştığını ancak aracın hızlanmaya devam ettiğini, aracı durduramayınca en az zararla kurtulmak için aracın direksiyonunu sağa çevirerek boş araziye girmesi suretiyle bu kazanın meydana geldiğini, hemen hemen bütün öğrencilerin müvekkilinin kusurunun bulunmadığını ifade ettiklerini, davacının kaza nedeniyle uğradığını iddia ettiği zararları ispat etmesi gerektiğini, davacının tedavi giderlerine ilişkin taleplerinin net olmadığını, müvekkilinin bu giderlerden sorumlu olmadığını, müvekkili yönünden adli yardım taleplerinin bulunduğunu, neticeten davanın taleplerinin reddine, yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkili şirket yönünden açılan davanın tefrik edilerek yetkili İzmir Mahkemelerine gönderilmesi taleplerinin bulunduğunu, davacı tarafından müvekkili şirkete başvuru yapıldığı belirtilmiş ise de iletilen evrakların fotokopiden ibaret olduğunu, mevcut evraklar ile ödeme gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığını, davacının gerçek zararının araştırılması gerektiğini, maluliyet oranının poliçe limiti olan 175.000,00-TL'ye oranlanması sonucu tazminatın belirlenmesi gerektiğini, haksız ve hukuka aykırı davanın öncelikle usuli itirazları nazara alınarak usulden reddine, esasa girilmesi halinde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: meydana gelen kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin işleteni olduğu aracın muayene ve periyodik bakımlarının muntazaman yapıldığının tespit edildiğini, araçta teknik bakımdan kazaya neden olacak herhangi bir eksiklik ve ihmal bulunmadığını, müvekkilinin araç işleteni olarak üzerine düşen sorumlulukları yerine getirdiğini, davanın müvekkili yönünden reddine, yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, meydana gelen trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralanması nedeniyle uğradığı zararın tazmini talebine ilişkindir.
Davacı vekili, davacının yolcu olarak bulunduğu 38 ... plakalı yolcu otobüsünün tek taraflı olarak yaptığı kaza nedeniyle yaralandığını belirterek, yolcu otobüsünün işleteni, otobüsün sürücüsü Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı ve Karayolu Yolcu Taşımacılık Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortacısına karşı dava açmıştır.
Bu hali ile davanın taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davası olduğu anlaşılmaktadır.
Taşıma Sözleşmesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş ise de; 28/05/2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/k maddesinde tüketici tanımlanmış "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" 3/ı maddesinde ise tüketici işlemi "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanun'un 73/1. maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Kanun'un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. HMK'nun 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği belirtilmiştir. Ayrıca HMK'nun 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartları arasında sayılmış olup, HMK'nun 115. maddesi hükümleri gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığı, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen dikkate alınması gereken hususlardandır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 30. maddesinde usul ekonomisi ilkesi düzenlenmiş, hâkimin, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 57. maddesinde "ihtiyari dava arkadaşlığına" yer verilmiş, 166/4. maddesinde "davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantının varsayılacağı" hükme bağlanmıştır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. maddesinde ise "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde aralarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda davanın açıldığı tarih itibariyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunu'nun yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, buna göre yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca işbu davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait bulunduğu açıktır. Dava konusu olayda davalı sigorta şirketi ile davacı arasındaki uyuşmazlığı inceleme görevi ticaret mahkemesine ait ise de işbu dava, taşıyan olan davalıya karşı birlikte açılmıştır. Bu durumda davalılar arasında bağlantı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği de muhtemeldir.
Hal böyle olunca usul ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlüğü açısından, davaların birlikte görülmesi gereklidir. Ayrıca davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın da ticaret mahkemesine göre daha özel nitelikteki tüketici mahkemesinde görülmesi, göreve ilişkin usul kurallarına da uygun düşecektir. Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkeme, görevli olup olmadığını yargılamanın her aşamasında kendiliğinden inceler ve görevsiz olduğu kanısına varırsa kendiliğinden görevsizlik kararı verir. Taraflar da, yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile mahkemece re'sen, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. Çünkü görev her halükarda dava şartlarındandır. Mahkemenin görevli olması HMK'nun 114/1-c. maddesi gereğince bir dava şartıdır ve 115. maddesi gereğince mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
Bu durumda davanın, davacı yolcunun, davalı işleten ...'a ait, davalı ...'ın sürücüsü olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ZMMS sigortacısı olduğu ve davalı ... Sigorta A.Ş.'nin Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortasının sigortacısı olduğu 38 ... plakalı yolcu otobüsünün 15/01/2022 tarihinde tek taraflı trafik kazası yapması sonucunda yaralanmasından doğan maddi tazminat istemine ilişkin olması, taraflar arasındaki ilişkinin taşıma sözleşmesinden kaynaklanması ve davacının da tüketici vasfına sahip olması nedeniyle davacı yolcu ile davalı taşıyan arasındaki temel ilişki olan taşıma sözleşmesinin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalması nedeniyle davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olması ve uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden, mahkememizce görevsizlik kararı verilmesi gerekmiştir (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 2023/179 Esas ve 2023/1274 Karar sayılı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 2023/5553 Esas ve 2023/475 Karar sayılı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2021/1927 Esas ve 2022/318 Karar sayılı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi'nin 2022/227 Esas ve 2023/1274 Karar sayılı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin 2019/3069 Esas ve 2022/1312 Karar sayılı, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 2022/2441 Esas ve 2023/1979 Karar sayılı karar ilamları, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/11-409 Esas ve 2019/159 Karar sayılı ilamı)
Mahkememizce açıklanan sebeplerle göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine kararı verilmesi gerekmiş, HMK'nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurulması halinde dava dosyasının görevli Tüketici Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmiş, HMK'nun 331/2. maddesi uyarınca görevsizlik kararından sonra Tüketici Mahkemesi'nde davaya devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Tüketici Mahkemesi'nce hükmedileceğinden bu aşamada yargılama harç ve giderlerine hükmedilmemiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan HMK 'nın 115/2 maddesi uyarınca davanın USULDEN REDDİNE,
2-Hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının KAYSERİ TÜKETİCİ MAHKEMEİNE gönderilmesine,
3-HMK'nın20.maddesi uyarınca iş bu kararın kesinleştiği tarihten veya kanun yoluna başvururulsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini istememesi halinde dava dosyasının ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
4-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin görevli mahkemede hüküm altına alınmasına,
Dair, huzurda bulunan taraf vekillerinin yüzlerine karşı, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı....
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı