T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:...Esas - ...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO :...
KARAR NO : ...
HAKİM :...
KATİP :...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ...
: 2...
VEKİLİ : Av. ...
Av. ...
:3- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ : ...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :...
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;01.12.2019 tarihinde sürücü ... idaresindeki... plaka sayılı araç Kayseri Caddesi istikametinden Sanayi Caddesini takiben sağ şeritten gelerek; Erenler Caddesi Kavşağından sola; Hisarcık Caddesine dönüş yaptığı esnada yine aynı istikametten sol şeridi takiben gelen Develi İstikametine seyreden sürücü Ömer Rençber idaresindeki arka koltukta yolcu davacının bulunduğu ...plaka sayılı aracın sağ ön kısımlarına çarpması ile aracın savrulduğunu, orta refüj bordür taşlarına çarparak durabildiğini, ...'nın seyir esnasında sola dönüş kurallarına uymadığının aynı yerdeki mobese kameralarından anlaşıldığını ve KTK'nın 53/1-b maddesini ihlal ederek; maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasına tam ve ağır kusuruyla sebep olduğu şeklinde tutanak düzenlendiğini, söz konusu şiddetli kazanın arka koltukta yolcu olarak oturan davacının vücudunda çeşitli kırıklara ve ciddi yaralanmasına sebep olduğunu, devamında davacının Erciyes Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi'nin Acil Tıp Servisine kaldırılarak tedavi altına alındığını, davacının halen kırılan kolunu kullanamadığını, fiziksel acının yanında manevi olarak yıpranmaya devam ettiğini, mezkur kazada sürücü ...’nın asli kusurlu olduğunu, söz konusu kaza esnasında yerini terk edip, sorumluluktan kaçmak istediğini, kayıtlardan kazaya ağır kusuruyla kendisinin sebebiyet verdiği ortaya çıktığını, zira trafik kazalarında olay yerini terk etmenin de başlı başına ayrı bir kusur olduğunu, ayrıca sürücü ...’nın taksirle bir kişinin yaralanmasına sebep olma suçundan Kayseri 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayısı ile görülen dosyasına sunulan 20.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda asli kusurlu olduğu belirtilen davalı ... hakkında mahkumiyet kararı verildiğini, davacının kaza esnasında sağ el bileği kırıldığını, haftalarca ücretli şekilde fizik tedavi gördüğünü ve fakat halen iyileşme sağlanamadığını, davacının ev hanımı olduğunu, ev işi-yemek yapmadığını meydana gelen kaza açısından kusursuz olan davacının tedavi giderlerini, kazanç kaybını ve çalışma gücünün azalmasından kaynaklanan kayıpları içeren maddi tazminatı almaya hak kazandığını, davacının gerek tedavi giderlerini, gerek ev hanımı olması nedeniyle kazanç kaybını ve çalışma gücünün azalmasından kaynaklanan kayıpları ihtiva eden maddi tazminatları almaya hak kazandığını, mezkur kazadan kaynaklı davacıda psikolojik sorunlar baş gösterdiğinden ve halen psikolojik tedavi gördüğünü, Erciyes Üniversitesi Sağlık Uygulama Ve Araştırma Merkezi Psikiyatri Polikliniği nezdinde düzenlenen 20.12.2019 tarihli hasta anamnez raporuna göre geceleri uyuyamadığını, gözünün önüne devamlı kaza anı geldiğini ve arabaya binip trafiğe çıkamadığını; hastaneye giderken dahi gözlerine göz bandı takarak yolculuk yaptığını, kaza anı devamlı aklına gelen davacının travma sonrası stres bozukluğu ile panik ataklar geçirdiğini, davacının kapı sesinden dahi ürker hale geldiğini ve yaşam kalitesinin bir hayli düştüğünü, Kayseri Şehir Hastanesi'nde 03.08.2021 tarihinde psikolog ... tarafından uygulanan psikolojik testler sonucu davacıya şiddetli depresyon ve şiddetli anksiyete teşhisleri konulduğunu, yine davacının sağ el bileği kırığı, burnunda çatlaklar oluştuğunu; geçmeyen baş ağrılarına ek olarak distoni hastalığına da yakalandığını, tedavilerinin devam etiğini, söz konusu kazadan dolayı adeta davacının hayatının mahvolduğunu ve davalılarca zararını gidermeye yönelik en ufak bir adım atılmadığını, özür dilemekten dahi imtina edildiğini belirterek şimdilik davacının sürekli maluliyeti için 10,00 TL, geçici iş göremezliği için 10,00 TL, tedavi masrafları, bakıcı ve sair giderleri için 10,00 TL olmak üzere 30,00 TL maddi tazminat ile 75.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek en yüksek yasal faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücretiyle birlikte işleten ve sürücüden tahsiline; davalı Sigorta Şirketi yönünden, miktarı bilirkişi tarafından belirlenecek olan maddi tazminatın temerrüt tarihinden işletilecek en yüksek yasal faiziyle, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin müteselsilen tahsiline; işleten ve sürücünün taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı ...'nın cevap dilekçesindeki temel savunması: davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının meydana gelen kazanın oluşumunda iddia edildiği gibi tam ve ağır kusurlu olmayıp aksine kusurlu olan ve kazaya sebebiyet veren taraf davacının içerisinde bulunduğu ...plaka sayılı aracın sürücüsü ve aynı zamanda davacının eşi ... olduğunu, davacının kusur atfına, davacı tarafça delil olarak dayanılan 01/12/2019 tanzim tarihli taraf iradelerinin ve beyanlarının bulunmadığı trafik kazası tespit tutanağına, tutanakta gelişigüzel tayin edilen kusur durumuna açıkça itiraz ettiğini, kazaya davacının eşi (dava dışı) ...plakalı araç sürücü ...'in sebebiyet verdiğini, taraflar arasında görülen Kayseri 9. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Karar sayılı dosyasından düzenlenen 20/09/2021 havale tarifli bilirkişi raporunda tespit edildiğini, kazaya dair video kayıtlarının incelenmesinde (10:16:20 zaman diliminde) davalının sürücüsü olduğu... plakalı aracın orta refüj bitiminde sola dönüşten önce yoluna sağ kısmından sola manevra ile kavşağa yaklaşmaya devam ettiği, ...plakalı aracın ise önündeki sürücüyü geçmek için selektörle davalı araç sürücüsünü ikaz ettiğini ve kendisinin de yolun soluna geçmeye başladığı, sol sinyalinin yanmadığını, yine kamera kayıtlarının incelenmesinde ...plakalı araç sürücüsünün yolun sağından soluna sol çapraz gelerek kavşakta... plakalı aracı geçmeye çalıştığı ve aracın sol sinyalinin yanmadığı bu esnada kavşakta kazanın meydana geldiğini, her ne kadar dava dilekçesinde Kayseri 9. Asliye Ceza Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasından davalı hakkında mahkumiyet kararının verildiğinin iddia edilmiş ise de mahkemece mahkumiyet hükmü değil, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğini, söz konusu kararın teknik anlamda bir mahkumiyet kararı olmadığını, hukuk hakimini bağlamadığını, talep edilen manevi tazminatın şartlarının oluşmadığını, davacının içerisinde bulunduğu aracın sürücüsüsü olan davacının eşinin ağır kusurlu olduğunu, kusur şartı gerçekleşmediğinden tazminat talebinin reddinin gerektiğini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı ...'nın cevap dilekçesindeki temel savunması: davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ...nın, diğer davalı ... tarafından sevk ve idare edilen... plakalı aracın işleteni olduğunu, davalı ...’nın meydana gelen kazanın oluşumunda iddia edildiği gibi tam ve ağır kusurlu olmayıp aksine kusurlu olan ve kazaya sebebiyet veren taraf davacının içerisinde bulunduğu ...plaka sayılı aracın sürücüsü ve aynı zamanda davacının eş... olduğunu, davacının kusur atfına, davacı tarafça delil olarak dayanılan 01/12/2019 tanzim tarihli taraf iradelerinin ve beyanlarının bulunmadığı trafik kazası tespit tutanağına, tutanakta gelişigüzel tayin edilen kusur durumuna açıkça itiraz ettiğini, kazaya davacının eşi (dava dışı) ...plakalı araç sürücü ...'in sebebiyet verdiğini, taraflar arasında görülen Kayseri 9. Asliye Ceza Mahkemesinin ...Karar sayılı dosyasından düzenlenen 20/09/2021 havale tarifli bilirkişi raporunda tespit edildiğini, kazaya dair video kayıtlarının incelenmesinde (10:16:20 zaman diliminde) davalının sürücüsü olduğu... plakalı aracın orta refüj bitiminde sola dönüşten önce yoluna sağ kısmından sola manevra ile kavşağa yaklaşmaya devam ettiği, ...plakalı aracın ise önündeki sürücüyü geçmek için selektörle davalı araç sürücüsünü ikaz ettiğini ve kendisinin de yolun soluna geçmeye başladığı, sol sinyalinin yanmadığını, yine kamera kayıtlarının incelenmesinde ...plakalı araç sürücüsünün yolun sağından soluna sol çapraz gelerek kavşakta... plakalı aracı geçmeye çalıştığı ve aracın sol sinyalinin yanmadığı bu esnada kavşakta kazanın meydana geldiğini, her ne kadar dava dilekçesinde Kayseri 9. Asliye Ceza Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasından davalı hakkında mahkumiyet kararının verildiğinin iddia edilmiş ise de mahkemece mahkumiyet hükmü değil, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğini, söz konusu kararın teknik anlamda bir mahkumiyet kararı olmadığını, hukuk hakimini bağlamadığını, talep edilen manevi tazminatın şartlarının oluşmadığını, davacının içerisinde bulunduğu aracın sürücüsüsü olan davacının eşinin ağır kusurlu olduğunu, kusur şartı gerçekleşmediğinden tazminat talebinin reddinin gerektiğini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin cevap dilekçesindeki temel savunması: davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkememizin yetkili olmadığını, İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının dava açmadan önce KTK’nun 97.maddesine göre yaptığı başvuru sırasında sunulan maluliyet raporunun yeteri olmadığını, davacının yaralanmasına bağlı kalıcı fonksiyon kaybı oranlarını belirleyebilmek için yapılacak her iki el bileği eklem hareket açıklıkları durumunu gösteren ayrıntılı muayene raporunun gönderilmesi gerektiğini, bu hususun davacıya bildirildiğini, davacının ise bu eksikliği gidermeden dava açtığını, ayrıca davacının henüz iyileşme sürecini tamamlamadığını, dava konusu kaza neticesinde davacı tarafta meydana geldiği iddia edilen psikiyatrik araz için detaylı inceleme yaptırılması gerektiğini, davacının kazadan en az bir yıl sonraki güncel durumunun tespitini içerir ayrıntılı muayene raporunun ve ilaç listesinin ara karar ile dosyaya sunulmasını, itirazlarımızın kabul görmemesi halinde davacıda meydana geldiği iddia edilen psikiyatrik araza ilişkin Adli Tıp İhtisas Kurumu tarafından detaylı inceleme yapılması gerektiğini, davacının maluliyetinin Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini, aktüer zararının ise TRH 2010 yaşam tablosu ve 1.8 teknik faiz esasına göre hesaplanması gerektiğini, davacının güncel SGK hizmet dökümünün dosyaya sunulmasına ve geçici iş göremezlik süresi boyunca maaş almaya devam ettiğinin tespit edilmesi durumunda geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddinin gerektiğini, davacının talep ettiği geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatının trafik poliçesi teminatı kapsamında olmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispata muhtaç olduğunu, soruşturma ve kovuşturma dosyasının celp edilerek uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespitinin gerektiğini, bir ceza dosyası var ise celbinin gerektiğini, davacının başvuru şartını gerçekleştirmediğinden dava tarihinden önce faiz talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Kayseri 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, incelenmesinde müştekinin ..., sanığın ... olduğu, suç tarihinin 01/12/2019 ve suç konusunun taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma olduğu, 01/12/2019 tarihinde gerçekleşen trafik kazası nedeni ile sanığın taksirli hareketi katılanda kemik kırığı olacak şekilde yaralanmasına sebebiyet vermesine neden olduğu olayda tarafların eşit kusurlu bulunduğu, sanığın adli para cezasına mahkum edildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, HAGB kararına karşı katılanın ve sanığın ayrı ayrı itiraz ettikleri, itirazın Kayseri 1.Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı'nın ...Değişik iş sayılı dosyası üzerinden reddine karar verildiği görülmüştür.
... Sigorta A,Ş'ye müzekkere yazılarak ... plaka sayılı aracın 01/12/2019 tarihinde karıştığı kaza nedeni ile açılan hasar dosyası ve poliçe örneği celp edilmiş, incelenmesinde, ... 123 plakalı aracın 02/07/2019 başlangıç ve 02/07/2020 bitiş tarihli ZMMS ile sigortalandığı görülmüştür.
Türkiye Noterler Birliği'ne müzekkere yazılarak... ve ...plaka sayılı araçların kaza tarihi olan 01/12/2019 tarihli kaza tarihinde kimin adına tescilli olduğuna dair araç tescil kaydı celp edilmiştir.
Erciyes Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi'ne ve Kayseri Şehir Hastanesi'ne ayrı ayrı müzekkere yazılarak davacının 01/12/2019 tarihinde trafik kazası nedeniyle yaralanmasından dolayı bu hastanelerde gördüğü tedavilere ilişkin tedavi evrakı ve tedavi cd'si celp edilmiştir.
SGK Kayseri İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacının 01/12/2019 tarihinde trafik kazası geçirmesi nedeniyle yaralanmasından dolayı SGK tarafından davacıya rücua tabi maaş veya gelir bağlanıp bağlanmadığı hususu araştırılmış, gelen yazı cevabıyla, herhangi bir ödeme yapılmadığı, gelir ya da maaş almadığı görülmüştür.
Davacı ile davalılardan ... ve ...'nın ekonomik, sosyal ve gelir durumları hakkında ilgili kolluk birimlerine müzekkere yazılarak araştırma yapılmıştır.
Dava dosyası ve ekleri Adli Tıp Kurumu'na gönderilerek kusur yönünden rapor alınmış, 27/05/2022 tarihli Ankara Adli Tıp Kurumu raporunda özetle;
-Sürücü ...’nın %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu,
-Sürücü ...’in %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir rapor sunulmuştur. Raporun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin ve davalılar Adem ve ...vekilinin beyan dilekçesi sundukları görülmüştür.
Mahkememizin 20/09/2022 tarihli duruşmasında davacı tanığı ...in beyanı alınmıştır.
Dava dosyasının fotokopisi ile ekindeki Kayseri 9. ASCM'nin ...Karar sayılı ceza dosyası aslının eklenmek sureti ile Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'na müzekkere yazılarak kusur raporu alınmış, Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu 15/11/2022 tarihli raporda özetle;
A) Sürücü ...'nın %85(yüzdeseksenbeş) oranında kusurlu olduğunu,
B) Sürücü ...'in %15 (yüzdeonbeş) oranında kusurlu olduğunu bildir yönde görüş ve kanaat bildirir rapor sunulmuştur. Rapor taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı, davalılar ... ve ...vekili beyan dilekçesi, davalı ... Sigorta A.Ş vekili itiraz dilekçesi sunmuştur.
Dava dosyasının aslı ile davacının dava konusu trafik kazası nedeni ile yaralanmalarından dolayı gördüğü tedavilere ilişkin film, grafi, tedavi evrakları ile Kayseri 9. ASCM'nin... Karar sayılı dava dosyasının fotokopisi eklenmek sureti ile İstanbul ATK 3. İhtisas Dairesi'ne müzekkere yazılarak maluliyet yönünden rapor alınmış, İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu 27/04/2023 tarihli raporda özetle;
Mevcut belgelere göre;
Olay tarihli tıbbi evrakta herhangi bir sağ el bileği yaralanmasından bahsedilmediği, olaydan sonra çekilen 05.12.2019, 31.01.2020 tarihli sağ el bileği BT’lerde fraktür, eklem dilokasyonu veya subluksasyonu saptanmadığı, 15.06.2020 çekim tarihli sağ el bileği MR’da belirgin patolojik bulgu izlenmediği, incelemenin normal sınırlarda olarak değerlendirildiği, bu nedenle kişinin takiplerinde saptanan sağ skafolunat bağda parsiyel rüptür yaralanması ile davaya konu trafik kazası arasında tıbben illiyet bağı kurulamadığı cihetle,
Osman kızı, 19.03.1975 doğumlu, ...’in 01.12.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında;
Zihinsel, Ruhsal, Davranışsal Bozukluklar, Geçici fonksiyon kaybına neden olan ruhsal hastalıklar, IV-c) Travma sonrası stres bozukluğu, 2. Tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen, %40x1/3 kişinin engel oranı %13,
1. Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %13 (yüzdeonüç) olduğu,
2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6(Altı) aya kadar uzayabileceği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Rapor taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı davacı vekili beyan dilekçesi, davalılar ... ve ...vekili beyan ve itiraz dilekçesi sunmuştur.
Dosyada bulunan Kayseri Şehir Hastanesi ve İstanbul 2. İhtisas Kurulu'ndan alınan raporlar arasında çelişki olması nedeniyle dosyanın İstanbul ATK üst kuruluna gönderilerek davacının sürekli iş göremezlik geçici iş göremezlik zararına ilişkin rapor düzenlenmesi ve ayrıca davacının kaza esnasında araçta yolcu konumunda olması ve kaza tespit tutanağına göre davacının emniyet kemeri takıp takmadığı kısmının belirsiz olması nedeni ile davacının emniyet kemeri takıp takmadığının tespitinin mümkün olup olmadığı, eğer tespiti mümkün değil ise davacı emniyet kemeri taksın veya takmasın aynı yaralanma veya maluliyetin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği konularında rapor alınmış, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İkinci Üst Kurulu 17/10/2024 tarihli raporunda özetle;
...hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde;
Kayseri Şehir Hastanesinin 10.08.2021 tarihli sağlık kurulu raporunda; FTR uzmanınca dava konusu trafik kazası ile sağ el bileği yaralanması arasında illiyet bağı kurularak, engel oranının %11 olduğu belirtilmişse de; kişinin sağ el bileğinde yaralanma saptandığına dair olay tarihli (01.12.2019) tıbbi evrakta herhangi bir tıbbi kayıt bulunmadığı ve sonrasında kişiye çekilen 05.12.2019, 31.01.2020 tarihli sağ el bileği BT’ler ile 15.06.2020 tarihli sağ el bileği MR incelemelerinde patoloji saptanmadığı birlikte değerlendirildiğinde, kişide dava konusu trafik kazasından yaklaşık 13-14 ay sonra tespit edilen sağ skafolunar bağ yaralanması ve bu nedenle geçirdiği ameliyat, ortaya çıkan sekel ile davaya konu trafik kazası arasında tıbben illiyet bağı kurulamadığı,
Mecut belgelere göre;
Osman kızı, 1975 doğumlu ...’in 01.12.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının,
A- 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında;
Zihinsel, Ruhsal, Davranışsal Bozukluklar, Geçici fonksiyon kaybına neden olan ruhsal hastalıklar, IV-c) Travma sonrası stres bozukluğu, 2. Tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen, %40x1/3 kişinin engel oranı %13,
Kişinin tüm vücut engellilik oranının %13 (yüzdeonüç) olduğu,
B- İyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği,
C- Trafik kazalarının, yaralanmayı etkileyecek değişkenlerin çok fazla olduğu travmatik olaylardan biri olduğu, araçların ağır, süratli ve metal oluşu, çarpma, akselerasyon-deselerasyon, ezilme ve sıkışma tarzındaki her türlü travmatik etkinin oluşmasına sebep olduğu, araç içindeki kişilerde sonucu etkileyecek faktörler arasında kişisel özelliklerin yanında araç içerisindeki konumu, kazanın oluş şekli, çarpma hızı, emniyet kemeri veya boyun desteği bulunup bulunmaması, aracın türü ve teknik özellikleri gibi faktörlerin rol oynadığının bilindiği, kişide mevcut yaralanmanın oluşumunda multipl faktörün bulunduğu dikkate alındığında; kişinin kaza esnasında emniyet kemeri takıp takmamasının maluliyet durumuna ve oranına etkisinin tıbben bilinemeyeceği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin beyan dilekçesi, davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.
Tüm deliller toplandıktan sonra aktüerya konusunda rapor alınmış, nitelikli hesaplama uzmanı İbrahim Toksöz ve adli tıp uzmanı doktor Hasan Din 26/03/2025 tarihli raporda özetle;
Davacının dava konusu kaza sonrasında;
- Geçici iş göremezlik zararının 12.348,87 TL (Talep 10,00 TL)
- Bakıcı gideri zararının bulunmadığı,
- Tedavi gideri zararının 2.400,00 TL (Talep 100,00 TL)
Toplam (geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri) zararının 14.748,87 TL olduğu,
söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 390.000,00 TL) kapsamında kaldığı,
-Sürekli iş göremezlik 1.067.649,21 TL (Talep 10,00 TL) olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limitini (kaza tarihi itibariyle 390.000,00 TL) aştığı, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun teminat limiti ile sınırlı olduğu,
- Dava dilekçesinde kusura dayanılmaksızın tüm zararın davalılardan tahsilinin talep edilmesi sebebiyle kusur indirimi yapılmadığını bildirir yönde rapor sunulmuştur. Raporun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi, davalılar ... ve ...vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi, davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.
Davacı vekilinin 13/05/2025 tarihli bedel artırım dilekçesi sunduğu, harcını tamamladığı, dilekçenin davalı taraflara tebliğ edildiği, bedel artırıma karşı ... ve ...vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu, davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin bilirkişi raporuna ve ıslah dilekçesine karşı itirazlarını sunduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava trafik kazasından kaynaklanan geçici ve kalıcı iş göremezlik zararı, SGK ödemesi kapsamında olmayan tedavi gideri zararı tazminatı, bakıcı gideri ile manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir. Zira dava ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ile birlikte araç sürücüsü ve araç malikine karşı açılmıştır.
Dava değeri dikkate alınarak 6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek tarafından basit yargılama usulüne göre yürütülerek sonlandırılmıştır.
Taraflar arasında uyuşmazlık noktaları;
01/12/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında kusurun kimde olduğu, kusur oranının ne olduğu, söz konusu kaza nedeni ile davacının davalılardan talep edebileceği geçici ve kalıcı iş göremezlik, tedavi gideri ve bakıcı gideri tazminatı alacağının olup olmadığı, var ise miktarının ne olduğu, davacının dava öncesi KTK'nun 97.maddesine uygun başvurusunun olup olmadığı, davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddinin gerekip gerekmediği, davalının dava tarihinden önce temerrüde düşüp düşmediği, Mahkememizin yetkili olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu tespit edildi.
KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde;
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir."
Somut uyuşmazlıkta, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk poliçesiyle ve ihtiyari mali sorumluluk poliçesiyle sigortalı olduğundan eldeki davada davacının, davalı sigorta şirketine başvurduğu ve burada hasar dosyasının açıldığı, dolayısıyla davacının yasada öngörülen sigorta şirketine başvuru koşulunu yerine getirdiği sonucuna ulaşılmıştır.
Yetki ilk itirazının değerlendirmesinde;
Davalı ... Katılım Sigorta vekili yasal süresi içinde yetki ilk itirazında bulunmuştur.
6100 Sayılı HMK 'nun 6/1. maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır.
Trafik kazası aynı zamanda haksız fiil teşkil eden bir eylem olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 16. maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir yetkilidir" hükmü yer almaktadır.
Uyuşmazlık Karayolları Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinden kaynaklandığından ve bu sigorta türü 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinde düzenlendiğinden diğer bir yetki kuralı da bu yasada yer almakta olup, "Motorlu araç kazalardan dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar sigortacının merkez veya şubesinin, veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinin birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir" hükmü ile sigortanın merkez ve şubeleri, sigorta sözleşmesini yapan acente veya kazanın meydana geldiği yerin yetkili kabul edilmiştir. Aynı hüküm ZMSS genel şartlarının C.7. maddesinde de tekrar niteliğinde yer almaktadır.
Somut olayda olduğu üzere bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacı bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçmektedir (aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 23/09/2013 tarihli, 2013/9042 Esas ve 2013/12620 Karar sayılı ilamı).
Dava konusu uyuşmazlıkta haksız fiile ilişkin 6100 Sayılı HMK'nun 16. maddesinde yer alan haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi kuralı dikkate alındığında; dava dilekçesine, arabuluculuk son tutanağına, mahkememizce Uyap sisteminden alınan nüfus kayıt örneğine ve dosyamız içindeki diğer kayıtlara göre davanın açıldığı tarih itibari ile davacının yerleşim yeri Kayseri'dir. Davanın açıldığı tarihteki davacının yerleşim yerinin Kayseri olması nedeniyle mahkememiz eldeki davanın yargılamasını yapmaya yetkilidir. Dolayısıyla yukarıda anlatılan yasal hükümlere ve kanunda belirlenen yetki kurallarına göre: davacının yerleşim yeri yetki kuralına göre mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmış ve davalı vekilinin yetki ilk itirazının reddine karar verilmiştir.
Kusur ön sorununun değerlendirmesinde;
Dava dosyası ve ekleri Adli Tıp Kurumu'na gönderilerek kusur yönünden rapor alınmış, 27/05/2022 tarihli Ankara Adli Tıp Kurumu raporunda özetle;
-Sürücü ...’nın %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu,
-Sürücü ...’in %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir rapor sunulmuştur. Raporun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin ve davalılar Adem ve ...vekilinin beyan dilekçesi sundukları görülmüştür.
Mahkememizin 20/09/2022 tarihli duruşmasında davacı tanığı ...'in beyanı alınmıştır.
Dava dosyasının fotokopisi ile ekindeki Kayseri 9. ASCM'nin ... Esas ... Karar sayılı ceza dosyası aslının eklenmek sureti ile Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'na müzekkere yazılarak kusur raporu alınmış, Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu 15/11/2022 tarihli raporda özetle;
A) Sürücü ...'nın %85(yüzdeseksenbeş) oranında kusurlu olduğunu,
B) Sürücü ...'in %15 (yüzdeonbeş) oranında kusurlu olduğunu bildir yönde görüş ve kanaat bildirir rapor sunulmuştur
Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu 15/11/2022 tarihli kusur raporunun dava dilekçesi, kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokisi, savcılık soruşturma dosyası ile diğer deliller ve olayla uyumlu ve denetime elverişli olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Mütefarik kusura ilişkin değerlendirmede;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır.
Buna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (Kılıçoğlu, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418)
Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığında, davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.
Dosya kapsamında bulunan davacının tedavi evrak ve grafilerinin ve İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İkinci Üst Kurulu 17/10/2024 tarihli raporunda;A- 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında;
Zihinsel, Ruhsal, Davranışsal Bozukluklar, Geçici fonksiyon kaybına neden olan ruhsal hastalıklar, IV-c) Travma sonrası stres bozukluğu, 2. Tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen, %40x1/3 kişinin engel oranı %13,
Kişinin tüm vücut engellilik oranının %13 (yüzdeonüç) olduğu,
B- İyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği,
C- Trafik kazalarının, yaralanmayı etkileyecek değişkenlerin çok fazla olduğu travmatik olaylardan biri olduğu, araçların ağır, süratli ve metal oluşu, çarpma, akselerasyon-deselerasyon, ezilme ve sıkışma tarzındaki her türlü travmatik etkinin oluşmasına sebep olduğu, araç içindeki kişilerde sonucu etkileyecek faktörler arasında kişisel özelliklerin yanında araç içerisindeki konumu, kazanın oluş şekli, çarpma hızı, emniyet kemeri veya boyun desteği bulunup bulunmaması, aracın türü ve teknik özellikleri gibi faktörlerin rol oynadığının bilindiği, kişide mevcut yaralanmanın oluşumunda multipl faktörün bulunduğu dikkate alındığında; kişinin kaza esnasında emniyet kemeri takıp takmamasının maluliyet durumuna ve oranına etkisinin tıbben bilinemeyeceği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerektiği, trafik kazası sonucu meydana gelen travmanın niteliği, bölgesi, genel ağırlığı ile mevcut bulgular dikkate alındığında...'in dava konusu trafik kazası sırasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığı hususunun tıbben ayırt edilemeyeceği, bununla birlikte mevcut patolojinin kaza sırasında emniyet kemeri takılı olup olmamasından bağımsız olarak da meydana gelmesinin tıbben mümkün olduğu bu nedenle davacının eylemi ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunmadığı, dolayısı ile de mütefarik kusur indirimi yapılmasına gerek olmadığı değerlendirilmiştir.
Davacının geçici ve sürekli iş göremezlik durumuna ilişkin değerlendirmelerde;
Yargıtay uygulamalarına göre, maluliyet raporu adli tıp uzmanları tarafından düzenlenmeli ve maluliyet oranı kaza tarihindeki mevzuata uygun olarak belirlenmelidir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/6197 Esas ve 2021/8738 Karar Sayılı ilamı)
Eldeki davada, kaza tarihinin 01/12/2019 olduğu dikkate alındığında;A- 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında;
Zihinsel, Ruhsal, Davranışsal Bozukluklar, Geçici fonksiyon kaybına neden olan ruhsal hastalıklar, IV-c) Travma sonrası stres bozukluğu, 2. Tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen, %40x1/3 kişinin engel oranı %13,
Kişinin tüm vücut engellilik oranının %13 (yüzdeonüç) olduğu,
B- İyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği." belirlenmiş olup, kaza tarihi gözetilerek 17/10/2024 tarihli bu işgöremezlik raporu kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe, dosya kapsamı ve olayla uyumlu olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Adli Tıp Uzmanı Bilirkişi ve Aktüer Bilirkişi raporuna ilişkin değerlendirmede;
Mahkememizce görevlendirilen... ve adli tıp uzmanı doktor ... 26/03/2025 tarihli raporda özetle; Davacının dava konusu kaza sonrasında;
- Geçici iş göremezlik zararının 12.348,87 TL (Talep 10,00 TL)
- Bakıcı gideri zararının bulunmadığı,
- Tedavi gideri zararının 2.400,00 TL (Talep 100,00 TL)
Toplam (geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri) zararının 14.748,87 TL olduğu,
söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 390.000,00 TL) kapsamında kaldığı,
-Sürekli iş göremezlik 1.067.649,21 TL (Talep 10,00 TL) olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limitini (kaza tarihi itibariyle 390.000,00 TL) aştığı, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun teminat limiti ile sınırlı olduğu,." belirtilmiştir.
Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarihli, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK'nun 90. ve 92. maddelerinde "Genel Şartlara" atıf yapan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar 09/10/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasıyla birlikte, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nce zarar görenlerin cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplanmasında TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi benimsenmiş olup TRH 2010 yaşam tablosunun uygulamasından vazgeçilmemiştir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 22/12/2020 tarihli, 2019/5206 Esas ve 2020/8874 Karar sayılı ilamı).
Yukarıda sözü edilen tüm nedenlerden ötürü aktüer bilirkişinin raporundaki hesaplama yönteminin Yargıtay'ın istikrar kazanmış yerleşik uygulamaları doğrultusunda olduğu dikkate alınarak davalıların aksine itirazlarına itibar edilmemiştir.
Adli Tıp Uzmanı Dr. ... ve Bilirkişi Aktüer ...z'den oluşturulan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen rapor, dosya kapsamıyla örtüştüğü ve mevcut yargı ve mevzuat uygulamasına uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Dava konusu edilen maddi zarar kalemlerine ilişkin değerlendirmede;
Davacı, dava dilekçesinde geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri, bakıcı gideri tazminatı ve manevi tazminat talep etmiştir.
6098 sayılı TBK'nun 49. maddesinde kasdi veya ihmali kusurlu bir eylemle haksız fiile maruz kalınması halinde kusurlu hizmet ve eylemin hukuki sorumluluğu; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklinde düzenlenmiştir.
Haksız fiil nedeniyle varsa uğranılan zararın ve kusurun ispatına ilişkin TBK'nun 50. maddesi uyarınca; "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklinde düzenlenmiştir.
Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin maddi tazminat hususunda TBK'nun 51. maddesindeki düzenlemeye göre "Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler..." şeklinde düzenlenmiştir.
Haksız fiil nedeniyle (kasdi veya ihmali kusur sorumluluğu sebebiyle) bedensel zarar gerçekleşmiş ise 6098 TBK'nun 54. maddesi uyarınca tazminat konusu olabilecek hususlar; "Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." dır.
Geçici iş göremezlik zararının, kazanç getiren bir işte çalışması yahut çalışma imkânı bulunmakla beraber, yaralanması nedeniyle iyileşmesi süresi içerisinde çalışamaması nedeniyle uğranılan zararlara karşı talep edilebileceği Yargıtay içtihatlarında kabul edilmiştir. Bu nedenle çalışma çağında olmayan kişilerin geçici iş göremezlik zararı oluşmayacağından, bu kapsamda tazminat talep edilemez.
Sürekli iş göremezlik zararı, bedensel bütünlüğü ihlal edilen kişinin organ yitimi veya organ zayıflaması suretiyle çalışma gücünün sürekli olarak, kısmen veya tamamen kaybına ilişkin zarardır (Akın, 2022:15). Sürekli tam iş göremezlik halinde kişi beden gücünü tamamen yitirmektedir. Zarar gören kişi bu sebeple çalışamamakta ve hayatı boyunca kazanç elde edememektedir (Özyurt, 2017:15).
Çalışma gücünün azalması ya da yitirilmesinden doğan kayıplar; daimi iş gücü kaybı ya da sürekli işgöremezlik zararları olarak da ifade bulmaktadır. Bu kayıplar tedavi sürecinin sonunda tam şifa bulamamış olan zarar görenin, nispeten iyileşmiş de olsa çalışma gücünde belirli bir eksilmeyi ortaya çıkaracak nitelikte zarar görenin ruh sağlığında veya bedeninde meydana gelen eksilmelerden kaynaklanmaktadır. Sürekli iş göremezlik kısmi ve tam iş göremezlik olarak gerçekleşebilir. Örnek verecek olursak umumi felç, iki gözün de kör olması, her iki elin de kaybı ve benzeri haller tam sürekli iş göremezlik halleridir. Bu tip ağır haller dışındaki sürekli iş göremezlik halleri de kısmi iş göremezlik olarak ifade edilmektedir.
2918 sayılı Kanun’un 98.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, “Trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", kanunun geçici 1.maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59’uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür.
Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün kanundan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Kanun’un 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçtiğinin kabulü gerekir. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir.
01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar,
1-Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri,
2-Tedaviyle ilgili diğer giderler,
3-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler,
Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir.
Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır.
Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki;
1-Bakıcı giderleri
2-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları)
3-Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir.
Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez.
Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder.(Trafik kazalarından doğan cismani zararlar ve tazmini- Konya barosu yayınları. Shf 7-8 ,Yargıtay üyesi: Hüseyin TUZTAŞ)
Bu halde bakıcı gideri, geçici iş göremezlik ve SGK tarafından karşılanmayan kaçınılmaz tedavi gideri tazminatının sigorta teminatı kapsamında olduğu kabulü gerekir.
Anılan gerekçeler uyarınca davacının ıslah istemleri dikkate alınarak maddi tazminat isteminin, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı tutularak kabulüne karar verilmiştir.
ZMMS poliçesinde belirtilen, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri de zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü (belgeli tedavi giderleri), 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeyle sona erdirilmiş bulunmaktadır. Öncelikle belirtmek gerekir ki, Sosyal Güvenlik Kurumu, 6111 sayılı yasa ile değiştirilen 2918 sayılı yasanın 98. maddesi kapsamında tüm tedavi giderlerinden değil, ancak söz konusu madde kapsamında kalan tedavi giderlerinden sorumludur. Belgeye dayanmayan tedavi giderleri, 6111 sayılı yasa kapsamında değildir. Belgeli olmayan tedavi giderlerinden SGK sorumlu olmayıp, sigorta şirketi sorumludur.
Adli tıp uzmanı bilirkişi Dr. Hasan Din tarafından düzenlenen raporda özetle; - Bakıcı gideri zararının bulunmadığı, tedavi gideri zararının 2.400,00 TL (Talep 100,00 TL), tedavi giderleri ve bakıcı giderlerinden davalıların sorumlu olduğu değerlendirilmiştir.
Davalıların sorumluluğuna ilişkin değerlendirmede;
Bilindiği üzere; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1. maddesinde, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."; 85/son. maddesinde ise, "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiştir. Yine, aynı sorumluluk olgusu Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A-1. maddesinde de benzer düzenlemeye yer verilmiştir.
2918 Sayılı Yasanın 91. maddesi gereğince yaptırılması gereken Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigorta şirketi, bir motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kişinin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğraması ile oluşan ve işletenin sorumluluğunu gerektiren zararları, sigorta limiti dahilinde ve kanun ile belirlenen teminat dışında kalan haller haricinde karşılamayı üstlendiği ve Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın 1. maddesinde ise, sigortacının, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar zararı karşılamayı üstlendiği dikkate alındığında sigorta şirketinin üçüncü kişilerin uğradığı zarardan sorumluluğunun poliçedeki limiti ile sınırlı sıralı sorumluluktur.
Dosya kapsamına göre davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin kazaya neden olan... plaka sayılı aracın ZMMS sigortacı olduğundan ZMMS poliçesi nedeniyle meydana gelen maddi zararlardan sorumluluğunun bulunduğu,
Dosya kapsamına göre; davalı gerçek kişilerin ... plaka sayılı aracın sürücü ve sahibi olduğundan işleten sıfatı ve bu aracın sürücüsü olduğundan haksız fiil hükümlerine göre meydana gelen zararlardan sorumluluğunun bulunduğu değerlendirilmiştir.
Müteselsil sorumluluğu ilişkin değerlendirmede;
Müteselsil sorumluluğa ilişkin hukuki sonuçlar 6098 sayılı Kanun'un 61, 62, 106, 155, 162, 163, 166, 168. maddelerinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı Kanun hükümleri uyarınca müteselsil sorumluluğun hukuki sonuçları vardır.
Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. (6098 sayılı Kanun 162/1) Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder. (6098 sayılı Kanun 163/2)
Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir. (6098 sayılı Kanun 163/1)
Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur. (6098 sayılı kanun 166/1) Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır. (6098 sayılı Kanun 166/3) Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur (6098 sayılı Kanun 168/1) ve alacaklının hakları ona geçer. Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemez.
Eldeki davada davalılar arasında müteselsil sorumluluk söz konusudur.
Davacının talep arttırım dilekçesi incelendiğinde;
Davacı vekilinin 13/05/2025 tarihli dava değerini artırım dilekçesi sunduğu ve özetle"- 10,00 TL olarak bildirdiğimiz sürekli iş göremezlik alacağı talebimizi 907.491,82 TL artırarak 907.501,82 TL'ye,10,00 TL olarak bildirdiğimiz geçici iş göremezlik alacağı talebimizi 10.486,53 artırarak 10.496, 53 TL'ye ,5,00 TL olarak bildirdiğimiz tedavi masrafları alacağı talebimizi 2.035 TL artırarak 2.040 TL'ye, 5,00 TL olarak bildirdiğimiz bakıcı giderleri alacağı talebimizi artırım yapmadan 5,00 TL olarak bırakıyoruz. Ayrıca bu aşamada yukarıda alacak kalemlerimize ek olarak 75.000 TL manevi tazminat talebimizi de yineliyoruz...." şeklinde karar verilmesini talep etiği anlaşılmıştır.
Temerrüt tarihi yönünden yapılan değerlendirmede;
2918 Sayılı Yasa'nın 91. maddesi gereğince yaptırılması gereken Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigorta şirketi, bir motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kişinin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğraması ile oluşan ve işletenin sorumluluğunu gerektiren zararları, sigorta limiti dahilinde ve kanun ile belirlenen teminat dışında kalan haller haricinde karşılamayı üstlendiği ve Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın 1. maddesinde ise, sigortacının, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar zararı karşılamayı üstlendiği dikkate alındığında sigorta şirketinin üçüncü kişilerin uğradığı zarardan sorumluluğunun poliçedeki limiti ile sınırlı sıralı sorumluluktur.
Davalı sigorta şirketleri kazaya neden olan aracın ZMMS sigortacısı olup, 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın B 2/a maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Bu durumda, ilke olarak davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmış ise bundan 8 iş günü sonrasında, başvuru yapılmamış ise dava tarihi itibarıyla, belirlenen tazminat alacağının tamamı için anılan tarihlere uygun faiz uygulanması gerekir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar'ın ek 6. maddesinde tazminat ödemelerinde istenilecek belgeler düzenlenmiştir. Buna göre bedeni zarar halinde istenilecek belgeler anılan maddede "A) Sakatlık (Değişik başlık:RG-4/12/2021-31679)
• (Değişik ibare:RG-4/12/2021-31679) Kurul Raporu (artan sakatlık oranına bağlı tazminat taleplerinde ilk ödemeye esas alınan Yönetmeliğe göre düzenlenen rapor),
• Epikriz Raporu,
• Genel adli muayene raporu,
• Tüm tetkik ve tedavilere ilişkin raporlar,
• Mağdura ait kimlik belgesi fotokopisi,
• Kaza raporu, varsa bilirkişi raporu veya keşif zaptı veya mahkeme kararı,
• Mağdura ait kaza tarihi itibarıyla son gelir durum belgesi (Ek ibare:RG-4/12/2021-31679) (Bordro, Gelir Vergi Beyannamesi vb.) ve güncel SGK hizmet dökümü belgesi ile varsa hesap tarihi itibarıyla son gelir durum belgesi,
• Hak sahibine ait banka hesap bilgileri (banka - şube adı, Iban numarası),
• Sağlık verilerine erişim, işleme ve aktarım konusunda mağdur tarafından verilen açık rıza beyanı
" şeklinde sayılmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut uyuşmazlıkta dosya kapsamındaki delillere göre; davacı vekili tarafından davadan önce davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'ne başvuruda bulunulduğu, ancak eksik evrakla başvuru yaptığı anlaşılmakla arabuluculuk başvuru tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilmiştir.
Trafik kazaları haksız fiil niteliğinde olup somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Haksız fiilin faili ihtara veya ihbara gerek olmaksızın zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylemin işlendiği tarihten itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Haksız fiil faili olan borçlu temerrüde düştüğünden artık faiz haksız fiil tarihinden itibaren ve yasal faiz istenebilir. Buna göre eldeki davada işleten ve sürücü olan davalı gerçek şahısların hükmedilen tazminatlardan trafik kaza tarihi olan 01/12/2019 tarihinden itibaren faizi ile birlikte sorumlu olduğu değerlendirilmiştir.
Faize ilişkin değerlendirmede;
Kazaya karışan... plaka sayılı aracın hususi araç olduğu dosya kapsamındaki belgelerden görülmektedir. Dava dilekçesinde hükmedilecek tazminatlara ticari avans faizi işletilmesi talep edilmiş ve avans faiz verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Dava konusu edilen manevi zarar istemlerine ilişkin değerlendirmede;
Zaman itibarı ile somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesinde "Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünü zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedelsel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarında da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir. Ayrıca 22/06/1966 tarih ve 2/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda manevi tazminat, bir ceza ya da gerçek anlamda bir tazminat olmayıp, zarara uğrayan kişinin manevi ıstırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araç olabileceğini belirtmiştir.
Dosya kapsamı ve toplanan bütün delilere göre kazanın oluş şekli, kazanın oluşumunda Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu 15/11/2022 tarihli raporda özetle;
A) Sürücü ...'nın %85(yüzdeseksenbeş) oranında kusurlu olduğunu,
B) Sürücü ...in %15 (yüzdeonbeş) oranında kusurlu olduğunu bildir yönde görüş ve kanaat bildirir rapor sunulmuştur
Bu kaza nedeniyle davacılardan davacı yaralanmıştır. İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İkinci Üst Kurulu 17/10/2024 tarihli raporunda;A- 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında;
Zihinsel, Ruhsal, Davranışsal Bozukluklar, Geçici fonksiyon kaybına neden olan ruhsal hastalıklar, IV-c) Travma sonrası stres bozukluğu, 2. Tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen, %40x1/3 kişinin engel oranı %13,
Kişinin tüm vücut engellilik oranının %13 (yüzdeonüç) olduğu,
B- İyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Bu olay nedeniyle davacının duyduğu elem ve üzüntüler, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihine göre paranın alım gücü ve hakkaniyet ilkeleri, kusur durumu, davacının da kazanın oluşumunda tali kusurlu oluşu, TBK'nun 56. maddesinin hükmü, davacının talep ettiği miktar ve az yukarıda sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı bir arada değerlendirildiğinde davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 60.000,00-TL olarak taktir edilen manevi tazminattan davalı gerçek şahısların trafik kaza tarihi olan 01/12/2019 tarihinden itibaren sorumlu olması koşulu ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, sübut bulmadığından dolayı davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, karar vermek gerektiği görüş ve vicdani kanaati edinilmiştir.
Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;
Dosya kapsamı ve toplanan bütün delilere göre;Davacının geçici ve sürekli iş göremezlik ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararına yönelik maddi tazminat davasının KABULÜ ile 10.496,53-TL geçici iş göremezlik zararı, 907.501,82- TL sürekli iş göremezlik zararı ve 2.040,00-TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararı olmak üzere 920.038,35-TL maddi tazminattan davalı ... Sigorta A.Ş.'nin geçici iş göremezlik zararı ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararı yönünden ZMMS poliçesinin sağlık/tedavi gideri teminat limitinden karşılanması, sürekli iş göremezlik zararı yönünden ZMMS poliçesinin sakatlık/ölüm teminat limitinden karşılanması ve arabuluculuk başvuru tarihi olan 02/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte teminat limiti ile sınırlı sorumlu olması, davalı ... ve ...'dan ise trafik kaza tarihi olan 01/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olması koşuluyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacının 5,00 TL bakıcı gideri tazminatı talebinin reddine, Davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, 60.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan 01/12/2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...' dan alınarak davacıya verilmesine,
fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Vekalet ücreti ve yargılama giderine ilişkin yapılan değerlendirmede;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2. maddesinde "Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." hükmü yer almaktadır.
Anayasa Mahkemesi Başkanlığı tarafından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 326. maddesinin ikinci fıkrasının Anayasa’ya aykırılığı iddiasıyla iptaline ilişkin 2024/29 E. 2024/226 K. sayılı ve 25/12/2024 tarihli kararı 14.03.2025 tarihinde 32841 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. HMK'nun 326/2 maddesinde yer alan; ''Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.'' hükmünü "manevi tazminat davaları" yönünden Anayasa'nın 13. ve 36. maddelerine aykırılık teşkil etmesi sebebiyle AYM tarafından iptaline oyçokluğuyla karar verilmiştir. İptal ve muhtemel hak ihlallerine sebebiyet vermemek için yargılama gideri davalı üzerinde bırakılmıştır. (Ankara BAM 25. HD 2025/666 E. 2025/904 K, Bursa BAM 13. HD. 2024/1143 E. 2025/687 K. Ve Adana BAM 3. HD. 2023/834 E. 2025/1142 K. Sayılı ilamları.) Bu husus dikkate alınmak suretiyle reddedilen talep yönünden vekalet ücretine hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davacının geçici ve sürekli iş göremezlik ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararına yönelik maddi tazminat davasının KABULÜ ile 10.496,53-TL geçici iş göremezlik zararı, 907.501,82- TL sürekli iş göremezlik zararı ve 2.040,00-TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararı olmak üzere 920.038,35-TL maddi tazminattan davalı ... Sigorta A.Ş.'nin geçici iş göremezlik zararı ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararı yönünden ZMMS poliçesinin sağlık/tedavi gideri teminat limitinden karşılanması, sürekli iş göremezlik zararı yönünden ZMMS poliçesinin sakatlık/ölüm teminat limitinden karşılanması ve arabuluculuk başvuru tarihi olan 02/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte teminat limiti ile sınırlı sorumlu olması, davalı ... ve...'dan ise trafik kaza tarihi olan 01/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olması koşuluyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının 5,00 TL bakıcı gideri tazminatı talebinin reddine,
3-Davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, 60.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan 01/12/2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...' dan alınarak davacıya verilmesine,
4-Maddi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 62.848,16-TL karar ve ilam harcından davacıdan peşin olarak alınan 1.281,33-TL peşin dava harcı ile 3.142,31-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 4.423,64-TL'nın mahsubu ile bakiye 58.424,52-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Manevi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 4.098,60-TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...' dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalı ... Sigorta A.Ş'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
7-Davacı tarafından peşin yatırılan 80,70-TL başvurma harç, 1.281,33-TL peşin harç ve 3.142,31-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 4.504,34-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... Sigorta A.Ş'nin 4.228,57-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olmak koşuluyla) alınarak davacı tarafa verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan; ATK rapor ücreti 21.303,00-TL, bilirkişi ücreti 6.500,00-TL, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri 1.450,00-TL ve ihtiyati tedbir harcı 133,00-TL olmak üzere toplam 29.386,00-TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 28.942,87-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... Sigorta A.Ş'nin 27.170,93-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olmak koşuluyla) alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalılar tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
10-Maddi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden: karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 140.805,37-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
11-Maddi tazminat talebinin reddedilen kısmı yönünden: karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 5,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalılara ödenmesine,
12-Manevi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden: karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...' dan müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
13-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
14-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ... ve ...vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/09/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır