T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:*** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ***
KATİP : ***
DAVACI : ***
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1- ***
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 2- ***
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... Anonim Şirketi bünyesinde sigortalı bulunan ve davalılardan sürücüsü ...'un sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracın, ...'in sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı araçta yolcu konumunda iken çarpması neticesinde çift taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası olayının meydana geldiğini ve kazada yaralandığını, müvekkilinin bu kaza sonucu kol, bacak, kalça ve ayak kısımlarında meydana gelen kırıklar ile vücudunun değişik yerlerinde ve özellikle yüzündeki meydana gelen yaralanmalar ve izler sebebiyle psikolojik olarak kendisinin çok etkilendiğini ve halen de etkilendiğini beyan ederek 250,00-TL "geçici işgöremezlik nedeniyle oluşan, çalışamadığı süre nedeniyle uğradığı maddi zarar-kazanç kaybı tazminatı", 500,00-TL "sürekli işgöremezlik nedeniyle oluşan, kalıcı sakatlık sebebiyle, çalışma gücü ve kaybı nedeniyle uğradığı zarar", 250,00-TL "tedavi giderleri" ve tedavi süresi boyunca yapılan her türlü masraflar olmak üzere şimdilik 1.000,00-TL tazminatın, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 13/05/2022 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan ... Anonim Şirketi yönünden ise, dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, 100.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan ... Anonim Şirketi yönünden "Sigorta Teminatları ve Sigorta Limitleri dahilinde" kalmak kaydıyla olmak üzere, davalılardan, dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, manevi tazminat "Sigorta Teminatları ve Sigorta Limitleri dahilinde" değil ise, davalılardan sadece ...'tan, kaza tarihi olan 13/05/2022 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini beyan ederek davalı ... yönünden alacağının tahsili imkanının sağlanması-temini için, davalı adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul malları üzerine teminatsız olarak tedbir konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; 38 ... plaka sayılı araç müvekkilİ şirket nezdinde 05.12.2021-22 vade tarihli Poliçe Nolu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile teminat altına alındığını, işbu dava ile; müvekkili şirkette sigorta teminatı altına alınan aracın karıştığı kaza neticesinde sakat kaldığını iddia eden davacı tarafından maddi tazminat talepli dava açıldığını, Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli kararı ile iptal edilen maddelerin işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, Trafik sigortası sözleşmesinin yasa ile zorunlu kılınmış olması ve bu sözleşmenin içeriğinin de yine yukarıda belirtilen Türk Ticaret Kanunu ve Sigortacılık Kanunu’nun ilgili maddeleriyle düzenlenerek halen yürürlükte olan genel şartlar ile poliçenin bir bütün olduğunun vurgulanmış olması karşısında, dosyada tazminat hesaplanması bakımından Genel Şartlarda belirlenen usul ve esasların dikkate alınmasını talep ettiklerini, uyuşmazlık konusu bedeni zararlara ilişkin tazminat hesaplamaları bakımında poliçe tanzim tarihi itibariyle geçerli güncel mevzuata göre değerlendirme yapılmak suretiyle tazminat hesaplanmasına karar verilmesini talep ettiklerini, davacının sakatlığı arasındaki illiyet bağının ve davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp 3. İhtisas Kurumu’na sevk edilerek erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkındaki yönetmeliğe göre rapor tanzim edilmesi gerektiğini, söz konusu uyuşmazlıkta kaza tarihi 13.05.2022 olup maluliyet raporunun yargıtay kararları gereği kaza tarihi dikkate alınarak düzenlenmesi gerekmektedir. dolayısıyla, rapor tanzim edilirken erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkındaki yönetmelik dikkate alınarak yapılan maluliyet tespitinin karara esas alınması gerektiğini, müvekkili şirketin yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğu gözetilerek kusur oranının tespiti bakımından dosyanın adli tıp trafik ihtisas dairesine gönderilmesi gerektiğini, davacının talebine konu geçici iş göremezlik, bakıcı, tedavi ve yol gideri tazminatı talepleri, yasa değişikliği ile Sgk'nın sorumluluğuna eklenen tedavi teminatı kapsamında olduğundan, ilgili mevzuat kapsamında sgk tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerden davalı müvekkilin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, bunun yanında, uyuşmazlık, poliçe tanzim tarihi olan 05.12.2021 tarihi itibarıyla yeni genel şartlara tabi olup müvekkili şirketin bu talep hakkında da herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafın talebine konu tedavi teminatı kapsamında yer alan tedavi, geçici iş göremezlik ve geçici süreli bakıcı tazminatından SGK sorumlu olduğunu, işbu nedenle bu taleplerin reddi gerektiğini, haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usulden reddine, usulden ret sebebi kabul görmez ise yapılacak yargılama sonucunda davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... yönünden alacağının tahsili imkanının sağlanması için davalı adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul malları üzerine teminatsız olarak tedbir konulmasına karar verilmesini arz ve talep ettiği, bu talebin reddine karar verildiği görülmüştür.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; meydana gelen trafik kazasında davalı ...'un asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin yolcu konumunda olduğunu, bu sebeple de müvekkilinin kazda herhangi bir kusurunun bulunmadığını beyan ederek davalı yönünden alacağının tahsili imkanının sağlanması temini için davalı adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul malları üzerine teminatsız olarak tedbir konulmasına dair talebinin reddine dair mahkemece verilen 27/09/2022 tarihli ara kararının kaldırılmasına ve tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep ederek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Kayseri BAM 3 HD'nin *** Karar sayılı karar ilamı ile ilk derece mahkemesince davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine dair karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik yoktur.
Bu nedenlerle ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucu verilen ara kararın usul ve yasaya uygun olduğu görülmekle dairemizce istinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde görülmeyerek 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince başvurunun esastan reddine karar vererek hüküm kurulmuştur.
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 13/11/2023 tarihli Adli Tıp raporunun alındığı görülmüştür. Rapora göre;
Tıbbi evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek yukarıda kaydedilen bilgi ve bulgular Erişkinlerİçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında değerlendirildiğinde; Erhan Sarıbalık'ın 13.05.2022 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen kemik (4. metakarp, tibia plato ve ve asetabulum parçalı deplase) kırıkları ve sol alt ekstremitede mevcut (vida ile tespitli tibia lateral plato parçalı deplase kırığı, eklem hareket kısıtlılığı, atrofi) patolojileri nedeniyle;
1-Dört (4) ay süreyle geçici iş göremezlik halinde kaldığı (tıbbi şifa süresinin 4 (dört) ay olduğu|,
2-Tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının % 6 (yüzdealtı) olduğu,
3-Mevcut evrak içeriğinden trafik kazasıyla ilgili SGK kapsamında olmayan tedavi masrafı tespit edilmediği, bununla birlikte ek bilgi, belge (makbuz, fatura, dekont, ayrıntılı hastane hasta hizmeti, fiyat, tutar dökümü, ilave ücreti gösterir belge vb.) sunulması ve talep edilmesi halinde bu hususun tekrar değerlendirilebileceği kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir. Adli Tıp raporundan birer suret taraf vekillerine usulüne uygun tebliğ edilmiştir. Taraf vekillerinin Adli Tıp raporuna karşı beyan ve itirazlarını sundukları görülmüştür.
Bilirkişi Makine Mühendisi ...'dan alınan 07/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Kaza olayının maddi hasarlı, yaralanmalı ve iki araçlı bir Trafik Kazası olduğu,
Raporun 2. Maddesinde belirtildiği üzere kazadaki KÖK NEDEN; 38 ... plakalı Toyota marka araç sürücüsü ... aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde ASLİ KUSURLU SAYILAN TRAFİK KURALLARINDAN ve aşağıda detaylıca bahsetmiş olduğum ilgili maddelerindeki hallerini ihlal etmiş, sürüş esnasında aracını kullanırken yol ve trafik durumuna dikkat etmemiş, sola dönüş esnasında karşıdan gelen aracın geçişini tamamlamasına müsaade etmemiş ve aracını yolda uygun şekilde konumlandırmamış, kavşaklar da geçiş önceliğine dikkat etmemiş, aracının doğrultu değiştirme manevrasını hatalı yapmış, araç kullanımı esnasında başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, mesleki öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini yeterince sürüşüne yansıtamamıştır. Raporun 3. Maddesinde belirtildiği üzere kazadaki diğer bir neden; 38 ... plakalı Hyundai marka araç sürücüsü ... aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde TALİ KUSURLU SAYILAN TRAFİK KURALLARINDAN ve aşağıda detaylıca bahsetmiş olduğum ilgili maddelerindeki hallerini ihlal etmiş, sürüş esnasında aracını kullanırken yol ve trafik durumuna dikkat etmemiş, Develi istikametinden gelen araç sürücüsünün sola dönmesi esnasında aracının hızını azaltmamış ve araca çarpmamak için daha dikkatli araç kullanmamış, araç kullanımı esnasında başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, mesleki öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini yeterince sürüşüne yansıtamamıştır.
Raporun 4. Maddesinde belirtildiği üzere; söz konusu kazada araçların teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilmemesi, kazaya istinaden yapmış olduğum teknik değerlendirme ve inceleme sonrasında; araç sürücülerinin şahsi dikkatsizlikleri, hataları ve kural ihlallerinin olması nedeni ile kazanın meydana geldiği, Kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediği, bu nedenle Karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığı, Kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığı, kanaatinde olduğunu bildirmiştir. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edilmiştir. Davacı vekilinin ile bilirkişi raporuna beyanlarını sunduğu, davalı ... vekilinin bilirkişi raporuna karşı itirazlarını sunduğu görülmüştür.
Bilirkişi heyeti ... ve ...'den alınan 24/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının dava konusu kaza sonrasında;
Geçici iş göremezlik zararının 18.294,46 TL (Talep 250,00 TL)
-Tedavi gideri zararının 10.000,00 TL (Talep 250,00 TL)
Tolam (geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri) zararının 28.294,46 TL olduğu,
söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik)
Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 500.000,00 TL)
kapsamında kaldığı,
- Sürekli iş göremezlik zararının 986.635,85 TL (Talep 500,00 TL) olduğu, söz
konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik)
Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limitini (kaza tarihi itibariyle 500.000,00 TL) aştığı, davalı
sigorta şirketinin sorumluluğunun teminat limiti ile sınırlı olduğu kanaatinde olunduğu bildirilmiştir. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edilmiştir. Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı beyanlarını ve itirazlarını sunduğu görülmüştür.
Bilirkişi heyeti ... ve ...'den alınan 10/07/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;
Davacının Ocak – Haziran 2024 döneme maaş bodroları ile 2024 yılında davacıya
yapılan ve yapılacak olan ikramiye ve sosyal yardım ödemelerine ilişkin bilgi belgelerin dosyaya
kazandırılması halinde istenen hususlarda hesaplama yapılmasının mümkün olacağı hususlarında
hazırlanan raporu sunmuşlardır. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edilmiştir.
Bilirkişi ...'den alınan 29/08/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;
Davacının dava konusu kaza sonrasında;- Geçici iş göremezlik zararının 18.294,46 TL (Talep 250,00 TL)
- Tedavi gideri zararının 10.000,00 TL (Talep 250,00 TL)
Toplam (geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri) zararının 28.294,46 TL olduğu,
söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik)
Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 500.000,00 TL)
kapsamında kaldığı,
- Sürekli iş göremezlik zararının 1.140.791,04 TL (Talep 500,00 TL) olduğu, söz
konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik)
Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limitini (kaza tarihi itibariyle 500.000,00 TL) aştığı, davalı
sigorta şirketinin sorumluluğunun teminat limiti ile sınırlı olduğu kanaatinde olduğunu bildirmiştir. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edilmiştir.
Davacı vekilinin 12/09/2024 tarihinde ıslah dilekçesi sunduğu, ıslah dilekçesinden birer suret davalı tarafa / taraflara usulüne uygun tebliğ edildiği görülmüştür. Davalı ... vekilinin ıslah dilekçesine karşı beyanlarını sunduğu görülmüştür.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Davacı taraf 13/05/2022 günü davalılardan ... sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracın davacının yolcu konumunda olduğu 38 ... plakalı aracın kazaya karıştığını ve malul olduğundan bahisle 250,00 TL geçici iş göremezlik, 250,00 TL ilaç ve tedavi gideri, 500,00 TL sürekli iş göremezlik ve 100.000,00 TL manevi tazminat dilemiştir. Taraflar arasında uyuşmazlık noktalarını geçici iş göremezlik, ilaç ve tedavi gideri, sürekli iş göremezlik ve 100.000,00 TL manevi tazminat noktasında toplanmıştır.
Sigorta poliçesinin ve dosyadaki Develi CBS'nin 2021/1146 esas sayılı dosyası incelenmesinde; kazaya karışan 38 ... plakalı araç sürücüsünün ... olduğu, tescil kayıtlarına göre ise araç malikinin ... olduğu ve davalı sigorta bünyesinde ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğu, 38 ... plakalı araçta davacının yolcu konumunda olduğu görülmüştür.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
-Mahkememizce kusur ön sorun değerlendirmesinde,
Mahkememiz ceza dosyasını dosyamız arasına almış, kaza tespit tutanağını incelenmiş olup, kural ihlalleri noktasında rapor almıştır. 13.05.2022 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracı ile Develi ilçesinden Yahyalı ilçesi istikametine seyir halinde iken, Gazi mahallesi yol kavşağı yönüne karşı yönden gelen aracın geçişini beklemeden dönüş yapmak isterken Yahyalı istikametinden Develi istikametine seyir halinde bulunan sürücü ... sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı otomobilin şeridinde aracının sol ön kısmına kendi aracının sol ön kısmı ile çarprması sonucu meydana gelen iki araçlı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası olayı gerçeklemiştir.
38 ... plakalı Toyota marka araç sürücüsü ... aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde asli kusurlu sayılan trafik kurallarını ihlal etmiş, sürüş esnasında aracını kullanırken yol ve trafik durumuna dikkat etmemiş, sola dönüş esnasında karşıdan gelen aracın geçişini tamamlamasına müsaade etmemiş ve aracını yolda uygun şekilde konumlandırmamış, kavşaklar da geçiş önceliğine dikkat etmemiş, aracının doğrultu değiştirme manevrasını hatalı yapmış, araç kullanımı esnasında başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, mesleki öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini yeterince sürüşüne yansıtamamış olup kazada asli kusurludur. 38 ... plakalı Hyundai marka araç sürücüsü ... aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde tali kusurlu sayılan trafik kurallarını ihlal etmiş, sürüş esnasında aracını kullanırken yol ve trafik durumuna dikkat etmemiş, Develi istikametinden gelen araç sürücüsünün sola dönmesi esnasında aracının hızını azaltmamış ve araca çarpmamak için daha dikkatli araç kullanmamış, araç kullanımı esnasında başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, mesleki öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini yeterince sürüşüne yansıtamadığından tali kusurlu olduğu görülmüştür.
-Davalı ...'un sorumluluğuna dair değerlendirmde;
İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.
2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2015/6031, K. 2015/13494)
Somut olayda, davalı ... kaza tarihinde hem malik hem de sürücü olması sebebi ile zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludur.
- Mahkememizce maluliyet ait değerlendirmesinde;
Mahkememiz Erciyes Üniversitesi Üniversitesi Adli Tıp Başkanlığı bünyesinde rapor almıştır. kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik yükümlerine göre rapor alınması gerekmektedir. ( Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/3153 E,2021/2473 sayılı ilamı doğrultusunda) Anılan düzenlenme uyarınca mahkememizce rapor almıştır. Anılan raporların incelenmesinde davacının 4 ay geçici iş göremez olduğu, %6 oranında sürekli iş göremez olduğu tespit edilmiştir. Rapor yöntemine uygun olduğundan mahkememizce esas kabul edilmiştir.
- Mahkememizin tedavi giderinin, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinin ve geçici iş göremezlik zararının teminat kapsamı dışında olup olmadığına dair değerlendirmesinde;
2918 sayılı Kanun’un 98.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, “Trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", kanunun geçici 1.maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59’uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür.
Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün kanundan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Kanun’un 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçtiğinin kabulü gerekir. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir.
01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar,
1-Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri,
2-Tedaviyle ilgili diğer giderler,
3-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler,
Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir.
Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır.
Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki;
1-Bakıcı giderleri
2-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları)
3-Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir.
Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez.
Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder.(Trafik kazalarından doğan cismani zararlar ve tazmini- Konya barosu yayınları. Shf 7-8 ,Yargıtay üyesi: Hüseyin TUZTAŞ)
Bu halde tedavi giderlerinin, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinin ve geçici iş göremezlik tazminatının sigorta teminatı kapsamında olduğu kabulü gerekir.
-Aktüerya hesabına ve kaçınılmaz tedavi giderine ilişkin dair değerlendirmede;
HMK’nun 273/1. maddesi gereği mahkememizce toplanan tüm deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; TRH 2010 yaşam tablosu ve Yargıtay içtihatlarında kabul edilen progresif rant usulü (%10 arttırma-iskonto formülü ile) ile davacıların aktüer zarar hesabının yapılması ve Adli Tıp Uzmanından SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin belirlenmesi hususunda açıklamalı rapor alınmasına karar verilmiştir. Alınan raporların değerlendirilmesinde; davacının Yahyalı Devlet hastanesinde çalıyor olması ve alınan bordro örneklerine göre sonrasında davacının ortalama gelirinin asgari ücret düzeyinin 2.53 katı olduğı, bu kapsamda davacının geçici iş göremezlik zararın 28.294,46 TL ve sürekli iş görememezlik zararının 1.140.791,04 TL olduğu, kaçınılmaz tedavi gideri zararının 10.000,00 TL olduğu tespit edilmiş olup, alınan raporun yöntemine uygun olduğundan mahkememizce esas kabul edilmiştir.
Yargılama sırasında davacı taraf davalı sigorta şirketi yönünden uzlaşma sebebi ile davadan feragat etmiştir. Sigorta şirketinin sağlık ve tedavi gideri teminatı kapsamında teminat limiti 500.000 TL olduğundan sigorta şirketi yönünden feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, diğer borçlulara bu feragat sirayet edeceğinden geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve kaçınılmaz tedavi gideri yönünden red kararı verilmiştir. Sigorta şirketinin sakatlık/ölüm teminatı kapsamında teminat limiti 500.000 TL olduğundan sigorta şirketi yönünden feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, diğer borçlulara bu feragat sirayet edeceğinden sürekli iş göremezlik yönünden red kararı verilmiştir. Davacının feragat sonrası bakiye zararının 640.791,04 TL kaldığından ( 1.140.791,04 TL-500.000,00 TL poliçe limiti =640.791,04 TL) davacının istemi ile bağlı kalınarak dava gerçek kişi yönünden kabul edilmiştir.
- Manevi tazminata dair değerlendirmede;
Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil, onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Hakim, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda hakimin, hukuk ve adalete uygun karar vereceği TMK'nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Somut olayda, ekonomik ve sosyal durum araştırması, kazanın oluş şekli, davalı tarafın kusuru, çekilen ızdırap, davacının maluliyet durumu ve yukarıda açıklanan kıstaslar çerçevesinde davacı için 50.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Vekalet ücreti taktiri ve yargılama giderinin hesaplanması sırasında yapılan değerlendirmede;
Mahkememizce davalı sigorta nezdinde düzenlenen ZMMS poliçesi teminat limitleri dahilinde açılan maddi tazminat davasından davacının feragatı sebebi nedeniyle karar tesis edilirken bu husus göz önünde bulundurularak feragat edilen kısımdan diğer davalılar da yararlandırılmış, davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesi teminat limitleri dahilinde olan bu maddi tazminat taleplerinin davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ödenmiş olması nedeniyle davacının bu kısma yönelik davasından feragat ettiğinden dolayı, bu feragatte hakkın özünden feragat edilmemiş olduğu anlaşıldığından, feragat edilen kısım yönünden davalılar yararına vekalet ücreti takdir edilmemiş, yine bu kısma ilişkin yargılama gideri davalı sigorta tarafından davacıya ödenmiş olduğundan hükmedilen yargılama giderinden bu tutar düşülmüştür.
HÜKÜM:
Yukarıda Açıklanan Nedenlerle:
1-Kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuran HMK'nun 107-312 maddeleri uyarınca ZMMS poliçe teminat limiti sınırları dahilinde davacının davalı *** Sigorta A.Ş. hakkındaki maddi tazminat davasının FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE,
2-Davacının sigorta şirketine karşı feragat beyanı diğer davalıya da sirayet edeceğinden davacının geçici iş göremezlik zararı, tedavi gideri zararı ve teminat limiti 500.000 TL kadar kısmı yönünden sürekli iş göremezlik kararı talebinin REDDİNE,
3-Davacının davalı ... hakkındaki sürekli işgöremezlik zararına ilişkin maddi tazminat davasının KABULÜ ile 640.750,00-TL maddi tazminatın trafik kaza tarihi olan 13/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının davalı ... hakkındaki manevi tazminat davasının kısmen KABULÜ ile 50.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan 13/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ait istemin reddine,
5-Feragat ile sonuçlanan maddi tazminat davası yönünden 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 427,60-TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 344,97-TL peşin harç, 3.989,31-TL ıslah olmak üzere toplam 4.334,28-TL harçtan mahsubu ile davacı tarafından yatırılan peşin harcın 3.906,68-TL olarak değerlendirilmesine,
6-Davacının Kabul ile sonuçlanan maddi tazminat davası yönünden 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 43.770,00-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan ve mahsuptan kalan 3.906,68-TL harcın mahsubu ile bakiye 39.862,95-TL harcın davalı ...'tan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
7-Manevi Tazminat davası yönünden 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 3.415,50-TL harcın davalıl ...'tan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacından alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, (davacı 7.000,00 TL sigorta şirketinden yargılama gideri tahsil ettiğinden)
9-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı 80,70TL, peşin harç 344,97 TL, ıslah harcı olan 3.989,31 TL, 220,70TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 7.034,50-TL tebligat ve müzekkere gideri, posta, elektronik tebligat, bilirkişi ücreti gideri olmak üzere toplam 11.670,18-TL yargılama harç ve giderinden sigorta şirketinden tahsil edilen bakiye 5.440,00 TL'nin mahsubu ile 6.230,80 TL'nin kabul red oranına göre 5.500,00 TL'sinin davalı ...'tan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Davalılar tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına,
11-Maddi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 100.112,50-TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
12-Manevi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
13-Manevi tazminat talebinin reddedilen kısmı yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalı ...'a ödenmesine,
14-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
15-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.24/10/2024
Katip ***
E-imzalıdır
Hakim ***
E-imzalıdır