T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ***
KATİP : ***
DAVACI : ***
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1- *** UETS
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI : 2- *** Sarıyer/ İSTANBUL
VEKİLLERİ : Av.
Av.
Av.
DAVALI : 3- ***
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
KARAR YAZIM TARİHİ : ***
Mahkememize açılan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18/03/2022 tarihinde Düzce Otoyol Büro Amirliği yetki alanı içerisinde davacının sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı çekici ve buna bağlı 50 ... plakalı yarı römork ile davalılardan İsmail Sütcü'nün sevk ve idaresindeki diğer davalı ... ... A.Ş.'nin işleteni olduğu ve diğer davalı ... A.Ş.'nin ZMMS ve Zurıch Filo Plus Genişletilmiş Kasko poliçeleri nedeniyle güvencesinde bulunan 14 ... plakalı çekici ve buna bağlı 14 ... plakalı römorkun ve dava dışı Mustafa Özdemir'in sevk ve idaresindeki 14 ... plakalı çekici ve buna bağlı 14 ... plakalı römorkun karıştığı kaza sonucunda davacının aracında değer kaybı ve aracı kullanamamaktan kaynaklı olarak kazanç kaybı meydana geldiğini, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden bir sonuç alamadıklarından bahisle davanın kabulü ile müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybı için şimdilik 100,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, kaza nedeniyle davacının uğramış olduğu kazanç kaybına ilişkin olarak şimdilik 100,00-TL kazanç kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar İsmail Sütcü ve ... Tarımsal Üretim Pazarlama Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... A.Ş. vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde: talep edilen hasarın zaman aşımına uğradığını, davacının işbu davayı açmasında hukuki yararı bulunmadığını, davacıya ait 50 ... plakalı aracın kasko sigortacısı HDİ Sigorta A.Ş. tarafından aldırılan ekspertiz raporu ile 90.000,00-TL hasar tespit edildiğini ve HDİ Sigorta A.Ş. tarafından davacının aracında meydana gelen hasarın ödendiğini, sonrasında Hdi Sigortanın yaptığı başvuru üzerine ZMMS limiti dahilinde 14 ... plakalı aracın ZMMS sigortacısı Anadolu Anonim Türk Sigorta tarafından ödeme yapıldığını, ayrıca dosya kapsamında müvekkili şirket tarafından HDİ Sigorta A.Ş.'ye 40.000,00-TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini, davacının talep ettiği değer kaybı bedelinin kasko poliçesi teminatı kapsamında olmadığını, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, değer kaybı talebinin müvekkili sigorta şirketinden talep edilemeyeceğini, teminat kapsamında bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, neticeten davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Tarımsal Üretim Pazarlama Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde: müvekkili şirketin adresinin Bolu olduğunu, bu nedenle yetkili mahkemenin Bolu Mahkemeleri olduğunu, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, kesinleşmiş bir kusur tespiti ve zarar tespiti bulunmadığını, müvekkili şirkete ait araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunu iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, davacı taleplerinin dayanaksız olduğunu, davacının kasko şirketine başvuru yapmadan açtığı davasının reddinin gerektiğini, dava şartının yerine getirilmediğini, davacının kazanç kaybına ilişkin somut delil sunmadığını, belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, usuli itirazları nazara alınarak öncelikle davanın usulden reddine, esasa girilmesi halinde esastan reddine, yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER:
Kazaya karışan araçların trafik kayıtları, sigorta bilgi ve gözetim merkezi kayıtları, davacının vergi dairesi kayıtları, sigorta şirketine yapılan başvuruya ilişkin belgeler ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, adli tıp kurumundan ve bilirkişilerden raporlar alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ-GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sebebiyle değer kaybı ve kazanç kaybı taleplerine ilişkindir.
18/03/2022 tarihinde davacı ... sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı çekici ve buna bağlı 50 ... plakalı yarı römork ile Sakarya ili istikametinden Bolu ili istikametine seyir halinde iken davalı ... ..A.Ş'ye ait olup davalı ... sevk ve idaresindeki 14 ... plakalı çekici ve buna bağlı 14 ... plakalı römork arasında arkadan çarpma şeklinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
14 ... plakalı aracın davalı ... A.Ş nezdinde genişletilmiş kasko poliçesi bulunmakta olup, ihtiyari mali sorumluluk limiti kaza başına 100.000,00-TL'dir.
-Yetki ilk itirazının değerlendirmesinde;
Davalı ......A.Ş vekili yasal süresi içinde sunduğu cevap dilekçesinde yetki ilk itirazında bulunmuştur.
6100 Sayılı HMK 'nun 6/1. maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır.
Trafik kazası aynı zamanda haksız fiil teşkil eden bir eylem olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 16. maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir yetkilidir" hükmü yer almaktadır.
Bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacılar bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacılar, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçmektedir (aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 23/09/2013 tarih 2013/9042 Esas 2013/12620 Karar sayılı ilamı).
Dava konusu uyuşmazlıkta haksız fiile ilişkin 6100 Sayılı HMK'nun 16. maddesinde yer alan haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi kuralı dikkate alındığında; dava dilekçesine ve dosyamız içindeki diğer kayıtlara göre davacının yerleşim yeri Kayseri'dir. Buna göre yetkili mahkememiz yetkilidir. Dolayısıyla yukarıda anlatılan yasal hükümlere ve kanunda belirlenen yetki kurallarına göre; davacının yerleşim yeri kuralına göre mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmış ve davalı vekilinin yetki ilk itirazı 08/03/2023 tarihli ön inceleme duruşmasında reddedilmiştir.
-Kusur ön soruna ilişkin değerlendirmede;
18/03/2022 tarihinde davacı ... sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı çekici ve buna bağlı 50 ... plakalı yarı römork ile Sakarya ili istikametinden Bolu ili istikametine seyir halinde iken davalı ... ..A.Ş'ye ait olup davalı ... sevk ve idaresindeki 14 ... plakalı çekici ve buna bağlı 14 ... plakalı römork arasında meydana gelen kazada kaza tespit tutanağına göre çarpma noktasının orta şerit üzerinde olduğu, araçlara ait fren izinin bulunmadığı, yolun 10,5 metre genişliğinde, tek yönlü-bölünmüş, üç şeritli otoyol, eğimsiz-düz, azami hız limiti 120 km/s olan, zemini asfalt ve karlı, vaktin gündüz, havanın açık, mahalin meskun mahal dışı olduğu, davalı ... sevk ve idaresindeki çekici ve buna bağlı yarı römork ile seyrini mevcut zemin koşullarına göre aracın teknik özelliklerini dikkate alarak sürdürmediği, ön ileri hareket alanına ilişkin gerekli kontrolleri yapmadığı, ilerisinde seyir halinde olan araçla arasında güvenli takip mesafesini korumadığı, dikkatsiz seyri neticesinde önündeki seyir halinde olan araca çarpması nedeniyle %100 oranında kusurlu olduğuna dair alınan 31/05/2023 tarihli adli tıp kurumu raporuna itibar edilmesi gerekmiştir.
Davacı sürücünün ise gerisinden gelen aracın kendi sevk ve idaresindeki araca çarpması nedeniyle atfı kabil kusur bulunmamaktadır.
- Değer kaybından sorumluluğa dair değerlendirmede;
Bilindiği üzere, trafik kazasında sürücünün kusurlu olması halinde zarar gören maddi ve manevi zararını kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nun 49. ve 54 ile 56. maddeleri uyarınca sürücüden isteyebilir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca bir motorlu aracın işletilmesinin bir kişinin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zararına sebep olması halinde motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüs sahibi bu zarardan müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Aynı Kanun'un 3. maddesi uyarınca aracın maliki işleten sayıldığından araç malikinden da zararın tazmini talep edilebilir.
İhtiyari mali mesuliyet sigortası (İMMS), motorlu araç işleteninin, bu aracın işletilmesinden dolayı KTK ve Genel Hükümlere göre oluşan ve ZMMS limiti üzerinde kalan hukuki sorumluluğunu sigorta poliçesinde yazılı azami hadlere kadar sigorta güvencesi altına alan bir sigorta sözleşmesidir. Bu sözleşme, ZMMS'nın güvencesini yeterli bulmayan işletenler tarafından ek olarak yapılmaktadır. İMMS kapsamının başlangıç noktası, ZMMS limitinin üzerinde kalan kısımdır. Kapsamın sonu ise İMMS limitidir.
İMMS Poliçesi Genel Şartları'nın 1. maddesine göre, sigortacının sorumluluğu ZMMS poliçesi limitinin üzerinde kalan miktardan başlayıp, İMMS teminat limiti ile sona ermektedir. Bu limitin tesbitinde, ZMMS'nın hiç yapılmaması veya teminat miktarlarının yeni limitlere getirilmemesi halinde, Hazine Müsteşarlığı'nca tesbit olunan yeni tarife limitleri esas alınır. Bu durumlarda dahi, İMMS'nın sorumluluğu ZMMS'sı limitini aşan kısım için söz konusudur.
Somut olayda davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen kasko poliçesinin 15. Sayfasında yer alan ihtiyari mali mesuliyet teminatı özel şartlarında, işletene terettüp eden hukuki sorumluluğun ZMMS hadlerinin üzerinde kalan kısmının teminat altına alındığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamından davacıya ait aracın kasko sigortacısı HDI Sigorta A.Ş tarafından davacıya 90.000,00-TL hasar ödemesi yapıldığı, bunun 50.000,00-TL'sinin davalıya ait aracın ZMMS sigortacısı olan dava dışı Anadolu Anonim Sigorta A.Ş'ye rücu edildiği, 40.000,00-TL'sinin ise davalı ... A.Ş'ye rücu edildiği, her ne kadar Anadolu Anonim Sigorta mahkememizce yazılan müzekkereye cevap vermese de bu hususun davalı ...'nın kabulünde olduğu, bu nedenle zmms limiti tüketilmiş olmakla davalı sigorta şirketinin meydana gelen değer kaybı zararından sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
Diğer davalılar sürücü ve işleten ise TBK 49 ve KTK 85 maddeleri uyarınca sorumludur.
- İkame araç bedelinden davalı sürücü ve işletenin sorumluluğuna dair değerlendirmede;
Davacı dava ve ıslah dilekçelerinde davalılar ... ve .....A.Ş'den kazanç kaybı talebinde bulunmuştur .TBK 49 ve KTK 85 maddeleri uyarınca davalılar bu kalem zarardan da sorumlu olacaktır. Bu hususta davacının ticari defter ve belgeleri ile vergi beyannameleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve davacının 9 aylık döneme ilişkin özet gelir tablolarına istinaden 20 günlük tamir süreci boyunca kazanç kaybının 5.939,28-TL olacağı hesaplanmıştır. Davacı kazanç kaybının daha fazla olduğu iddiasında ise de resmi kayıtlar haricinde kazancının daha yüksek olduğuna ilişkin delil sunamadığından hesaplanan miktara itibar edilmesi gerekmiştir.
-Temerrüt tarihine dair değerlendirmede:
2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir.
Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Davalı gerçek kişi yönünden ise 6098 sayılı TBKnun 117/2 maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir.
Somut olayda davacının davalı sigorta şirketine yapmış olduğu başvurunun 05/07/2022 tarihinde ulaştığı, bu tarihten itibaren 8 iş günü ileri gidildiğinde sigortanın temerrüt tarihinin 18/07/2022 tarihi olacağı arlaşılmaktadır. Diğer davalılar ise kaza tarihi olan 18/03/2022 tarihinde temerrüde düşmüşlerdir.
Zamanaşımı def'inin değerlendirmesinde;
Eldeki davada davalıların tamamının ıslaha beyan dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunmasından dolayı "zamanaşımı" kavramı ile ilgili genel bir açıklama yapılmasında yarar vardır.
Bilindiği üzere özel hukukta teknik bir kavram olan zamanaşımı, bir hakkın kazanılmasında veya kaybedilmesinde yasanın kabul etmiş olduğu sürenin tükenmesi anlamına gelmektedir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 146-161. maddeleri arasında düzenlenen zamanaşımı, hakkın ileri sürülmesini engelleyici nitelikte olup, alacak hakkı alacaklı tarafından, yasanın öngördüğü süre ve koşullar içinde talep edilmediğinde etkin bir hukuki himayeden, başka bir deyişle, dava yoluyla elde edilebilme olanağından yoksun bırakılmaktadır. Zamanaşımına uğrayan alacağın tahsili hususunda Devlet kendi gücünü kullanmaktan vazgeçmekte, böylece söz konusu alacağın ödenip ödenmemesi keyfiyeti borçlunun iradesine bırakılmaktadır. Şu hâlde zamanaşımına uğrayan alacak ortadan kalkmamakla beraber, artık doğal bir borç (Obligatio Naturalis) hâline gelmektedir. Ancak belirtmek gerekir ki, alacağın salt zamanaşımına uğramış olması onun eksik bir borca dönüşmesi için yeterli değildir; bunun için borçlunun, kendisine karşı açılmış olan alacak davasında alacaklıya yönelik bir def'ide de bulunması gerekir (Yargıtay HGK'nun 05/05/2010 gün ve 2010/8-231 E., 2010/255 K. sayılı emsal ilamı). Zamanaşımı hukuki niteliği itibariyle maddi hukuktan kaynaklanan bir def'i olup; usul hukuku anlamında ise bir savunma aracıdır (Kuru B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, Cilt: II, sh.1761; Canbolat F.: “Def’i ve İtiraz Arasındaki Farklar ve İleri Sürülmesinin Hukuki Sonuçları”, ERÜHFD, Cilt: III, Sayı:1, Kayseri 2008, sh.255 vd.).
Zamanaşımı def'i, davalının aslında var olan bir borcunu özel bir nedenle yerine getirmekten kaçınmasına olanak veren bir haktır. Bu hakkı kullanıp kullanmamak tamamen borçluya kalmıştır. Diğer bir anlatımla, davalı tarafından zamanaşımı def'i ileri sürülmedikçe, o hak ve alacak için yasanın öngördüğü zamanaşımı süresi dolmuş olsa bile hâkim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz (6098 sayılı TBK m.161).
Zamanaşımı usule müteallik bir mesele değildir. Zamanaşımı hakkın esasına müteallik bir meseledir (Von Tuhr, Andreas: Borçlar Hukuku (C. Edege Çevirisi), Ankara 1983, Cilt:I-II, sh.688).
2918 sayılı KTK'nun 109/1-4 maddeleri gereğince, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza günüden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğredikleri günden başlayarak 2 yılda zamanaşımına uğrar."
TBK'nun 154/2. maddesi hükmüne göre "alacaklı, dava veya defi yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa" zamanaşımı kesilir. Aynı Kanun'un 156/1. maddesi hükmü gereğince, "zamanaşamının kesilmesiyle, yeni bir süre işlemeye başlar."
Somut olayda, davanın HMK 109 maddesi uyarınca kısmi dava olarak açıldığı, nitekim dava dilekçesinin hiçbir yerinde davanın belirsiz alacak davası olduğuna dair bir ibare bulunmadığı, davacının kaza tarihi olan 18/03/2022 tarihi itibariyle tazminat yükümlülerini öğrendiğinin kabul edilmesi gerektiği, dava açılmadan evvel her hangi bir ödeme kaydı bulunmadığı, dava tarihi olan 27/09/2022 tarihi itibariyle tazminatlar zamanaşımına uğramasa da ıslah tarihi olan 23/12/2024 tarihinde tüm tazminat alacaklarının zamanaşımına uğradığı, davalıların ayrı ayrı ıslaha beyan dilekçesinde zamanaşımı definde bulundukları, bu nedenle ıslah ile arttırılan kısımlar yönünden davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KISMEN KABULÜ ile,
1-100,00-TL değer kaybı tazminatının davalı ... A.Ş. yönünden KTK 99. Maddesi uyarınca 18/07/2022 tarihinden, diğer davalılar ... Tarımsal Üretim Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş ve ... yönünden kaza tarihi olan 18/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin zamanaşımı nedeniyle reddine,
2-100,00-TL kazanç kaybı tazminatının kaza tarihi olan 18/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Tarımsal Üretim Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin zamanaşımı nedeniyle reddine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 615,40-TL ilam harcından, tahsil edilen 80,70-TL peşin harç ve 268,79-TL ıslah harcının mahsubuna, bakiye 265,91-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... A.Ş.'nin 132,96-TL'lik kısmından sorumlu olması koşulu ile) alınarak hazineye gelir kaydına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.640,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul - ret oranına göre hesaplanan: 1.619,42-TL'lik kısmının davacıdan alınarak, 20,58-TL'lik kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... A.Ş.'nin 10,29-TL'lik kısmından sorumlu olması koşulu ile) alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafın yaptığı 80,70-TL başvurma harcı, 80,70-TL peşin harç, 268,79-TL ıslah harcı, 4.423,00-TL adli tıp ücreti, 3.500,00-TL bilirkişi ücreti, 1.097,85-TL posta ücreti olmak üzere toplam 9.451,04-TL yargılama giderinin kabul - ret oranına göre hesaplanan: 118,59-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... A.Ş.'nin 59,30-TL'lik kısmından sorumlu olması koşulu ile) alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı ... A.Ş.'nin yaptığı 150,00-TL yargılama giderinin kabul - ret oranına göre hesaplanan: 148,12-TL'sinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
7-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 200,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... A.Ş.'nin 100,00-TL'lik kısmından sorumlu olması koşulu ile) alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/3 maddesi uyarınca maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda davalı lehine hükmedilecek ücret davacı lehine hükmedilecek ücreti geçemeyeceğinden bu hükme göre hesaplanan 200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalılar ... Tarımsal Üretim Pazarlama Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi ve ... Anonim Şirketi'ne ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin ve bir kısım davalılar vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/2. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/03/2025
Katip ***
e-imzalı
Hakim ***
e-imzalı