T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
Asıl Dava Bilgileri : ***
DAVACI : ... - ... -
VEKİLLERİ : Av. ... - [16444-44741-04746] UETS
Av. ... - [16956-59153-08558] UETS
DAVALI : ... - ... - ***
VEKİLİ : Av. ... - [16875-78849-52909] UETS
DAVA : Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
Birleşen Dava Bilgileri : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi *** E-K
DAVACI : ... - ... -
VEKİLİ : Av. ... - [16875-78849-52909]
DAVALI : ... -... -
VEKİLİ : Av. ... - [16444-44741-04746]
DAVA : Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ :***
KARAR YAZIM TARİHİ : ***
Mahkememize açılan Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...ın, davalı ... ile davalıya ait ... Mahallesi Ankara Bulvarı No:54/D - Kocasinan/Kayseri adresinde mukim firın işletmesinin devrine dair ... tarihli sözleşmeyi imzaladıklarını, sözleşme gereğince, davalıya ait fırın işletmesi, 80.000-TL bedel karşılığında işletme içerisinde bulunan tüm demirbaşlarla birlikte müvekkiline devredildiğini, devir sözleşmesine rağmen davalı tarafça 16/11/2020 tarihinde cebir ve baskı ile müvekkiline devredilen işletmenin zilyetliğinin ele geçirildiğini ve müvekkilinin işletmeden zorla gönderildiğini, kasaya ve içerisindeki para ve evraklarına erişimin davalı tarafından engellendiğini, içerisindeki demirbaşları da davalıdan alamadığını, davalı tarafça cebri yöntemlerle gerçekleştirilen eylemlerin açıkça haksız fesih niteliğinde olduğunu, haksız eylemler nedeniyle müvekkilinin işletmeden beklediği kardan da mahrum kaldığını, cebir ve baskı ile davalı tarafça sonlandırılmış olan sözleşme nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararlardan sözleşme kapsamında ödenen 80.000,00-TL'nin ve mahrum kalınan kara karşılık olmak üzere şimdilik 100,00-TL'nin, müvekkili tarafından alınan / yaptırılan demirbaş bedeline karşılık 100,00-TL olmak üzere toplam 80.200,00-TL'nin davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı tarafa, usulüne uygun dava dilekçesi, tensip tutanağı, duruşma gün ve saatini bildirir davetiye tebliğ edilmiş, davalı tarafça süresinde bir cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Davalı vekili duruşmadaki beyanında: sözleşmenin müvekkili tarafından haklı nedenle fesih edildiğini, davacı tarafa ödemediği vergi borçları nedeniyle dava açacaklarını beyan etmiştir.
Birleşen Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ... karar sayılı dosyasının dava dilekçesinde: müvekkilinin davalı ile ... tarihinde ... Mahallesi Ankara Bulvarı No:54/D Kocasinan Kayseri adresinde yer alan fırın işletmesinin devrine dair sözleşme akdedildiğini, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklı borçlarını yerine getirmesine rağmen davalı tarafından sözleşmeden kaynaklı yükümlülükler yerine getirmediğini ve müvekkili tarafından Kayseri 7. Noterliğinin 02/11/2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini göndererek sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini, müvekkilinin dayanmış olduğu haklı fesih sebeplerinden başlıcasının davalıya ait olduğu belirtilen edimlerini yerine getirmemesi olduğunu, davalının ifa etmediği edimleri dolayısıyla müvekkilinin ilgili işletmeden herhangi bir getirisinin olmamasına rağmen hakkaniyete aykırı bir şekilde devamlı olarak borç altına sokulduğunu, davaya konu devir sözleşmesinin 2.maddesinde devirden sonraki borçların tamamından davalının sorumlu olduğu, davalı ile müvekkilinin akdetmiş olduğu devir sözleşmesinde davalının yükümlülüklerini açık ve net olmasına rağmen davalı bu yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve müvekkilini zarara uğrattığını, tüm borçların müvekkili üzerinde kaldığını ve müvekkilinin bu borçları ödediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile 1.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ... karar sayılı dosyasının cevap dilekçesinde: öncelikle zaman aşımı itirazında bulunduklarını, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi değil Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, Asliye Hukuk Mahkemesinin uyuşmazlığın çözümü noktasında görevli olmayıp dosyaya dair öncelikle görevsizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, ayrıca davacının tazminat taleplerini kabul etmediklerini, müvekiline çalışma imkanın tanınmayan bir ortamda müvekkilinden tazminat talep edilmesinin de abesle iştigal olduğunu ileri sürerek, öncelikle görevsizlik kararı verilmesini, esas yönünden ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Asıl dava ve birleşen dava; ticari işletmenin devri sözleşmesinden kaynaklı alacak talebine ilişkindir.
Mahkememizce verilen 25/05/2022 tarih ... esas ... karar sayılı görevsizlik kararı, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 30/09/2022 tarih *** karar sayılı ilamı ile kaldırılmakla, dosya mahkememizin ... esas sırasına kaydı yapılmış ve yargılamasına bu esas üzerinden devam edilmiştir.
Kayseri 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dava dosyasında verilen görevsizlik kararının kesinleşmesi neticesinde dosyanın Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne geldiği, ... esas sırasına kaydının yapıldığı, mahkemece verilen birleştirme kararı ile dosyanın mahkememize geldiği anlaşıldı.
Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları, vergi dairesi kayıtları, Kayseri Büyükşehir Belediyesinden celp edilen kayıtlar, Kocasinan Belediyesinden celp edilen kayıtlar ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, mahallinde keşif icra edilmiş ve bilirkişilerden ayrıntılı rapor alınmıştır.
Dosyaya mübrez 13/07/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda; taraflar arasında 20.08.2019 tarihinde firm devir sözleşmesi yapıldığı, sözleşmeye göre işletme devrinin toplam tutarı 80.000,00-TL olduğu, sözleşmede bedelin nakit olarak ödendiğinin yazılı olduğu, sözleşmede işletme süresine ilişkin bir bilgi bulunmadığı, davalı taraf işletmede yapılan keşif sırasında devir konusu işyerinin belediyeden ihale ile kiralandığını, kira süresinin 3 yıl olduğunu, davacıya devir tarihinde henüz 2 yıllık sürenin bulunduğunu belirttiği, dava konusu firın işletmesinden davacının 16.11.2020 tarihinde fiilen el çektirildiğinin dosyadaki belgelerden anlaşıldığı, davalının kabulünde olan işyeri devrinin 2 yıllık olduğuna ilişkin beyanı dikkate alındığında davacının yaptığı 80.000,00-TL ödemeden 30.356,00-TL davalıdan alacağının hesaplandığı, taraflar arasındaki sözleşmeye göre 06/2019 döneminden sonraki bilumum ödemelerin davacıya ait olduğu, davacının 06/2019 tarihinden işletmeyi fiilen boşalttığı tarihe kadar yapması gereken ödemelere ilişkin dosyadaki belgeler incelendiğinde Kocasinan Sosyal Güvenlik Merkezine 947,05-TL borç olduğunun anlaşıldığı, Kocasinan Belediyesi Emlak ve İstimlak Müdürlüğünün mahkemenin müzekkeresine vermiş olduğu 06.03.2023 tarihli yazı ekindeki ödeme belgeleri incelendiğinde; sözleşmede belirtilen 06/2019 döneminden işletmenin fiilen boşaltıldığı tarihe kadar olan döneme isabet eden kira, çevre temizlik ile ilan ve reklam vergisi toplamının 36.156,15-TL olduğunun anlaşıldığı, bu tutarı kimin ödediğine ilişkin bilgi bulunmadığı, davacı taraf dava konusu işyerine bir kısım sabit kıymet aldığını (demirbaş) beyan ederek ilgili sabit kıymetlerin bedelini davalıdan talep ettiği, Söz konusu sabit kıymetlerin ve bedelinin tespitinin kendilerinin uzmanlık alanı olmadığı, bunun makine mühendisi bilirkişi tarafından tespitinin gerektiği, netice itibariyle davacının davalıdan 30.556,00-TL işletme devri bedeli alacağı; buna karşılık taraflar arasındaki sözleşme kapsamında SGK'ya 947,05-TL, Kocasinan Belediyesine 36.156,15-TL olmak üzere 37.103,20-TL borcu olduğunun değerlendirildiği, bahse konu borçların davalı adına tahakkuk ettiğinin görüldüğü, davacının SGK ve Kocasinan Belediyesine yapılan ödemeleri kendisinin yaptığını ispatlaması durumunda bu kalemlerden dolayı borcu olmayacağı, davacının dava konusu işyerine yaptığı demirbaş harcamalarını davalıdan talep edebileceği ancak bunun değerinin makine mühendisi tarafından hesaplanabileceği, hesaplanan tutarın da davacı alacağına eklenerek sonuca gidilmesi gerektiği görüş ve kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir.
Makine mühendisi ve mimar bilirkişiden alınan 08/10/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda: ... Mahallesi Ankara Bulvarı No:54/D-Kocasinan/Kayseri adresinde bulunan davaya konu firın işletmesinde iddia edilen demirbaşların rayiç bedellerinin tespitine yönelik yapılan inceleme ve değerlendirmelerde; demirbaş listesi olarak son maddede sunulan un, odun, yumurta, tahin, kepek, şeker, tuz gibi malzemelerin sarf malzeme olduğu, demirbaşlara ait davacının işletmiş olduğu (...-16/11/2020) tarihler arasında, 01.03.2023 tarihli duruşmanın ara kararı gereği davacı vekilinin sunmuş olduğu 14.03.2023 tarihli dilekçesinin Ek-1 ve Ek-2'sinde sunulan 2019-2020 yıllarına ait "Gelir İdaresi Başkanlığı'nın Defter-Beyan sistemi üzerinden oluşturulan Ticari Defter Kayıtları'na" göre anılan tarihler arasında talep edilen demirbaşlara ait hiçbir kaydın/faturanın/gider pusulasının bulunmadığı, yine mahkemenizin 20.09.2023 tarihli duruşmasının ara kararı gereği davacı vekillerinin sunmuş olduğu 14.03.2023 tarihli ara karar cevap dilekçesinde sunmuş oldukları demirbaş listesinde de bahse konu alınan/yaptırılan demirbaşlara ilişkin yazılı/basılı delillerin sunulmadığı, davacı vekillerinin sunmuş olduğu 14.03.2023 tarihli ara karar cevap dilekçesinde sunmuş oldukları demirbaş listesinde mevcut hiçbir kalemin teknik özellikleri, boyutları, markası, modeli belirtilmediğinden ayrıca üst maddelerde belirtilen edinime ait hiçbir belgenin dosya muhteviyatında bulunmamasından dolayı fiyat tespitinin yapılmasının mümkün olmadığı yönünde görüş bildirmişlerdir.
11/07/2024 havale tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle:
-... esas sayılı ana dosya yönünden; dava konusu fırın işletmesinden davacının 16/11/2020 tarihinde fiilen el çektirildiğinin dosyadaki belgelerden anlaşıldığı, davalının kabulünde olan iş yeri devrinin 2 yıllık olduğuna ilişkin beyanı dikkate alındığında davacının yaptığı 80.000,00-TL ödemeden 30.356,00-TL davalıdan alacağının hesaplandığı, davacı tarafın dava konusu iş yerine bir kısım sabit kıymet (demirbaş) aldığını, söz konusu sabit kıymetlerin bedelini davalıdan talep ettiği ancak 09/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda demirbaşların değerine ilişkin herhangi bir tespit bulunmadığı,
-... esas sayılı birleşen dosya yönünden; raporda belirtildiği üzere 2019 yılı Haziran ayından sonraki dönemlere ait Kocasinan Belediyesine ödenen tutardan davalının sorumlu olduğunun düşünüldüğü ancak bu tutarın kim tarafından ödendiğinin belli olmadığı, benzer şekilde ödenen elektrik bedellerinin de kim tarafından ödendiğinin bilinmediği, bu hususun takdirinin mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir.
TBK'nın 202. maddesinde, "Bir malvarlığını veya bir işletmeyi aktif ve pasifleri ile birlikte devralan, bunu alacaklılara bildirdiği veya ticari işletmeler için Ticaret Sicili Gazetesinde, diğerleri için, Türkiye genelinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde yayımlanacak ilanla duyurduğu tarihten başlayarak, onlara karşı malvarlığındaki veya işletmedeki borçlardan sorumlu olur.
Bununla birlikte, iki yıl süreyle önceki borçlu da devralanla birlikte müteselsil borçlu olarak sorumlu kalır. Bu süre, muaccel borçlar için, bildirme veya duyuru tarihinden; daha sonra muaccel olacak borçlar için ise, muacceliyet tarihinden işlemeye başlar.
Borçların bu yoldan üstlenilmesinin sonuçları, dış üstlenme sözleşmesinden doğan sonuçlarla özdeştir.Bildirme veya ilanla duyurma yükümlülüğü devralan tarafından yerine getirilmedikçe,ikinci fıkrada öngörülen iki yıllık süre işlemeye başlamaz." düzenlemesi bulunmaktadır.
Borçlunun temerrüdü durumunda, alacaklıya tanınmış haklar TBK'nın 125. maddesi ile düzenlenmiş olup, temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir. Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararının giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir. Sözleşmeden dönme halinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir.
6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinde (Ek:6/12/2018-7155/20 maddesi):"(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır..." şeklinde getirilen düzenleme ile arabuluculuk müessesesine başvurunun bir dava şartı olduğunu benimsenmiştir.
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde her hangi bir işlem yapılmaksızın ve dosya üzerinden davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. Dava şartı arabuluculuk HMK'nun 115/2. maddesi kapsamında tamamlanabilen bir dava şartı eksikliği değildir.
7155 Sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23. maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nda dördüncü bölümden sonra gelmek üzere “Dava Şartı Olarak Arabuluculuk” başlığıyla beşinci bölüm eklenmiş ve eklenen 18/A maddesi ile;
(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir..." hükmü düzenlenmiştir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ...'ye ait olan, Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, ... Mahallesi Ankara Bulvarı No: 54/d adresinde bulunan fırının ...'a devri hususunda ... tarihli 4 maddeden oluşan sözleşmenin imzalandığı, sözleşmenin 2. Maddesine göre 2019 yılı Haziran ayından önceki elektrik, su, vergi, belediyeye ödenecek kira borcu, fırıncılar odasına olan borçlar, muhasebe, maliye ve işletmeden kaynaklanan tüm borçların satıcı ...'ye, bu tarihten sonraki anılan borçların ise alıcı ...'a ait olacağı, 3. Maddeye göre yine aynı tarihten önceki işçi prim borçları, maaş ve özlük haklarından doğan borçların tamamının satıcıya, sonraki borçların ise alıcıya ait olacağı, 1. Maddeye göre devir bedeli olarak alıcının satıcıya 80.000,00-TL ödeyeceği, 4. Maddeye göre ise satıcının fırın ruhsatını iptal ettirmeyeceği, aksi takdirde alıcıya 100.000,00-TL cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığı,
Asıl davada davacının, 16/11/2020 tarihinde davalının cebir ve baskı ile fırına tekrar el koyması nedeniyle fırın devir bedeli olarak davalıya ödemiş olduğu 80.000,00-TL'yi, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla mahrum kalınan kar 100,00-TL, işletmeye yaptırmış olduğu demirbaş vs 100,00-TL'nin ödenmesini talep ettiği, tarafların da kabulünde olduğu üzere işletmenin devri sözleşmesinin 2 yıllığına yapıldığı, dosya arasına getirtilen Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası içeriğine göre 16/11/2020 tarihinde davalı tarafından davacının fırından fiilen el çektirildiği, 13/07/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve 11/07/2024 tarihli ek rapora göre sözleşmenin süresine oranla davacının ödemiş olduğu miktar oranlandığında davacının işletmeyi kullanamadığı 277 günlük süre için davalıdan 30.356,00-TL alacaklı olduğu, dava dilekçesinde faiz talebi bulunmadığından taleple bağlı kalınarak faize hükmedilmediği, işletmeyi kullanmış olduğu sürelere ilişkin bedelin iadesini isteyemeyeceği, bu nedenle fazlaya dair istemin reddine karar verilmesi gerektiği, davacının ticari kazanç kaybı talebi yönünden, ödediği sözleşme bedelini geri istemesi talebinin sözleşmeden dönme niteliğinde olduğu, TBK 125/3. Maddesine göre sözleşmeden dönme halinde müspet zarar değil menfi zarar istenebileceği, ticari kazanç kaybı talebinin ise müspet zarar niteliğinde olduğu anlaşılmakla bu talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, menfi zarar niteliğindeki işyerindeki demirbaş bedeli talebi yönünden ise 2019-2020 yıllarına ait Gelir İdaresi Başkanlığı'nın Defter-Beyan sistemi üzerinden oluşturulan ticari defter kayıtlarına göre anılan tarihler arasında talep edilen demirbaşlara ait hiçbir kadın, faturanın ya da gider pusulasının bulunmadığı, davacı vekilinin sunmuş olduğu demirbaş listesinin hiçbir teknik özellik, boyut, marka ya da model belirtilmediği, bu hususta ispat yükü üzerinde olan davacı tarafça yazılı hiçbir delil sunulmadığı, davalı tarafın da davacının demirbaş yaptırdığı hususunda kabulü söz konusu olmadığından bu kalem alacak yönünden ispat edilemeyen talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Birleşen davada devreden ...'nin fesih tarihine kadar Arif'in ödemesi gereken işçi SGK primleri, fatura ve diğer ödemelerin kendisi tarafından ödendiğini, bu ödemelerden sözleşmeye göre davalının sorumlu olduğundan bahisle 04/10/2022 tarihinde Kayseri 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden eldeki davayı açtığı, görevsizlik ve birleştirme kararları üzerine dosyanın mahkememiz dosyası arasına geldiği, ancak birleşen dava dilekçesi içeriği ve eklerinden bir miktar para alacağı talebini içeren davada zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığına yönelik bir bilgi bulunmadığı, Arabuluculuk Kanunu 18/A hükmüne göre arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceğinin düzenlendiği, bu nedenle birleşen davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm fıkrasının tesisi uygun görülmüştür.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
ASIL DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-30.356,00-TL fırın devir bedeli alacağının davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, fazlaya dair fırın devir bedeli alacağı ile mahrum kalınan kar ve demirbaş bedeli taleplerinin REDDİNE,
BİRLEŞEN KAYSERİ 2. A.T.M. ... ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN
1-HMK'nun 114/2 delaletiyle TTK'nun 5/A, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 ve HMK'nun115/2. maddeleri gereğince arabuluculuğa yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Asıl dava yönünden yargılama giderleri:
a-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 2.073,62-TL ilam harcından, dava açılışı sırasında tahsil edilen 1.369,62-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 704,00-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
b-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul-ret oranına göre: 820,38-TL'sinin davacıdan alınarak, 499,62-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
c-Davacı tarafın yaptığı 59,30-TL başvurma harcı, 1.369,62-TL peşin harç, 1.274,90-TL keşif harcı, 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 5.500,00-TL bilirkişi ücreti, 600,00-TL keşif araç ücreti ve 200,10-TL posta ücreti olmak üzere toplam 9.224,62-TL yargılama giderinin kabul - ret oranına göre: 3.491,55-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
d-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
f-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalıya ödenmesine,
2-Birleşen dava yönünden yargılama giderleri:
a-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 427,60-TL ilam harcından, dava açılışı sırasında tahsil edilen 80,70-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 346,90-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
b-Davacı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
c-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalıya ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
23/10/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı