T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : sas
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikte Açık Hesap İlişkisinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/10/2021
KARAR TARİHİ : 12/09/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında yapılan ticari alışverişler neticesinde davalının faturayla sabit bir şekilde muhtelif tarihlerde aldığı ürünlere ilişkin 143.180,90 TL'lik kısmını ödemekten kaçındığını ve bunun üzerine davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrini tebliğ alan borçlunun kötü niyetli olarak takibi durdurmak amacı ile itiraz ettiğini ve bunun üzerine takibin durduğunu, davalının herhangi bir sebep öne sürmeksizin sadece borçlu olmadığını iddia ettiğini ileri sürerek; davanın kabulü ile, davalının icra takibine itirazının iptaline, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatın hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davacı şirkete 143.180,90 TL borcu bulunmadığını, davacı tarafın gerek icra takibinde gerekse huzurdaki davada alacağa konu faturaları sunmadığını, davaya konu takibin usulsüz olduğunu, davacının iddiasını ispatla mükellef olduğunu, faturanın tek başına delil teşkil edemeyeceğini savunarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce kaldırma kararı öncesi yapılan ön incelemede;
HMK’nun 266/1. maddesi gereği bilirkişi incelemesi yaptırılmasına dair 20/01/2022 tarihli celsede karar verilmiş, bilirkişi ...'nin mahkememize sunmuş olduğu 28/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı kayıtları üzerinden alınan bilirkişi raporuna göre; davacının 31.12.2020 itibarı ile davalıdan 183.959,15-TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini mahkememize bildirmiştir.
Ayrıca bilirkişi...'in Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi vasıtası ile mahkememize sunmuş olduğu 22/03/2022 tarihli raporda özetle; Yapılan incelemede; ...'ın 2017, 2018, 2019, 2020 yıllarına ait defter Açılış ve Kapanış onaylarının usulüne uygun olarak süresi içerisinde yapıldığını,
Defter kayıtlarının V.U.K. na uygun olarak tutulduğunu, taraflar lehine delil olarak sayılabileceğini, davalı ... ile Davacı ... Tekstil Mobilya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında Ticari faaliyetin bulunduğunu, yapılan ticaret ile ilgili yıllarda fatura alışları ve bu alışlara karşılık ödeme kayıtlarının bulunduğunu, yapılan ticaret neticesinde incelenen mükellef ...'ın ... Tekstil Mobilya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne 2020 yılı sonunda 183.959,15 Borç bakiyesi oluştuğunun tespit edildiğini mahkememize bildirmiştir.
Mahkememizce kaldırma kararı öncesi yapılan yargılama sonucunda;
Mahkememizce evvelce yapılan yargılama sonunda 18/05/2022 tarihli, ... sayılı gerekçeli karar ile davacının davasının kısmen kabulü ile, Kayseri Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile takip tarihi itibari ile 123.829,49 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacağın takip tarihinden tahsil edilene kadar yasal faiz uygulanmasına, bakiye kısma ilişkin istemin reddine, haksız itiraz nedeniyle 123.829,49 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kötü niyet tazminat talebinin reddine, dair hüküm kurulmuştur.
Karara davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonunda 18/10/2022 tarihli, ... sayılı karar ilamı ile;
Dosya kapsamından mahkemece her ne kadar taraflar arasında ticari alış veriş ilişki olduğu, bu alış verişten dolayı da davacının alacağı bulunduğunu kanıtladığı, dava dilekçesinin de davalıya 04.11.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalının yasal cevap süresinden sonra 23.11.2021 tarihinde cevap dilekçesini dosyaya sunduğu, bu nedenle süresinde sunulmamasından ötürü davalı tarafın yemin deliline de dayanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davalının cevap dilekçenin UYAP sistemi üzerinden incelenmesinde 18.11.2021 tarihinde UYAP tan dosyaya gönderildiği, mahkeme kaleminden 23.11.2021 tarihinde onaylandığı, dolayısıyla cevap dilekçesinin usulüne uygun ve yasal süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Ulaşılan sonuca ve kararın kaldırılma sebebine göre, davacı taraf vekilinin istinaf itirazları bu aşamada incelenmemiştir.
Bu itibarla; davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülerek 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi gereğince mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; 1-Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/05/2022 tarihi ... sayılı kararının HMK'nın 353/1-a,6 maddeleri uyarınca kaldırılmasına,
2-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine," kararı verilmiştir.
İade edilen dosya mahkememizin... Esas sırasına kaydedilmiştir.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararına ilişkin yapılan yargılamanın sonucunda ;
Mahkememiz 26/10/2023 tarihli 3 nolu celsesinde davacı şirket yetkilisi Yüksel İlbasmış "5000 EURO Yüksel Bey'e ödedim yazısı Ali Bey'e aittir. Altındaki 20/02/2020 ile başlayan kısmın geri kalanı bana aittir. Yani 74.629 benim yazımdır. Cari hesaplarda farklılıklar olabiliyor. Kur farklarından dolayı da farklılıklar olabiliyor. O tarihteki cari hesabımız o şekilde olmuş olabilir." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Dava dosyası daha önce dosyaya rapor sunan bilirkişiye tevdii edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı doğrultusunda denetimine açık, somut uyuşmazlığın çözümüne yönelik, açıklamalı ek rapor alınmış, bilirkişi ...'den alınan 12/01/2024 tarihli ek raporda özetle; Yemine konu olan mutabakat formunda yer alan davacı alacağı 74.629,00-TL den yine davacı ticari defterinde mutabakat form tarihinden sonra davalıdan tahsile edilen 10.000,00-TL nin mahsubu ile davacı alacağının 64.629,00-TL olacağı hesap ve tespit edilmiştir, kanaatini bildirir rapor sunmuştur. Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, davacı vekilinin 25/01/2024 tarihli dilekçesi ile bilirkişi ek raporuna karşı itiraz dilekçesi sunduğu, davalı vekilinin 05/02/2024 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Davacı dava dilekçesiyle, açık hesap ilişkinden kaynaklı alacaklı olduğunu, davalının ödeme yapmadığını belirterek yapılan takibe itirazın iptali dilemiştir.
Davalı ise davacıya 74.629,00 TL borcu bulunduğunu ve bakiye borcu olmadığını belirtmiştir.
Davaya konu, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'ne ait ... esas sayılı icra takip dosyası üzerinde yapılan incelemede; alacaklısının mahkememize ait işbu dava dosyası davacısı ... Tekstil Mobilya Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., borçlusunun yine mahkememize ait işbu dava dosyası davalısı ... olduğu, alacaklı tarafından borçlu aleyhine toplamda 143.180,90 TL üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin borçlu tarafa 22/06/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafın süresi içerisinde takibe itiraz ettiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği, 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür.
Davacı ticari defter incelemesinde davacının davalıdan 143.118,89 TL alacaklı olduğu davacının ticari defterini usule uygun tutulduğu tespit edilmiştir.
Davalı ticari defter incelemesinde davacının davalıdan 183.959,15 TL alacaklı olduğu davalının ticari defterini usule uygun tutulduğu tespit edilmiştir.
HMK'nın 222. maddesi uyarınca, tarafların ticari defterlerinin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Belirtilen bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın yukarıda belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ise ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.
Mahkememiz kaldırma öncesi somut olayda davalının ticari defterlerine göre 183.959,15 TL borcu bulunmaktadır ve kendisi aleyhinde delil teşkil etmektedir, davacı defterlerine göre ise davacı 143.118,89 TL alacaklıdır. Davalı tarafça ödeme iddiasına konu 3.000,00 Euro davacı tarafça düşüldükten sonra takibe geçildiği beyan edildiğinden ve defter kayıtlarında davacı ilgili kaydı işlemediğinden bilirkişice 3.000,00 Euro düşüldükten sonra davacının bakiye alacağının 123.829,49 TL alacağı bulunduğu anlaşılmıştır, gerekçesiyle kısmen kabul kararı vermiştir.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonunda 18/10/2022 tarihli, ... sayılı karar ilamı davalının cevap dilekçenin UYAP sistemi üzerinden incelenmesinde 18.11.2021 tarihinde UYAP tan dosyaya gönderildiği, mahkeme kaleminden 23.11.2021 tarihinde onaylandığı, dolayısıyla cevap dilekçesinin usulüne uygun ve yasal süresinde olduğu anlaşılmıştır, gerekçesiyle kaldırılmıştır. Kaldırma sonrası davalı vekilinin yemin dilekçesi uyarınca yemin davetiyesi çıkarılmış, davacı şirket yetkilisi imzasız bir mutabakat formu benzeri cari hesap hesap ekstresine altında el yazısı ile borç düşülerek bir kayıt oluşturulan bir belge uyarınca yemin ettirilmiş. Davacı şirket yetkilisi yazıların kendisine ait olduğunu beyan etmiş olup mutabakat metnini doğrulamıştır. Bunun üzerine mahkememizce mutabakat metni uyarınca bilirkişiden ek rapor almış, alınan rapora göre göre davacının alacağı 69.629,00 TL olduğu tespit edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 308 inci maddesi gereğince, kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. Aynı maddenin ikinci fıkrası hükmüne göre, kabul, ancak, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur. Öte yandan davayı kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur (HMK 311/1). Davalının davayı kabul etmesi ile dava konusu uyuşmazlık sona erer. Davalı taraf 74.629,00 TL kabul beyanı olduğundan anılan kabul beyanı uyarınca davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı ise yemin deliline dayandığından kendisine yemin delili hatırlatılmış ancak yemin deliline dayanmamıştır.
İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nun 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı).
Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; ticari defter kayıtları dikkate alındığında alacak likid olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
İcra İflas Kanunun 67/2.maddesi uyarınca itirazın iptali davasının kısmen veya tamamen reddi halinde, borçlu lehine hükmedilecek tazminat kötü niyet tazminatı olup, borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanında takip alacaklısının kötü niyetli olması gerekir. Alacaklı icra takibi başlatmakta kötü niyetli değilse aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilemez. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2018/6546 E., 2019/7768 K. Sayılı ilamı)
İK’nın 67/2. maddesi hükmüne göre, itirazın iptali davasının davalı (borçlu) lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötü niyetli olması hâlinde, istem varsa, davalı (borçlu) lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Burada takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötü niyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davalı(borçlu)’nun üzerindedir.
Somut olayda davalı kötüniyeti ispatlayamadığından itiraz yerinde görülmemiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle:
1-Davacının davasının kısmen kabulü ile, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... E sayılı dosyasına vaki davalının itirazının kısmen iptali ile takip tarihi itibariyle 74.629,00 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacağı takip tarihinden tahsil tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-İtirazın iptaline karar verilen 74.629,00-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 5.097,91 TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 1.729,28 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.368,63 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) 688,01 TL'sinin davalıdan, bakiye 631,99 TL'sinin ise davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
6-Davacı tarafından peşin yatırılan 1.729,28 TL peşin harç ve 59,30 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.788,58 TL harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan istinaf bozma öncesi bilirkişi ücreti, talimat gideri, elektronik tebligat gideri, tebligat gideri, müzekkere gideri olmak üzere 1.523,60 TL ve İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcı 220,70 TL ile istinaf bozma sonrası yapılan bilirkişi ücreti 500,00 TL olmak üzere toplam 2.244,40 TL yargılama harç ve giderinin kabul ve red oranına göre 1.674,77 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan 299,80 TL posta gideri ve istinaf başvuru harcından oluşan yargılama giderinin 205,39 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmı kendi üzerinde bırakılmasına,
9-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleşmesinden sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,
10-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
11-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen kısım üzerinden 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
12-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
13-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/09/2024
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır