T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ***
VEKİLİ : Av. ... - [16574-75943-37689] UETS
DAVALI : ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ... - [15525-25059-73641] UETS
Av. ... - [16405-04880-86330] UETS
Av. ... - [16127-21948-34301] UETS
Av. ... - [16403-04044-47997] UETS
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikte Fatura Alacağından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikte Fatura Alacağından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkiden
kaynaklı olarak davalıya 21.04.2021 tarihli USE2021…676 numaralı 37.520 TL bedelli fatura
ve 19.04.2021 tarihli USE2021…664 numaralı 882,00 TL bedel fatura ile olmak üzere toplam
38.402 TL tutarlı hurda metal satışı yapıldığını, davalının 03.06.2021tarihinde 3 farklı ödeme
ile toplam 15.000 TL ödeme yaptığını, davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün
... E sayılı dosya ile ilamsız icra takibi yapıldığını ve davalının borca itiraz ettiğini,
davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, icra dosya hesabına göre davalının bakiye
40.721,92 TL borcu olduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının takip konusu yaptığı alacağa dayanak
olarak 19.04.2021 ve 21.04.2021 tarihli faturaları gösterdiğini, taraflar arasında Nisan ayında herhangi bir ticari faaliyet gerçekleşmediğini, taraflar arasındaki son işlemin 2020 yılı Aralık
ayında olduğunu, bu ticari ilişki nedeniyle davalının alacaklıya 15.000 TL ödeme yaptığını,
fatura ve malların teslim edildiğine ilişkin ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının buna
yönelik delil sunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Bilirkişi Prof. Dr. ...'dan alınan 28/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerle taraflara ait ticari defterlerin incelenmesinde;
1. Davacı taraf davalı aleyhine başlatmış olduğu takibi 2 adet faturaya dayandırmıştır.
Söz konusu faturalar davacının ticari defterlerinde kayıtlıdır. Ancak bahse konu faturalar
davalının ticari defterlerinde kayıtlı değildir ve Ba formu ile vergi idaresine de bildirilmemiştir.
Hal böyle olunca davacının ürün teslimine yönelik iddiasını ispatlaması gerektiği
değerlendirilmektedir. Davacı taraf dosya kapsamına ürün teslimine yönelik kantar fişlerini
sunmuştur. Ancak kantar fişlerinde davalıya teslimi gösteren bir bilgi bulunmamaktadır. Davacı
tarafça kantar fişleri ile ürün tesliminin ispatlanması halinde fiyatlarının belirlenmesi
bakımından sektör bilirkişisinden tutar tespiti yaptırılması gerektiği düşünülmektedir.
2. Davalı taraf davacıya takip tarihinden sonraki bir tarih olan 03.06.2021 tarihinde
15.000 TL ödeme yapmıştır. Söz konusu ödeme davacının ticari defterlerinde kayıtlıdır ve bu
hususta ihtilaf bulunmamaktadır.
3.Davacı tarafça davalıya yapılan satış ve bedeli ispatlanırsa ispatlanan tutardan 15.000
TL ödemenin mahsubu gerekmektedir yönünde kanaatini mahkememize bildirmiştir. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edilmiştir. Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı beyanlarını ve itirazlarını sunduğu görülmüştür.
Bilirkişi Prof. Dr. ...'dan alınan 10/10/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;
Davalının yukarıda belirtilen ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde kök
raporda belirttilen 15.000 TL tutarındaki ödeme dışında başkaca bir kayda
ulaşılamamıştır yönünde kanaatini mahkememize bildirmiştir. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edilmiştir.
Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı beyanlarını ve itirazlarını sunduğu görülmüştür.
Bilirkişi Mak. Yük. Müh. Harun Karakaya'dan alınan 18/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
- Dava konusu fatura tarihi olan 21.04.2021 tarihi itibarıyla Hurda Alüminyum fiyatının 1 Kg/TL olabileceği tespit edilmiş olup, 14 TL/Kg hurda alüminyumun fiyatının (2680 x 14 - 37.520 TL) fatura tarihi itibarıyla piyasa rayicine uygun olduğu, kanaatine varılmıştır.
- Dava konusu fatura tarihi olan 19.04.2021 tarihi itibarıyla hurda demir ve hurda cam fiyatın 1 TL/Kg olabileceği tespit edilmiş olup, faturada belirtilen 0,3 TL/Kg hurda alüminyumun fiyatının (2.940 x 0,3 — 882,00 TL) fatura tarihi itibarıyla piyasa rayicinin altında olduğu työnünde kanaatini mahkememize bildirmiştir. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edilmiştir. Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı beyanlarını ve itirazlarını sunduğu görülmüştür.
Bilirkişi Mak. Yük. Müh. Harun Karakaya'dan alınan 08/08/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;
1-Dosyada buluna ve yukarıda belirtilen kantar fişleri, Faturalar ile ödeme dekontları detaylı incelendiğinde;
- Kantar fişlerindeki hurda cins ve miktarları (kg) ile faturalarda belirtilen hurda cins ve miktarlarının (kg) birbiriyle uyumlu olduğu görülmektedir.
- Ödeme dekontlarında belirtilen hurda cins ve miktarlarının (kg), Kantar fişleri ve faturalarda belirtilen hurda cins ve miktarlarıyla (kg) uyumlu olmadığı görülmektedir.
Yapılan bu tespitler dikkate alındığında, Faturalar ile davalının ödeme dekontundaki malın aynı mal olmadığı kanaatine varılmıştır.
2-Yapılan araştırma neticesinde;
Dekont açıklamalarındaki malların 2020 aralık ayı ve kantar fişlerindeki sevk tarihleri, fatura tarihi itibariyle hurda fiyatları aşağıdaki gibi olabileceği kanaatine varılmıştır.
Miktar
(Kg)
Aralık 2020
B. Fiyat Tutar
Kantar Fiş Tarihi
Ocak 2021
B. Fiyat Tutar
Fatura Tarihi (Nisan2021)
B. Fiyat Tutar
ALÜMİNYUM
DEMİR
CAM
640
2000
4800
14,00 8.960,00
3,48 6.960,00
0,3 1.440,00
14,00 8.960,00
3,55 7.100,00
0,3 1.440,00
14,50 9.280,00
3,75 7.500,00
0,3 1.440,00
TOPLAM
17.360,00
17.500,00
18.220,00 - Dosyada bulunan fatura tutarları ve ödeme dekontları esas alındığında davalının bakiye borcu;
Davalının bakiye borcu = Toplam Fatura tutarı - Toplam ödeme tutarı
= 38.402,00 - 15.000,00 = 23.402,00 TL olduğu hesaplanmıştır, yönünde kanaatini mahkememize bildirmiştir. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edilmiştir. Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı beyanlarını ve itirazlarını sunduğu görülmüştür. Bilirkişi ***'dan alınan 12/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dava dosyasında ve eklerinde mevcut bilgi ve ve belgelerde yapılan incelemeler neticesinde;1-Takip dayanağı faturalarda işlemiş faizin olmaması gerektiği takdirde, takip çıktısı 38.402,00 TL, dava tarihi itibariyle takip dosyasından 40.555,13 TL bakiye borç olduğu ,2-Takip dayanağı faturalarda işlemiş faizin olması gerektiği takdirde, takip çıktısı
39.001,98 TL, dava tarihi itibariyle takip dosyasından 41.370,55 TL bakiye borç olduğu ,
3--Dava konusu faturaların ispatlanmadığı kabul edilerek sektör bilirkişinin ek raporunda belirlenen değer üzerinden mal verildiği kabul edildiği ( burada alüminyum fiyatı 14,50 ), demir 3.48 TL ve cam 0.3 TL olarak kabul edilecektir.) takdirde, takip çıktısı 17.680,00 TL, dava tarihi itibariyle takip dosyasından 8.735,52 TL bakiye borç olduğu,4-Dava konusu faturaların ispatlanmadığı kabul edilerek davalının ödeme dekontlarındaki açıklama kısımlardaki mallar açıklamada belirtiği fiyat üzerinden mal teslim edildiği kabul edildiği takdirde, takip çıktısı 15.000,00 TL, dava tarihi itibariyle takip dosyasından 4.633,17 TL bakiye borç olduğu kanaatini mahkememize bildirmiştir. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edilmiştir.
Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı beyanlarını ve itirazlarını sunduğu görülmüştür.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Davacı davalıdan faturadan kaynaklı alacaklarının bulunduğunu, davalı hakkında Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile takibe geçtiklerini, takibe davalının itiraz ettiğini, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davaya konu Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas esas sayılı icra takip dosyası üzerinde yapılan incelemede alacaklısının mahkememize ait işbu dosya davacısı, borçlusunun yine mahkememize ait işbu dava davalısı olduğu alacaklı tarafından borçlu aleyhine dayanağı faturadan kaynaklı toplam 39.010,32 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin dayanağının ise 21.04.2021 tarihli 37.520,00 TL ve 19.04.2021 tarihli 882,00 TL miktarlı fatura olduğu, ödeme emrinin itiraz üzerine takibin borca itiraz nedeniyle durduğu ve 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür.
Davacı yargılama sırasında bir kısım ödemeler sebebi ile dava tarihi tibariyle alacaklarının ne kadar olduğunu beyan etmesi için süre verilmiş. dava tarihi olan 04.11.2022 tarihinde, 23.402,00 TL asıl alacak, 608,32 TL işlemiş faiz 7.346,31 TL asıl alacağın takip sonrası faizi, 282,86 TL ilk takip masrafı 1.238,66 TL tahsil harcı 6.241,65 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 39.119,80 TL olarak açıkladığı görülmüştür.
-Davanın esasının incelenmesine dair mesele;
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir. Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur.
HMK'nın 222. maddesi uyarınca, tarafların ticari defterlerinin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Belirtilen bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın yukarıda belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ise ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.
Somut olayda konunun iyi anlaşılması için açıklamak gerekir ise, davacı taraf başlatmış olduğu takipte açık hesap ilişkisine dayanmamış sadece faturaya dayandığı görülmüş ve bu kapsamda değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Taraflar arasında var olduğu iddia edilen ilişki faturaya dayandırılmış olmakla, fatura ve faturanın delil olma kuvveti bakımından bir değerlendirme yapmak gerekmiştir.
Faturanın TTK'da tanımına yer verilmemiştir. Vergi Usul Kanunu 229.maddesinde fatura,"Satılan emtia ve yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari bir vesika" olarak tanımlanmıştır. Buna göre fatura, tek taraflı düzenlenmesi her zaman mümkün olan bir belgedir.
TTK 21/1.maddesine göre, "Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir”. TTK 21/2 maddesine göre "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır".
27.06.2003 tarihli 2001/1 E.2003/1 K.sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, "fatura sözleşmenin yapılmasıyla ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir.." denilmiştir.
Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle akdî ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir.
Akdî ilişkinin ticari defterler üzerinden kanıtlanması halinde alacaklı olduğunu iddia eden kişinin delil olarak ya her iki tarafın defter ve kayıtlarına dayanması ya da münhasıran davalı defter ve kayıtlarına dayanması gerekir.
Somut olayda, taraf ticari defter incelenmiştir. Mimarsinan Vergi Dairesi Müdürlüğünün mahkemenin müzekkeresine vermiş olduğu 10.11.2022 tarihli yazı ekindeki davacıya ait Bs formu incelendiğinde takip ve dava konusu yapılan faturaların davacı tarafça Bs formuna dahil edildiği görülmektedir. Ancak Mimarsinan Vergi Dairesi Müdürlüğünün mahkemenin müzekkeresine vermiş olduğu 10.11.2022 tarihli yazı ekindeki davalıya ait Ba formu incelendiğinde takip ve dava konusu yapılan faturaların davalı tarafça vergi idaresine Ba formu ile beyan edilmediği anlaşılmaktadır. Davacının ticari defterlerinde davalıya 38.402,00 TL tutarında satış yapıldığı ve bunun karşılığında 15.000 TL tahsil edildiği ve bakiye 23.402 TL tutarında alacak kaldığı gözükmektedir. Ancak davalının ticari defterlerinde davacıya herhangi bir borç gözükmemektedir. Davacı taraf dosya kapsamına davalıya teslim edildiğini ileri sürdüğü ürünlere yönelik kantar fişlerini sunmuştur. Söz konusu kantar fişlerinde davalıya teslimi gösteren bir bilgi bulunmamaktadır. İncelemeye esas alınmamıştır. Mahkememizce dosya kapsamında taraf tanıkları dinlenmiştir. 2021 yılında kış aylarınca mal teslimi yapıldığı beyan edilmiştir. Dosya kapsamında davalı bir kısım ürünleri bir kısım fiyattan aldığına dair dekont açıklamalı ödeme yapmıştır. Ancak davacı taraf faturalarda iddia ettiği kadar ve iddia ettiği fiyattan sattığını ispat edememiştir. Davalı ise aldığı malın miktarını bildirdiğinden bununla bağlı olduğu ve bu hususun ispatlandığı ancak dekontlarda belirtilen değerde aldığını ispat edemediği anlaşılmıştır. İse sektör bilirkişisinden rapor ve ek rapor almıştır. Dava konusu faturaların ispatlanmadığı ve davalının sektör bilirkişinin ek raporunda belirlenen değer üzerinden mal verildiği kabul edilmiş ( burada alüminyum fiyatı 14,50 ), demir 3.48 TL ve cam 0.3 TL olarak kabul edilecektir.) ve takip çıktısı 17.680,00 TL, dava tarihi itibariyle takip dosyasından davacının dava tarihi itibariyle 8.735,52 TL davalının bakiye borç olduğu kanaatine varılmış.
Mahkememiz davacının davasını ispatlayamadığından davacı tarafa yemin delilini hatırlatmış ancak davalı şirket yetkilisine tebligat bizzat yapıldığı ve duruşmada hazır olmadığı anlaşıldığından davacı davacını ispatladığından davanın kabulüne karar verilmiştir.
-İcra inkar tazminatına dair değerlendirmede;
İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nun 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı).
Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece hükmedilen asıl alacak miktarı yemin delili ile de sabit olmuş ve bu miktar alacağın varlığı saptanarak hüküm kurulmuştur. Hükmedilen miktarın likid bir alacak olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle:
1-Davacının davasının kabulü ile, davalının Kayseri Genel icra dairesinin ... E sayılı takip dosyasına konu takip konusunda vaki itirazının iptali ile dava tarihi itibariyle 23.402,00 TL asıl alacak, 608,32 TL işlemiş faiz, 7.346,31 TL takip sonrası faiz, 282,86 TL takip masrafı, 1.238,66 TL tahsil harcı ve 6.241,65 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 39.119,80 TL üzerinden takibin devamına, asıl alacağı takip tarihinden %16,75'i geçmemek kaydı ile ticari avans faizi uygulanmasına,
2-Haksız itiraz sebebiyle 39.119,80 TL 'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3- 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 2.672,27-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 471,15-TL 'nin mahsubu ile eksik 2.201,12-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
5-Davacı tarafından peşin yatırılan 80,70-TL başvurma harcı ve 471,15-TL peşin harç olmak üzere toplam 551,85-TL harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 7.607,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
9-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
10-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
11-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/01/2025
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır