T.C. ... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
...
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO : ...
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ : ...
KARAR YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememize açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; " Müvekkilinin ...'de yem satışı yapmakta olan bir firma olduğunu, davalıya farklı tarihlerde yem satışı gerçekleştirdiğini, yapılan bu ticaretten kaynaklı davalının gönderilen yem bedellerini ödemediğini ve müvekkiline borcu bulunduğunu, söz konusu alacağın tahsili amacıyla ... Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibindeki borca ve icra dairesinin yetkisine itirazından kaynaklı takip durduğunu ancak davalının yetki itirazı yerinde olmayıp yetkili mahkeme, ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, tüm bu nedenler dolayısıyla davalının müvekkilinden almış olduğu yemlerin karşılığında ödeme yapmamasından kaynaklı olarak davalının gerçekleştirdiği haksız ve hukuki mesnetten uzak itirazının iptali ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini " talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmamış olup, Davalı vekilinin süresinden sonra sunmuş olduğu beyan dilekçesinde özetle; " müvekkili ile davacı arasında süregelen bir ticari ilişki olmadığını, müvekkilinin tavuk yumurtası üretimi yaptığını, tavukların yem ihtiyacını karşılamak için davacı ile iletişime geçtiğini, tavukların ihtiyacı olan kaliteli, yumurta verimini düşürmeyecek standartlarda olan yemlerin tedarikini talep ettiğini, ancak davacının istenen kalite ve nitelikteki yem tedarikini tam anlamıyla tamamlayamadığını, kendisine verilen işi ayıptan ari bir şekilde yerine getirmediğini, aksine davalının maddi zarara uğramasına neden olduğunu, istenilen kalite ve standartlarda yumurta üretimini gerçekleştiremediğini, üretim kapasitesini etkilediğini ve zararına neden olduğunu, davacı tarafından gönderilen bir kısım ürünün kalitesiz olması nedeniyle teslim alınmadığını ve kabul edilmediğini, davacı da teslime ilişkin ispatı yerine getirmediğini, iddia edildiği gibi davalının davacıya borcu olmadığını, ihtilaf konusu olmayan dönemlere ilişkin ödeme yapılmasının borcun tamamının kabul edildiği anlamına gelmeyeceğini, davacının davalıya gönderdiği ve bu davaya konu olan faturaların davalının muhasebe departmanının hatalı işlemi nedeniyle itiraz için belirlenen 8 günlük sürenin geçtiğini, ancak tek başına bu hususun faturanın kesinleşmesini sağlamayacağını, dosyaya sunulan Yargıtay kararları doğrultusunda davacının sözleşme şartlarına uygun ifayı eksiksiz olarak yerine getirdiğini ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini " talep etmiştir.
DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Malatya Vergi Dairesi ve Kırşehir Vergi Dairesine müzekkere yazılarak, faturaların ilgili davacı şirket ve davalı şirket tarafından Form Bilanço alım( BA), forma bilanço satım ( BS) belgelerinde ve sair beyan ve belgelerde kullanılıp kullanılmadığı ve varsa ilgili kayıt ve belgelerin okunaklı örneklerinin celp edildiği görüldü.
... Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden celp edildiği görüldü. Alacaklısının ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, borçlusunun...Ticaret ve Sanayi Ltd.şti. olduğu görülmüştür.
... SGK İl Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ... adında bir kişinin davalı şirket personeli olup olmadığının tespit edilerek, personeli ise ilgilinin TCKN ve adresi celp edilmiştir.
... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılarak tanık ...'in beyanları alınmıştır.
Tanık ... 13/10/2025 tarihli beyanında : ben 2024 yılı ocak ayında şirkette resmi olarak başladım. Fiili olarak orada bulunuyordum. Bulunduğum sırada bu olaylara şahit oldum. Bu olaylar benim şirkette resmi olarak çalışmaya başlamamdan önce yaşandı....şirket yetkilileri Malatya'da babamın akrabaları olmaları hasebiyle tanırım. ... şirketinden ... tarım hayvancılık A.ş şirketine bir kamyon tavuk yemi geldi. Aynı şirketten ikinci kez yem geldiğinde yemdeki kesekler sebebiyle çok rutubetliydi ve fabrikadaki helezon sistemlerini bozdu. Ben bu durumu gördükten sonra ... şirketi yetkililerine haber verdim daha sonra onlar arasında neler yaşandı bilmiyorum. benim bütün bilgim ve görgüm bundan ibarettir, dedi. Şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık... 31/03/2026 tarihli beyanında : Ben davalı...Ticaret Ve Sanayi Ltd.Şti.'nin sahipleri uzaktan akrabalarım olur. Bana göstermiş olduğunuz talimat evrak ekinde gönderilen 25/09/2023 tarihli fatura/sevk irsaliyesi ile teslim edilen malları şirkette teslim alacak yetkili kişi olmadığı ve benim de akrabam olduğu için malı ben teslim alıp aldım, sevk irsaliyesindeki teslim alan kısmındaki imza bana aittir, 25/06/2023 tarihli faturaya konu yemler bana teslim edildi. Davacı vekilince dosyaya sunulan whatsapp yazışmalarını yapan kişi ben değilim, dolayısıyla whatsapptan yem teslimi ben istemedim. Ben adı geçen şirkette 01/01/2024 tarihinde çalışmaya başladım. Halen davalı şirkette Tesis Müdürü olarak çalışmaktayım. Benim dava ile ilgili bilgi ve görgüm bundan ibarettir dedi. Şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tüm deliller toplandıktan sonra davalının bulunduğu mahal mahkemesine talimat yazılarak bilirkişi incelemesi yaptırılmış, SMMM bilirkişi ...'ın 26/08/2024 tarihli raporunda özetle;
1-Davalının 2023 yılı ticari defterlerinin, yasal süresinde açılış tasdikinin yapıldığı ve usulüne uygun olarak tutulduğu, ancak kapanış tasdikinin yapılmadığı, kapanış tasdiki olmayan ticari defterlerinde sahibi lehine delil teşkil edecek nitelikte olmadığı,
2-Davalının 2024 yılı ticari defterlerinin herhangi bir kayıt olmadığı gerekçesi ile tarafıma ibraz edilmediği bu nedenle 2024 yılı ticari defterlerine ilişkin bir tespitin yapılamadığı,
3-Kapanış tasdiki olmayan ticari defterlerin, kabulü ve değerlendirmesi Sayın Mahkemenin takdirinde olmak üzere, davalıya ait 2023 yılı ticari defterinde, davacı tarafında davalıya düzenlenen 31.08.2023 tarihli ...numaralı 185.744,00 TL tutarlı ve 12.09.2024 tarihli ... numaralı 172.584,00 TL tutarlı faturaların davalının defterinde kayıtlı olduğu ancak dosyada sureti mevcut 25.09.2023 tarihli ... numaralı E-arşiv senaryolu tavuk yumurta yemi açıklamalı toplamda 184.240,00 TL tutarlı faturasının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı,
4-Davalının defterinde kayıtlı olmayan 25.09.2024 tarihli ... seri numaralı 184.240,00 TL faturaya ilişkinde yasal süresinde itiraz edildiğine dair bir bilgi ve belgenin mevcut olmadığı,
5-Davalının 2023 yılı ticari defterinde, davacı tarafından mal satışına ilişkin düzenlenen toplamda 2 adet fatura bedelinin toplamının 358.328,00 TL olduğu ve karşılığında da davalı tarafından banka kanalı ile 380.000,00 TL ödeme yapıldığı, davalı tarafından davacıya toplamda 21.672,00 TL fazla ödeme yapıldığı ve yıl sonu bakiyesi olarak da davacının davalıya 21.672,00 TL borç bakiyesini kaldığı görülmüştür.
(380.000,00 TL Ödemeler -358.328,00 TL Düzenlenen Fatura = 21.672,00 TL Kalan Bakiye) olduğuna dair kanaatini bildirir raporunu sunmuştur.
Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Tüm deliller toplandıktan sonra davacı defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, SMMM bilirkişi .......'ın 27/11/2024 tarihli raporunda özetle;
Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerle davacının dosyaya sunulan flash bellek içindeki ticari defterleri ve davalının ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi raporundaki tespitlerin incelenmesi sonucunda elde ettiğimiz bulgular şöyledir:
1. Davacı tarafça davalıya 3 adet fatura düzenlenmiştir. Davalıya düzenlenen faturalar toplamı 542.568 TL'dir. Davacının düzenlediği 2 adet fatura davalının ve davacının ticari defterlerinde kayıtlıdır. Davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan faturalar toplamı 358.328 TL'dir.
2. Davacının ticari defterlerinde davalıdan alacak olarak kaydedilen 25.09.2023 tarihli ... numaralı 184.240,00 TL bedelli faturanın davalıda kayıtlı olmadığı dosyadaki bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Bu faturaya dayalı mal teslimini davacının ispatlaması gerekmektedir. Dosya kapsamına herhangi bir teslim/tesellüm belgesi sunulmamıştır. Davacı tarafça dosyaya WhatsApp görüşmelerine ilişkin mesajlar sunulmuştur. Bu mesajların mahkemece değerlendirilmesi uygun olacaktır.
3. Davacı taraf her ne kadar Ba formları ile bu faturanın ispatlanabileceğini dava dilekçesinde belirtmiş ise de yapılan mevzuat değişikliği ile 2021/07 döneminden sonra mükelleflerin birbirlerine düzenledikleri e-faturaların Ba/Bs formuna eklenmesi uygulamasına son verilmiştir. Bu dönemden sonraki e-faturalar sistemsel olarak Ba/Bs formunda yer almaktadır.
4. Davacının ticari defterlerinde davalıdan 380.000 TL tahsilat gözükmektedir. Davalının ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi raporunda da davacıya 380.000 TL ödeme yapıldığına ilişkin kayıt tespit edilmiştir. Dolayısıyla ödeme yönünden tarafların ticari defterlerinin birbirini teyit ettiği tespit edilmektedir.
5. Davacının ispatlanan faturalar toplamı olan 358.328 TL'den yapılan ödemeler tutarı 380.000 TL mahsup edildiğinde davacının alacağı kalmamakta, aksine 21.672 TL borçlu olduğu hesaplanmaktadır. Davalının ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi raporunda da bu husus tespit edilmiştir.
6. Davacının ispatlaması gereken 25.09.2023 tarihli... numaralı 184.240,00 TL bedelli faturaya ilişkin mal tesliminin ispatlanması durumunda bu tutardan davacının borçlu kaldığı 21.672 TL mahsup edilmelidir. Bu durumda davacı alacağı 162.568 TL olacaktır. Kanaatini bildirir raporunu sunmuştur.
Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, cari hesap ilişkisine dayalı başlatılan icra takibine itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.
6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca dava değeri itibarı ile tek hakim tarafından basit yargılama usulüne göre yargılama yapılarak dava sonuçlandırılmıştır.
Taraflar arasında uyuşmazlık; icra takibine konu edilen nedenlerle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine haklı olup olmadığı, bu itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazimatının koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219, 223).
Dosyanın incelenmesinde davacı tarafça ... Genel İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyası ile davalı aleyhine cari hesap ilişkisine dayalı 162.568,00 TL asıl alacak üzerinden takip başlattığı, İcra dosyasında itiraz dilekçesi üzerine takibin 13/12/2023 tarihinde durdurulduğu, eldeki davanın bir yıllık yasal süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
-Davanın esasının incelenmesine dair mesele;
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir. Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur.
HMK'nın 222. maddesi uyarınca, tarafların ticari defterlerinin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Belirtilen bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın yukarıda belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ise ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.
Davalı şirket icra takip talebine karşı yapmış olduğu itirazında icra dairesinin yetkisine, takip konusu alacak ve ferilerine itiraz etmiştir.
İcra takibi sırasında borçlunun icra dairesinin yetkisi yanında borca itiraz ettiği hallerde öncelikle yetki hususunun tartışılması ve bu hususta bir karar verilmesi; yetki itirazının kabulü kararının verilmesi halinde sair itirazlar için dosyanın gönderileceği yetkili yer mahkemesince karar verilmesi, yetki itirazının reddi halinde sair itirazların değerlendirilmesi gereklidir.
İİK'nın 50. maddesi uyarınca icra takiplerinde yetki HMK hükümlerine göre belirlenir. 2004 sayılı İİK'nın 50.maddesi "Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir.
Yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. İcra mahkemesi tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati surette karara raptolunur.
şeklinde olup 6100 Sayılı HMK'nun 19/2. maddesi uyarınca ise, borçlu yetki itirazında seçtiği icra dairesini bildirmelidir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.
Yargıtay’ın istikrar kazanmış uygulamasına göre, itirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili değildir. Eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın mahkeme öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır. Kaldı ki, itirazın iptali davasını görme yetkisi, icra takibinin yapıldığı yer mahkemesine aittir. O nedenle, mahkemenin, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemesi doğaldır. Bu yetki itirazının incelenmesi sonucunda, mahkeme, kendisinin yetkili olup olmadığını da belirlemiş olacaktır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27/11/2013 gün ve 2013/13-372 E. - 2013/1606 K. sayılı kararı),
6100 sayılı HMK'nun 6. maddesine göre genel yetkili mahkeme davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. HMK'nun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Sözleşmenin yerine getirileceği yer tarafların açık ya da örtülü isteklerine göre belirlenir. Aksi durumda ise sözleşmenin yerine getirileceği yer Türk Borçlar Kanunu’nun 89. maddesi gereğince tespit edilir. Uyuşmazlık konusu sözleşmeden doğan bir para borcu olup da, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa bu para borcu alacaklının ödeme zamanındaki ikametgahında ödenebilir. Ancak bu durumda alacaklı para borcunun ödenmesi için kendi ikametgahında takip ya da dava açabilir. Öte yandan TBK'nın 89. maddesinin uygulanabilmesi için, akdi ilişkinin kabul edilmesi gerekmektedir.
Dosya kapsamından, davalı vekili icra dosyasında yapmış olduğu itirazda sunmuş akdi ilişkiyi kabul etmemiştir. Dosyaya kapsamı incelendiğinde taraflar arasında akdi ilişkinin bulunduğu davacı tarafından düzenlenen cari hesaba konu bir kısım faturaların davalı defterlerinde de kayıtlı olduğu anlaşılmakla TBK'nın 89. maddesi uyarınca ... Genel İcra Dairesinin yetkili olduğu anlaşılmış ve davanın esastan incelenmesine geçilmiştir.
Somut olayda, taraf defterleri incelenmiştir. Anılan bilirkişi raporları uyarınca davacının davalıya düzenlendiği 31/08/2023 ve 12/09/2024 tarihli faturaların davalı defterlerinde de kayıtlı olduğu ancak 25/09/2023 tarihli ... numaralı 184.240,00 TL bedelli faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacı defterlerinde ise 3 faturanın da kayıtlı olduğu, kayıtlı olmayan 3. Faturadaki yemlerin teslimine yönelik ise dosyada sevk irsaliyesinin bulunduğu, dinlenen davalı Tanığı (sevk irsaliyesinde imzası bulunan ve halen davalı şirket tesis müdür olarak çalışmakta olan) ...'in faturaya konu yemleri kendisinin teslim aldığını beyan ettiği, bu yemlerin ayıplı olduğu iddiasını ispat yükü davalı tarafta olup süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu ispatlayamadığı, kaldı ki defterlerinin 2023 yılı kapanış tasdiki olmadığından lehine delil teşkil etmeyeceğinin tespit edildiği, mevcut dosya kapsamına göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 162.568,00 TL alacağının bulunduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Davacı taraf dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur.
İİK'nun 67/1. maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Takibe konu edilen alacak taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturanın içeriğinden, taraflar arasındaki icra takibinden, incelenen ticari defter ve kayıtlardan tespiti ve hesabı mümkün olduğundan ve davacının davalıdan alacaklı olduğu da sabit olduğundan alacağın likit ve belirlenebilir olduğu görülmekle itirazın iptaline karar verilen 162.568,00-TL'nın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın KABULÜ İLE;
2-Davalı borçlunun ... Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına,
3-İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca alacağın %20'si tutarında (32.513,60-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması alınması gerekli 11.105,02-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 1.963,42-TL 'nin mahsubu ile eksik 9.141,60-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan 269,85-TL başvurma harcı, 1.963,42-TL peşin harç olmak üzere toplam 2.233,27-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat, kep reddiyat gideri, tedbir harcı ve istinaf karar olmak üzere toplam 10.178,90-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
10-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
11-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
12-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı....
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır