T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ***
KATİP : ***
DAVACI : ***
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ***
DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
KARAR YAZIM TARİHİ :***
Mahkememize açılan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Kayseri İli, Yahyalı İlçesinde nakliye ve türevleri alanında faaliyet gösteren ticari işletme sahibi olduğunu, davalı şirket ile müvekkili arasındaki ticari ilişki gereğince müvekkili tarafından davalı şirketin taşıma işi yapılarak aralarında cari hesap ilişkisi kurulduğunu, anlaşmaya göre Niğde ilindeki patateslerin davalı şirketin Konya İli, Akşehir İlçesinde bulunan fabrikasına taşınacağını, anlaşma gereği müvekkilinin 38 J 0989 plakalı aracına Niğde ilinden yüklenen patateslerin davalı şirketin fabrikasına götürülerek 21.07.2023 tarihinde davalının fabrikasına ait kantarda tartılıp teslim edildiğini, ikinci sefer de yine aynı şekilde aynı yerden yüklenen patateslerin 25.07.2023 tarihinde davalının fabrikasına ait kantarda tartılıp teslim edildiğini, müvekkili tarafından yapılan iş gereği takibe konu edilen 22.07.2023 tarihli ve ... numaralı fatura ve 25.07.2023 tarihli ve ... numaralı faturaların kesildiğini ve davalı şirkete gönderildiğini, faturalara karşı sekiz günlük yasal itiraz süresi döneminde herhangi bir itirazda bulunulmadığını, faturaya konu borçların ödenmemesi üzerine Yahyalı İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası üzerinden faturalara dayalı genel haciz yoluyla takip yapıldığını ancak davalı şirketin 11.09.2023 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının yaptığı itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin taşıma işini eksiksiz yerine getirdiğinden bahisle davalı tarafın Yahyalı İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP : Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış, cevap dilekçesi sunulmamıştır.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı nakliye bedelinin ödenmesi talebiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Dava konusu alacak taşıma sözleşmesinden kaynaklı alacak olduğundan mutlak ticari dava söz konusu olmakla davaya bakma görevinin mahkememize ait olduğu sonucuna varılarak işin esastan incelenmesine geçilmiştir.
Yahyalı İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasının uyap kayıtları, davacı ticari defter kayıtları, takibe konu fatura, vergi dairesi kayıtları ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Yahyalı İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında: alacaklının ..., borçlunun ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi olduğu, 27.000,00-TL toplam alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosyaya mübrez 02/10/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda; davacı ...'in ticari defter noter tasdiklerinin zamanında yapıldığı, defter tasdiklerinin usulüne uygun olduğu, davacı ...'in ticari defter kayıtlarına istinaden; davalı ... San. Ve Tic. A.Ş.'nin 26.100,00-TL borcu olduğu, ... San. Ve Tic. A.Ş.'nin dosya kapsamında cevap dilekçesi ve herhangi bir mali veri sunmadığı, ilgili firmanın Konya ilinde olması, bilirkişilik bölgesi dışında olması ve usul ekonomisi ilkesi gereği davalı defterlerinin ilgili bilirkişi kuruluna bağlı listeden seçilecek bir bilirkişi vasıtasıyla tespitinin takdirinin mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir.
Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219, 223). İcra dosyasında itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edildiğine ilişkin bir belge bulunmadığı gibi, eldeki davanın bir yıllık yasal süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir. Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur.
HMK’nun "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. maddesi;
"(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklindedir.
7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi" ibaresi "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" şeklinde değiştirilmiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nun 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK'nun 222/1). Ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanununa göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK'nun 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK'nun 222/4). Ticari defterler usulüne uygun tutulsun tutulmasın aleyhe olan kayıtlar delil olur (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin, 28/05/2009 gün ve 2008/10995 Esas, 2009/5037 Karar sayılı ilamı).
Kural olarak, muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Temerrüt ya bir ihtar ile ya da dava açılması suretiyle gerçekleşir. İade talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlemez (TBK'nun l17/1. maddesi).
Faturaya veya açık hesap ilişkisine dayalı takiplerde takip öncesi borçludan faiz talep edilebilmesi için fatura borçlusunun bir ihtar ile ya da aleyhine bir takip ya da dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir. Borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluşur. Ödeme talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlemez.
Taraflara verilen kesin süreye rağmen davalı taraf ticari defterlerini sunmamış, davacı taraf defterlerini mahkememize sunmuştur. Bu nedenle yalnızca davacı tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılabilmiştir. Bu mimvalde düzenlenen ve dosyaya sunulan 02/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda; davacı ...'in ticari defterlerini tasdiklerinin zamanında yapıldığı, ticari defterlerinin tasdik yönünden usulüne uygun olduğu, takibe dayanak 30/07/2023 tarihli ve her biri 13.050,00-TL bedelli 2 adet faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, her hangi bir ödeme kaydı bulunmadığı, tarafların ilgili faturaların BA-BS formlarını vergi dairesine bildirdikleri, davacının bu iki fatura toplamı 26.100,00-TL kadar davalıdan alacaklı olduğu görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir.
Davacı tanıkları talimat yoluyla dinlenmiştir. Tanıklar davacının davalı şirketin işi için Niğde ilinden Konya-Akşehir'e 1 hafta arayla 2 kez taşıma işi yaptığını, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı şirketin ödeme yapmaması ile bilindiğini beyan etmişlerdir.
Yargılama sonunda yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; Yahyalı İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasına davalının vaki itirazının kısmen iptali ile 26.100,00-TL asıl alacak üzerinden ödeme emrinde yazılı koşullarla icra takibinin devamına, her ne kadar yasal faiz oranı Haziran 2024'te %24 olarak güncellenmiş ise de ödeme emrinde yıllık %9 oranında faiz talep edildiğinden taleple bağlı kalınarak kabul edilen asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar %9 oranında yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı taraf dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur.
İİK'nun 67/1. maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Takibe konu edilen alacak taraflar arasındaki taşıma ilişkisine dayalı ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturaların içeriğinden, taraflar arasındaki icra takibinden, tarafların ticari defter ve kayıtlardan tespiti ve hesabı mümkün olduğundan ve davacının davalıdan alacaklı olduğu da sabit olduğundan alacağın likit ve belirlenebilir olduğu görülmekle itirazın iptaline karar verilen 26.100,00-TL'nın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KISMEN KABULÜ ile,
1-Yahyalı İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın 26.100,00-TL yönünden İPTALİ ile takibin bu miktar üzerinden kaldığı yerden devamına, hükmedilen asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar yıllık %9 oranında yasal faiz uygulanmasına, fazlaya dair talebin reddine,
2-İİK 67/2 maddesi uyarınca hükmedilen asıl alacağın %20'si tutarında 5.220,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 1.782,89-TL ilam harcından, tahsil edilen 445,73-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 1.337,16-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul-ret oranına göre hesaplanan: 104,00-TL'lik kısmının davacıdan alınarak, 3.016,00-TL'lik kısmının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafın yaptığı 269,85-TL başvurma harcı, 445,73-TL peşin harç, 2.500,00-TL bilirkişi ücreti, 913,75-TL posta ücreti olmak üzere toplam 4.129,33-TL yargılama giderinin kabul-ret oranına göre hesaplanan: 3.991,69-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 26.100,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 341/2. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/12/2024
Katip ***
e-imzalı
Hakim ***
e-imzalı