T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas -***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO : ***
HAKİM : ***
KATİP : ***
DAVACI : ... -
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI : ***
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
KARAR YAZIM TARİHİ : 18/03/2025
Mahkememize açılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30/11/2017 tarihinde dava dışı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracı ile yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmeye çalışan müteveffa ...'ya çarpması neticesinde ölümle sonuçlanan trafik kazası meydana geldiğini, kazanın akabinde müteveffanın uzun süre hastanede yoğun bakımda kaldığını ve 09/10/2018 tarihinde vefat ettiğini, meydana gelen kazada müteveffanın kusuru bulunmadığını, kazaya sebebiyet veren aracın kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketi güvencesinde olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin uğradığı zararlardan davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, müteveffanın davacının kızı olduğunu ve kaybının maddi ve manevi desteğinden mahrum kaldığını, vefat neticesinde müvekkilinin uğramış olduğu zararların tazmini için sigorta şirketine başvuru yaptıklarını ancak bu zamana kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ...’nun vefatı sebebiyle davacı ... yönünden şimdilik 2.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden (zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi kapsamında teminat limiti ile, zmms teminat limitini aşan kısım yönünden kasko sigorta poliçesi kapsamında ihtiyari mali mesuliyet teminat limiti dahilinde) tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde: dava konusu kaza ile ilgili olarak ...'ya kendisi sağ durumda iken teminat limiti olan 330.000,00-TL'nin tamamının ödendiğini, dolayısıyla müvekkilinin sorumluluğunun kalmadığını, bunun yanında Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile eşi ... tarafından destekten yoksun kalma talebine binaen 195.724,47-TL'nin kabulüne karar verildiğini ve karara karşı temyiz kanun yoluna başvurduklarını, dosyanın bu dosya için bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkili şirket nezdinde düzenlenen kasko sigortasında ihtiyati mali mesuliyet klozuna istinaden 75.000,00-TL maddi manevi teminat ile sınırlı olduğunu, söz konusu kaza ve mağdur için teminat limitinin tüketildiğini herhangi bir inceleme yapılmaksızın davanın reddinin gerektiğini, müteveffanın ölümü ile kaza arasında illiyet bağı kurulamadığını, bu hususta adi tıp kurumundan rapor alınması gerektiğini, davacı tarafa yapılan ödemelerin mahsubunun gerektiğini, öncelikle kazada kusur oranı tespiti yapılması gerektiğini ve müteveffanın kazada kusuru var ise müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, haksız ve mesnetsiz davanın usulden reddine, esasa girilmesi halinde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
6098 sayılı TBK 49. maddesine göre; kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
TBK 56. maddesine göre; Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda,olayın özelliklerini gözününde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.
2918 sayılı KTK 85. Maddesine göre; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi doğan zararlardan müştereken ve müteselsilen sorumludur.
KTK 91. maddesine göre; işletenlerin, bu Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırması zorunludur.
KTK 92. maddesine göre; sigorta şirketi, sigortalısının kusuruna denk gelen zarar kadar sorumludur.
Bir insanın ölümü hukukî anlamda bir zarar olmamakla beraber, bu yüzden yine de bazı zararlar meydana gelmiş olabilir. İşte BK'nın 45/II. maddesinin (6098 sayılı TBK m. 53) öngörmüş olduğu hal, ölüm sonucu vukua gelen bir kısım zararların tazminini hükme bağlamaktadır. Bu hükme göre, ölenin yardımından faydalananlar, bu yüzden yoksun kaldıkları faydayı, tazminat olarak, sorumludan isteyebilirler. Buna “destekten yoksun (muinden mahrum) kalma tazminatı” denir. Yasa metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Yani haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK’nın 53. maddesine (BK'nın 45/II.) maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.
Destekten yoksun kalma zararının hesabında, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış olduğu yardımın miktarı belirlenmelidir. Ölenin parasal veya bedensel destekliğinin derecesi ile bundan yoksun kalanların tazminat isteklerinin ölçüsü ya da hesaplama yöntemi konusunda öğretide görüş birliği yoktur. Gerçek yardım miktarının yeterli delillerle ispat edilemediği durumlarda yargıç, takdir hakkını kullanarak yardım miktarını belirleyebilecektir. Bu belirlemede destek ile destek olunan kimse arasındaki yakınlığın derecesi, aralarındaki manevi bağ, davacıların yaşları, dahil oldukları sosyal ve ekonomik çevre, yaşam standartları, cinsiyetleri gibi bakım ilişkisine ve miktarına etkili olabilecek unsurlar da göz önünde bulundurulacaktır. Hayatın olağan akışı içinde, destek sayılan kimsenin baktığı kimselere gelirini belli paylara bölerek baktığı pek söylenemese de tazminat hesabında bir paylaştırma yapmak zorunlu hale gelmektedir.
Davacının sosyal ve ekonomik durum araştırma sonucu, Kayseri 13. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının uyap kayıtları, Kayseri Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünün cevabi yazısı, Memorial Kayseri Hastanesinin cevabi yazısı ve ekinde tedavi evrakları, Kayseri Şehir Hastanesinin cevabi yazısı ve ekinde tedavi evrakları, kazaya karışan aracın trafik kaydı, SGK kayıtları ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, bilirkişi raporu alınmıştır.
Dosyaya mübrez 04/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda; davacı baba ...'nun uğradığı destek zararından dolayı, davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesinden dolayı sorumlu olduğu destek tazminatının 130.730,74-TL, İMMS poliçesinden dolayı sorumlu olduğu destek tazminatının 29.711,53-TL olduğu görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir.
12/01/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda: davacı baba ...'nun uğradığı destek zararından dolayı, davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesinden dolayı sorumlu olduğu destek tazminatının 134.275,53-TL, İMMS poliçesinden dolayı sorumlu olduğu destek tazminatının 9.861,04-TL olduğu yönünde görüş bildirmiştir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 30/11/2017 tarihinde, dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracın Nalçik Bulvarı üzerinde seyir halinde iken yaya geçidi üzerinde müteveffa ...'ya çarpması şeklinde trafik kazası meydana geldiği, müteveffanın bir müddet hastanede yattıktan sonra 09/10/2018 tarihinde vefat ettiği, kaza tarihinde 38 ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS sigortalı olduğu, poliçede kişi başına bedeni zarar limitinin 310.000,00-TL (kaza tarihi itibariyle 330.000,00-TL) olarak belirlendiği, yine aracın kaza tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde kasko poliçesi kapsamında ihtiyari mali mesuliyet sigortası bulunduğu, imm limitinin 75.000,00-TL olduğu, davacının bu poliçelerden kaynaklı olarak eldeki destekten yoksun kalma davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Davacı müteveffanın babası olup müteveffanın annesi ... tarafından mahkememizin ... Esas sayılı dosyasından açılan davada davacı ... lehine 225.863,43-TL (195.724,47-TL'lik kısmı ZMMS poliçesi nedeniyle, bakiye kısmın kasko poliçesi nedeniyle) destekten yoksun kalma tazminatı ödenmesine karar verilmiş, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. HD'nin ... Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bu dosya halen yargıtaydadır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde müteveffanın ölümü ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını, bu hususta rapor alınmasını talep etmiştir. Mahkememizin *** Esas sayılı dosyası henüz kesinleşmediğinden ve bekletici mesele de yapılmadığından davalının bu iddiası araştırılmış ve müteveffanın tüm tedavi evrakları toplanarak Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan rapor alınmıştır. Düzenlenen 24/07/2024 tarihli raporda, müteveffanın ölümü ile kaza arasında illiyet bağı bulunduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizin *** Esas sayılı dosyası ile bu davaya konu kaza aynı olduğundan ilgili dosyada hükme esas alınan 24/11/2020 tarihli ATK raporu dosya arasına alınarak taraflara tebliğ edilmiştir. Alınan rapor dosya kapsamı ile uyumlu olduğundan mahkememizce de hükme esas alınmıştır. Usul ekonomisi ilkesi gereği yeniden rapor alınmasına gerek görülmemiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili müteveffa ... sağ iken kendisine teminat limitinin tamamı olan 330.000,00-TL'nin ödendiğini, böylelikle tazminat sorumluluğunun sona erdiğini savunmuştur. ...'nun bitkisel hayatta olduğu, hayati tehlikesinin devam ettiği ve iyileşme sürecinin tamamlanmadan önce davalı sigorta şirketi tarafından ...'nun vekiline tazminat ödemesi yaptığı, bu surette davalı sigortacının, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 96/2. maddesi gereğince, davacıya karşı da sorumluluktan kurtulabilmesi için öngörülen "başka tazminat taleplerinin olduğunu bilmeme" ve "iyiniyetle ödeme yapma" şeklindeki şartları sağlayamadığı; basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü altında olduğu halde, ...'nun bitkisel hayatta olduğu, hayati tehlikesinin devam ettiği ve iyileşme süresinin tamamlanmadığı tarihti adı geçenin vekiline ödeme yaparak ödeme konusunda üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyen davalı sigorta şirketinin kusurlu eylemi nedeniyle, hak sahibi davacının tazminat alacaklarının azaltılamayacağı; davalı sigorta şirketinin düzenlediği poliçede, kişi başına ölüm teminat limiti aşılmadan davacının tazminat alacaklarının belirlendiği hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, davalı sigorta şirketinin zarardan sorumlu olduğu değerlendirilmektedir (Yargıtay 17. H.D. 01/10/2018 tarihli, 2017/3157 Esas ve 2018/8372 Karar). Öte yandan destekten yoksun kalma tazminatı, mirasçılık sıfatından ayrı ve bağımsız bir hak olduğundan desteğin sağlığında beden gücü kaybına karşılık aldığı tazminat bu davaya konu destekten yoksun kalma tazminatından mahsup edilemez (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 25/05/1984 tarihli, 1982/9-301 Esas ve 1984/619 Karar sayılı kararı). Bu sebeplerle davalı sigorta şirketi vekilinin müteveffanın nam ve hesabına ödenen sakatlık tazminatının mirasçılarına geçtiği, yapılan bu ödemenin destek zarar hesabında nazara alınması gerektiği ve poliçeden doğan sorumluluklarının son bulduğu yönündeki savunmalarına itibar edilmemiştir.
Dosya aktüer hesabı yapılması için uzman bilirkişiye tevdi edilmiştir. 12/01/2025 tarihli bilirkişi ek raporuna göre davacının toplam destek zararı 1.000.947,38-TL olarak hesaplanmıştır. Dava dışı anne ...'nin de destek zararı bulunduğundan her iki sigorta poliçesi yönünden de garame hesaplamasının yapılması gerekmiştir. Düzenlenen ek raporda ZMMS poliçesi yönünden 330.000,00-TL teminat limitinin 195.724,47-TL'si dava dışı annenin, 134.275,53-TL'si baba ...'nun payıdır. İMM poliçesi yönünden ise teminat limiti 75.000,00-TL olup dava dışı anneni açtığı mahkememizin *** Esas sayılı dosyasında verilen kararda 30.138,96-TL bakiye maddi tazminattan ve 35.000,00-TL manevi tazminattan davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğuna hükmedilmiştir. Bu tutarlar poliçe limiti olan 75.000,00-TL'den mahsup edildiğinde kasko poliçesi nedeniyle davalının bakiye poliçe limiti 9.861,04-TL kalmaktadır.
Davacı vekili talep arttırım dilekçesinde ZMMS poliçesi yönünden 134.275,53-TL, kasko poliçesi yönünden 9.861,04-TL'ye talebini arttırmış olup bu miktarlar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili kaza tarihinden itibaren faiz talep etmiş ise de KTK 99. Maddesi uyarınca sigorta şirketi yazılı başvurudan 8 iş günü sonra temerrüde düşmektedir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden davacının yapmış olduğu yazılı başvurunun davalıya 23/12/2022 tarihinde ulaştığı anlaşılmaktadır. Bu tarihten itibaren 8 iş günü ileri gidildiğinde davalının 04/01/2023 tarihinde temerrüde düştüğü ve bu tarihten itibaren faiz talep edebileceği değerlendirilmiştir. Sigortalı araç ruhsat kaydında minibüs olarak kayıtlı olup ticari amaçla kullanıldığından yerleşik yargıtay içtihatları uyarınca talep gibi ticari avans faizi uygulanmasına karar verilerek aşağıdaki hükmün tesisi uygun görülmüştür.
Kısa kararda faiz başlangıç tarihi sehven 02/03/2021 yazılmış ise de yukarıda açıklandığı üzere KTK 99. Maddesi uyarınca temerrüt tarihi 04/01/2023 olup sehven kopyala yapıştır hatası olarak duruşma tutanağına farklı yazıldığından ve kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki oluşmaması için ilgili kısmın gerekçeli kararda düzeltilmesi mümkün görülmemekle HMK 304. Maddesi uyarınca (hüküm taraflara tebliğ edilmediğinden duruşma açılmasına gerek bulunmamaktadır) ilgili kısım HMK 304/2 maddesi uyarınca tashih şerhi olarak kararın altına yazılmıştır.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile,
1-144.136,57-TL destekten yoksun kalma (134.275,53-TL'si ZMMS poliçesi, 9.861,04-TL'si kasko poliçesi ile sınırlı olmak üzere) tazminatının temerrüt tarihi olan 02/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 9.845,97-TL ilam harcından, tahsil edilen 179,90-TL peşin harç ve 485,50-TL tamamlama harcının mahsubuna, bakiye 9.180,57-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafın yaptığı 179,90-TL başvurma harcı, 179,90-TL peşin harç, 485,50-TL tamamlama harcı, 2.500,00-TL bilirkişi ücreti, 1.423,75-TL posta ücreti olmak üzere toplam 4.769,05-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/02/2025
Katip ***
e-imzalı
Hakim ***
e-imzalı
- TASHİH ŞERHİ -
Her ne kadar mahkememizin 26/02/2025 tarihli duruşmasının ve gerekçeli kararının (1) nolu hükmünde "....tazminatının temerrüt tarihi olan 02/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine," şeklinde yazılmışsa da,
İlgili kısmın "....tazminatının temerrüt tarihi olan 04/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine," şeklinde düzeltilmesine karar verilmiş olup işbu tashih şerhinin Mahkememizin ilamının eki sayılmasına karar verildi. 26/02/2025
Katip ***
e-imzalı
Hakim ***
e-imzalı