T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas -...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO :...
KARAR NO : ...
HAKİM :...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
Av. ...
Av....
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ ...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin reklam ajansı olup davalı şirket ile arasında 23.12.2019 tarihinde hizmet sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin 2. Maddesinde belirtilen ... ( içerik yönetim sistemi) ve... ( proje yönetim sistemi) sistemleri kullanılarak 2.1.1. ... Mobilya E- Ticaret Web Sitesi Projesi kapsamında belirlenen işlerin yapılması ve sözleşme sona erdiğinde kaynak kodlarının paylaşımı ve tutulması konusunda anlaşıldığını, verilen hizmetlere karşılık 2.1.1. maddesinde kapsamı belirtilen hizmetler için 257.000,00-TL ücret ödeneceğinin kararlaştırıldığını, bu hizmetlere ilişkin toplam bedelin %15’ini karşılayan 38.550,00-TL olan son faturanın ödemesinin ise yıllardır yapılmadığını, müvekkili şirketin üstlendiği edimleri eksiksiz, tam ve zamanında yerine getirdiğini, 03.03.2022 tarihinde İstikbal teknik ekibine sitenin kullanımı konusunda eğitim verildiğini, 04.03.2022 tarihinde ise sözleşme gereği web sitesinin kullanımına ilişkin olarak Cms kodları paylaşıldığını, 10.08.2022 tarihinde de tüm projelere ait (davalının da dahil olduğu) front end (web tasarımı ve web'in ön yüzü) kodların iletildiğini, böylece müvekkili şirketin üzerine düzen üstlenmiş olduğu edim ve yükümlülükleri yerine getirdiğini, 16.09.2022 tarihli ... nolu 38.550,00-TL bedelli faturanın GİB sistemi üzerinden düzenlendiğini, faturaya karşı yasal süresi içerisinde itiraz edilmediğini ancak söz konusu bedelin müvekkili şirkete ödenmediğini, bunun üzerine davalı borçlu aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nü... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından itiraz edildiğini beyanla haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin devamına ve %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen Hizmet Sözleşmesi gereğince yüklenici (davacı) firmanın kararlaştırılan bedel karşılığı ... ve ... ... Manager sistemlerini kullanarak sözleşme ekinde belirtilen hizmetleri tam ve eksiksiz şekilde sağlamakla yükümlü olduğunu, davacı tarafın sözleşmede taahhüt ettiği edimleri süresinde ve eksiksiz olarak yerine getirmediğini, diğer yandan davacının davaya konu ettiği faturaların mevcut kayıtlarında bulunmadığını, yine sözleşmenin 3.7. Maddesinde yüklenici (davacı) sayılan hizmetleri yerine getirmediği takdirde %25 tutarında cezai şartı davalı müvekkiline ödeyeceğini belirttiğini, bu konuda dava haklarını saklı tuttuklarını beyanla davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, incelenmesinde, alacaklısının ... Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi, borçlusunun...Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi olduğu, toplam 38.550,00-TL alacak üzerinden takibin başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 25/10/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından 26/10/2022 tarihinde borca itiraz edildiği, takibin durdurulmasına karar verildiği ve iş bu davanın süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.
Mimarsinan Vergi Dairesi'ne ve Beşiktaş Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak 16/09/2022 tarihli, 38.550,00 TL tutarlı faturanın davacı tarafından form bilanço satım (BS), davalı tarafından bilanço alım (BA) belgelerinde ve sair beyan ve belgelerde kullanılıp kullanılmadığı sorulmuş, gelen yazı cevapları ile, Form BS/BA kayıtlarının gönderildiği görülmüştür.
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, muhasebeci - mali müşavir bilirkişi ... 31/08/2023 tarihli raporunda özetle;
-Davacı ... Hiz, Tic. A.Ş.'nin 2022 yıllına ait ticari defterlerinin tasdikinin zamanında yapılmış olduğu, ticari defterlerin Türk Ticaret Kanunu (T.T.K. 6102 T.K. 6762 sayılı md.) ve Vergi usul kanunun açısından usulüne uygun tutulmuş olduğu, kayıtları birbirini doğruladığının tespit edildiğini,
- Davacı ... İnternet ve Reklam Hiz. Tic. A.Ş.'nin Ticari Defter Kayıtlarına istinaden, İstikbal Mobilya San. ve Tic, A. Ş' nin 38.550,00-TL. tutarında borçlu olduğu, dava konusu faturanın kayıtlarda yer aldığının tespit edildiğini,
- Davalı ... Mobilya San. ve Tic. A. Ş'nin 2022 yıllına ait ticari defterlerinin tasdikinin zamanında yapılmış olduğu, ticari defterlerin Türk Ticaret Kanunu (T.T.K. 6102 T.K. 6762 sayıh md.) ve Vergi usul kanunun açısından usulüne uygun tutulmuş olduğu, kayıtların birbirini doğruladığının tespit edildiğini,
-Davalı ... Mobilya San. ve Tiç, A.Ş.'nin Ticari Defter Kayıtlarına istinaden, ... İnternet ve Reklam Hiz. Tic. A.Ş. ye borcu ya da alacağı olmadığı, hesabın kapalı olduğu, dava konusu faturanın kayıtlarda yer almadığının tespit edildiğini,
-Vergi Usul Kanunu da yapılan 396 nolu tebliğe de elektronik belge olarak düzenlenen belgelerin, 2021 yılınm Temmuz ayına ilişkin dönemden itibaren Form Ba ve Form Bs bildirimlerine dâhil edilmeyecektir. " Hükmüne atıfla;
-Kayıt altına alınıp alınmadığına bakılmaksızın, tüm e-belge mükelleflerinin 2021 Temmuz sonrası düzenlediği faturaların Ba-Bs bildirimlerinin birebir örtüşeceği, entegratör firmalar tarafından yapılan ve fatura düzenlenenin (Ba-Bs form analizlerinin örtüşmemesi için) itiraz edebileceği bir sistem bulunmayan Ba-Bs formalarının huzurdaki uyuşmazlıkta dikkate alınmaması gerektiği, bu hususta nihai takdirin mahkemeye ait olduğu sonucuna varıldığı yönünde görüş ve kanaatini bildirmiştir. Raporun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekili ve davalı vekilinin itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.
Taraf vekillerinin itirazları değerlendirilmek üzere ek rapor alınmış, 28/11/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; kök raporda maddi bir hatanın olmadığını,
- Davacı ... İnternet ve Reklam Hiz. Tic. A.Ş.'nin Ticari defter e-Beratlarının zamanında alındığı, defterin usulüne göre tutulduğu, kayıtların birbirini doğruladığının tespit edildiğini,
- Davacı ... İnternet ve Reklam Hiz, Tie. A.Ş.'nin Ticari Defter Kayıtlarına istinaden, ... Mobilya San. ve Tic, A, Ş.' nin 38.550,00 TL. tutarında borçlu olduğu, dava konusu faturanın kayıtlarda yer aldığının tespit edildiğini,
- Davalı ... Mobilya San. ve Tic, A, Ş.'nin Ticari defterlerinin ve e-Beratlarının zamanında alındığı, defterin usulüne göre tutulduğu, kayıtların birbirini doğruladığının tespit edildiğini,
- Davalı ... Mobilya San. ve Tic. A. Ş.'nin Ticari Defter Kayıtlarına istinaden, ... İnternet ve Reklam Hiz. Tic. A.Ş." ne borcu ya da alacağı olmadığı, hesabın kapalı olduğu, dava konusu faturanın kayıtlarda yer almadığının tespit edildiğini,
- Kayıt altına alınıp alınmadığına bakılmaksızın, tüm e-fatura mükelleflerinin 2021Temmuz sonrası düzenlediği faturaların Ba-Bs bildirimlerinin birebir örtüşeceği, entegratör firmalar tarafından yapılan ve fatura düzenlenenin (Ba-Bs form analizlerinin örtüşmemesi için) itiraz edebileceği bir sistem bulunmayan Ba-Bs formalarının huzurdaki uyuşmazlıkta dikkate alınıp, alınmaması hususunun mahkemenin takdirinde olduğu yönünde görüş ve kanaatini bildirmiştir. Ek raporun taraflara tebliğ edildiği, ek rapora karşı davacı vekilinin ve davalı vekilinin itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.
Davacının beyan ve itiraz dilekçesi ile duruşmada yapmış olduğu itirazı dikkate alınarak bilirkişi tarafından açıklığa kavuşturulmadığı iddia edilen hususlara ilişkin ek rapor alınmasına karar verilmiş, 01/04/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: kök raporda ve ek raporda bir hata olmadığı yönünde görüş ve kanaatini bildirmiştir. Ek rapor taraflara tebliğ edilmiş, ek rapora karşı davacı vekilinin itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür
İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak dosya kül halinde gönderilmiş, bir mali müşavir bilirkişi ile bilgisayar mühendisi/yazılımcı bilirkişi heyetinden rapor alınmış, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Talimat sayılı dosyasında alınan 06/11/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle;
-Davacı ve davalı beyanları ve öne sürülen hususların ayrıntılı bir şekilde ve bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde;
-Dava Dosyasında yer alan belgeler üzerinden incelemelerin yapılabildiği, talep edilen tutarlar üzerinden yapılan incelemeye dair delil niteliğindeki belgelerle ilgili takdirin mahkemeye ait olduğu,
-Şirketin Yasal Defterlerinin incelenmesi sonucu 31.12.2022 Kapanış maddesinde Davacı ... İnternet ve Reklam Hizmetleri Anonim Şirketinin İstikbal Mobilya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinden 38.550,00 TL alacağının tespit edildiğini ( 76.09.2022 Tarih. ... nolu fatura bedeli) bildirir yönde görüş ve kanaat sunulmuştur. Bilirkişi heyeti raporu taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı davacı vekilinin ve davalı vekilinin ayrı ayrı beyan dilekçesi sundukları görülmüştür.
Davacı dava dilekçesinde yemin deliline dayandığından, davacı tarafa yemin teklif edip etmeyeceğini bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş, davacı vekilinin 21/01/2025 tarihli dilekçe ile yemin metni sunduğu, yemin metninin davalı şirkete tebliğ edildiği, davalı tarafın 03/02/2025 tarihli dilekçe ile yemin metnine itirazlarını sunduğu, mahkememizin 18/03/2025 tarihli duruşmasında yemin metninin mahkememizce yeniden oluşturularak taraflara tebliğine karar verildiği, mahkememizin 25/03/2025 tarihli ara kararı ile yemin metninin oluşturulduğu ve taraflara tebliğ edildiği görülmüştür.
Davalı şirket yetkilisi ...'in mahkememizin 08/07/2025 tarihli duruşmasında;"Davacı ... İnternet ve Reklam Hiz. Tic. A.Ş. İle 23.12.2019 tarihinde Hizmet Sözleşmesi Erciyes Anadolu Holding bünyesinde yapılmıştır, davacının iddia ettiği sözleşme kapsamında üç içerik bulunmaktadır. Web sitesi tasarımı, e ticaret ve bayi portalı hizmeti alımına yönelik anlaşma yapıldı ancak bayi portalına yönelik davacı tarafça hiçbir hizmet tarafımıza sunulmamıştır. Diğer iki hizmet alındı. Onların da parası ödendi. Dava konusu faturaya konu işle ilgili hizmet alınmadığından kaynak kodlarının paylaşılmadığına, söz konusu sözleşme kapsamında fatura düzenlendi ve tarafımıza takip başlattılar. 38.550,00-TL bedelli faturanın GİB sistemi üzerinden şirket tarafından tebliğ alındığına, bu sebeple icra kanalıyla itiraz edildiğine, BA formlarında faturanın beyan edilmediğine, bu sebeple borca itiraz edilmediğine vicdanım, şerefim ve kutsal saydığım tüm değerler üzerine yemin ederim." şeklinde yemini eda etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre tarafların tacir olması ve işin ticari iş olması nedeniyle davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama Tek Hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada 7251 sayılı kanunla değişik 6102 Türk Ticaret Kanununun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.
Dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında taraflar görüşmüş ancak anlaşmaya varamamışlardır.
Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, incelenmesinde, alacaklısının...Ve Güvenlik Sistemleri İnşaat Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi, borçlusunun ...Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi olduğu, toplam 24.360,00-TL alacak üzerinden takibin başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 19/03/2024 tarihinde e-tebligat yoluyla tebliğ edildiği, borçlu tarafından 14/03/2024 tarihinde borca itiraz edildiği, takibin durdurulmasına karar verildiği ve iş bu davanın süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre;
i) İlamsız takip yapılmış olması,
ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır.
Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.09.2019 tarihli ve 2017/19-824 E., 2019/885 K. sayılı kararında da değinilmiştir.
Dava yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır.
Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir.
Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir.
Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesi ise;
“Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır”hükmünü haizdir.
Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve 2001/l E., 2003/l K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.
6102 sayılı TTK m. 21 maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir.
Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.
Tek başına fatura düzenlenmesi, akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir.
Bu hususlarla birlikte 6100 sayılı HMK’nın "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. Maddesinin incelendiğinde:
"(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklinde düzenleme olduğu görülmektedir.
7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi" ibaresi "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" şeklinde değiştirilmiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nun 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK'nun 222/1) Ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanununa göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (HMK'nun 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK'nun 222/4) Ticari defterler usulüne uygun tutulsun tutulmasın aleyhe olan kayıtlar delil olur.
Yapılan yargılama neticesinde tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede tarafların ticari defterlerinin usulüne göre tutulduğu, kayıtların birbirini doğruladığının tespit edildiği, davacının davalıdan 38.550,00 TL alacağının tespit edildiği, her ne kadar davacıya yemin teklif için süre verilmişse de yapılan incelemede yemin deliline lüzum olmadığı, her iki tarafın defterlerinin birbirini doğruladığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
Davanın KABULÜNE;
1- Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...esas sayılı dosyasındaki davalının itirazının iptali ile, 38.550,00 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar ticari avans faizi uygulanmasına,
2-Haksız itiraz nedeniyle iptaline karar verilen 38.550,00 TL'nin takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması alınması gerekli 2.633,35-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 465,59-TL'nin mahsubu ile eksik 2.167,76-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 179,90-TL başvurma harcı, 465,59-TL peşin harç, 1.003,00-TL posta ücreti ve 6.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.148,49-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
9-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
10-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/09/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır