T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ...Esas - ...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO :...
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : 1-...
2-...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1-...
VEKİLİ : Av. v
DAVALI : 2-...
VEKİLİ : Av. ...
Av. ...
3-v
VEKİLİ : Av. ...
Av. ...
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ : ...
KARAR YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememize açılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20/01/2023 günü davacıların müşterek çocuğu ...'ın meydana gelen trafik kazasında vefat ettiğini, müteveffanın maliki ... olan sürücüsü ... olan ... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu sırada meydana gelen trafik kazası neticesinde vefat ettiğini, dava konusu kaza sebebi ile Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma nolu dosya ile soruşturma başlatıldığını, tanzim edilen kaza tutanağının incelenmesinde davalı sürücü ...'ın tam kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin aracın sigortacısı olması nedeni ile meydana gelen zararlardan sorumlu olduğunu, yaptıkları arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alamadıklarını, müvekkillerinin oğlu Yiğit'in kaza tarihi itibari ile lisanslı bir futbolcu olduğunu ve aileye gelir sağladığını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kalması nedeni ile... ve... için ayrı ayrı şimdilik 5.000,00-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davanın haksız fiilden kaynaklanması sebebi ile olay tarihinden itibaren gecikme faizine hükmedilmesine, ... plakalı araç üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama giderlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacağını, müvekkili şirketin temerrüte düşmediği gibi dava açılmasına da sebebiyet vermediğini, davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kaldığını ispat etmesi gerektiğini, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden kusur oranında rapor alınmasını, açılan davanın reddine karar verilmesine talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... süresinde cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını, müteveffayı araca binmesi için ısrarla davet etmediğini, müteveffanın lisanslı değil amatör futbolcu olduğunu, kazadan dolayı hayatının geri dönülmez bir şekilde değiştiğini, müteveffanın araçta taşınmasının hatır taşıması olduğunu, yakın arkadaşı müteveffayı kaybetmekle tarif edilmez bir elem ve keder yarattığını, açılan davanın bu nedenlerle reddi gerektiğini savunmuştur.
DELİLLER :
Kaza tespit tutanağı, kazaya ilişkin fotoğraflar, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasının uyap kayıtları, Kayseri 6. Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasından celp edilen kaza anını gösterir cd'ler, sigorta poliçesi, sgk kayıtları ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, gerekli bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır.
Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinin 14/06/2024 tarihli raporunda: davalı sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, dava dışı sürücü Murat Taşdelen'in kusursuz olduğu görüş ve kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir.
Aktüerya uzmanı bilirkişinin 11/11/2024 tarihli raporunda: davacı ...'ın destek zararının 752.562,73-TL (Talep 5.000,00 TL) olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limitini (kaza tarihi itibariyle 1.200.000,00 TL) aştığı, sigorta şirketinin sorumluluğunun garameten hesaplanan 427.464,32-TL ile sınırlı olduğu, davacı Sinem Uçak'ın destek zararının 1.360.070,38-TL (Tulep 5.000,00 TL) olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limitini (kaza tarihi itibariyle 1.200.000,00 TL) aştığı, sigorta şirketinin sorumluluğunun garameten hesaplanan 772.535,68-TL ile sınırlı olduğu, davalı sigorta şirketinin iddia ettiği ödemeye ilişkin olarak davalı şirket tarafından tek taraflı olarak düzenlenen 15/02/2023 tarihli “Ödeme Onay Formu” başlıklı belge dışında dosyaya yansıyan ödeme makbuzu ya da ibranameye rastlanmadığından bu yöne ilişkin bir değerlendirme ve mahsuplaşma yapılamadığı yönünde görüş bildirmiştir.
11/04/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda: davacı ...'ın bakiye destek zararının 750.142,81-TL (Sigorta şirketinin sorumluluğunun bakiye poliçe limitine göre garameten hesaplanan 246.108,88-TL ile sınırlı olduğu), davacı Sinem Uçak'ın bakiye destek zararının 1.321.250,70-TL (Sigorta şirketinin sorumluluğunun bakiye poliçe limitine göre garameten hesaplanan 433.479,49-TL ile sınırlı olduğu) olduğu yönünde görüş bildirmiştir.
Davacı vekilinin dosyaya sunduğu 07/05/2025 tarihli ıslah dilekçesinde: fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla ıslah dilekçemizin kabulü ile ...yönünden destekten yoksun kalma için 1.321.250,70-TL'nin (sigorta şirketinin garameten yalnızca 433.479,48-TL üzerinden poliçe limitinden kaynaklı sınırlı sorumluluğu olmak üzere), Mehmet Uçak yönünden destekten yoksun kalma için 750.142,81-TL'nin (sigorta şirketinin garameten yalnızca 246.108,88-TL üzerinden poliçe limitinden kaynaklı sınırlı sorumluluğu olmak üzere) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak (Sigorta Şirketinin yukarıda belirtildiği gibi sigorta poliçesi ile sınırlı sorumlu olmak üzere) müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, meydana gelen trafik kazasında davacıların müşterek çocuklarının vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
Davacılar, 20/01/2023 tarihinde davalı ...'ın kullanmakta olduğu ... plakalı araç ile dava dışı ...'in kullanmakta olduğu ...plakalı çekiciye bağlı...plakalı yarı römork arasında gerçekleşen trafik kazası neticesinde davalının aracında yolcu olarak seyahat etmekte olan müteveffa ...'ın vefat etmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuşlardır.
Sigorta poliçesinin ve dosyadaki ceza evraklarının incelenmesinde; kazaya karışan ...plakalı araç sürücüsünün ..., tescil kayıtlarına göre araç malikinin ... olduğu ve davalı sigorta bünyesinde ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğu görülmüştür.
Kayseri 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas,...Karar sayılı ve 11/02/2025 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuk/davalı ...'ın neticeten 2 yıl 16 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
-Mahkememizce kusur ön sorun değerlendirmesinde,
Mahkememiz olayla ilgili ceza dosyasının bir örneğini dosyamız arasına almıştır. Mahkememizce kural ihlalleri noktasında Ankara Adli Tıp Kurumu'ndan 14/06/2024 tarihli rapor almıştır. Buna göre 20/01/2023 günü saat 21:20 sıralarında, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile Gaffar Okkan Bulvarını takiben Mimsin istikametine seyri sırasında Kadir Has Bulvarını 30 metre geçerek olay mahalline geldiğinde, önünde aynı yöne sağ şeritte seyreden sürücü ... sevk ve idaresindeki... plakalı çekicinin arkasına takılıvlakalı dorsenin sol arka kısmına çarpması neticesinde ... plakalı araçta yolcu olan davacıların murisi ...'ın ölümüyle sonuçlanan dava konusu kaza meydana gelmiştir.
Dosyada mevcut üzerinde "6. Ağır Ceza" yazılı CD içerisindeki "NVR_ch16_main_ 20230120210330_20230120220000" isimli video dosyası incelendiğinde, ışıklı kavşakta yeşil ışıkla birlikte iki tırın harekete geçip kavşağı geçtikleri ve seyirlerine devam ettikleri esnada, koyu renkli bir aracın hızla kavşağı geçtiği ve az önce harekete geçen bu tırların arkasından hızla kontrolsüz şekilde yaklaştığı, biri sol biri sağ şeritte olan iki tırın arasına doğru yönlendiği ve sağdaki tırın dorsesine arkadan çarptığı görülmüş. Kazanın kamera tarih ve saatine göre 20/01/2023 günü 21:23:12 sıralarında meydana geldiği görülmüştür.
Davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde, gece vakti, aydınlatmanın olduğu bölünmüş yolda seyri sırasında olay mahalline geldiğinde, izlenen kamera görüntüsünden de anlaşılmakla meskun mahal şartlarının çok üzerinde hızla seyredip, ön ilerisinde aynı yöne seyreden sağ şeritte seyreden çekiciye arkadan tehlikeli şekilde yaklaşıp, sol şeritte seyreden başka bir çekici ile arasından geçmek isterken, sağ şeritte seyreden çekiciye takılı dorseye sol arkadan çarptığı olayda asli kusurludur.
Dava dışı sürücü ...sevk ve idaresindeki çekici ile gece vakti bölünmüş yolun sağ şeridinde seyri sırasında gerisinden gelen davalı idaresindeki aracın, aracına takılı dorseye sol arkadan çarpması sonucu meydana gelen olayda atfı kabil kusuru yoktur.
Ankara Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen bu rapor kaza tespit tutanağı, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasında alınan 19/03/2023 tarihli kusur raporu, Kayseri 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı ile uyumlu olmakla hükme esas alınmış ve davalı sürücü ... kazada %100 oranında kusurlu kabul edilmiştir.
-Müterafik kusura ilişkin değerlendirmede;
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın 52.maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir defi olmadığından mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir.
Somut olayda, davalı sürücü ... 05/10/2007 doğumlu olup kaza tarihinde sürücü belgesi bulunmamaktadır. Dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre davalı ile müteveffanın arkadaş olmalarından dolayı yaşını ve geçerli ehliyeti olmadığını bilmesi nedeniyle bu sürücünün aracına bindiği için takdiren hesap edilecek tazminattan tüm davalılar yönünden %20 oranında indirim yapılmasına karar verilmiştir.
-Destekten yoksun kalma tazminatına dair değerlendirmede;
Destekten yoksun kalma tazminatı, B.K'nun 45/II. maddesinde düzenlenmiş olup; "Ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir." şeklinde hükme bağlanmıştır.
Görülmektedir ki, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.
Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse BK'nun 45/II. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir.
Borçlar Kanunu’nun 45.maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır.
O halde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür.
Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.04.1982 gün, 979/4-1528 E., 1982/412 K. sayılı kararı).
Diğer taraftan, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06.03.1978 tarih ve 1/3 sayılı kararının gerekçesinde de: "Destekten Yoksun Kalma Tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu” hususu vurgulanmış; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.11.2005 gün ve 2005/4-648 E.-2005/691 K. sayılı ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir.
Önemle vurgulanmalıdır ki, Borçlar Kanunu’nun 45/III. maddesine göre destekten yoksun kalma tazminatı, desteğin mirasçısı olarak geride bıraktığı kişilere değil, desteğinden yoksun kalanlarına aittir. Destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecek kişiler, mirasçılardan başka kişiler de olabileceği hususunda da herhangi bir ihtilaf yoktur. Murisin trafik kazasından kaynaklanan bir sorumluluğu söz konusu olduğunda ve koşulları oluştuğunda mirasçıları bundan sorumlu olduğu halde, aynı olay nedeniyle destekten yoksun kalan ve fakat mirasçı olmayan kişiler bundan sorumlu değildir (HGK.nun 15.06.2011 gün ve 2011/17-142 E. -411 K. sayılı ilamı).
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın “Sigortanın Kapsamı” başlıklı A-1.maddesindeki, “Sigortacı, bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde düzenlemesi yer almaktadır.
-Davalı ... ve ...'ın sorumluluğuna dair değerlendirmde;
İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır. Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.
2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2015/6031, K. 2015/13494)
Somut olayda, davalı ... ... plakalı aracın işleteni olması nedeni ile kusursuz sorumluluk ilkesi çerçevesinde ve davalı ... haksız fiil hükümleri (TBK'nun 49 ve devamı) uyarınca zarardan sorumludurlar.
- Müteveffanın geliri ve aktüerya hesabına dair değerlendirmede;
Yargıtay'da uygulama birliğinin sağlanması yönünde tazminat hesaplarında davacının ve desteğin bakiye ömür süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi ve işleyecek (bilinmeyen) devre hesaplamasında her yıl için gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan progresif rant yönteminin kullanılması gerekmektedir.
Davacı taraf müteveffanın lisanslı futbolcu olduğunu, gelirinin buna göre belirlenmesi gerektiği iddiasında bulunmuştur. Mahkememizce bu hususta TFF'ye yazılan müzekkereye verilen 07/12/2023 tarihli cevapta müteveffa ...'ın amatör futbolcu olduğu, amatör futbolcuların sözleşmeye tabi olmadıkları, bu nedenle kayıtlarında her hangi bir sözleşme bulunmadığı, kulübünün Kayseri Atletik Spor Kulübü olduğu bildirilmiştir. Bu kulübe yazılan müzekkereye verilen 26/08/2024 tarihli yazı cevabında kaza tarihi olan 20/01/2023 tarihi itibariyle ...'ın aktif sporcu vizesinin olmadığı bildirilmiştir. Bu yazı cevapları ve dinlenen tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde müteveffanın amatör futbolcu olmakla birlikte kulübünden her hangi bir maaş almadığı, sözleşmesinin bulunmadığı, ileride lisanslı futbolcu olup olmayacağının belli olmadığı netice itibariyle kaza tarihinde asgari ücretin üzerinde gelir elde ettiğine dair delil bulunmadığından gelirinin asgari ücret düzeyinde olacağı kabul edilmiş ve buna göre yapılan hesaplamaya itibar edilmiştir.
Davalı sigorta şirketi tarafından 10/03/2023 tarihinde davacı babaya 178.097,36-TL, davacı anneye 342.314,27-TL destek tazminatı ödemesi yapılmıştır. Dosya arasında her hangi bir ibranameye rastlanmamıştır.
Alınan 11/04/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda bu yöntem ve ilkelere göre uyarınca davacılar için destekten yoksun kalma zararı hesaplanmıştır. Bilirkişi raporunda müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi hususunda takdir mahkememize bırakılarak bu yönlerden indirim uygulanmamıştır. Yukarıda açıklandığı üzere olayda müteveffanın müterafik kusuru bulunmaktadır. Öte yandan az altta açıklanacağı üzere davalılar ... ve ... yönünden hesaplanan tutardan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerekecektir. İlgili raporda davacı baba ...'ın destek zararı 984.728,75-TL olarak hesaplanmış olup bu tutara yukarıda açıklandığı üzere %20 oranında müterafik kusur ve %20 hatır taşıması indirimi yapılıp bulunan miktardan davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin rapor tarihine kadar güncellenmiş değeri mahsup edildiğinde bu davacının bakiye destek zararının 442.557,65-TL olduğu görülmüştür. Davacı ... yönünden ise 1.772.139,55-TL destek zararı hesaplanmıştır. Bu tutara %20 oranında müterafik kusur ve %20 hatır taşıması indirimi yapılıp bulunan miktardan davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin rapor tarihine kadar güncellenmiş değeri mahsup edildiğinde bu davacının bakiye destek zararının 773.458,23-TL olduğu görülmüştür. Bu hesaplama doğrultusunda davalı sigorta şirketinin kişi başına ölüm ve sakatlık bakiye teminatı olan 679.588,37-TL üzerinden mahkememizce yeniden garame hesabı yapılması gerekmiş ve davacı Mehmet Uçak yönünden 246.108,88-TL, davacı Sinem Uçak yönünden 773.458,23-TL ile sınırlı sorumlu olmasına hükmetmek gerekmiştir. Davalı sigorta şirketi cevap dilekçesinde hatır taşıması definde bulunmasa da bakiye poliçe limiti itibariyle sorumlu olacağından sonuca etkili olmamıştır.
- Hatır indirimi itirazına dair değerlendirmede;
Davalılar ... ve ... cevap dilekçesinde hatır taşıması definde bulunmuştur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 87. Maddesine göre "Yaralanan veya ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa, işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğu ve motorlu aracın maliki ile işleteni arasındaki ilişkide araca gelen zararlardan dolayı sorumluluk, genel hükümlere tabidir." esası kabul edilmiştir. Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada, taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminat miktarının tayini" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın türü ve kapsamının derecesini, durum ve mevkiinin gereğine ve hatanın ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş ,BK.nın 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Somut olayda tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre müteveffa ve davalının arkadaş oldukları, olay günü davalının müteveffayı eve bırakmak amacıyla araca aldığı, dolayısıyla bir ücret karşılığı taşıma söz konusu olmadığı, her ne kadar davacı taraf davalının ısrarı ile araca bindiğini ve güzergah dışı yerde kazanın gerçekleştiğini iddia etmiş ise de dinlenen tanık beyanına göre davalının müteveffayı ve dava dışı tanık Buğra'yı bir süre gezdirdikten sonra eve bırakmayı teklif ettiği, müteveffanın da buna rıza göstererek araca bindiği, mütevefanın bu taşımadan yararlanan kişi olması nedeniyle olayda hatır taşımasının mevcut olduğu, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi nedeniyle davalılar ... ve ... yönünden hesaplanan tazminattan %20 oranında indirim yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Davalı sigorta şirketi cevap dilekçesinde açıkça hatır taşıması definde bulunmasa da sorumluluğu bakiye poliçe limiti ile sınırlı olduğundan hükme tesiri olmamıştır.
-Faize ait değerlendirmede;
2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır.
Davalı gerçek kişiler yönünden ise 6098 sayılı TBKnun 117/2 maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir.
Anılan açıklamalar uyarınca sigorta şirketinin kısmi ödemesi dikkate alınarak sigorta şirketi yönünden 10/03/2023 tarihi, diğer davalılar yönünden ise vefat/kaza tarihi olan 20/01/2023 temerrüd tarihi olarak belirlenmiştir.
-Vekalet ücretine dair değerlendirmede;
Yasal düzenlemeler gereği, TBK'nun 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı red edilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceğinden, mütefarik kusur ve hatır taşıması nedeni ile yapılan indirimden dolayı red edilen kısım için davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmemiştir. (Yargıtay 17. HD.'nin 22/05/2017 gün ve 2014/24976 Esas 2017/5714 Karar sayılı emsal kararı)
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KISMEN KABULÜ ile,
1-Davacı Mehmet Uçak için 442.557,65-TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı... Türk Sigorta Şirketi'nin sorumluluğu taleple bağlı kalınarak poliçe bakiye teminat limiti olan 246.108,88-TL ile sınırlı olmak koşuluyla) davalı... Türk Sigorta Şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 10/03/2023 tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 20/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin müterafik kusur ve hatır taşıması nedeniyle reddine,
2-Davacı ... için 773.458,23-TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı... Türk Sigorta Şirketi'nin sorumluluğu poliçe bakiye teminat limiti olan 432.258,50-TL ile sınırlı olmak koşuluyla) davalı... Türk Sigorta Şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 10/03/2023 tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 20/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin müterafik kusur ve hatır taşıması nedeniyle reddine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 83.066,05-TL ilam harcından, tahsil edilen 179,90-TL peşin harç ve 6.894,94-TL ıslah harcının mahsubuna, bakiye 75.991,21-TL harcın davalılardan (davalı... Türk Sigorta Şirketinin 42.392,50-TL'lik kısmından sorumlu olması koşulu ile) müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan (davalı... Türk Sigorta Şirketinin 1.785,15-TL'lik kısmından sorumlu olması koşulu ile) müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafın yaptığı 179,90-TL başvurma harcı, 179,90-TL peşin harç, 6.894,94-TL ıslah harcı, 3.250,00-TL adli tıp ücreti, 4.500,00-TL bilirkişi ücreti, 1.027,25-TL posta ücreti olmak üzere toplam 16.031,99-TL yargılama giderinin davalılardan (davalı... Türk Sigorta Şirketinin 8.943,62-TL'lik kısmından sorumlu olması koşulu ile) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
7-Davacı Mehmet Uçak kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 70.383,65-TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı... Türk Sigorta Şirketinin 39.377,42-TL'lik kısmından sorumlu olması koşulu ile) müştereken ve müteselsilen tahsili ile kendisini vekille temsil eden davacı ...'a ödenmesine,
8-Davacı ...kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 120.018,73-TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı... Türk Sigorta Şirketinin 68.838,78-TL'lik kısmından sorumlu olması koşulu ile) müştereken ve müteselsilen tahsili ile kendisini vekille temsil eden davacı Sinem Uçak'a ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ... ve ... vekilinin yüzlerine karşı, diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/09/2025
Katip ...
Hakim ...