T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO :...
HAKİM :...
KATİP : ...
DAVACI :...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 2-...
VEKİLİ : Av. ...
Av. ...
DAVALI : 3-...
VEKİLİ : Av. ...
Av. ...
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ : ...
KARAR YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememize açılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 20/01/2023 günü davacıların müşterek çocuğu ...'ün meydana gelen trafik kazasında ağır şekilde yaralandığını, maliki ... sürücüsü ... olan ... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu sırada meydana gelen trafik kazası neticesinde ağır yaralandığını, dava konusu kaza sebebi ile Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının... soruşturma nolu dosya ile soruşturma başlatıldığını, tanzim edilen kaza tutanağının incelenmesinde davalı sürücü ...'ın tam kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin aracın sigortacısı olması nedeni ile meydana gelen zararlardan sorumlu olduğunu, yaptıkları arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alamadıklarını, müvekkillerinin oğlu ... kaza tarihi itibari ile lise eğitimini kuaförlük üzerine almakta ve bir kuaför yanında mesleğini idame ettirdiğini, aileye gelir sağladığını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkilinin geçici iş göremezlik zararı için şimdilik 100,00-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin kalıcı iş göremezlik zararı için şimdilik 100,00-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin tedavi ve bakıcı giderleri için şimdilik 100,00-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafın müvekkili sigorta şirketine yönetmeliğe uygun bir maluliyet raporu sunmadığını, sunulan tedavi evraklarının kalıcı sakatlık tespiti için yeterli olmadığını, müvekkili şirket tarafından eksik evrak olduğunun bildirilmesine rağmen davacı tarafça herhangi bir dönüş yapılmadığını, davacının maluliyet oranının ve kusur durumunun tespitinin gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüte düşmediği gibi dava açılmasına da sebebiyet vermediğini, tedavi, bakıcı gideri ve geçici iş görememe giderlerinin teminat dışı olduğunu, öncelikle davacı tarafça başvuru şartlarının yerine getirilmemesi nedeni ile davanın reddine, sonrasında müvekkili şirketin sigortalısının kusuru ve maluliyeti bulunmaması halinde davanın reddine, temerrüte düşmemiş ve davanın açılmasına sebebiyet vermemiş olan müvekkili şirket aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesini, poliçe teminatı dışındı bulunan taleplerin reddine karar verilmesine talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığına, müvekkilinin meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını, kaza sırasında araçta bulunan müteveffa Yiğit'in direksiyona müdahalesi neticesinde müvekkilinin direksiyon hakimiyetini kaybettiğini ve kazanın meydana geldiğini, olayın tipik bir hatır taşımacılığı örneği olduğunu, davacının kuaförlük mesleğinden gelir elde ettiğinin tespitinin gerektiğini, müvekkilinin de kaza sonrasında arkadaşını kaybetmesi sebebi ile psikolojisinin bozulduğunu ve kaza sebebi ile tutuklandığını, buna ilişkin ceza yargılamasının devam ettiğini, davacı tarafça açılan haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Kayseri Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Şube Müdürlüğünün cevabi yazısı, ... Sigorta Şirketinin cevabi yazısı, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının... sayılı soruşturma dosyasının uyap kayıtları, SGK kayıtları, Kayseri Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünün cevabi yazısı, kazaya karışan araçların trafik kayıtları, sigorta poliçesi, Kayseri 6. Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının uyap kayıtları, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılmasına ilişkin tutanaklar ve taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmış, gerekli bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır.
Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nin 14/06/2024 tarihli raporunda: davalı sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ...'in kusursuz olduğu kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir.
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 13/01/2025 tarihli raporunda: ...'ün 20/01/2023 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen pnömosefali, fasyal paralizi, kemik kırıkları, sol üst ektremitede mevcut patolojileri nedeniyle; üç (3) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı, geçici yada sürekli bakıcı ihtiyacı bulunmadığı, tüm vücut fonksiyon kaybı oranının veya engel oranının %16 olduğu, mevcut evrak içeriğinden trafik kazasıyla ilgili SGK kapsamında olmayan tedavi masrafı tespit edilmediği, bununla birlikte ek bilgi, belge sunulması ve talep edilmesi halinde bu hususun tekrar değerlendirilebileceği görüş ve kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir.
Adli Tıp Uzmanı ve Aktüerya uzmanı bilirkişiden oluşan heyetten alınan 28/08/2025 tarihli raporda: davacının dava konusu kaza sonrasında; geçici iş göremezlik zararının 25.520,40-TL, tedavi gideri zararının 7.264,99-TL olmak üzere toplam zararının 32.785,39-TL olduğu, söz konusu zararın kaza tarihinde geçerli ZMMS sağlık / tedavi giderleri teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 1.200.000,00-TL) kapsamında kaldığı, sürekli iş göremezlik zararının 2.419.018,50-TL olduğu, söz konusu zararın kaza tarihinde geçerli ZMMS poliçesi sakatlık / ölüm teminat limitini (kaza tarihi itibariyle 1.200.000,00-TL) aştığı, ZMM sigortacısının sorumluluğunun teminat limiti ile sınırlı olduğu görüş ve kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir.
Davacı vekili 17/09/2025 tarihli ıslah dilekçesinde: geçici iş göremezlik tazminatı taleplerini 20.316,32-TL arttırarak, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 20.416,32-TL'ye, tedavi gideri zararı taleplerini 5.711,99-TL arttırarak, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 5.811,99-TL'ye 100.000,00-TL olarak talep ettikleri kalıcı iş göremezlik tazminatı taleplerini 1.835.214,80-TL arttırarak kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte toplam 1.961.443,11-TL'ye çıkardıklarını, (sigorta şirketinin 1.200.000,00-TL sigorta poliçesi ile sınırlı sorumlu olmak üzere) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanması nedeniyle geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi gideri tazminatı talebine ilişkindir.
Davacı, 20/01/2023 tarihinde davalı ...'ın kullanmakta olduğu ... plakalı araç ile dava dışı ...'in kullanmakta olduğu ... plakalı çekiciye bağlı ... plakalı yarı römork arasında gerçekleşen trafik kazası neticesinde davalının aracında yolcu olarak seyahat etmekte olan davacının yaralanması nedeniyle 100,00-TL geçici iş göremezlik, 100,00-TL sürekli iş göremezlik, 50,00-TL tedavi gideri ve 50,00-TL bakıcı gideri (14/05/2025 tarihli talep açıklama) tazminatı talebinde bulunmuşlardır.
Sigorta poliçesinin ve dosyadaki ceza evraklarının incelenmesinde; kazaya karışan ... plakalı araç sürücüsünün ..., tescil kayıtlarına göre araç malikinin ... olduğu ve davalı sigorta bünyesinde ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğu görülmüştür.
Kayseri 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin..., 2025/48 Karar sayılı ve 11/02/2025 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuk/davalı ...'ın neticeten 2 yıl 16 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde;
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir."
Somut olayda, sigorta şirketi tarafından dosyaya sunulan 28/04/2023 tarihli yazı cevabına göre davacının dava tarihinden evvel sigorta şirketine başvuruda bulunduğu anlaşılmakla KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının mevcut olduğu değerlendirilmiştir.
-Mahkememizce kusur ön sorun değerlendirmesinde,
Dava konusu kazadan kaynaklı olarak araçta yolcu olarak seyahat etmekte olan bir diğer yolcu ...k'ın kaza sonucu vefatı nedeniyle mirasçılarının açtığı destekten yoksun kalma talebiyle görülen mahkememizin ... Esas sayılı dosyasına sunulan 14/06/2024 tarihli Ankara Adli Tıp Kurumu raporu dosyamız arasına alınmıştır. Buna göre 20/01/2023 günü saat 21:20 sıralarında, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile Gaffar Okkan Bulvarını takiben Mimsin istikametine seyri sırasında Kadir Has Bulvarını 30 metre geçerek olay mahalline geldiğinde, önünde aynı yöne sağ şeritte seyreden sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı çekicinin arkasına takılı ...plakalı dorsenin sol arka kısmına çarpması neticesinde ... plakalı araçta yolcu olan dava dışı...'ın ölümüyle, davacı ...'ün ise yaralanması ile sonuçlanan dava konusu kaza meydana gelmiştir.
Dosyada mevcut üzerinde "6. Ağır Ceza" yazılı CD içerisindeki "NV..." isimli video dosyası incelendiğinde, ışıklı kavşakta yeşil ışıkla birlikte iki tırın harekete geçip kavşağı geçtikleri ve seyirlerine devam ettikleri esnada, koyu renkli bir aracın hızla kavşağı geçtiği ve az önce harekete geçen bu tırların arkasından hızla kontrolsüz şekilde yaklaştığı, biri sol biri sağ şeritte olan iki tırın arasına doğru yönlendiği ve sağdaki tırın dorsesine arkadan çarptığı görülmüş. Kazanın kamera tarih ve saatine göre 20/01/2023 günü 21:23:12 sıralarında meydana geldiği görülmüştür.
Davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde, gece vakti, aydınlatmanın olduğu bölünmüş yolda seyri sırasında olay mahalline geldiğinde, izlenen kamera görüntüsünden de anlaşılmakla meskun mahal şartlarının çok üzerinde hızla seyredip, ön ilerisinde aynı yöne seyreden sağ şeritte seyreden çekiciye arkadan tehlikeli şekilde yaklaşıp, sol şeritte seyreden başka bir çekici ile arasından geçmek isterken, sağ şeritte seyreden çekiciye takılı dorseye sol arkadan çarptığı olayda asli kusurludur.
Dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki çekici ile gece vakti bölünmüş yolun sağ şeridinde seyri sırasında gerisinden gelen davalı idaresindeki aracın, aracına takılı dorseye sol arkadan çarpması sonucu meydana gelen olayda atfı kabil kusuru yoktur.
Eldeki dosya ile mahkememizin ...Esas sayılı dava dosyasına konu kaza aynı kazadan kaynaklı olup yalnızca davacıları farklıdır. Usul ekonomisi ilkesi de gözetilerek gereksiz yere yargılama giderine sebebiyet verilmemesi ve yargılamanın gereksiz yere uzamaması adına bu rapor HMK 281 vd maddeleri uyarınca taraflara tebliğ edilmiş, taraflara itiraz imkanı tanınmıştır. Ancak yapılan itirazlar değerlendirildiğinde Ankara Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen bu rapor kaza tespit tutanağı, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... soruşturma sayılı dosyasında alınan 19/03/2023 tarihli kusur raporu, Kayseri 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı ile uyumlu olmakla hükme esas alınmış ve davalı sürücü ... kazada %100 oranında kusurlu kabul edilmiştir.
-Müterafik kusura ilişkin değerlendirmede;
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın 52.maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir defi olmadığından mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir.
Somut olayda, davalı sürücü ... 05/10/2007 doğumlu olup kaza tarihinde sürücü belgesi bulunmamaktadır. Tüm dosya kapsamına göre davalı ... ile davacı ...'ün arkadaş olmalarından dolayı yaşını ve geçerli ehliyeti olmadığını bilmesi nedeniyle bu sürücünün aracına bindiği için takdiren hesap edilecek tazminattan tüm davalılar yönünden %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasına karar verilmiştir.
- Hatır taşıması itirazına dair değerlendirmede;
Davalılar ... ve ... cevap dilekçesinde hatır taşıması definde bulunmuştur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 87. Maddesine göre "Yaralanan veya ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa, işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğu ve motorlu aracın maliki ile işleteni arasındaki ilişkide araca gelen zararlardan dolayı sorumluluk, genel hükümlere tabidir." esası kabul edilmiştir. Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada, taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminat miktarının tayini" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın türü ve kapsamının derecesini, durum ve mevkiinin gereğine ve hatanın ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş ,BK.nın 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Somut olayda taraf beyanları, ceza dosyası ve tüm dosya kapsamına göre davacı ile davalının arkadaş oldukları, olay günü davalının davacıyı eve bırakmak amacıyla araca aldığı, dolayısıyla bir ücret karşılığı taşıma söz konusu olmadığı, her ne kadar davacı taraf davalının ısrarı ile araca bindiğini ve güzergah dışı yerde kazanın gerçekleştiğini iddia etmiş ise de davalının davacıyı ve dava dışı müteveffa Yiğit Uçak'ı bir süre gezdirdikten sonra eve bırakmayı teklif ettiği, davacının da buna rıza göstererek araca bindiği, davacının bu taşımadan yararlanan kişi olması nedeniyle olayda hatır taşımasının mevcut olduğu, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi nedeniyle davalılar ... ve ... yönünden hesaplanan tazminattan %20 oranında indirim yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Davalı sigorta şirketi cevap dilekçesinde açıkça hatır taşıması definde bulunmasa da sorumluluğu bakiye poliçe limiti ile sınırlı olduğundan hükme tesiri olmamıştır.
-Davalı ... ve ...'ın sorumluluğuna dair değerlendirmde;
İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır. Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.
2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2015/6031, K. 2015/13494)
Somut olayda, davalı ... ... plakalı aracın işleteni olması nedeni ile kusursuz sorumluluk ilkesi çerçevesinde ve davalı ... haksız fiil hükümleri (TBK'nun 49 ve devamı) uyarınca zarardan sorumludurlar.
-Maluliyet durumuna dair değerlendirmesinde;
Davacının kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yükümlerine göre ERÜ Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan rapor almıştır.
Alınan 13/01/2025 tarihli rapora göre davacının 3 ay süreyle geçici iş göremez halde kalacağı, sürekli iş göremezlik oranının % 16 olduğu, geçici ya da sürekli bakıcı ihtiyacının bulunmadığı belirtilmiştir. Düzenlenen bu rapor dosya kapsamı ile uyumlu olması ve bu rapor ile çelişen başka bir rapor bulunmaması nedeniyle mahkememizce de hükme esas alınmıştır.
-Aktüerya hesabına ilişkin değerlendirmede;
Davacı taraf dava dilekçesinde davacının kaza tarihi itibariyle eğitimini kuaförlük üzerine almakta olduğunu, bir kuaför yanında bu mesleği idame ettirdiğini iddia etmiştir. Yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasına ilişkin 03/04/2023 tarihli tutanağa göre davacının öğrenci olduğu, her hangi bir gelirinin bulunmadığı yazılıdır. Kayseri Berberler ve Kuaförler Odası Başkanlığı'na yazılan müzekkereye verilen 31/12/2024 tarihli yazı cevabında davacı niteliğindeki bir erkek kuaförünün kazancının asgari ücret düzeyinde olacağı belirtilmiştir. Kocasinen Kaymakamlığı ...Mesleki Eğitim Merkezi'ne yazılan müzekkereye verilen 27/12/2023 tarihli yazı cevabında davacının 27/09/2022 tarihinde kuaförlük meslek dalına kayıt yaptırdığı, 14/12/2022 tarihinde SGK çıkışı yapılarak eğitim merkezi ile ilişiğinin kalmadığı bildirilmiştir. Davacı taraf asgari ücretin üzerinde gelir elde ettiğine dair başkaca delil de sunmamıştır. Tüm bu deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının kaza tarihi itibariyle asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiğinin kabulü gerekmiştir.
HMK’nun 273/1. maddesi gereği mahkememizce toplanan tüm deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; TRH 2010 yaşam tablosu ve Yargıtay içtihatlarında kabul edilen progresif rant usulü (%10 arttırma-iskonto formülü ile) ile davacıların aktüer zarar hesabının yapılması hususunda açıklamalı rapor alınmasına karar verilmiştir.
Aktüer ve adli tıp uzmanı bilirkişilerden alınan 28/08/2025 tarihli raporun değerlendirilmesinde; davacının kaza tarihinde asgari ücretten fazla gelir elde ettiğine dair bir delilin dosyaya yansımadığı, ERÜ Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından sunulan 13/01/2025 tarihli rapordaki verilere göre ve davalı sürücünün %100 kusur durumuna göre yapılan hesaplamada davacının geçici iş göremezlik zararının 25.520,40-TL, SGK kapsamına girmeyen kaçınılmaz tedavi gideri zararının 7.264,99-TL, sürekli iş göremezlik zararının ise 2.419.018,50 olduğu tespit edilmiş olup alınan rapor yöntemine uygun olduğundan mahkememizce esas alınmıştır. Davacıya ödeme yapıldığına dair bir bilgi ya da belge bulunmadığından hesaplanan tazminattan her hangi bir indirim yapılmamıştır.
Ancak yukarıda açıklandığı üzere olayda davacının müterafik kusuru bulunması nedeniyle tüm davalılar yönünden %20 oranında indirim yapılmıştır. Yine olayda hatır taşıması bulunması nedeniyle davalılar ... ve ... yönünden %20 oranında indirim yapılması gerekmiştir.
Buna göre aktüer raporunda hesaplanan 25.520,40-TL geçici iş göremezlik ve 7.264,99-TL tedavi giderine %20 oranında müterafik kusur indirimi uygulandığında 20.416,32-TL geçici iş göremezlik ve 5.811,99-TL tedavi gideri zararı oluşmaktadır. Bu tutarlara da davalılar ... ve ... yönünden hatır taşıması indirimi %20 oranı uygulandığında bu davalıların sorumluluğu 16.333,05-TL geçici iş göremezlik ve 4.649,59-TL tedavi gideri ile sınırlı olmaktadır. Mahkememizce hüküm bu minvalde kurulmuştur.
Hesaplanan 2.419.018,50-TL sürekli iş göremezlik tazminatına tüm davalılar yönünden %20 müterafik kusur indirimi uygulandığında 1.935.214,80-TL sonucuna varılmaktadır. Davalılar ... ve ... yönünden %20 hatır taşıması indirimi uygulandığında 1.548.171,86-TL davacının sürekli iş göremezlik zararı oluşmaktadır. Davalı sigorta şirketinin bu zarar kaleminden sorumluluğu ise teminat limiti olan 1.200.000,00-TL ile sınırlı olmaktadır. Hüküm mahkememizce bu minvalde kurulmuştur.
Alınan maluliyet raporuna göre davacının bakıcı ihtiyacı bulunmadığından talep konusu 50,00-TL yönünden bu talebin reddine karar verilmiştir.
-Geçici iş göremezlik zararı ve tedavi giderinin teminat kapsamı dışında olup olmadığına dair değerlendirmede;
2918 sayılı Kanun’un 98.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, “Trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", kanunun geçici 1.maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59’uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür.
Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün kanundan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Kanun’un 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçtiğinin kabulü gerekir. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir.
01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar,
1-Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri,
2-Tedaviyle ilgili diğer giderler,
3-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler,
Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir.
Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır.
Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki;
1-Bakıcı giderleri
2-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları)
3-Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir.
Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez.
Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder.
Bu halde bakıcı gideri, tedavi giderlerinin ve geçici iş göremezlik tazminatının sigorta teminatı kapsamında olduğu kabulü gerekir.
Somut olayda geçici iş göremezlik ve tedavi gideri talepleri ZMMS poliçesinin kişi başı tedavi masrafları kalemine dahil olup davalı sigorta şirketinin sorumluluk limiti 1.200.000,00-TL'dir.
-Faize ait değerlendirmede;
2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır.
Davalı gerçek kişiler yönünden ise 6098 sayılı TBKnun 117/2 maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir.
Anılan açıklamalar uyarınca somut olayda davacının 03/02/2023 tarihli yazılı başvurusunda maluliyet raporu eklememesi nedeniyle temerrüde düşürmeye yeterli bir başvuru söz konusu değildir. Ancak bu tarihten evvel 01/02/2023 tarihinde arabuluculuk başvurusunda bulunulduğundan yerleşik Yargıtay uygulaması uyarınca bu tarih itibariyle davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğünün kabulü gerekmiştir. Diğer davalılar yönünden ise vefat/kaza tarihi olan 20/01/2023 temerrüd tarihi olarak belirlenmiştir.
-Vekalet ücretine dair değerlendirmede;
Yasal düzenlemeler gereği, TBK'nun 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı red edilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceğinden, mütefarik kusur ve hatır taşıması nedeni ile yapılan indirimden dolayı red edilen kısım için davalılar yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir. (Yargıtay 17. HD.'nin 22/05/2017 gün ve 2014/24976 Esas 2017/5714 Karar sayılı emsal kararı) Ancak 50,00-TL bakıcı giderinin davacının bakıcı ihtiyacı bulunmaması nedeniyle reddine karar verildiğinden bu miktar üzerinden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KISMEN KABULÜ ile,
1-20.416,32-TL geçici iş göremezlik (davalılar ... ve ...'ın sorumluluğu 16.333,05-TL ile sınırlı olmak üzere) ve 5.811,99-TL tedavi gideri tazminatının (davalılar ... ve ...'ın sorumluluğu 4.649,59-TL ile sınırlı olmak üzere ve davalı ... Sigorta Şirketi yönünden ZMMS poliçesinin sağlık giderleri limitinden karşılanmak koşuluyla) davalı Ankara Türk Sigorta Anonim Şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 01/02/2023 tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 20/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davalılar ... ve ... yönünden fazlaya dair istemin reddine,
2-1.548.171,86-TL sürekli iş göremezlik tazminatının (davalı ... Sigorta Şirketi'nin sorumluluğu ZMMS poliçesinin sakatlanma ve ölüm teminat limitinden karşılanmak ve poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak koşuluyla) davalı Ankara Türk Sigorta Anonim Şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 01/02/2023 tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 20/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davalılar ... ve ... yönünden fazlaya dair istemin reddine,
3-Bakıcı gideri talebinin reddine,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 107.547,28-TL ilam harcından, tahsil edilen 342,24-TL peşin harç ve 6.357,08-TL ıslah harcının mahsubuna, bakiye 100.847,96-TL harcın davalılardan (davalı ... Sigorta Şirketinin 78.545,87-TL'lik kısmından sorumlu olması koşulu ile) müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul - ret oranına göre hesaplanan: 615,66-TL'lik kısmının davacıdan, 2.504,34-TL'lik kısmının davalılardan (davalı ... Sigorta Şirketinin 1.950.52-TL'lik kısmından sorumlu olması koşulu ile) müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafın yaptığı 179,90-TL başvurma harcı, 342,24-TL peşin harç, 6.357,08-TL ıslah harcı, 8.000,00-TL bilirkişi ücreti, 966,00-TL posta ücreti olmak üzere toplam 15.845,22-TL yargılama giderinin kabul - ret oranına göre hesaplanan: 12.718,55-TL'lik kısmının davalılardan (davalı ... Sigorta Şirketinin 9.905,90-TL'lik kısmından sorumlu olması koşulu ile) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 232.416,02-TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı ... Sigorta Şirketinin 181.018,21-TL'lik kısmından sorumlu olması koşulu ile) müştereken ve müteselsilen tahsili ile kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 50,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile kendisini vekille temsil eden davalılara ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin, davalılar ... ve ... vekilinin yüzlerine karşı, diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/10/2025
Katip ...
Hakim ...