T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO : ...
HAKİM : ...
KATİP :...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ : Av....
DAVALI : 2-...
VEKİLİ : Av....
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ : ...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :...
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... 02.09.2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası neticesinde sol klavikula parçalı kırığı meydana gelmesi sonucu yaralandığını, müvekkilinin meydana gelen trafik kazası neticesinde geçici ve kalıcı olarak iş göremezliğe uğradığını, davalı ... Sigorta’ya 07.11.2022 tarihli dilekçe ile başvurulduğunu, sürücüsü ...'ün sevk ve idaresindeki ... (...) plaka sayılı araç ile Kızılırmak caddesini takiben Farabi Caddesi İstikametinden gelip Eşref Bitlis Bulvarı istikametine sol şeritte seyir halinde iken Kayseri Park AVM önüne geldiğinde sağ şeritten gelen trafik akımını kontrol etmeden sağ şeride geçtiği sırada aracının sağ yan kısımlarıyla, aynı yönden gelip aynı yöne yolun sağından seyir halinde olan sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın sol yan kısımları ile çarpışması ve çarpışmadan sonra motosikletin devrilip sürüklenmesi sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda ... (...) plakalı aracın sürücüsü ...'ün meydana gelen kazada asli ve tam kusurlu olduğunu, bahsi geçen kaza akabinde ... (...) plakalı aracın sürücüsü olan ... hakkında Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı... Sor. Numaralı dosyası açıldığını beyanla davacı müvekkili adına fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik (Belirsiz alacak davası niteliğinde ve ilerde bilirkişi marifetiyle hesaplanacak bedel kadar tamamlamak üzere); kalıcı iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik 200,00 TL’nin, geçici iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik 200,00 TL’nin, tedavi sebebi ile tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar (SGK tarafından karşılanmayan ya da SUT kapsamı dışında olan ve müvekkil tarafından karşılanan) için şimdilik 100,00 TL olmak üzere toplamda 500,00 TL maddi tazminatın müşterek ve müteselsilen sorumlu olan davalılardan (sigorta şirketinden poliçe limitleri dahilinde) alınarak müvekkilime ödenmesine, , müvekkilinin yaşamış olduğu manevi zararların karşılanması adına; 200.000,00 TL manevi davalı İçişleri Bakanlığı'ndan alınarak müvekkiline verilmesine, hükmedilecek maddi ve manevi tazminatlara olay tarihinden itibaren yasal faizin işletilmesine, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; başvuru (dava) şartının usulüne uygun şekilde yerine getirilmediğini ve müvekkilinin temerrüte düşürülmediğini, davanın usulden reddini talep ettiklerini, tedavi giderinden ve geçici iş göremezlik zararından müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, davanın kabulü halinde ise; dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden, müvekkili şirket aleyhine faize, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini, kabul anlamına gelmemekle birlikte faize hükmedilmesi halinde "dava dilekçesinde yazılı miktar yönünden dava tarihinden, ıslahla artırılan miktar yönünden ise ıslah tarihinden itibaren" yasal faize hükmedilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Türkiye Noterler Birliği'ne müzekkere yazılarak, ... plakalı motosiklet ve ... (...) plakalı aracın 02/09/2022 tarihi itibariyle ve halen kayıt maliklerinin kim olduğuna dair kayıt ve belgeler celp edilmiştir.
Kayseri Emniyet Müdürlüğü Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 02/09/2022 tarihinde Kızılırmak Caddesi'ni takiben Farabi Caddesi istikametinden gelip Eşref Bitlis Bulvarı istikametinde sol şeritte seyir halinde iken Kayseri Park AVM önüne geldiğinde sağ şerite geçtiği sırada ... plakalı motosiklet ve ... (...) plakalı araç arasında yaşanan kazaya ilişkin, görüntü, fotoğraf, mobese kamerası kaydı, trafik kaza tespit tutanağı vs. Belge olup olmadığı hususlarında araştırma yapılmıştır.
... Sigorta Anonim Şirketi müzekkere yazılarak, olay tarihi itibariyle 02/09/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle açılan hasar dosyası ve poliçe örneği celp edilmiş, ... plakalı aracın 25/11/2021 başlangıç ve 25/11/2022 bitiş tarihli ZMMS ile sigortalandığı görülmüştür.
SGK Kayseri İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 02/09/2022 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle ilgili kişi ... için herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı veya maaş bağlanıp bağlanmadığı, ödeme yapılmış veya maaş bağlanmış ise rücuya tabi olup olmadığı ile rücuya tabi ise peşin sermaye kayıtlarının gönderilmesi istenilmiş, gelen yazı cevabıyla, trafik kazası sebebiyle geçici iş göremezlik ödeneğinin ödenmediği, gelir ya da maaş bağlanmadığı anlaşılmıştır.
Kayseri Devlet Hastanesi'ne, Kayseri Özel Melikgazi Hastanesi'ne ve Kapadokya Hastanesi'ne müzekkere yazılarak 02/09/2022 tarihli kazada yaralanması nedeniyle bu hastanede gördüğü tedavilere ilişkin tedavi evrakları ve tedavi cd'si celp edilmiştir.
Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın...soruşturma numaralı dosyası Uyap üzerinden celp edilmiştir.
Tabipler Odasına müzekkere yazılarak kaza tarihi itibari ile davacının mesleği göz önüne alınarak ortalama maaşının ne kadar olabileceğine ilişkin bilgi celp edilmiştir.
Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden kusur raporu alınmış, 15/02/2024 tarihli raporda özetle;
A)Sürücü ...'ün %100(Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu,
B)Davacı sürücü ...'in kusurunun bulunmadığı kanaatini bildirir rapor sunulmuştur. Raporun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin beyan dilekçesi, davalı İçişleri Bakanlığı vekili ve davalı sigorta şirketi vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.
Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Kurumu'ndan maluliyet raporu alınmış, 30/01/2024 tarihli raporda özetle;
1-İki (2) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı tıbbi şifa süresinin 2 (iki) ay olduğu,
2-Tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının %2 (yüzdeiki) olduğu yönünde kanaat bildirir rapor sunulmuştur. Raporun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin ve davalı İçişleri Bakanlığı vekili itiraz dilekçesi sundukları görüldü.
Mahkememizin 26/03/2024 tarihli duruşmasında davacı tanığı ...ın beyanı alınmıştır.
Mahkememizin 09/07/2024 tarihli duruşmasında davalı tanığı ...i'nin ve ...'nın beyanı alınmıştır.
Tüm deliller toplandıktan sonra aktüerya hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmış, aktüerya konusunda nitelikli hesaplama uzmanı ... ve adli tıp uzmanı doktor ... 11/10/2024 tarihli raporunda özetle;
Davacının dava konusu kaza sonrasında;
- Geçici iş göremezlik zararının 54.528,59 TL (Talep 100,00 TL)
- Tedavi gideri zararının 5.000,00 TL (Talep 100,00 TL)
Toplam (geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri) zararının 59.528,59 TL olduğu,
söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik)
Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 1.000.000,00 TL)
kapsamında kaldığı,
- Sürekli iş göremezlik zararının 536.958,02 TL (Talep 100,00 TL) olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limiti (kaza tarihi itibariyle X.000,00 TL) kapsamında kaldığı yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Raporun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin itiraz dilekçesi, davalı İçişleri Bakanlığı vekilinin beyan dilekçesi ve davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.
SGK'ya müzekkere yazılarak kaza tarihi itibari ile davacının iş yeri bilgileri celp edilmiştir.
Melikgazi Hastanesi'ne müzekkere yazılarak davacının kaza tarihi olan 02/09/2022 tarihinde hastanede çalıştığı dönemlere ait ücret bordları celp edilmiştir.
Kayseri Şehir Hastanesi'ne müzekkere yazılarak davacının son aldığı ücrete dair bordrolar celp edilmiştir.
Aktüerya bilirkişisinden ek rapor alınmış, 30/05/2025 tarihli ek raporda özetle;
Davacının dava konusu kaza sonrasında;
- Geçici iş göremezlik zararının 70.508,60 TL (Talep 100,00 TL)
- Tedavi gideri zararının 5.000,00 TL (Talep 100,00 TL)
Toplam (geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri) zararının 59.528,59 TL olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık'tedavi giderleri teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 1.000.000,00 TL) kapsamında kaldığı,
- Sürekli iş göremezlik zararının 1.077.547,08 TL (Talep 100,00 TL) olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limitini (kaza tarihi itibariyle 1.000.000,00 TL) aştığı, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğu yönünde kanaatini bildirmiştir. Ek raporun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin beyan dilekçesi, davalı Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü vekilinin beyan dilekçesi, davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.
Davacı vekilinin 02/07/2025 tarihli bedel artırım dilekçesi sunduğu, harcını tamamladığı, dilekçenin taraflara sunulduğu, bedel artırıma karşı davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin itiraz dilekçesi, davalı İç İşleri Bakanlığı vekilinin itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava trafik kazasından kaynaklanan geçici ve kalıcı iş göremezlik zararı, SGK ödemesi kapsamında olmayan tedavi gideri zararı tazminatı ile manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir. Zira dava ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ile araç malikine karşı açılmıştır.
Dava değeri dikkate alınarak 6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca dava dosyasında yargılama tek hakim tarafından basit yargılama usulüne göre yürütülerek sonlandırılmıştır.
Dava dosyasının tetkikinde kazaya karışan ... plakalı aracın trafik kaza tespit tutanağında Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü adına tescil edildiğinin görüldüğü, kamu tüzel kişileri, görevleri bakımından kamu otoritesini temsil eden tüzel kişiler olup; kanunla yada kanunun verdiği yetkiye dayanılarak idare tasarrufu ile kurulur olduğu (Anayasa md. 123; MK. 52), taraf ehliyetine de kamu tüzel kişilerinin sahip olduğu, Devlet tüzel kişiliğine (Bakanlıklara) bağlı ve ayrı tüzel kişiliği bulunmıyan genel müdürlüklerin ve kuruluşların ise, taraf ehliyeti olmadığı; bunların işlemleri ile ilgili davaların bağlı bulundukları bakanlıklara karşı (veya bakanlıklar adına) açılmalarının gerektiği, buna rağmen, Bakanlıklara bağlı ve ayrı tüzel kişiliği bulunmayan genel müdürlüklere veya kuruluşlara karşı dava açılırsa; dava bu genel müdürlüklerin veya kuruluşların taraf ehliyeti (tüzel kişiliği) olmaması nedeniyle reddedilemeyeceği, çünkü, davacının amacının Devlet tüzel kişiliğini (ilgili bakanlığı) dava etmek olduğu, davacının davasını yanlış kuruluşa yöneltmekle, hasımda değil; temsilci de yanılmış olduğu görülmekle davanın İçişleri Bakanlığı'na yöneltilmesi için davacı yana süre verilmiş, yukarıdaki dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü'ne tebligat çıkarılmamış, davacı tarafından davanın İçişleri Bakanlığı'na yöneltilmesi üzerine de Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü'nün yerine davalı olarak İçişleri Bakanlığı'na tebligat çıkarılmış, anılan Bakanlığı temsilen Hazine vekili duruşmalara katılmıştır.
Taraflar arasında uyuşmazlık noktaları;
02/09/2022 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne oranda kusurlu olduğu, bu kaza nedeni ile davacının geçici ve sürekli iş göremezlik zararı, tedavi gideri zararı ve manevi zararı bulunup bulunmadığı, varsa davalıların bu zarardan sorumlu olup olmadığı, davalı T.C. İç İşleri Bakanlığı vekilinin ve davalı sigorta şirketi vekilinin davalı sigorta şirketinin KTK'nun 97. maddesi uyarınca dava şartı yokluğuna ilişkin itirazının kabul edilebilir olup olmadığı konularında toplanmaktadır.
KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde;
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir."
Somut uyuşmazlıkta, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk poliçesiyle sigortalı olduğundan eldeki davada davacının, davalı sigorta şirketine başvurduğu ve burada hasar dosyasının açıldığı, dolayısıyla davacının yasada öngörülen sigortaya başvuru koşulunu yerine getirdiği sonucuna ulaşılmıştır.
Kusur durumunun değerlendirmesinde;
02/09/2022 günü sürücü polis memurunun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı polis aracı ile Farabi Caddesinden Eşref Bitlis Bulvarı istikametine doğru seyir halinde iken olay mahalline geldiği sırada aracının sağ kısımları ile aynı yönde gelen ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın sol yan kısımlarının çarpışması sonucu dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir.
Olay mahalli 7 metre genişliğinde, iki şeritli, bölünmüş, cadde, düz, zeminin asfalt, kuru, havanın açık,görüşün açık,kaza yerindeki azami hız limitinin 50 km/s, vaktin gündüz, mahallin meskun olduğu, çarpma noktasının sağ şerit üzerinde olduğu, 38 DB 495 plaka sayılı motosikletin 8 metre sürüklenme izi bulunduğu belirtilmiştir.
Sürücü ... ifadesinde özetle:"... 02.09.2022 günü saat 16.46 sıralarında kullanmış olduğum ... plakalı Fiat Ega marka beyaz renkli araç ile Alpaslan Mahallesi Kızılırmak Caddesi üzerinden Kayseri park istikametine giden teknik takibimizde olan bir aracı takip ediyorduk. Kayseri park alış veriş merkezi üzerinde bulunan ışıklı kavşağa yaklaştığımızda takibimizde olan araç yol üzerinde park alanına manevra yaparak girmeye çalıştı. Bende kullandığım araç ile sağ şeride doğru geçiş yaptığım esnada , sonradan plakasını ... plakalı Sarı renkli motosiklet kullanıcısı olan ... bulunduğum aracın sağ arka kapı kısmına çarptı... "şeklinde belirtmiştir.
Davacı sürücü ... ifadesinde özetle:"... ... plaka sayılı motosikletle Alparslan Mh. Kızılırmak Cd. Yıldırım Beyazıt istikametine doğru sağ şeritten seyir halinde iken Kayseri Park yanına geldiğimde sol şeritten seyir halinde olan plakasını bilmediğim bir araç sağ tarafa direksiyonu birden önüme kırdı, ben duramayarak bu araca arka sağ kapıdan çarptım... "şeklinde belirtmiştir.
Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden kusur raporu alınmış, 15/02/2024 tarihli raporda özetle;
A)Sürücü ...'ün %100(Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu,
B)Davacı sürücü ...'in kusurunun bulunmadığı kanaatini bildirir rapor sunulmuştur. Raporun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin beyan dilekçesi, davalı İçişleri Bakanlığı vekili ve davalı sigorta şirketi vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.
Bu rapor, dosya kapsamındaki trafik kaza tespit tutanağı, hasar dosyası, tanık anlatımları, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın...soruşturma sayılı dosyası ve diğer deliller ve olayla uyumlu, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Mütefarik kusura ilişkin değerlendirmede;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır.
Buna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (Kılıçoğlu, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418)
Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığında, davacıların müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.
Dosya kapsamında bulunan trafik kaza tespit tutanağı, hasar dosyası, tanık anlatımları, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası, ile diğer deliller dikkate alındığında davacının mütefarik kusurlu sayılmasını gerektirici delil bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve tedavi gideri zararına ilişkin değerlendirmede;
6098 sayılı TBK'nun 49. maddesinde kasdi veya ihmali kusurlu bir eylemle haksız fiile maruz kalınması halinde kusurlu hizmet ve eylemin hukuki sorumluluğu; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklinde düzenlenmiştir.
Haksız fiil nedeniyle varsa uğranılan zararın ve kusurun ispatına ilişkin TBK'nun 50. maddesi uyarınca; "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklinde düzenlenmiştir.
Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin maddi tazminat hususunda TBK'nun 51. maddesindeki düzenlemeye göre "Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler..." şeklinde düzenlenmiştir.
Haksız fiil nedeniyle (kasdi veya ihmali kusur sorumluluğu sebebiyle) bedensel zarar gerçekleşmiş ise 6098 TBK'nun 54. maddesi uyarınca tazminat konusu olabilecek hususlar; "Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." dır.
Geçici iş göremezlik zararının, kazanç getiren bir işte çalışması yahut çalışma imkânı bulunmakla beraber, yaralanması nedeniyle iyileşmesi süresi içerisinde çalışamaması nedeniyle uğranılan zararlara karşı talep edilebileceği Yargıtay içtihatlarında kabul edilmiştir. Bu nedenle çalışma çağında olmayan kişilerin geçici iş göremezlik zararı oluşmayacağından, bu kapsamda tazminat talep edilemez.
Sürekli iş göremezlik zararı, bedensel bütünlüğü ihlal edilen kişinin organ yitimi veya organ zayıflaması suretiyle çalışma gücünün sürekli olarak, kısmen veya tamamen kaybına ilişkin zarardır (Akın, 2022:15). Sürekli tam iş göremezlik halinde kişi beden gücünü tamamen yitirmektedir. Zarar gören kişi bu sebeple çalışamamakta ve hayatı boyunca kazanç elde edememektedir (Özyurt, 2017:15).
Çalışma gücünün azalması ya da yitirilmesinden doğan kayıplar; daimi iş gücü kaybı ya da sürekli işgöremezlik zararları olarak da ifade bulmaktadır. Bu kayıplar tedavi sürecinin sonunda tam şifa bulamamış olan zarar görenin, nispeten iyileşmiş de olsa çalışma gücünde belirli bir eksilmeyi ortaya çıkaracak nitelikte zarar görenin ruh sağlığında veya bedeninde meydana gelen eksilmelerden kaynaklanmaktadır. Sürekli iş göremezlik kısmi ve tam iş göremezlik olarak gerçekleşebilir. Örnek verecek olursak umumi felç, iki gözün de kör olması, her iki elin de kaybı ve benzeri haller tam sürekli iş göremezlik halleridir. Bu tip ağır haller dışındaki sürekli iş göremezlik halleri de kısmi iş göremezlik olarak ifade edilmektedir.
2918 sayılı Kanun’un 98.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, “Trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", kanunun geçici 1.maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59’uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür.
Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün kanundan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Kanun’un 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçtiğinin kabulü gerekir. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir.
Yargıtay uygulamalarına göre, maluliyet raporu adli tıp uzmanları tarafından düzenlenmeli ve maluliyet oranı kaza tarihindeki mevzuata uygun olarak belirlenmelidir.
"Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan" başlığı altında düzenlenen TBK'nun 54. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücü kaybı da bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 ila 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne, İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01/06/2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri, yaralananın çocuk olması halinde ise 20/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerekmektedir.
Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Kurumu'ndan maluliyet raporu alınmış, 30/01/2024 tarihli raporda özetle;
1-İki (2) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı tıbbi şifa süresinin 2 (iki) ay olduğu,
2-Tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının %2 (yüzdeiki) olduğu yönünde kanaat bildirir rapor sunulmuştur. Bu rapor, dosya kapsamındaki delillerle örtüştüğü, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmiş ve bu rapor mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Aktüer bilirkişi raporuna ilişkin değerlendirmede;
Tüm deliller toplandıktan sonra aktüerya hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmış, aktüerya konusunda nitelikli hesaplama uzmanı ... ve adli tıp uzmanı doktor ... 11/10/2024 tarihli raporunda özetle;
Davacının dava konusu kaza sonrasında;
- Geçici iş göremezlik zararının 54.528,59 TL (Talep 100,00 TL)
- Tedavi gideri zararının 5.000,00 TL (Talep 100,00 TL)
Toplam (geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri) zararının 59.528,59 TL olduğu,
söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik)
Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 1.000.000,00 TL)
kapsamında kaldığı,
- Sürekli iş göremezlik zararının 536.958,02 TL (Talep 100,00 TL) olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limiti (kaza tarihi itibariyle X.000,00 TL) kapsamında kaldığı yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Raporun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin itiraz dilekçesi, davalı İçişleri Bakanlığı vekilinin beyan dilekçesi ve davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.
SGK'ya müzekkere yazılarak kaza tarihi itibari ile davacının iş yeri bilgileri celp edilmiştir.
Melikgazi Hastanesi'ne müzekkere yazılarak davacının kaza tarihi olan 02/09/2022 tarihinde hastanede çalıştığı dönemlere ait ücret bordları celp edilmiştir.
Kayseri Şehir Hastanesi'ne müzekkere yazılarak davacının son aldığı ücrete dair bordrolar celp edilmiştir.
Aktüerya bilirkişisinden ek rapor alınmış, 30/05/2025 tarihli ek raporda özetle;
Davacının dava konusu kaza sonrasında;
- Geçici iş göremezlik zararının 70.508,60 TL (Talep 100,00 TL)
- Tedavi gideri zararının 5.000,00 TL (Talep 100,00 TL)
Toplam (geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri) zararının 59.528,59 TL olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık'tedavi giderleri teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 1.000.000,00 TL) kapsamında kaldığı,
- Sürekli iş göremezlik zararının 1.077.547,08 TL (Talep 100,00 TL) olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limitini (kaza tarihi itibariyle 1.000.000,00 TL) aştığı, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğu yönünde kanaatini bildirmiştir.
Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarihli,...Esas vevKarar sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK'nun 90. ve 92. maddelerinde "Genel Şartlara" atıf yapan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar 09/10/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasıyla birlikte, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nce zarar görenlerin cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplanmasında TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi benimsenmiş olup TRH 2010 yaşam tablosunun uygulamasından vazgeçilmemiştir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 22/12/2020 tarihli, 2019/5206 Esas ve 2020/8874 Karar sayılı ilamı).
Yukarıda sözü edilen tüm nedenlerden ötürü aktüer bilirkişinin raporundaki hesaplama yönteminin Yargıtay'ın istikrar kazanmış yerleşik uygulamaları doğrultusunda olduğu dikkate alınarak davalıların aksine itirazlarına itibar edilmemiştir.
Davalıların sorumluluğuna ilişkin değerlendirmede;
Bilindiği üzere; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1. maddesinde, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."; 85/son. maddesinde ise, "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiştir. Yine, aynı sorumluluk olgusu Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de benzer düzenlemeye yer verilmiştir.
Dosya kapsamına göre davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin kazaya neden olan ... plaka sayılı aracın ZMMS sigortacı olduğundan ZMMS poliçesi nedeniyle, davalı T.C. İç İşleri Bakanlığı (Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü)'nın kazaya neden olan ... plaka sayılı aracın sahibi olduğundan işleten sıfatı nedeniyle haksız fiil hükümlerine göre meydana gelen zararlardan sorumluluğunun bulunduğu değerlendirilmiştir.
Müteselsil sorumluluğu ilişkin değerlendirmede;
Müteselsil sorumluluğa ilişkin hukuki sonuçlar 6098 sayılı Kanun'un 61, 62, 106, 155, 162, 163, 166, 168. maddelerinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı Kanun hükümleri uyarınca müteselsil sorumluluğun hukuki sonuçları vardır.
Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. (6098 sayılı Kanun 162/1) Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder. (6098 sayılı Kanun 163/2)
Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir. (6098 sayılı Kanun 163/1)
Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur. (6098 sayılı kanun 166/1) Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır. (6098 sayılı Kanun 166/3) Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur (6098 sayılı Kanun 168/1) ve alacaklının hakları ona geçer. Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemez.
Eldeki davada davalılar arasında müteselsil sorumluluk söz konusudur.
Temerrüt tarihi yönünden yapılan değerlendirmede;
Davalı sigorta şirketleri kazaya neden olan araçların ZMMS sigortacısı olup, 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın B 2/a maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Bu durumda, ilke olarak davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmış ise bundan 8 iş günü sonrasında, başvuru yapılmamış ise dava tarihi itibarıyla, belirlenen tazminat alacağının tamamı için anılan tarihlere uygun faiz uygulanması gerekir.
Trafik kazaları haksız fiil niteliğinde olup somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Haksız fiilin faili ihtara veya ihbara gerek olmaksızın zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylemin işlendiği tarihten itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Haksız fiil faili olan borçlu temerrüde düştüğünden artık faiz haksız fiil tarihinden itibaren ve yasal faiz istenebilir. Buna göre eldeki davada işleten ve sürücü olan diğer davalılar T.C. İç İşleri Bakanlığı (Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü) hükmedilen tazminatlardan trafik kaza tarihinden itibaren faizi ile birlikte sorumlu olduğu değerlendirilmiştir.
Faize ilişkin değerlendirmede;
Dava dilekçesinde hükmedilecek maddi tazminata ticari faiz işletilmesi, hükmedilecek manevi tazminata yasal faiz işletilmesi talep edilmiş, kazaya karışan bu aracın trafik kaydında kullanım şeklinin hususi yolcu nakline ilişkin olduğu, İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis aracı olarak kullanıldığı ve ticari araç olmadığı dikkate alınarak hükmedilen maddi tazminata ticari faiz yürütülemeyeceğinden, yasal faize hükmedilmesi gerekmiştir.
Dava konusu edilen manevi zarar istemlerine ilişkin değerlendirmede;
02/09/2022 tarihli trafik kazasında yaralanmasından dolayı davacı ... manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Zaman itibarı ile somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesinde "Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünü zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedelsel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarında da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir.
6098 sayılı TBK'nun 56. hükümlerine göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Dosya kapsamı ve toplanan bütün delilere göre kazanın oluş şekli, kusur ve maluliyet raporu bu nedenle davacının 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesinin 2. fıkrası uyarınca manevi tazminat talep etmekte haklı olduğu kanaatine varılmıştır. Bu olay nedeniyle davacının yaralanması, davacının kusurunun olmaması, davacının duyduğu elem ve üzüntüler, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihine göre paranın alım gücü ve hakkaniyet ilkeleri, TBK'nun 56. maddesinin hükmü ve az yukarıda sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı bir arada değerlendirildiğinde davacının manevi tazminat talebinde haklı olduğu değerlendirilmiş ve meydana gelen trafik kazasının oluş şekli, olay tarihi, kazanın oluşumundaki kusur durumu, bu kaza neticesinde davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 100.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan 02/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar T.C. İç İşleri Bakanlığı (Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü)dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, sübut bulmaması nedeniyle davacının davalılar T.C. İç İşleri Bakanlığı (Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü) hakkındaki fazlaya ilişkin manevi tazminata ilişkin isteminin reddine karar vermek gerektiği kanaati oluşmuştur.
Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;
Dosya kapsamı ve toplanan bütün delilere ve davacı ile davalı sigorta arasında düzenlenen protokole göre kazanın oluş şekli, kazanın oluşumunda Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'ndan alınan kusur raporu, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan iş göremezlik raporu ile Aktüer Bilirkişi tarafından düzenlenen dikkate alınarak davacının sürekli iş görememezlik zararına ilişkin maddi tazminat davasının kabulü ile 77.547,08 TL'nin davalı T.C. İç İşleri Bakanlığı (Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü)nın trafik kaza tarihi olan 02/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olması ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... Sigortaya karşı açılan davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına ve davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 100.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan 02/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar T.C. İç İşleri Bakanlığı (Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü)'dan alınarak davacıya verilmesine, sübut bulmadığından dolayı davacının davalılar T.C. İç İşleri Bakanlığı (Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü) hakkındaki fazlaya ilişkin manevi tazminata ilişkin isteminin reddine karar verilmesi gerektiği yönünde vicdani kanaat ve görüşe varılmıştır.
Vekalet ücreti taktiri sırasında yapılan değerlendirmede;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2. maddesinde "Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." hükmü yer almaktadır. Bu husus dikkate alınmak suretiyle ret edilen talep yönünden vekalet ücretine hükmedilmiştir.
- Yargılama giderine ilişkin değerlendirmede;
Anayasa Mahkemesi Başkanlığı tarafından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 326. maddesinin ikinci fıkrasının Anayasa’ya aykırılığı iddiasıyla iptaline ilişkin 2024/29 E. 2024/226 K. sayılı ve 25/12/2024 tarihli kararı 14.03.2025 tarihinde 32841 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. HMK'nun 326/2 maddesinde yer alan; ''Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.'' hükmünü "manevi tazminat davaları" yönünden Anayasa'nın 13. ve 36. maddelerine aykırılık teşkil etmesi sebebiyle AYM tarafından iptaline oyçokluğuyla karar verilmiştir. İptal ve muhtemel hak ihlallerine sebebiyet vermemek için yargılama gideri davalı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davacının sürekli iş göremezlik, maddi tazminat davasının KABULÜ ile 77.547,08 TL maddi tezminatın trafik kaza tarihi olan 02/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olması koşuluyla davalı İç İşleri Bakanlığından alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, 100.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan 02/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olması koşuluyla davalı İç İşleri Bakanlığından alınarak davacıya verilmesine,fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine,
3-Davalı ... Sigortaya karşı açılan davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına,
4-Maddi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 5.297,24-TL karar ve ilam harcından davacıdan peşin olarak alınan 684,81-TL peşin dava harcı ile 3.930,00-TL ıslah harcı ve 7,00-TL tamamlama olmak üzere toplam 4.624,81-TL'nın mahsubu ile eksik 672,43-TL karar ve ilam harcının davalı İç İşleri Bakanlığından alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Manevi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 6.831,00-TL karar ve ilam harcının davalı İç İşleri Bakanlığından alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalı İç İşleri Bakanlığından alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
7-Davacı tarafından peşin yatırılan 179,90-TL başvurma harcı, 684,81-TL peşin harç, 3.930,00-TL ıslah harcı ve 7,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 4.801,71-TL harcın davalı İç İşleri Bakanlığından alınarak davacı tarafa verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan, ATK masrafı 3.375,00-TL, bilirkişi ücreti 7.000,00-TL, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri 1.759,75-TLolmak üzere toplam 12.134,75-TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 7.762,61-TL'sinin davalı İç İşleri Bakanlığından alınarak davacıya verilmesine, bakiyesi kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
9- Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan posta, tebligat gideri olmak üzere 94,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre hesaplanan 33,87-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin iş bu davalı üzerinde bırakılmasına,
10-Maddi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden: karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı İç İşleri Bakanlığından alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
11-Manevi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden: karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı İç İşleri Bakanlığından alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
12-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
13-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/10/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır