T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO : ...
HAKİM :...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1-...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 2- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 3- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 4-...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ : ...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile, Gökkent Mahallesi, Nalcık Bulvarını takiben Gaffar Okan Bulvarı üzerinden gelip, Sivas Bulvarı istikametine doğru seyri sıralarında olay yeri Mimarsinan Köprülü Kavşağa giriş yaparken önünde tekeri patladığını, sol şeritte duraklayan ... plakalı araca çarpmadan sağa doğru manevra yapan sürücü ...'nın idaresindeki ... plakalı aracın sol arka kaporta kısımlarına, aracının ön kısımları ile çarpışması ile en arkadan seyreden sürücü ...'ün idaresindeki ve içerisindeki yolcu olarak bulunan müvekkili Şengül Karabudak'ın bulunduğu ... plakalı otomobilin ön kısımları ile önünde kazaya karışan sürücü ...'un idaresindeki ... plakalı aracın arka kaporta kısımlarına çarpması neticesinde meydana gelen üç araçlı, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada 16/12/2022 tarihli trafik bilirkişi raporu doğrultusunda ...plakalı araç sürücüsü ...'un ve ... plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu, ... plakalı araç sürücüsünün tali kusurlu olduğunu, müvekkilinin meydana gelen kazada müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını, müvekkilinin ... plakalı araç içerisinde yolcu olduğunu beyanla meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinin uğramış olduğu kalıcı-geçici iş göremezlikten müteselsilen sorumlu olan davalı ... Sigorta A.Ş. , ... Sigorta A.Ş. Ve ... Sigorta A.Ş.'den fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 200,00-TL kalıcı, 200,00-TL geçici iş göremezlik, 100,00-TL tedavi giderleri tazminatı olmak üzere toplamda şimdilik 500,00-TL maddi tazminata ve 100.000,00-TL manevi tazminata hükmedilecek maddi-manevi tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesini, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle usule ilişkin yetki, husumet, işbölümü, zamanaşımı, hak düşürücü süre, görev, hukuki yarar ve dava şartı yokluğu yönünden itirazlarını sunduklarını, hasar başvurusunda sunulması gereken evrakların genel şartlar gereği tam ve eksiksiz şekilde sunulmadığını, bu nedenle müvekkili şirketçe başvuru sahibine ödeme yapılamadığını müvekkili şirketin poliçe kapsamında davacının tedavi giderlerinden, geçici iş göremezlik ile bakıcı giderine ilişkin tazminat kalemlerinden sorumlu olmadığını beyanla haksız ve hukuka aykırı davanın usulden reddine, talebin kabul görmediği takdirde esastan reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, müvekkili sigorta şirketine başvuru yaparken ZMMS kapsamında tüm evraklar iletilmediğinden, usulüne uygun başvuru olmadığından, müvekkili şirketin temerrüte düştüğünden bahsetmenin mümkün olmadığını, tedavi gideri ve geçici iş göremezlik zararından müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, davanın kabulü halinde ise; dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden, müvekkili şirket aleyhine faize, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini, kabul anlamına gelmemekle birlikte faize hükmedilmesi halinde "dava dilekçesinde yazılı miktar yönünden dava tarihinden, ıslahla artırılan miktar yönünden ise ıslah tarihinden itibaren" yasal faize hükmedilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından dava açmadan önce müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, müvekkili şirketin poliçe kapsamında sorumluluğunun, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu beyanla davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise haksız davanın reddine, aleyhe hüküm kurulması halinde dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu tutulmasına, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin önündeki aracın önünde tekerinde sorun yaşayan bir araç olması nedeniyle müvekkili ve önündeki aracın sağa doğru geçiş yaparken en arkadaki aracın hızını yavaşlatmadan ve takip mesafesini korumaması nedeniyle müvekkiline çarptığını, müvekkilinin de çarpmanın etkisi ile öndeki araca vurduğunu, kaza tutanağının gerçeği yansıtmadığını, bu nedenle 3 lü çarpma durumu olup hatta müvekkilinin önündeki araca çarpması da kendisine arkadan çarpılması sonrasında olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... soruşturma sayılı dosyası uyap sisteminden celp edilmiştir.
Kayseri 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir.
Davacının nüfus kayıt tablosu örneğinin Uyap sisteminden çıkarılarak dosya arasına alınmıştır.
Davacı...'ın ve davalı ...'un ekonomik, sosyal ve gelir durumları hususunda ilgili emniyet birimlerine müzekkere yazılarak araştırma yapılmıştır.
... Noterler Birliği'ne müzekkere yazılarak ... plakalı, ... plakalı, ... ve ... plaka sayılı araçların kaza tarihi olan 06/09/2022 tarihli kaza tarihinde kimin adına tescilli olduğu sorulmuş, bu araçların araç tescil kaydı celp edilmiştir.
Kayseri Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 06/09/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasına ilişkin kamera kaydı olması halinde CD formatında gönderilmesi istenilmiş, gelen yazı ile, kameraların 30 gün süre ile kayıt yaptığı, arşiv kayıtlarında da konuyla ilgili görüntünün tespit edilemediği bildirilmiştir.
Kayseri Devlet Hastanesi'ne müzekkere yazılarak davacının 06/09/2022 tarihinde trafik kazası nedeniyle yaralanmasından dolayı bu hastanede gördüğü tedavi evrakları ve tedavi cd'leri celp edilmiştir.
... Sigorta Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak, ... Sigorta A.Ş. nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracın 06/09/2022 tarihinde Kayseri İli'nde meydana gelen trafik kazasında davacı...'ın yaralanması nedeniyle, geçici ve sürekli iş görmezlik zararı ve tedavi gideri zararı nedeniyle ... Sigorta A.Ş.'ne başvuruda bulunup bulunmadığının, başvuru tarihi ve akıbeti sorulmuş, gelen yazı cevabıyla, poliçe ve konuya ilişkin evrakların gönderildiği ve ... plakalı aracın 07/01/2022 başlangıç ve 07/01/2022 bitiş tarihli ZMMS ile sigortalandığı görülmüştür.
... Sigorta A.Ş. Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak, ... poliçe numarası ile ... Sigorta A.Ş. nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracın 06/09/2022 tarihinde Kayseri İli'nde meydana gelen trafik kazasında davacı ...'ın yaralanması nedeniyle, geçici ve sürekli iş görmezlik zararı ve tedavi gideri zararı nedeniyle ... Sigorta A.Ş.'ne başvuruda bulunup bulunmadığı, başvuru tarihi ve akıbetinin sorulmuş, gelen yazı cevabıyla, poliçe ve hasar dosyasının gönderildiği, incelenmesinde, ... plakalı aracın 31/10/2021 başlangıç ve 31/10/2022 bitiş tarihli ZMMS ile sigortalandığı görülmüştür.
... Sigorta Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak, ... Sigorta A.Ş. nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracın 06/09/2022 tarihinde Kayseri İlinde meydana gelen trafik kazasında davacı Şengül Karabudak'ın yaralanması nedeniyle, geçici ve sürekli iş görmezlik zararı ve tedavi gideri zararı nedeniyle ... Sigorta A.Ş.'ne başvuruda bulunup bulunmadığı, başvuru tarihi ve akıbeti sorulmuş, gelen yazı cevabıyla, poliçe ve konuya ilişkin evrakların gönderildiği, ... plakalı aracın 23/08/2022 başlangıç ve 23/08/2023 bitiş tarihli ZMMS ile sigortalandığı görülmüştür.
Mahkememizin 09/07/2024 tarihli duruşmasında davacı tanığı ... ve davalı tanığı...'nın beyanı alınmıştır.
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ... Bilim Dalına davacının sevki yapılarak maluliyet hususunda rapor alınmış, 05/08/2024 tarihli raporda özetle;
1-Dört (4) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı (tıbbi şifa süresi 4 (dört) ay olduğu,
2-Tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının 63 (yüzdeüç) olduğu,
3-Mevcut evrak içeriğinden trafik kazasıyla ilgili SGK kapsamında olmayan tedavi masrafı tespit edilmediği yönünde değerlendirme yapılmıştır. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin itiraz dilekçesi, davalı ... Sigorta vekilinin beyan dilekçesi, davalı ... Sigorta vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi, davalı ... Sigorta vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi, davalı ... vekilinin itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.
Dava dosyası Ankara Adli Tıp Kurumu'na gönderilerek kusur rapor alınmış, 04/11/2024 tarihli raporda özetle;
A) Sürücü ...'nın kusursuz olduğu,
B) Davalı sürücü ...'un %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu,
C) Sürücü ...'ün %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu yönünde değerlendirme yapılmıştır. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davalı ... Sigorta vekilinin beyan dilekçesi, davalı ... Sigorta vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi, davalı ... Sigorta vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi, davalı ... vekilinin itiraz dilekçesi, davacı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.
Mahkememizce alınan ATK raporuna tarafların vaki itirazları ve talepleri ile bu rapor ile Kayseri 16. Asliye Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası tarafından alınan rapor ile Kayseri CBS'nin... sayılı dosyasında alınan raporlar arasında çelişki bulunduğu görülmekle bu konularda HMK'nun 266.maddesi gereğince yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının Karayolları Fen heyeti üyeleri arasından re'sen seçilecek 3 kişilik Trafik- Makine Mühendisi bilirkişi kuruluna tevdine karar verilmiş, dava dosyası talimat yoluyla Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmiş ve Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... talimat sayılı dosyası ile alınan, Karayolları Fen Heyeti üyeleri arasından seçilen makine mühendisi bilirkişi heyeti 11/02/2025 tarihli raporunda özetle;
-... plakalı araç sürücüsü ...’ın aracının sağ arka lastiğinin patlaması sonucu gerekli trafik işaretlemeleri yapmamasının arkadan gelen araçların kazaya karışması ile ilgili illiyet bağının olmaması nedeni ile olayda kusursuz olacağı,
-... plakalı araç sürücüsü ...’un ... plakalı araca arkadan çarpması olayda %100 ( yüze yüz) oranında kusurlu olacağı,
-... plakalı araç sürücüsü ...’ün ... plakalı araca arkadan çaptığı olayda %100( yüzde yüz) oranında kusurlu olacağı,
-... plakalı araç sürücüsü ...’ın olayda kusursuz olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Raporun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davalı...vekilinin beyan dilekçesi, davalı ... vekilinin beyan dilekçesi, davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin beyan dilekçesi, davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi ile davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.
Tüm deliller toplandıktan sonra aktüerya hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmış, aktüerya ve adli tıp uzmanı bilirkişi 28/08/2025 tarihli raporunda özetle;
Davacının dava konusu kaza sonrasında;
- Geçici iş göremezlik zararının 22.512,50 TL (Talep 200,00 TL)
- Tedavi gideri zararının 3.464,00 TL (Talep 100,00 TL)
Toplam (geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri) zararının 25.976,50 TL olduğu, söz konusu zararın davalı ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi teminat limitleri (kaza tarihi itibariyle 1.000.000,00 TL) kapsamında kaldığı, dava dilekçesinde zararın müştereken ve müteselsilen tahsilinin talep edilmesi sebebiyle sigorta şirketlerinin kusur oranları nispetinde bir birlerine ve diğer zarar sorumlularına rücu hakları saklı kalmak kaydıyla sorumluluklarının ayrı ayrı 25.976,50-TL ile sınırlı olduğu,
- Sürekli iş göremezlik zararının 235.281,17 TL (Talep 200.00 TL) olduğu, söz konusu zararın davalı ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limitleri (kaza tarihi itibariyle 1.000.000,00 TL) kapsamında kaldığı, dava dilekçesinde zararın müştereken ve müteselsilen tahsilinin talep edilmesi sebebiyle sigorta şirketlerinin kusur oranları nispetinde bir birlerine ve diğer zarar sorumlularına rücu hakları saklı kalmak kaydıyla sorumluluklarının ayrı ayrı 235.000,00 TL ile sınırlı olduğu yönünde kanaat bildirilmiştir. Raporun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi, davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin beyan dilekçesi ve davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi, davalı ... vekilinin itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.
Davacı vekilinin 08/10/2025 tarihli ıslah dilekçesi sunduğu, harcını tamamladığı, ıslah dilekçesinin davalılara tebliğ edildiği, ıslaha karşı davalı ... vekilinin beyan dilekçesi, davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin itiraz dilekçesi, davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi, davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava trafik kazasından kaynaklanan geçici ve kalıcı iş göremezlik zararı, SGK ödemesi kapsamında olmayan tedavi gideri zararı tazminatı ile manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir. Zira dava ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ile araç malikine karşı açılmıştır.
Dava değeri dikkate alınarak 6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca dava dosyasında yargılama tek hakim tarafından basit yargılama usulüne göre yürütülerek sonlandırılmıştır.
Taraflar arasında uyuşmazlık noktaları;
06/09/2022 tarihinde ..., ... plaka sayılı ve ... plakalı davacınında içerisinde yolcu olarak bulunduğu araçların karıştığı trafik kazası neticesinde kusur durumlarının ne olduğu, davalıların davacının kalıcı iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri taleplerinden sorumlu olup olmadıkları, davalı ...'un davacının manevi tazminat talebinden sorumlu olup olamayacağı, maddi ve manevi tazminatlarına faiz uygulanıp uygulanmayacağı, uygulanması halinde faiz tarihinin başlangıcının hangi tarih olacağı, sigorta şirketlerine başvuru evraklarının tam olup olmadığı, davacı aleyhine müterafik kusur indirimi, hatır taşıması indirimi uygulanıp uygulanmayacağı hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde;
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir."
Somut uyuşmazlıkta, kazaya karışan araçların davalı sigorta şirketleri nezdinde zorunlu ve ihtiyari mali sorumluluk poliçesiyle sigortalı olduğundan eldeki davada davacının, davalı sigorta şirketlerine başvurduğu ve burada hasar dosyasının açıldığı, dolayısıyla davacının yasada öngörülen sigortaya başvuru koşulunu yerine getirdiği sonucuna ulaşılmıştır.
Kusur durumunun değerlendirmesinde;
Dava dosyası Ankara Adli Tıp Kurumu'na gönderilerek kusur rapor alınmış, 04/11/2024 tarihli kusur raporunda özetle;
A) Sürücü ...'nın kusursuz olduğu,
B) Davalı sürücü ...'un %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu,
C) Sürücü ...'ün %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu yönünde değerlendirme yapılmıştır. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davalı ... Sigorta vekilinin beyan dilekçesi, davalı ... Sigorta vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi, davalı ... Sigorta vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi, davalı ... vekilinin itiraz dilekçesi, davacı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.
Mahkememizce alınan ATK raporuna tarafların vaki itirazları ve talepleri ile bu rapor ile Kayseri 16. Asliye Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası tarafından alınan rapor ile Kayseri CBS'nin... sayılı dosyasında alınan raporlar arasında çelişki bulunduğu görülmekle bu konularda HMK'nun 266.maddesi gereğince yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının Karayolları Fen heyeti üyeleri arasından re'sen seçilecek 3 kişilik Trafik- Makine Mühendisi bilirkişi kuruluna tevdine karar verilmiş, dava dosyası talimat yoluyla Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmiş ve Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/296 talimat sayılı dosyası ile alınan, Karayolları Fen Heyeti üyeleri arasından seçilen makine mühendisi bilirkişi heyeti 11/02/2025 tarihli raporunda özetle;
-... plakalı araç sürücüsü ...’ın aracının sağ arka lastiğinin patlaması sonucu gerekli trafik işaretlemeleri yapmamasının arkadan gelen araçların kazaya karışması ile ilgili illiyet bağının olmaması nedeni ile olayda kusursuz olacağı,
-... plakalı araç sürücüsü ...’un ... plakalı araca arkadan çarpması olayda %100 ( yüze yüz) oranında kusurlu olacağı,
-... plakalı araç sürücüsü ...’ün ... plakalı araca arkadan çaptığı olayda %100( yüzde yüz) oranında kusurlu olacağı,
-... plakalı araç sürücüsü ...’ın olayda kusursuz olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Bu rapor, dosya kapsamındaki trafik kaza tespit tutanağı, hasar dosyası, tanık anlatımları, Kayseri 16. Asliye Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası ile Kayseri CBS'nin... sayılı ve diğer deliller ve olayla uyumlu, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Mütefarik kusura ilişkin değerlendirmede;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır.
Buna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (Kılıçoğlu, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418)
Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığında, davacıların müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.
Dosya kapsamında bulunan Kayseri Devlet Hastanesinin izlem ve müşahade formunda emniyet kemerinin takılı olmadığının belirtildiği, ayrıca davacının yaralandığı bölgeler dikkate alındığında davacının müterafik kusurlu olduğu değerlendirilmiştir.
Hatır taşıması itirazına dair değerlendirmede;
Davalı ... Sigorta cevap dilekçesinde hatır taşıması definde bulunmuştur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 87. Maddesine göre "Yaralanan veya ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa, işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğu ve motorlu aracın maliki ile işleteni arasındaki ilişkide araca gelen zararlardan dolayı sorumluluk, genel hükümlere tabidir." esası kabul edilmiştir.
Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada, taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminat miktarının tayini" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın türü ve kapsamının derecesini, durum ve mevkiinin gereğine ve hatanın ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş ,BK.nın 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Somut olayda davacının kaza esnasında yolcu olarak bulunduğu ... plaka sayılı araçta taşımasının hatır taşıması olduğunu ispat yükü davalı tarafta olup taşımanın hatır taşıması olduğunu ispat edildiğinden hatır taşıması indirimi yapılmıştır.
Geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve tedavi gideri zararına ilişkin değerlendirmede;
6098 sayılı TBK'nun 49. maddesinde kasdi veya ihmali kusurlu bir eylemle haksız fiile maruz kalınması halinde kusurlu hizmet ve eylemin hukuki sorumluluğu; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklinde düzenlenmiştir.
Haksız fiil nedeniyle varsa uğranılan zararın ve kusurun ispatına ilişkin TBK'nun 50. maddesi uyarınca; "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklinde düzenlenmiştir.
Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin maddi tazminat hususunda TBK'nun 51. maddesindeki düzenlemeye göre "Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler..." şeklinde düzenlenmiştir.
Haksız fiil nedeniyle (kasdi veya ihmali kusur sorumluluğu sebebiyle) bedensel zarar gerçekleşmiş ise 6098 TBK'nun 54. maddesi uyarınca tazminat konusu olabilecek hususlar; "Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." dır.
Geçici iş göremezlik zararının, kazanç getiren bir işte çalışması yahut çalışma imkânı bulunmakla beraber, yaralanması nedeniyle iyileşmesi süresi içerisinde çalışamaması nedeniyle uğranılan zararlara karşı talep edilebileceği Yargıtay içtihatlarında kabul edilmiştir. Bu nedenle çalışma çağında olmayan kişilerin geçici iş göremezlik zararı oluşmayacağından, bu kapsamda tazminat talep edilemez.
Sürekli iş göremezlik zararı, bedensel bütünlüğü ihlal edilen kişinin organ yitimi veya organ zayıflaması suretiyle çalışma gücünün sürekli olarak, kısmen veya tamamen kaybına ilişkin zarardır (Akın, 2022:15). Sürekli tam iş göremezlik halinde kişi beden gücünü tamamen yitirmektedir. Zarar gören kişi bu sebeple çalışamamakta ve hayatı boyunca kazanç elde edememektedir (Özyurt, 2017:15).
Çalışma gücünün azalması ya da yitirilmesinden doğan kayıplar; daimi iş gücü kaybı ya da sürekli işgöremezlik zararları olarak da ifade bulmaktadır. Bu kayıplar tedavi sürecinin sonunda tam şifa bulamamış olan zarar görenin, nispeten iyileşmiş de olsa çalışma gücünde belirli bir eksilmeyi ortaya çıkaracak nitelikte zarar görenin ruh sağlığında veya bedeninde meydana gelen eksilmelerden kaynaklanmaktadır. Sürekli iş göremezlik kısmi ve tam iş göremezlik olarak gerçekleşebilir. Örnek verecek olursak umumi felç, iki gözün de kör olması, her iki elin de kaybı ve benzeri haller tam sürekli iş göremezlik halleridir. Bu tip ağır haller dışındaki sürekli iş göremezlik halleri de kısmi iş göremezlik olarak ifade edilmektedir.
2918 sayılı Kanun’un 98.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, “Trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", kanunun geçici 1.maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59’uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür.
Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün kanundan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Kanun’un 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçtiğinin kabulü gerekir. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir.
Yargıtay uygulamalarına göre, maluliyet raporu adli tıp uzmanları tarafından düzenlenmeli ve maluliyet oranı kaza tarihindeki mevzuata uygun olarak belirlenmelidir.
"Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan" başlığı altında düzenlenen TBK'nun 54. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücü kaybı da bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 ila 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne, İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01/06/2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri, yaralananın çocuk olması halinde ise 20/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerekmektedir.
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ... Bilim Dalına davacının sevki yapılarak maluliyet hususunda rapor alınmış, 05/08/2024 tarihli maluliyet raporunda özetle;
1-Dört (4) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı (tıbbi şifa süresi 4 (dört) ay olduğu,
2-Tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının 63 (yüzdeüç) olduğu,
3-Mevcut evrak içeriğinden trafik kazasıyla ilgili SGK kapsamında olmayan tedavi masrafı tespit edilmediği yönünde değerlendirme yapılmıştır. Bu rapor, dosya kapsamındaki delillerle örtüştüğü, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmiş ve bu rapor mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Aktüer bilirkişi raporuna ilişkin değerlendirmede;
Tüm deliller toplandıktan sonra aktüerya hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmış, aktüerya ve adli tıp uzmanı bilirkişi 28/08/2025 tarihli raporunda özetle;
Davacının dava konusu kaza sonrasında;
- Geçici iş göremezlik zararının 22.512,50 TL (Talep 200,00 TL)
- Tedavi gideri zararının 3.464,00 TL (Talep 100,00 TL)
Toplam (geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri) zararının 25.976,50 TL olduğu, söz konusu zararın davalı ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi teminat limitleri (kaza tarihi itibariyle 1.000.000,00 TL) kapsamında kaldığı, dava dilekçesinde zararın müştereken ve müteselsilen tahsilinin talep edilmesi sebebiyle sigorta şirketlerinin kusur oranları nispetinde bir birlerine ve diğer zarar sorumlularına rücu hakları saklı kalmak kaydıyla sorumluluklarının ayrı ayrı 25.976,50-TL ile sınırlı olduğu,
- Sürekli iş göremezlik zararının 235.281,17 TL (Talep 200.00 TL) olduğu, söz konusu zararın davalı ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limitleri (kaza tarihi itibariyle 1.000.000,00 TL) kapsamında kaldığı, dava dilekçesinde zararın müştereken ve müteselsilen tahsilinin talep edilmesi sebebiyle sigorta şirketlerinin kusur oranları nispetinde bir birlerine ve diğer zarar sorumlularına rücu hakları saklı kalmak kaydıyla sorumluluklarının ayrı ayrı 235.000,00 TL ile sınırlı olduğu yönünde kanaat bildirilmiştir.
Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarihli, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK'nun 90. ve 92. maddelerinde "Genel Şartlara" atıf yapan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar 09/10/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasıyla birlikte, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nce zarar görenlerin cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplanmasında TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi benimsenmiş olup TRH 2010 yaşam tablosunun uygulamasından vazgeçilmemiştir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 22/12/2020 tarihli, 2019/5206 Esas ve 2020/8874 Karar sayılı ilamı).
Yukarıda sözü edilen tüm nedenlerden ötürü aktüer bilirkişinin raporundaki hesaplama yönteminin Yargıtay'ın istikrar kazanmış yerleşik uygulamaları doğrultusunda olduğu dikkate alınarak davalıların aksine itirazlarına itibar edilmemiştir.
Davalıların sorumluluğuna ilişkin değerlendirmede;
Bilindiği üzere; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1. maddesinde, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."; 85/son. maddesinde ise, "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiştir. Yine, aynı sorumluluk olgusu Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de benzer düzenlemeye yer verilmiştir.
Dosya kapsamına göre davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin kazaya neden olan ... plaka sayılı aracın, ... Sigorta Anonim Şirketi'nin kazaya neden olan ... plaka sayılı aracın ZMMS sigortacı olduğundan ZMMS poliçesi nedeniyle, davalı ...'un kazaya neden olan ... plaka sayılı aracın sahibi olduğundan işleten sıfatı nedeniyle haksız fiil hükümlerine göre meydana gelen zararlardan sorumluluğunun bulunduğu, kazaya karışan ... plakalı aracın kusuru bulunmadığından ZMMS bulunan ... Sigorta Anonim Şirketi'nin sorumluluğunun bulunmadığı ve bu sigorta yönünden davanın reddine karar vermek gerektiği değerlendirilmiştir.
Müteselsil sorumluluğu ilişkin değerlendirmede;
Müteselsil sorumluluğa ilişkin hukuki sonuçlar 6098 sayılı Kanun'un 61, 62, 106, 155, 162, 163, 166, 168. maddelerinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı Kanun hükümleri uyarınca müteselsil sorumluluğun hukuki sonuçları vardır.
Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. (6098 sayılı Kanun 162/1) Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder. (6098 sayılı Kanun 163/2)
Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir. (6098 sayılı Kanun 163/1)
Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur. (6098 sayılı kanun 166/1) Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır. (6098 sayılı Kanun 166/3) Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur (6098 sayılı Kanun 168/1) ve alacaklının hakları ona geçer. Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemez.
Eldeki davada davalılar arasında müteselsil sorumluluk söz konusudur.
Temerrüt tarihi yönünden yapılan değerlendirmede;
Davalı sigorta şirketleri kazaya neden olan araçların ZMMS sigortacısı olup, 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın B 2/a maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Bu durumda, ilke olarak davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmış ise bundan 8 iş günü sonrasında, başvuru yapılmamış ise dava tarihi itibarıyla, belirlenen tazminat alacağının tamamı için anılan tarihlere uygun faiz uygulanması gerekir.
Trafik kazaları haksız fiil niteliğinde olup somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Haksız fiilin faili ihtara veya ihbara gerek olmaksızın zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylemin işlendiği tarihten itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Haksız fiil faili olan borçlu temerrüde düştüğünden artık faiz haksız fiil tarihinden itibaren ve yasal faiz istenebilir. Buna göre eldeki davada işleten ve sürücü olan diğer davalı hükmedilen tazminatlardan trafik kaza tarihinden itibaren faizi ile birlikte sorumlu olduğu değerlendirilmiştir.
Faize ilişkin değerlendirmede;
Dava dilekçesinde hükmedilecek maddi tazminata yasal faiz işletilmesi, hükmedilecek manevi tazminata yasal faiz işletilmesi talep edilmiş, kazaya karışan bu aracın trafik kaydında kullanım şeklinin hususi yolcu nakline ilişkin olduğu, anlaşıldığından yasal faize hükmedilmesi gerekmiştir.
Dava konusu edilen manevi zarar istemlerine ilişkin değerlendirmede;
21/11/2022 tarihli trafik kazasında yaralanmasından dolayı davacının manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Zaman itibarı ile somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesinde "Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünü zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedelsel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarında da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir.
6098 sayılı TBK'nun 56. hükümlerine göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Dosya kapsamı ve toplanan bütün delilere göre kazanın oluş şekli, kusur ve maluliyet raporu bu nedenle davacının 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesinin 2. fıkrası uyarınca manevi tazminat talep etmekte haklı olduğu kanaatine varılmıştır. Bu olay nedeniyle davacının yaralanması, davacının kusurunun olmaması, davacının duyduğu elem ve üzüntüler, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihine göre paranın alım gücü ve hakkaniyet ilkeleri, TBK'nun 56. maddesinin hükmü ve az yukarıda sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı bir arada değerlendirildiğinde davacının manevi tazminat talebinde haklı olduğu değerlendirilmiş ve meydana gelen trafik kazasının oluş şekli, olay tarihi, kazanın oluşumundaki kusur durumu, bu kaza neticesinde davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 80.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan 21/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminata ilişkin isteminin reddine karar vermek gerektiği kanaati oluşmuştur.
Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;
Dosya kapsamı ve toplanan bütün delilere ve davacı ile davalı sigorta arasında düzenlenen protokole göre kazanın oluş şekli, kazanın oluşumunda Karayolları Fen Heyeti kusur raporu, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan iş göremezlik raporu ile Aktüer Bilirkişi tarafından düzenlenen dikkate alınarak davacının geçici ve sürekli iş göremezlik ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararına yönelik maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 22.512,50-TL geçici iş göremezlik zararı, 235.281,17- TL sürekli iş göremezlik zararı ve 3.464,00-TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararı olmak üzere 261.257,67-TL maddi tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanarak davalılar ..., ... Sigorta'nın 209.006,136 TL'den, ... Sigorta yönünden %20 hatır indirimi uygulanarak 167.204,90 TL'den davalı ... ve ... Sigorta A.Ş.'nin geçici iş göremezlik zararı ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararı yönünden ZMMS poliçesinin sağlık/tedavi gideri teminat limitinden karşılanması, sürekli iş göremezlik zararı yönünden ZMMS poliçesinin sakatlık/ölüm teminat limitinden karşılanması ve arabuluculuk başvuru tarihi olan 21/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte teminat limiti ile sınırlı sorumlu olması, davalı ...'un ise trafik kaza tarihi olan 06/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olması koşuluyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ... Sigortaya karşı açılan davanın REDDİNE, davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, 80.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan 21/11/2022 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...' dan alınarak davacıya verilmesine, gerektiği yönünde vicdani kanaat ve görüşe varılmıştır.
Arabuluculuk ücretine ilişkin değerlendirmede;
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.
Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.
Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.
Yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilerek arabuluculuk masrafları davacı üzerinde bırakılmıştır. (Bkz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/2615 Esas, 2024/7426 Karar sayılı ilamı)
- Yargılama giderine ilişkin değerlendirmede;
Anayasa Mahkemesi Başkanlığı tarafından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 326. maddesinin ikinci fıkrasının Anayasa’ya aykırılığı iddiasıyla iptaline ilişkin 2024/29 E. 2024/226 K. sayılı ve 25/12/2024 tarihli kararı 14.03.2025 tarihinde 32841 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. HMK'nun 326/2 maddesinde yer alan; ''Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.'' hükmünü "manevi tazminat davaları" yönünden Anayasa'nın 13. ve 36. maddelerine aykırılık teşkil etmesi sebebiyle AYM tarafından iptaline oyçokluğuyla karar verilmiştir. İptal ve muhtemel hak ihlallerine sebebiyet vermemek için yargılama gideri davalı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davacının geçici ve sürekli iş göremezlik ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararına yönelik maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 22.512,50-TL geçici iş göremezlik zararı, 235.281,17- TL sürekli iş göremezlik zararı ve 3.464,00-TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararı olmak üzere 261.257,67-TL maddi tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanarak davalılar ..., ... Sigorta'nın 209.006,136 TL'den, ... Sigorta yönünden %20 hatır indirimi uygulanarak 167.204,90 TL'den davalı ... ve ... Sigorta A.Ş.'nin geçici iş göremezlik zararı ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararı yönünden ZMMS poliçesinin sağlık/tedavi gideri teminat limitinden karşılanması, sürekli iş göremezlik zararı yönünden ZMMS poliçesinin sakatlık/ölüm teminat limitinden karşılanması ve arabuluculuk başvuru tarihi olan 21/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte teminat limiti ile sınırlı sorumlu olması, davalı ...'un ise trafik kaza tarihi olan 06/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olması koşuluyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-... Sigortaya karşı açılan davanın REDDİNE,
3-Davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, 80.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan 21/11/2022 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...' dan alınarak davacıya verilmesine,
4-Maddi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 14.277,21-TL karar ve ilam harcından davacıdan peşin olarak alınan 343,26-TL peşin dava harcı ile 900,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.243,26-TL'nın mahsubu ile bakiye 13.033,95-TL karar ve ilam harcının davalılar (..., ... Sigorta'nın 10.427,16-TL'den, ... Sigorta A.Ş' nin 8.341,73-TL'den sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Manevi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 5.464,80-TL karar ve ilam harcının davalı ...'tan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
7-Davacı tarafından peşin yatırılan 179,90-TL başvurma harcı, 343,26-TL peşin harç, 900,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.423,16-TL harcın davalılar (..., ... Sigorta'nın 1.138,53-TL'den, ... Sigorta A.Ş' nin 910,82-TL'den sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan, ERÜ ATK rapor masrafı 2.025,00-TL, Ankara ATK rapor ücreti 5.575,00-TL, bilirkişi ücreti 20.000,00-TL, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri 1.723,00-TL olmak üzere toplam 29.323,00-TL yargılama giderinin davalılar (...'un 23.458,40-TL'den, ... Sigorta'nın 23.458,40-TL'den, ... Sigorta A.Ş' nin 18.766,72-TL'den sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
9- Davalılar tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
10-Maddi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden: karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ..., ... Sigorta ve ... Sigorta A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
11-Maddi tazminat talebinin reddedilen kısmı yönünden: karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalı ... Sigorta A.Ş'ye ödenmesine,
12-Manevi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden: karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
13-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
14-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin, davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/12/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır