T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO : ...
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ : ...
KARAR YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememize açılan Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 11/07/2020 günü müvekkilinin kardeşi ...'ın sevk ve idaresinde bulunan 46 ... plakalı aracın müvekkilini indirmek için durması ve davacının araçtan tam olarak inmeden hareket etmesi neticesinde kaza meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı şirket tarafından sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, aracın aniden hareket etmesi sebebi ile davacının sol ayağı üzerinden geçtiğini ve yaralanmasına sebebiyet verdiğini, kaza neticesinde müvekkilinin ameliyat olmak zorunda kıldığını ve aylarca tedavi gördüğünü, 8 ay süre ile bakıma muhtaç kaldığını, sigorta şirketine yaptıkları başvurudan olumlu sonuç alamadıklarını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00-TL geçici iş göremezlik, 100,00-TL tedavi ve bakım gideri ve 300,00-TL kalıcı iş göremezlik olmak üzere toplamda 500,00-TL maddi tazminatın poliçe limiti aşılmamak kaydı ile kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde: kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından davanın reddinini gerektiğini, müvekkili sigorta şirketine tebliğ edilen evraklar arasında maluliyet oranını gösterir rapor bulunmadığını, geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi gideri tazminatlarını poliçe teminatı kapsamında olmadığından buna ilişkin taleplerin reddinin gerektiğini, davacının tedavi giderlerinin faturalandırılmadığını, davaya konu kazada davacının müterafik kusuru bulunması nedeni ile olası tazminattan indirim yapılması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusuru bulunmaması nedeni ile eldeki davanın reddini, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER :
Hastaneden celp edilen tedavi evrakları, ZMMS poliçesi, sigorta şirketine yapılan başvuruya ilişkin belgeler, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyasının uyap kayıtları, kaza tespit tutanağı ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, gerekli bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır.
Dosyaya mübrez 22/01/2024 tarihli bilirkişi kusur raporunda: dosyada mevcut resimler ve tutanaklardaki verilere göre, kazanın gerçekleştiği gün havanın açık, yerlerin kuru ve görüşün temiz olduğu, 13.12.2023 tarihinde Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi keşif heyetiyle birlikte, Beyazşehir mahallesi ... nolu binanın ön kısmında bulunan yol üzerinde yapılan incelemelerde; kazanın meydana geldiği bölgede araçlar için duraklamanın veya park etmenin yasak olduğuna dair bir uyarı/ikaz trafik levhasının bulunmadığı, 46 ... plaka sayılı araç sürücüsünün yolcu indirme bindirme yapmasını kısıtlayıcı bir durumun söz konusu olmadığı, kazanın 11.07.2020 tarihinde saat 19.00'da (İldem Polis Merkezi tarafından dosyada mevcut hazırlanan tutanak) meydana geldiği, dosyada mevcut belgeler ile birlikte tanık ifadeleri de değerlendirildiğinde; davalı yan tarafından sigortalı 46 ... plaka sayılı araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile yerleşim yeri içi sokak üzerinde yolcu indirmek için yolun sol tarafına yanaştığı ve yolcusunu sol kapıdan indirirken inme işlemi tam olarak gerçekleşmeden seyir haline başladığı, yolcunun ikazı üzerine durduğu ancak bu esnada yolcunun sol ayağının üzerinden tekeri ile geçtiğinin tanık ifadeleri ile de sabit olduğu olayda "Sürücüler aksine bir işaret bulunmadıkca, araçlarını gidiş yönlerine göre yolun en sağ kenarında durdurmaya, yolcularının iniş ve binişlerini sağ taraftan yaptırmaya ve yolcular da iniş ve binişlerini sağ taraftan yapmaya zorunludurlar.
" (KTK Madde-58) kuralını ihlal ettiği, akabinde meydana gelen olayda asli kusurlu olduğu, davacı yan ...'ın ise her ne kadar sol taraftan inmesi hatalı olsa da açtığı aracın sol kapısının kaldırım üzerine gelmesi ve yola açılmaması nedeniyle kazanın oluşumunda bir etkeninin olmadığı, sonuç olarak davalı tarafça sigortalanan araç sürücüsü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı ...'ın ise kusurunun olmadığı görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir.
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 13/01/2025 tarihli raporunda: Erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik kapsamında; davacı Aysel Çapar'ın 11/07/2020 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen sol medial malleol kırığı nedeniyle 3 ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı (tıbbi şifa süresinin 3 ay olduğu), bir hafta süreyle bakıcı ihtiyacının / yardımcı desteğinin tıbben uygun olacağı, tüm vücut fonksiyon kaybı oranının veya engel oranının %0 (sıfır) olduğu, mevcut evraklardan trafik kazasıyla ilgili SGK kapsamında olmayan tedavi masrafı tespit edilmediği, ek bilgi, belge sunulması ve talep edilmesi halinde bu hususun tekrar değerlendirilebileceği kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir.
Adli tıp uzmanı ve aktüerya uzmanı bilirkişi heyetinden alınan 14/04/2025 tarihli bilirkişi raporda: davacının geçici bakıcı zararının 686,70-TL olduğu, davacının geçici iş göremezlik zararının 6.311,91-TL olduğu, mevcut tıbbi evrak ve raporun incelenmesinden elde edilerek yukarıya kaydedilen bilgi ve bulgulara göre; ... 'ın 11/07/2020 tarihinde geçirdiği trafik kazası nedeniyle SGK kapsamına girmeyen kaçınılmaz tedavi giderlerinin 4.680,00-TL olduğu, davacının toplam maddi zararının 11.678,61-TL olduğu, davacının engel oranının %0 olduğundan dolayı sürekli iş göremezlik zarar hesabı yapılmadığı yönünde görüş bildirmişlerdir.
Davacı vekili dosyaya sunduğu 21/05/2025 tarihli talep artırım dilekçesinde: 100,00-TL talep edilen geçici iş göremezlik tazminatını 6.211,91-TL'ye, 50,00-TL talep edilen bakıcı masrafını 636,70-TL'ye, 50.00-TL talep edilen tedavi masrafını 4.630,00-TL'ye yükselttiklerini, toplamda 11.678,61-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 11.07.2020 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanması nedeniyle geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi gideri tazminat taleplerine ilişkindir.
11/07/2020 günü saat 19:00 sıralarında dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki 46 ... plakalı araçtan davacıyı indirmek için durması, davacı araçtan tam inmeden hareket etmesi nedeniyle davacının yaralanması şeklinde trafik kazası meydana gelmiştir.
Dosya kapsamındaki poliçenin incelenmesinde, 46 ... plakalı aracın kaza tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS sigortalı olduğu, kaza tespit tutanağına göre kaza sırasında araç sürücüsünün dava dışı sigortalı ... olduğu anlaşılmaktadır.
-Mahkememizce kusur ön sorun değerlendirmesinde,
Mahkememizce kaza anına ilişkin tanıkların beyanları alınmış, savcılık dosyası celp edilmiş ve uzman bilirkişiden kusur raporu alınmıştır.
11/07/2020 günü saat 19:00 sıralarında Kayseri ili ... nolu binanın önünde dava dışı sigortalı ... sevk ve idaresindeki 46 ... plakalı aracı ile aynı araçta arka koltukta yolcu olarak seyahat etmekte olan davacıyı indirmek için durması, ancak davacı araçtan tam inmeden tekrar hareket etmesi nedeniyle dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir.
Uzman bilirkişiden alınan 19/01/2024 tarihli rapora göre kazanın oluşumunda sürücü ... 'ın'ın sevk ve idaresindeki 46 ... plaka sayılı otomobil ile yerleşim içi sokak üzerinde yolcu indirmek için yolun sağ tarafına yanaştığı ve yolcusunu sol kapıdan indirirken inme işi tam olarak gerçekleşmeden tekrar seyir haline başladığı, yolcunun ikazı üzerine durduğu, ancak bu esnada yolcunun sol ayağının üzerinden teker ile geçtiği sabit olan olayda KTK 58 maddesi uyarınca asli ve tam kusurlu olduğu, davacıya atfı kabil bir kural ihlali bulunmadığı belirlenmiştir. Alınan bu raporun tanık beyanları, savcılık dosyası ve tüm dosya kapsamı ile uyumlu olması nedeniyle hükme esas alınabileceği kanaatine varılmıştır.
Olaya ilişkin yapılan tahkikat sonucunda Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma ve ... karar sayılı kararı ile müştekinin şikayetçi olmaması nedeniyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Mütefarik kusura ilişkin değerlendirmede;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır.
Buna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (Kılıçoğlu, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418)
Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığında, davacıların müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.
Dosya kapsamında bulunan delillerden davacının meydana gelen zararın artmasında müterafik kusuru bulunduğuna ilişkin dosyaya yansıyan bir delil bulunmadığından hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmamıştır.
-Maluliyet durumuna dair değerlendirmesinde;
Davacının kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yükümlerine göre ERÜ Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan rapor almıştır. Alınan 13/01/2025 tarihli rapora göre davacının 3 ay süreyle geçici iş göremez halde kalacağı, sürekli iş göremezlik oranının % 0 olduğu, 1 hafta süreyle bakıcı/yardımcı desteğinin tıbben uygun olacağı belirtilmiştir. Düzenlenen bu rapor dosya kapsamı ile uyumlu olması ve bu rapor ile çelişen başka bir rapor bulunmaması nedeniyle mahkememizce de hükme esas alınmıştır.
-Aktüerya hesabına ilişkin değerlendirmede;
HMK’nun 273/1. maddesi gereği mahkememizce toplanan tüm deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; TRH 2010 yaşam tablosu ve Yargıtay içtihatlarında kabul edilen progresif rant usulü (%10 arttırma-iskonto formülü ile) ile davacıların aktüer zarar hesabının yapılması hususunda açıklamalı rapor alınmasına karar verilmiştir.
Aktüer ve adli tıp uzmanı bilirkişilerden alınan 14/04/2025 tarihli raporun değerlendirilmesinde; davacının kaza tarihinde asgari ücretten fazla gelir elde ettiğine dair bir delilin dosyaya yansımadığı, ERÜ Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından sunulan 13/01/2025 tarihli rapordaki verilere göre ve davalının sigortalısının %100 kusur durumuna göre yapılan hesaplamada davacının geçici iş göremezlik zararının 6.311,91-TL, bakıcı gideri zararının 686,70-TL, SGK kapsamına girmeyen kaçınılmaz tedavi gideri zararının 4.680,00-TL olduğu tespit edilmiş olup alınan rapor yöntemine uygun olduğundan mahkememizce esas alınmıştır. Davacıya ödeme yapıldığına dair bir bilgi ya da belge bulunmadığından hesaplanan tazminattan her hangi bir indirim yapılmamıştır.
- Geçici iş göremezlik zararı, tedavi gideri ve bakıcı giderinin teminat kapsamı dışında olup olmadığına dair değerlendirmede;
2918 sayılı Kanun’un 98.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, “Trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", kanunun geçici 1.maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59’uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür.
Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün kanundan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Kanun’un 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçtiğinin kabulü gerekir. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir.
01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar,
1-Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri,
2-Tedaviyle ilgili diğer giderler,
3-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler,
Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir.
Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır.
Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki;
1-Bakıcı giderleri
2-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları)
3-Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir.
Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez.
Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder.
Bu halde bakıcı gideri, tedavi giderlerinin ve geçici iş göremezlik tazminatının sigorta teminatı kapsamında olduğu kabulü gerekir.
Somut olayda geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve bakıcı gideri talepleri ZMMS poliçesinin kişi başı tedavi masrafları kalemine dahil olup davalının sorumluluk limiti 410.000,00-TL'dir.
-Faize ait değerlendirmede;
2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise arabulucuk başvuru tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir.
Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır.
Anılan açıklamalar uyarınca davacı tarafça sigorta şirketine 06/01/2023 tarihinde yazılı başvuruda bulunulduğu, sigorta şirketince 27/01/2023 tarihli yazı cevabı ile kusura dair bir belge ibraz edilmediğinden ödeme yapılmayacağının bildirildiği, davacının kaza tespit tutanağı yahut kusura ilişkin baka bir belge ve maluliyet raporu sunarak yeniden sigorta şirketine başvuruda bulunmadığı, bu durumda eksik evrakla başvuru yapılması nedeniyle yapılan başvurunun dava şartını sağlamak adına yeterli olsa da sigorta şirketini temerrüde düşürmeye yeterli olmadığı değerlendirilmekle davalı sigorta şirketinin arabulucuya başvuru tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün kabulü gerektiği anlaşılmış ve davalı sigorta şirketi yönünden 31/01/2023 tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilmiştir.
Davacı dava ve talep arttırım dilekçesinde ticari avans faizi talep etmiştir. Ancak davalıya ait sigortalı araç ruhsatta hususi otomobil olarak kayıtlı olup ticari nitelikte bir araç olmadığından hükmedilen tazminata yasal faiz uygulanmıştır.
Netice itibariyle yapılan yargılama sonucunda davacının geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri taleplerinin kabulüne, alınan sağlık kurulu raporuna göre sürekli iş göremezliği bulunmaması nedeniyle bu talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hükmün tesisi uygun görülmüştür.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KISMEN KABULÜ ile,
1-6.311,91-TL geçici iş göremezlik, 686,70-TL bakıcı gideri ve 4.680,00-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 11.678,61-TL maddi tazminatın arabulucuya başvuru tarihi olan 31/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 797,77-TL ilam harcından, tahsil edilen 179,90-TL peşin harç ve 427,60-TL ıslah harcının mahsubuna, bakiye 190,27-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul - ret oranına göre; 78,14-TL'sinin davacıdan, 3.041,86-TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafın yaptığı 179,90-TL başvurma harcı, 179,90-TL peşin harç, 427,60-TL ıslah harcı, 1.912,35-TL keşif harcı, 800,00-TL keşif araç ücreti, 8.500,00-TL bilirkişi ücreti, 171,75-TL posta ücreti olmak üzere toplam 12.171,50-TL yargılama giderinin kabul - ret oranına göre hesaplanan: 11.866,67-TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca 11.678,61-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca 300,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile kendisini vekille temsil eden davalıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 341/2. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/10/2025
Katip ...
Hakim ...