T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO : ...
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av ...
Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
Av. ...
DAVALI : 2- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ : ...
KARAR YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememize açılan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin 38 ... plakalı motosikleti ile 09/09/2022 tarihinde seyir halinde iken 33 ... plakalı aracın maliki ve sürücüsü ...'ın çarpması ile yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, trafik kaza tespit tutanağından anlaşıldığı üzere müvekkilinin kazada kusursuz olduğunu, davalı ... %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin kaza nedeni ile fazla sayıda tıbbi operasyon geçirdiğini, vücudunun birçok yerinde kırıklar ve ezikler meydana geldiğini, bu trafik kazası sonucunda Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından davalı ... hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan ... sayılı dosya ile soruşturma başlatıldığını, düzenlenen iddianame sonucunda Kayseri 14. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını, müvekkilinin uğradığı zararın karşılanması maksadı ile arabuluculuk başvurusundan önce sigorta şirketine ihtar gönderildiğini ancak herhangi bir dönüş yapılmadığını, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de netice alamadıklarını, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00-TL sürekli iş göremezlik, 100,00-TL geçici iş göremezlik, 100,00-TL bakıcı gideri ve 100,00-TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan hastane gidiş geliş masrafları olmak üzere şimdilik 400,00-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi için temerrüt tarihinden, diğer davalı yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının taleplerinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili şirketin sorumluğunun poliçe limiti dahilinde olduğunu, meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsü ...'ın kusurunun bulunmadığını, bundan dolayı sigortacıya düşen bir sorumluluk da bulunmadığını, davacının kaza sırasında kask ve koruyucu kıyafet giymediği için müterafik kusurlu olduğunu, davacıya SGK tarafından rücua tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, davacının faiz talebinin haksız olduğunu, asıl alacağa ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin yaşanan kazada kusuru bulunmadığını, öncelikle dosyanın kusur incelemesi için adli tıp kurumuna gönderilmesini, kontrolsüz bir şekilde motosiklet süren ve gerekli güvenlik tedbirlerini almadan yola çıkan davacının meydana gelen kazada tam kusurlu olduğunu, davacının savcılık ifadesinde kaskının bulunmadığını belirttiğini, davacının malüliyetinin tespiti bakımından Adli Tıp 3. İhtisas Kurumundan rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin kazadan sonra davacıyı sürekli olarak kontrol ettiğini ve yardıma ihtiyacı olduğu her an yanında olduğunu, SGK'ya müzekkere yazılarak davacının herhangi bir ödeme alıp almadığının sorulmasını ve hesaplanacak tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Kaza tespit tutanağı, sgk kayıtları, davacının tedavi gördüğü hastanelerden celp edilen tedavi evrakları, Kayseri 14. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının uyap kayıtları, sigorta poliçesi, sigorta şirketine yapılan başvuruya ilişkin belgeler, arabuluculuk son tutanağı aslı, kazaya karışan araçların trafik kayıtları ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, gerekli bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır.
Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinin 09/07/2024 tarihli raporunda: sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ın ise olayın oluşunda kusursuz olduğu yönünde görüş bildirmişlerdir.
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 15/10/2024 tarihli raporunda: ...'ın 09/09/2022 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen kemik kırıkları ile kafa içi travmatik değişimler nedeniyle üç (3) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı, bir (1) ay süreyle bakıcı / yardımca desteğinin tıbben uygun olacağı, tüm vücut fonksiyon kaybı oranının veya engel oranının %5 olduğu, yüzünde tespit edilen yara izinin kalıcı, yüzde sabit iz niteliğinde olduğu kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir.
Adli Tıp Uzmanı ve Aktüerya Uzmanı bilirkişiden oluşan heyetten alınan 16/04/2025 tarihli raporda: davacının dava konusu kaza sonrasında geçici iş göremezlik zararının 16.501,05-TL, bakıcı gideri zararının 6.471,00-TL, tedavi gideri zararının 9.660,00-TL olmak üzere toplam 32.632,05-TL olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen ZMMS poliçesi sağlık / tedavi giderleri teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 1.000.000,00-TL) kapsamında kaldığı, sürekli iş göremezlik zararının 689.207,76-TL olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen ZMMS poliçesi sakatlık / ölüm teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 1.000.000,00-TL) kapsamında kaldığı görüş ve kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir.
Davacı vekili 16/05/2025 tarihli talep artırım dilekçesinde: 100,00-TL olarak talep ettikleri geçici iş göremezlik zararını, bütün davalılar yönünden müştereken ve müteselsilen olmak üzere (davalı sigorta şirketi yönünden sigorta limitleri dahilinde) 16.401,05-TL artırdıklarını, 100,00-TL olarak talep ettikleri bakıcı gideri zararını bütün davalılar yönünden müştereken ve müteselsilen olmak üzere (davalı sigorta şirketi yönünden sigorta limitleri dahilinde) 6.371,00-TL artırdıklarını, 100,00-TL olarak talep ettikleri tedavi gideri zararını bütün davalılar yönünden müştereken ve müteselsilen olmak üzere (davalı sigorta şirketi yönünden sigorta limitleri dahilinde) 9.560,00-TL artırdıklarını, 100,00-TL olarak talep ettikleri sürekli iş göremezlik zararını bütün davalılar yönünden müştereken ve müteselsilen olmak üzere (davalı sigorta şirketi yönünden sigorta limitleri dahilinde) 689.107,26-TL artırdıklarını, neticeten toplam 721.839,81-TL'nin ticari avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olan davalılardan (sorumlu sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri dahilinde) tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanması nedeniyle geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi gideri tazminat taleplerine ilişkindir.
09/09/2022 günü saat 16:00 sıralarında ... sevk ve idaresindeki 33 ... plakalı araç ile ...'ın sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı araç arasında yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
Dosya kapsamındaki poliçenin incelenmesinde, 33 ... plakalı aracın kaza tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS sigortalı olduğu, kaza tespit tutanağına göre kaza sırasında araç sürücüsünün davalı ... olduğu anlaşılmaktadır.
-Mahkememizce kusur ön sorun değerlendirmesinde,
Mahkememizce kaza anına ilişkin tanıkların beyanları alınmış, ceza dosyası celp edilmiş ve Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmıştır.
09/09/2022 günü saat 16:00 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki 33 ... plakalı otomobil ile Marifet Caddesi üzerinde Gesi Caddesi yönünden seyri sırasında olay yeri kavşağa gelip, solundaki Zehra sokağa dar kavisli manevrayla giriş yaptığında, bu sokak üzerinde seyir halinde olan sürücü ... yönetimindeki 38 ... plakalı motosiklet ile çarpışması sonucu dava konusu kaza meydana gelmiştir.
Ankara Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 09/07/2024 tarihli rapora göre kazanın oluşumunda sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki 33 ... plaka sayılı otomobil ile gündüz vakti, Marifet Caddesi üzerinde Gesi Caddesi yönünden seyri sırasında olay yeri kavşağa gelip sola dönüş yapmak istediğinde; dikkatli olması ve kural gereği dönüşünü geniş bir kavisle yapması gerekirken, çarpışma noktasının yerinden de anlaşılmakla bu kurala riayet etmeyip, dar bir kavisle yaparak, Zehra Sokak üzerinde seyirle aynı kavşağa gelen sürücü ... yönetimindeki “38 ...” plaka sayılı motosikletin seyir şeridine girmesi sonucu çarpışmalarıyla neticelenen dava konusu kazada; dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı davranışıyla asli kusurlu olduğu, davacıya atfı kabil bir kural ihlali bulunmadığı, alınan bu raporun kaza tespit tutanağı, Kayseri 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında aldırılan 27/03/2023 tarihli ATK raporu, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı ile uyumlu olması nedeniyle hükme esas alınabileceği kanaatine varılmıştır.
Ceza yargılaması sonucunda Kayseri 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile ...'ın taksirle bir kişinin yaralanmasına sebebiyet vermek suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. Böylelikle meydana gelen kazada davalı ... mahkememizce de %100 kusurlu kabul edilmiştir.
Mütefarik kusura ilişkin değerlendirmede;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır.
Buna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (Kılıçoğlu, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418)
Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığında, davacıların müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.
Dosya kapsamında bulunan delillerden davacının kazadan sonra savcılığa vermiş olduğu ifadesinde kaza sırasında kafasında kask takılı olmadığını beyan ettiği, kaza nedeniyle davacının kafa bölgesinden de yaralandığı, kask takılı olması halinde davacının bedensel zararın artmayacağının açık olduğu, bu nedenle Yerleşik Yargıtay uygulaması gereği hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır.
-Maluliyet durumuna dair değerlendirmesinde;
Davacının kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yükümlerine göre ERÜ Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan rapor almıştır. Alınan 15/10/2024 tarihli rapora göre davacının 3 ay süreyle geçici iş göremez halde kalacağı, sürekli iş göremezlik oranının %5 olduğu, 1 ay süreyle bakıcı/yardımcı desteğinin tıbben uygun olacağı belirtilmiştir. Düzenlenen bu rapor dosya kapsamı ile uyumlu olması ve bu rapor ile çelişen başka bir rapor bulunmaması nedeniyle mahkememizce de hükme esas alınmıştır.
-Aktüerya hesabına ilişkin değerlendirmede;
HMK’nun 273/1. maddesi gereği mahkememizce toplanan tüm deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; TRH 2010 yaşam tablosu ve Yargıtay içtihatlarında kabul edilen progresif rant usulü (%10 arttırma-iskonto formülü ile) ile davacıların aktüer zarar hesabının yapılması hususunda açıklamalı rapor alınmasına karar verilmiştir.
Dava dilekçesinde davacının lisanslı tenis antrenörü olduğu ileri sürülmüştür. Türkiye Tenis Federasyonu'nun 12/12/2023 tarihli yazı cevabına göre davacının kayıtlı antrenörlük belgesinin bulunmadığı bildirilmiştir. Yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasında davacının tenis antrenörü olduğu yazılıdır. Davacı tanıklarından Durmuş Gün ve Samet Özyay davacının ne işle meşgul olduğunu bilmediklerini söylemiştir. Davacı tanığı (babası) Osman Yalçın ise davacının kaza sırasında bir dönercide kuryelik yaptığını, asgari ücretin üzerinde gelir elde ettiğini ancak miktarını bilmediğini, tenis okuluna gittiğini, mülakata girdiğini beyan etmiştir. Tüm bu deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının kaza tarihinde asgari ücretin üzerinde gelir elde ettiğine dair bir delil bulunmadığından asgari ücret miktarı gelir kabul edilmiştir. Davacının ücretinin asgari ücret düzeyinde olduğunun tespit eden aktüer bilirkişi raporuna davacı tarafça itiraz da edilmemiştir.
Aktüer ve adli tıp uzmanı bilirkişilerden alınan 16/04/2025 tarihli raporun değerlendirilmesinde; davacının kaza tarihinde asgari ücretten fazla gelir elde ettiğine dair bir delilin dosyaya yansımadığı, ERÜ Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından sunulan 15/10/2024 tarihli rapordaki verilere göre ve davalının %100 kusur durumuna göre yapılan hesaplamada davacının geçici iş göremezlik zararının 16.501,05-TL, bakıcı gideri zararının 6.471,00-TL, tedavi gideri zararının 9.660,00-TL, sürekli iş göremezlik zararının 689.207,76-TL olduğu tespit edilmiş olup alınan rapor yöntemine uygun olduğundan mahkememizce esas alınmıştır. Ancak yukarıda açıklandığı üzere davacının kask takmadığını beyan etmesi nedeniyle müterafik kusurlu olduğundan hesaplanan bu tutarlar üzerinden %20 müterafik kusur indirimi uygulanmıştır. Davacıya ödeme yapıldığına dair başka bir bilgi ya da belge bulunmadığından hesaplanan tazminattan başkaca bir indirim yapılmamıştır.
- Geçici iş göremezlik zararı, tedavi gideri ve bakıcı giderinin teminat kapsamı dışında olup olmadığına dair değerlendirmede;
2918 sayılı Kanun’un 98.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, “Trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", kanunun geçici 1.maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59’uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür.
Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün kanundan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Kanun’un 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçtiğinin kabulü gerekir. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir.
01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar,
1-Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri,
2-Tedaviyle ilgili diğer giderler,
3-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler,
Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir.
Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır.
Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki;
1-Bakıcı giderleri
2-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları)
3-Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir.
Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez.
Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder.
Bu halde bakıcı gideri, tedavi giderlerinin ve geçici iş göremezlik tazminatının sigorta teminatı kapsamında olduğu kabulü gerekir.
-Faize ait değerlendirmede;
2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise arabulucuk başvuru tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrütfaizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir.
Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Davalı gerçek kişi yönünden ise 6098 sayılı TBKnun 117/2 maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir.
Anılan açıklamalar uyarınca davacı tarafça sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunulduğu, sigorta şirketince 22/03/2023 tarihinde eksik evrakla başvuru yapıldığının davacıya bildirildiği, davacının başvuru dilekçesi ekine kaza tespit tutanağı, doktor raporu vs bir kısım belgeleri eklememesi nedeniyle yapılan başvurunun davalıyı temerrüde düşürmeye elverişli olmadığı, davalı sigorta şirketinin arabulucuya başvuru tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün kabulü gerektiği anlaşılmakla sigorta şirketi yönünden 27/01/2023 tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilmiş, davalı sürücü yönünden ise olay tarihi temerrüt tarihi kabul edilmiştir.
Davacı dava ve talep arttırım dilekçesinde ticari avans faizi talep etmiştir. Ancak davalıya ait sigortalı araç ruhsatta hususi otomobil olarak kayıtlı olup ticari nitelikte bir araç olmadığından hükmedilen tazminata yasal faiz uygulanmıştır.
-Yargılama giderleri ve vekalet ücretine dair değerlendirmede;
Yasal düzenlemeler gereği, TBK'nun 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı red edilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceğinden, mütefarik kusur nedeni ile yapılan indirimden dolayı red edilen kısım için davalılar yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir. (Yargıtay 17. HD.'nin 22/05/2017 gün ve 2014/24976 Esas 2017/5714 Karar sayılı emsal kararı)
23/03/2023 tarihli ve 2023/11986 numaralı arabuluculuk tutanağı incelendiğinde, davacının davalı sigorta şirketi yönünden arabulucuya başvurduğu, davalı ... yönünden arabulucuya gidilmediği, bu davalı yönünden arabulucunun dava şartı da olmadığı nazara alınarak arabulucu ücreti yalnızca davalı sigorta şirketine yüklenmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KISMEN KABULÜ ile,
1-13.200,84-TL geçici iş göremezlik, 5.176,80-TL bakıcı gideri, 7.728,00-TL tedavi gideri ve 551.366,20-TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 577.471,84-TL tazminatın (davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi gideri zararının poliçedeki 1.000.000,00-TL sağlık gideri limitinden karşılanmak, sürekli iş göremezlik zararının poliçedeki 1.000.000,00-TL ölüm-sakatlık limitindan karşılanmak ve bu limitlerle sınırlı olmak üzere) davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 27/01/2023 (arabulucuya başvuru tarihi) tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 09/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair talebin müterafik kusur bulunması nedeniyle reddine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 39.447,10-TL ilam harcından, tahsil edilen 179,90-TL peşin harç ve 2.500,00-TL ıslah harcının mahsubuna, bakiye 36.767,20-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı ... Sigorta A.Ş'den tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafın yaptığı 179,90-TL başvurma harcı, 179,90-TL peşin harç, 2.500,00-TL ıslah harcı, 6.000,00-TL bilirkişi ücreti, 3.250,00-TL adli tıp fatura ücreti, 1.013,00-TL posta ücreti olmak üzere toplam 13.122,80-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 90.620,78-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
08/10/2025
Katip ...
Hakim ...