T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:... Esas -...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO : ...
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALI : 2- ...
VEKİLİ : Av....
DAVALI : 3- ...
DAVA : Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ :...
KARAR YAZIM TARİHİ ...
Mahkememize açılan Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) davasının yapılan yargılaması
sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07.04.2023 tarihi saat 11:48 de ... Ltd. Şti.'nin Mersin Tarsus Organize Sanayi Bölgesi'nde ki deposundan davalı ...'in sevk idaresinde ve davalı ... şirketine ait 34 ... plakalı tır ve müvekkil şirkete ait olduğu iddia edilen 34 ...plakalı yarı römork araca 2.499,34 m2 cam müvekkilinin deposuna getirilmek üzere yük taşımacılığı üstlenildiği, varış noktasına yük sabitleme yöntemlerinin hatalı/yetersiz olması nedeniyle 704,96 m2 füme cam kırıldığını, depo sorumluları tarafından aracın bu şekilde yol alamayacağı defalarca hatırlatılmasına rağmen araç şoförü bu haliyle yola çıkmış olup hasara tam kusuruyla sebep olduğunu, işbu sebeplerle olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte şimdilik 80.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı ...Lojistik ve Dış Ticaret Limited Şirketi vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; davacı firma ile arasında yapılan anlaşma gereğince davacıya ait cam ürünlerin Mersin ilinden Kayseri iline taşınması hususunda anlaşıldığını, müvekkilinin sadece araç tahsisi ve taşıma işi yaptığını, depo sorumlusu ... tarafından tutulan tutulan tutanakta araçta ürünü sabitleyecek yeterli spantzet olmadığı halde yüklemenin yapıldığı ve şoföre eksik spantzetin tamamlanması kaydıyla araca çıkış verildiğinin ifade edildiğini, TTK 875, 878 ve 878/1-c maddeleri uyarınca davacı çalışanı tarafından istifleme e sabitlemenin eksik yapılması nedeniyle kusurun davacıya ait olduğunu, kendilerinin sorumlu olmadıklarını beyanla davanın müvekkili firma açısından reddine, yargılama harç ve giderleri ile avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılar süresi içerisinde davaya cevap dilekçesi sunmamışlardır.
DELİLLER :
... Sigorta A.Ş.'nin cevabi yazısı, hasar dosyası ve poliçe, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün cevabi yazısı, vergi dairesi kayıtları, 34 ...ve 34 ... plakalı araçların trafik kayıtları, SGK kayıtları ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, davacı tanığı talimat yoluyla dinlenmiş, uyuşmazlık konusu hakkında ayrıntılı rapor alınmıştır.
Davacı tanığı ... talimat yoluyla alınan beyanında " Ben ... 'nin yüklerinin bulunduğu deponun sorumlusuyum. ... firmasının yükleme ve boşaltma işlemlerini gerçekleştiriyoruz. 2023 ve 2024 yıllarında toplam 200 'ün üzerinde tır indirip boşaltma işlemi yaptık. Elimizde Dava konusu taşıma işine ilişkin yükleme görüntüleri de dahil olmak üzere hepsinin yükleme görselleri mevcuttur. Bana bahsetmiş olduğunuz dava konusu taşıma işi ile ilgili Mersin Tarsus Organize sanayi bölgesinden ... 'nin Kayseri deki deposuna taşınması hususunda ... firması, lojistik firmaları olan ... Lojistik ve ... Lojistik ile anlaşmışlardı. Bu firmalar dava konusu yükün taşınması için araçlarını (Tır , Dorse ) depomuza yönlendirdiler. Bizler de dava konusu yükü depomuzda sağlam ve usulüne uygun bir şekilde yükledik. Dediğim gibi dava konusu bu yükleme işine ilişkin de görüntü kayıtları mevcuttur. Ancak Tır Şoförünün yol ve yük güvenliğinin önlemini almadıklarını fark ettik araç şoförünü sözlü olarak uyardık. Ayrıca önceki yüklemelerin görsellerini kendisine gösterip yüklemeden sonra yapılması gereken sabitleme uygulamasının ne şekilde olacağı hususunda kendisine uyarıda bulunduk. Dediğim gibi önceki yapmış olduğumuz Cam yüklemelerinden sonra şoförlerin yüklenen Camın güvenliğini , kırılmamasını sağlayan önlemleri nasıl aldıkları ve nasıl bağlamaları gerektiği hususunda bilgi verdik. Şoför bize anladığını ve uygulayacağını sözlü olarak söyledi. Zaten bu araç gelirken yükleyeceği yükün ne olduğunu bilerek geldi. Ancak araçta bu yükü yükledikten sonra kullanılan SPANZET VE PLASTİK KÖŞEBENDLERİNİN YETERLİ SAYIDA olmadığını da gördük. Oda daha sonra bunları temin edip ve bu önlemleri alacağını söyledi. Ancak daha sonradan öğrendiğime göre bu tedbirleri almamış ve yükü Kayseri'de varış noktasında bir kısmını devirmiş bu nedenle de bildiğim kadarıyla % 30 a yakın camı kırmış. Bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinden talimat yoluyla alınan 31/01/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda: Mersin ile Kayseri illeri arasında gerçekleştirilen bu taşımacılık ulusal karayolu ile eşya sözleşmesi kapsamında olduğu, bu nedenle taraflar arasındaki uyuşmazlığın 6102 sayılı TTK'nın taşıma işleri hükümleri ile çözülmesi gerektiği, dava konusu taşımacılıkta meydana gelen kısmi hasarın 'emtianın araç içi bağlama yetersizliğine bağlı istif uygunsuzluğu' nedeniyle oluşmasından dolayı TTK'nın 863/1 hükmü gereği asli kusurun emtiayı araca yükleme, araç içi istifleme ve araç içi sabitlemeden davacı göndericinin sorumlu olması nedeniyle davacı gönderici firmaya ait olduğu, taşıyıcı firmanın emtiayı araca yükleme, araç için istifleme ve araç içi sabitleme faaliyetinin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla sorumlu olması nedeniyle taşıyıcı firmaların da tali sorumlu olması kanaatine varıldığı, buna göre dava konusu taşımacılıkta meydana gelen kısmi hasardan davacı firmanın %70, davalı taşıyıcıların %30 oranında müterafik kusurlu oldukları, taşımacılık esnasında meydana gelen kısmi hasardan davalı asıl taşıcıyı ...Lojistik ve Dış Tic. Ltd. Şti. ve taşımacılığı gerçekleştiren 34 ... plaka sayılı dorse cinsi aracın diğer davalı ... Uluslararası Lojistik ... Ltd. Şti. firmalarının TTK'nın 875/1 ve KTK'nın 85/1 maddesi hükümleri uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, sürücü ...'in taşıma faaliyeti sırasında meydana gelen kısmi hasardan kusuru taşımacılık yönünden incelendiğinde; davalı ...'in kusurunun bağlı bulunduğu firmaya ait olduğu, dava konusu 704.961-m2 cam emtianın tümünün kırılarak kullanılamaz hale geldiği ve hasarlı emtia bedelinin 4.301,67-USD olduğu, (07/04/2023 tarihli 1.0917-USD/EUR kuru baz alındığında 3.940,34-Euro) olduğu, mahkemece davalı taşıma firmalarının tazminat ödemesini takdir etmesi durumunda; davaya konu taşımacılık işinde meydana gelen hasarla ilgili olarak davalı taşıyıcı firmaları için TTK'nın 882/1 hükmü gereği davalı taşıyıcıların "taşıyıcının sınırlı sorumluluk" ilkesinden yararlanabileceği kanaatine varılmakla birlikte davalı taşıma şirketleri için hesap edilen taşıyıcının sınırlı sorumluluk üst tutarının (77.009,34-Euro) heyetimizde bulunan teknik bilirkişi tarafından hesap edilen hasar tutarından (3.940,34-Euro) daha yüksek olması nedeniyle somut olayda TTK'nın 882/1 hükmü gereği hesaplanan taşıyıcının sınırlı sorumluluk uygulamasına yer olmadığı kanaatine varıldığı, mahkeme tarafından bilirkişi heyetince tespit edilen müterafik kusur oranlarının takdir edilmesi durumunda; davalı taşıyıcıların ödeyeceği tazminat tutarının 3.940,34-Euro x 30/100 = 1.182,10-Euro olarak tespit edildiği, hesap edilen tazminat tutarından; davalı asıl taşıyıcı ...Lojistik ... Ltd. Şti. ve taşımacılığı gerçekleştiren 34 ... plakalı dorse cinsi aracın diğer davalı ... Uluslararası Lojistik ... Ltd. Şti. firmalarının TTK'nın 875/1 ve KTK'nın 85/1 maddesi hükümleri uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları görüş ve kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, taşıma sözleşmesi kapsamında taşınan emtianın hasar görmesinden kaynaklı davacının uğradığı zararın tazmini talebine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde (2) nolu davalı olarak "... Lojistik Ticaret Limited Şirketi"ni göstermiş, bu şirkete tebligat yapılmış, şirket adına verilen 29/05/2023 tarihli cevap dilekçesinde dava konusu 34 ...plaklı aracın kendileri adına kayıtlı olmadığını, davacı şirket ile aralarında hiçbir ticari ilişki bulunmadığı belirtmeleri üzerine davacı vekili 30/05/2023 tarihli dilekçesi ile maddi hata sonucunda bu şirketi davalı olarak gösterdiklerini, ruhsat sahibinin "...ve Uluslararası Lojistik Sanayi Ticaret Limited Şirketi" olduğunu, bu şirketin davalı olarak kabul edilmesini talep etmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Tarafta İradi Değişiklik” başlıklı 124. maddesi; “(1)Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. (2)Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. (3)Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. (4)Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder” şeklinde olup maddede taraf değişikliğinin şartları hüküm altına alınmıştır.
Bu düzenlemeye göre bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür (m.124/1). Ancak yasa koyucu bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümleri saklı tutarak (m.124/2) hâkimin izni ile taraf değişikliği yapılabilecek hâllere de yer vermiştir. Maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edileceği gibi, tarafın yanlış veya eksik gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması durumunda da hâkimin izniyle taraf değişikliği yapılabilecektir (HMK m.124/3, 4). Madde gerekçesinde de taraf değişikliğinde karşı tarafın rızasının arandığı belirtildikten sonra bu kuralın çok katı uygulanmasının, hem şekli taraf teorisinin özünü zedeleyip, amacı dışında çok katı uygulanması sonucunu doğurarak adeta yargılama ilişkisini katı bir forma dönüştüreceği hem de yeni ve aslında gereksiz birtakım yargılamalara yol açarak usul ekonomisi ilkesini zedeleyeceği belirtilmiştir. Yargı kararlarında, bazen çerçevesi de geniş tutularak, temsilcide yanılma ya da maddî hatadan kaynaklanan yanılma olarak nitelenen durumlarda, karşı tarafın rızası aranmadan taraf değişikliğine izin verilerek, ortaya çıkan bu sakıncanın giderilmeye çalışıldığı, ancak bu içtihatların kanuni düzenleme karşısında sorunu tam olarak çözemediği ve sınırlı kaldığı, bazen de kanuni düzenlemeyi zorladığı, oysa taraflar gösterilirken bazen maddi hata sebebiyle bir yanılgının ortaya çıkabileceği; aslında muhatabı belli olan uyuşmazlığın bu hata sebebiyle mevcut olmayan ya da farklı kişiye karşı yürütülebileceği, böyle bir durumda, mutlaka karşı tarafın rızasını aramanın, yargılamanın kaderini gerçekte muhatap olmaması gereken bir kişinin rızasına bağlamak anlamına gelebileceği ve yargılamanın gereksiz yere uzayabileceği, hatta yeni dava açılması sonucunun ortaya çıkabileceği, bu sebeple maddi hatadan dolayı muhatabın yanlış gösterilmesi hâlinde, diğer tarafın rızası aranmadan taraf değişikliğinin kabul edildiği açıklanmıştır (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin,14/12/2023 tarih ve 2023/6310 E., 2023/13595 K. sayılı ve 09/10/2023 tarih ve 2023/6159 E., 2023/10431 K. sayılı emsal ilamları).
Maddi hatadan kaynaklanan taraf değişikliğinde, dava dilekçesinin hazırlanması sırasında, bir tarafın sehven yanlış gösterilmesi nedeniyle oluşan bu maddi hatanın, tarafın isim veya unvanında şekli bir düzeltme yapılarak giderilmesi söz konusudur. Taraflar dava dilekçesinde gösterildiği için davacı tarafta maddi hata yapılabileceği gibi davalı tarafta da yapılabilir. Ancak, maddi bir hatanın var olduğunun kabul edilebilmesi için maddi hata yaptığını iddia eden davacı tarafın, davasını aslında doğru kişi adına açtığı ya da doğru tarafa yönelttiği hususunun dava dilekçesinden anlaşılabilmesi gerekir. (Hukuk Genel Kurulu'nun 21/10/2021 tarih ve 2017/4-2813 E., 2021/1285 K. Emsal ilamı).
Bu açıklamalar dikkate alındığında dava dilekçesinde davalının yanlış gösterilmesi şirket unvanlarının benzerliği nedeniyle kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığından 06/03/2024 tarihli duruşma ara kararı ile davacı vekilinin taraf değişikliği talebinin HMK 124/3 maddesi uyarınca kabulüne karar verilerek "...ve Uluslararası Lojistik Sanayi Ticaret Limited Şirketi" davalı olarak kabul edilmiş, bu şirkete gerekli tebligatlar yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve yargılamaya devam olunmuştur. Karar başlığında da dava dilekçesinde hatalı olarak gösterilen şirket taraf olarak gösterilmemiştir. (...Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 124. maddesine göre taraf değişikliği yapıldığı hallerde karar başlığında sadece taraf değişikliği kabul edilen davalıya yer verilip hüküm de sadece o kişi hakkında kurulmalıdır... Ankara BAM 18. HD, 2024/1159 Esas, 2025/1037 Karar)
6102 sayılı TTK nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın ziyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Yine TTK.nın 876. maddesi uyarınca ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur.
TTK'nın 880. maddesine göre (1) Taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır. (2) Eşyanın hasara uğraması hâlinde, onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki fark tazmin edilir. Zararı azaltmak ve gidermek için yapılacak harcamaların birinci cümleye göre saptanacak değer farkını karşıladığı karine olarak kabul edilir. (3) Eşyanın değeri piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edilir. Eşya, taşımak üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğu varsayılır.
Diğer yandan sınırlı sorumluluk halleri TTK'nın 882. maddesinde düzenlenmiş olup, gönderinin tamamının ziya veya hasarı halinde taşıyıcının sorumluluğu, gönderinin brüt ağırlığının kg başına 8,33 özel çekme hakkı ile sınırlıdır. TTK'nın 886. maddesi hükmüne göre ise, zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı, sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz. TTK'nın 855/5. maddesinde; eşyanın zayi olmasının, geç teslim edilmesinin veya hasara uğramasının taşıyıcının kasıtlı ya da pervasızca bir davranışından kaynaklanması halinde taşıyıcının sorumluluğun üç yılda zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirket tarafından 10/04/2023 tarihli, ABT ... nolu ve 298.919,01-TL tutarlı fatura konusu füme cam ürününün dava dışı ... Cam Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'ye satıldığı, camlar 10 kasa olarak ambalajlanarak Mersin'den Kayseri'ye taşınması için davalı ...Lojistik ve Dış Ticaret Ltd. Şti ile anlaşıldığı, sevkiyatın davalı ...ve Uluslararası Lojistik Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ye ait olan ve davalı...'in sevk ve idaresindeki 34 ... plakalı tır ile yapıldığı, 10 kasa camın araca 2 adet metal sehpa üzerinde yüklendiği, öndeki sehpa üzerinde 2 sağ ve 2 sol tarafa olmak üzere 4 kasa bulunduğu, arkadaki sehpa üzerinde ise 3 sağ ve 3 sol olmak üzere 6 adet bulunduğu, Kayseri'de alıcı firma tesislerine yaklaşık 200 metre mesafede dönüş manevrası esnasında spanzetlerin kopması nedeniyle arka sehpanın sol tarafında bulunan 3 kasanın sola doğru devrildiği, devrilen kasaların vinç yardımıyla düzeltip, tahliye etmeye çalıştıkları fakat başarılı olamadıkları, 3 kasa içerisindeki 90 plaka (704,961 metrekare) camın kırılarak zayi olduğu, alıcı firma tarafından bu konuda sevk irsaliyesi üzerine "3660x2140=90 adet plaka kırık olarak teslim edildi" şeklinde not düşüldüğü, mahkememizce taşıma alanında uzman bilirkişi ile metalürji ve malzeme mühendisi bilirkişi kurulundan alınan 31/01/2025 tarihli bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, bilirkişilerin raporunda yükün hasarlanmasında TTK 863/1 hükmü gereği asli kusurun emtiayı araca yükleme, araç içi istifleme ve araç içi sabitlemeden davacı göndericinin sorumlu olması nedeniyle gönderici firmaya ait olduğu, davacı tarafça delil olarak dayanılan tutanağın davacı şirket çalışanı ve depo sorumlusu ... tarafından tek taraflı olarak tutulduğu, bu kişinin tanık olarak dinlendiği ve tutanak ile benzer yönde beyanlarda bulunduğu, ancak tutmuş olduğu tutanakta araç şoförünün imzası olmadığı, taşıyıcı firmanın emtiayı araca yükleme, araç içi istifleme ve araç içi sabitleme faaliyetinin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla sorumlu olması nedeniyle taşıyıcı firmaların da tali kusurlu olduğu, buna göre davacı göndericinin %70 oranında, davalı taşıyıcının %30 oranında kusurlu oldukları, taşıma şirketinin KTK 85/1 maddesi uyarınca, ... 'in ise TBK 49 maddesi uyarınca sorumlu oldukları (bu kısımda bilirkişi raporuna itibar edilmemiştir), davacının zararının 1.182,10 EURO olduğu, bu tutarın TTK 882/1 hükmü uyarınca 8,33 SDR özel çekme hakkı üst sınırını aşmadığı, bu tutarın dava tarihindeki EURO kuru üzerinden hesaplanan karşılığı olan (26/05/2023 tarihli 1 EURO= efektif satış kuru 21,42-TL) 25.320,58-TL'den davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları kanaatine varılmıştır.
Davacı dava dilekçesinde 80.000,00-TL maddi tazminat talebinde bulunmuş olup, bilirkişi raporu dosyaya girdikten sonra 06/02/2025 tarihli ıslah konulu dilekçesi ile talebinin 1.182,10-Euro olarak kabul edilmesini talep etmiştir.
6098 sayılı Kanun’un "Ödeme" başlıklı 99 uncu maddesine göre, konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.
Davacı şirket, taraflar arasında Ülke parası dışında döviz ile ödeme yapılacağına ilişkin bir anlaşma bulunduğunu ispat etmiş değildir. Davacı şirket dava dilekçesinde tercih hakkını TL üzerinde kullanmıştır. Başka bir deyişle TL üzerinden dava açmakla iradesinin, alacağını TL üzerinden tahsil etmek yönünde olduğunu kabul etmek gerekir. Dava dilekçesinde TL cinsinden talepte bulunan davacı, artık bu tercihinden dönerek ıslah yolu ile talebini döviz olarak değiştiremez. Bu durum iddianın genişletilmesi yasağı kapsamına girer. (Yargıtay 11. HD 2021/5290 Esas, 2023/381 Karar, 2016/13885 Esas, 2018/7128 Karar sayılı, 2017/4863 Esas, 2018/3504 Karar sayılı kararları).
Bu itibarla davacının, dava dilekçesinde tercihini TL'den yana kullandığı, ıslah dilekçesi ile bu tercihinden dönüp EURO üzerinden tahsil isteyemeyeceği gözetilerek hükmün TL üzerinden kurulması gerekmiştir. Öte yandan davacının ıslah konulu dilekçesinde talep ettiği euro karşılığı tutarın 25.320,58-TL olması, dava dilekçesinde 80.000,00-TL talep edilmesi karşısında talebin daraltılması söz konusudur. Böyle bir talep daraltma için ıslaha gerek bulunmamakta olup davadan feragat olarak nitelendirilebilir. HMK'nun 319.maddesine göre, basit yargılama usulünde talebin sonradan değiştirilmesi mümkün olmamakla birlikte talebin daraltılması her zaman yapılabilir. Talebin daraltılması ise feragat anlamındadır (Yargıtay 22.HD'nin 2015/34503-2018/980 E.K., Yargıtay 17.HD'nin 2011/10774-2012/4145 E.K., Yargıtay 21. HD'nin 2014/26329-2015/8429 E.K. Sayılı ilamları) Bu durumda dava değeri halen 80.000,00-TL olup harç, yargılama gideri ve vekalet ücretleri belirlenirken buna göre hesaplama yapılmış ve aşağıdaki hükmü tesisi uygun görülmüştür.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KISMEN KABULÜ ile,
1-25.320,58-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Davacının fazlaya dair isteminin reddine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince davalılardan alınması gerekli 1.729,65-TL ilam harcının, tahsil edilen 1.366,20-TL peşin harç ve 615,40-TL ıslah harcından mahsubuna, artan 251,95-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacıya iadesine,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul - ret oranına göre hesaplanan 1.012,82-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, 2.187,18-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafın yaptığı 179,90-TL başvurma harcı, 1.366,20-TL peşin harç, 363,45-TL ıslah harcı, 8.000,00-TL bilirkişi ücreti, 1.436,25-TL posta ücreti olmak üzere toplam 11.345,80-TL yargılama giderinin kabul - ret oranına göre hesaplanan: 3.591,03-TL'lik kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca 25.320,58-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/3. Maddesi uyarınca maddi tazminat istemli davalarda davanın kısmen reddi halinde davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti tutarını geçemeyeceğinden buna göre hesaplanan 25.320,58-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalılar ... Lojistik Ve Dış Ticaret Limited Şirketi ve ...Ve Uluslararası Lojistik Sanayi Ticaret Limited Şirketi 'ye ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ... ... Ltd. Şti. vekilinin yüzüne karşı diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/06/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı