T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO :...
KARAR NO : ...
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 2- ...
3- ...
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ : ...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24/09/2022 tarihinde davalı şirket nezdinde sigortalı olan aracın sürücüsü ...'nın sevk ve idaresindeki 34 ... plakalı aracın Kavaklıönü Mah. Nevşehir Yolu Balonlu Park karşısında dörtlülerini yakmış vaziyette bekledikten sonra geri geri gelmeye başlayıp, defalarca korna çalınmasına rağmen durmadığını, ...'nın kontrolündeki otobüs, sağa dönmek için sinyal vermiş bir halde bekleyen müvekkiline ait olan 38 ... plakalı aracın ön kaput kısmına çarptığını, bu kaza nedeniyle nezdinizde sigortalı olan aracın sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, davacının aracı değer kaybına uğradığını, ekspertiz raporunda parça malzeme tutarının 40.325,57 TL, işçilik tutarı 13.405,32 TL, toplam KDV 9.671,56 TL olarak belirlendiğini, toplam 63.402,45 TL bedel belirlendiğini, bu bedel dışında müvekkilinin aracının değer kaybettiğini ve müvekkilinin araçtan mahrum kaldığını, ekspertiz raporunda eksik ödenen tutarlar dışında araç mahrumiyet bedeli ve araç değer kaybı tazminatı taleplerinin bulunduğunu, davalı sigorta şirketi ekspertiz raporunda belirtilen tutarın yalnızca 23.952,73 TL'sini ödediğini, davalı sigorta şirketinin yaptığı ödemede 39.449,72 TL tutarında bir eksik olduğunu, araçta oluşan değer kaybının da kayda alınamayacak bir miktar olmayıp; yaklaşık olarak 70.000,00 TL olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik müvekkiline ait 38 ... plakalı araçta meydana gelen “değer kaybı” için 100,00-TL ve Tamir ve Onarım Giderleri için 100,00-TL ve araç mahrumiyet bedeli için şimdilik 100,00 TL olmak üzere toplamda 300,00-TL maddi tazminat tutarının (Davalı sigorta şirketi yönünden sigorta limitleri aşılmamak ve “değer kaybı” kalemiyle sınırlı kalmak kaydıyla) üzere işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden; sigorta şirketi yönünden sigorta limitleri aşılmamak üzere temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 34 ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, poliçe teminat limitinin araç başına 100.000,00-TL olduğunu, şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zararı nispetinde olduğunu, davacı tarafa ait 38 ... plakalı aracı onaran kasko sigortacısı ... A.Ş.'ye 28.2.2023 tarihinde 59.090,96 TL rücu tediye yapıldığını, talep edilen faizin başlangıç tarihine ve faizin türüne itiraz ettiklerini beyanla davanın dava şartı yokluğundan reddine, esasa girilmesi halinde esastan reddine, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Türkiye Noterler Birliği'ne müzekkere yazılarak, 38 ... ve 34 ... plakalı araçların 24/09/2022 tarihi itibariyle ve halen kayıt maliklerinin kim olduğu hususunda tescil bilgileri celp edilmiştir.
Kayseri Emniyet Müdürlüğü Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 24/09/2022 tarihinde 38 ... ve 34 ... plakalı araçlar arasında Erciyes yönünden hava ikmal kavşağından sola dönüşte Hürriyet cadddesi yönünde yaşanan trafik kazasına ilişkin, görüntü, fotoğraf, mobese kamerası kaydı, trafik kaza tespit tutanağı vs. belge olup olmadığı hususunda araştırma yapılmıştır.
... Sigorta A.Ş'ye müzekkere yazılarak, olay tarihi itibariyle sigortalı bulunan 38 ... plakalı aracın 24/09/2022 tarihindeki trafik kazası nedeniyle davadan önce davacı ... tarafından başvuruda bulunup bulunmadığı sorulmuş, poliçe ve hasar dosyasının incelenmesinde, 34 ... plakalı aracın 10/02/2022 başlangıç ve 10/02/2023 bitiş tarihli ZMMS ile sigortalı olduğu görülmütür.
Sigorta bilgi ve gözetim merkezine yazı yazılarak 38 ... plakalı aracın trafiğe çıktığı tarihten bu yana tramer kayıtları ve ilgili belgelerin gönderilmesi istenilmiş, gelen yazı cevabıyla, poliçe ve hasar bilgisi ile kaza tespit tutanağının gönderildiği görülmüştür.
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, makine mühendisi ... 21/04/2024 tarihli raporunda özetle;
A) 34 ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'nın %100 (yüzde yüz) oranında tam ve asli kusurlu olduğu,
B) Davacı yana ait 38 ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'nun ise kusurunun olmadığı %0 (yüzde sıfır),
- 38 ... plakalı sayılı aracın tamiri Eylül 2022 itibariyle ekonomik olduğu ve hasar miktarının eksper raporları ile uyumlu olduğu (hasar onarım bedelinin ortalama araç rayiç bedeli oranı açısından kıyaslandığında 1/10 civarında),
-Değer Kaybı hesabında 19.06.2021 tarihli 7327 sayılı kanunun 18. Maddesi gereği (Kaza tarihinde uygulanan Değer Kaybı Hesabı) kaza öncesi Piyasa Rayiç Değeri ile kaza ve onarımlar sonrası değişen parçalar, araç kullanılmışlık düzeyine göre serbest piyasa ve internet ikinci el araç satış fiyat ortalamalarına göre kaza tarihi itibariyle Piyasa Rayiç Değeri arasındaki farka ve kusur oranlarına göre belirleneceği,
- Dava konusu 38 ... plaka sayılı aracın model yılına göre kaza tarihinde (24.09.2022) 9(dokuz) yaşında olduğu, geçmiş trafik ve kasko sigortası hasar kayıtları incelendiğinde 8 (sekiz) adet geçmiş hasar kaydı olduğu ve geçmiş hasar kaydı sayısının aracın ikinci el rayiç değerini dava konusu hasar öncesinde de çok fazla olmasından dolayı oldukça olumsuz etkilediği, ayrıca 23.01.2021 tarihinde gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazasında bizzat davacının oğlu ... dosyada mevcut o tarihteki kaza ile ilgili yazılı beyanında dava konusu 38 ... plaka sayılı aracının ön kısmı ile önce metal bariyerlere ardın beton bariyere çarptığını ve dava konusu hasar dolayısı ile değişen ve hasarlanan parçaların tamamının o tarihte ki kaza dolayısıyla da hasarlandığı ve değiştiği bu nedenle dava konusı kaza öncesi ve sonrası Serbest Piyasa Rayiç değerinin değişmeyeceğinden bu kaza dolayısıyla değer kaybı oluşmayacağı,
- 38 ... plaka sayılı araçta oluşan hasar ve zararın niteliğine göre kaza olmasaydı dahi davacı tarafından yapılması gereken yakıt vb. zorunlu gider kalemlerinin haricinde İkame Araç Bedelinin bakım onarımda geçen gün süresince araç mahrumiyet bedelini karşılayacağı, 14 günlük (eksper ve parça bekler dahil) makul tamir süresine ilişkin aracı kullanamamaktan doğan mahrumiyet bedelinin emsal araç açısından günlük 500 TL olacağı, bu süreçte,
Araç Mahrumiyet Zararı (İkame Araç Bedeli) =Araç Tamir Süresi x Günlük Kira Ücreti
Araç Mahrumiyet Zararı (İkame Araç Bedeli) = 14 x 500
Araç Mahrumiyet Zararı (İkame Araç Bedeli)= 7.000 TL olduğu değerlendirilmiştir. Raporun taraflara tebliğ edildiği rapora karşı davacı vekilinin itiraz dilekçesi, davalı Anadolu Anonim şirketinin itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.
Mahkememizin 14/10/2024 tarihli ara kararı ile tarafların bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçeleri ve davacı vekilinin 21/05/2024 tarihli duruşmadaki beyanı ile; dosyada bilirkişi tarafından eksik ve hatalı değerlendirme yapıldığı, yeniden rapor düzenlenmesi gerektiği talep edildiğinden ek rapor alınmasına karar verilmiş, 04/11/2024 tarihli ek raporda özetle;
- Dava konusu maddi hasarlı trafik kazasında kusur durumunun sabit olduğu;
A) 34 ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'nın %100 (yüzde yüz) oranında tam ve asli kusurlu olduğu,
B) Davacı yana ait 38 ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'nun ise kusurunun olmadığı % 0 (yüzde sıfır), değerlendirilmiş olup kök rapora aynen iştirak edildiği,
- 38 ... plakalı sayılı aracın tamiri Eylül 2022 itibariyle ekonomik olduğu ve hasar miktarının iskontosuz KDV Dahil 82.080,44 TL, iskontolu ise 63.402,45 TL olduğunun değerlendirildiği,
- 38 ... plaka sayılı araçta oluşan hasar ve zararın niteliğine göre kaza olmasaydı dahi davacı tarafından yapılması gereken yakıt vb. zorunlu gider kalemlerinin haricinde İkame Araç Bedelinin bakım onarımda geçen gün süresince araç mahrumiyet bedelini karşılayacağı, 14 günlük (eksper ve parça bekler dahil) makul tamir süresine ilişkin aracı kullanamamaktan doğan mahrumiyet bedelinin emsal (ikame araç bedelleri güncel kiralama fiyatlarına göre hesaplanmayıp, kaza tarihindeki model yılına ve kullanılmışlık düzeyine göre Nispi Metot uygulanarak hesaplanmıştır.) araç açısından günlük 500 TL olacağı, bu süreçte;
Araç Mahrumiyet Zararı (İkame Araç Bedeli) = Araç Tamir Süresi x Günlük Kira Ücreti
Araç Mahrumiyet Zararı (İkame Araç Bedeli) = 14 x 500
Araç Mahrumiyet Zararı (İkame Araç Bedeli) = 7.000 TL olduğu değerlendirilmiştir. Ek rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, ek rapora karşı davalı ... Sigorta Şirketi'nin itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin 08/11/2024 tarihli ıslah dilekçesi sunduğu, harcını tamamladığı, ıslah dilekçesinden bir örneğin davalılara tebliğ edildiği görülmüştür.
Davacı vekilinin 05/03/2025 tarihli bedel artırım dilekçesi sunduğu, dilekçeden birer örnek davalılara tebliğ edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, meydana gelen trafik kazasında davacının aracında oluşan araç hasarı, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararının tazmini talebine ilişkindir.
Dava, 24/09/2022 tarihli trafik kazasında 38 ... plakalı aracın hasarlanması nedeniyle değer kaybı, hasar zararı ve araç mahrumiyet zararı istemlerine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri itibarı ile 7251 sayılı Kanun'la değişik 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.
Dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında tarafların anlaşmaya varamadıkları görülmüştür.
Taraflar arasında uyuşmazlık konuların değerlendirmesinde;
Taraflar arasında uyuşmazlık konuları;24/09/2022 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne şekilde kusurlu olduğu, bu kaza nedeniyle davacıya ait 38 ... plakalı araçta değer kaybı zararı, hasar zararı ve araç mahrumiyet zararı oluşup oluşmadığı var ise araç değer kaybı zararından davalıların sorumlu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Kusur ön sorununun değerlendirmesinde;
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, makine mühendisi ... 21/04/2024 tarihli raporunda özetle;
A) 34 ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'nın %100 (yüzde yüz) oranında tam ve asli kusurlu olduğu,
B) Davacı yana ait 38 ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'nun ise kusurunun olmadığı %0 (yüzde sıfır), " şeklinde değerlendirme yapılmıştır.
Bu rapor, dosya kapsamındaki trafik kaza tespit tutanağı, hasar dosyası, ekspertiz raporu ile diğer deliller ve olayla uyumlu, denetime ve hüküm vermeye elverişli olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Araç hasar zararı, araç değer kaybı zararı ve araç mahrumiyet zararına dair değerlendirmede;
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre; trafik kazasında zarar gören aracın gerçek hasar zararından zarar verenin aracını zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalayan sigorta şirketi de zarar veren ile birlikte sorumludur.
Araç hasarında değer kaybı; aracın hasarsız haldeki 2. el piyasa değeri ile hasarın onarımından sonraki 2. el piyasa değeri arasındaki fark olup, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında, değer kaybının, araçların modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek araçların kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değerleri arasındaki farka göre belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/6070 Esas, 2020/3614 Karar sayılı ilamı) Yapılan açıklamalar doğrultusunda değer kaybı hesabının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları EK-1de bulunan "Değer Kaybı Hesaplanması" yöntemine göre değil, kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın kilometresi ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının bilirkişi tarafından hesaplanması gerekir.
Hasar gören aracın onarım süresi boyunca kullanılamaması ya da işletilememesi sebebiyle ortaya çıkan zarar, ticari araçlarda (taksi, otobüs, servis, minibüs ve diğer ticari araçlar) "Ticari Kazanç Kaybı Tazminatı"nın konusunu oluşturmaktadır.
Onarım süresince kullanılamayan araçlardan dolayı kazada kusuru bulunan araç sahibi ve sürücüsü müteselsil olarak sorumludur. Trafik kazası sebebiyle hasar gören aracın onarım süresince çalıştırılamaması sebebiyle oluşan "kazanç kaybı", "araç mahrumiyet zararı" başka bir anlatımla "ikame araç zararı" trafik sigortası kuvertürü dışında kalmaktadır.
Borçlar Hukukuna göre, bir şeyin kısmen hasar görmesinden veya kullanılamamasından dolayı oluşacak olan zarar, buna neden olan kişilerden talep edilebilmektedir.
Araç, trafik kazası sonucunda zarar görmüş ise, onarım süresince kullanılamayacağından, aracın kullanış amacına göre, mahrumiyet zararı belirlenmelidir. Eğer, uğranılan zarara ilişkin yeterince delil sunulamıyorsa, Türk Borçlar Kanunu'nun 50/2. maddesi gereği, hakkaniyete uygun bir bedel tayin ve takdir edilmeli, sonucuna göre karar verilmelidir.
Somut uyuşmazlığa yönelik olarak mahkememizce görevlendirilen Makine Yüksek Mühendisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen 21/04/2024 tarihli raporda özetle; "..38 ... plakalı sayılı aracın tamiri Eylül 2022 itibariyle ekonomik olduğu ve hasar miktarının iskontosuz KDV Dahil 82.080,44 TL, iskontolu ise 63.402,45 TL olduğunun değerlendirildiği,
- 38 ... plaka sayılı araçta oluşan hasar ve zararın niteliğine göre kaza olmasaydı dahi davacı tarafından yapılması gereken yakıt vb. zorunlu gider kalemlerinin haricinde İkame Araç Bedelinin bakım onarımda geçen gün süresince araç mahrumiyet bedelini karşılayacağı, 14 günlük (eksper ve parça bekler dahil) makul tamir süresine ilişkin aracı kullanamamaktan doğan mahrumiyet bedelinin emsal (ikame araç bedelleri güncel kiralama fiyatlarına göre hesaplanmayıp, kaza tarihindeki model yılına ve kullanılmışlık düzeyine göre Nispi Metot uygulanarak hesaplanmıştır.) araç açısından günlük 500 TL olacağı, bu süreçte;
Araç Mahrumiyet Zararı (İkame Araç Bedeli) = Araç Tamir Süresi x Günlük Kira Ücreti
Araç Mahrumiyet Zararı (İkame Araç Bedeli) = 14 x 500
Araç Mahrumiyet Zararı (İkame Araç Bedeli) = 7.000 TL olduğu değerlendirilmiştir. " bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunda araç değer kaybı zararı ve araç mahrumiyet zararına ilişkin tespitler, dosya kapsamındaki trafik kaza tespit tutanağı, dava konusu kaza ile ilgili açılan hasar dosyası, davacıya ait aracın trafik kaydı, servis kayıtları, davaya konu hasar öncesindeki hasarlarına ilişkin tramer kayıtları ve hasar dosyaları ile diğer deliller ve olayla uyumlu olduğundan, dava konusu kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın kilometresi ve önceye ait hasarları, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği de dikkate alındığında mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Bilirkişi raporunda davacıya ait 38 ... plaka sayılı aracın hasar bedelinin 82.080,44-TL olduğu, davalı sigorta firması tarafından kasko firmasına 23.952,73-TL rücu ödemesi gerçekleştirildiği, bakiye hasar miktarının 58.127,71-TL olduğu bildirilmiştir. Rapordaki davacının aracının onarıldığına ilişkin tespit, dosya kapsamındaki beyanlar, hasar dosyası, servis fatura ve kayıtları ile diğer deliller ve olayla uyumlu olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede;
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartları'nın, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen hasar zararı ve değer kaybı zararı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. (Yargıtay 17. H.D.'nin 28/10/2013 tarihli, 2013/9624 Esas ve 2013/14505 Karar).
Kaldı ki 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5/a maddesine göre değer kaybı maddi zararlar teminatı içerisinde yer almaktadır. Somut olayda davalı sigorta şirketi araç değer kaybı ve hasar zararından sorumludur.
Davalı ... ve ...'nun sorumluluğuna dair değerlendirmede;
İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.
2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2015/6031, K. 2015/13494)
Somut olayda, davalı ... işleten olması nedeni ile kusursuz sorumluluk ilkesi çerçevesinde ve davalı ... haksız fiil hükümleri (TBK'nun 49 ve devamı) uyarınca zarardan sorumludurlar.
Davacının ıslah (talep artırım) dilekçesi incelendiğinde;
Davacı vekilinin 08/11/2024 tarihli ıslah dilekçesi sunduğu, harcını tamamladığı, ıslah dilekçesinden bir örneğin davalılara tebliğ edildiği görülmüştür.
Davacı vekilinin 05/03/2025 tarihli bedel artırım dilekçesi sunduğu, dilekçeden birer örnek davalılara tebliğ edilmiştir.
Davanın HMK m107 gereğince belirsiz alacak davası olarak açıldığı anlaşılmıştır.
Temerrüt tarihi ve faiz türü ile ilgili değerlendirmede;
2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartları'nın B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinin 12/12/2022 olduğu kabul edilmiştir.
Esasen, haksız eylem nedeniyle meydana gelen zararda ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüt oluşmuş sayılır. Davalı gerçek kişi yönünden 6098 sayılı TBKnun 117/2. maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle (24/09/2022 tarihi) faize hükmedilmesi gerekir.
Kazaya karışan 38 ... plakalı aracın yolcu otobüsü olduğu dosya kapsamındaki belgelerden görülmektedir. Dava dilekçesinde hükmedilecek tazminatlara ticari avans faizi işletilmesi talep edilmiş, ticari avans faizi isteminin yerinde olduğu değerlendirilmiştir.
Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;
Davacının davalılara karşı araç hasar zararına ilişkin davasının KABULÜ ile, 58.127,71-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 24/09/2022 tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına, davalı ... ... Sigorta yönünden 12/12/2022 tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına, davacının değer kaybına ilişkin davasının Reddine, davacının davalılar ... ve ...'ya karşı ikame araç bedeline ilişkin davasının KABULÜ ile, 7.000,00 TL'nin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, alacağa kaza tarihi olan 24/09/2022 tarihinden itibaren avas faiz uygulanmasına, karar verilmesi görüş ve kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davacının davalılara karşı araç hasar zararına ilişkin davasının KABULÜ ile, 58.127,71-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 24/09/2022 tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına, davalı ... Anonim Sigorta yönünden 12/12/2022 tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına,
2-Davacının değer kaybına ilişkin davasının Reddine,
3-Davacının davalılar ... ve ...'ya karşı ikame araç bedeline ilişkin davasının KABULÜ ile, 7.000,00 TL'nin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, alacağa kaza tarihi olan 24/09/2022 tarihinden itibaren avas faiz uygulanmasına,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 4.448,87-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 179,90-TL peşin harç ve 1.540,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.719,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.728,97-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... ... Sigorta Şirketi'nin 2.435,66-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydı ile) alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalı ... Sigorta Şirketi'den alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL başvurma harcı, 179,90-TL peşin harç ve 1.540,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.899,80-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... Sigorta Şirketi'nin 1.695,61-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydı ile) alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi ücreti 2.000,00-TL, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri 2.488,00-TL olmak üzere toplam 4.488,00-TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 4.481,12-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... Sigorta Şirketi'nin 3.999,48-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydı ile) alınarak davacıya verilmesine, alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye 6,88-TL'lik kısmın ise davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
8-Davalılar tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
10-Davalı ... Sigorta Şirketi kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacının red edilen değer kaybına yönelik talebi üzerinden hesap edilen 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak iş bu davalıya ödenmesine,
11-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
12-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/07/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır