T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ***
KATİP : ***
DAVACI : ***
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ***
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili adına kayıtlı 38 ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketinde ZMMS sigortası bulunan 38 ... plakalı aracın %100 kusurlu olduğu, 17/04/2023 tarihli yaralamalı trafik kazası sonrası müvekkiline ait araçta değer kaybı meydana geldiğini, değer kaybının tazmini amacıyla 26/05/2023 tarihinde davalı şirkete mail yoluyla başvuru yaptıklarını, başvuru sonucu 01/06/2023 tarihinde 18.784,96 TL ödeme gerçekleştiğini, davalı şirketin yapmış olduğu eksik ödemenin müvekkilin gerçek zararının çok altında kaldığını, araç onarımı yapılır iken aracın arka kısmın da ciddi bir işleme maruz kaldığını belirterek müvekkiline adına kayıtlı 38 ... plakalı araçta oluşan değer kaybının ve eş değer parça kullanımından kaynaklı zararın 17/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tazminine, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karıştığı iddia edilen 38 ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalandığını, ancak aracın ZMMS poliçesinin 10/04/2023 tarihinde aracın satışı sebebiyle iptal edildiğini, kaza tarihi olan 17/04/2023 tarihinde geçerliliğinin bulunmadığını, davanın Corpus Sigorta A.Ş'ye ihbarını talep ettiklerini, müvekkili şirket tarafından, davacıya 23.05.2023 tarihinde 158,83 TL maddi hasar tazminatı, 25.05.2023 tarihinde 1.504,50 TL, 26.05.2023 tarihinde 9.468,69 TL, 25.05.2023 tarihinde 30.350,00 TL, 20.06.2023 tarihinde 3.965,31 TL, 20.06.2023 tarihinde 1.438,15 TL ve yine 20.06.2023 tarihinde 3.338,87 TL maddi hasar tazminatı ve 01.06.2023 tarihinde 18.784,96 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, davanın yetki yönünden reddi ile dosyanın yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini, davacı tarafın belirsiz alacak davası açmasında hukuki bir yararın bulunmadığını belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Türkiye Noterler Birliği'ne müzekkere yazılarak 38 ... plakalı ve 38 ... plaka sayılı araçlarının kaza tarihi olan 17/04/2023 tarihli kaza tarihinde ve halen kimin adına tescilli olduğu sorulmuş ve araç tescil kaydı celp edilmiştir.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak davacıya ait 38 ... plaka sayılı aracın kaza tarihi olan 17/04/2023 tarihi ve 17/04/2023 tarihinden öncesine ait başkaca bir trafik kazası olup - olmadığı hususunun tespiti ile varsa kaza tarihi itibariyle sigorta şirketi bilgilerinin gönderilmesinin, ayrıca 17/04/2023 tarihli trafik kazasının oluşumundaki kusur durumunu gösterir Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nin kayıtları ve hasar kayıtlarının gönderilmesi istenilmiş, gelen yazı cevabıyla poliçe, hasar bilgisi ve eksper rapor bilgisinin gönderildiği görülmüştür.
Oto Sanatkarlar Odası'na müzekkere yazılarak 2008 yılında üretilen Ford markasının Focus 1.6 TDCi 4 Kapı Trend modeli olan bir aracın trafik kaza tarihi olan 17/04/2023 tarihli itibarı ile 2. El piyasa rayiç satış değerinin kaç TL olabileceği sorulmuş, gelen yazı cevabıyla ilgili aracın ikinci el piyasa rayiç satış değerinin 320.000,00-TL ile 340.000,00-TL arasında olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
Birlik Oto'ya müzekkere yazılarak davacıya ait 38 ... plaka sayılı (2008 model yılı Ford Marka FOCUS 1.6 TDCi 4 KAPI TREND paket) aracın 17/04/2023 tarihli trafik kazasında hasarlanması nedeniyle burada gördüğü bakım ve onarım işlerine ilişkin tüm iş emirleri, servis faturaları, rapor, inceleme, hasar tutanakları, ekspertiz raporunun örneklerinin gönderilmesi, varsa bu aracın hasar durumunu gösterir fotoğraf ve görüntü kayıtlarının flash bellek veya CD formatında gönderilmesi istenilmiş, gelen yazı cevabıyla 38 ... plakalı araca ait bulunan tüm bilgi ve belgelerin flash bellek içerisinde gönderildiği görülmüştür.
Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 17/04/2023 tarihinde meydana gelen davacıya ait 38 ... plaka sayılı araç ile 38 ... plakalı aracın 17/04/2023 tarihinde karıştığı trafik kazası ile ilgili kaza tespit tutanağına konu olan trafik kazasına ilişkin kamera kaydı olması halinde cd şeklinde gönderilmesi istenilmiş, gelen yazı cevabıyla, kamera kayıtlarına rastlanılmadığı görülmüştür.
İstanbul Oto Galericiler Oto Alım Satım Yıkama Ve Yağlama Esnaf Odasına müzekkere yazılarak ekspertiz raporu dikkate alınarak 2008 yılında üretilen Ford markasının Focus 1.6 TDCi 4 Kapı Trend modeli olan bir aracın trafik kaza tarihi olan 17/04/2023 tarihli itibarı ile 2. El piyasa rayiç satış değerinin kaç TL olabileceği sorulmuş, gelen yazı cevabıyla, 350.000,00-TL ile 380.000,00-TL arasında olduğu bildirilmiştir.
...A.Ş'ye müzekkere yazılarak Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nin cevabi yazısı dikkate alınarak mahkememiz dava dosyasına konu 38 ... plaka sayılı aracın hasar kayıtlarının, özellikle hasara ilişkin ekspertiz raporu, servis fatura ve kayıtları, aracın hasar durumunu gösterir fotoğraf ve görüntü kayıtlarının flash bellek veya CD formatında birer örneğinin gönderilmesi istenilmiş, gelen yazı cevabıyla hasar dosyası örneğinin gönderildiği görülmüştür.
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, makine mühendisi bilirkişi ... 09/05/2024 tarihli raporunda özetle;
- Dosyada mevcut kolluk kuvvetleri tarafından düzenlenen Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı'ndaki veriler değerlendirildiğinde; kazanın 17.04.2023 günü saat 09.38 civarında Kayseri ili Kocasinan ilçesi Sanayi Mahallesi Osman Kavuncu bulvarı üzerinde gerçekleştiği, görüşün açık, yerlerin kuru ve yolun eğimsiz olduğu, trafik düzenlemesinin trafik şerit çizgileri, trafik ikaz ve uyarı levhaları ile yapıldığı,
-Dava konusu Osman Kavuncu bulvarı 3 şeritli yolun en sağ şeridi üzerinde gerçekleşen maddi hasarlı yaralanmalı trafik kazasında: 38 ... plaka sayılı araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki aracı ile Kocasinan bulvarı istikametinden gelip 6102. Cadde istikametine Osman Kavuncu Bulvarı üzerinde seyri esnasında kendi aracının önünde aynı istikamette seyreden ve trafiğin yoğunluğundan dolayı yavaşlayan sürücü ... sevk ve idaresindeki 38 ... plaka sayılı aracın arka kısımlarına kendi aracının ön kısımları ile çarptığı, çarpmanın etkisi ile 38 ... plaka sayılı araçta kendi önünde aynı sebepten dolayı yavaşlayan sürücü *** sevk ve idaresindeki 38... plaka sayılı aracın arka kısımlarına kendi aracının ön kısımları ile çarptığı olayda; 38 ... plaka sayılı araç sürücüsü ... meskun mahal içinde günün gündüz vakti (saat 09.38) önünde aynı istikamette seyir halinde bulunan araçları dikkate almaksızın gerekli dikkat ve özeni aracın teknik özelliklerine göre yola vermesi gerekirken takip mesafesini korumadığından davacının aracına (arka tampon kısımlarından) çarptığı olayda tam ve asli kusurlu olduğu;
"KTK 56/c (Şerit izleme, gelen trafikle karşılaşma, araçlar arasındaki mesafe, yavaş sürme ve geçiş kolaylığı sağlama: Madde 56 – Sürücüler aşağıdaki kurallara ve yasaklara uymak zorundadırlar.c) Araçlar arasındaki mesafe: Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar.
) ve
KTK 84/d (Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller: Madde 84 – Araç sürücüleri trafik kazalarında; ........d) Arkadan çarpma Hallerinde asli kusurlu sayılırlar.)" kurallarını ihlal ettiği,
38 ... plakalı sayılı araç sürücüsünün ise gerçekleşen kazanın oluşu üzerinde etkenliği bulunmadığından kusursuz olduğu değerlendirilmiştir. Yukarıda izah edilen hususlar muvacehesinde, olayda;
A) 38 ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında tam ve asli kusurlu olduğu,
B) Davacı yana ait 38 ... plaka sayılı araç sürücüsünün ise kusurunun olmadığı % 0 (yüzde sıfır),
- 38 ... plakalı sayılı aracın tamiri/onarımı Nisan 2023 itibariyle ekonomik olduğu (hasar onarım bedelinin ortalama araç rayiç bedeli oranı açısından kıyaslandığında düşük olduğu),
- 38 ... plakalı aracın arka tampon, arka bagaj, sol ve sağ arka çamurluk, arka panel, arka tampon demiri, havuz sacı, arka şase kısımları ve ön tampon bölgesinden hasar aldığı,
- Davacının sunduğu tedarik firması tarafından yazılı yedek parçaların meydana gelen kaza sonrası hasar gören parçalarla uyumlu olduğu ve 38 ... plakalı aracın tamirinde kullanıldığı,
- Bu kaza nedeni ile 38 ... plakalı aracın hasarı dolayısıyla onarım için gerekli;
Yedek Parça ve Malzeme Tutarı 23.567,91
İşçilik 28.550,00
TOPLAM 52.117,91 TL (KDV DAHİL)olduğu,
- Davalı sigorta şirketi tarafından hasar miktarı olarak 50.224,35 TL hasar ödemesi yapıldığı, 52.117,91-50.224,35=1.893,56 TL bakiye araç hasar zararı olduğu,
- 38 ... plakalı aracın Değer Kaybı hesabı için geçmiş hasar kayıtları incelendiğinde, dosyada mevcut Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi verilerine göre 28.09.2017 tarihinde karışmış olduğu trafik kazası sonucu "Ağır Hasar (Pert) Bilgisi"nin mevcut olduğu, ve o dönem "Çekme Belgeli" olduğu, 17.Hukuk Dairesi 2015/19181 E., 2016/4684 K. göre "......daha önce pert total işlemi görmüş olması nedeniyle araçların değer kaybı talep edemeyeceği" değerlendirilmiştir. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin beyan dilekçesi, davalı vekilinin itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür. Davacının talebi olan eşdeğer parça kullanılıma ilişkin raporda değerlendirme olmadığı anlaşılmakla bu konuda açıklama yapma ve tarafların itirazları doğrultusunda dosyanın ek rapora gönderilmesine karar verilmiş, 09/08/2024 tarihli ek raporda özetle;
- Dava konusu 38 ... plakalı sayılı aracın, kök raporda mevcut hasar değerlendirmesinde dosyada mevcut SBGM verileri, ödeme belgeleri ve geçmiş emsal araç hasar verilerindeki değerlendirmeleri kullanılmış olup, emsal araçtan kasıt, daha önce pert olup hurdaya ayrılmış bir aracın, orijinallığından bahsetmenin mümkün olmadığı, dava konusu aracın nasıl değer kaybı hesaplanmıyorsa (hesaplanmama nedeni bütün olarak değerlendirildiğinde orijinallığını korumamış olması) hasar miktarı hesaplanırken de kullanılan yedek parçalarda orijinallığın aranmaması gerektiği değerlendirilmiştir.
- Davalı vekilinin hasar ödemesine ilişki Bilirkişi Raporuna itiraz dilekçe ekinde sunmuş olduğu dekontlar, sigorta firmaları tarafından anlaşmalı satıcılara ödemiş olduğu toplu miktarları gösterir dekontlar olduğu, dava dosyasında mevcut verilere göre ise kök raporda da izah edildiği üzere; Davalı sigorta şirketi tarafından hasar miktarı olarak 50.224,35 TL hasar ödemesi yapıldığı, 52.117,91-50.224,35=1.893,56 TL bakiye araç hasar zararı olduğu, değerlendirilmiştir. Ek rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, ek rapora karşı davacı vekilinin beyan dilekçesi, davalı vekilinin itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.
Davacı vekilinin17/12/2024 tarihli dava değerinin artırılması dilekçesi sunduğu ve harcını tamamladığı, dilekçeden bir örneğin davalı vekiline tebliğ edildiği, davalı vekilinin 07/01/2025 tarihli dilekçe ile ıslaha karşı beyan sunduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeni ile meydana gelen araç hasar zararı ve araç değer kaybı zararının tazmini istemi ile açılan tazminat davasıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri itibarı ile 7251 sayılı Kanun'la değişik 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.
Dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında taraflar anlaşmaya varamadıkları görülmüştür.
Taraflar arasında uyuşmazlık konuların değerlendirmesinde;
17/04/2023 tarihli kaza sebebiyle kim ya da kimlerin kusurlu olduğu 38 ... plakalı araçta eş değer parça kullanımından dolayı değer kaybının oluşup oluşmadığı, oluştu ise miktarının ne olduğu, 38 ... plakalı aracın kaza tarihi itibari ile hangi sigorta şirketi tarafından sigortalandığı, zaman aşımı itirazı, yetki itirazı, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı ve talep edilen faiz türüne ilişkin hususlarının olduğu tespit edilmiştir.
Belirsiz alacak davası açılamayacağı itirazının değerlendirmesinde;
Eldeki dosyada dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
İsviçre ve Alman Hukukunda yer alan "belirsiz alacak davası", 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Hukukumuza kazandırılmıştır. 6100 sayılı HMK'nin 107/I. maddesi "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir" hükmünü içermektedir. Madde hükmünden de anlaşıldığı üzere Belirsiz alacak davası davacının, davada talep edeceği miktarı veya değeri tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin objektif şekilde imkânsız olması ya da bunun kendisinden beklenememesi halinde mümkündür. Davacı dava tarihinde davanın miktarını tam ve kesin olarak biliyorsa veya bunu bilebilecek durumda ise, belirsiz alacak davası açılamaz.
Sorun, davacının alacağını tam ve kesin olarak belirleyebilecek bir durumda olması halinde alacağının tahsili için kısmi dava açmasının mümkün olup olmadığında toplanmaktadır.
Davacının aynı hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağının veya hakkının tümünü değil, belirli bir kısmını talep ederek açtığı davaya kısmi dava denir. Diğer bir ifadeyle, bir alacak hakkında daha fazla miktar için tam dava açma imkanı bulunmasına rağmen, alacağın bir kesimi için açılan davaya kısmi dava denir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması ve bu alacağın şimdilik bir kısmının dava edilmesi gerekir (Yargıtay HGK 17/10/2012 gün, 2012/9-838 Esas 715 Karar sayılı ilamı, Kuru/Arslan/Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 22. Bası,s.286; Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku, 12. Bası, s.320).
Kısmi dava, 6100 Sayılı HMK'nın 109. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin 1.fıkrasında "Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir" hükmüne, 2.fıkrasında ise; "Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz" hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, kısmi dava açılabilmesi için;
a-Talep konusunun niteliği itibariyle bölünebilir olması,
b-Talep konusunun miktarının taraflar arasında tartışmalı bulunması veya açıkça belirli olmaması gerekir.
Şayet, talep konusu taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirlenebilir ise kısmi dava açılamayacaktır. Diğer bir anlatımla; talep konusunun miktarı taraflar arasında "tartışmasız" ise veya taraflar arasında miktar veya parasal tutar bakımından bir tartışma olmakla beraber, tarafların anlaşmasına gerek kalmaksızın, objektif olarak talep konusunun miktarı herkesçe anlaşılabilecek şekilde "belirli" ise, o talep sonucunun sadece bir kısmı dava edilemez. Bu gibi hallerde, kısmi davanın yasaklanmasının sebebi, davacının kısmi dava açmakta hukuki yarar bulunmadığının kabul edilmesidir. Davacının alacağını, küçük parçalara bölüp her biri için ayrı ayrı dava açmasında hukuki yarar değil; aksine, dava hakkının kötüye kullanılması söz konusudur (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, s.319-320).
Talep konusu açıkça taraflar arasında tartışmalıysa ya da açıkça belirli değilse açılan belirsiz alacak davasında davacının hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir. Açılmış olan bir davada alacağın taraflar arasında tartışmalı olup olmadığı ya da açıkça belirli olup olmadığı davalının davaya vereceği cevapla anlaşılabilir. Nihayet hakim, ön inceleme aşamasında bu hususu tespit edebilir. Şayet, davalı davaya cevabında alacağı tartışmalı hale getirmişse artık, açılmış olan belirsiz alacak davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilmeyip işin esası hakkında hüküm kurulması gerekir (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası,s.320-321).
Kısmî dava açılabilmesi için talep konusunun bölünebilir olması gerekli olup, açılan davanın kısmî dava olduğunun dava dilekçesinde açıkça yazılması gerekmez. Dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının alacağının daha fazla olduğu anlaşılıyor ve istem bölümünde "fazlaya ilişkin haklarını saklı tutması” ya da “alacağın şimdilik şu kadarını dava ediyorum” şeklinde bir ifadeye yer verilmiş ise bu husus, davanın kısmî dava olarak kabulü için yeterli sayılmaktadır (Hukuk Genel Kurulunun 02.04.2003 tarihli ve 2003/4-260 Esas, 2003/271 Karar sayılı kararı; Pekcanıtez, Hakan: Medeni Usul Hukuku, C. II, 15. Baskı, İstanbul 2017, s. 1000).35. Aynı hususlar Hukuk Genel Kurulunun 22.11.2022 tarihli ve 2021/9-660 Esas, 2022/1574 Karar; 07.07.2021 tarihli ve 2021/(22)9-485 Esas, 2021/971 Karar; 02.03.2016 tarihli ve 2014/15-439 Esas, 2016/207 Karar sayılı kararlarında da benimsenmiştir.
Somut olayda da; davada davalılar cevap dilekçesinde davanın reddini istemiştir. Davalıların davaya cevap dilekçelerinden de anlaşılmaktadır ki; eldeki davada davacının talep ettiği alacağı taraflar arasında tartışmalı hale gelmiştir. Tüm bu açıklanan maddi ve hukuki olgular ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararları vardır ve belirsiz alacak davası şeklinde dava açması hukuken mümkündür.
Zaman aşımı def'inin değerlendirmesinde;
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde, zaman aşımı def'inde bulunmuştur.
2918 sayılı KTK'nın 109/1-4 maddeleri gereğince, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza günüden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğredikleri günden başlayarak 2 yılda zamanaşımına uğrar."
TBK'nun 154/2. maddesi hükmüne göre "alacaklı, dava veya defi yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa" zamanaşımı kesilir. Aynı Kanun'un 156/1. maddesi hükmü gereğince, "zamanaşamının kesilmesiyle, yeni bir süre işlemeye başlar."
2918 sayılı KTK'nun 109. maddesinin 1. fıkrasında haksız fiil niteliğindeki trafik kazalarından doğan tazminat taleplerinin, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı düzenlenirken, 2. fıkrasında ise, davanın, cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanununun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş olması halinde, bu sürenin maddi tazminat talepleri içinde geçerli olacağı hüküm altına alınmıştır. 2918 sayılı kanunun anılan hükmünün gözden kaçırılmaması gereken yönü, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin sadece eylemin ceza kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Bu düzenlemenin iki ayrı sonucu bulunmaktadır. Sözkonusu yasa hükmü, ceza zamanaşımı uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte bunun dışında fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır.
Açıklanan hukuksal durum ve ilkeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; 14/07/2023 tarihli trafik kazasında davacının aracının hasarlanmıştır. Davacı 05/06/2023 tarihinde arabuluculuğa başvurmuş ve 20/06/2023 tarihinde arabuluculuk görüşmeleri olumsuzlukla sonuçlanmıştır. Eldeki dava ise 23/06/2023 tarihinde açılmıştır. 2918 sayılı KTK'nun 109. maddesi uyarınca zaman aşımı süresi içinde dava açılmış bulunmasına göre davalı davalı sigorta şirketinin zaman aşımı süresi ile ilgili savunmalarının ve zaman aşımı def'inin ve hak düşürücü süre itirazının yersiz olduğu değerlendirilmiştir.
Yetki ilk itirazının değerlendirmesinde;
Davalı sigorta vekili yasal süresi içinde yetki ilk itirazında bulunmuştur.
6100 Sayılı HMK 'nun 6/1. maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır.
Trafik kazası aynı zamanda haksız fiil teşkil eden bir eylem olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 16. maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir yetkilidir" hükmü yer almaktadır.
Uyuşmazlık Karayolları Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinden kaynaklandığından ve bu sigorta türü 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinde düzenlendiğinden diğer bir yetki kuralı da bu yasada yer almakta olup, "Motorlu araç kazalardan dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar sigortacının merkez veya şubesinin, veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinin birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir" hükmü ile sigortanın merkez ve şubeleri, sigorta sözleşmesini yapan acenta veya kazanın meydana geldiği yerin yetkili kabul edilmesine, Aynı hüküm ZMSS genel şartlarının C.7. maddesinde de tekrar niteliğinde yer almaktadır.
Somut olayda olduğu üzere bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacılar bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacılar, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçmektedir (aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 23/09/2013 tarih 2013/9042 Esas 2013/12620 Karar sayılı ilamı).
Dava konusu uyuşmazlıkta haksız fiile ilişkin 6100 Sayılı HMK'nun 16. maddesinde yer alan haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi kuralı dikkate alındığında; dava dilekçesine ve dosyamız içindeki diğer kayıtlara göre davacının yerleşim yeri Kayseri'dir ve yine dosya içinde mevcut trafik kaza tespit tutanağına göre davaya konu trafik kazası Kayseri İli, Melikgazi İlçesi'nde gerçekleşmiştir. Buna göre yetkili mahkememiz yetkilidir. Dolayısıyla yukarıda anlatılan yasal hükümlere ve kanunda belirlenen yetki kurallarına göre; kazanın meydana geldiği yer bir başka deyişle haksız fiilin meydana geldiği yer kuralına göre mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmış ve davalı ... Sigorta A.Ş.'nin yetki ilk itirazı reddedilmiştir.
Kusur ön sorununun değerlendirmesinde;
Mahkememizce görevlendirilen Makine Yüksek Mühendisi Öğretim Görevlisi Bilirkişi ... 09/05/2024 tarihli raporunda özetle;
- Dosyada mevcut kolluk kuvvetleri tarafından düzenlenen Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı'ndaki veriler değerlendirildiğinde; kazanın 17.04.2023 günü saat 09.38 civarında Kayseri ili Kocasinan ilçesi Sanayi Mahallesi Osman Kavuncu bulvarı üzerinde gerçekleştiği, görüşün açık, yerlerin kuru ve yolun eğimsiz olduğu, trafik düzenlemesinin trafik şerit çizgileri, trafik ikaz ve uyarı levhaları ile yapıldığı,
-Dava konusu Osman Kavuncu bulvarı 3 şeritli yolun en sağ şeridi üzerinde gerçekleşen maddi hasarlı yaralanmalı trafik kazasında: 38 ... plaka sayılı araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki aracı ile Kocasinan bulvarı istikametinden gelip 6102. Cadde istikametine Osman Kavuncu Bulvarı üzerinde seyri esnasında kendi aracının önünde aynı istikamette seyreden ve trafiğin yoğunluğundan dolayı yavaşlayan sürücü ... sevk ve idaresindeki 38 ... plaka sayılı aracın arka kısımlarına kendi aracının ön kısımları ile çarptığı, çarpmanın etkisi ile 38 ... plaka sayılı araçta kendi önünde aynı sebepten dolayı yavaşlayan sürücü ***sevk ve idaresindeki 38... plaka sayılı aracın arka kısımlarına kendi aracının ön kısımları ile çarptığı olayda; 38 ... plaka sayılı araç sürücüsü ... meskun mahal içinde günün gündüz vakti (saat 09.38) önünde aynı istikamette seyir halinde bulunan araçları dikkate almaksızın gerekli dikkat ve özeni aracın teknik özelliklerine göre yola vermesi gerekirken takip mesafesini korumadığından davacının aracına (arka tampon kısımlarından) çarptığı olayda tam ve asli kusurlu olduğu;
"KTK 56/c (Şerit izleme, gelen trafikle karşılaşma, araçlar arasındaki mesafe, yavaş sürme ve geçiş kolaylığı sağlama: Madde 56 – Sürücüler aşağıdaki kurallara ve yasaklara uymak zorundadırlar.c) Araçlar arasındaki mesafe: Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar.
) ve
KTK 84/d (Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller: Madde 84 – Araç sürücüleri trafik kazalarında; ........d) Arkadan çarpma Hallerinde asli kusurlu sayılırlar.)" kurallarını ihlal ettiği,
38 ... plakalı sayılı araç sürücüsünün ise gerçekleşen kazanın oluşu üzerinde etkenliği bulunmadığından kusursuz olduğu değerlendirilmiştir. Yukarıda izah edilen hususlar muvacehesinde, olayda;
A) 38 ... plaka sayılı araç sürücüsü ***'ın %100 (yüzde yüz) oranında tam ve asli kusurlu olduğu,
B) Davacı yana ait 38 ... plaka sayılı araç sürücüsünün ise kusurunun olmadığı % 0 (yüzde sıfır),
şeklinde rapor düzenlenmiştir. Bu rapor, dosya kapsamındaki kaza yerine ve araçlara ait fotoğraflar, hasar dosyası, tanık anlatımları, kaza sonrası kusurlu kamyona ait CD kayıtları ile diğer deliller ve olayla uyumlu olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Araç hasar zararına dair değerlendirmede;
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre; trafik kazasında zarar gören aracın gerçek hasar zararından zarar verenin aracını zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalayan sigorta şirketi de zarar veren ile birlikte sorumludur.
Somut olayda 17/04/2023 tarihli trafik kazasında davacıya ait 38 ... plakalı araç hasarlanmıştır.
Mahkememizce görevlendirilen Makine Yüksek Mühendisi Öğretim Görevlisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen 09/05/2024 tarihli raporda özetle; "38 ... plakalı sayılı aracın tamiri/onarımı Nisan 2023 itibariyle ekonomik olduğu (hasar onarım bedelinin ortalama araç rayiç bedeli oranı açısından kıyaslandığında düşük olduğu),
- 38 ... plakalı aracın arka tampon, arka bagaj, sol ve sağ arka çamurluk, arka panel, arka tampon demiri, havuz sacı, arka şase kısımları ve ön tampon bölgesinden hasar aldığı,
- Davacının sunduğu tedarik firması tarafından yazılı yedek parçaların meydana gelen kaza sonrası hasar gören parçalarla uyumlu olduğu ve 38 ... plakalı aracın tamirinde kullanıldığı,
- Bu kaza nedeni ile 38 ... plakalı aracın hasarı dolayısıyla onarım için gerekli;
Yedek Parça ve Malzeme Tutarı 23.567,91
İşçilik 28.550,00
TOPLAM 52.117,91 TL (KDV DAHİL)olduğu,
- Davalı sigorta şirketi tarafından hasar miktarı olarak 50.224,35 TL hasar ödemesi yapıldığı, 52.117,91-50.224,35=1.893,56 TL bakiye araç hasar zararı olduğu, davacının talebi olan eşdeğer parça kullanılıma ilişkin raporda değerlendirme olmadığı anlaşılmakla bu konuda açıklama yapma ve tarafların itirazları doğrultusunda dosyanın ek rapora gönderilmesine karar verilmiş, 09/08/2024 tarihli ek raporda özetle;
- Dava konusu 38 ... plakalı sayılı aracın, kök raporda mevcut hasar değerlendirmesinde dosyada mevcut SBGM verileri, ödeme belgeleri ve geçmiş emsal araç hasar verilerindeki değerlendirmeleri kullanılmış olup, emsal araçtan kasıt, daha önce pert olup hurdaya ayrılmış bir aracın, orijinallığından bahsetmenin mümkün olmadığı, dava konusu aracın nasıl değer kaybı hesaplanmıyorsa (hesaplanmama nedeni bütün olarak değerlendirildiğinde orijinallığını korumamış olması) hasar miktarı hesaplanırken de kullanılan yedek parçalarda orijinallığın aranmaması gerektiği değerlendirilmiştir.
- Davalı vekilinin hasar ödemesine ilişki Bilirkişi Raporuna itiraz dilekçe ekinde sunmuş olduğu dekontlar, sigorta firmaları tarafından anlaşmalı satıcılara ödemiş olduğu toplu miktarları gösterir dekontlar olduğu, dava dosyasında mevcut verilere göre ise kök raporda da izah edildiği üzere; Davalı sigorta şirketi tarafından hasar miktarı olarak 50.224,35 TL hasar ödemesi yapıldığı, 52.117,91-50.224,35=1.893,56 TL bakiye araç hasar zararı olduğu, değerlendirilmiştir." şeklinde rapor düzenlenmiştir. Bu rapor, dosya kapsamındaki kaza yerine ve araçlara ait fotoğraflar, hasar dosyası, tanık anlatımları, kaza sonrası kusurlu kamyona ait CD kayıtları ile diğer deliller ve olayla uyumlu olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Araç değer kaybı zararına dair değerlendirmede;
Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında, gerçek zarardan sorumlu olur. Zarar verenin aracını zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalayan sigorta şirketi de zarar veren ile birlikte zarar görenin gerçek zararından sorumludur. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre; trafik kazasında zarar gören aracın hasarı onarılsa dahi onarımdan sonra aracın piyasa rayiç satış fiyatında düşüklük oluşacağı gerçeği karşısında, kaza nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı, gerçek zarar içinde değerlendirilir ve bu zarardan hem zarar veren, hem de zorunlu trafik sigortacısı sorumludur (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 06/12/2016 tarihli, 2015/18642 Esas ve 2016/11228 Karar sayılı ilamı).
Araç hasarında değer kaybı; aracın hasarsız haldeki 2. el piyasa değeri ile hasarın onarımından sonraki 2. el piyasa değeri arasındaki fark olup, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında, değer kaybının, araçların modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek araçların kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değerleri arasındaki farka göre belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/6070 Esas, 2020/3614 Karar sayılı ilamı). Yapılan açıklamalar doğrultusunda değer kaybı hesabının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları EK-1de bulunan "Değer Kaybı Hesaplanması" yöntemine göre değil, kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın kilometresi ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının bilirkişi tarafından hesaplanması gerekir.
Mahkememizce görevlendirilen Makine Yüksek Mühendisi Öğretim Görevlisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen 09/05/2024 tarihli raporda özetle; "38 ... plakalı aracın Değer Kaybı hesabı için geçmiş hasar kayıtları incelendiğinde, dosyada mevcut Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi verilerine göre 28.09.2017 tarihinde karışmış olduğu trafik kazası sonucu "Ağır Hasar (Pert) Bilgisi"nin mevcut olduğu, ve o dönem "Çekme Belgeli" olduğu, 17.Hukuk Dairesi 2015/19181 E., 2016/4684 K. göre "......daha önce pert total işlemi görmüş olması nedeniyle araçların değer kaybı talep edemeyeceği" değerlendirilmiştir. Bu rapordaki tespit, dosya kapsamındaki tanık anlatımları, kaza yerine ve araçlara ait fotoğraflar, hasar dosyası ile diğer deliller ve olayla uyumlu olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede;
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartları'nın, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen hasar zararı ile araç değer kaybı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 28/10/2013 tarih ve 2013/9624 Esas, 2013/14505 Karar). Kaldı ki 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5/a maddesine göre araç değer kaybı, maddi zararlar teminatı içerisinde yer almaktadır.
Yukarıda açıklandığı üzere somut uyuşmazlıkta davacının bakiye araç hasar zararından sigorta şirketi sorumludur. Araç değer kaybı zararı bulunmadığından bu talepler yönünden açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Bedel arttırım ve ıslah talebi, temerrüt tarihi ve faiz türü ile ilgili değerlendirmede;
Trafik kazaları haksız fiil niteliğinde olup somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Haksız fiilin faili ihtara veya ihbara gerek olmaksızın zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylemin işlendiği tarihten itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Haksız fiil faili olan borçlu temerrüde düştüğünden artık faiz haksız fiil tarihinden itibaren ve yasal faiz istenebilir.
2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın B 2/a maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Bu durumda, ilke olarak davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmış ise bundan 8 iş günü sonrasında, başvuru yapılmamış ise dava tarihi itibarıyla, belirlenen tazminat alacağının tamamı için anılan tarihlere uygun faiz uygulanması gerekir. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Davalının 20/06/2023 tarihinde hasar ödemesi yaptığı anlaşılmakla 20//06/2023 tarihi davalı sigorta yönünden temerrüt tarihi olarak kabul edilmiştir.
Yargılama sonunda toplanan tüm delillere ve benimsenen ve hükme esas alınan Makine Yüksek Mühendisi Öğretim Üyesi ... tarafından düzenlenen 09/05/2024 tarihli raporuna göre davacının araç hasar bedeline ilişkin 1.893,56 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, alacağa 20/06/2023 tarihinden, yasal faiz uygulanmasına, davacının değer kaybına ilişkin davasının reddine,
karar verilmesi görüş ve kanaatine varılmıştır.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/2. maddesinde " (1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez." hükmü yer almaktadır. Bu husus dikkate alınmak suretiyle davacının tazminat talebi ile ilgili reddedilen talepler yönünden vekalet ücretine hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davacının araç hasar bedeline ilişkin davasının KABULÜ ile,1.893,56 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, alacağa davalı yönünden 20/06/2023 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,
2-Davacının değer kaybına ilişkin davasının Reddine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 615,40-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 179,90-TL peşin harç ve 32,34-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 212,24-TL harcın mahsubu ile bakiye 403,16-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 2.963,50-TL'sinin davalıdan bakiye 156,50-TL'sinin ise davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
5-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL başvurma harcı, 179,90-TL peşin harç ve 32,34-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 392,14-TL harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi ücreti 2.000,00-TL, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri 290,75-TL olmak üzere toplam 2.290,75-TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 2.175,84-TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın ise davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 1.893,56-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
9-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca red edilen kısım üzerinden 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
10-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
11-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/03/2025
Katip ***
e-imzalıdır
Hakim ***
e-imzalıdır