T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO :...
KARAR NO : ...
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av....
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
Av....
Av. ...
DAVALI : 2- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ :...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :...
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13.05.2022 tarihinde müvekkilinin arkadaşı olan ...'in sevk ve idaresinde bulunan 01 ... plakalı motorsiklet ile kaskları takılı şekilde seyir halindelerken davalı ... geçiş yasağı bulunan yerden önlerine doğru aniden dönüş yaparak davalı ...'a ait sevk ve idaresindeki 20 ... plakalı araç ile çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını, olay sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağına göre davalının asli kusurlu olduğunu, davacıda ikinci derecede kemik kırığı meydana geldiğini, sol kolunu tam olarak kullanamadığını, davalı hakkında taksirle yaralamaya neden olmak suçundan açılan Kayseri 17. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında davalıya takirle yaralama suçundan ceza verildiğini ve cezada HAGB hükümlerinin uygulandığını, müvekkilinin uzun vade hizmet dökümünden de anlaşılacağı üzere 2022 yılı Mayıs ve Temmuz aylarında kısmen Haziran ayının ise tamamında davaya konu trafik kazası nedeniyle raporlu olduğundan çalışamadığı için, önceki aylarda ücret ortalaması aylık 4000 TL olan müvekkil bu dönemde sadece raporlu olması nedeni ile SGK dan geçici iş göremezlik ödeneği aldığını, çalışamadığı için müvekkilin işine 30.06.2022 tarihinde son verildiğini, hem tedavisini daha iyi yaptırabilmek için Ankara iline taşınmak zorunda kaldığını, 19.07.2022 tarihinde yeni bulduğu iş yerinde çalışmaya başlamış ancak bu süre zarfında çalışamamaktan, tam çalışamamaktan ve ayrıca tedavisini yaptırabilmek için hastaneler gidip gelme giderleri ve tedavisi için diğer tüm giderlerini kendisinin karşılaması nedeni ile büyük maddi kayıplara uğradığını beyan ederek , şimdilik 1.000,00-TL (200 TL ücret kaybı-300 TL tedavi gideri-500 TL iş gücü kaybı olmak üzere, fazlaya dair haklarımız saklı kalmak ve alınacak bilirkişi raporundan sonra ıslah edilmek kaydıyla) maddi tazminat talebimizin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, manevi tazminata dair davamızın kabulü ile 40.000-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıların üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıya değil, davacının müvekkiline çarptığını, müvekkilinin olay tarihinde yolun karşısında bulunan bim markete giderken karşı yönden gelen motosikletin müvekkiline çarptığını ve kaza meydana geldiğini, müvekkilinin davacıyı olay yerinde yaralı bıraktığı iddiasının doğru olmadığını, davacının SGK'dan 3.150,17-TL iş göremezlik ödeneği aldığını belirterek davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Katılım Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu, 20 ... plakalı aracın ZMMS ile müvekkili şirketin sigortalısı olduğunu, müvekkilinin manevi tazminattan sorumlu olmadığını, ölüm/sakatlık halinde azami 500.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, müvekkilinin sorumluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olacağını, meydana gelen kaza nedeniyle geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı giderinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, bu hususta sorumluluğun sosyal güvenlik kurumuna ait olduğunu, müvekkili şirketin dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu tutulabileceğini belirterek davanın usulden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Dava, Kayseri 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 31/05/2023 tarih ... esa... Karar sayılı görevsizlik kararı verilerek dosya mahkememize tevdi edilmiş olup mahkememizin iş bu esas sırasına kaydının yapıldığı görülmüştür.
Kayseri 17. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir.
... Sigorta A.Ş. 'ye müzekkere yazılarak, olay tarihi itibariyle zorunlu trafik sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan 20 ... plakalı aracın 13/05/2022 tarihindeki trafik kazası nedeniyle açılan poliçe ve hasar dosyası örneği celp edilmiş, incelenmesinde, 20 ... plakalı aracın 11/05/2022 başlangıç ve 11/05/2023 bitiş tarihli ZMMS ile sigortalandığı görülmüştür.
Kayseri Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacının kaza nedeniyle rücuya tabi maaş veya gelir bağlanıp bağlanmadığı sorulmuş ve ilgili kayıt ve belgeler celp edilmiştir.
Davalı ... ve davacı ...hakkında sosyal ekonomik durum araştırması yapılmıştır.
Özel System Hastanesine müzekkere yazılarak davacının 13/05/2022 tarihli trafik kazasında yaralanması nedeniyle görmüş olduğu tedavilere ilişkin tedavi evrakları ve tedavi cd'si celp edilmiştir.
Ankara Adli Tıp Kurumu'ndan kusur yönünden rapor aldırılmış, 07/05/2024 tarihli raporda özetle; A)Davalı sürücü ...'ın %100(Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu,
B)Sürücü ...'in kusurunun bulunmadığı kanaatini bildirir rapor sunulmuştur. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği görülmüştür.
Davacının adresi itibariyle Ankara Nöbetçi Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'ndan maluliyet raporu alınmış,
1) 20 Şubat 2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel engel oranı hesaplandığında;
a) Kas-İskelet Sistemi - 2. Üst Ekstremiteye Ait Sorunlarda Engellilik Oranları - Dirsek
i) Şekil 2.8'e göre 6+1,
il) Şekil 2.9'a göre 1+0,
iii) Aritmetik toplamlarının %8 olduğu,
b) Tablo 2.3'e göre sol üst ekstremite engelliliğinin kişi engellilik oranına dönüştürülmesi sonucu kişinin engel oranının %5 olduğu,
c) 13/05/2022 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin toplam vücut engel oranının %5 (yüzde beş) olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu,
2) Kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 (bir) ay olduğu,
3) Tıbbi iyileşme süresinin 4 (dört) aya kadar uzayabileceği kanaatinde olunduğunu bildirir rapor sunulmuştur. rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür
Tüm deliller toplandıktan sonra aktüerya bilirkişisinden rapor alınmış, 17/01/2025 tarihli raporda özetle;
Davacının dava konusu kaza sonrasında;
-Geçici iş göremezlik zararının 16.003,08-TL
-Bakıcı gideri zararının 5.004,00 TL
-Tedavi gideri zararının 1.193,00 TL
Toplam (geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi giderleri) zararının 22.200,08 TL olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 500.000,00 TL) kapsamında kaldığı,
- Sürekli iş göremezlik zararının 634.215,93 TL olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limitini (kaza tarihi itibariyle 500.000,00 TL) aştığı, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun teminat limiti ile sınırlı olduğu kanaatini bildirir rapor sunulmuştur. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin itiraz dilekçesi, davalı ... vekilinin beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin 11/04/2025 tarihli ıslah dilekçesi sunduğu, harcını tamamladığı, ıslah dilekçesinin davalılara tebliğ edildiği, ıslaha karşı davalı ... Katılım Sigorta A.Ş vekilinin itiraz dilekçesi, davalı ... vekilinin ıslaha karşı beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralanan davacının bir kısım maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir. Zira dava ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ile birlikte araç sürücüsü ve işletenine karşı açılmıştır.
Dava değeri dikkate alınarak 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca basit yargılama usulüne göre yargılama tek hakim tarafından yürütülmüştür.
Taraflar arasında uyuşmazlık noktaları;
13/05/2022 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne oranda kusurlu olduğu, bu kaza nedeni ile davacının geçici ve sürekli iş göremezlik zararı, tedavi gideri ve manevi zararı bulunup bulunmadığı, varsa davalıların bu zarardan sorumlu olup olmadığı konularında toplanmaktadır.
Yetki ilk itirazının değerlendirmesinde;
Davalı sigorta şirketi vekili yasal süresi içinde yetki ilk itirazında bulunmuştur.
6100 Sayılı HMK 'nun 6/1. maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır.
Trafik kazası aynı zamanda haksız fiil teşkil eden bir eylem olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 16. maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir yetkilidir" hükmü yer almaktadır.
Uyuşmazlık Karayolları Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinden kaynaklandığından ve bu sigorta türü 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinde düzenlendiğinden diğer bir yetki kuralı da bu yasada yer almakta olup, "Motorlu araç kazalardan dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar sigortacının merkez veya şubesinin, veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinin birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir" hükmü ile sigortanın merkez ve şubeleri, sigorta sözleşmesini yapan acente veya kazanın meydana geldiği yerin yetkili kabul edilmesine, Aynı hüküm ZMSS genel şartlarının C.7. maddesinde de tekrar niteliğinde yer almaktadır.
Somut olayda olduğu üzere bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacı bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçmektedir. (aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 23/09/2013 tarih 2013/9042 Esas 2013/12620 Karar)
Dava konusu uyuşmazlıkta haksız fiile ilişkin 6100 Sayılı HMK'nun 16. maddesinde yer alan haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi kuralı dikkate alındığında; dava dilekçesine, trafik kaza tespit tutanağına ve dosyamız içindeki diğer kayıtlara göre davacının yerleşim yeri Kayseri'dir ve yine davaya konu trafik kazası Kayseri'de gerçekleşmiştir. Buna göre yetkili mahkememiz yetkilidir. Dolayısıyla yukarıda anlatılan yasal hükümlere ve kanunda belirlenen yetki kurallarına göre: davacının yerleşim yeri yetki kuralına göre ve kazanın meydana geldiği yer bir başka deyişle haksız fiilin meydana geldiği yer kuralına göre mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmış ve davalı ... Katılım Sigorta A.Ş.'nin yetki ilk itirazının reddine karar verilmiştir.
KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde;
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir."
Somut uyuşmazlıkta, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk poliçesiyle sigortalı olduğundan eldeki davada davacının, davalı sigorta şirketine başvurduğu ve burada hasar dosyasının açıldığı, dolayısıyla davacının yasada öngörülen sigortaya başvuru koşulunu yerine getirdiği sonucuna ulaşılmıştır.
Kusur durumunun değerlendirmesinde;
Ankara Adli Tıp Kurumu'ndan kusur yönünden rapor aldırılmış, 07/05/2024 tarihli raporda özetle; A)Davalı sürücü ...'ın %100(Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu,
B)Sürücü ...'in kusurunun bulunmadığı kanaatini bildirir rapor sunulmuştur. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği görülmüştür.
Bu rapor, dosya kapsamındaki trafik kaza tespit tutanağı, hasar dosyası, Kayseri 17. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası, ceza dosyasından alınan 07/12/2022 tarihli raporu ile diğer deliller ve olayla uyumlu, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Mütefarik kusura ilişkin değerlendirmede;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır.
Buna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (Kılıçoğlu, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418)
Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığında, davacıların müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.
Dosya kapsamında bulunan trafik kaza tespit tutanağı, hasar dosyası, Kayseri 17. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası, ceza dosyasından alınan 07/12/2022 tarihli raporu ile diğer deliller dikkate alındığında davacının mütefarik kusurlu sayılmasını gerektirici delil bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Geçici iş göremezlik , sürekli iş göremezlik ve tedavi zararına ilişkin değerlendirmede;
Yargıtay uygulamalarına göre, maluliyet raporu adli tıp uzmanları tarafından düzenlenmeli ve maluliyet oranı kaza tarihindeki mevzuata uygun olarak belirlenmelidir.
"Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan" başlığı altında düzenlenen TBK'nun 54. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücü kaybı da bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 ila 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne, İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01/06/2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri, yaralananın çocuk olması halinde ise 20/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerekmektedir.
Ankara Nöbetçi Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'ndan maluliyet raporu alınmış,
1) 20 Şubat 2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel engel oranı hesaplandığında;
a) Kas-İskelet Sistemi - 2. Üst Ekstremiteye Ait Sorunlarda Engellilik Oranları - Dirsek
i) Şekil 2.8'e göre 6+1,
il) Şekil 2.9'a göre 1+0,
iii) Aritmetik toplamlarının %8 olduğu,
b) Tablo 2.3'e göre sol üst ekstremite engelliliğinin kişi engellilik oranına dönüştürülmesi sonucu kişinin engel oranının %5 olduğu,
c) 13/05/2022 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin toplam vücut engel oranının %5 (yüzde beş) olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu,
2) Kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 (bir) ay olduğu,
3) Tıbbi iyileşme süresinin 4 (dört) aya kadar uzayabileceği kanaatinde olunduğunu bildirir rapor sunulmuştur. Raporun somut olaya uygun olduğu değerlendirilmiş ve hükme esas alınmıştır.
Aktüer ve Adli Tıp Uzmanı bilirkişi raporuna ilişkin değerlendirmede;
Tüm deliller toplandıktan sonra aktüerya bilirkişisinden rapor alınmış, 17/01/2025 tarihli raporda özetle;
Davacının dava konusu kaza sonrasında;
-Geçici iş göremezlik zararının 16.003,08-TL
-Bakıcı gideri zararının 5.004,00 TL
-Tedavi gideri zararının 1.193,00 TL
Toplam (geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi giderleri) zararının 22.200,08 TL olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 500.000,00 TL) kapsamında kaldığı,
- Sürekli iş göremezlik zararının 634.215,93 TL olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limitini (kaza tarihi itibariyle 500.000,00 TL) aştığı, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun teminat limiti ile sınırlı olduğu kanaatini bildirir rapor sunulmuştur.
Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarihli, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK'nun 90. ve 92. maddelerinde "Genel Şartlara" atıf yapan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar 09/10/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasıyla birlikte, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nce zarar görenlerin cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplanmasında TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi benimsenmiş olup TRH 2010 yaşam tablosunun uygulamasından vazgeçilmemiştir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 22/12/2020 tarihli, 2019/5206 Esas ve 2020/8874 Karar sayılı ilamı).
Yukarıda sözü edilen tüm nedenlerden ötürü aktüer bilirkişinin raporundaki hesaplama yönteminin Yargıtay'ın istikrar kazanmış yerleşik uygulamaları doğrultusunda olduğu dikkate alınarak davalıların aksine itirazlarına itibar edilmemiştir. Rapor, dosya kapsamıyla örtüştüğü ve mevcut yargı ve mevzuat uygulamasına uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Davalıların sorumluluğuna ilişkin değerlendirmede;
Bilindiği üzere; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1. maddesinde, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."; 85/son. maddesinde ise, "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiştir. Yine, aynı sorumluluk olgusu Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de benzer düzenlemeye yer verilmiştir.
Dosya kapsamına göre davalı ... Katılım Sigorta Anonim Şirketi'nin kazaya neden olan 20 ... plaka sayılı aracın ZMMS sigortacı olduğundan ZMMS poliçesi nedeniyle, davalı ...'ın kazaya neden olan aracın sahibi olduğundan işleten sıfatı ile ve aracın sürücüsü olması nedeniyle haksız fiil hükümlerine göre meydana gelen zararlardan sorumluluğunun bulunduğu değerlendirilmiştir.
Müteselsil sorumluluğu ilişkin değerlendirmede;
Müteselsil sorumluluğa ilişkin hukuki sonuçlar 6098 sayılı Kanun'un 61, 62, 106, 155, 162, 163, 166, 168. maddelerinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı Kanun hükümleri uyarınca müteselsil sorumluluğun hukuki sonuçları vardır.
Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. (6098 sayılı Kanun 162/1) Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder. (6098 sayılı Kanun 163/2)
Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir. (6098 sayılı Kanun 163/1)
Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur. (6098 sayılı kanun 166/1) Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır. (6098 sayılı Kanun 166/3) Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur (6098 sayılı Kanun 168/1) ve alacaklının hakları ona geçer. Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemez.
Eldeki davada davalılar arasında müteselsil sorumluluk söz konusudur.
Temerrüt tarihi yönünden yapılan değerlendirmede;
Davalı sigorta şirketi kazaya neden olan araçların ZMMS sigortacısı olup, 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın B 2/a maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Bu durumda, ilke olarak davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmış ise bundan 8 iş günü sonrasında, başvuru yapılmamış ise dava tarihi itibarıyla, belirlenen tazminat alacağının tamamı için anılan tarihlere uygun faiz uygulanması gerekir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar'ın ek 6. maddesinde tazminat ödemelerinde istenilecek belgeler düzenlenmiştir. Davacının eksik evrakla başvuru yaptığı bu nedenle ... Katılım Sigorta A.Ş.'nin arabuluculuk başvuru tarihi itibarı ile temerrüde düştüğü tespit edilmiş ve arabuluculuk başvuru tarihi olan 31/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline hükmedilmesi gerekmiştir.
Trafik kazaları haksız fiil niteliğinde olup somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Haksız fiilin faili ihtara veya ihbara gerek olmaksızın zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylemin işlendiği tarihten itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Haksız fiil faili olan borçlu temerrüde düştüğünden artık faiz haksız fiil tarihinden itibaren ve yasal faiz istenebilir. Buna göre eldeki davada işleten ve sürücü olan diğer davalı ise hükmedilen tazminatlardan trafik kaza tarihinden itibaren faizi ile birlikte sorumlu olduğu değerlendirilmiştir.
Faize ilişkin değerlendirmede;
Dava dilekçesinde hükmedilecek maddi tazminata ticari faiz işletilmesi, hükmedilecek manevi tazminata yasal faiz işletilmesi talep edilmiş, kazaya karışan bu aracın trafik kaydında kullanım şeklinin hususi yolcu nakline ilişkin olduğu ve ticari araç olmadığı dikkate alınarak hükmedilen maddi tazminata ticari faiz yürütülemeyeceğinden, yasal faize hükmedilmesi gerekmiştir.
Dava konusu edilen manevi zarar istemlerine ilişkin değerlendirmede;
13/05/2022 tarihli trafik kazasında yaralanmasından dolayı davacı ...manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Zaman itibarı ile somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesinde "Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünü zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedelsel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarında da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir.
6098 sayılı TBK'nun 56. hükümlerine göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Dosya kapsamı ve toplanan bütün delilere göre kazanın oluş şekli, kazanın oluşumunda Ankara Adli Tıp Kurumu'ndan kusur yönünden rapor aldırılmış, 07/05/2024 tarihli raporda özetle; A)Davalı sürücü ...'ın %100(Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu,
B)Sürücü ...'in kusurunun bulunmadığı kanaatini bildirir rapor sunulmuştur. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği görülmüştür.
Davacının adresi itibariyle Ankara Nöbetçi Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'ndan maluliyet raporu alınmış,
1) 20 Şubat 2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel engel oranı hesaplandığında;
a) Kas-İskelet Sistemi - 2. Üst Ekstremiteye Ait Sorunlarda Engellilik Oranları - Dirsek
i) Şekil 2.8'e göre 6+1,
il) Şekil 2.9'a göre 1+0,
iii) Aritmetik toplamlarının %8 olduğu,
b) Tablo 2.3'e göre sol üst ekstremite engelliliğinin kişi engellilik oranına dönüştürülmesi sonucu kişinin engel oranının %5 olduğu,
c) 13/05/2022 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin toplam vücut engel oranının %5 (yüzde beş) olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu,
2) Kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 (bir) ay olduğu,
3) Tıbbi iyileşme süresinin 4 (dört) aya kadar uzayabileceği kanaatinde olunduğunu bildirir rapor sunulmuştur. rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin beyan dilekçesi sunduğu görülmüş ve davacının 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesinin 2. fıkrası uyarınca manevi tazminat talep etmekte haklı olduğu kanaatine varılmıştır. Bu olay nedeniyle davacının yaralanması, davacının yaşı, olaydaki kusur durumu, davacının kusurunun olmaması, davacının duyduğu elem ve üzüntüler, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihine göre paranın alım gücü ve hakkaniyet ilkeleri, TBK'nun 56. maddesinin hükmü ve az yukarıda sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı bir arada değerlendirildiğinde davacının manevi tazminat talebinde haklı olduğu değerlendirilmiş ve meydana gelen trafik kazasının oluş şekli, olay tarihi, kazanın oluşumundaki kusur durumu, bu kaza neticesinde davacının manevi tazminat davasının kabulü ile 40.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan 13/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, davalının her ne kadar davalı sigorta şirketi nezdinde İMMS poliçesi bulunduğu manevi tazminatın bu poliçeden karşılanması talebi bulunsa da davacı tarafça davalının İMMS poliçesine yönelik davası bulunmadığından dikkate alınmamıştır.
Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;
Dosya kapsamı ve toplanan bütün delilere göre kazanın oluş şekli, kazanın oluşumunda Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'ndan alınan kusur raporu, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı raporu ile Aktüer Bilirkişi tarafından düzenlenen dikkate alınarak davacının geçici iş görememezlik zararına ilişkin maddi tazminat davasının kabulü ile 16.003,08-TL geçici iş göremezlik zararı , 634.215,93-TL sürekli iş göremezlik zararı ve 6.197,00 TL bakıcı ve tedavi gideri olmak üzere toplam 656.416,01-TL maddi tazminatın davalı ... Katılım Sigorta A.Ş.'nin hükmedilen geçici iş göremezlik zararı ve tedavi ve bakıcı gideri zararı yönünden ZMMS poliçesinin sağlık/tedavi giderleri teminat kapsamında ve hükmedilen sürekli iş göremezlik zararı yönünden ZMMS poliçesinin sakatlık/ölüm teminat kapsamında ve hükmedilen tazminatlardan poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak 31/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması, davalı ... ise trafik kaza tarihi olan 13/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olmaları koşulu ile dosyadaki tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,- Davacının MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ ile 40.000,00-TL'nin davalı ...'tan trafik kaza tarihi olan 13/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği yönünde vicdani kanaat ve görüşe varılmıştır.
Vekalet ücreti taktiri sırasında yapılan değerlendirmede;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2. maddesinde "Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." hükmü yer almaktadır. Bu husus dikkate alınmak suretiyle ret edilen talep yönünden vekalet ücretine hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davacının MADDİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ ile 16.003,08-TL geçici iş göremezlik zararı , 634.215,93-TL sürekli iş göremezlik zararı ve 6.197,00 TL bakıcı ve tedavi gideri olmak üzere toplam 656.416,01-TL maddi tazminatın davalı ... Katılım Sigorta A.Ş.'nin hükmedilen geçici iş göremezlik zararı ve tedavi ve bakıcı gideri zararı yönünden ZMMS poliçesinin sağlık/tedavi giderleri teminat kapsamında ve hükmedilen sürekli iş göremezlik zararı yönünden ZMMS poliçesinin sakatlık/ölüm teminat kapsamında ve hükmedilen tazminatlardan poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak 31/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması, davalı ... ise trafik kaza tarihi olan 13/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olmaları koşulu ile dosyadaki tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2- Davacının MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ ile 40.000,00-TL'nin davalı ...'tan trafik kaza tarihi olan 13/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacıya verilmesine,
3-Maddi tazminat talebi yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 44.839,78-TL karar ve ilam harcından davacıdan peşin olarak alınan 700,18-TL peşin dava harcı ile 2.835,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.535,18-TL'nin mahsubu ile bakiye 41.304,60-TL karar ve ilam harcının davalılardan (davalı ... Katılım Sigorta A.Ş'nin 34.155,00-TL ile sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Manevi tazminat talebi yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 2.732,40-TL karar ve ilam harcının davalı ...'tan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalı ... Katılım Sigorta A.Ş'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan 179,90-TL başvurma harcı, 700,18-TL peşin harç, 444,60-TL tedbir talebi harcı, 2.835,00-TL ıslah harcı, 6.000,00-TL bilirkişi ücreti, 3.375,00-TL Adli Tıp ücreti ve 971,25-TL posta ücreti olmak üzere toplam 14.505,93-TL yargılama giderinin davalılardan (davalı ... Katılım Sigorta A.Ş'nin 11.049,34-TL ile sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalılar tarafından yapılan herhangi bir yargılama harç ve gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Maddi tazminat talebi yönünden: karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 102.462,40-TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı ... Katılım Sigorta A.Ş'nin 79.000,00-TL ile sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
9-Manevi tazminat talebi yönünden: karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
10-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
11-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
12-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin, davalı asil ve vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır