T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ***Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ***
KATİP : ***
DAVACI : ***
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ***-65158-93875] UETS
VEKİLİ : Av.
İHBAR OLUNAN : ***
VEKİLİ : Av. ***
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
KARAR YAZIM TARİHİ : ***
Mahkememize açılan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin iç piyasadan aldığı mermeri yurt dışına ihraç eden bir aracı kuruluş olarak davalı firmadan 4.244-USD tutarında 144,20-m2'lik bir sipariş verdiğini ve anlaşma gereğince 1.270-USD'lik kısmını peşin olarak ödediğini, ürünün teslimi için 04/02/2023 tarihine anlaştıklarını ancak davalı firmanın üretimde gecikme olduğunu söyleyerek 01/02/2023 tarihinde 83-m2'lik 2.237-USD'lik kısmi bir tutarı üreterek müvekkiline teslim ettiğini, eksik kalan 60,90-m2'lik kısmın aradan 3 hafta geçtikten sonra davalı firma tarafından 21/02/2023 günü gönderildiğini, o gün yükleneceği için istenen aracın yüklemesinin davalı tarafından yapılamaması nedeniyle 1 günlük ekstra 1.500,00-TL + KDV kamyon bekleme ücretinin müvekkili şirket tarafından ödendiğini, ürünlerin aktarılması esnasında gelen malzemelerin yüzey işlemi ve kesim kalitesinin son derece yetersiz ve bozuk olduğunun fark edildiğini ve bu durumun davalı firma yetkililerine bildirildiğini, davalı taraf bu hatanın düzeltileceğini ve ödemelerin kendilerince yapılacağını bildirdiklerini, düzeltmelerin süresinde yapılamayacağını anlayınca Kayseri'de bulunan ... firmasına gönderdiklerini ancak firmanın da zamanında işlemin yapılamayacağını bildirdiğini, bu esnada yurt dışında bulunan alıcı firmanın gecikmeden dolayı siparişi iptal ettiğini, müvekkilinin de yasal süresi içinde davalının kestiği faturalara karşı iade faturaları düzenlediğini, dava şartı olan arabuluculuk müracaatı yapıldığını ancak bir sonuç alamadıklarından bahisle müvekkili tarafından davalı şirkete ödenen 4.244-USD'nin ödeme günündeki kur üzerinden davalıdan tahsiline, dolar üzerinden faiz uygulanmasına, ayrıca 14.300,00-TL alacağın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava dilekçesinin tebliği ile davadan haberdar olduğunu, arabuluculuk aşamasında yapılan tebligatın müvekkilinin önceki iş yeri adresine yapıldığını ve teslim alan şahsı tanımadıklarını, müvekkiline arabuluculuk konusunda bilgilendirme yapılmadığını, müvekkilinin bazalt-doğal taş üretimi yaptığını, davacı tarafça müvekkili şirkete 144,20-m2 taş siparişi verildiğini ve bu taşın 80,20-m2'sinin davacı tarafa eksiksiz olarak teslim edildiğini, kalan 64-m2 yönünden ise pah olarak belirtilen kısmın davacının talebi üzerine yarım bullnose olarak revize edildiğini, teslim tarihinin ileri tarih olacağının önceden belirtildiğini ve davacı tarafın bu hususu kabul etmesinin sonucunda müvekkili şirketçe üretim işlemine devam edildiğini, siparişi alınan taşların üretim makinesinin özelliği gereği ortası yuvarlak kenarlardan sivri şekilde üretim yapıldığını, makinenin özelliklerinin davacı şirkete bildirildiğini, teslim tarihinin 22/02/2023 olarak belirlenmesine karşın bir gün öncesinden malların teslimi için araç ayarlanmasının kusurunun müvekkiline yüklenemeyeceğini zira müvekkilinin üretim işi ile iştigal ettiğinden malın tahmini üretim süresini bilecek ve teslim tarihini buna göre söyleyebilecek durumda olduğunu, diğer yandan 22.02.2023 günü 60-m2 ürünün yüklemesi yapıldıktan sonra davacı tarafça malların kalitesiz olduğu, kesiminin uygun olmadığı iddiası ile başka bir firmaya düzeltme işlemi yaptıracaklarını bildirdiklerini ve müvekkilinin iyi niyetli olarak bu durumu kabul ettiğini, müvekkilinin ne Kayseri ilindeki ... firması ile ne de Afyon ilinde ürünleri yaptırmaya çalıştıkları firma ile herhangi bir ticari iş birliği bulunmadığını, davacı tarafın ürünleri hiç teslim almamış gibi bedelin tamamı üzerinden dava açmasının kabul edilemeyeceğini, iade faturası kesilen 64-m2 ürünün bedelinin 1.952-USD tutarında olduğunu ancak bu ürünlerin teslimatının müvekkiline yapılmadığını, dolayısıyla bedelinin iadesinin mümkün olmadığını, açıklanan nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan teslim edilmeyen ürün bedeli ve nakliye giderlerine ilişkin alacak talebine ilişkindir.
Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/52581 soruşturma sayılı dosyasının uyap kayıtları, taraflar arasında düzenlenen bir kısım faturalar, vergi dairesi kayıtları, tarafların ticari defter kayıtları ve tüm deliller toplanmış, bilirkişi raporları alınmıştır.
Dosyaya mübrez 05/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda; davalı Theia İnşaat Doğal Taş Mim. Müh. Peyz. İhr. İth. San. Tic. Ltd. Şti.'nin ticari defter e-beratlarının zamanında alındığı, defter beratlarının usulüne uygun olduğu, davalı Theıa İnşaat Doğal Taş Mim. Müh. Peyz. İhr. İth. San. Tic. Ltd. Şti.'nin ticari defter kayıtlarına istinaden; Trustum Dış Tic. Ltd. Şti.'nin 49.607.29-TL borçlu olduğu, davalı Theia İnşaat Doğal Taş Mim. Müh. Peyz. İhr. İth. San. Tic. Ltd. Şti.'nin Ba/Bs beyannamesinde; 2 adet satış faturası ve toplamda net 78.943,01-TL tutarında mal satışını Trustum Dış Tic. Ltd. Şti.'ne yaptığını beyan ettiği, 1 adet alış (iade) faturası ve toplamda net 36.853,76-TL tutarında mal alışını (iade) Trustum Dış Tic. Ltd. Şti.'den yaptığını beyan ettiği, rapor ve dava konusu edilen 01/03/2023 tarihli, 8.008,00-TL bedelli ve 23/02/2023 tarihli, 6.292,00-TL bedelli nakliye faturalarının davalı tarafın ticari defterlerde kayıtlı olmadığı yönünde görüş bildirmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinden talimat yoluyla alınan 27/12/2024 tarihli raporda: davacı Trustum Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin 2023 takvim yılı ticari defter e-beratlarının zamanında alındığı, yasal defter, kayıt ve e-beratlarının usulüne uygun olduğu, açılış ve kapanış kayıtlarının yapıldığı, davacı ve davalının 2022 takvim yılında devir gelen herhangi bir borç-alacak ilişkisinin ve ihtilafın olmadığı, davacı Trustum Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin 2023 yılı yasal ticari defter kayıtlarına istinaden; davalı Theıa İnşaat Doğal Taş Mim. Müh. Peyz. İhr. İth. San. Tic. Ltd. Şti.'nden 31 Aralık 2023 tarihi itibari ile kur farkları, banka avans ödemeleri, iade faturaları ve mal alım faturaları kapsamında toplamda 59.070,69-TL tutarında alacaklı olduğu, davaya konu ihtilaflı ürünün davalı firmaya iade faturasının geri iade faturasının kesildiği ve cari hesabına kayıt edildiği, davacının davalıya mal alımları karşılığında avans olarak yaptığı 2 adet banka ödemesinin Vakıfbank aracılığı ile (23.888,70 + 56.152,90) 80.041,60-TL ödemenin gerçekleştirildiği, ancak dava konusu olay ve davacının talebine istinaden iade faturası kaynaklı olarak (alım faturalarının ihraç kayıtlı olarak alındığı dikkate alındığında ve kdv'lerin ise davalıya ödenmemesi gerektiği gerçekliği karşısında) davacının tespit istemi kapsamında 1.952,00-USD'nin TL karşılığı olarak (ihraç kayıtlı alım kaynaklı olarak kdv hariç olarak hesabın yapılması gerekliliğine istinaden) davacının (genel alacak tutarından kur farklarının da düşülmesi sonrası) 36.853,76-TL tutarında davalıdan alacaklı olduğu, 01/03/2023 tarihli 8.008,00-TL bedelli ve 23/02/2023 tarihli 6.292,00-TL bedelli iki adet nakliye faturalarının davacı taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, taşıma hizmeti yapan nakliyecilere bankadan ödemelerin yapıldığı, davacının iade faturasına yönelik olarak kdv tutarı olan 6.633,68-TL'nin davacı tarafından yapılan talep isteminde dikkate alınamayacağı, davacının davalıdan alacak tutarının net olarak dava açılış tarihi itibariyle 36.853,76-TL olduğu, nakliye faturalarının gider olarak 2023 yılı yasal defterlerine kaydedildiği ancak davalı yan cari hesabına bu bedellerin yansıtılmadığı / aktarılmadığı, yansıtma faturalarının da kesilmemiş olduğu, bu kapsamda davacının talebi doğrultusunda 'nakliye giderlerine yönelik tazmin isteminin' (8.008,00 + 6.292,00) 14.300,00-TL'lik talebinin değerlendirmesinin mahkemece karara bağlanması gerektiği görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir.
Talep sonucunun daraltılması (azaltılması), 6100 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinde düzenlenen ve tek taraflı bir işlem olan davadan kısmen feragat veya aynı Kanun'un 123 üncü maddesinde düzenlenen karşı tarafın izni halinde davanın kısmen geri alınması şeklinde olur. 6100 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinde iddianın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasaklanmış ise de talep sonucunun daraltılması (azaltılması) bu yasak kapsamı dışındadır. Talep sonucunun daraltılması (azaltılması) davayı değiştirme veya genişletme sayılmadığından davalının açık muvafakatine ihtiyaç bulunmadığı gibi ıslah yoluna başvurulmasına da gerek yoktur. (Yargıtay 9. HD 2023/21021 Esas, 2024/1475 Karar)
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça davalıya 144,20 metrekare taş siparişi verildiği, bedelin ödendiği, bu siparişin 80,20 metrekaresinin teslim edildiği hususunda ihtilaf bulunmadığı, ihtilafın bakiye 64 metrekarelik siparişin teslim edilip edilmediği noktasında toplandığı, davacının bu kısma tekabül eden ürünün kendilerine ayıplı olarak teslim edildiğini, ürünün düzeltilmesi için davalıya iade edildiğini, davalının onayı ile ihbar olunan ... şirketine ürünlerin gönderildiğini, ancak siparişin gecikmesi nedeniyle iptal edildiğini iddia ederek 4.244,00-USD ve nakliye ücreti toplam 14.300,00-TL'nin ödenmesi talebiyle eldeki davayı açtığı, davalı ise malların ... firmasına gönderilip gönderilmediğinden haberdar olmadıklarını, davacı şirket tarafından teslim edilmeyen 1.952,00-USD tutarındaki ürün yönünden iade faturası kesildiğini, fakat ürünlerin kendilerine geri iade edilmediğinden bahisle açılan davanın reddi gerektiğini savunduğu anlaşılmaktadır.
Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılmıştır. Davalı şirketin ticari defterlerine göre davalının 2 adet satış faturası ile toplamda 93.094,73-TL tutarında davacıya mal satışı yaptığı, 1 adet 43.487,44-TL (1.952 USD) tutarında iade fatura kaydı girildiği, vergi dairesine yapmış olduğu bildirimde de 1 adet iade faturası ile toplamda 36.853,76-TL tutarında mal alışını (iade) davacıdan yaptığını beyan ettiği, yani davalının ticari defterleri ile de sabit olduğu üzere 64 metrekarelik ürünün kendilerine iade edildiği, davalının ürünün kendilerine iade edilmediğine dair savunmasına bu nedenle itibar edilemeyeceği, davacının ticari defterlerine göre, 1.952,00-USD bedelli iade faturasının kayıtlı olduğu, iade faturasındaki 6.633,68-TL'nin davalıdan talep edilemeyeceği, davacının davalıdan 36.853,76-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, bu nedenle davacı isteminin kısmen kabulü ile 36.853,76-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir. Davacı talebini dolar üzerinden yapmış ise de sunulan dekont örneklerine göre davalıya yapılan tüm ödemeler Türk Lirası olarak yapılmıştır. Faturalar da Türk Lirası olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle hüküm kurulurken yabancı para üzerinden hüküm kurulmamıştır.
Davacı dava dilekçesinde tüm sipariş bedeli olan 4.244,00-USD'nin tamamının ödenmesini talep etmiş olup siparişin 80.20 metrekarelik kısmının davacıya teslim edildiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı vekili 18/03/2024 tarihli dilekçesi ile de talep sonucunu 1.950,00-USD olarak belirlemiş, yani talep sonucunu azaltmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere talep sonucunun azaltılması feragat niteliğinde olduğundan azaltılan kısım açısından feragat hükümlerine ilişkin değerlendirme yapılmıştır.
Davacının nakliye faturalarına ilişkin 14.300,00-TL'lik talebi yönünden ise her ne kadar ilgili faturalar davacı ticari defterlerinde kayıtlı olsa da ürünlerin taşıma giderlerinden davalının sorumlu olacağına dair bir anlaşmanın taraflar arasında yapılmadığı, davalıya iade edilen ürünlerde dava dilekçesinde iddia edildiği gibi bir ayıp bulunduğu hususunun davacı tarafça usulünce ispat edilemediği, delil olarak sunulan mail yazışmalarında bu yönde davalının bir kabulüne rastlanmadığı gibi ilgili yazışmaların kimler arasında geçtiğinin de belli olmadığı, bu hususta davalının da yargılama sırasında kabulü bulunmadığından davacının nakliye giderlerine ilişkin talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç olarak davacının talebi 128.800,00-TL olup 36.853,76-TL yönünden davanın kabulüne, fazlaya dair istemin ise reddine karar verilmiş, harç, vekalet ücreti ve yargılama giderleri de bu miktarlara göre belirlenerek aşağıdaki hükmün tesisi uygun görülmüştür.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KISMEN KABULÜ ile,
1-36.853,76-TL teslim edilmeyen ürün bedelinin dava tarihi olan 17/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Davacının fazlaya dair ürün bedeli ve nakliye bedeli istemlerinin reddine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 2.517,48-TL ilam harcından, tahsil edilen 2.199,59-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 317,89-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul - ret oranına göre: 2.227,27-TL'sinin davacıdan alınarak, 892,73-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafın yaptığı 269,85-TL başvurma harcı, 2.199,59-TL peşin harç, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti, 287,50-TL posta ücreti olmak üzere toplam 9.756,94-TL yargılama giderinin kabul - ret oranına göre hesaplanan: 2.791,77-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalıya ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/03/2025
Katip ***
e-imzalı
Hakim ***
e-imzalı