T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
BAŞKAN : ***
ÜYE : ***
ÜYE : ***
KATİP : ***
DAVACI : ***
VEKİLLERİ : Av.
Av.
Av.
DAVALI : *** İflas sayılı dosyası.
İFLAS İDARE
MEMURLARI : 1-***
2-***
3-***
VEKİLİ : Av.
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan sıra cetveline itiraz (iflas tasfiyesinde düzenlenen sıra cetveline yönelik kayıt kabul ve terkin talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile müteahhit müflis şirket arasında evvelce yapılmış olan "Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi" gereğince, Samsun İli'nde bulunan müvekkiline ait taşınmaz üzerinde inşaat yapımının müflis şirket tarafından üstlenildiğini ancak inşaatın yapımının sözleşmede öngörülen süre içerisinde tamamlanamadığı için sözleşme hükümleri gereğince teslimin gecikmesinden doğan "gecikme tazminatı (kira alacağı)" ve "cezai şart alacağının" tahsili talebiyle müvekkili adına Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ... Esas sayılı dava ikame edildiğini, Yargıtay süreci de dahil yargılama safahatının uzaması nedeniyle yerel mahkemede görülen davanın son olarak ... Esas numarası ile işlem gördüğünü, neticeten 26/12/2019 tarih ve ... Karar sayılı karar ile dava sonuçlandırıldığını, söz konusu kararın Yargıtay'ca onaylanmasından sonra söz konusu kararın 08/09/2022 tarihinde kesinleşmiş olduğunu, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Karar sayılı kararı ile davalı şirketin iflasına karar verildiğini, Kayseri 1. İflas Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyası üzerinden iflas açıldığını ve iflas masası oluşturulduğunu masanın iflas müdürlüğünce temsil edildiğini, söz konusu karar ile yerel mahkemece; 145.000,00-TL kira alacağı ile 81.200,00-TL cezai şart alacağı toplamı olan 226.200,00-TL alacağın 11/01/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte Kayseri 1. İflas Müdürlüğü'nün ... İflas sayılı dosyasında iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verildiğini, karar ve kararın kesinleştiğine dair şerhin 27/09/2022 tarihli yazı ile iflas memurluğuna bildirildiğini, iflas masasına alacak kaydının yapılmasının talep edildiğini, karar gereğince faiz başlangıcı olan 11/01/2009 tarihinden bu davanın açıldığı tarih arasında geçen 14 yılı aşkın süre içerisinde asıl alacak toplamı olan 226.200,00-TL'ye yine mahkeme kararı gereğince dönemsel olarak avans işlemlerinde uygulanan faiz oranı üzerinden hesaplanan faiz tutarı ile birlikte müvekkilinin müflis şirketten alacağı, yargılama giderleri hariç 694.304,82-TL tuttuğunu, geçen süre içinde toplam anapara alacağının 226.200,00-TL için gerçekleşen faiz tutarı olan 468.104,82-TL'nin yine aradan geçen 14 yılı aşkın süre içerisinde Türk Lirası değerindeki çok önemli dalgalanmalar; yüksek enflasyon ve bunların sonucunda paranın alım gücündeki önemli azalma ve değer kaybı karşısında mahkeme kararında öngörülen faiz oranı üzerinden gerçekleşen faiz tutarının, anaparanın bugünkü gerçek değerini ve alım gücünü karşılamadığını ve müvekkilinin bu nedenle de faizle karşılanamayan "munzam zarar"a maruz kaldığını, bu durumu somut şekilde ortaya koymak amacıyla 11/01/2009 tarihi ile bu dava tarihi itibariyle anapara tutarı 226.200,00-TL'nin alım gücünün mukayesesini gösteren tablonun sunulduğunu, dava tarihi itibariyle güncel piyasa değeri üzerinden yapılan hesaplamanın; 15 yılın ortalaması olan 77.733 doların bugünkü karşılığı yaklaşık olarak 2.035.049,00-TL, 15 yılın ortalaması olan 66.916 euronun bugünkü karşılığı yaklaşık olarak 1.927.180,00-TL, 15 ortalaması olan 1.084 tane çeyrek altının bugünkü karşılığı yaklaşık olarak 2.943.060,00-TL, 15 yılın TÜFE toplam miktarının bugünkü karşılığı yaklaşık olarak 755.220,00-TL, 15 yılın TÜFE toplam miktarının bugünkü karşılığı yaklaşık olarak 545.130,00-TL, 15 yılın ticari temerrüt faizi toplam miktarının bugünkü karşılığı yaklaşık olarak 506.966,00-TL olduğunu, bahsedilen miktarları ortalaması alındığında ise yaklaşık olarak 1.452.100,83-TL ortaya çıktığını, anaparanın getirdiği faiz olan 468.104,82-TL ile 1.452.100,83 arasındaki farkın 983.996,03-TL olduğunu, söz konusu bu miktarın müvekkilinin munzam zararını gösterdiğini, fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydı ile munzam zararın (983.996,03-TL) tazminin davalıdan tahsilini talep ettiğini, taraflarınca 11/07/2023 tarihinde işbu davaya konu munzam zarar (983.996,03-TL) taleplerinin iflas masasına kaydı için Kayseri Genel İcra Dairesi'ne başvuru yapıldığını, ancak Kayseri Genel İcra Dairesi'nin başvuru talebini içeren dilekçeye cevap vermediğini belirterek Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... (Son Esas no'su ...) davasında verilen 26/12/2019 tarihli kararında müvekkilinin müflis şirketten toplam 226.200,00-TL alacağının avans işlemlerinde uygulanan faiz oranı üzerinden faizi ile tahsiline karar verildiğini müvekkilinin faiz ile karşılanamayan 983.996,03-TL tutarındaki munzam zararının T.C. Merkez Bankası'nca belirlenen avans işlemlerinde uygulanan dönemsel faiz oranı üzerinden faizi ile davalı müflis şirketten tahsil edilmek üzere sıra cetveline kayıt ve kabulünün yapılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesi ekli meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen süresinde cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. Davalı iflas idaresi vekili yargılama sırasında davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davacı tarafça, Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı (eski dosya no: ...) dava dosyası, asıl alacak miktarının faizi ile birlikte tahsili amacıyla masaya kaydı talebiyle iflas idaresine yapmış oldukları başvuruya, dava konusu talep ile ilgili emsal Yargıtay kararlarına, gerekse emsal içtihatlarda zararın varlığının kanıtlanmasından yararlanılan ekonomik ve bilimsel veri ve kriterler ve bu kriterlere dayanılarak yapılacak bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır.
Davalı tarafça yasal süresi içinde delil bildirilmemiştir.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin 2020/60 İflas sayılı dosyaya müzekkere yazılarak ... Yatırım A.Ş.'nin iflasına ilişkin mahkeme karar örneği, iflasın hangi tarihte ilan edildiği, davacı ... Lastik Takoz Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin iflas masasına başvuru tarihi, başvurusuna ilişkin belge örnekleri, sıra cetveli ilan edilmiş ise ilana ilişkin gazete fotokopisi, davacının iflas masasına başvurusu esnasında tebliğe elverişli adres gösterip göstermediği ve masraf avansı verip vermediği, başvurunun reddine ilişkin karar örneği, başvuruya ilişkin karar ile sıra cetvelinin davacıya tebliğine ilişkin tebligat mazbatası örneğinin ve tebliğ parçasının, iflas İdare memurlarının isim ve adresleri ile tek başına mı birlikte mi temsile yetkili oldukları hususunda gerekli bilgi ve belgelerin gönderilmesi istenilmiştir. 14/08/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ... Esas ... Karar sayılı dosyasının Uyap sistemi üzerinden kayıtları dosyamıza eklenmiştir.
11/01/2009-07/01/2019 tarihleri arası TUİK'den enflasyon verilerini gösterir TEFE, TÜFE-ÜFE oranlarının, resen seçilecek 3 kamu bankası 3 özel bankadan banka vadeli mevduat faiz oranları istenmiştir.
HMK'nun 267 ve 268. maddesi gereğince resen seçilecek bir bir nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi, bir bankacı, bir mali müşavir-borsa uzmanına dava dosyasının tevdine, HMK’nun 273/1. maddesi gereği mahkememizce toplanan tüm deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; munzam zarar talep edilen alacakla ilgili 11/01/2009-07/01/2019 tarihine kadar geçen süredeki enflasyon verilerini, TEFE, TÜFE-ÜFE oranları, banka vadeli mevduat faiz oranları, döviz kurları, devlet tahvil faiz oranları, işçi ücretleri ve diğer yatırım araçları ile ilgili getiri değerlendirilerek munzam zarar hesabı konusunda tahsiline karar verilen davacı alacağının 11/01/2009-07/01/2019 tarihleri arası bu yatırım araçlarından oluşacak sepete yatırılması ve değerlendirilmesi halinde 07/01/2019 asıl alacakla birlikte getirisinin ulaşabileceği miktar ile tahsiline hükmedilen asıl alacak ve bu alacak için temerrüt tarihinden 07/01/2019 tarihlerine kadar davacının tahsil edebileceği ve sıra cetveline kayıt olan faiz miktarı ve toplam miktar ve bu şekilde bulunacak toplam miktarlar arasındaki fark konusunda gerekçeli, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Nitelikli Hesaplama Uzmanı bilirkişi ***, Menkul Varlıklar Değerleme İşlemleri Uzmanı bilirkişi ***'dan oluşturulan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 17/05/2024 tarihli raporda özetle; "Asıl alacak tutarı 11/01/2009 tarihinde 226.200,00-TL olup denkleştirici adalet ilkesi uyarınca yapılan hesaplamada bu tutarın 07/01/2019 tarihinde 782.648,25-TL olduğu hesap edilmiştir. 11/01/2009 tarihinden iflasın açılma tarihi olan 07/01/2019 tarihine kadar geçen süre 9 yıl 11 ay 27 gün olup işleyen avans faiz tutarı 312.966,29-TL olarak hesaplanmıştır. Faiz ile karşılanamayan tutar 782.648,25 - 312.966,29 - 469.681,96-TL olarak hesaplanmıştır." şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Davacı vekilinin 16/09/2024 tarihinde ıslah dilekçesi sunduğu davalıya usulüne uygun tebliğ edildiği, eksik harcı yatırılmıştır.
Mahkememizce verilen 06/06/2024 tarihli ara karar ile dava dosyasının bilirkişi raporuna itirazların değerlendirilmek suretiyle; en son veri tarihine göre güncel ve dava tarihine göre ayrı hesaplama yapılması amacıyla bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiştir.
Dosya daha önce rapor veren Nitelikli Hesaplama Uzmanı bilirkişi ***, Menkul Varlıklar Değerleme İşlemleri Uzmanı bilirkişi ***'ya tevdi edilmiş, bilirkişi kurulunca düzenlenen 22/07/2024 tarihli ek raporda özetle; "Asıl alacak tutarı 11/01/2009 tarihinde 226.200,00-TL olup denkleştirici adalet ilkesi uyarınca yapılan hesaplamada bu tutarın; dava tarihi olan 03/08/2023 tarihi nazara alındığında 4.625.716,35-TL olduğu, rapor tarihi olan 22 Temmuz 2024 nazara alındığında ise 6.308.879,94 TL olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir.
Dava dosyasının 5235 sayılı kanunun 5/3. maddesi uyarınca dava değeri itibarı ile mahkememiz heyetine tevdi edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava; sıra cetveline kayıt ve kabul istemine yönelik sıra cetveline itiraz davası niteliğindedir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 30/06/2020 tarihli 2017/286 Esas ve 2020/2356 Karar sayılı emsal ilamında; alacaklı, kendi sırasına veya iflâs hukuku kurallarının yanlış uygulandığına (şikayet) değil, kendi alacağı hakkında nedenleri gösterilerek verilen red veya kısmen kabul kararının esasına (kayıt ve kabul davası açarak) veya bir başka alacaklının alacağına veya onun sırasına (kayıt terkin davası açarak) itiraz ediyorsa ticaret mahkemesine dava açması gerektiği vurgulanmış olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir.
6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca davanın açıldığı tarihe göre dava değeri itibarı ile mahkememiz heyeti tarafından, davanın niteliği gereği basit yargılama usulüne göre yargılama yapılarak dava sonuçlandırılmıştır.
Taraflar arasında uyuşmazlık; davacının munzam zararı bulunup bulunmadığı, sıra cetveline kaydının gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.
Öncelikle, konuyla ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır.
Eldeki davaya konu alacağın İİK'nun 235. maddesine dayalı kayıt kabul istemine konu olabilecek bir alacak mı, yoksa iflâstan sonra doğan genel nitelikli bir alacak mı olduğu konusunda açıklamalar yapmakta fayda vardır.
Genel olarak icra takibi beş aşamadan oluşur. Bu aşamalar takip talebi, ödeme (icra) emri, haciz, satış ve paraların paylaştırılmasıdır. Paraların paylaştırılması, icra takibinin son safhasıdır. Diğer aşamalara geçilebilmesi için alacaklının talepte bulunması gerektiği hâlde, paraların paylaştırılmasına (ödenmesine) başlanabilmesi için alacaklının bir talebine gerek yoktur. İcra dairesi, satış sonucunda elde edilen paraları, kendiliğinden (re’sen) alacaklılara paylaştırır.
İflâs sürecindeki alacaklar paraların paylaştırılması bakımından biri “iflâs alacakları” diğeri “masa alacakları” olmak üzere ikiye ayrılır. İflâs alacakları ve masa alacakları ayırımının pratik açıdan önemi masa alacaklarının iflâs alacaklarından önce ve tam olarak ödenmesinde kendini gösterir.
İcra ve İflâs Kanunu'nun 184/1. maddesinde; “İflâs açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün malları hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil eder ve alacakların ödenmesine tahsis olunur. İflasın kapanmasına kadar müflisin uhdesine geçen mallar masaya girer” hükmüne yer verilmiştir.
Bu maddede ifade edilen “alacaklar” teriminden maksat, aslında yalnız “iflâs alacaklarıdır.” İflâs alacakları, iflâs açıldığı anda müflise (borçluya) karşı hukuken mevcut olan alacaklardır. Başka bir deyimle, müflisin iflâs açıldığı andaki borçlarıdır.
İflâs alacağı kavramına, müflisin yalnız muaccel borçları değil, aynı zamanda müflisin müeccel borçları (m. 195), taliki şarta (geciktirici koşula) veya belirsiz bir vadeye bağlı olan borçları (m. 197) ve konusu paradan başka bir şey olan borçları (m. 198) da dâhildir (Kuru, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, s. 1212).
İflâs alacakları, iflâs kararından önceki dönemlere isabet eden alacaklar olup alacaklılar tarafından masaya yazdırılarak istenebilir ve iflâs kararına kadar olan müflis borçlarını gösterir.
Buna karşılık, müflisin iflâsın açılmasından sonra yaptığı borçlar, iflâs alacağı olmayıp, iflâs masasından istenemez. Başka bir anlatımla müflisin borçları iflâs masasının bir parçası değildir. Bilâkis iflâs masasına giren mallar müflisin borçlarını ödemeye tahsis edilir. Dolayısıyla iflâs masası “özel bir malvarlığı” olup teknik anlamda, aktif ve pasiflerden oluşan bir “malvarlığı” değildir (Atalı, Murat/Ermenek, İbrahim/Erdoğan, Ersin: İcra ve İflas Hukuku, 6. Baskı, Ankara 2022, s. 563).
İflâs masasından istenebilecek hatta iflâs alacaklarından daha önce ödenecek olan bir başka alacak çeşidi daha vardır ki, o da masa alacaklarıdır. “Masa alacakları,” muhatabının masa olduğu, masa üzerine doğan ve masanın doğrudan sorumlu olduğu borçlardır. Bunun masa bakımından adı “masa borcudur”. İflâs açıldıktan sonra müflisin masayı bağlayıcı nitelikte borçlanmasına imkân yoktur. Bu nedenle masa alacağı müflisin değil, iflâsın açılmasından tasfiyenin sonuçlanmasına kadar iflâs masası ya da masa adına iflâs idaresi tarafından yapılan borçlardan olup, masa alacağının müflisle ilgisi yoktur ve bu borçlardan iflâs masası sorumludur. Meselâ, iflâs kararının ilânı giderleri (m. l66; 219), defter tutma (m. 161; 208) giderleri, masa mallarının muhafazası için kiralanan depo için ödenecek kira, iflâs idaresinin ücreti (m.223,IV), masanın (iflâs idaresinin) taraf olduğu davaları takip eden avukatın avukatlık ücreti masa borcudur. Bu sayma tahdidi değildir; masa borçlarına bazı misaller vermek içindir (Kuru, s. 1213). Şu hâlde, masa alacakları (borçları), iflâs açıldıktan sonra iflâsın tasfiyesi için bizzat masa (yani, masa adına iflâs dairesi veya idaresi) tarafından yapılan borçlardır (Kuru, s. 1213). Masa alacaklarının iflâs alacaklarından önce ve masadan tam olarak ödenmeleri gerektiğinden ve masa alacaklılarının borçlusu doğrudan doğruya iflâs idaresi olduğundan bu alacaklar sıra cetvelinde yer almaz.
Sıra cetvelinde yer verilen alacaklar sadece iflâs alacaklarıdır. Alacaklıların sadece iflâstan önce doğan alacaklarının masaya kaydı mümkün olup, iflâstan sonra doğan genel nitelikli alacağın masaya kaydı mümkün değildir. Alacaklıların, sıra cetveline kayıt için İİK hükümlerine uygun olarak iflâs idaresine başvurmaları gerekir. Süresinde başvurulmayan alacakların iflâs idaresi tarafından masaya kendiliğinden (re’sen) kaydedilmesi zorunluluğu yoktur.
40. İcra ve İflâs Kanunu'nun 235. Maddesinde; “Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223 üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur. Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nisbette katılması gerektiği konusunda 302 nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir.
İtiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar.
Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa, bu alacağa tahsis edilen hisse dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nisbetinde itiraz edene verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Dava basit yargılama usulü ile görülür.
Ancak, itiraz alacağın esas veya miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dair ise şikayet yoliyle icra mahkemesine arz olunur” şeklinde sıra cetveline itiraz ve neticeleri düzenlenmiştir.
Anılan hüküm gereğince alacağı iflâs idaresi tarafından tamamen veya kısmen reddedilen ve sıra cetveline alınmayan yahut da sıra cetveline alınan başka bir alacaklının alacağına veya sırasına karşı koymak isteyen alacaklının, sıra cetvelinin ilanından itibaren on beş gün içerisinde iflâs masasına (idaresine) karşı iflâs kararı verilen yerdeki asliye ticaret mahkemesine sıra cetveline itiraz davası açması gerekir. Bu dava iflâs alacaklıları veya mülkiyet dışında istihkak iddiasında bulunanlar tarafından açılabilir; müflisin bu davayı açması mümkün değildir (Atalı /Ermenek /Erdoğan, s. 613).
Sıra cetveline itiraz davası, normal bir eda (alacak) davasıdır. Çünkü bu dava ile, alacaklı, iflâs idaresinin alacağını tamamen veya kısmen haksız olarak reddettiğini iddia ederek iflâs masasının (idaresinin) bu alacağı ödemeye mahkûm edilmesini ister. Uygulamada bu dava “kayıt kabul davası” olarak nitelendirilmekte ve dava dilekçesinde, alacaklı, alacağının sıra cetveline kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep etmektedir (Kuru, s. 1333).
Yapılan tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacının, iflas dosyasına sunduğu dilekçe ile 983.996,03-TL'nin munzam zarar olarak iflas masasına kayıt ve kabulünü talep ettiği, bilahare 16/09/2024 tarihli dava dosyasına sunduğu ıslah dilekçesiyle ise 5.995.913,65-TL munzam zararının iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Karar sayılı ilamı ile ... yatırım Anonim Şirketi'nin 07/01/2019 tarihi itibariyle iflâsına ve iflâsın bu tarihte açılmasına karar verildiği görülmektedir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 22/02/2007 tarihli, 2006/10525 Esas ve 2007/1614 Karar sayılı emsal ilamında "... Davacının, iflas masasına bildirdiği 13.230.000,00-TL alacağı ödeme tarihine kadar işleyen faiziyle birlikte ödenmiştir. Davacı yapılan ödemenin yeterli olmadığını, taraflar arasındaki alacağa konu taşınmazın dava tarihindeki değerinin 100.000.000.000,00-TL olduğunu ileri sürerek 25.000.000.000,00-TL. munzam zarar talep etmiştir. İflas masasından tatmin edilebilecek alacaklar iflas alacakları ve masa borçlarıdır. İflas alacakları iflas tarihi itibariyle doğmuş olan alacaklardır. Munzam zarar alacağı iflastan sonra oluşmuştur. İflas masasından tahsili istenemez. Mahkemece bu yönler gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kabulünde isabet görülmemiştir. ..." denilmektedir.
Yine Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 15/10/1998 tarihli, 1998/5189 Esas ve 1998/6117 Karar sayılı emsal ilamında "... Davacının iflas masasına bildirdiği alacağı ödeme tarihine kadar işleyen faiziyle birlikte ödenmiştir. Davacı yasal faize göre yapılan ödemelerin yeterli olmadığını, faizi aşan zararı bulunduğunu ileri sürerek bu davayı açmıştır. Masadan temin edilebilecek alacaklar iflas alacakları ve masa borçlarıdır. İflas alacakları iflas tarihi itibarıyla doğmuş olan alacaklardır. Munzam zarar alacağı iflastan sonra oluştuğundan iflas masasına kaydı istenemez. Mahkemece bu yönler gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. ..." şeklinde hüküm tesis edilmiştir.
Eldeki davada sıra cetveline kayıt ve kabulü talep edilen munzam zarar alacağının iflas tarihinden sonra doğan bir alacak olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda munzam zarar alacağı iflastan sonra oluştuğundan iflas masasına kaydı istenemez. Açılmış olan davada, munzam zarar alacağının sıra cetveline kayıt kabulü istenemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 16/01/2019 tarihli 2023/1235 Esas ve 2023/4272 Karar sayılı emsal içtihatı dikkate alınarak sıra cetveline itiraz davaları maktu harç ve vekalete ücrete tabi olduğundan maktu harç ile maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu karar harcından peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Kararın mahiyeti gereği davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
5-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
6-Kararın mahiyeti gereği davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı iflas idaresi vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/02/2025
Başkan ***
E-imzalıdır
Üye ***
E-imzalıdır
Üye ***
E-imzalıdır
Katip ***
E-imzalıdır