T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO :...
HAKİM : ...
KATİP :...
DAVACI :...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Ayıp Oranında Bedel İndirimi (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :...
KARAR TARİHİ : ...
KARAR YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememize açılan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin talebi üzerine ... Mh. ... Sk. ... Apt. adresinde bulunan işyeri tabelası yapım işi için beş adet tabela işinin davalı firma tarafından yapıldığını, yapılan tabelaların kompozit üzeri ışıklı kutu harf şeklinde olmakla her birinin ayrı imalat eksiklikleri, kusurları ve ayıpları bulunduğunu, davalı firma tarafından yapılan tabelanın ışıklı olan harflerin zemine bitişik olması ve dış hava şartlarına uygun olması gerekirken iç mekan tabelası formuyla yapıldığını, tabelaların tamamında kutu harflerin zemine yapışık-bitişik olmamasından dolayı ışıklar geri yansıma yaptığını ve görüşün itibariyle hoş durmadığını, dış mekan hava şartlarına uygun olmaması nedeniyle yağmurlu hava şartlarında neredeyse tamamına yakınının ışıklarının arızalandığını söz konusu eksikliklerin tamamlanması için davalı tarafa Kayseri 17. Noterliği 21/12/2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarının gönderildiğini, davalı firmanın ise müvekkilinin ihtarına cevaben Kayseri 12. Noterliği 03/01/2023 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı gönderdiğini ve tabelalarda eksiklik olmadığını bildirdiğini, yaptıkları arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alamadıklarından bahisle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalması kaydıyla yargılama sırasında kesin bedel tespit olunduğunda arttırılmak üzere ayıp oranında indirim yapılması ve bu bedel için şimdilik 100,00-TL'nin ticari faizi ile tahsiline, fazla ödemenin iadesi için şimdilik 100,00-TL'nin ticari faizi ile tahsiline, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; davacı tarafın nelerin eksik yapıldığı hususunda bilgi vermediğini, davacının iddialarının hiç birini kabul etmediklerini, davacının tabela işini yaparken müvekkilinin görseller üzerinden davacının onayını aldığını ve ona göre imalat yaptığını, dava konusu işleri eksiksiz şekilde teslim ettiğini, davacının elektrik bağlantılarını yaptırma işini yapmadığını, yapamadığını veya ehil kişileri yaptırmadığından dolayı çıkan sorunları müvekkili şirkete yüklemeye çalıştıklarını, davacı şirketin kötü niyetli hareket ettiğini, müvekkili şirket yetkilisinin bakiye alacağını istediğinde tabelada eksiklik olduğunu belirttiğini, eksikleri gidermek üzere müvekkilinin teknisyen gönderdiğini ancak davacının teknisyeni iş yerinden kovduğunu, davacının borçtan kurtulmak için ihtarname gönderdiğini ve işin yapılmasından 1 yıl kadar süre sonra bu davayı açtığını, öncelikle davanın usulden reddine, esasa girilmesi halinde esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderlerinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Dava konusu işleme ilişkin irsaliye fatura, davacı tarafça davalıya gönderilen ihtarname örneği, davalı tarafın ihtarnameye cevabı, arabuluculuk son tutanağı ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan 08/05/2024 tarihli raporda; yapmış oldukları teknik inceleme ve değerlendirmeler sonrasında 5 adet kutu harf tabelalarının ayıplı olarak imal edildiği, tabelaların ayıbından kaynaklanan hasarın %20 KDV dahil 36.000-TL olduğu ve ... tarafından yapılan kutu harf tamirat bedeline iştirak ettiklerini bildirmişlerdir.
10/09/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda: dosyada taraflar arası bir sözleşme ve sözleşme miktarı olmadığından ayıp oranının hesap edilemediği, bu işe ait resmi bir ödeme belgesinin dosya kapsamında bulunmadığı, davacının fazladan ödeme yapıp yapmadığı, yapmış ise bu ödemenin miktarının ne kadar olduğunun hesap edilemediği yönünde görüş bildirmişlerdir.
06/03/2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda: ayıplı imal edilen tabelalardaki ayıpların ve eksik imalatların yükleniciye ait olduğu kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir.
YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki tabela yapım ve montajına dair eser sözleşmesinden kaynaklı olarak ayıp oranında bedel indirimi yapılması talebine ilişkindir.
Eser sözleşmesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ise 470-486. maddelerinde düzenlenmiş olup, “İş sahibinin ödeyeceği bir bedel karşılığında yüklenici tarafından bir şeyin imal edilmesi amacıyla düzenlenen sözleşmelerdir.” Sözleşmenin tarafları iş sahibi ve yüklenicidir.
Ayıp, eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. İlk bakışta görülebilen veya basit muayene ile anlaşılabilen neviden olan ayıplar açık ayıp; ilk bakışta görünemeyen veya basit muayene ile hemen anlaşılamayan, sonradan kullanılmakla ortaya çıkan ayıplar ise gizli ayıp olarak nitelendirilmektedir. Ayıplı iş yukarıda belirtildiği gibi vasıf noksanlığını ifade ettiği halde, noksan iş yapılmayan işi ifade eder. TBK'nın 474-477. maddeleri ayıplı işler hakkında uygulanır. Eksik işler bu maddelerin kapsamında olmadığından bu hükümler eksik işlere uygulanamaz. 6098 sayılı TBK 475. maddesinde eserin ayıplı olması halinde iş sahibinin kullanabileceği seçimlik haklar sayılmıştır. Bunlar 475/1. maddesi hükmünce eserin iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme, 475/2. maddesine göre eseri alıkoyup bedelden indirim isteme, aynı maddenin 3. bendi gereğince aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarılmasını isteme haklarıdır. Yine aynı maddede iş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğu belirtilmiştir. (Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi, 2020/347 Esas, 2020/2307 Karar) Eser sözleşmesinin eksik veya ayıplı ifa edilip edilmediği, eksik iş ve ayıplardan dolayı talep haklarının ne olduğu ve hangi koşullarla istenebileceği yönünden, sözü edilen eksik ve kusurların eksik iş, açık ayıp ve gizli ayıp olup olmadığının saptanması gerekir. (Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi, 2019/2005 E, 2019/3700 Karar)
6098 sayılı TBK'nın 474. maddesi hükümlerine göre iş sahibi açık ayıplarda eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz (makul süre içerisinde) eseri muayene ve açık ayıpları ihbar etmek zorunda olduğu, BK 362 son ve TBK'nın 472/son maddesi hükümleri gereğince ayıbın gizli olup sonradan ortaya çıkması halinde gecikmeksizin (derhal) ayıbı yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi halde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı hükümleri getirilmiştir. Bu hükümler gereğince gerek açık gerek gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunmakta ise de yüklenici eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu garanti ettiği süre için önceden kabul ettiğinden yüklenici lehine olan iş sahibinin ihbar zorunluluğunu aramaktan vazgeçtiği ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları ücretsiz olarak gidermeyi sözleşme tarihinde peşinen kabul ve taahhüt ettiği kabul edilmektedir. İş sahibi ihbar zorunluluğu olmaksızın garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili zamanaşımı süresi içinde seçimlik haklarını kullanarak yükleniciden ayıpların giderilmesini talep edebileceği gibi, aleyhine dava açabilecek ve iş bedelini ayıp giderim bedeli miktarınca ödemekten kaçınabilecektir.
Yine aynı Yasa'nın 478. maddesinde ise, yüklenici ayıplı bir eseri meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın, taşınmaz yapılarda ise beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar düzenlemesi mevcuttur.
Eserdeki ayıplar yönünden ayıp giderim bedelinin, ayıbın ortaya çıktığı tarihe ayıpların giderilmesi için gereken makul süre eklenmek suretiyle bulunacak tarihe göre belirlenmesi gerekir. Ayıbın ortaya çıktığı tarih ile davanın açıldığı tarih arasında uzun süre var ise davanın geç açılmasında davalı yüklenicinin bir kusuru bulunmadığından 6098 sayılı TBK'nın 114/II. maddesi yollamasıyla 52. maddeleri gereğince artan zarardan davalı sorumlu tutulamaz. Ayıbın ortaya çıktığı tarih ile dava tarihi arasındaki maliyet farkına (artan zarara) iş sahibi katlanmak durumundadır.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacıya ait ... Mah. ... Sk. ... Apt. Adresinde bulunan işyeri için 5 adet tabela yapımı hususunda taraflar arasında anlaşma yapıldığı, davalı tarafından davacıya hitaben düzenlenen 18/08/2022 tarihli, ... seri numaralı faturaya göre işin KDV dahil 40.000,00-TL'ye yapıldığı, davacının Kayseri 17. Noterliği'nin 21/12/2022 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile imal edilip montajı yapılan tabelalardaki ışıklı olan harflerin zemine bitişik olması ve dış hava şartlarına uygun olması gerekirken iç mekan tabelası formuyla yapıldığını, ışıkların geri yansıma yaptığını, görünüş itibariyle hoş durmadığını, iç mekan formatında yapıldığından yağışlı havalarda arızalandığını bildirerek söz konusu eksikliklerin giderilmesini talep ettiği, davalının Kayseri 12. Noterliği'nin 03/01/2023 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile tüm borç tutarının 57.595,00-TL+KDV olup halen bir kısmının ödenmediğini, yapılan işlerde neyin eksik olduğunun belirtilmediğini, lakin her hangi bir eksiklik kalmadığını, tam ve eksiksiz olarak teslim edildiğini, 3 kez iş yerine gelindiğini, davacının hiçbir işlem yaptırmadığını, ödeme yapmamak amacıyla bu şekilde hareket edildiğini, bakiye 11.595,00-TL+KDV tutarının ödenmesi gerektiğinden bahisle ihtara cevap verdiği, mahkememizce mahallinde keşif yapılarak ilgili tabelalar üzerinde makine mühendisi bilirkişilerce inceleme yaptırıldığı, düzenlenen kök ve ek raporlara göre taraflar arasında söz konusu tabela işinin yapılmasına dair sözleşme veya detaylı bir çizim bulunmadığı, tabelaların yapım esnasında harfleri birleştirmek için kullanılması gereken birleştirme elemanları yeteri kadar kullanılmadığından birleştirme yerlerinde açıklıklar bulunduğu, aydınlatmalarının olmadığı, davalı tarafça üretilen ürünlerin ayıplı olarak imal edildiği, piyasa araştırmasına göre ayıptan kaynaklanan hasarın KDV dahil 36.000,00-TL olduğu, ayıbın mahiyeti nazara alındığında yapılan ayıp ihbarının süresinde olduğu, alınan raporların hükme esas alınabileceği kanaatine varılmıştır.
Davacı kısmi dava olarak açtığı dava dilekçesinde 100,00-TL ayıp oranında indirim ve 100,00-TL fazla ödemenin iadesi talep etmiştir. Niteliği itibariyle her iki talep de ayıp oranında indirim talebi olup davacının başlangıçtaki talebinin 200,00-TL ayıp oranında indirim talebi olduğu kabul edilmiştir. 04/12/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile talep sonucu 36.000,00-TL'ye çıkartılmıştır. Davalı davaya cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunmasa da ıslaha beyan dilekçesinde zamanaşımı savunmasında bulunmuştur. TBK 478. Maddesinde taşınmaz niteliğinde olmayan eser sözleşmelerinde teslimden itibaren 2 ve 20 yıllık süreler öngörülmüştür. Her ne kadar dosya kapsamında teslim tarihine ilişkin başkaca bir veri bulunmasa da düzenlenen fatura tarihinin 18/08/2022 tarihi olduğu dikkate alındığında tabelaların bu tarihte teslim edildiği kabul edilmeli ve zamanaşımı süresinin bu tarihten itibaren başlatılması gerekmektedir. Davacının ıslah tarihi olan 04/12/2024 itibariyle 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmuş bulunmaktadır. Ancak yüklenicinin ağır kusurlu olması durumunda 20 yıllık zamanaşımı uygulanacağından bu hususta bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. 06/03/2025 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda bilirkişilerin kusur oranı veremeyeceğinden bahisle her hangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Mahkememizce yapılan değerlendirmede 5 adet tabelanın iç mekanda kullanılması fiilen imkansız olduğundan davalının tabelaların dış mekanda kullanılacağını bilmesi gerekmektedir. Tabelaların hem gece hem de gündüz saatlerinde görülebilir olması ve ışık yansıması olmadan net bir şekilde görülebilmesi gerektiği, dış mekanda kullanılacağından yağışlı havalara dayanıklı olması, arızalanmaması gerektiği hususunda da tereddüt bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı yüklenicinin tabelaları üretirken ağır kusurlu olduğu kabul edilerek zamanaşımı süresinin 20 yıl olduğu, dolayısıyla davacının ıslah ettiği tutarın da zamanaşımına uğramadığı sonucuna varılarak davanın kabulüne dair aşağıdaki hükmün tesisi uygun görülmüştür.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile,
1-36.000,00-TL (KDV dahil) ayıplı ürün bedelinin 200,00-TL'sinin dava tarihi olan 12/08/2023 tarihinden, 35.800,00-TL'sinin ıslah tarihi olan 04/12/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 2.459,16-TL ilam harcından, tahsil edilen 269,85-TL peşin harç ve 612,00-TL ıslah harcının mahsubuna, bakiye 1.577,31-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafın yaptığı 269,85-TL başvurma harcı, 269,85-TL peşin harç, 612,00-TL ıslah harcı, 3.030,30-TL keşif harcı, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti, 500,00-TL keşif araç ücreti ve 120,00-TL posta ücreti olmak üzere toplam 7.802,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341/2. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. ...
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı