T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ***
KATİP : ***
DAVACI : ***
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ***
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (ticari satımdan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalıya "17/10/2022 faiz başlangıç tarihli 63.016,00-TL tutarındaki diğer (... nolu e-fatura), 16/11/2022 faiz başlangıç tarihli 44.014,15-TL tutarındaki diğer (*** nolu e-fatura), 19/11/2022 faiz başlangıç tarihli 25.677,99-TL tutarındaki diğer (*** nolu e-fatura), 02/12/2022 faiz başlangıç tarihli 27.073,95-TL tutarındaki diğer (*** nolu e-fatura), 09/12/2022 faiz başlangıç tarihli 15.235,77-TL tutarındaki diğer (*** nolu e-fatura),15/12/2022 faiz başlangıç tarihli 23.506,31-TL tutarındaki diğer (*** nolu e fatura), 19/12/2022 faiz başlangıç tarihli 57.674,62-TL tutarındaki diğer (*** nolu e-fatura), 04/01/2023 faiz başlangıç tarihli 7.847,00-TL tutarındaki diğer (*** nolu e-fatura), 09/01/2023 faiz başlangıç tarihli 31.589,26- TL tutarındaki diğer (*** nolu e-fatura), 16/01/2023 faiz başlangıç tarihli 38.609,10-TL tutarındaki diğer (*** nolu e-fatura), 27/01/2023 faiz başlangıç tarihli 49.309,78-TL tutarındaki diğer (*** nolu e-fatura), 31/01/2023 faiz başlangıç tarihli 1.163,95-TL tutarındaki diğer (*** nolu e-fatura), 03/02/2023 faiz başlangıç tarihli 113.000,00-TL tutarındaki diğer (*** nolu e-fatura), 10/02/2023 faiz başlangıç tarihli 56.500,00-TL tutarındaki diğer (*** nolu e-fatura), 27/02/2023 faiz başlangıç tarihli 15.694,00-TL tutarındaki diğer (*** nolu e-fatura), 27/02/2023 faiz başlangıç tarihli 19.276,48-TL tutarındaki diğer (*** nolu e-fatura), 08/03/2023 faiz başlangıç tarihli 8.437,00-TL tutarındaki diğer (*** nolu e-fatura), 09/03/2023 faiz başlangıç tarihli 36.664,72-TL tutarındaki diğer (*** nolu e-fatura), 15/03/2023 faiz başlangıç tarihli 47.315,05-TL tutarındaki diğer (*** nolu e-fatura), 15/03/2023 faiz başlangıç tarihli 2.624,40-TL tutarındaki diğer (*** nolu e-fatura), 16/03/2023 faiz başlangıç tarihli 3.011,36-TL tutarındaki diğer (*** nolu e-fatura), 22/03/2023 faiz başlangıç tarihli 1.395,35-TL tutarındaki diğer (*** nolu e-fatura) ve 17/12/2023 faiz başlangıç tarihli 19.037,58- TL tutarındaki diğer (*** nolu e-fatura) ile mal satmış ve mallar irsaliyelerden de görüleceği üzere (ıslak imzalı irsaliye ve e-irsaliye) davalıya teslim edildiğini, ancak davalının borcunu ödemediğini, hakkında yapılan Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında da borca tamamen kötü niyetle itiraz ettiğini, davalı hakkında alınan Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin *** D. iş sayılı dosyasından hacze gidildiğinde haciz yapılamadığını, davalı firmanın alacaklılarını yüz üstü bırakıp, yurt dışına kaçtığını, mal kaçırma kasıtıyla da süreci uzatmaya çalıştığını belirterek öncelikle davalıya ait taşınmaz, banka hesapları, araçlar, ve diğer kayıtlı tüm malları üzerine tedbir konmasına, borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptaline, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen %10.75 faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekilince cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf ile müvekkili arasındaki mal alım satımından kaynaklanan açık hesap ilişkisi bulunduğunu, müvekkilinin yoğun haciz altında olması ve uğradığı hırsızlıklar sonucu zor durumda olmasının biliniyor olduğunu, davacı tarafın icra takibi başlatmasının kötü niyetli olduğunu, davacının müvekkilinin zor durumundan istifade etmeye çalıştığını, davacının fatura ve irsaliyeleri ilamsız takipte takip dayanağı belge olarak sunmaması ve ilamsız takipte sunulmayan delillere dava aşamasında dayanılamayacağı ve alacağın varlığına dair sunulmuş başkaca somut bir delilinin de bulunmadığı ve mahkemece resen gözetilecek nedenlerle haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini, alacaklı aleyhine alacağın %20 sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davacı tarafça; Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasına, şirket muhasebe kayıtlarına, ticari defter ve belgeler ile bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır.
Davalı tarafça; Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasına, ticari defterlere, bilirkişi incelemesine, tanık beyanlarına ve yemine delil olarak dayanılmıştır.
Davacı vekili tarafından dava dilekçesinin ekinde delil olarak dayandıkları bir kısım belgelerin örnekleri sunulmuştur.
Taraflara dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri (delilleri) varsa mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları için kesin süre verilmiş, bu hususların verilen kesin süre içinde tam olarak yerine getirilmemesi halinde HMK'nun 322/1. ve 140/5. maddesi gereği o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verileceği taraf vekillerine usulünce ihtar edilmiştir.
Tanık deliline dayanan davalı tarafa tanıklarının isim ve adreslerini bildirmeleri ve hangi hususlarda tanıklarının bilgisine başvurulmasını açıklamaları içinkesin süre verilmiş, kesin süreye uyulmaması halinde HMK'nun 322/1. ve 140/5. maddesi gereği tanık deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verileceği davalı vekiline usulünce ihtar edilmiştir. Davalı tarafça kesin süre içinde tanık bildirmediğinden tanık deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmıştır.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... sayılı dosya akıbetinin sorularak takip dosyasının örneğinin Uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. dosyasının Uyap kayıtları dava dosyamıza eklenmiştir.
Mimar Sinan Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak, davacının ve davalının 2022 Aralık 2023 yılı Ocak ayına (istenilen aylar dahil) ilişkin form bilanço alım (BA) ve form bilanço satım (BS) belgelerine dair kayıt dökümlerinin gönderilmesi istenilmiştir. 25/09/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Taraflara HMK'nun 222 ve TTK'nun 83. maddesi gereğince uyuşmazlık konusu olan 2022 ve 2023 yıllarına ait tüm ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmeleri, ibrazı mümkün değilse bunun nedenlerinin açıklanarak ticari defter ve kayıtlarının bilirkişiye ibraz edileceği açık adresini ve bu adreste ticari defter ve kayıtları incelemeye sunacak kişinin adı, soyadı ve telefon numarasını bildirmesi için kesin süre verilmiş, kesin süreye uyulmadığı takdirde HMK'nun 222 ve TTK'nun 83.maddeleri uyarınca ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmış sayılacakları, HMK'nun 94/2 maddesi gereğince ticari defter ve kayıt deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacakları, 7251 sayılı kanun ile değişik HMK'nun 222/3. maddesi uyarınca taraflardan birinin ticari defterlerini ibraz etmemesi veya bilirkişi incelemesine hazır edileceği açık adresini bildirmemesi halinde karşı tarafın kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinin sahibi ve onun halefi lehine delil olarak kabul edileceği taraf vekillerine usulünce ihtar edilmiştir. Davacı vekilince bu konuda 17/01/2024 tarihli dilekçe ile bildirimde bulunulmuştur. Davalı tarafça kesin süreye uyulmamıştır.
İlgili delillerin toplanmasından sonra HMK'nun 266. maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir smmm/muhasebeci bilirkişiye tevdine, bilirkişiye HMK'nun 268. maddesi gereği davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapması, raporuna esas alacak olup da dosya içinde bulunmayan kayıt ve belgeler olursa birer suretinin raporuna eklemesi için yetki verilmesine, HMK'nun 273. maddesi gereğince davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığının, açılış ve kapanış tasdiklerinin olup olmadığı, davacının ticari defter ve kayıtları BA BS kayıtları, icra takip kayıtlarının Uyap sistemi üzerinden incelenerek takibe dayanak yapılan faturaların davacının ticari defterinde kayıtlı olup olmadığı, BA BS forumları ile dayanak faturaların beyan edilip edilmediği, takibe dayanak faturalar nedeniyle yapılan tahsilatlar olup olmadığı, bu faturalar nedeniyle var ise davacının davalıdan alacak miktarının kaç TL olduğunun tespiti, dosya kapsamındaki tüm delillere ve davacının ticari defterlerine göre icra takibinden önce davacının davalıya temerrüte düşürüp düşürmediğinin tespiti ile icra takibinden önce davacının temerrütü söz konusu ise temerrüt tarihinden takip tarihine kadar asıl alacağa işlemiş ticari avans faizinin kaç TL olduğu hususlarında hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir.
Mali Müşavir bilirkişi ... tarafından düzenlenen 20/05/2024 tarihli raporda özetle; "Davacının davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı (Örnek No:7) ilamsız takiplerde ödeme emri ile 19.04.2023 tarihinde, asıl alacak: 651.200,45-TL, işlemiş faiz: 18.156,80-TL olmak üzere toplam alacak: 669.357,25-TL takip başlattığı, davacının sunulan 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defterlerini, usulüne uygun ve süresi içinde tasdik ettirdiği, sahibi lehine delil olma niteliğine haiz olduğu, davacının ticari defterlerinde, davaya konu faturaları, muhasebe usul ve esaslarına uygun olarak kaydetmiş olduğu, dosya kapsamına sunulan davacı ve davalıya ait 2022/12 ve 2023/01 dönemlerine ait BA/BS formlarında, ilgili dönem faturalarına ilişkin bildirimde bulunulmuş olduğu, davacı tarafça düzenlenen faturalara ilişkin, davalı tarafça yapılan herhangi ihtar veya iade faturası bulunmadığı, davalı tarafça dosya kapsamına ödeme belgesi/dekont sunulmadığı, davaya konu faturalar üzerinde, vade ve ödeme tarihi bilgisi bulunmadığı, ilgili TTK maddesi uyarınca, dava konusu fatura tarihlerine 30 gün eklenmesi ile davalının temerrüde düşeceği, davaya konu fatura tarihlerine 30 gün eklenerek, hesaplanan ticari avans faizinin ayrıntılı olarak rapor içinde sunulduğu, davacının ticari defterlerinde davalıyı 120 Alıcılar Hesabının alt hesabı olan 120-38-1481 numaralı hesapta takip ettiği, davalının takip edildiği hesabın 30/12/2023 tarihi itibariyle bakiyesinin 651.202,45-TL borçlu şeklinde kayıtlı bulunduğu, davacının ticari defter kayıtlarına göre davalının asıl alacak 651.202,45-TL borçlu olduğu, asıl alacak için dava tarihine kadar hesaplanan faiz toplamının 11.724,74-TL olacağı" belirtilmiştir.
Davalı tarafça kesin süre içinde uyuşmazlık konusu olan 2022 ve 2023 yıllarına ait tüm ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediği veya bu ticari defter ve kayıtlarının bilirkişiye ibraz edileceği açık adresini ve bu adreste ticari defter ve kayıtları incelemeye sunacak kişinin adı, soyadı ve telefon numarasını bildirmediği için davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılamamıştır.
Davalının cevap dilekçesinde yemin deliline dayandığı görülmekle davalı Alenda Sofa Kanepe Koltuk İmalat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'ne davacıya karşı yemin teklif edip etmeyeceğini bildirmesi, yemin teklif edecek ise yemin teklifini sunması için kesin süre verilmiş, kesin süreye uyulmadığı takdirde yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı davalıya usulünce ihtar edilmiştir. Kesin süre içerisinde davalı tarafça davacıya karşı yemin teklif edeceği yönünde bildirimde bulunulmamış ve yemin metni sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca dava değeri itibarı ile tek hakim tarafından basit yargılama usulüne göre yargılama yapılarak dava sonuçlandırılmıştır.
Davacı vekilince davalının alacaklılarını yüz üstü bırakıp yurt dışına kaçtığı, mal kaçırma kastıyla süreci uzatmaya çalıştığını, ciddi mal kaçırma şüphesi olduğu beyanla davalı tarafa ait taşınır, taşınmaz, banka hesapları, araçlar, ve diğer kayıtlı tüm malları üzerine tedbir konulması talep edilmiştir. Mahkememizce bu talep incelenmiş ve 26/09/2023 tarihli ara karar ile "...İhtiyati tedbir, kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumlarında meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte hukuki korumadır. İhtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi için yaklaşık ispat yeterli olup çekişmeli olan vakıanın gerçeğe yakın bir derecede ispatlanması gerekir. Mahkeme tarafından mevcut delillere göre tedbir isteyen tarafın hakkını muhtemel görmeli ve tedbir verilmesini gerektirir sebeplari de varit görmelidir. HMK'nun 390/3. maddesinde ihtiyati tedbir talebinin haklılığı konusunda tam bir kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir ispatın yeterli olacağı öngörülmüştür. Az yukarıda yapılan genel açıklamalar, yasa maddeleri, dava dilekçesi ve ekinde sunulan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davanın faturalara dayalı olarak bir miktar alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemi olduğu, davalıya ait taşınır, taşınmaz, banka hesapları, araçlar ve diğer tüm amalların bizatihi uyuşmazlık konusu olmaması nedeniyle HMK'nun 389/1. maddesinin yasal koşulları bulunmadığı, kaldı ki; dosyaya gelen müzekkere cevaplarından dava ve takibe konu faturalar yönünden davacı tarafından davalı aleyhine Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/04/2023 tarihli, *** D. İş karar sayılı ihtiyati haciz kararının alındığı ve Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası üzerinden infazının talep ettiği, bu şekilde davacının alacağını güvence altına alma olanağına da kavuşmuş olduğu dikkate alınarak sonuç ve kanaatine varıldığı" gerekçesi ile davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu ara karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nce yapılan istinaf incelemesi sonunda 30/11/2023 tarihli, *** Karar sayılı karar ilamı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık; İcra takibine konu edilen nedenlerle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine haklı olup olmadığı, bu itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar ve kötü niyet tazimatının koşullarının bulunup bulunamdığı noktalarında, toplanmaktadır.
Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219, 223). İcra dosyasında itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edildiğine ilişkin bir belge bulunmadığı gibi, eldeki davanın bir yıllık yasal süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir. Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur.
HMK’nun "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. maddesi;
"(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklindedir.
7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi" ibaresi "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" şeklinde değiştirilmiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nun 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK'nun 222/1). Ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanununa göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK'nun 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK'nun 222/4). Ticari defterler usulüne uygun tutulsun tutulmasın aleyhe olan kayıtlar delil olur (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin, 28/05/2009 gün ve 2008/10995 Esas, 2009/5037 Karar sayılı ilamı).
Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporda davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, takip ve davaya konu faturaların, davacı defter kayıtlarında yer aldığı, davalı şirket tarafından defter ibrazı olmadığı gibi yerinde inceleme yapmak için davalı tarafça adres bildirilmediği, bu nedenle de davalı defter incelemesi yapılamadığı, ancak dosya kapsamına sunulan davacı ve davalıya ait 2022/12 ve 2023/01 dönemlerine ait BA/BS formlarında, ilgili dönem faturalarına ilişkin bildirimde bulunulmuş olduğu, davacı tarafça düzenlenen faturalara ilişkin, davalı tarafça yapılan herhangi ihtar veya iade faturası bulunmadığı, davalı tarafça dosya kapsamına ödeme belgesi/dekont sunulmadığı, böylelikle davaya konu faturaların içeriğinin davalıya teslim edildiğinin anlaşıldığı, buna karşılık davalı tarafından mezkur faturaların iadesine veya yazılı itirazına rastlanmadığı, takip dosyasına yapılan itirazda da taraflar arasındaki ticari ilişkiye yönelik açık bir itirazın olmadığı, davalının davacıya ödeme yaptığına dair herhangi bir beyan ve belge sunmadığı, davacının ticari defterlerinde davalıyı 120 Alıcılar Hesabının alt hesabı olan 120-38-1481 numaralı hesapta takip ettiği, davalının takip edildiği hesabın 30/12/2023 tarihi itibariyle bakiyesinin 651.202,45-TL borçlu şeklinde kayıtlı bulunduğu, davacının ticari defter kayıtlarına göre davalının asıl alacak 651.202,45-TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporundaki faiz hesabına ilişkin kısımlar hariç olmak üzere yukarıda sözü edilen tespitler rapor ekindeki ticari defter kayıtları ve dosya kapsamıyla uyumlu, hüküm vermeye ve denetime elverişli görülerek mahkememizce benimsenmiştir.
Az yukarıda değinildiği üzere HMK'nun 222. maddesinin 3 . fıkrası "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü çerçevesinde davacının usulüne uygun tutmuş olduğu defterleri kendi lehine delil olduğu kabul edilmiştir.
Kural olarak, muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Temerrüt ya bir ihtar ile ya da dava açılması suretiyle gerçekleşir. İade talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlemez (TBK'nun l17/1. maddesi).
Faturaya veya açık hesap ilişkisine dayalı takiplerde takip öncesi borçludan faiz talep edilebilmesi için fatura borçlusunun bir ihtar ile ya da aleyhine bir takip ya da dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir. Borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluşur. Ödeme talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlemez. Dosya kapsamındaki delillere göre taraflar arasında satım sözleşmesi ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır. Borcun ödenmesi konusunda kesin bir vadenin belirlendiği de kanıtlanmamıştır. TBK'nun 117. maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüte düşer. TTK'nun 1530. maddenin konuluş amacının, mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi, büyük şirketlere karşı korumak amacıyla getirilmiş bir hüküm olduğu, tacirler arası hizmet alım/satım sözleşmelerinde uygulanmasının söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır (bkz. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2022/2877 Esas - 2023/1881 Karar sayılı ilamı,Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2017/3266 Esas - 2018/4228 Karar sayılı ilamı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin *** Karar sayılı karar ilamı, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin *** Karar sayılı karar ilamı). Somut olayda, takip öncesi alacaklının borçluyu temerrüte düşürdüğüne ilişkin herhangi bir ihtarın bulunduğu iddia ve ispat edilmemiştir. TTK'nun 1530. maddesi, tedarik sözleşmelerine ilişkin olup somut olayda uygulama yeri yoktur. Anılan maddenin mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçlarını düzenlediği, somut olayda uygulama yeri bulunmadığı, anlaşılmakla, davalının daha önce temerrüte düşürülmemesi nedeniyle takip tarihinden itibaren temerrüt faizi işleyeceği değerlendirilmiş, bu konuda bilirkişinin yaptığı faiz hesaplaması mahkememizce dikkate alınmamıştır. Somut uyuşmazlıkta takip tarihinden önce davacı tarafından davalıya gönderilen bir temerrüt ihtarı olmadığı görülmekle davacının takip öncesi faiz talebinin reddine karar verilmesi uygun görülmüştür.
Yargılama sonunda yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; kısmen kabulü ile, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına davalının vaki itirazının kısmen iptali ile 651.200,45-TL asıl alacak üzerinden ödeme emrinde yazılı koşullarla icra takibinin devamına, takip tarihinden tahsil tarihine kadar 651.200,45-TL asıl alacağın yıllık %10,75 oranında ve değişen oranlarda ticari avans faizi işletilmesine, davacının fazlaya (işlemiş faize) ilişkin itirazın iptali isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı taraf dava dilekçesinde icra inkar tazminatı, davalı ise cevap dilekçesinde kötüniyet tazminatı talebinde bulunmuştur.
İİK'nun 67/1. maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Takibe konu edilen alacak taraflar arasındaki alım satıma dayalı ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturaların içeriğinden, taraflar arasındaki icra takibinden, incelenen ticari defter ve kayıtlardan tespiti ve hesabı mümkün olduğundan ve davacının davalıdan alacaklı olduğu da sabit olduğundan alacağın likit ve belirlenebilir olduğu görülmekle itirazın iptaline karar verilen 651.200,45-TL'nın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının takipte kötüniyetli olduğu ispatlanmadığından davalının kötüniyet tazminatı isteminin ise reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
1-Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına davalının vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile 651.200,45-TL asıl alacak üzerinden ödeme emrinde yazılı koşullarla İCRA TAKİBİNİN DEVAMINA,
2-Takip tarihinden tahsil tarihine kadar 651.200,45-TL asıl alacağın yıllık %10,75 oranında ve değişen oranlarda ticari avans faizi işletilmesine,
3-Davacının fazlaya (işlemiş faize) ilişkin itirazın iptali isteminin REDDİNE,
4-İtirazın iptaline karar verilen 651.200,45-TL 'nin takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Koşulları bulunmadığından davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine,
6-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 44.483,50-TL nispi karar ve ilam harcından dava açılırken davacıdan peşin olarak alınan 269,85-TL peşin harç ile 11.430,90-TL peşin harç olmak üzere toplam 11.700,75-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 32.782,75-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) kabul ve ret oranına göre 3.035,36-TL'nın davalıdan, bakiye 84,64-TL'nın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
7-Davacı tarafça yapılan 269,85-TL başvurma harcı, 269,85-TL peşin dava harcı ve 11.430,90-TL peşin dava harcı olmak üzere toplam 12.510,30-TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8-Davacı tarafça yapılan 140,00-TL e-tebligat gideri ve 2.500,00-TL bilirkişi gideri 283,00-TL fotokopi gideri ve 203,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.126,00-TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre belirlenen 3.032,22-TL'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
10-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
11-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesap ve taktir olunan 101.680,07-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
12-Davalı, davanın başında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince davanın reddedilen kısmı üzerinden hesap ve taktir olunan 18.156,80-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
13-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/12/2024
Katip ***
E-imzalıdır
Hakim ***
E-imzalıdır