T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:...Esas - ...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :...
KARAR NO :...
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ : ...
KARAR YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememize açılan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, ağız ve diş sağlığında öncü ve tanınan bir firma olduğunu, müşteri memnuniyeti politikasının meyvesi olarak geniş bir hasta portföyü yarattığını, müvekkili şirketin "..." markası altında 2006 yılından bu yana ağız ve diş sağlığı alanında özel sağlık hizmeti sunduğunu, uluslararası standartlarda personel ve teknik donanıma sahip yapısıyla gerek halkımızın gerekse yurt dışından gelen hastaların memnuniyetinden dolayı her geçen gün hizmet noktalarına bir yenisini eklediğini, Almanya'da 1, Hollanda'da 1, İstanbul'da 7, Kayseri'de 1, Alanya'da 1 ve Bodrum'da 1 olmak üzere toplam 12 şubesi ile kesintisiz hizmet verdiğini, müvekkilinin, bu saygınlığını ve güvenilirliğini korumak, yaptığı yatırımların olumlu sonuçlarını görmek adına ağız ve diş sağlığı merkezlerinde hastalarının ilgili tüm şikayetlerini ve taleplerini titizlikle değerlendirdiğini ve derhal müdahalelerle en doğru şekilde gerekeni yaptıklarını, müvekkilinin marka değerinin gayretli çabaları ile bugünkü halini aldığını, hasta portföyünü genişletmek ve kendisine sadık hastalar edinmek için hasta memnuniyeti politikası ile hizmet verdiğini, şu ana kadar on binlerce diş tedavisi uygulaması gerçekleştirildiğini ve %100'e yakın oranda hasta memnuniyeti sağlandığını, davalı hekimin 02.10.2017 - 30.11.2020 tarihleri arasında müvekkilinin Kayseri şubesinde diş hekimi olarak çalıştığını, davalının müvekkili şirketten kendi iradesi ile ayrılmasını müteakip müvekkili iş yerinde birlikte çalıştığı ve kendisi ile aynı gün istifa eden ... ile birlikte ağız ve diş sağlığı alanında hizmet vermek üzere şirket kurduğunu, davalı yanın "..." adıyla açtığı iş yerinin müvekkili şirketin Kayseri şubesine 160 metre mesafede olduğunu, TBK 444 ila 447. maddeleri arasında "Rekabet Yasağı" hususunun düzenlendiğini, davalı tarafın sözleşmesel taahhütlerine aykırı hareket ettiğini, davalı yan ile müvekkili şirket arasında akdedilen iş sözleşmesi uyarınca rekabet yasağı hususunun düzenlendiğini, işçi yan rekabet yasağı uyarınca borçlandığı yapmama edimini layıkı veçhile ifa etmediğini, TBK'nun 446. maddesinde aykırı davranışların sonuçlarının düzenlendiğini, bu hükme göre rekabet yasağına aykırı davranan işçinin bunun sonucu olarak işverenin uğradığı bütün zararları gidermekle yükümlü olduğunu, sözleşme hükmü ile sabit olduğu üzere hekimler ile akdedilen iş sözleşmeleri feshedilmiş dahi olsa hekimlerin işten ayrıldıktan sonraki 2 yıl süre ile iş yeri açmalarının yasak olduğunu, bu hususun ihlal edilmesi halinde sözleşmede yer alan tazminat yaptırımı uyarınca hekimlerin iş yerine tazminat ödemekle yükümlü olduğunu, davalının, müvekkili şirket'e müşteri kaybettirme saikiyle hareket ettiğini, müvekkili şirket bünyesinde çalıştığı süre boyunca müvekkilinin marka değeri ve kalitesi nedeniyle sahip olduğu hasta portföyü ile Kayseri'de tanınırlık kazandığını, davalı yanın müvekkili şirketi kötüleyerek haksız rekabet yarattığını, TBK 58. maddesi kapsamında kötüleme nedeniyle manevi zarara uğradıklarını, haksız rekabetin men-i hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, haksız rekabetin meni hususunda karar verilinceye kadar müvekkilinin hem kişilik haklarına tecavüz hem de haksız rekabete yol açan davalı tarafın girişimlerinin engellenmesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve akabinde yapılacak yargılama neticesinde davanın kabulü ile davalının haksız rekabet sonucu elde ettiği muhtemel kazancın dikkate alınması ve bilirkişi incelemesiyle zararın tamamının belirlenebilir olması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla cezai şart, maddi zarar ve sair için şimdilik 50.000,00-TL maddi tazminat ve 10.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesini, hükmedilecek tazminata ihtarname tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizinin işletilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davanın işçi-işveren ilişkisinden kaynaklandığını ve davaya bakmakla görevli mahkemenin İş Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafın kendi müşterilerinin müvekkili ... tarafından aranmak ve mesaj atılmak suretiyle kendi açmış olduğu işyerine yönlendirildiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, işçi ile işveren arasındaki rekabet yasağı düzenlemesinin geçerli olabilmesi için işçinin, işverenin üretim sırları ve işleri hakkında bilgi edinme olanağının olması gerektiğini, rekabet yasağı sözleşmesine konu olacak üretim sırları ve işle ilgili bilgilerin mahrem bilgi ve sır niteliği taşıması gerektiğini, müvekkilinin doktor olduğu göz önüne alınarak işverenin muhtemel zararının müvekkilimin kişisel yeteneği sonucu ortaya çıktığının kabul edilmesi gerektiğini, kişisel nitelik ve tecrübeyi gerektiren serbest mesleklerde rekabet yasağı sözleşmesinin yapılması halinde, bu sözleşmenin hükümsüz olacağının kabul edildiğini, müvekkilinin iş sözleşmesini haklı nedenle fesih ettiğini, davacı tarafın somut zararını veya ciddi bir zarara uğrama tehlikesi içerisinde olduğunu ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafın müvekkilinin sır saklama yükümlülüğünü ihlal ettiğini iddiasını ispatlamakla mükellef olduğunu, açılan haksız ve hukuka aykırı davanın reddi ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce verilen 19/01/2022 tarih ... esas ...karar sayılı görevsizlik ilamı, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 20/09/2023 tarih ... esas ... karar sayılı ilamı ile kaldırılmakla, dosya mahkememizin ... esas sırasına kaydı yapılmış ve yargılamasına bu esas üzerinden devam edilmiştir.
DELİLLER:
Vergi dairesi kayıtları, davacı ile davalı arasında yapılan hizmet sözleşmesi, davalıya gönderilen ihtarname örneği, SGK kayıtları, ticaret sicili kayıtları ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, taraf tanıkları dinlenmiş, 3 kişilik bilirkişi heyetinden ayrıntılı rapor alınmıştır.
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinden talimat yoluyla alınan 15/01/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda; dava konusu uyuşmazlıkta dosyaya sunulmuş olan rekabet yasağı kaydının konu bakımından oldukça geniş bir sınırlama teşkil ettiği, rekabet yasağı kaydının bu yönüyle geçerli olmadığı, dosya kapsamında sunulmuş olan diğer sözleşmeler de incelendiğinde rekabet yasağı ve ayrıca "gizlilik" başlıklı maddenin bir genel işlem koşulu niteliğinde olduğu ve bu yönüyle de geçersiz oldukları, davacı vekili tarafından ileri sürülen diğer haksız rekabet iddialarının ise haksız rekabeti ispat bakımından yeterli olmadığı görüş ve kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava davalının, davacının işyerinden ayrıldıktan sonra daha önce çalıştığı yere yakın bir mahalde çalışmaya başlaması nedeniyle haksız rekabetten kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.
Uyuşmazlığın çözümü açısından ilgili mevzuata değinmekte fayda vardır.
Anayasanın "Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması" başlıklı 56. maddesinde; Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.
Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.
Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir. Sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirilmesi için kanunla genel sağlık sigortası kurulabilir. "
3559 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu 3/1-c maddesinde;
"Bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılması esastır.Sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesi bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenlenir. Bu düzenleme ilgili Bakanlığın görüşü alınarak yapılır. Gerek görüldüğünde özel sağlık kuruluşlarının her türlü ücret tarifeleri sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca onaylanır.Kamu kurum ve kuruluşlarına ait sağlık kuruluşları veya sağlık işletmelerinde verilen her türlü hizmetin fiyatları Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca tespit ve ilan edilir."
01.08.1998 tarihli resmî gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Hasta Hakları Yönetmeliği "Sağlık Kuruluşunu Seçme ve Değiştirme" başlıklı 8. Maddesinde;
"Hasta; tabi olduğu mevzuatın öngördüğü usül ve şartlara uyulmak kaydı ile, sağlık kurum ve kuruluşunu seçme ve seçtiği sağlık kuruluşunda verilen sağlık hizmetinden faydalanma hakkına sahiptir.
Mevzuat ile belirlenmiş sevk sistemine uygun olmak şartı ile hasta sağlık kuruluşunu değiştirebilir. Ancak, kuruluşu değiştirmenin hayati tehlikeye yol açıp açmayacağı ve hastalığının daha da ağırlaşıp ağırlaşmayacağı hususlarında hastanın tabip tarafından aydınlatılması ve hayati tehlike bakımından sağlık kuruluşunun değiştirilmesinde tıbben sakınca görülmemesi esastır."
"Personeli Tanıma, Seçme ve Değiştirme" başlıklı 9. Maddesinde ;
"Hastaya talebi halinde, kendisine sağlık hizmeti verecek veya vermekte olan tabiplerin ve diğer personelin kimlikleri, görev ve unvanları hakkında bilgi verilir.
"Mevzuat ile belirlenmiş usüllere uyulmak şartı ile hastanın, kendisine sağlık hizmeti verecek olan personeli serbestçe seçme, tedavisi ile ilgilenen tabibi değiştirme ve başka tabiplerin konsültasyonunu istemek hakkı vardır.
Personeli seçme, tabibi değiştirme ve konsültasyon isteme hakları kullanıldığında, mevzuat ile belirlenen ücret farkı, bu hakları kullanan hasta tarafından karşılanır."
Hekimlik Meslek Etik Kurallarının "Ticari Amaç ve Reklam Yasağı" başlıklı 11. Maddesinde;
"Hekim, mesleğini uygularken reklam yapamaz, ticari reklamlara araç olamaz, çalışmalarına ticari bir görünüm veremez; insanları yanıltıcı, paniğe düşürücü, yanlış yönlendirici, meslektaşlar arasında haksız rekabete yol açıcı davranışlarda bulunamaz".
Hekimlik Meslek Etik Kurallarının "Hekim Seçme Özgürlüğü" başlıklı 22. Maddesinde;
"Hasta, mevzuatın belirlediği kurallara, tıbbi uygulamanın özelliklerine ve kurumun koşullarına göre hekimini seçmekte özgürdür.
16098 sayılı Kanun'un 420 nci maddesinde:
"Hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersizdir."
6098 sayılı Kanun'un 444 üncü maddesinde:
"Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir."
6098 sayılı Kanun'un 446 ncı maddesinde:
"Rekabet yasağına aykırı davranan işçi, bunun sonucu olarak işverenin uğradığı bütün zararları gidermekle yükümlüdür.
Yasağa aykırı davranış bir ceza koşuluna bağlanmışsa ve sözleşmede aksine bir hüküm de yoksa, işçi öngörülen miktarı ödeyerek rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulabilir; ancak, işçi bu miktarı aşan zararı gidermek zorundadır.
İşveren, ceza koşulu ve doğabilecek ek zararlarının ödenmesi dışında, sözleşmede yazılı olarak açıkça saklı tutması koşuluyla, kendisinin ihlal veya tehdit edilen menfaatlerinin önemi ile işçinin davranışı haklı gösteriyorsa, yasağa aykırı davranışa son verilmesini de isteyebilir." düzenlemeleri bulunmaktadır.
Davacı Şirket ile davalı hekim ile akdedilmiş bulunan "Hizmet Sözleşmesi" md. 5/h hükmü incelendiğinde; "ÇALIŞAN, çalıştığı süre boyunca ve iş akdinin sona ermesinden sonra çalıştığı kurumun 4 km sınırları içerisinde 2 yıl süre ile işyeri açamaz. 2 (iki) yıl süre ile iş yerlerinin bulunduğu sınırlarda; işverenin müşterisi veya rakibi olan kişi ve kuruluşlar ile bunların temsilcileri, ortakları ve sair kurumlar nezdinde danışmanlık da dâhil herhangi bir iş kabul etmeyeceğini, işverenle aynı iş dallarında kendi adına iş yeri açmayacağını, kabul, beyan ve taahhüt eder. ÇALIŞAN bu maddeye aykırı davranırsa, işverene, özellikle müşteri kaybından doğan maddi ve manevi zararları ve diğer her türlü zararlarını başka bir hukukî işleme gerek olmaksızın tazmin etmeyi kabul, beyan ve taahhüt eder" maddesi yer almaktadır.
Davalı tarafından imzalanan Kişisel Verileri Koruma Kanunu Kapsamında İşçi İşveren Arasında Yapılan Bilgilendirme ve Muvafakatnamenini. 2.12 madde hükmü incelendiğinde; "Çalışan, görevi nedeniyle veya göreviyle ilgili olmasa dahi Şirket ve faaliyet alanı ile ilgili bilgi veya sırları veya diğer çalışanlara, misafirlere, tedarikçilere ve Şirket faaliyetleri ile ilgili tüm gerçek ve tüzel kişilere ait kişisel verileri Şirketin yazılı onayı olmaksızın yazılı, sesli ya da görüntülü olarak veya elektronik ortamda kullanmayacağını, saklamayacağını, ifşa etmeyeceğini, ücret bilgisi dahil, iş hayatına ilişkin tüm bilgi ve sırları üçüncü şahıslar ve diğer çalışanlar ile hiçbir sebepten dolayı paylaşmayacağını, yazılı ve görsel basında veya sosyal iletişim mecralarında bu kapsamda herhangi bir paylaşımda bulunmayacağını, kişisel verileri hiçbir şekilde işlemeyeceğini, Kişisel verilerin Korunması Kanunu'na aykırı hareket etmeyeceğini, şirketin güvenini kötüye kullanmayacağını ve bu yolla şahsi çıkar sağlamayacağını taahhüt etmiştir." şeklinde düzenlemeler yapıldığı görülmüştür.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı hekim olup, hekimlik mesleğinin yasalarla güvence altına alındığı, yine hekimlik mesleğine yönelik kısıtlamaların hasta haklarına yönelik kısıtlayıcı düzenlemeler olacakları sabittir. Bu hususlar nazara alındığında davacı Şirket ile davalı hekim ile akdedilmiş bulunan "Hizmet Sözleşmesi" md. 5/h hükmü ve Kişisel Verileri Koruma Kanunu Kapsamında İşçi İşveren Arasında Yapılan Bilgilendirme ve Muvafakatnamenini. 2.12 madde hükmü şeklindeki düzenlemelerin Anayasanın 56. maddesi, 3559 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu 1/c maddelerinde düzenlenen Sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesi bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenlenir hükmüne aykırı olduğu, yine 01.08.1998 tarihli resmî gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Hasta Hakları Yönetmeliği ve Hekimlik Mesleği Etik Kuralları'nda hastalar için ön görülen hakları kısıtlayıcı mahiyette olduğu, rekabet yasağının düzenleyen 4/h maddesinin hemde gizlilik ve cezai şartı düzenleyen 6. Maddesinin genel işlem koşulları kapsamında yazılmamış sayılması ve taraflar arasında geçerli bir rekabet yasağı sözleşmesinin mevcut olmadığı, (Bknz emsal Kayseri BAM 6. HD 2023/1150 Esas, 2023/1196 Karar, Yargıtay 11. HD 2023/5128 Esas, 2024/6889 Karar) dosya kapsamında aldırılan 15/01/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunun da bu yönde olduğu, sonuç itibariyle açılan davanın reddi gerektiği kanaati ile aşağıdaki hükmün tesisi uygun görülmüştür.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 615,40-TL ilam harcının, tahsil edilen 1.024,65-TL peşin harçtan mahsubuna, artan 409,25-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacıya iadesine,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafın yaptığı 50,00-TL posta giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
7-Maddi tazminat talebinin reddedilen kısmı yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalıya ödenmesine,
8-Manevi tazminat talebinin reddedilen kısmı yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalıya ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı