T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM :***
KATİP : ***
DAVACI : *** Beşiktaş/ İSTANBUL
VEKİLİ : Av.
DAVALI : *** UETS
VEKİLİ : Av.
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında Kayseri Genel İcta Dairesinin ... numaralı dosyası ile başlatılan ve itiraz süresinin kaçırılması ile kesinleşen takip dosyasına konu edilen fatura borcunun davalıya ödendiğini, söz konusu takipte tebliğin Tebligat Kanunu 35.maddeye göre yapılması nedeniyle itiraz süresinin kaçırılması ile takibin kesinleştiğini ve haciz işlemlerinin uygulandığını, müvekkili hakkında açılan icra takibinin hiç bir yasal dayanak belirtilmeden açıldığını, 16/05/2022 tarihli takip talebinde borcun sebebi olarak "faturadan kaynaklı cari hesap alacağı 442.913,00 TL" olarak gösterildiğini, faturaların davalı tarafından tek taraflı olarak düzenlendiğini, müvekkili şirketin davalı firmaya ticari ilişkisine dayalı borçlarının tamamını zamanında ve eksiksiz ödediğini belirterek öncelikle icra takibinin durdurulmasına, davanın kabulüne ve icra takibinin iptaline, davalının alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça açılan davanın hem usul hem esas yönünden mesnetsiz ve haksız olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde faturaların tarihi ve tutarı belirtilmediği şeklinde beyanlarda bulunmuş ise de takip talebinde cari hesaptan kaynaklanan alacak olduğunun açıkça belirtildiğini, davacı ve davalı şirket arasında birden çok ticari ilişki nedeniyle cari hesaba dayalı alacağa bağlı olarak takip başlatıldığını, müvekkilinin faturaların içeriğindeki mal ve hizmeti davacı şirkete teslim ettiğini ve buna ilişkin olarak faturaları kesip davalı şirkete teslim ettiğini, davacı şirketin de müvekkilinden alacaklı olduğundan bahisle Bodrum 2.icra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosya ile takip başlattığını, TK 35'e göre tebligat yapılmasından dolayı borçlu olduğu halde takibin kesinleştiğini ve müvekkilinin hakedişlerine haciz konulduğunu belirterek davanın reddine, davacının kötü niyetli olarak iş bu davayı açmasından dolayı %20 'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası Uyap üzerinden celp edilmiş, incelenmesinde, alacaklısının ... Makinaları Ve Vinç Hizmetleri İnşaat Taahhüt Ticaret Limited Şirketi, borçlusunun ... Mimarlık Dekorasyon Sanayi Ticaret Limited Şirketi olduğu, 442.913,00-TL toplam alacak üzerinden takibin başlatıldığı görülmüştür.
Bodrum 2.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası Uyap üzerinden celp edilmiştir.
Tüm deliller toplandıktan sonra davacının ticari defterlerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, muhasebeci-mali müşavir bilirkişi Rüştü Şahin 10/10/2024 tarihli raporunda özetle;
1)Davacı şirketin yukarıda II/3 bölümünde dökümü yapılan yasal defterleri 213 sayılı VUK’nun 220–226 md. ile 6102 sayılı TTK’nun 64-67 md. gereğince açılış tasdiklerinin ve TTK 64.md. gereği yapılması gereken kapanış tasdiklerinin yasal süresinde ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, yasal defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, buna göre davacı şirket yasal defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
2)Davacı şirket kendi yasal defter kayıtlarına göre 34 ... plakalı araç satışına bağlı davalı şirkete kestiği ve kayıtlarına aldığı 13.10.2021 tarih ... numaralı KDV dahil 288.000,00TL bedelli faturaya bağlı davalı şirketten 288.000,00TL alacaklı olduğu bu alacağın yasal defter kayıtlarında halen devam ettiği,
Öte yandan davacı şirket yasal defter kayıtlarında; davalı şirketin Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı icra dosyasına konu ettiği şekilde ve tutarda davacıdan herhangi bir alacağın bulunmadığı, aksine yukarı paragrafta bahsettiğim üzere davacı şirketin davalı şirketten 288.000,00TL alacağı bulunduğu tespit edilmiştir.
3)Tarafların yargılama masrafları ile vekalet ücreti taleplerinin ve diğer benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin nihai takdirleri içinde kaldığı, sonuç ve kanaatine varılmıştır. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, faturadan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan ilamsız icra takibi nedeniyle İİK'nun 72. maddesine göre açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca dava değeri itibarı ile tek hakim tarafından basit yargılama usulüne göre yargılama yapılarak dava sonuçlandırılmıştır.
Davacı dava dilekçesi ile, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında takibe konu edilen fatura içeriğindeki miktar yönünden davalı şirkete borcunun olmadığının tespitini talep etmektedir.
Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davalının davacı hakkında icra takibi yaptığı tarafların kabulündedir.
Taraflar arasında uyuşmazlık Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davacının söz konusu icra takibi nedeni ile davalıya borçlu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenleme ve kavramların açıklanmasında yarar vardır.
Davalı tarafından varlığı iddia edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı (Kuru-El Kitabı), İstanbul 2013, s. 346).
Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.
Eş söyleyişle; kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233).
Başka bir şekilde ifade etmek gerekirse, menfi tespit davası icra takibinden önce sonuçlanmaz ve ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması (veya ihtiyati tedbir kararının kaldırılması) nedeniyle, (menfi tespit davası görülmekte iken) borç alacaklıya (davalıya) ödenmiş olursa, menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir (m.72/6); yani menfi tespit davası (kendiliğinden) istirdat davasına dönüşür; bu hâlde mahkeme menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam eder (Kuru, Baki: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflâs Hukuku Ders Kitabı, Ankara, 2017, s. 146). Bu durumda İİK’nun 72/6. maddesi gereğince bedele dönüşen isteminin temeli menfi tespit davasıdır.
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK'nun 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372).
Yukarıda yapılan tüm açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesinde takip konusu alacağın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, bu durumda takibe dayanak yapılan alacağın ispat yükü davalı alacaklıya düşer.
İspat bir yükümlülük olmayıp, bir yüktür. Yük (külfet) hukuk düzeninin bir kimseye, diğer bir kimse karşısında yüklemiş olduğu davranış olup, külfet üzerine yüklenen kişi bu davranışı yerine getirmediği takdirde ya elde etmesi mümkün olan bir hakkı kazanamaz ya da böyle bir hakkı kaybeder (Eren, F.: Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, 16.b., Ankara 2014, s.45). Buna göre ispat yükü kendisine düşen taraf bunu yerine getirmek zorunda değildir, fakat bunun yerine getirilmemesi halinde dava sonucunda ulaşılmaya çalışılan hakka ulaşılamayacak (Börü. L.: Medeni Usul Hukukunda İddia ve Somutlaştırma Yükü, Ankara 2016, s.66 vd.); mahkemede bu yönde bir kanaat oluşturmak mümkün olmayacaktır.
Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı başka delillerle ispat edemezse diğer tarafa yemin teklif eder. Yemin teklifini ispat yükü kendisine düşen taraf yapar. Yemin teklifine dayanan taraf bunu dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde açıkça belirtmesi gerekir. Mahkeme ancak bu halde (dava dilekçesinde veya cevap lahiyasında yemin deliline dayanıldığının bildirilmesi halinde) yemin teklifini hatırlatmakla yükümlüdür. Davalının cevap dilekçesinde yemin deliline de dayanmadığı dikkate alınarak mevcut dosya kapsamı ve yargılamanın safahati itibari ile taraflar arasında açık hesap ilişkisinin bulunduğu, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesine göre davalının davacıdan alacaklı olmadığı, davacı taraf her ne kadar kötüniyet tazminatı istemiş ve davasının da kabulüne karar verilmişse de, davacıya karşı işbu icra takibini başlatırken davalının kötüniyetli olduğunu gösterir somut delil bulunmadığı ve ayrıca davalının kötüniyetli olduğu iddiasının davacı tarafça kesin ve yeterli kanıtlarla ispatlanamadığı dikkate alınarak yasal koşullarının oluşmaması nedeniyle davacının kötüniyet tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiştir.
İzah edilen nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
Davanın KABULÜ ile;
1-Davacının Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takip dosyası sebebiyle borçlu olmadığının tespitine,
2-Davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması alınması gerekli 30.255,39-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 11.071,44-TL 'nin mahsubu ile eksik 19.183,95-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 269,85-TL başvurma harcı, 11.071,44-TL peşin harç, 444,60-TL tedbir talebi harcı, 60,00-TL posta ücreti ve 3.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 14.845,90-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 70.436,95-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
9-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
10-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
21/01/2025
Katip ***
e-imzalıdır
Hakim ***
e-imzalıdır