T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACILAR : 1- ... - ...
2- ... -
VEKİLİ : Av. ... - [16485-84757-25671] UETS
DAVALI : 1- ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - [16734-37455-40531] UETS
DAVALI : 2- ... - ... ...
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerin hissedarı bulunduğu ... Ticaret LTD. 'yi 2019 tarihinde kurulduğunu, hisse dağılımın %50 ... Al- Mashandani'ye %50 ... Younus”a ait olduğunu, şirketi temsile yetkili olan davalılardan ... ... hiçbir neden yokken şirkete ait 38 ... Plakalı aracı oğlu Ahmet ... ...'ye şirket adına Kayseri 2. Noterliğinin 08.09.2020 tarih ve ... Y. Nolu vekalet vererek Kayseri 2. Noterliğinin 08.02.2021 tarih ve 1748 Y, nolu satış sözleşmesiyle kendi üzerine aldığını, buradan da kendisine ait başka bir şirkete devrettiğini, şirkete ait 38 ... Plakalı aracı şirketi temsilen oğluna verdiği vekâletnameyle kendi adına alan sanık şirkette ait aracı karşılıksız olarak kendi üzerine geçirerek haksız ve hukuksuz menfaat sağladığını, bu işlemler nedeniyle müvekkil şirket ve şirket ortağı olması nedeniyle ... Younus zarara uğradığını, davalının şirkete temsil yetkisini kötüye kullandığını, açılan davanın kabulü ile yapılan satışının iptaline aksi taktirde aracın güncel bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilden tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;Davaya zamanaşımı ve görev itirazlarının bulunduğunu, müvekkilinin söz konusu davacı şirketin münferiden temsile yetkili ortağı olduğunu, 38*** plakalı araç hakkında temsil yetkisinin kötüye kullanıldığı, hukuka aykırı menfaat temin edildiği yönündeki iddialar gerçek dışı ve kabulü mümkün olmadığını, 24.08.2020- 08.09.2020 tarihleri arasında COVİD-19 karantinasında kalan müvekkil karantina sonrası şirketin Ziraat Bankası hesabına karantina sürecinde 41.330 Amerikan Doları giriş olduğunu, bu miktarında münferiden temsile yetkili diğer şirket ortağı ... tarafından çekildiğini öğrendiğini, daha sonra müvekkil ortağına bu miktarda paranın kaynağının ne olduğunu, hangi ticari işlem sonucu gerçekleştiğini, faturaların nasıl ve kime düzenlendiğini, çekim yaptığı tutarları nerede ve ne türlü kullandığı hakkında sorular yönelttiğini, ancak diğer ortak ... hukuka uygun, kabul edilebilir bir izahta bulunamadığını, ...'un bu hukuka aykırı iş ve eylemleri sonucunda müvekkil mevzu bahis davalı şahıstan kaynaklı daha fazla mağduriyet yaşamamak adına şirkete tescilinden önce kendi adına kayıtlı ve kendi şahsi geliri ile alınmış olan, ...'un hileli ve kötü niyetli telkinleriyle aracın "MA" yani misafir araç plakası olmaması adına kısa süreliğine şirket üzerine devredilen, bu devirde müvekkile şirket hesabından hiçbir satış bedeli ödenmeyen davacı ...'ın hiçbir güven duygusu bırakmadığı olay sonrasında müvekkilin şirkette münferiden temsile yetkili şirket ortağı olması ve noter huzurunda yapılan hukuka uygun işlem ile yeniden kendi şahsına devrettiğini, söz konusu bu devir için davacı şirketçe satış faturası düzenlenmemiş olmakla birlikte araç şu an için müvekkilin şahsi mülkiyeti içerisinde de yer almadığını, aracın satış işleminde hiçbir usulsüzlük ve hukuka aykırılık bulunmadığını, müvekkil şirket ortağı olması ve münferiden temsil yetkisine dayanarak şirket tarafından hiçbir satış bedeli ödenmeyen şahsi bir menkulünü tekrardan hukuka uygun olarak kendi üzerine devrettiğini, dava dilekçesinde belirtilen iddialar mesnetsiz ve itibar edilemeyecek nitelikte olduğunu, haksız ve mesnetsiz davanın tüm talepler yününden reddine, yargılama giderleri ve arabuluculuk sürecindeki vekalet ücreti dahil tüm vekalet ücretlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı ... ... tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Kayseri 11. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 07/12/2023 tarih *** Karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek gönderilen dava dosyası, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı görülmüştür.
Kayseri İl Emniyet Müdürlüğüne 38 ... plakalı aracın araç sorgusuna dair bilgilerin celp edildiği, Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verildiği, Kayseri 11. Asliye hukuk mahkemesinin *** esas sayılı dosyasının incelenmek üzere istenildiği, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının *** Soruşturma ve *** Soruşturma sayılı dosyasının incelenmek üzere istendiği, Kayseri 7.Noterliğine müzekkere yazılarak 02/11/2020 tarih *** yevmiye nolu ihtarname ve muhatabına tebliğ şerhi ile Kayseri 2.Noterliğine müzekkere yazılarak 08/09/2020 tarih ve ... yevmiye nolu 08/02/2021 tarih *** Yevmiye Numaralı Sözleşmenin istendiği görülmüştür.
Kayseri 2. Asliye Ticaret mahkemesinin ... E sayılı dosyasının gönderildiği , Türkiye Noterler Birliğine yazılan müzekkereye cevap verildiği, SBGM'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği,
... A.Ş'ye yazılan müzekkereye cevap verildiği , Kayseri 2. Ve 7. Noterliğine yazılan müzekkerelere cevap verildiği, Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesine yazılan müzekkereye cevap verildiği , Generalli Sigorta A.Ş' ye yazılan müzekkereye cevap verildiği görülmüştür.
Davacılar vekilinin 30/05/2024 t arihli duruşma zaptının 7-8-9 maddelerinde belirtilen hususlarla ilgili beyanlarını sunduğu görülmüştür.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Davacı dava dilekçesi ile dava dışı Man... LTD ŞTİ'nin ortağı olduğunu, diğer ortağın ise davalı ***Jamaal ... olduğunu, şirket adına kayıtlı 38 ... plaklı aracı davalı ortak *** Jamaal ... oğlu olan diğer davalıya devrettiğini belirterek satışın iptalini olmadığı takdirde bedelinin tahsilini dilemiştir.
HMK'nun 31. Md uyarınca dava dilekçesindeki talep sonucu belirsiz olduğundan satışın iptali halinde tescilin kimin adına yapılacağı, araç güncel rayiç bedelini tahsili halinde ise kime ödeneceği noktasında açıklama yapmak üzere davacı vekiline kesin süre verilmiştir. Davacı taraf dosyaya sunmuş olduğu açıklamasında araç bedelinin kendisine verilmesini dilemiştir.
Ticaret Sicil kayıtlarının incelenmesinde, dava dışı Man... LTD ŞTİ'nin %50 hissesine davacı %50 hissesine davalı ... Jamaal ... olduğu görülmüştür.
Dava konusu 38 ... plakalı aracın dava dışı Man... LTD ŞTİ'ne ait olduğu ... Jamaal ... şirket adına aracı diğer davalı olduğuna 09/08/2020 tarihinde diğer davalı oğluna devrettiği görülmüştür.
6102 Sayılı TTK' nın 555. maddesi uyarınca, şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir ise de pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler.
Dava dışı şirketin zarara uğratıldığını uğradığı, bundan dolayı davacı ortağın da zarara uğradığı iddiası ile açılan davada da, bu nitelikteki zarar da dava dışı şirketin doğrudan zararı niteliğinde olup, davacı yönünden ise dolaylı zarar durumundadır.
HMK 114/1-b madde hükmü gereğince; tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları, kanuni temsilci söz konusu olduğu hallerde temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması dava şartı olarak belirtilmiştir.
Bilindiği üzere dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usulü işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildedir.
Dolayısıyla medeni hakları kullanma ehliyetinin ( fiili ) ehliyetine sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler.
Taraf sıfatına gelince, bir hakkı dava etme yetkisi ( dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir.
Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu ( o davada davacı sıfatının kime ait olacağı) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir.
Ancak bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceğinden sıfat yokluğundan davanın reddine karar verme zorunda olduğu için taraf sıfatı usul hukukunda düzenleme alanındadır. Eş söyleyişle sıfat dava konusu sübjektif hak ( dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyetinin, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi davanın taraflarının kişilikleri ile ilgili olduğu halde taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir ( Kuru. Baki, Arslan Ramazan Yılmaz, Ejder Medeni Usul Hukuku, Ankara 1995 7. Baskı sayfa 731) .
O halde dava konusu şey üzerinde kim veya kimler hak sahibi ise davayı da bu kişi yada kişilerin açması gerekir. Davayı açabilmek için gerekli sıfat dava konusu şey üzerinden hak sahibi olan kişiye aittir. Bir kimsenin davacı yada davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir.
Mahkemenin taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa, davanın esası hakkında bir karar verilemeyeceğinden, dava sıfat yokluğundan reddedilir. Taraf sıfatı usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu sübjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunu olduğundan, taraf sıfatının yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın durumuna engel olduğu için def'i değil, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmesi mümkün ve mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu bir itiraz niteliğindedir.
Limited şirket yöneticisine karşı açılan sorumluluk ( tazminat) davasında 6102 Sayılı TTK'nun 644. maddesi hükmünde şirket yöneticilerinin sorumlulukları hakkında anonim şirketin bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı ön görülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı yasanın 555 madde hükümlerinde şirketin uğradığı zararın tazmininin, şirket ve her bir pay sahibi isteyebileceği, pay sahiplerinin tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.
Davanın limited şirket yöneticisine karşı açılmış sorumluluk davası niteliğinde olması nedeniyle davacı şirket ortağını kendi adına tazminat istemesi mümkün bulunmamaktadır, dava konusu edilen zararın şirket tarafından ödendiği iddia ve kabul edildiğine göre davacı ortağın aktif dava ehliyeti bulunmadığından sorumluluk davası ile ilgili olarak davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle:
1-Davacının davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak 170,78-TL harcın mahsubu ile bakiye 256,82-TL'nın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği davacı taraf üzerine bırakılmasına,
4-Davalılar tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap edilen 10,000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
7-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.24/10/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır