T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM :***
KATİP : ***
DAVACI : ***
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1- ***
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI : 2- ***
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 3- ***
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVA : Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklı Araç Değer Kaybı ve İkame Araç Bedeli)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :***
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; " Müvekkiline ait 06 ... plaka numaralı araç ile ... Sigorta Şirketi sigortalısı davalı ...'a ait 38 ... plaka numaralı araç arasında 21/10/2023 tarihinde saat 14:49'da maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı doğrultusunda tanzim edilen kusur raporuna (tramer) göre ...'ın sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracın tam kusurlu olduğunu, kaza sonucu ekspertiz raporunda müvekkilinin aracında aracın arka kısımlarından aldığı darbe sonucunda bagaj kapağı, arka panel, arka tampon ve bagaj çıtası parçalarının hasar gördüğü tespit edildiğini, müvekkiline ait araçta meydana gelen kaza sonucunda oluşan hasar, ekspertiz raporuna göre toplamda 15.100 TL olduğunu, bu kaza nedeniyle sevk ve idareyi sağlayan davalı ... %100 kusurlu bulunduğunu, bu hususun raporlarda açıkça tespit edildiğini, iş bu dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu devamında ise arabuluculuk başvurusu yapıldığını, anlaşma sağlanamadığını, bu kazadan dolayı müvekkili adına kayıtlı bulunan araçta değer kaybı oluştuğu da açık olup aracın tamirde kaldığı 16 günlük süreçte de kullanılamamasından kaynaklı ikame araç bedeli alacağı oluştuğunu, buna ilişkin belgelerin onarımı yapan Eren Oto Kaporta-Battal Zincir firmasından celp edilmesini talep ettiğini, bu nedenle müvekkilinin, uğradığı zararın davalılarca tazmini zorunlu olup giderilmesine yönelik davanın ikame edildiğini, Yargıtay yerleşik içtihatları doğrultusunda, müvekkiline ait araçta kaza sonrasında meydana gelen değer kaybının, kazada tam kusurlu olan 38 ... plaka numaralı aracın sigortacısı ... Sigorta Şirketi tarafından da ödenmesi gerektiğini, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarına uyarınca sigortacı, sigortalısının 3.kişilere vermiş olduğu maddi ve bedeni zararlara karşı teminat limitleri dahilinde kalmak kaydıyla, müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğunu, buna göre müvekkiline ait araçta kaza neticesinde gerçekleşen değer kaybı da ekonomik yönden maddi bir zarar kalemi oluşturduğundan sigorta şirketince de bu zararın doğrudan tazmin edilmesi gerektiğini, yine aynı yasanın 1429. Maddesine göre, sigortacı, aksine sözleşme yoksa, sigorta ettirenin, sigortalının, lehtarın ve bunların hukuken fiillerinden sorumlu bulundukları kişilerin ihmallerinden kaynaklanan zararları tazmin ile yükümlü olduğunu, meydana gelen kaza sonucunda fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, yapılacak olan bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıkacak olan araçtaki değer kaybını tüm davalılardan; ikame araç bedeli alacağını ise Ferhat-... isimli davalılardan talep ettiklerini, araçta oluşan şimdilik 200 TL değer kaybının kaza tarihi olan 21.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek olan faizi ile birlikte tüm davalılardan tazminine, şimdilik 200 TL ikame araç bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek olan faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan tazminine " yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar ... ile ... vekili cevap dilekçesinde özetle; " Davacı tarafından 06 ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybı ve aracın tamiri sürecindeki ikame araç bedelinin müvekkillerinden alınmasına karar verilmesi talebiyle yargılamaya konu dava açıldığını, davacı tarafından mahkemeye sunulan dava dilekçesinde meydana gelen kazaya ilişkin ekspertiz raporunun bulunduğu, bu rapora göre müvekkili Ferhat'ın %100 kusurlu olduğu belirtildiğini, dava dilekçesinde belirtilen işbu raporda müvekkiline atfolunan kusurun, raporun adli makamlarca hazırlanmış olmaması sebebiyle kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davacı ile müvekkili sürücü Ferhat arasında meydana gelen yargılamaya konu edilen kazanın, müvekkili sürücü Ferhat'ın ana yola çıkarken meydana gelmiş bulunduğu değerlendirildiğinde, davacının kazaya sebebiyet verecek şekilde ani fren yaptığı, kazanın meydana gelmesinde belirtilen hususun da etkisinin bulunduğu yapılacak inceleme souncunda açık bir şekilde anlaşılacağını, kazanın meydana geldiği yerde tali yoldan ana yola çıkmak için ayrı bir şerit bulunduğunu, tali yoldan ana yola çıkmak isteyen sürücüler hiç bir şekilde duraksamadan bu şeridi takip ederek ana yola çıkabildiğini, bu sayede trafiğin durmasının önlendiğini ve sürekli bir akışkanlık sağlanmış olduğunu, meydana gelen kaza yeri değerlendirildiğinde davacının durmaması ve tali yolun devamı niteliğindeki şeridi kullanarak ana yola çıkması gerekirken frene basarak durmak suretiyle kazaya sebebiyet verdiği, bu nedenle de kazada kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin meydana gelen kazada kusuru bulunmadığı için kaza sebebiyle davacının aracında oluşan değer kaybı ve davacının ikame araç bedeline ilişkin zararı sebebiyle herhangi bir sorumluluğu da bulunmadığını, meydana gelen kazada müvekkilinin bir kusuru bulunmamasına karşın bir kusurunun bulunduğu varsayıldığında davacının aracının kaza sebebiyle değer kaybına uğramadığı kanısında olduklarını, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi tarafından dosyaya kazandırılan bilgi ve belgelerde davacının aracının daha önceden de kazaya karıştığını, davacının aracının daha önceden karışmış kazanın meydana geliş şekli, davacının aracının hasar aldığı bölgeler gözönüne alındığında davacının aracının daha önceden değer kaybına uğradığı, işbu kaza sebebiyle değer kaybının olamayacağı kanısında olduklarını, daha önceki meydana gelen kazada davacının aracının sürücüsünün kusurlu olduğu, davacının aracının özenli ve dikkatli kullanılmadığını, davacının aracının karıştığı önceki kazada kazanın oluş şekli (park yerinden davacının aracının hatalı çıkışı) dikkate alındığında davacının trafik kurallarına riayet ederek aracını kullanmadığı, bu itibarla davacının aracının değer kaybına uğramadığı, davacının bu talebinin reddine karar verilmesini, dava dilekçesinde her ne kadar hasar gören davacı aracının 16 günde tamir edildiği iddia edilmiş ise de dosya kapsamına bu hususa ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığını, aracın tamire bırakıldığının ve onarımdan sonra teslim alınmış bulunduğunun yazılı belge ile ispatlanmasının gerektiği bu hususta davacının başka delillere dayanmasına da hiçbir şekilde muvafakatlerinin bulunmadığı, bir servis girdisi ve çıktısı bulunmayan davacının aracının tamir sürecinin ne kadar olduğunun tarafsızca tespit edilebilmesi de mümkün olmayacağını, ayrıca davacı tarafından ikame araç kullanıldığına dair dosya içerisine bilgi ve belge sunulmadığını, diğer bir anlatımla davacının aracını kullanmadığı sürede başka araç kullanarak ne şekilde, hangi miktarda zararın oluştuğunun belirlenemeyeceği hususu dikkate alındığında soyut anlatımlarla davacının zararının belirlenmesinin mümkün bulunmadığı açık bir şekilde anlaşılacağını, davacının ikame araç bedeli talebinin yerinde olmadığı ve bu nedenle işbu talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının aracına ait tüm kasko ve zorunlu mali sorumluluk poliçelerinin ilgili kurumlardan celbiyle, kaza süresinde davacıya ikame araç verilip verilmediğinin sigorta şirketlerinden sorulmasın talep ettiklerini, kasko poliçelerinde genel olarak aracın zarara uğradığı durumda tamir süresince ikame araç verilmesi yaygın bir uygulama olup davacıya işbu kaza sebebiyle sigorta şirketi tarafından ikame araç verilip verilmediğinin araştırılmasını talep ettiklerini, belirtilen nedenlerle davacının, yargılamaya konu edilen kazanın oluşumunda kusurlu bulunması, kazada herhangi bir zararının oluşmaması nedeniyle davacı tarafından açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davanın reddini, müvekkilleri lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; " Kazaya karıştığı iddia edilen 38 ... plaka sayılı araç müvekkil şirket nezdinde ... nolu 07/03/2023-2024 poliçe tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalıdır. Poliçe kapsamında maddi zararlar açısından kaza tarihinde araç başına azami teminat limiti 120.000-TL olduğunu, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğu; azami teminat limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ile sınırlı olup sadece gerçek zarara ilişkin olduğunu, kaza tarihinde sigortalı aracın karışmış olduğu kaza neticesinde 06 ... plakalı aracın değer kaybı tazminatı talebiyle başvuruda bulunulmuşsa da, haksız başvurunun reddi gerektiğini, müvekkili şirkete yapılan başvuru üzerine değer kaybına ilişkin müvekkili şirketin sorumluluğunu yerine getirdiğini, başakaca sorumluluğu bulunmadığını, değer kaybı olup olmadığının; varsa miktarının tespiti ancak uzman bilirkişi marifeti ile tespitini talep ettiklerini, araçta meydana geldiği iddia edilen değer kaybının tespiti açısından, davacıya sigortalı aracın dava konusu kaza öncesinde başka bir kazaya karışıp karışmadığının da tespiti gerektiğini, dava öncesi müvekkili şirkete başvuruda bulunduğunu ve müvekkili şirket tarafından 01/02/2024 tarihinde 16000TL değer kaybına ilişkin tazminat ödemesi yapıldığını bununla birlikte bakiye limitin belirlenmesi açısından , maddi tazminata ilişkin 29/11/2023 tarihinde 14.000 TL tazminat ödemesi yapıldığını, davacının değer kaybı talebinin gerek teknik ve gerekse teorik açıdan ele alınması, aracın modeli, kilometresi, geçmiş dönemdeki kaza sayısı, kompanent ve işçilik bedellerinin dikkate alınarak değerlendirilmesi, her iki değerlendirme sonucu parametreler korelasyonlu birbiri ile ilintili ve gerçek değer kaybının tespiti için dosyanın değer kaybı konusunda uzman bir bilirkişiye tevdiini talep ettiklerini, zmss genel şartları gereğince sigortalının müvekkili şirkete başvuru tarihinden itibaren 8 gün içerisinde müvekkili şirketin ödeme yükümlülüğü bulunmakta olup bu sürenin bitimi ile sigorta şirketi temerrüde düşmekte ve faiz işlediğini, davanın reddini " yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
06 ... plakalı ve 38 ... plakalı araçların kaydının UYAP sistemi üzerinden dosya arasına alındığı, davalı ... Sigorta A.Ş.'ne,Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine, Axa Sigorta A.Ş.'ne, Ak Sigorta A.Ş.'ne yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüştür.
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi Mak.Y.Müh&Öğr.Gör. ...nün 27/07/2024 tarihli raporunda özetle;
- Dosyada mevcut sürücüler tarafından düzenlenen Maddi Trafik Kazası Tespit Tutanağı'ndaki veriler, iddia, savunma, sigorta bilgi gözetim merkezi kayıtları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; kazanın 21.10.2023 günü saat 17.49 civarında Kayseri ili Kocasinan ilçesi Ahmet Paşa caddesi ile Kocasinan Bulvarı yan yol kesişim kavşağı içerisinde gerçekleştiği, yolun gidiş-geliş bölünmüş yol olduğu, görüşün açık, yerlerin kuru ve yolun eğimsiz olduğu,
- Dava konusuAhmet Paşa caddesi ile Kocasinan Bulvarı yan yol kesişim kavşağı üzerinde gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazasında: Davacı yan adına kayıtlı 06 ... plakalı sayılı arac sürücüsü ... sevk ve idaresindeki araç ile yerleşim içi Ahmet Paşa caddesinden Kocasinan Bulvarına yan yol bağlantı kavşağı üzerinden geçişi esnasında tali yoldan ana yola katılış yaptığı anda her ne kadar ana yol üzerinde emniyetli katılış şeridi bulunsa da aynı zamanda kendi gidiş istikametine göre kavşağa girişte "DUR" trafik tanzim levhasının bulunmasından dolayı durduğu esnada, aynı istikametten hemen ardından seyir halinde bulunan ... sevk ve idaresinde bulunan 38 ... plakalı sayılı aracı ile hemen önünde trafik tanzim levhaları ile yönlendirilen kavşakta trafiğin yoğunluğu ile seyir halinde bulunan davacı yana ait aracı yeterli takip mesafesini korumadan seyrini sürdürdüğünden, ayrıca kavşaklara giriş yaparken hızını azaltması gerekirken azaltmadığı ve yine önünde seyir halinde bulunan aracın "DUR" levhasından dolayı yavaşlayacağı dikkate almadan aracının ön kısımları ile dava konusu aracın sağ arka kısımlarına çarptığı olayda;
38 ... plaka sayılı araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki araç ile günün öğle vakti, görüşün açık olduğu yol üzerinde seyri esnasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini müteyakkız sürdürmesi, aracının hızını mahal şartlarına uydurması, önünde seyir halinde bulunan araçların karşılaşmış olduğu trafik yoğunluğunu dikkate almaksızın yönetmelikte belirtilen yeterli takip mesafesini korumadan kurallara uygun şekilde "DUR" levhasından dolayı kontrollerini yaptıktan sonra kavşağa katılış yapmak için beklemekte olan dava konusu araca arkadan çarpmak suretiyle sebebiyet verdiği olayda;
KTK Madde 52/a "Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak: Karayollarından faydalananlar aşağıdaki sıralamaya göre; a) Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, zorundadırlar.",
Madde 47/c "KTK 47/1c (Trafik işaret ve kurallarına uyma zorunluluğu: Karayollarından faydalananlar aşağıdaki sıralamaya göre; c) Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara, uymak zorundadırlar.)"
"KTK.56/c ve Yön:107 "Şerit izleme, gelen trafikle karşılaşma, araçlar arasındaki mesafe, yavaş sürme ve geçiş kolaylığı sağlama: Madde 56 – Sürücüler aşağıdaki kurallara ve yasaklara uymak zorundadırlar. Araçlar arasındaki mesafe: Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar.)" ve
KTK Madde 84/d "Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller: Araç sürücüleri trafik kazalarında,.... d) Arkadan çarpma hallerinde asli kusurlu sayılırlar" kurallarını ihlal ettiği asli ve tam kusurlu olduğu;
06 ... plakalı sayılı araç sürücüsü ... ise gerçekleşen kazanın oluşu üzerinde bir etkenliği olmadığından kusurunun olmadığı,
- Davaya konu aracın, Renault Megane 1.6 Dynamıque modeli, 20 yaşında ve arka bagaj kapağı ile tampon bölgesinden hasarlandığı, kaza tarihi (21.10.2023) itibariyle hasarlı aracın tamirinin ekonomik olduğu, hasar bedelinin ise 14.000 TL olduğu,
- Davalı Sigorta firması tarafından toplam 16.000 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı,
- Dosya da mevcut bulunan ve yukarıda izah olunan internet ve piyasa araştırmaları sonucunda dava konusu 06 ... plaka sayılı araçta 21.10.2023 tarihli kaza sonrası oluşan "Değer Kaybı";
Değer Kaybı= Kaza Öncesi Piyasa Rayiç Değeri - Kaza Sonrası Piyasa Rayiç Değeri
Kaza Öncesi Piyasa Rayiç Değeri = 420.000 TL
Kaza Sonrası Piyasa Rayiç Değeri = 400.000 TL
Değer Kaybı = 20.000 TL olduğu,
Kusur oranı açısından Toplam Değer Kaybı = Karşı Tarafın Kusur Oranı x Değer Kaybı
Toplam Değer Kaybı = 1.00 x 20.000
Toplam Değer Kaybı = 20.000 TL olduğu,
Bakiye Değer Kaybı = Toplam Değer Kaybı - Ödemesi Gerçekleşen Değer Kaybı (Sigorta Firmasınca)
Bakiye Değer Kaybı = 20.000 - 16.000
Bakiye Değer Kaybı = 4.000 TL olduğu
- 06 ... plaka sayılı araçta meydana gelen hasar sonrası için ikame araç bedelinin; dava konusu kaza sonrası tamir/parça bekleme ve makul onarım süresinin 7 gün olacağı, bu nedenle araç mahrumiyet süresinin 7 gün olarak değerlendirildiği, kaza tarihi civarında emsal 2003 model araç kira bedelinin günlük 500 TL (güncel ortalama günlük kiralamalarda 500 TL, Kaza tarihinde enflasyon oranları ve piyasa şartlarına göre) olduğu,
İkame Araç Bedeli = Araç Onarım Gün Sayısı x Günlük Emsal Araç Kira Bedeli
İkame Araç Bedeli = 7 x 500 = 3.500 TL olduğu,
Kusur Oranında İkame Araç Bedeli= 1 x 3.500
Kusur Oranında İkame Araç Bedeli= 3.500 TL olduğu değerlendirildiği yönünde kanaatini bildirdiği, bu yönde rapor sunmuştur. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği rapora karşı davacı vekili ile davalı ... ile ... vekilinin itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin 21/10/2024 tarihli ıslah dilekçesi sunduğu, ıslah harcını yatırdığı, davalı taraflara usule uygun tebligat çıkarıldığı görülmüştür.
Davalılar ... ve ... vekilinin 19/11/2024 tarihli dilekçe ile, davalı ... Sigorta Şirketi'nin ise 25/11/2024 tarihli dilekçe ile ıslah dilekçesine karşı cevaplarını sunduğu görülmüştür.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Davacı taraf 21/10/2023 günü davalı Lütfi Doğana ait , davalı ... sevk ve idaresindeki ve davalı sigorta şirketi nezdinde ZMSS poliçesi bulunan 38 ... plakalı araç ile davacıya ait 06 ... plakalı aracın kazaya karıştığının kusurun karşı tarafta olduğundan bahisle 200 TL değer kaybı ve 200 TL ikame araç bedeli talep ettiği görülmüştür.
Sigorta poliçesi incelenmesinde, 38 ... plakalı aracın ZMSS'in davalı sigorta şirketi bünyesinde sigortalandığı, trafik kayıtlarına göre ise malikin ise davalı ... olduğu, kaza tespit tutanağı uyarınca sürücüsünün ise davalı ... ve 06 ... plakalı aracın davacıya ait olduğu olduğu anlaşılmıştır.
-Kusur ön soruna ilişkin değerlendirmede,
Mahkememiz olayla ilgili kural ihlallerinin tespiti noktasında, değer kaybı ve ikame araç konusunda rapor almıştır. Kaza tespit tutanağı, kural ihlalleri tespiti uyarınca kazanın 21.10.2023 günü saat 17.49 civarında gerçekleştiği, kaza yerinin Kayseri ili, Kocasinan ilçesi, Ahmet Paşa Caddesi ile Kocasinan Bulvarı yan yol kesişim kavşağı içerisinde gerçekleştiği, yolun gidiş-geliş bölünmüş yol olduğu, görüşün açık, yerlerin kuru ve yolun eğimsiz olduğu anlaşılmıştır. Davacı adına adına kayıtlı 06 ... plakalı sayılı arac sürücüsü ... sevk ve idaresindeki araç ile yerleşim içi Ahmet Paşa Caddesi'nden Kocasinan Bulvarı'na yan yol bağlantı kavşağı üzerinden geçişi esnasında tali yoldan ana yola katılış yaptığı anda her ne kadar ana yol üzerinde emniyetli katılış şeridi bulunsa da aynı zamanda kendi gidiş istikametine göre kavşağa girişte "DUR" trafik tanzim levhasının bulunmasından dolayı durduğu esnada, aynı istikametten hemen ardından seyir halinde bulunan ... sevk ve idaresinde bulunan 38 ... plakalı sayılı aracı ile hemen önünde trafik tanzim levhaları ile yönlendirilen kavşakta trafiğin yoğunluğu ile seyir halinde bulunan davacı yana ait aracı yeterli takip mesafesini korumadan seyrini sürdürdüğünden, ayrıca kavşaklara giriş yaparken hızını azaltması gerekirken azaltmadığı ve yine önünde seyir halinde bulunan aracın "DUR" levhasından dolayı yavaşlayacağı dikkate almadan aracının ön kısımları ile dava konusu aracın sağ arka kısımlarına çarptığı anlaşılmıştır.
38 ... plakalı araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki araç ile günün öğle vakti, görüşün açık olduğu yol üzerinde seyri esnasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini müteyakkız sürdürmesi, aracının hızını mahal şartlarına uydurması, önünde seyir halinde bulunan araçların karşılaşmış olduğu trafik yoğunluğunu dikkate almaksızın yönetmelikte belirtilen yeterli takip mesafesini korumadan kurallara uygun şekilde "DUR" levhasından dolayı kontrollerini yaptıktan sonra kavşağa katılış yapmak için beklemekte olan dava konusu araca arkadan çarpmak suretiyle sebebiyet verdiği olayda; KTK 52/a, 47/c, 56/c ve 84/d madde hükümlerini ihlal ettiğinden %100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
-İkame araç bedeline ait değerlendirmede;
Davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve suretle masraf yapmak zorunda kalacağı, bu zararının da tazmininin gerektiği, davalılardan istenen araç mahrumiyet zararını yönünden talep edilen araç mahrumiyetine ilişkin zararın belirlenmesinde hasara uğrayan aracın markası, özellikleri ve model yılı ile aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği dikkate alınarak objektif olarak hasara uğrayan aracın onarımı için gerekli süre ve emsal aracın ikamesinin kullanımı için ödenecek ücret ile bu aracın kullanılamadığı süre içerisinde elde edilen yararlar dikkate alınarak sözkonusu zararın kapsamı belirlenmesi gerekmektedir.
Davacının aracının 7 günde tamir edilebileceğinden günlük araç kira bedeli 500,00 TL kabul edilerek 3.500,00 TL bedel olduğu bilirkişi raporunun uygun olduğu görülmüştür.
-Değer kaybına dair değerlendirmede;
Yargıtay Yerleşik uygulamalarına uygun olarak, değer kaybının kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın km'si, metal komponentlerin yoğunluğu, korozyon dozajı ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının bilirkişiler tarafından hesaplanması gerekir.
Dosya kapsamında alınan rapor Yargıtay uygulamalarına uygun olduğundan davacının aracının 20.000,00 TL değer kaybı zararı bulunduğu, sigorta şirketi tarafından ödenen bedel düşüldükten sonra bakiye 4.000,00 TL zarar bulunduğu anlaşılmıştır.
-Sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede;
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. (Yargıtay 17. HD'nin 28/10/2013 tarih ve 2013/9624 Esas, 2013/14505 Karar).
Kaldı ki 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5/a maddesine göre değer kaybı maddi zararlar teminatı içerisinde yer almaktadır. Somut olayda davalı sigorta şirketi değer kaybından sorumludur.
-Davalı ... ve ...'ın sorumluluğuna dair değerlendirmede;
İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.
2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2015/6031, K. 2015/13494)
Somut olayda, davalı ... işleten olması nedeni ile kusursuz sorumluluk ilkesi çerçevesinde ve davalı ... haksız fiil hükümleri (TBK'nun 49 ve devamı) uyarınca zarardan sorumludurlar.
- Faize ait değerlendirmede;
2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir.
Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Davalı gerçek kişi yönünden ise 6098 sayılı TBKnun 117/2 maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir.
Anılan açıklamalar uyarınca davalı sigorta şirketinin yapmış olduğu kısmi ödeme dikkate alınarak 01/02/2024 tarihi temerrüt sigorta şirketi yönünden bu tarihten başlatılmıştır. Diğer davalılar yönünden ise temerrüt tarihi olay tarihi kabul edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle:
1-Davanın kabulü ile,
2-Davacının davalılar ... ve ...'a, ikame araç bedeline ilişkin davasının kabulüne 3.500,00-TL'nin davalılar ... ve ... müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, alacağın kaza tarihi olan 21/10/2023 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,
3-Davacının değer kaybına ilişkin davasının kısmın kabulü ile 4.000,00-TL değer kaybı tazminatının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, sigorta şirketi yönünden alacağı kısmi ödeme tarihi olan 01/02/2024 tarihinden davalılar ... ve ... yönünden ise kaza tarihi olan 21/10/2023 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,
4-Davacının sigorta şirketi yönünden alacağı kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinin reddine,
5- 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 427,60-TL ve ıslah harcı 121,26-TL 'nin mahsubu ile eksik 66,54-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
7-Davacı tarafından peşin yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç ve 121,26-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 976,46-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 2.995,00-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
10-Davalılar tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına,
11-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 7.500,00-TL vekalet ücretinin (davalı sigorta şirketinin vekalet ücretinin sadece 4.000,00 TL'lik kısmı ile sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
12-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
13-Kararın mahiyeti gereği davalılar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
14-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekili ve davalı tarafın yüzüne karşı, miktar itibarıyla KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/02/2025
Katip ***
e-imzalıdır
Hakim ***
e-imzalıdır