T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas -...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO : ...
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : ...
Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ : ...
KARAR YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememize açılan İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas dosyasında davalıya (borçluya) karşı ticari defterlerde kayıtlı bakiye alacağın ödenmesi için fatura ve hesap ekstresi de ibraz edilerek ilamsız takip başlatıldığını, davalı tarafın önce takibe, borca ve diğer ferilere itiraz edip takibin durduğunu, davanın kabulü ile davalının icra dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP : Davalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER :
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, taraflar arasında düzenlenen sözleşme örneği, Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasının uyap kayıtları, ticaret sicili kayıtları, tarafların ticari defter kayıtları ve tüm deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında: alacaklının ... San. ve Tic. A.Ş., borçlunun ... Ticaret ... A.Ş. olduğu, 784.813,12-TL toplam alacak üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesinden talimat yoluyla alınan 30/09/2024 tarihli raporda: davacı şirkete ait 2020 ve 2021 yılı ticari defterinin TTK'nın 64/3 hükümlerine uygun bir şekilde tasdik ettirildiği, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı, bu nedenlerle davacı şirkete ait 2020 ve 2021 yılı ticari defterlerin HMK'nın 222/2. maddesi hükümlerine göre delil teşkil ettiği, davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; davacının, davalıdan 17/07/2020 tarihinde 20.000-USD, 17/08/2020 tarihinde 9.850,00-USD olmak üzere toplam 29.850,00-USD tahsilat yaptığı, akabinde davalı şirkete ihraç kayıtlı 19/08/2020 tarih SMA2020000000017 numaralı KDV hariç 48.405,87-USD mal bedelli 8.713,06-USD KDV ile birlikte toplam 57.118,93-USD tutarlı fatura düzenlediği, bu alış veriş sonucunda 27.268,93-USD davalıdan alacaklı duruma geçtiği, normal şartlar altında davacı şirketin ilgili faturada belirtilen 8.713,06-USD bedelindeki KDV'yi davalıdan talep etmemesi, vergi dairesinden iade yada terkinini istemesi gerektiği, davalının ilgili faturanın bulunduğu 2020 yılı Ağustos ayında vergi dairesine vermiş olduğu KDV beyannamesinde 8.713,06-USD KDV'nin iade ve terkinini talep ettiği, ihracatı gerçekleştiren davalı şirket tarafından ihracat beyanname ve belgelerinin davacıya ibraz edilmemesinden dolayı davacı şirket tarafından vergi dairesine verilmiş olan KDV düzeltme beyannamesi ile iade ve terkin işleminden vazgeçildiği, bu nedenle davalı şirketin davacı şirkete 8.713,06-USD'yi ödemesi gerektiği, sadece davacı ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde; HMK'nın 222/2. maddesi kapsamında delil teşkil eden davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre davacının, davalıdan iadesi gerçekleşmeyen 8.713,06-USD KDV ile birlikte 27.268,93-USD alacağının olduğu, davalı şirket tarafından iddia edilen hususların bilirkişinin uzmanlık alanına girmediği, taraflar arasında akdedilen sözleşme, kiralama ve montaj ile ilgili hususların mahallinde yapılacak ve ilgili konularda uzmanlığı bulunan bilirkişilerce çözümlenmesi gerektiği görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir.
Nitelikli hesap uzmanından alınan 23/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda: davacı şirket ile davalı şirket arasındaki 20.05.2020 tarihli raf sistemleri satış ve montaj sözleşmesinin 3. maddesi ile işin bedelinin 48.405,90-USD olarak kararlaştırıldığı, davalı şirketin siparişte 20.000,00-USD iş avansı ödemesi yapacağı ve ürünlerin İstanbul Gümrüğü'nden çıkışı yapılmadan da 9.850,00-USD tutarında ödeme yapılacağı, bakiye kalan tutarın ise Dubai'deki ofis kirasından düşüleceğinin kararlaştırıldığı, dava dışı ... ile Kayseri OSB Müdürlüğü arasında 22.11.2019 tarihli kira sözleşmesinin dosya kapsamında yer aldığı, davalı şirket tarafından davacının bağlı kuruluşu olan ... .'den kira sözleşmesi nedeniyle 14.250,00-USD alacağı olduğu ve 20.05.2020 tarihli sözleşme gereği takas mahsup ettiğini ihtarname ile davacı şirkete ihtar ettiği, dosya kapsamında yer alan mali müşavir bilirkişi raporu ile davacı şirketin ticari defter ve belgelerini incelendiği ve davacının 27.268,93-USD alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarına dair tespite rastlanılmadığı, davalı şirketin takas mahsup talebinin sayın mahkemeye ait olduğu, alternatifli olarak sayın mahkemece takas mahsup talebinin kabul edilmemesi halinde alternatif 1 başlığı ile takip tarihi itibariyle 27.268,93-USD karşılığının 734.813,13-TL olarak hesaplandığı, davalı şirketin takas mahsup talebinin mahkemece kabul edilmesi halinde ise alternatif 2 başlığı ile takip tarihi itibariyle 13.118,93-USD karşılığı 353.514,49-TL olarak hesaplandığı yönünde görüş bildirmiştir.
Nitelikli hesap uzmanı ve mali müşavir bilirkişiden oluşan heyetten alınan 19/02/2026 tarihli raporda: ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu bu nedenle sahibi lehine delil olarak gösterilebileceği, davalı şirketin takas mahsup talebinin mahkemeye ait olduğu, alternatifli olarak mahkemece takas mahsup talebinin kabul edilmemesi halinde takip tarihi olan 13.09.2023 itibariyle 27.268,93-USD karşılığının 734.813,13-TL olarak hesaplandığı, davalı şirketin takas mahsup talebinin mahkemece kabul edilmesi halinde ise takip tarihi olan 13.09.2023 tarihi itibariyle 13.118,93-USD karşılığı 353.514,49-TL olarak hesaplandığı kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, fatura alacağından kaynaklı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219, 223). İcra dosyasında itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edildiğine ilişkin bir belge bulunmadığı gibi, eldeki davanın bir yıllık yasal süre içinde kısmi dava olarak açıldığı anlaşılmıştır.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir. Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur.
HMK’nun "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. maddesi;
"(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklindedir.
7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi" ibaresi "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" şeklinde değiştirilmiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nun 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK'nun 222/1). Ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanununa göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK'nun 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK'nun 222/4). Ticari defterler usulüne uygun tutulsun tutulmasın aleyhe olan kayıtlar delil olur. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin, 28/05/2009 gün ve 2008/10995 Esas, 2009/5037 Karar sayılı ilamı)
Sözleşmenin tarafları, aynı sözleşmeden doğan alacaklarını açılan davada mahsup itirazı olarak ileri sürebilecekleri gibi ayrı dava yoluyla da isteyebilirler. Mahsup itirazında bulunabilmek için cevap süresi içerisinde ileri sürülmesi zorunlu olmadığı gibi karşı dava açılarak talep edilmesi de zorunlu değildir. Mahsup talebi, itiraz niteliğinde olduğundan yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi, mevcut delillere göre anlaşılması halinde mahkemece de kendiliğinden gözetilir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2023/2454 Esas - 2024/2719 Karar)
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ... tarafından davalı... aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, alacaklının yasal 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde eldeki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Mahkememizce taraflara ticari defter ve kayıtlarını sunmak üzere kesin süre verilmiş, davacı taraf defterlerini sunmuş, davalı ise yapılan tebligata rağmen kesin sürede defterlerini sunmamıştır. 30/09/2024 tarihli mali müşavir bilirkişi raporuna göre davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine/aleyhine delil olma vasfına sahip olduğu, takip konusu 19/08/2020 tarihli, 20200000000017 seri numaralı ve 57.118,93-USD bedelli faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, yapılan ödemelerden sonra bakiye 27.268,93-USD davacının davalıdan alacaklı olduğu, takibin de bu miktar üzerinden başlatıldığı anlaşılmıştır.
Davalı taraf davaya cevap dilekçesi sunmamış, ticari defterlerini kesin süre içerisinde ibraz etmemiştir. Davalı vekili 02/12/2024 tarihli beyan dilekçesinde takas mahsup definde bulunmuş, taraflar arasında tanzim olunan sözleşmeyi sunmuştur. Dava konusu faturanın tanzimine esas sözleşmenin 3. Maddesinde "Siparişte 20.000,00 USD iş avansı ödemesi yapılacaktır. 9.850,00 USD tutar, ürünlerin İstanbul gümrüğünden çıkış yapılmadan ödenecektir. Bakiyenin kalan tutarı Dubai'deki ofis kirasından düşülecektir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Sözleşmeye davacı ve davalı şirket ile birlikte dava dışı Mazaka Makina Ticaret Limited Şirketi de imza atmıştır. Davalının bu savunmasının mahsup niteliğinde olması nedeniyle savunmanın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği değerlendirildiğinden davalı vekiline Mazaka şirketinin kendilerine ne kadar kira borcu olduğuna dair delillerini sunmak üzere kesin süre verilmiş, dava dışı şirketin ticari defterleri de incelenmek üzere dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Düzenlenen 19/02/2026 tarihli rapora göre davalının düzenlediği faturaların ve ihtarnamede geçen 14.250-USD alacağın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bakiye alacak için icra takibi başlatıldığı, ancak dava dışı Mazaka şirketinin ticari defterlerinde ne faturaların ne de alacağın kaydının bulunmadığı, bu alacağın yalnızca davalının tek taraflı olarak düzenlediği Kayseri 1. Noterliği'nin ... tarihli ve... yevmiye numaralı ihtarnamesinde geçtiği, ... vekilinin ihbar olunan sıfatıyla dosyamıza sunduğu 23/12/2025 tarihli beyan dilekçesinde davalı ile yapmış oldukları kira sözlemesinin feshedildiğini, düzenlemiş olduğu faturanın iade edildiğini, kendilerine her hangi bir borçlarının bulunmadığını belirterek borcu kabul etmediği, bu durumda davalının sözleşme uyarınca mahsup iddiasına konusu alacağını ispat edemediği, bu alacağın çekişmeli olup davalı ile ihbar olunan arasında yargılama yapılmasını gerektirdiği, böylelikle ticari defterlere göre hesap edilen alacaktan mahsup gerektirir bir davalı alacağının mevcut olmadığı anlaşılmakla açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı taraf dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur.
İİK'nun 67/1. maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Takibe konu edilen alacak taraflar arasında düzenlenen faturanın içeriğinden, taraflar arasındaki icra takibinden, incelenen ticari defter ve kayıtlardan tespiti ve hesabı mümkün olduğundan ve davacının davalıdan alacaklı olduğu da sabit olduğundan alacağın likit ve belirlenebilir olduğu görülmekle itirazın iptaline karar verilen 734.813,12-TL'nin takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KABULÜ ile,
1-Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasında davalının yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile takibin kaldığı yerden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar değişen oranlarda ticari avans faizi uygulanmasına,
2-İİK'nın 67. maddesi uyarınca alacağın %20'si tutarında (146.962,62-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 50.195,08-TL ilam harcından, tahsil edilen 8.874,71-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 41.320,37-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafın yaptığı 427,60-TL başvurma harcı, 8.874,71-TL peşin harç, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti, 626,50-TL posta ücreti olmak üzere toplam 12.928,81-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafın yaptığı 10.000,00-TL yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 116.221,97-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
...
Katip ...
Hakim ...
Full & Egal Universal Law Academy