T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ...Esas -...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :...
KARAR NO : ...
HAKİM : ...
KATİP :...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av....
DAVALI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ : ...
KARAR YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememize açılan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19/09/2023 tarihinde, Kayseri Kocasinan ...Mahallesinde, müvekkil şirket çalışanlarından ... idaresindeki 38 ... tescil plakalı araç ile tarafik kazasının karşı tarafı olan ... idaresindeki 38-... tescil plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasında, müvekkili şirket ...'in yaptırmış olduğu ... poliçe numaralı kasko sigortası kapsamında ... Sigorta A.Ş. tarafından müvekkilinin aracında meydana gelen maddi hasarı karşıladığını, müvekkiline ait olan kazaya karışan aracın ...Doğalgaz Mühendislik işletmesinde ticari işlerde kullanıldığını, meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinin aracının tamir süreci, parça bekleme ayrıntılı ve detaylı işçilik çalışması gibi nedenlerle uzun sürmüş olup müvekkilinin bu süre boyunca araçtan mahrum kalması nedeniyle uğradığı zararların da yetkili servis tarafından ödenmediğini, araç mahrumiyetinden kaynaklı olarak müvekkili tarafınca ticari kazanç kaybı yaşadığını bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte şimdilik 100,00 TL araç mahrumiyet bedelinin müvekkiline ödenmesini, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; davacının davasını "Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği"ne dayandırdığını ancak; kendi iddiası ile çeliştiğini, söz konusu yönetmelik kapsamında, müvekkil şirkete ait servisin tamir süreci boyunca, müşteriye ikame bir araç verme sorumluluğu ve zorunluluğu olmadığı gibi; ayıplı bir hizmetinin de söz konusu olmadığını aksine hasarlı aracın onarımının özenle yapılıp hasarlı parçaların orijinalleri ile değiştirilip, araç eksiksiz bir biçimde kullanılır vaziyette davacıya teslim edildiğini, ayıplı bir hizmetin söz konusu edilemeyeceği gibi aksine yapılan her işlemin özenle yapılmış olduğunu, müvekkiline atfedilecek hiç bir kusurun olmadığını ve dolayısıyla hukuki dayanaktan tamamen yoksun bulunan davanın öncelikle usul yönünden reddine aksi takdirde esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Kasko poliçesi, servis kayıtları, vergi dairesi kayıtları, davacının aracının trafik kaydı, kaza tespit tutanağı ve tüm deliller toplanmış, bilirkişiden ayrıntılı rapor alınmıştır.
Dosyaya mübrez 15/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda; 19/09/2023 tarihli trafik kazasında 38 ... plakalı aracın ön kısımlarında meydana geldiği, ön tampon, ön çamurluk, radyatör ve tampon tutucu aparatlarının hasar aldığı, kaza meydana geldiği tarih de dava konusu aracı tescil işlemleri yapılalı 1 ay olduğu, 1.244 km kullanılmışlık düzeyine sahip olduğu, dava konusu 38 ... plakalı aracın, 19/09/2023 tarihindeki kazada hasar dosyasındaki ekspertiz raporunun kazayla uyumlu olduğu, onarımının ekonomik olduğu, hasar onarım bedelinin 45.572,76 TL olduğu, davalı firma tarafından dosyaya kazandırılan "Servis İş Kabul Formu"na göre 38 ... plakalı araç 30/09/2023 tarihinde onarım işlemleri için servis tarafından teslim alındığı, 04/12/2023 tarihinde ise onarım işlemleri tamamlanarak müşteriye teslim edildiği, onarım işlemleri için davalı firmada 65 gün kaldığı, 38 ... plaka sayılı araçta meydana gelen hasar sonrası makul onarım süresi; dava konusu kaza sonrası tamir/parça bekleme ve onarım süresinin 15 gün olacağı, davalı firma tarafından onarım bu nedenle araç mahrumiyet süresinin 50 gün olarak değerlendirildiği, kaza tarihi civarında emsal 2023 model araç kira bedelinin günlük 1000-TL (güncel ortalama günlük kiralamalarda 1.250-TL, kaza tarihinde model yılına göre değerlendirme yapıldığında) olduğu, (İkame Araç Bedeli = Araç Mahrumiyet Süresi x Günlük Emsal Araç Kira Bedeli) ikame araç bedeli = 50 x 1.000,00-TL =50.000,00-TL olduğu yönünde görüş bildirmiştir.
Tarafların rapora karşı yaptığı itirazlar neticesinde alınan 21/12/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda: davalı yanın eksper onarım onayının verildiği 30.09.2023 tarihi ile (7 gün) aynı tarihte parça siparişinin verilmiş olmasının uygun olduğu, yedek parçaların stoğa giriş süresinin 20 gün olduğu ve eksik yapılan incelemeden (davalı yan dava konusu araçların yetkili servisi olup, ön tampon ve muhteviyatı gibi oldukça fazla miktarda onarımların gerçekleştiği araç hasar yaklaşımlarında eksik parça sipariş etmesinin) kaynaklanan ve tekrar eksper onayının beklendiği 39 gün sürenin makul onarım süresinin dışında olduğu, eksper firmanın çok daha önce aranması gerekeceği, makul ikinci eksper onay süresinin de 5 gün olarak değerlendirilebileceği, kök raporda belirtilen 65 gün süren onarım sürecinden, 4 gün teslim süresi, 2 gün eksper atama süresi, 5 gün (ikinci 5 gün bekleme süresinin takdirinin sayın Mahkemeniz'de olduğu) eksper onay süreci, 7 gün makul tedarik süresi (ikinci sipariş bu sürede tedarik edilmiş), 2 gün onarım süreleri değerlendirildiğinde toplam 20 gün olduğu, onarımda geçen 65 günden, 20 gün (makul onarım, eksper, teslim gecikmesi, tedarik vb) makul onarım süresi çıkarıldığın da 45 gün araç mahrumiyet süresinin olduğu, 45 x 1.000,00-TL = 45.000,00-TL ikame araç bedeli oluşacağının değerlendirildiği görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, araç onarımına ilişkin eser sözleşmesi nedeniyle yasal onarım süresinin aşılmasından kaynaklı araç mahrumiyet bedeli talebine ilişkindir.
Davalı cevap dilekçesinde husumet ve görev itirazlarında bulunmuştur.
Davacı tacir olup dava konusu 38 ... plakalı araç ruhsatta kamyonet olarak kayıtlıdır. Araç servise bırakılmadan evvel meydana gelen kazada aracın şoförü davacının çalışanı olan dava dışı ...'dır. Yani araç ticari faaliyet sırasında kazaya karışmıştır. Davalı da ticaret şirketi olduğuna göre eldeki uyuşmazlık tacirler arasında ticari işletme ile ilgili nispi ticari uyuşmazlık olup TTK 4. Maddesi gereği mahkememiz görevlidir.
Sözleşmeler hukukunun en temel ilkelerinden birisi olan sözleşmelerin nispiliği kuralı gereği sözleşme, kural olarak o sözleşmede taraf olanları bağlar. Bu nedenle, sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda davanın tarafları aynı zamanda sözleşmenin taraflarıdır. Yargıtay içtihatları ve öğretide bu durum taraf sıfatı olarak adlandırılmaktadır. Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti, dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacılık sıfatı, dava konusu hakkın sahibini; davalılık sıfatı ise, dava konusu hakkın yükümlüsünü ifade eder. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti; davalı sıfatı ise, pasif husumeti karşılayacak şekilde kullanılmaktadır. Dava konusu değer üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise davanın o kişi veya kişilere karşı açılması gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Taraf sıfatı bu anlamda, def'i değil itiraz niteliğinde olup; taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği gibi taraflar ileri sürmemiş olsalar bile mahkemece re'sen nazara alınmalıdır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde araç onarımına ilişkin davacı ile davalı arasında sözleşme ilişkisi bulunduğundan davacının husumeti davalıya yöneltmesinde usule aykırılık bulunmamaktadır. Bu nedenle davalının pasif husumeti bulunmadığına yönelik savunmasına itibar edilmemiştir.
İddia olunan sözleşme ilişkisinin kurulduğu tarih ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan, 6098 Sayılı TBK'nın 470. maddesi, "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." hükmünü;
Aynı kanunun 471. Maddesi, "Yüklenici, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır. Yüklenici, meydana getirilecek eseri doğrudan doğruya kendisi yapmak veya kendi yönetimi altında yaptırmakla yükümlüdür. Ancak, eserin meydana getirilmesinde yüklenicinin kişisel özellikleri önem taşımıyorsa, işi başkasına da yaptırabilir. Aksine âdet veya anlaşma olmadıkça yüklenici, eserin meydana getirilmesi için kullanılacak olan araç ve gereçleri kendisi sağlamak zorundadır." hükmünü; aynı kanunun 479/1. maddesi ise; "İşsahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi anında muaccel olur." hükmünü düzenlemiştir.
6098 sayılı TBK'nın 97. maddesi de, "Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir." düzenlemesini içermektedir.
TMK'nın 6. maddesi, "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." hükmünü içermekte olup, taraflar iddialarını kanıtlamakla yükümlüdür.
TBK'nun 480.maddesinde;"Bedel götürü olarak belirlenmişse yüklenici, eseri o bedelle meydana getirmekle yükümlüdür. Eser, öngörülenden fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile yüklenici, belirlenen bedelin artırılmasını isteyemez.Ancak, başlangıçta öngörülemeyen veya öngörülebilip de taraflarca göz önünde tutulmayan durumlar,taraflarca belirlenen götürü bedel ile eserin yapılmasına engel olur veya son derece güçleştirirse yüklenici,hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı veya karşı taraftan beklenemediği takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir."
TBK'nun 481. maddesinde;"Eserin bedeli önceden belirlenmemiş veya yaklaşık olarak belirlenmişse bedel, yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak belirlenir." hükümleri düzenlenmiştir.
..davalı yüklenici tarafından aracın servise bırakıldığı tarih dikkate alınmak suretiyle davalı yüklenicinin bu tarihten itibaren uygun süre içerisinde yedek parça siparişinde bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği, uygun süre içerisinde sipariş verilmiş olması halinde bu yedek parçaların davalı yükleniciye gelme süresi ile sigorta onay süreleri de değerlendirilmek suretiyle dava konusu aracın tamir süresinin ne kadar olacağının bilirkişilerce değerlendirilmesi gerektiği, bu itibarla eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulduğu....eksik incelemeye dayalı hüküm kurulmuş olması yerinde değildir. (Bknz emsal İzmir BAM 22. HD 2021/1041 Esas, 2024/170 Karar)
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi kök ve ek raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacıya ait 38 ... plakalı aracın 19/09/2023 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasında hasarlanması nedeniyle onarım için davalıya ait servise çekici ile getirildiği, dosyaya sunulan "Servis İş Kabul Formu'na göre 30/09/2023 tarihinde onarım işlemleri için servis tarafından teslim alındığı ve 04/12/2023 tarihinde onarım işlemleri tamamlanarak 65 günün sonunda davacı müşteriye teslim edildiği, alınan uzman bilirkişi raporuna göre 4 gün teslim süresi, 2 gün eksper atama süresi, 5 gün eksper onay süreci, 7 gün makul tedarik süresi, 2 gün onarım süresi değerlendirildiğinde makul onarım süresinin 20 gün olduğu, 65 günden 20 gün makul onarım süresi çıkartıldığında 45 gün araç mahrumiyet süresinin olduğu, piyasa rayiçlerine göre davacının aracı ile benzer nitelikte araçların o tarihteki günlük kira bedelinin 1.000,00-TL olduğu, bu hesaba göre davacının 45.000,00-TL'lik araç mahrumiyet zararı bulunduğu ve bu zarardan yapılan eser sözleşmesine aykırı davranması nedeniyle davalının sorumlu olduğu kanaatine varılmakla davanın dava ve ıslah dilekçesi doğrultusunda kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Eldeki dava haksız fiile ilişkin değil, sözleşme ilişkisi nedeniyle zarar talebine ilişkindir. Davacı taraf kaza tarihinden itibaren faiz talep etmiş ise de dava tarihinden evvel davalıyı usulünce temerrüde düşürmemiştir. Davanın kısmi dava olarak açılmış olduğu da dikkate alındığında dava dilekçesinde talep edilen miktar yönünden dava tarihinden, ıslah dilekçesinde talep edilen miktar yönünden ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Faiz türü ise taleple bağlı kalınarak yasal faiz olarak belirlenmiştir.
Davalı vekili ıslaha beyan dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Eldeki dava eser sözleşmesinden kaynaklı olup TBK 147/6 maddesi 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Davacıya ait aracın 04/12/2023 tarihinde teslim edilmiş olması, ıslahın tarihinin ise 26/02/2025 olduğu dikkate alındığında davacının alacağı zamanaşımına uğramamıştır. Bu nedenle zamanaşımı define itibar edilmeyerek davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki hükmün tesisi uygun görülmüştür.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KABULÜ ile,
1-45.000,00-TL araç mahrumiyet bedeli zararının 100,00-TL'sinin dava tarihi olan 07/02/2024 tarihinden, 44.900,00-TL'sinin ıslah tarihi olan 26/02/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 3.073,95-TL ilam harcından, tahsil edilen 427,60-TL peşin harç ve 766,78-TL ıslah harcının mahsubuna, bakiye 1.879,57-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafın yaptığı 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç, 766,78-TL ıslah harcı, 2.500,00-TL bilirkişi ücreti, 186,00-TL posta ücreti olmak üzere toplam 4.307,98-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı