T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... -
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
KARAR YAZIM TARİHİ : ***
Mahkememize açılan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, endüstriyel mutfak ürünleri üzerine faaliyet gösterdiğini, işletme faaliyetlerinde kullanılan “Gülük Mah. Osman Kavuncu Bulvarı No:47/A - Melikgazi/Kayseri” adresinde bulunan taşınmazın davalı ... şirketinin 24.02.2023 başlangıç ve 24.02.24 bitiş tarihli Ticari ve Sınai Riskler Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, 20.06.2023 tarihinde taşınmazın depo olarak kullanılan bodrum katına inildiğinde yan bina ile depoya birleşik duvarın kırılmış olduğunu ve depoda çok sayıda eksiklik olduğunun fark edildiğini, güvenlik kamera kayıtları izlendiğinde kırmızı tişörtlü erkek şahsın, iş yerine ait kutuda Boğaziçi marka et çekme makinesini götürdüğünün tespit edildiğini, davacı şirket yetkilisinin hırsızlık olayını emniyete bildirdiğini, iş yerinde inceleme yapıldığını, iş yerinin duvarı kırıldığı için duvarın da onarılmasının gerektiğini yaşanan hırsızlık nedeniyle maddi zarar meydana geldiğini, ticari faaliyetlerinde aksaklıklar meydana geldiğini, Ticari ve Sınai Riskler Paket Sigorta Poliçesinde hırsızlık riskinin teminat kapsamıtıda bulunması ve hırsızlık olayının poliçe teminat süresi içerisinde meydana gelmiş olmasına dayanarak sigorta şirketinden iş yerinde ortaya çıkan hasar ve zararın tazminini talep ettiğini ancak davalının zararı karşılamadığını, müvekkilinin uğramış olduğu zarar sebebiyle şimdilik 1.000,00-TL'nin davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak olarak açılmasının usule aykırı olduğunu, davacı tarafın müvekkil şirkete usulüne uygun başvuru şartını yerine getirmediğinden dava şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, davalı şirkete başvurunun rizikonun gerçekleştiğinin öğrenildiği tarihten itibaren beş iş günü içinde eksiksiz olması ve etkin olmasının da gerektiğini, davacının gerekli koruma önlemlerini alma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, dava konusu olayda davacının iddiasına göre 2 aylık bir süre boyunca sigortalanan işletmede mal eksilmesinin meydana geldiğini, davacının bu durumun farkına varmadığını ve gerekli tedbirleri almadığını, davacının hırsızlık olayına yönelik tedbir almayarak kendi kusuruyla hırsızlık olayının meydana gelmesine sebebiyet vermişdiğini, müvekkili şirketin olaya yönelik bir tazmin sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirket'in sorumluluğunu kapsayan dönemin 24/02/2023-24/02/2024 tarihleri arasındaki poliçe ile sınırlı olduğunu, davacı tarafça iddia edilen zamana yayılmış hırsızlık olayı ile ilgili net bir tarih öne süremediğini, söz konusu olayla ilgili olarak müvekkil şirketin sorumluluğu söz konusu olmamakla birlikte ... numaralı ticari ve sınai riskler paket sigorta poliçesine göre otomobil galerileri ve servis istasyonları, kafetaryalar, oto lastikleri, beyaz eşya satış, bilgisayar satış, elektronik eşya satış, gözlükçü, elektrik alet-edevat ve malzeme satış, fotoğraf makine ve levazımatı satış yapılan işyerinde iş bu poliçede temin edilmiş olan hırsızlık rizikosunun gerçekleşmesi durumunda hasar bedeli üzerinden %10 oranında tenzili muafiyet uygulanacağını, açıklanan ve re’sen dikkate alınacak tüm nedenlerle; Hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın öncelikle usulden reddine, Mahkeme aksi kanaate ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Kayseri 1. Tüketici Mahkemesi'nin ... karar sayılı görevsizlik kararının kesinleşmesi neticesinde dosya mahkememize gelerek 2024/133 esas sırasına kaydı yapılmıştır.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.
Dava şartı medeni usul hukukuna ait bir kurumdur. Bunun amacı bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek; böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır. Dava şartları dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denir. Mahkeme dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit ederse davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hâkim tarafından re'sen gözetilir.
6100 sayılı HMK’nun 114/1. maddesinde, dava şartları açıkça sayılmış ve yine HMK'nın 114/2. maddesi gereğince diğer kanunlarda sayılan dava şartlarına da atıfta bulunmuştur.
6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinde (Ek:6/12/2018-7155/20 maddesi):"(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır..." şeklinde getirilen düzenleme ile arabuluculuk müessesesine başvurunun bir dava şartı olduğunu benimsenmiştir. İşbu dava da söz konusu yasanın yürürlüğe girdiği tarih olan 01/01/2019'dan sonra yani 13/12/2022 tarihinde açılmıştır. Dosya incelendiğinde bu aşamadaki talep ve davanın niteliğine göre, ticari bir dava olduğu görüldüğünden dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartının mahkememizce resen aranması gerektiği anlaşılmıştır.
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde her hangi bir işlem yapılmaksızın ve dosya üzerinden davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. Dava şartı arabuluculuk HMK'nun 115/2. maddesi kapsamında tamamlanabilen bir dava şartı eksikliği değildir.
7155 Sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23. maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nda dördüncü bölümden sonra gelmek üzere “Dava Şartı Olarak Arabuluculuk” başlığıyla beşinci bölüm eklenmiş ve eklenen 18/A maddesi ile;
(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir..." hükmü düzenlenmiştir.
....Öte yandan, eldeki davanın önce asliye hukuk mahkemesine açıldığı, asliye hukuk mahkemesinde arabuluculuğa başvurma zorunluluğunun bulunmadığı, mahkemece görevsizlik kararı verilmek suretiyle dosyanın asliye ticaret mahkemesine gönderildiği dosya kapsamıyla sabittir. Ancak, ticari davalarda arabuluculuğa başvurma zorunluluğun bulunmaktadır. Arabuluculuğa başvuru dava şartı olup, asliye ticaret mahkemesince re'sen gözetilmesi gerekmektedir. Asliye ticaret mahkemesinin görevine giren bir davanın görevli olmayan bir başka mahkemede açılması durumunda da arabuluculuğa başvuru şartının aranması gerekmektedir. Aksi halde taraflarca görevli olmayan bir başka mahkemede arabuluculuk dava şartını aşmak amacıyla dava açılmasına yol açılması durumu söz konusu olacaktır. Bu nedenle davacı yanın buna yönelik istinaf başvurusuna da itibar edilmemiştir. (Ankara BAM 21. HD ***
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı nazara alınarak; eldeki davanın arabulucuya başvurulmadan Tüketici Mahkemesi'nde açıldığı, Kayseri 1. Tüketici Mahkemesi'nin *** Karar sayılı kararı ile başvurunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği, dosyanın mahkememize gönderilmesi üzerine davacı vekilinin 12/02/2023 tarihli beyan dilekçesinde de belirttiği üzere tüketici mahkemesinin görevsizlik kararının kesinleşmesine müteakip 01/02/2024 tarihinde "Ticari Davalarda Dava Şartı Arabuluculuk" yoluna başvurulduğu ve son tutanağın ibraz edildiği, eldeki davanın açılış tarihinin 07/11/2023 tarihi olduğu nazara alındığında dava tarihinden önce başlamış ve sonlanmış bir arabuluculuk son tutanağının bulunmadığı, yukarıdaki güncel emsal Yargıtay kararı da nazara alındığında görevsizlik kararından sonra yapılan ve sonuçlanan arabuluculuk görüşmesinin dava şartının sağlanması için yeterli olmayacağı, olsa olsa yeni bir dava açma hakkı getireceği anlaşılmakla, dava tarihi itibariyle arabulucuya başvurulmaksızın açılan işbu davanın 6102 sayılı TTK'nun 5/A. maddesi ile 6325 sayılı kanunun 18/A. maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nun 114/2 delaletiyle TTK'nun 5/A, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 ve HMK'nun115/2. maddeleri gereğince arabuluculuğa yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Harç alındığından yeterli görülmekle yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 1.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
10/07/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı