T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:... Esas - ...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO : ...
HAKİM :...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ :...
KARAR YAZIM TARİHİ : 03/11/2025
Mahkememize açılan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin davalı şirketten aldığı 07/06/2023 tarihli fiyat teklifi ve satış sözleşmesi uyarınca satın almış ve parasını ödemiş olduğu sözleşmedeki ...'lık bağlantı pabucunun teslim edilmediğini, bu malzemelerin toplam bedelinin 163.334,64-TL olduğunu, bununla birlikte...malzemelerde ölçüye aykırı olarak defolu geldiğini, bu mallarında defolu gelmesi sebebiyle müvekkilinin parasını ödemiş olduğu malları davalı taraftan tam anlamıyla alamadığını, sözleşmeye istinaden edimlerin yerine getirilmemesi sebebiyle borçlu olmadıklarının tespitine ilişkin menfi tespit davası açılmadan önce çekin vadesinin 29/02/2024 olması hasebiyle ödeme yasağı konulması için ihtiyati tedbir kararı aldıklarını, bunlara ek olarak müvekkilinin yıllardır süregelen ticari ilişkiden kaynaklanan güven ve cari hesap ilişkisi sebebiyle toplam 180.000,00-TL değerinde olan...) ve ... malzemeyi faturasız olarak yerine takasla mal alınacağı için davalı firmaya teslim ettiğini, davalı şirketin 07/06/2023 tarihinden itibaren geçen sürede sözleşmeden kaynaklanan edimlerini gereği gibi yerine getirmediğini ve müvekkilini konkordato ilan edene kadar oyaladığını, müvekkilinin davalı şirketin konkordato ilan ettiğini 2024 yılının ocak ayının sonunda şifahen öğrendiğini, çekin karşılığı olan edimlerin yerine getirilmediği gibi davalının konkordato ilan etmesi ve borca batık olması hasebiyle davalı şirkete borçlu olmadıklarının tespitinin gerektiğini, aksi halde telafisi mümkün olmayan hak kayıpları meydana geleceğini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL yönünden davalı şirkete borçlu olmadıklarının tespitine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde: davacı tarafın iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, menfi tespit davasının kısmi dava olarak açılamayacağını, tedbir talebine konu edilen çek miktarının 69.000,00-TL bedelli olduğunu, eğer çek için menfi tespit davası açılmış ise bu miktar üzerinden davanın açılması ve harcının bu miktar üzerinden ödenmesi gerektiğini, müvekkili şirketin davacı şirket tarafından verilen çeki ciro ile devrederek başka bir ticari ilişkisine kullandığını, dolayısıyla müvekkiline karşı bu çekten dolayı menfe tespit davası açılamayacağını, haksız ve kötü niyetli olarak açılan davanın reddine, alacağın %40’ından aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Mahkememizin ...D.İş sayılı dosyasındaki ve ... esas sayılı dosyasındaki belgelerin bir örneği, çek görüntüleri, ... Bankası A.Ş.'nin cevabi yazısı, Kayseri Ticaret Sicili Müdürlüğü kayıtları ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, bilirkişiden ayrıntılı rapor alınmıştır.
Dosyaya mübrez 30/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda: davalının ve davacının ticari defterlerini TTK’ya göre usulüne uygun tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerini yasal süresi içerisinde yaptırdığı, davalının ve davacının defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı, davacı ile davalı arasında ticari ilişkinin olduğu, davacı ile davalının yevmiye defterlerinin incelenmesi neticesinde, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2023 yılından öncesinden başladığı, dava konusu çekin, davacı ile davalının yevmiye defterlerinde kayıtlı olduğu, dava konusu çekin, 16.05.2024 tarih 3971417 Halk Bankası dekontu ile, davacı tarafça ödendiği, davacının yevmiye defterinden,dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 159.233,17-TL alacaklı olduğu, davalının yevmiye defterinden dava tarihi itibariyle, davalının davacıya 159.279,90-TL borçlu olduğu görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir.
07/05/2025 tarihli duruşma ara kararı uyarınca davacı vekiline, davalı tarafa yemin teklif etmek üzere süre verilmiş, davacı vekili süresinde yemin metni sunmuş, yemin metninin bir sureti davalı şirkete tebliğ edilmiş, davalı şirket yetkilisi imza sirküsü ile 01/10/2025 tarihli duruşmada hazır bulunmuş ve yemini eda etmiştir. Davacı şirket yetkilisi ... "bana okumuş olduğunuz ve yemin metninde geçen Türkiye ... Bankası A.Ş. 69.000,00-TL bedelli 29/02/2024 vade tarihli ... seri numaralı çek ...ın sahabiye projesi kapsamında makine sehpası için verilmişti, çeki bana ... vermiştir, ben bu çeki cirolayarak ... Mühendislik şirketine devrettim. Çekin karşılığı olan makine sehpaları bize geldi, ... (... Asansör)'e teslim edildi, şu anda çalışmaktadır, herhangi bir ayıp yada defo söz konusu değildi. Sözleşmedeki ...malzemelerini davacıya teslim ettim, herhangi bir sıkıntı yoktu ancak kendisi suyun altında bırakmış, yağmura maruz kalmış, paslanmış. ...r beni aradı, ben bu malzemeleri sana vereyim, sen imalatçı ...firmasına gönder bunlar yeniden imalat yapsınlar, bana göndersinler diye benden rica etti. İmalatçı firmaya kendi araçları ile götürdüler, firma bunun imalatını yeniden yapmış. Müsait bir zamanda nakliye aracı ile göndereceğini söylediler. 2 ay sonra malzeme bizim depoya gelmiş. O sırada bu işlerle ortağım ... ilgileniyordu, bir kısmını davacıya verdiğini söyledi, davacı lazım oldukça alacağını söylemiş, diğer kısmının verilip verilmediğini bilmiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.
Dava dilekçesi içeriğinde ... Bankası A.Ş'ye ait, ... seri numaralı ve 69.000,00-TL bedelli çek ile ilgili ihtiyati tedbir talep edildiği, ancak netice-i talep kısmında çekten bahsedilmeyerek 1.000,00-TL borçlu olmadığının tespitinin istenildiği, bu hususta davacı vekiline talep konusu çekten dolayı mı yoksa tüm ticari ilişkiden dolayı mı menfi tespit isteminde bulunduğu hususunda talebini açıklaması için süre verildiği, davacının 14/03/2024 tarihli açıklama dilekçesinde hem çekten dolayı hem de genel ticari ilişkiden dolayı borçlu olmadıklarının tespiti talep ettiklerini beyan ettiği görülmüştür. Bu durumda davacının menfi tespit isteminin sadece talep konusu çek ile sınırlı kalmayıp tüm ticari ilişki kapsamında belirlenmesi gerekmiştir.
Bir tespit davasının dinlenebilmesi için öncelikle böyle bir davanın açılmasında davacının hukuki yararının bulunması gerekir. Kural olarak eda davasının açılması gereken hallerde tespit davasının açılmasında hukuki yarar yoktur. Tespit davası eda davasının öncüsü olup, kural olarak eda davası ile birlikte istenebileceklerin tespit davasına konu yapılabilmesi tespit davasının yenilik doğurucu bir nitelik taşıyıp taşımamasına bağlıdır. (Hukuk Genel Kurulunun 10.10.1984 gün 696/803 kararı)
Borçlu, kendisini ödemek zorunda olmadığı bir borç ile tehdit eden kişiye (alacaklıya) karşı, böyle bir borcu olmadığının tespiti için daha ortada bir icra takibi yok iken İİK.m.72/1 uyarınca menfi tespit davası açabilir. Fakat bunun için borçlunun, borçlu olmadığının hemen tespit edilmesinde korunmaya değer bir hukuki yararının, menfaatinin bulunması gerekir.
Bilindiği gibi, açılmış ve görülmekte olan veya açılacak bir davada iddia ve savunma olarak ileri sürülebilecek hususlar için, ayrı bir tespit davası açmakta hukuki yarar yoktur. Alacaklının elinde İİK.m.68'de yazılı itirazın kesin kaldırılmasını sağlayacak nitelikte bir belge yoksa, borçlunun, borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davası açmakta korunmaya değer ve güncel bir hukuki yararı yoktur. Çünkü, borçlu, alacaklının kendisine karşı yapacağı ilamsız takipte ödeme emrine itiraz etmek suretiyle takibi durudurabilir(İİK.m.67). Bunun üzerine, elinde İİK.m.68'de yazılı belgelerden biri olmayan alacaklı, ancak itirazın iptali davası (İİK.m.67) açabilir ve borçlu da bu davaya karşı vereceği cevap layihasında borçlu olmadığı savunmasını ileri sürebilir (Bakınız Prof.Dr. Baki Kuru İcra İflas Hukuku, Cilt:1, Sayfa: 471-472).
Somut olayda; her ne kadar dava dilekçesinde ... seri numaralı ve 69.000,00-TL bedelli çeke ödeme yasağı konulması talep edilmiş ise de davacı vekilinin 14/03/2024 tarihli talep açıklama dilekçesine göre tüm ticari ilişki sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitini istedikleri, alınan mali müşavir bilirkişi raporuna göre tedbir talep edilen çekin taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının çeki cirolayarak başka bir hukuki ilişkide kullandığı, taraf ticari defterlerine göre davacının davalıya borçlu olmayıp davalıdan alacaklı olduğu, her iki tarafın ticari defterlerinin de davalının davacıya borçlu olduğunu doğruladığı, davacının yemin teklifi üzerine davalı şirket yetkilisinin talep konusu çeki de davacıdan dayanak hukuki ilişkiye binaen aldığını ve cirolayarak başka hukuki ilişkide kullandığını kabul ettiği, netice itibariyle davalının davacıdan alacağı olduğu yönünde bir delil bulunmadığı, davalının davacı hakkında başlatmış olduğu bir icra takibi bulunmadığı gibi her hangi bir borç ödeme ihtaratının da bulunmadığı, davacının kendisine yöneltilmiş hukuki bir talep yok iken ve alacağının tahsili için eda davası açma imkanı var iken menfi tespit davası açmasında hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmakla açılan davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesini gerekmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde kötü niyet tazminatı talep etmiştir. Anca davada hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle ret kararı verilmiş olup davacının kötü niyetli olduğuna ilişkin bir delil bulunmadığından şartları oluşmamakla kötü niyet tazminatı isteminin reddine dair aşağıdaki hükmün tesisi uygun görülmüştür.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın HMK 114/1-h ve 115/2 maddeleri uyarınca hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Şartları oluşmamakla davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 615,40-TL ilam harcından, tahsil edilen 427,60-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 187,80-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile kendisini vekille temsil eden davalıya ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/10/2025
Katip ...
Hakim ...